SON DAKİKA

#Orta Doğu

HABER DEĞER - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Altın piyasasında sert düşüş: Gram altın 7 bin liranın altına geriledi Haber

Altın piyasasında sert düşüş: Gram altın 7 bin liranın altına geriledi

Gram ve ons altında hızlı gerileme Altın piyasasında son dönemde görülen hızlı yükseliş eğilimi yerini sert bir düzeltmeye bıraktı. 14 Mayıs'tan bu yana yakaladığı ivmeyle 7 bin 200 liranın üzerini test eden gram altın, gelen satışlarla birlikte 6 bin 754 liraya kadar çekildikten sonra, haftanın ikinci işlem gününde saat 09.50 itibarıyla yüzde 0,3 değer kaybederek 6 bin 881 lira seviyesinden işlem görmeye başladı. Böylece zirve noktasına göre yaşanan düşüş 300 lirayı aştı. Gram altındaki bu geri çekilmeye küresel ons cephesindeki düşüş de eşlik etti. Dün yüzde 0,1 değer kaybederek 4 bin 449 dolara gerileyen ons altın, yeni işlem gününde de yüzde 0,3 kayıpla 4 bin 433 dolar seviyesine gerileyerek son iki haftanın en düşük seviyelerine yakın seyretti. Piyasalardaki bu ani dalgalanma ve değer kayıplarının ardından güncel tabloya bakıldığında; gram altın 6.754 TL alış ve 6.859 TL satış fiyatıyla alıcı bulurken, çeyrek altın 11.030 TL alış ve 11.171 TL satış, yarım altın 22.093 TL alış ve 22.341 TL satış, tam altın ise 43.887 TL alış ve 44.558 TL satış rakamlarıyla işlem görüyor. Ons altının güncel piyasadaki alış ve satış seviyeleri ise 4.433 dolar ile 4.434 dolar arasında seyrediyor. Düşüşü tetikleyen etkenler Altın fiyatlarındaki bu sert düşüşün arkasında Fed politikaları ve Orta Doğu'daki gelişmeler öne çıkıyor. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyonun yüzde 2 hedefine döndüğüne dair daha net kanıtlar görülmesi gerektiği yönündeki açıklamaları, ABD'de faiz artırımı beklentilerini güçlendirdi. Bu durum küresel tahvil faizlerinin yükselmesine ve doların değer kazanmasına yol açarken, artan faizler altının alternatif maliyetini yükselterek baskı yarattı. Öte yandan, Orta Doğu'da yeniden tırmanan gerilim ve ABD ile İran arasındaki doğrudan saldırı riskleri piyasalardaki dengeyi sarstı. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sevkiyat riskleri ve yükselen petrol fiyatları (kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatının 91 doların üzerine çıkması), küresel ölçekte enflasyon endişelerini artırarak tahvil faizlerini yukarı çekti ve ons altın üzerinde baskı oluşturdu. Piyasalarda gözler bugün ABD'den gelecek kritik ekonomik verilere çevrildi. ABD ekonomisinin güçlü seyrini koruduğunu gösterecek verilerin Fed'in sıkılaşma beklentilerini daha da destekleyebileceği belirtilirken; yurt içinde imalat sanayi PMI verisi, küresel çapta ise JOLTS açık iş sayısı ve Avro Bölgesi enflasyon rakamları yakından izlenecek. Not: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlı olup yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Pentagon'da neler oluyor? ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri istifa etti Haber

Pentagon'da neler oluyor? ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri istifa etti

Hegseth ile yaşanan temel görüş ayrılıkları ABD'nin İran'la sürdürdüğü savaş ve Orta Doğu'ya sevk edilen binlerce asker nedeniyle hassas bir süreçten geçtiği dönemde, Pentagon'un üst kademesinde kriz yaşandı. ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile aylardır süregelen anlaşmazlıkların ardından istifasını sundu. Reuters'ın servis ettiği bilgilere göre, Driscoll ile Hegseth arasındaki çatışmanın merkezinde ordunun dönüşümü ve savaşa hazırlık kapasitesi yer aldı. Driscoll, ordu dönüşüm sürecinden sorumlu generallerin Savunma Bakanı Hegseth tarafından tasfiye edilmesinin yapısal çalışmaları sekteye uğrattığını savundu. Buna karşılık, Pentagon'dan yetkililer Hegseth'in Driscoll'ı bürokrasi içinde bir rakip ve tehdit olarak gördüğünü belirtti. Ancak Driscoll'ın ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile yakın ilişkisinin, bu aşamaya kadar olası bir müdahaleyi engellediği ifade edildi. Orgeneral George'un tasfiyesi süreci hızlandırdı İki isim arasındaki gerilimin kopma noktasına gelmesinde, Nisan ayında ABD Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George'un görevden alınması etkili oldu. Savaş operasyonlarının yoğun şekilde devam ettiği bir süreçte gerçekleşen bu hamle, Driscoll kanadında rahatsızlık yarattı. George'un tasfiyesinin ardından ordunun en üst düzey üniformalı makamına kalıcı bir atamanın yapılmamış olması da eleştiri konusu oldu. Gelişmelerin ardından Başkan Donald Trump, Driscoll'ın istifasını onayladı. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, yayımladığı veda mesajında Driscoll'ın operasyonlardaki rolüne, ordunun vuruş kapasitesine yaptığı katkılara ve Rusya-Ukrayna müzakerelerindeki görevlerine dikkat çekti. Hegseth döneminde art arda yaşanan bu üst düzey ayrılıklar, Washington'daki askeri komuta kademesindeki istikrarsızlığı gözler önüne serdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan Suriye ve SDG açıklaması: "Kürt meselesini TBMM'nin çatısı altında çözmek zorundayız" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan Suriye ve SDG açıklaması: "Kürt meselesini TBMM'nin çatısı altında çözmek zorundayız"

Suriye'deki gelişmeler ve SDG'nin entegrasyonu Suriye sahasında yaşanan hareketlilik ve diplomatik temaslar iç siyasette geniş yankı uyandırmaya devam ederken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya platformu X üzerinden kapsamlı bir açıklama yaptı. Suriye'de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşıladığını belirten Kılıçdaroğlu, SDG'nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmelerin yalnızca Suriye'nin geleceği açısından değil, bölgenin huzur ve güvenliği bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, tüm etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye'nin hem Türkiye'nin hem de bölge halklarının çıkarına olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, bu durumun Türkiye için de önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. "Kürt meselesini TBMM çatısı altında çözmek zorundayız" Açıklamasında iç barış ve Kürt meselesine dair değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kaydetti: Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, bütün etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye hem Türkiye'nin hem de bölge halklarının çıkarınadır. Bu gelişmeler Türkiye açısından da önemli bir fırsat sunmaktadır. Kürt meselesini silahın ve çatışmanın gölgesinden tamamen çıkararak demokratik siyasetin, hukukun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında çözmek zorundayız. Türkiye'de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi, demokrasimizin güçlenmesi ve Türklerle Kürtler arasındaki tarihsel kardeşliğin daha da sağlamlaşmasıyla sonuçlanmasını yürekten diliyorum." OBİT hatırlatması ve bölgesel barış vurgusu Türkiye'nin iç barışını güçlendirmesinin Orta Doğu'nun istikrarı için de kritik bir güvence olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, yıllar önce bu anlayışla Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulmasını önerdiğini hatırlattı. Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin öncülüğünde zamanla diğer bölge ülkelerini de kapsayacak bir işbirliği yapılanmasının tarihi bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Orta Doğu'nun kaderinin başka ülkelerin çıkar hesaplarıyla değil, coğrafyadaki halkların ortak iradesiyle belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Kılıçdaroğlu, "Çünkü Orta Doğu'nun kaderini başka ülkelerin çıkar hesapları değil, bu coğrafyada yaşayan halkların ortak iradesi belirlemelidir. Türkiye kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirdiği ölçüde bölgesinde de barışın öncüsü olabilir. Suriye'de kalıcı istikrarın sağlanması, Filistin'de kanın ve gözyaşının dinmesi, İran'a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgemizin yeni savaşların değil, diplomasinin, işbirliğinin ve ortak refahın coğrafyası haline gelmesi mümkündür. Bunun yolu daha fazla çatışmadan değil, daha fazla diyalogdan, diplomasiden ve bölgesel işbirliğinden geçmektedir." dedi. Türkiye'nin bölgede savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, açıklamasını "Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır. Yaşasın halkların kardeşliği" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz Boğazı çöküyor Haber

Hürmüz Boğazı çöküyor

Orta Doğu'da yaşanan İran-ABD çatışmaları, küresel ekonominin en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı kilitledi. Tahran yönetiminin boğazdan geçişlere izin vermemesi üzerine deniz trafiği tamamen durma noktasına geldi. Belçika merkezli gemi takip şirketi Kpler, dün Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca iki adet tankerin geçiş yapabildiğini raporladı. Bu rakam, çatışmaların başlangıcından bu yana kaydedilen en düşük günlük geçiş seviyesi olarak kayıtlara geçti. Günlük petrol akışı en düşük seviyede Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın küresel piyasalara yansıyan etkileri İngiltere merkezli veri analiz şirketi Vortexa'nın raporuyla gözler önüne serildi. Normal şartlarda dünya petrol tüketiminin beşte birinin geçtiği rotada, günlük petrol geçişi 5 milyon varile kadar geriledi.Savaş öncesi ve geçtiğimiz günlere ait son 7 günlük ortalamada boğazdan geçen petrol miktarının günlük 6 ila 7 milyon varil seviyesinde seyrettiği dikkate alındığında, yaşanan bu sert düşüşün küresel bir arz krizini tetikleyebileceği ifade ediliyor. Küresel piyasalar petrol fiyatlarındaki dalgalanmaları endişeyle takip ederken, Kpler şirketinden kontrollü bir hareketliliğe dair yeni bir sinyal geldi. Şirketin uydu verilerine göre, bugün TSİ 09.57 itibarıyla çok sayıda gaz ve ham petrol tankerinin Umman Körfezi üzerinden Hürmüz Boğazı’na doğru hareket etmeye başladığı bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rusya, İsrail'i tehdit etti: "Bu gidişle bir devlet olarak varlığına son verecek" Haber

Rusya, İsrail'i tehdit etti: "Bu gidişle bir devlet olarak varlığına son verecek"

"Çatışmayı büyütmek istiyorlar" Rus TASS haber ajansına değerlendirmelerde bulunan Rus Silahlı Kuvvetleri Ana Askeri-Siyasi Daire Başkan Yardımcısı ve Ahmat Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Apti Alaudinov, Orta Doğu'daki savaşın giderek tırmanacağını vurguladı. İsrail'in ana hedefinin çatışmaları maksimum seviyeye çıkararak ABD ve tüm NATO bloğunu bu sürece dahil etmek olduğunu ifade eden Alaudinov, "Bence İsrail’in amacı tam olarak bu: Çatışmayı mümkün olduğunca büyütmek ve hem ABD’yi hem de tüm NATO bloğunu bu çatışmanın içine çekmek. Ancak sonunda İsrail gücünü olduğundan fazla değerlendirecek ve bir devlet olarak varlığını sürdüremez hale gelecek" uyarısında bulundu. Son 20 günde 3 ülkeye provokasyon Binyamin Netanyahu yönetiminin sürekli savaş stratejisi izlediğini belirten haberde, İsrail'in son dönemde NATO üyelerini ve müttefiklerini hedef alan hamlelerinin son üç haftada tavan yaptığına dikkat çekildi. Bu kapsamda İspanya, Kuzey Afrika toprağı Sebte’deki göçmen provokasyonları üzerinden hedef alınarak Madrid ile AB arasında Schengen krizine yol açtı. İngiltere'de ise Filistin’e destek veren İşçi Partisi iktidarı "İngiltere İslam Cumhuriyeti'ne dönüştü" ifadeleriyle doğrudan hedef alındı. Türkiye'de seçim kampanyalarında Türkiye karşıtı görseller kullanılırken, Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü saldırısı Ankara üzerinden gerekçelendirilmeye çalışıldı; ancak bu asılsız iddialar ABD tarafından yalanlandı. "Türkiye ile açık bir savaş ihtiyacımız olan son şey" İsrail’in Türkiye sınırındaki askeri hamleleri kendi iç siyasetinde ve basınında da büyük endişe yarattı. İsrail'in önde gelen gazetelerinden Maariv'e konuşan uzmanlar, Türkiye'nin gelişmiş askeri gücüne ve NATO üyeliğine dikkat çekti. INSS uzmanı Dani Citrinovich, "Türkiye İran değildir" diyerek Ankara’nın çok daha büyük ve gelişmiş bir askeri kapasiteye sahip olduğunu vurguladı. Kanal 13'e konuşan İsrail ordusundan bir yetkili ise bölgedeki tehlikeli gidişatı, "İhtiyacımız olan son şey Türk ordusuyla açık bir savaş" sözleriyle özetledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD-İran gerilimi piyasaları sarstı: Altın fiyatlarında hızlı yükseliş Haber

ABD-İran gerilimi piyasaları sarstı: Altın fiyatlarında hızlı yükseliş

Tahvil getirilerindeki düşüş desteği Altın fiyatlarındaki bu yukarı yönlü ivme, ABD Hazine tahvil getirilerindeki sert gerilemeyle doğrudan destekleniyor. ABD Hazine Bakanlığı'nın, 30 yıllık tahvil getirilerinin 2007 yılından bu yana ulaştığı zirve noktası sonrasında, önümüzdeki birkaç aylık süreçte 10, 20 ve 30 yıllık tahvillerdeki geri alım miktarlarını iki katından fazla artıracağını açıklaması piyasalarda etkili oldu. Tahvil getirilerinin düşmesiyle birlikte borçlanma maliyetlerinin azalması, faiz getirisi olmayan altını yatırımcılar için daha cazip hale getiriyor. Orta Doğu'da belirsizlik sürüyor ABD ile İran arasında tırmanan tansiyon ve Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, enflasyon endişelerini canlı tutarak altının güvenli liman statüsünü güçlendiriyor. Bu durum piyasalardaki belirsizliği körüklerken, Fed'in temmuz ayı tutanaklarına yansıyan bazı yetkililerin enflasyonla mücadele kapsamında yılın geri kalanında faiz artırımına gidilmesi yönündeki görüşleri de tedirginliği tırmandırıyor. Piyasalardaki güncel durum Güne 4 bin 525 dolar seviyesinden başlayan ons altın, gün içerisinde 4 bin 484 ile 4 bin 527 dolar bandında hareket ettikten sonra 4 bin 497 dolar seviyesine yerleşti. Gram altın ise 6 bin 971 lira ile başladığı günde 6 bin 914 lira ile 6 bin 979 lira arasında seyrederek, 6 bin 932 lira civarında alıcı buluyor. Piyasada oluşan güncel satış fiyatlarına bakıldığında gram altın 6 bin 936,93 liradan, çeyrek altın 11 bin 293 liradan, yarım altın 22 bin 580 liradan, tam altın 44 bin 410,06 liradan, Cumhuriyet altını 44 bin 994 liradan, Gremse altın 111 bin 365,72 liradan ve ons altın ise 4 bin 497,23 dolardan işlem görüyor. Not: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlı olup yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail ve Türkiye arasında ipler geriliyor: AK Parti Sözcüsü'nden Netanyahu'ya tepki Haber

İsrail ve Türkiye arasında ipler geriliyor: AK Parti Sözcüsü'nden Netanyahu'ya tepki

"Sıkıştıkça Cumhurbaşkanımıza saldırıyorlar" Orta Doğu'da tırmanan bölgesel gerilime ve İsrail'in askeri operasyonlarına Ankara'dan sert bir tepki gösteren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Netanyahu'nun "soykırım şebekesinin" tüm bölge için kaos ve katliam anlamına geldiğini vurguladı. Çelik, "Bu insanlık düşmanı şebeke, İsrail'in iç siyasetinde sıkıştıkça Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Bunun sebebi, Sayın Cumhurbaşkanımızın bu katliam şebekesine karşı 'insanlık ittifakı'nın en kararlı duruşuna sahip olmasındandır" ifadelerini kullandı. "Batı Şeria'yı Gazzeleştirme peşindeler" Netanyahu şebekesinin hukuk önünde hesap vereceği günlerin gelmesinin insani değerler adına elzem olduğunu belirten Çelik, saldırıların tek bir fanatizm ajandasının parçası olduğuna dikkat çekti. Çelik konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Netanyahu şebekesinin Gazze'deki soykırımı, Batı Şeria'yı Gazzeleştirme eylemleri, İran halkına saldırısı, Lübnan'ın belli bölümlerini işgal etmesi ve Suriye'ye yönelik tacizleri aynı fanatizm ajandasının parçalarıdır." "Şara Hükümeti Adım Attıkça İsrail Hedef Alıyor" İsrail'in son olarak Suriye'yi hedef almasının, bölge halklarının barış ve huzurunun önündeki en büyük engelin İsrail politikaları olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade eden Çelik, şu çağrıda bulundu: "Şara hükümeti, Suriye'nin iç bütünlüğünü sağlama adına ne zaman basiretli adımlar atsa, İsrail hemen Suriye halkının iç barışına saldırmaktadır. Buna karşı tüm uluslararası toplum beraber tepki vermelidir. Netanyahu şebekesine karşı durmak, tüm insanlığın haysiyetini savunmaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ateşkesin sona ermesi petrolü vurdu: 3 haftanın zirvesine ulaştı Haber

Ateşkesin sona ermesi petrolü vurdu: 3 haftanın zirvesine ulaştı

ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaları durdurmak amacıyla 17 Haziran'da imzalanan ve taraflara nihai barış için 60 gün tanıyan mutabakat zaptı resmen sona erdi. Nükleer program, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusundaki derin anlaşmazlıklar sürecin çökmesine neden olurken, ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmayı uzatmayı düşünmediklerini açıklaması barış umutlarını sekteye uğrattı. Yaşanan bu belirsizlik küresel enerji piyasalarını doğrudan etkiledi. Ateşkesin bitmesiyle birlikte tırmanışa geçen ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı 91,37 dolara ulaştı ve son 3 haftanın en yüksek seviyesini gördü. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş ve Orta Doğu'daki artan riskler altın fiyatlarında fren yaptı. Gün içinde 4.436 doları test eden ons altın yönünü aşağı çevirerek 4.392 dolara gerilerken, gram altın piyasalarda 6.744 liradan işlem görüyor. İran'dan "askeri saldırı" resti Anlaşmanın süresinin dolmasının ardından Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Hürmüz Boğazı ve bölge genelinde tansiyonun artabileceğine dikkat çekti. Tahran yönetimi, diplomatik çabaların tamamen sonuçsuz kalması durumunda ABD'nin deniz ablukasına karşı zamanında ve hassas bir askeri hamle yapmaya hazır olduğunu belirtti. Taraflar resmi müzakerelerde çıkmaza girerken, perde arkasında gizli bir diplomasinin yürütüldüğü de ortaya çıktı. Axios'un haberine göre; eski ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, Iraklı Kürt bir lider aracılığıyla İran Devrim Muhafızları Komutanı General Ahmed Vahidi'ye mesaj iletti. Ayrıca Trump’ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner, ABD ile İran'ın farklı unsurları arasındaki temasların sürdüğünü doğruladı. Umman'a tehdit ve savaşın bilançosu Hürmüz Boğazı'nın yönetimi konusunda İran'ın Umman ile ayrı bir anlaşmaya yaklaşması dikkat çekerken, ABD Başkanı Trump'tan sert bir çıkış geldi. Trump, uzun süredir Washington'ın güvenlik ortağı olan Umman'ı hedef alarak, ülkenin ABD'nin yoluna çıkması durumunda bombalanabileceği tehdidinde bulundu. Çatışmaların başından bu yana çoğu İran ve Lübnan'da olmak üzere binlerce kişinin hayatını kaybettiği bölgede; İran güçleri Umman, Ürdün, Kuveyt, İsrail, BAE ve Suudi Arabistan'daki ABD üslerini ve altyapı tesislerini hedef aldı. Ağır yaptırımlar ve yüksek enflasyonla boğuşan İran ekonomisi savaşın getirdiği yıkımla zor bir dönemece girerken, hasar gören altyapı ve aksayan ticaretin yeni bir toplumsal huzursuzluğu tetiklemesinden endişeleniliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den "Terörsüz Türkiye" mesajı: “Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset” Haber

Bahçeli’den "Terörsüz Türkiye" mesajı: “Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset”

"Terörsüz Türkiye hedefi emperyalizmin emellerine darbe vurdu" MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’in sorularını yanıtlayan ve Türkgün Gazetesi'nde yayımlanan değerlendirmelerinde Bahçeli, sürecin geniş jeopolitik boyutuna dikkat çekti. "Şark Meselesi"nin ikinci perdesinin sahnelenmek istendiğini vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Sürecin birinci aşaması, terör örgütüne silah bıraktırma ve bölgenin terör unsurlarından temizlenmesi olsa da Türkiye'nin dış politikada daha bağımsız hareket edebilmesi, yakın coğrafyasında barış ve istikrarın güçlenmesi, Doğu Akdeniz'den Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada etkinliğinin artması 'Terörsüz Türkiye'nin hedefleri arasında yer almaktadır. Esasında bölgemizde 'Şark Meselesi'nde ikinci perdenin sahnelenmek istendiği görülmektedir. Hedef parçalanmış ve bölünmüş egemen devletlerdir. Ancak Türkiye yeni Sykes-Picot düzenini, Balfour'daki sinsi planları 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle bozmuş, terörsüz bölgenin yeşermesiyle emperyalizmin bu coğrafyadaki emellerine darbe vurmuştur." "Bölge ülkelerinde merkezî otorite ve toprak bütünlüğü esastır" Türk barışının tarihi misyonuna vurgu yapan Bahçeli, bölgedeki istikrarın etnik, dini ve mezhepsel ayrışmaların son bulmasından geçtiğini belirtti. Bahçeli, komşu ülkelerdeki yapıya ilişkin görüşlerini şu sözlerle aktardı: "MHP, Türk tarihinden, köklü devlet kurumsallığından ve kadim medeniyet birikiminden aldığı ilhamla bölgesini de içine alacak şekilde Türk barışını inşa etmek arzusundadır. Türk barışı, başta Suriye olmak üzere Irak ve Lübnan gibi bölge ülkelerinde merkezi otoritelerin güçlendirilmesini, milli birliklerinin ve toprak bütünlüklerinin muhafaza edilmesini, demokratik hukuk devleti sisteminin tesis edilmesini hedeflemektedir. Bunun için de öncelikli olarak illegal silahlı yapıların ve terör örgütlerinin mutlaka ortadan kaldırılması gerekmektedir." "Milli bütünleşme ülkümüz tahkim Eeilecektir" Türkiye üzerinde oynanan oyunlara ve geçmişteki ayrıştırma çabalarına değinen Bahçeli, milletin kardeşliğinden ödün vermediğini ifade etti: "Ülkemiz üzerinde de araç, yöntem ve aktörleri değişse de amaç ve hedefleri değişmeyen benzer oyunlar oynanmıştır. Darbelerle Alevi-Sünni, Türk-Kürt gibi söylemlerle milletimiz ayrıştırılmak, bir çatışma iklimi oluşturulmak istenmiştir. Bu durum Türkiye'de istikrarsızlığa sebebiyet verse de Türk milleti bu oyunlara gelmemiş, kardeşliğinden taviz vermemiştir. Terörsüz Türkiye ile farklılıklarımızın aramızda tefrikaya yol açmasına müsaade edilmeyecek, ortak değerlerimizi besleyen ve zenginleştiren milli bütünleşme ülkümüz tahkim edilecektir." "Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset" Demokrasi ile terörün bir arada olamayacağını vurgulayan Bahçeli, demokratik siyasetin önünün açılması için şiddet sarmalının tamamen ortadan kalkması gerektiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Demokrasi, milli kimliğimizin ve milliyetçilik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Terörsüz Türkiye'de demokratik hukuk devleti tahkim edilecektir. Zira terörün ve şiddetin olduğu yerde insanların hür iradesinden, insan haklarından ve demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Terör ve şiddetin gölgesinde demokratik siyaset daralır, alternatif çözüm yolları tıkanır ve siyasi katılım süreçleri sağlıklı bir zeminde ilerlemez. O sebeple 'Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset' dedik ve herkesi Türkiye için bir olmaya davet ettik." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.