SON DAKİKA

#Orta Asya

HABER DEĞER - Orta Asya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Asya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uludağ Enerji'ye Global Banking & Markets ödülü Haber

Uludağ Enerji'ye Global Banking & Markets ödülü

Uludağ Enerji, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında “Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması” ödülüne layık görüldü. Güney Marmara’da 5 milyondan fazla kişiye enerji dağıtım veperakende hizmeti sunan Uludağ Enerji, sektöründeki kararlı büyüme ve dönüşüm stratejisini, uluslararası finans piyasalarında aldığı prestijli bir ödülle taçlandırdı. Şirket, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında, 17,1 milyar TL tutarındaki sendikasyon kredisi işlemiyle "Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması" ödülüne layık görüldü. Bu finansman başta sürdürülebilir akıllı şebeke yatırımları olmak üzere, enerji arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik kritik projelerin kesintisiz ilerlemesini sağlayarak, hizmet bölgesindeki elektrik dağıtım altyapısının geleceğe hazırlanmasında stratejik bir rol üstleniyor. Swissotel The Bosphorus’ta düzenlenen ve Uludağ Enerji CEO’su Sinan Öktem’in de katılım sağladığı organizasyonda ödül, Uludağ Enerji CFO’su Duygu Tokgöz’e takdim edildi. FİNANSAL BAŞARILAR ÖDÜLLENDİRİLİYOR Uluslararası finans dünyasının önde gelen organizasyonlarından biri olan Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025, bölgedeki en başarılı finansal işlemleri ve yenilikçi uygulamaları ödüllendiriyor. Platform, her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve işlem büyüklüğü, yatırımcı ilgisi, finansal yenilik ve yapılandırma başarısı gibi kriterlerle Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye’deki lider kurumları öne çıkarıyor.

Orta Asya’nın yaşayan mirası Kobız ve Yurt UNESCO listesine girdi Haber

Orta Asya’nın yaşayan mirası Kobız ve Yurt UNESCO listesine girdi

Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın ortak başvurusu sonucu, Orta Asya’nın köklü kültürel unsurlarından Kobız ve Yurt, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alındı. Karar, UNESCO Hükümetlerarası Komitesi’nin Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde düzenlenen 20. oturumunda açıklandı. UNESCO’dan “tehdit altında” uyarısı UNESCO, Kobız ve Yurt geleneğinin bazı unsurlarının, deneyimli ustaların giderek azalması nedeniyle ciddi risk altında olduğuna dikkat çekti. Kurum, bu kültürel mirasın korunması ve genç kuşaklara aktarılması için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Hikâye anlatıcılığının mihenk taşı: Kobız Türk dünyasının en eski yaylı çalgılarından biri olarak kabul edilen Kobız’ın geçmişi MS 5–8. yüzyıllara kadar uzanıyor. Kepçe biçimindeki ahşap gövdesi, kemerli boynu ve deve derisinden yapılan zarı sayesinde derin ve rezonanslı bir ses sunan çalgı, özellikle Kazakistan’ın Kyzylorda ve Mangystau bölgelerinde yaygın olarak kullanılıyor. Kobız, tarih boyunca şamanik ritüellerden destan anlatıcılığına kadar birçok kültürel pratiğin ayrılmaz parçası oldu. “Ustalar azalıyor, zanaat yok olma tehlikesiyle karşı karşıya” Kobız icracısı Ermek Bayniyazov, zanaatın geleceğine dair endişesini şu sözlerle dile getirdi: “Gençliğimde bir köye girdiğinizde mutlaka Kobız’ı akort etmeyi ya da tamir etmeyi bilen birine rastlardınız. Bugün ise gerçek ustalar bir elin parmaklarını geçmiyor. Eğer bu ustalar çalışmayı bırakırsa, bilgi de onlarla birlikte kaybolur.” Göçebe yaşamın sembolü: Yurt Yurt, Karakalpaklar, Kazaklar ve Kırgızlar başta olmak üzere Orta Asya’nın göçebe ve yarı göçebe toplulukları için yüzyıllar boyunca temel yaşam alanı oldu. 19. yüzyılın sonuna kadar yaygın biçimde kullanılan Yurt, 1930’lu ve 1940’lı yıllardan itibaren daha çok mevsimlik göçler sırasında çobanlar tarafından kullanılmaya devam etti. Bugün ise Yurt, yalnızca bir barınak değil; Orta Asya kimliğinin ve kolektif hafızasının güçlü bir simgesi olarak kabul ediliyor.

İki ili birbirine düşüren bin yıllık lezzet: Cağ kebabı Kıpçaklardan günümüze miras Haber

İki ili birbirine düşüren bin yıllık lezzet: Cağ kebabı Kıpçaklardan günümüze miras

Bin yıllık geçmişe sahip Anadolu lezzeti cağ kebabı, kökenine dair süregelen tartışmalarla bir kez daha gündeme geldi. Yıllardır “Erzurum’un mu, Artvin’in mi?” sorusuna net yanıt bulunamazken, Artvin Çoruh Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, bu eşsiz yemeğin aslında Kıpçak Türklerinden günümüze ulaşan bir kültürel miras olduğunu söyledi. Erzurum ve Artvin arasındaki coğrafi işaret yarışı yıllardır sürüyor. Lezzetin iki şehir arasında paylaşılamadığı tartışmada Erzurum, 2010 yılında “Oltu cağ kebabı” adıyla coğrafi işaret tescili aldı. Artvin ise 2020’de “Yusufeli cağ döner” markasıyla sürece katıldı. Böylece cağ kebabı, hem Doğu Anadolu hem Doğu Karadeniz mutfağının simgesi haline geldi. Kıpçak Türkleri, cağ kebabının tarihsel köklerini oluşturdu. Prof. Dr. Ercoşkun, Selçukluların 11. yüzyılda Anadolu’ya ilerlemesiyle Kafkasya’daki dengelerin değiştiğini ve Gürcistan Krallığı’nın savunma amacıyla kuzeyde yaşayan Kıpçak Türklerini bölgeye davet ettiğini belirtti. “Yaklaşık 40 bin Kıpçak ailesi Artvin, Ardahan, Ahıska ve Batum çevresine yerleştirildi. Bugün Artvin, Erzurum ve Ardahan hattındaki kültürel benzerlikler, bu yerleşimin izlerini taşır.” dedi. Kökleri Orta Asya’nın şişte et pişirme geleneğine dayanıyor. Kıpçakların Karadeniz’in kuzeyinde kurduğu devletin (1030–1241) mirası olan bu yemek kültürünün, Orta Asya’dan taşınarak yerel damak tadıyla harmanlandığını anlatan Ercoşkun, “Cağ kebabı sadece bir yemek değil, bu coğrafyanın tarihi belleğidir. Yatay şişte ağır ağır pişen et, Türk mutfak kültüründe sürekliliğin simgesidir.” ifadelerini kullandı. Cağ kebabı Türkiye genelinde gastronomi turizminin gözdesi haline geldi. Ercoşkun’un araştırmasına göre 2024 itibarıyla cağ kebabı restoran sayısı Erzurum ve İstanbul’da 50’şer adede ulaştı. Ankara’da 20, Bursa’da 15, Artvin, İzmir ve Kocaeli gibi illerde ise 10’ar restoran bulunuyor. Bu yaygınlaşma, cağ kebabının yöresel bir lezzetten ulusal bir gastronomi markasına dönüşmesinde etkili oldu. “Cağ kebabı, Türkiye’nin mutfak çeşitliliğinin sembollerinden biridir.” Artvin ve çevresinde son yıllarda artan cağ kebabı restoranlarının, bölge turizmine canlılık kattığını belirten Prof. Dr. Ercoşkun, “Bu yemek yalnızca Erzurum’un değil, Türkiye’nin gastronomik zenginliklerinin bir sembolü. Farklı illerde benimsenmesi, ortak kültürün en güzel yansıması.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.