SON DAKİKA

#Orta Asya

HABER DEĞER - Orta Asya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Asya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek Haber

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki saldırılara, bölgesel gerilimlere ve Türkiye’nin dış politika vizyonuna değinerek Türkiye’nin hem diplomasi hem de insani yardım konusunda aktif rolünü sürdüreceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan gelişmeler, bölgesel krizler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de insani yardım girişlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in sistematik saldırılarla Gazze halkını hedef aldığını belirterek, “Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu, 2 bine yakın masum insan yaralandı.” dedi. İsrail hükümetinin işgal ve yerleşim politikalarının Batı Şeria’da da sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 12 bin kişinin yaralandığını söyledi. Batı Şeria’da yargısız infazlar, yıkımlar ve zorla yerinden etmelerin arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözümü zayıflatmaya çalıştığını dile getirdi. Türkiye’nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır; Gazzeli mazlumlara maddi ve manevi tüm desteğini vermeyi sürdürecektir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin dış politikasının yalnızca çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklı olduğunu söyledi. Erdoğan, adil bir barışın herkes için kazanç olacağına inandıklarını belirterek, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir anlaşmayla sona erdirilmesini savunduklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Asya ve Avrupa bağlantılarımızla modern İpek Yolu'nu canlandırıyoruz. Türkiye'den geçerek önce Kafkaslara, oradan da Hazar Denizi'ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan'ı takiben Pekin’e ulaşan Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor,… pic.twitter.com/Q652QYuEJu — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 9, 2026 Bölgedeki gerilimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini söyledi. Aynı zamanda İran’ın Azerbaycan ve bazı Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarını da tasvip etmediklerini ifade eden Erdoğan, bunun kardeş ülkeler arasında gerilimi artıracağını dile getirdi. Türkiye’ye yönelik balistik tehditlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta ve bugün ülkemize doğru gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirilmiş, gerekli uyarılar İran tarafına açık şekilde iletilmiştir.” dedi. Konuşmasında Türkiye’nin küresel ulaşım ve ticaret projelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Orta Koridor projesinin modern İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den başlayarak Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ni aşan ve Orta Asya’ya uzanan bu hattın öneminin giderek arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ticaret açısından önemli bir tamamlayıcı proje olduğunu ifade ederek, projenin hayata geçirilmesiyle daha geniş bir coğrafyanın birbirine bağlanacağını kaydetti.

Ramazan sofralarının vazgeçilmez lezzeti: Pastırma Haber

Ramazan sofralarının vazgeçilmez lezzeti: Pastırma

Pastırma yüzyıllardır Anadolu mutfağının önemli bir parçası Pastırmanın kökeni Orta Asya Türklerine kadar uzanıyor. Etin uzun yolculuklarda bozulmadan saklanabilmesi için geliştirilen kurutma ve baharatlama yöntemi zamanla Anadolu’da farklı bir kimlik kazandı. Özellikle Kayseri, bugün pastırmanın üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Kurutma, presleme ve çemenleme aşamalarından geçen et, karakteristik tadını bu geleneksel üretim sürecinden alıyor. Ramazan sofralarında neden bu kadar tercih ediliyor? Pastırma, kısa sürede pişmesi ve yoğun aroma sağlaması nedeniyle iftar hazırlıklarında pratik bir seçenek sunuyor. Sahurda yumurtayla birlikte tüketildiğinde uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Aynı zamanda az miktarda kullanılsa bile yemeğin lezzetini belirgin şekilde artırması, pastırmayı ekonomik ve işlevsel bir malzeme haline getiriyor. Pastırmalı tarifler sofralarda çeşitlilik yaratıyor Ramazan boyunca pastırma; sahanda yumurta, kuru fasulye, börek, makarna ve hatta pide gibi birçok tarifte kullanılıyor. Pastırmalı humus ve pastırmalı güveç gibi modern yorumlar da son yıllarda popülerlik kazanmış durumda. Şefler, pastırmanın tuzlu ve baharatlı yapısının bakliyat ve yumurta ile dengeli bir uyum oluşturduğunu belirtiyor. Pastırmalı sebzeli omlet Malzemeler: 2 yumurta, 4-5 dilim pastırma, 1 avuç ıspanak veya kabak, az zeytinyağı Yapılışı: Sebzeleri kısa süre sotele. Yumurtayı ekle, üzerine pastırmaları yerleştir. Düşük ateşte pişir. Sahur için tok tutan ama ağır olmayan bir seçenek. Pastırmalı yoğurtlu kabak salatası Malzemeler: 2 kabak, yoğurt, sarımsak, 3 dilim pastırma Yapılışı: Kabakları rendeleyip sotele. Yoğurtla karıştır. Ayrı tavada pastırmayı kısa süre çıtırlaştırıp üzerine ekle. İftar için hafif ve protein destekli bir meze. Pastırmalı mercimek salatası Malzemeler: Haşlanmış yeşil mercimek, domates, yeşillik, 4 dilim pastırma, limon Yapılışı: Tüm malzemeleri karıştır. Pastırmayı küçük parçalar halinde ekle. Lif ve protein dengesi sayesinde doyurucu ama hafif. Pastırmalı fırın sebze tabağı Malzemeler: Patlıcan, kabak, biber, 5 dilim pastırma, zeytinyağı Yapılışı: Sebzeleri fırınla. Son 5 dakikada pastırmayı ekle. Kalorisi düşük, aroması yüksek bir ana yemek alternatifi. Beslenme ipucu Pastırma yoğun tuz içerdiği için az miktarda kullanmak, bol sebze ve bakliyatla dengelemek en sağlıklı yöntem. Hafif tariflerde pastırma genelde “lezzet verici” olarak kullanılıyor. İstersen sana pastırmalı sahur menüsü, fit tarifler ya da Ramazan için 3 günlük pastırmalı menü planı da hazırlayabilirim. Yüksek protein ve enerji kaynağı Beslenme uzmanlarına göre pastırma, yüksek protein içeriği sayesinde kas onarımı ve enerji ihtiyacına katkı sağlıyor. Demir ve B vitaminleri bakımından zengin olan pastırma, özellikle yoğun tempoda çalışanlar için destekleyici bir besin olarak değerlendiriliyor. Ancak yüksek tuz oranı nedeniyle ölçülü tüketilmesi öneriliyor. Geleneksel üretim turizmle de buluşuyor Kayseri’de pastırma üretimi yalnızca gıda sektörü değil, gastronomi turizmi açısından da önemli bir değer taşıyor. Kentte düzenlenen festivaller ve üretim tesislerine yapılan ziyaretler, pastırmanın kültürel miras niteliğini güçlendiriyor. Yerel üreticiler, coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası pazarda daha fazla yer bulmasını hedefliyor. Pastırma, hem tarihsel kökleri hem de modern mutfaktaki kullanım alanlarıyla Ramazan sofralarının güçlü simgelerinden biri olmaya devam ediyor. Geleneksel tariflerden yenilikçi mutfak denemelerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu lezzet, Türkiye toplumunun gastronomi hafızasında önemli bir yer tutuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enerjide kritik adım: TPAO ile bp arasında stratejik mutabakat Haber

Enerjide kritik adım: TPAO ile bp arasında stratejik mutabakat

Türkiye’nin enerji politikalarında yeni bir sayfa açabilecek anlaşma İstanbul’da imza altına alındı. Bakan Bayraktar, millî petrol şirketi TPAO ile enerji devi bp arasındaki mutabakatın hem Türkiye’de hem de uluslararası sahalarda ortak projelerin önünü açacağını duyurdu. İş birliği mevcut sahalardan yeni aramalara uzanıyor Bayraktar’ın açıklamasına göre anlaşma; mevcut petrol ve doğal gaz sahalarının geliştirilmesi, yeni arama potansiyellerinin birlikte değerlendirilmesi, petrol ihracat kapasitesinin artırılması ve doğal gaz taşıma altyapısının güçlendirilmesi gibi başlıkları kapsıyor. Mutabakatın, enerji alanında daha bütüncül bir iş birliği çerçevesi sunduğu ifade edildi. Ortak projeler bölgesel ölçekte genişleyebilir Uzun yıllara dayanan TPAO–bp ortaklığının yeni coğrafyalarda daha güçlü bir zemine taşınmasının hedeflendiğini belirten Bayraktar, Irak başta olmak üzere bölge ülkeleri ve Orta Asya’da geliştirilebilecek projelerin de masada olduğunu kaydetti. 2028 hedefleri için üretim kapasitesi artırılacak Bakanlık, 2026 itibarıyla TPAO’yu arama ve üretimde yeni bir faza taşımayı planlıyor. Karadeniz ve Gabar’daki projelerle üretim kapasitesinin yükseltilmesi, yurt dışı ortaklıklarla da bu büyümenin küresel ölçekte desteklenmesi hedefleniyor. “Enerjide daha etkin Türkiye” vurgusu Bayraktar, güçlü ve rekabetçi bir enerji yapısı oluşturmayı amaçladıklarını belirterek Türkiye’nin uluslararası alanda daha etkin bir aktör haline gelmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uludağ Enerji'ye Global Banking & Markets ödülü Haber

Uludağ Enerji'ye Global Banking & Markets ödülü

Uludağ Enerji, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında “Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması” ödülüne layık görüldü. Güney Marmara’da 5 milyondan fazla kişiye enerji dağıtım veperakende hizmeti sunan Uludağ Enerji, sektöründeki kararlı büyüme ve dönüşüm stratejisini, uluslararası finans piyasalarında aldığı prestijli bir ödülle taçlandırdı. Şirket, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında, 17,1 milyar TL tutarındaki sendikasyon kredisi işlemiyle "Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması" ödülüne layık görüldü. Bu finansman başta sürdürülebilir akıllı şebeke yatırımları olmak üzere, enerji arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik kritik projelerin kesintisiz ilerlemesini sağlayarak, hizmet bölgesindeki elektrik dağıtım altyapısının geleceğe hazırlanmasında stratejik bir rol üstleniyor. Swissotel The Bosphorus’ta düzenlenen ve Uludağ Enerji CEO’su Sinan Öktem’in de katılım sağladığı organizasyonda ödül, Uludağ Enerji CFO’su Duygu Tokgöz’e takdim edildi. FİNANSAL BAŞARILAR ÖDÜLLENDİRİLİYOR Uluslararası finans dünyasının önde gelen organizasyonlarından biri olan Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025, bölgedeki en başarılı finansal işlemleri ve yenilikçi uygulamaları ödüllendiriyor. Platform, her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve işlem büyüklüğü, yatırımcı ilgisi, finansal yenilik ve yapılandırma başarısı gibi kriterlerle Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye’deki lider kurumları öne çıkarıyor.

Orta Asya’nın yaşayan mirası Kobız ve Yurt UNESCO listesine girdi Haber

Orta Asya’nın yaşayan mirası Kobız ve Yurt UNESCO listesine girdi

Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın ortak başvurusu sonucu, Orta Asya’nın köklü kültürel unsurlarından Kobız ve Yurt, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alındı. Karar, UNESCO Hükümetlerarası Komitesi’nin Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde düzenlenen 20. oturumunda açıklandı. UNESCO’dan “tehdit altında” uyarısı UNESCO, Kobız ve Yurt geleneğinin bazı unsurlarının, deneyimli ustaların giderek azalması nedeniyle ciddi risk altında olduğuna dikkat çekti. Kurum, bu kültürel mirasın korunması ve genç kuşaklara aktarılması için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Hikâye anlatıcılığının mihenk taşı: Kobız Türk dünyasının en eski yaylı çalgılarından biri olarak kabul edilen Kobız’ın geçmişi MS 5–8. yüzyıllara kadar uzanıyor. Kepçe biçimindeki ahşap gövdesi, kemerli boynu ve deve derisinden yapılan zarı sayesinde derin ve rezonanslı bir ses sunan çalgı, özellikle Kazakistan’ın Kyzylorda ve Mangystau bölgelerinde yaygın olarak kullanılıyor. Kobız, tarih boyunca şamanik ritüellerden destan anlatıcılığına kadar birçok kültürel pratiğin ayrılmaz parçası oldu. “Ustalar azalıyor, zanaat yok olma tehlikesiyle karşı karşıya” Kobız icracısı Ermek Bayniyazov, zanaatın geleceğine dair endişesini şu sözlerle dile getirdi: “Gençliğimde bir köye girdiğinizde mutlaka Kobız’ı akort etmeyi ya da tamir etmeyi bilen birine rastlardınız. Bugün ise gerçek ustalar bir elin parmaklarını geçmiyor. Eğer bu ustalar çalışmayı bırakırsa, bilgi de onlarla birlikte kaybolur.” Göçebe yaşamın sembolü: Yurt Yurt, Karakalpaklar, Kazaklar ve Kırgızlar başta olmak üzere Orta Asya’nın göçebe ve yarı göçebe toplulukları için yüzyıllar boyunca temel yaşam alanı oldu. 19. yüzyılın sonuna kadar yaygın biçimde kullanılan Yurt, 1930’lu ve 1940’lı yıllardan itibaren daha çok mevsimlik göçler sırasında çobanlar tarafından kullanılmaya devam etti. Bugün ise Yurt, yalnızca bir barınak değil; Orta Asya kimliğinin ve kolektif hafızasının güçlü bir simgesi olarak kabul ediliyor.

İki ili birbirine düşüren bin yıllık lezzet: Cağ kebabı Kıpçaklardan günümüze miras Haber

İki ili birbirine düşüren bin yıllık lezzet: Cağ kebabı Kıpçaklardan günümüze miras

Bin yıllık geçmişe sahip Anadolu lezzeti cağ kebabı, kökenine dair süregelen tartışmalarla bir kez daha gündeme geldi. Yıllardır “Erzurum’un mu, Artvin’in mi?” sorusuna net yanıt bulunamazken, Artvin Çoruh Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, bu eşsiz yemeğin aslında Kıpçak Türklerinden günümüze ulaşan bir kültürel miras olduğunu söyledi. Erzurum ve Artvin arasındaki coğrafi işaret yarışı yıllardır sürüyor. Lezzetin iki şehir arasında paylaşılamadığı tartışmada Erzurum, 2010 yılında “Oltu cağ kebabı” adıyla coğrafi işaret tescili aldı. Artvin ise 2020’de “Yusufeli cağ döner” markasıyla sürece katıldı. Böylece cağ kebabı, hem Doğu Anadolu hem Doğu Karadeniz mutfağının simgesi haline geldi. Kıpçak Türkleri, cağ kebabının tarihsel köklerini oluşturdu. Prof. Dr. Ercoşkun, Selçukluların 11. yüzyılda Anadolu’ya ilerlemesiyle Kafkasya’daki dengelerin değiştiğini ve Gürcistan Krallığı’nın savunma amacıyla kuzeyde yaşayan Kıpçak Türklerini bölgeye davet ettiğini belirtti. “Yaklaşık 40 bin Kıpçak ailesi Artvin, Ardahan, Ahıska ve Batum çevresine yerleştirildi. Bugün Artvin, Erzurum ve Ardahan hattındaki kültürel benzerlikler, bu yerleşimin izlerini taşır.” dedi. Kökleri Orta Asya’nın şişte et pişirme geleneğine dayanıyor. Kıpçakların Karadeniz’in kuzeyinde kurduğu devletin (1030–1241) mirası olan bu yemek kültürünün, Orta Asya’dan taşınarak yerel damak tadıyla harmanlandığını anlatan Ercoşkun, “Cağ kebabı sadece bir yemek değil, bu coğrafyanın tarihi belleğidir. Yatay şişte ağır ağır pişen et, Türk mutfak kültüründe sürekliliğin simgesidir.” ifadelerini kullandı. Cağ kebabı Türkiye genelinde gastronomi turizminin gözdesi haline geldi. Ercoşkun’un araştırmasına göre 2024 itibarıyla cağ kebabı restoran sayısı Erzurum ve İstanbul’da 50’şer adede ulaştı. Ankara’da 20, Bursa’da 15, Artvin, İzmir ve Kocaeli gibi illerde ise 10’ar restoran bulunuyor. Bu yaygınlaşma, cağ kebabının yöresel bir lezzetten ulusal bir gastronomi markasına dönüşmesinde etkili oldu. “Cağ kebabı, Türkiye’nin mutfak çeşitliliğinin sembollerinden biridir.” Artvin ve çevresinde son yıllarda artan cağ kebabı restoranlarının, bölge turizmine canlılık kattığını belirten Prof. Dr. Ercoşkun, “Bu yemek yalnızca Erzurum’un değil, Türkiye’nin gastronomik zenginliklerinin bir sembolü. Farklı illerde benimsenmesi, ortak kültürün en güzel yansıması.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.