SON DAKİKA

#Ortaokul

HABER DEĞER - Ortaokul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortaokul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öğrencinin Hataları Kitaba Dönüşüyor: Edit Dijital’den Kişiye Özel Öğrenme Modeli LOOP Haber

Öğrencinin Hataları Kitaba Dönüşüyor: Edit Dijital’den Kişiye Özel Öğrenme Modeli LOOP

Eğitim teknolojileri alanında geliştirdiği ölçme ve değerlendirme çözümleriyle dikkat çeken Edit Dijital, öğrencilerin deneme sınavlarında yaptıkları hataları analiz ederek kişiye özel çalışma kitabına dönüştüren yeni ürünü LOOP’u hayata geçirdi. “Learning from Our Own Pitfalls – Hatalarımızdan Öğrenme” yaklaşımıyla geliştirilen sistem, her öğrencinin öğrenme ihtiyacına göre farklı bir çalışma süreci oluşturmayı hedefliyor. Eğitimde dijital dönüşüm, sınavların bilgisayar ortamında uygulanmasının ötesine geçiyor. Öğrencinin aldığı puan kadar hangi konularda zorlandığı, hangi kazanımlarda hata yaptığı ve öğrenme sürecinde hangi alanlara yeniden dönmesi gerektiği de giderek daha önemli hale geliyor. Edit Dijital tarafından geliştirilen LOOP, tam da bu noktadan hareket ediyor. Sistem, öğrencinin deneme sınavındaki performansını yalnızca doğru ve yanlış sayıları üzerinden değerlendirmek yerine, ortaya çıkan veriyi yeni bir öğrenme sürecinin başlangıcı olarak ele alıyor. Her öğrencinin eksiği farklı, kitabı da farklı İngilizce “Learning from Our Own Pitfalls” ifadesinin baş harflerinden oluşan LOOP, Türkçede “Hatalarımızdan Öğrenme” yaklaşımını temsil ediyor. Sistemin temelinde ise oldukça basit bir soru bulunuyor: “Her öğrencinin eksiği aynı değilse, neden herkes aynı kitabı çözsün?” Geleneksel soru bankalarında aynı seviyedeki öğrenciler büyük ölçüde aynı içeriklerle karşılaşırken, LOOP öğrencinin geçmiş sınav performansından hareketle ihtiyaç duyduğu konu ve kazanımları belirlemeyi amaçlıyor. Öğrencinin yanlış yaptığı, boş bıraktığı veya zorlandığı sorular analiz edilerek hangi alanlarda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyduğu tespit ediliyor. Böylece deneme sınavının ardından öğrencinin karşısına yalnızca “kaç net yaptım?” sonucu çıkmıyor. Asıl soru, “Neyi bilmiyorum ve bundan sonra ne çalışmalıyım?” haline geliyor. Deneme sınavı bitiyor, öğrenme süreci yeniden başlıyor LOOP’un çalışma modelinin merkezinde öğrencinin sınavlardan elde edilen performans verileri yer alıyor. Deneme sınavındaki yanlışlar, boş bırakılan sorular ve konu-kazanım bazındaki sonuçlar değerlendirilerek öğrenciye özgü bir öğrenme haritası oluşturuluyor. Analiz sonucunda sistem, öğrencinin zaten yeterli olduğu konular yerine gelişime ihtiyaç duyduğu alanlara odaklanıyor. Böylece öğrencinin yüzlerce soruyu rastgele çözmesi yerine, kendi eksiklerine yönelik sorularla çalışması hedefleniyor. Edit Dijital Ürün Geliştirme ve Ar-Ge Direktörü Abdurrahman Karaman, LOOP’un temel yaklaşımını öğrencinin kendi hatalarından öğrenmesi fikri üzerine kurduklarını belirtiyor. Karaman’a göre öğrencinin yaptığı bir hata yalnızca sınavdaki kayıp puanı değil, aynı zamanda sonraki öğrenme adımını belirleyebilecek önemli bir veriyi de temsil ediyor. Analiz sonucu kişiye özel kitaba dönüşüyor LOOP’un öne çıkan özelliklerinden biri de öğrencinin sınav analizinin yalnızca dijital bir rapor olarak kalmaması. Sistem tarafından belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda öğrenciye özel basılı bir çalışma kitabı hazırlanıyor. Ortaya çıkan kitap, standart bir soru bankasından farklı olarak öğrencinin kendi sınav geçmişinden ve öğrenme eksiklerinden hareketle şekilleniyor. Bir öğrencinin matematikte belirli bir kazanıma, başka bir öğrencinin ise Türkçede farklı bir konuya ağırlık vermesi gerekiyorsa hazırlanan içerik de buna göre değişiyor. Böylece kitap öğrencinin programa uyum sağlamasını beklemek yerine, öğrencinin öğrenme ihtiyacına göre biçimleniyor. Öğrencinin yanlışı, eksiği ve çalışma ihtiyacı kendi kitabının içeriğini belirliyor. “Öğrencinin hatası öğrenme verisidir” LOOP yaklaşımında hata, yalnızca başarısızlığın göstergesi olarak görülmüyor. Öğrencinin yanlış yaptığı bir soru; hangi konuda zorlandığı, hangi kazanımı tam olarak öğrenemediği ve hangi noktaya yeniden dönmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları taşıyor. Bu nedenle sistem, hatayı öğrenme sürecinin sonu olarak değil yeni bir çalışma döngüsünün başlangıcı olarak değerlendiriyor. LOOP’un ortaya koyduğu öğrenme modeli şu döngü üzerinden ilerliyor: Ölç → Hatanı Gör → Eksikliğini Belirle → Çalış → Yeniden Ölç Bu döngü tekrarlandıkça öğrencinin gelişiminin daha somut biçimde takip edilmesi ve çalışma sürecinin bireyselleştirilmesi amaçlanıyor. Yapay zekâ ve ölçme-değerlendirme aynı sistemde buluşuyor Edit Dijital’in ölçme-değerlendirme ve kişiselleştirilmiş soru bankası alanındaki çalışmalarının devamı niteliğindeki LOOP, sınavlardan elde edilen dijital verinin doğrudan eğitim materyaline dönüşmesini sağlıyor. Sistem, öğrenci performansının analiz edilmesi ve bu sonuçlara göre içerik oluşturulması sürecinde veri analitiği ve yapay zekâ destekli yaklaşımlardan yararlanıyor. Bu yönüyle LOOP, yapay zekânın eğitimde yalnızca soru üretmek veya sınav uygulamak için değil, öğrencinin sonraki öğrenme adımını belirlemek amacıyla da kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Amaç, sınav sonucunu yalnızca bir puan veya sıralama olarak bırakmak yerine öğrencinin önündeki çalışma sürecini şekillendiren bir yol haritasına dönüştürmek. Öğretmenler için de öğrenciyi tanımanın yeni bir yolu Kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımı yalnızca öğrencinin bireysel çalışma sürecini değiştirmiyor. Sınavlardan elde edilen ayrıntılı performans verileri, öğretmenlerin öğrencilerin güçlü ve gelişime açık yönlerini daha net biçimde görmesine de yardımcı olabiliyor. Bir sınıftaki öğrencilerin tamamının aynı konuda ve aynı seviyede olmadığı düşünüldüğünde, her öğrencinin ihtiyacını ayrı ayrı belirlemek öğretmen açısından önemli bir zaman ve emek gerektiriyor. LOOP yaklaşımında ise ölçme-değerlendirme sonucunda elde edilen veriler, öğrenciler arasındaki farklılıkların daha görünür hale gelmesini sağlıyor. Böylece öğretmenin pedagojik kararlarını destekleyebilecek yeni bir veri kaynağının ortaya çıkması hedefleniyor. Amaç daha fazla soru değil, doğru soruyu çözmek Eğitimde başarı uzun yıllardır öğrencinin çözdüğü soru sayısıyla ilişkilendiriliyor. Kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımı ise bu anlayışa farklı bir noktadan yaklaşıyor: Önemli olan öğrencinin kaç soru çözdüğü mü, yoksa gerçekten ihtiyacı olan soruları çözüp çözmediği mi? LOOP’un temel iddiası da burada ortaya çıkıyor. Öğrencinin zaten bildiği konulardaki yüzlerce soruyu tekrar tekrar çözmesi yerine, sınav sonuçlarından hareketle eksik olduğu alanlara yoğunlaşması hedefleniyor. Bu nedenle LOOP yalnızca kişiye özel bir kitap değil, aynı zamanda öğrencinin her yeni sınav sonucuyla yeniden şekillenebilen bir öğrenme döngüsü olarak konumlanıyor. Kişiselleştirilmiş eğitimde yeni dönem Edit Dijital Ürün Geliştirme ve Ar-Ge Direktörü Abdurrahman Karaman’a göre, eğitim teknolojilerinin önümüzdeki dönemdeki önemli başlıklarından biri öğrencilerin bireysel öğrenme ihtiyaçlarının doğru biçimde tespit edilmesi olacak. Yapay zekâ, veri analitiği ve ölçme-değerlendirmenin birlikte kullanılması; hem öğrencilerin kendi öğrenme süreçlerini daha iyi tanımasına hem de öğretmenlerin öğrencilerin gelişimini daha yakından takip edebilmesine imkân sağlayabilir. Edit Dijital’in LOOP girişimi de bu dönüşümün Türkiye’deki örneklerinden biri olmayı hedefliyor. Çünkü sistemin arkasındaki düşünce, teknoloji kadar basit bir eğitim yaklaşımına dayanıyor: Her hata, doğru analiz edildiğinde yeni bir öğrenme fırsatına dönüşebilir. Ve kişiselleştirilmiş eğitimin geleceğinde öğrencinin doğru yaptığı sorular kadar, yanlış yaptığı sorulardan ne öğrendiği de belirleyici olabilir.

LGS tercih süreci başlıyor Haber

LGS tercih süreci başlıyor

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan 2026 tercih ve yerleştirme kılavuzuna göre adaylar, tercihlerini 24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 17.00’ye kadar yapabilecekler. Tercih takvimi netleşti Öğrencilerin ve velilerin merakla beklediği yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar 5 Ağustos 2026 tarihinde ilan edilecek. Yerleştirme sonuçlarının ardından 1. nakil tercih başvuruları 5 - 7 Ağustos 2026'da başlayacak sonuçlar 10 Ağustos'ta açıklanacak. 2. nakil tercih süreci 10 - 12 Ağustos 2026'da başlayacak ve sonuçlar 14 Ağustos'ta açıklanacak. Tercih nasıl yapılır? Tercih işlemleri e-Okul sistemi (e-okul.meb.gov.tr) üzerinden veya herhangi bir ortaokul müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilebilecek. Elektronik ortamda yapılan tercihlerin geçerli sayılabilmesi için okul müdürlüklerine onaylatılması zorunludur; onaylanmayan tercihler değerlendirmeye alınmayacaktır. 20 Okulu tercih hakkı verilecek Öğrenciler; yerel yerleştirme, merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar olmak üzere üç grupta tercih yapabilecekler. Öğrenciler ilk olarak yerel yerleştirme ekranından tercih yapmalıdır. En fazla 5 okul seçilebilir ve ilk üç tercihin kayıt alanından seçilmesi zorunludur. Aynı okul türünden en fazla üç okul tercih edilebilir. Yerel yerleştirme ekranını tamamlayan adaylar, merkezi sınavla öğrenci alan okullardan en fazla 10 okul seçebilir. Pansiyonlu okullardan ise adaylar en fazla 5 adet seçebilir. Öğrenciler, bu üç grubun toplamında en fazla 20 okul tercih etme hakkına sahiptir. Ancak özel okullara veya yetenek sınavıyla öğrenci alan kurumlara kesin kayıt yaptıran öğrencilerin tercih ekranı açılmayacaktır. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

LGS tarih oluyor: Yerine KGS geliyor Haber

LGS tarih oluyor: Yerine KGS geliyor

Ortaokuldan liseye geçişte yıllardır uygulanan Liselere Geçiş Sistemi’nde köklü bir değişikliğe gidiliyor. Milli Eğitim Bakanlığı, LGS kapsamındaki merkezi sınavı kaldırarak yerine Kademeler Arası Geçiş Sınavı (KGS) adını taşıyan yeni bir sınav sistemini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Yapılan açıklamalara göre KGS, 2028 yılından itibaren yürürlüğe girecek. LGS kaldırılıyor, KGS geliyor Mevcut sistemde merkezi sınavla öğrenci alan liselere yerleşim LGS puanı üzerinden yapılırken, yeni dönemde bu rolü KGS üstlenecek. Bakanlık kaynakları, KGS’nin yalnızca test başarısını değil, öğrencinin kazanımlarını daha bütüncül şekilde ölçmeyi hedeflediğini vurguluyor. KGS nedir, nasıl uygulanacak? Kademeler Arası Geçiş Sınavı (KGS), ortaokuldan liseye geçişte merkezi yerleştirmeye esas olacak. Sınavın soru yapısının, ezbere dayalı klasik test sisteminden uzaklaşılarak; yorumlama, analiz ve kazanım temelli ölçme anlayışıyla hazırlanacağı belirtiliyor. Yeni müfredata uyumlu sınav KGS, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda hazırlanan yeni müfredatla uyumlu olacak. Ortaokul kademesinde bu modele 2028 itibarıyla tam geçiş planlandığı için, sınav sisteminin de eş zamanlı olarak yenilenmesi hedefleniyor. Öğrenci ve veliler için kritik takvim 2027 ve öncesinde sınava girecek öğrenciler için LGS sistemi geçerliliğini koruyacak. 2028 ve sonrasında ortaokuldan mezun olacak öğrenciler ise KGS kapsamında sınava girecek. Geçiş sürecinde müfredat ve sınav hazırlıkları kademeli olarak yürütülecek. Eğitim camiasında geniş yankı uyandıran bu değişiklikle birlikte, liselere geçişte ölçme ve değerlendirme anlayışında yeni bir dönemin başlaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MEB’den milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren yeni karar! Haber

MEB’den milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren yeni karar!

Ara tatile sayılı günler kala alınan karar, eğitim anlayışında köklü bir değişime işaret ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin değerlendirilme biçiminde kapsamlı bir dönüşüme gitti. Yeni uygulamayla birlikte öğrencilerin başarısı yalnızca not ortalamalarıyla değil, yıl boyunca gösterdikleri sosyal, duygusal ve kişisel gelişimle birlikte ele alınacak. Kademeli olarak hayata geçirilen sistem, karne dönemine yeni bir içerik kazandırıyor. Notların yanına gelişim raporu eklendi “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında hazırlanan düzenleme doğrultusunda, geleneksel karnelere ek olarak “beceri ve gelişim raporu” uygulaması başlatıldı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci imzasıyla tüm illere gönderilen resmi talimatla, okullar öğrencilerin akademik durumunun yanı sıra kişisel gelişimlerini de raporlayacak. Veliler çocuklarının güçlü ve zayıf yönlerini daha net görecek Yeni raporlar sayesinde veliler, çocuklarının hangi alanlarda öne çıktığını ve hangi konularda desteklenmesi gerektiğini daha somut verilerle takip edebilecek. Bakanlık, bu uygulamayla ailelerin eğitim sürecine daha bilinçli şekilde dahil olmasını ve öğrencilerin çok yönlü gelişiminin izlenmesini hedefliyor. Uygulama kademeli olarak genişletiliyor Beceri ve gelişim raporları halihazırda okul öncesi eğitim kurumları ve ilkokul birinci sınıflarda uygulanıyor. İlkokul ikinci sınıflarda da sistemin takibi sürerken, ortaokul ve lise düzeyinde bu yıl geçiş süreci yaşanıyor. Ortaokul 5 ve 6. sınıflar ile lise hazırlık, 9 ve 10. sınıf öğrencileri bu dönemde yalnızca geleneksel karnelerini alacak. İkinci dönemden itibaren kapsam genişleyecek Eğitim öğretim yılının ikinci döneminin sonunda ise ortaokul ve lise kademesindeki öğrenciler de karneleriyle birlikte gelişim raporlarına kavuşacak. Öğretmenler, yıl boyunca işlenen tema ve kazanımlar doğrultusunda öğrencilerin gelişimini sisteme kaydederek bu raporların temelini oluşturacak. Eğitimde sınav odaklı anlayıştan uzaklaşma hedefleniyor Milli Eğitim Bakanlığı, yeni sistemle öğrencilerin yalnızca sınav sonuçlarıyla değil; karakter gelişimi, sosyal becerileri ve öğrenme süreciyle birlikte değerlendirilmesini amaçlıyor. Uygulamanın, eğitimde daha bütüncül ve uzun vadeli bir yaklaşımın kapısını aralaması bekleniyor.

Velilerin merakla beklediği karar netleşti! Haber

Velilerin merakla beklediği karar netleşti!

Çocuğunu özel okullarda okutmayı planlayan milyonlarca yurttaşın yakından izlediği ücret artışlarıyla ilgili yeni tablo ortaya çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Aralık ayı enflasyon verilerinin ardından, özel okullarda uygulanabilecek tavan zam oranları belirlendi. Böylece gelecek eğitim yılında velilerin karşılaşabileceği en yüksek artış oranları netleşmiş oldu. Hesaplama yöntemi değişti, tavan aşağı çekildi 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle birlikte özel okul ücretlerindeki zam hesabı da değişti. Önceki uygulamada TÜFE ve ÜFE ortalamasına 5 puan eklenirken, yeni sistemde bu ortalama 1,05 katsayısı ile çarpılarak hesaplanıyor. Yapılan değişiklik, zam üst sınırının daha düşük seviyede oluşmasına yol açtı. Sınıf bazlı tavan oranlar belirlendi Açıklanan verilere göre 2026–2027 eğitim ve öğretim yılında özel okullarda uygulanabilecek tavan zam oranları sınıf düzeyine göre farklılık gösterecek. Buna göre anasınıfı ile 1., 5. ve 9. sınıflarda ücret artışı yüzde 43,92 ile sınırlandırıldı. Ortaokul ve lise kademelerinde ise tavan oran yüzde 30,74 olarak belirlendi. Kitap ve kırtasiyede sınır enflasyonla sınırlı Eğitim hizmeti dışındaki kalemlerde de üst sınır uygulaması devam ediyor. Kitap ve kırtasiye gibi ek ücretlerde yapılacak artışlar, en fazla enflasyon oranı kadar olabilecek. Bu kalemlerde belirlenen tavan zam oranı yüzde 29,28 oldu. İlk kez kayıt alınan sınıflar için özel düzenleme Milli Eğitim Bakanlığı, bu yıl birinci, beşinci ve dokuzuncu sınıflar için ilk kez ayrı bir üst sınır uygulamasını hayata geçirdi. Buna göre bu sınıflarda yapılacak ücret artışı, enflasyon oranının yüzde 50 fazlasını geçemeyecek. Belirlenen oranlarla birlikte özel okullar, 2026–2027 eğitim ve öğretim yılında ücretlendirmelerini bu tavanların üzerinde yapamayacak. Veliler açısından yeni dönemde bütçe planlamasının bu çerçevede şekillenmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.