SON DAKİKA

#Otopsi

HABER DEĞER - Otopsi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otopsi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski MİT görevlisi  Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor Haber

Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor

Silivri'deki üpheli ölüme ilişkin feth-i kabir işlemi Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma derinleşerek devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin tespiti ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması amacıyla bugün feth-i kabir işlemi gerçekleştiriliyor. Adli Tıp Kurumu bünyesinde 3 adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan uzman ekip tarafından yürütülen çalışmada; mezardan alınacak kemik, toprak ve doku numunelerinin yanı sıra ceza infaz kurumu kamera kayıtları, 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtları ve hastane belgeleri de incelemeye alındı. Bu kapsamda cezaevindeyken kendisine farklı bir ilaç verilip verilmediği de araştırılıyor. Elde edilecek verilerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu tarafından kapsamlı bir mütalaa hazırlanacak. Soruşturma kapsamında iki dalga operasyon Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada operasyonlar peş peşe geldi. İlk dalgası 7 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirilen operasyonda, o dönem cezaevinde görev yaptığı belirtilen 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 10’u yakalanırken bir kişinin yurt dışında firari olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan 10 şüpheliden, olay tarihinde jandarma eri olarak görev yaptığı belirtilen bir kişi tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturmanın ikinci dalgasında ise aralarında bir kameraman, bir muhabir ve sağlık çalışanlarının da yer aldığı 9 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Kaşif Kozinoğlu’nun kritik bir devlet görevlisi olduğuna dikkat çekerek, "Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Oyuncu Serhat Mustafa Kılıç evinde ölü bulundu Haber

Oyuncu Serhat Mustafa Kılıç evinde ölü bulundu

Evinde hareketsiz halde bulundu Türk tiyatrosu ve sinemasının usta isimlerinden Serhat Mustafa Kılıç, İstanbul'un Kağıthane ilçesindeki evinde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Edinilen bilgilere göre, perşembe gününden bu yana kendisinden haber alamayan kız arkadaşı Özlem E. (50), durumdan endişe ederek saat 17.00 sıralarında oyuncunun Nurtepe Mahallesi’ndeki evine gitti. Kapının çalınmasına rağmen yanıt alınamaması üzerine yanında bulunan yedek anahtarla içeri giren Özlem E., Kılıç’ı salondaki tekli koltukta oturur vaziyette hareketsiz buldu. Sağlık ekiplerine yapılan ihbarın ardından adrese sevk edilen ekipler, ünlü oyuncunun hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri inceleme ekiplerinin ve Kağıthane Asayiş Büro Amirliği'nin evdeki çalışmalarının ardından Kılıç’ın cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, Kılıç'ın göz çevresi ile kollarında ve bacaklarında morluklar olduğu tespit edildi; ancak vücudunun herhangi bir yerinde kesici alet yarası, açık darp veya cebir izine rastlanmadı. Bir süredir lenf kanseri tedavisi gördüğü bilinen oyuncunun, bu rahatsızlığın yanı sıra son dönemde aşırı alkol tüketimiyle mücadele ettiği bilgisine ulaşıldı. Kesin ölüm sebebi otopsi raporunun ardından netlik kazanacak. Serhat Mustafa Kılıç kimdir? 8 Temmuz 1975 tarihinde Ankara'da dünyaya gelen Serhat Mustafa Kılıç, aslen Malatyalıdır. Tiyatro eğitimine 1994 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde burslu olarak başlayan sanatçı, 1998 yılında bu okuldan yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Kariyeri boyunca pek çok prestijli kurumda sahne alan Kılıç; Ankara Sanat Tiyatrosu, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, Erzurum Devlet Tiyatrosu ve İstanbul Şehir Tiyatroları'nda görev yaptı. 2009-2010 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen ve kapalı gişe oynayan "İntiharın Genel Provası" adlı oyundaki dört farklı karakteri canlandırmasındaki başarısıyla 14. Afife Tiyatro Ödülleri'nde "Yılın En Başarılı Müzikal ve Komedi Erkek Oyuncusu" adaylığına layık görüldü. Tiyatronun yanı sıra sinema ve televizyon projelerinde de unutulmaz karakterlere hayat veren sanatçı, yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı ve Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan 2014 yapımı Kış Uykusu filmindeki "İmam Hamdi" karakteriyle büyük bir çıkış yakalamış ve 47. SİYAD Ödülleri'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" adaylığı elde etmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi Haber

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi

Fethi kabir ve şüpheli ölüm soruşturması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma derinleşiyor. Eylül 2016'da vefat eden Denizolgun'un ölümünün ve otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna yönelik iddialar üzerine Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri gereğince fethi kabir kararı alınmıştı. Karar doğrultusunda 19 Ağustos'ta mezar açılmış, Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından alınan örneklerin incelenmesinin ardından örnekler 20 Ağustos'ta yeniden defnedilmişti. Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, otopsi işlemlerinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti. Mezardan çıkarılan örnekler raporlama için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilirken, adli süreç çok yönlü olarak devam ediyor. Doktoru Nurettin Demirkol gözaltına alındı Yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren ve Denizolgun’un doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli Demirkol, savcılık talimatıyla adliyeye sevk edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir" Haber

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir"

10 yıl sonra gelen kritik bilirkişi raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dengeleri değiştiren bir gelişme yaşandı. Dosyaya giren 25 Ağustos 2026 tarihli yeni bilirkişi raporu, aradan geçen 10 yılın ardından eski otopsi kararlarını ve "doğal ölüm" tanısını tartışmaya açtı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan rapor; 2016 yılına ait 145 otopsi fotoğrafı, otopsi video kayıtları, dönemin adli tıp raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve fethi kabir işlemlerine ait belgelerin tamamını kapsamlı bir şekilde inceledi. Otopsi görüntülerinde 4 ayrı ekimoz tespit Eedildi Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri, yeniden incelenen otopsi fotoğraf ve videolarından elde edildi. Uzman bilirkişi, Denizolgun’un sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4x6 santimetre, 3x5 santimetre, 2x4 santimetre ve 1x2 santimetre boyutlarında 4 ayrı ekimotik alan (ekimoz) belirledi. Bu izlerin altındaki dokularda da kanama tespit edilmesi, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini net bir şekilde ortaya koydu. "Göğse dizle basılıp ağız ve burun yastıkla kapatılmış olabilir" Bilirkişi raporunda, lezyonların büyüklükleri ve göğüsteki yerleşim yerleri göz önüne alınarak ölüm mekanizmasına dair şu çarpıcı değerlendirme yapıldı: Bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle baskı uygularken ağız ve burnunu bir yastıkla kapatmak suretiyle nefessiz bırakmış olması mümkündür. Rapor, bu senaryonun kesin ölüm mekanizması olduğunu iddia etmese de, mevcut görüntüler üzerinden maktulün bu şekilde kasten öldürüldüğü ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak kesinlikle dışlanamayacağını vurguladı. Ayrıca 2016 yılında verilen "doğal ölüm" kararının "adli tıbbi eksiklik" içerdiği, ölümün travmatik olmayan beyin kanamasına bağlı olduğunu kanıtlayacak yeterli ve objektif verinin bulunmadığı kayda geçirildi. Ağır metal bulguları ve soruçturmanın genişletilmesi 2016 yılındaki otopsi toksikolojisinde dokularda ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı ancak miktarları raporda belirtilmediği için zehirlenme veya beyin kanamasına etki edip etmediğinin mevcut verilerle tam olarak değerlendirilemediği ifade edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni bilirkişi raporundaki bu sarsıcı tespitlerin ardından soruşturmanın kapsamını genişleterek Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında dosyayı ilk etapta "Adam Öldürme" suçu kapsamında ele almaya başladı. Süreç nasıl gelişti? Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı belirtilmişti. Karar doğrultusunda; Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmişti. Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından yeniden kabre konulmuştu. Fethi kabirden elde edilen bu yeni numunelerin ve otopsi şahit numunelerinin analiz edilerek Adli Tıp Kurumu 1. ve 5. İhtisas Kurullarının müşterek değerlendirme yapmasının, ölüm nedeninin kesin olarak aydınlatılmasında kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Dürdane Kırçuval hayatını kaybetti Haber

Gazeteci Dürdane Kırçuval hayatını kaybetti

Türk basın camiasının tanınan isimlerinden, uzun yıllardır muhabirlik, yöneticilik ve temsilcilik görevlerinde bulunan gazeteci Dürdane Kırçuval 55 yaşında vefat etti. Habertürk TV programcısı Kerem Kırçuval'ın eşi olan deneyimli gazetecinin, ailesiyle birlikte tatil için gittiği Yunanistan'ın Kavala şehrinde aniden rahatsızlanarak kalp krizi geçirdiği öğrenildi. Kırçuval'ın naaşının perşembe günü Türkiye'ye getirilmesinin ardından yapılacak otopsi işlemlerini müteakip son yolculuğuna uğurlanacağı bildirildi. Mesleki kariyeri Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü'nden mezun olan Dürdane Kırçuval, mesleğe Akdeniz Haber Ajansı (AK Ajans) bünyesinde adım attı. Kariyeri boyunca Ekonomik Panorama Dergisi, Ulusal Basın Ajansı (UBA), Cumhuriyet, Anadolu Ajansı, Dünya ve Hürriyet gibi köklü yayın organlarında görev yaptı. Çalışma hayatı, ekonomi, yargı ve siyasi parti muhabirliğinde uzmanlaşan Kırçuval, uzun yıllar Başbakanlık ve Parlamento muhabiri olarak görev üstlendi; ayrıca Dünya ile Hürriyet gazetelerinin yazı işleri kadrolarında bulundu. 2020 yılından bu yana ANKA Haber Ajansı'nın İstanbul Temsilciliği görevini yürüten Kırçuval, Türk basınında iz bırakan nitelikli haberlere imza attı. Eski Başbakan Tansu Çiller'in mal varlığını konu edinen "Annesinin çıkınından çıkan servet" başlıklı haberiyle Yolsuzlukla Mücadele Derneği tarafından "Onur" belgesine layık görülen Kırçuval, TBMM'deki "Ceylan Derisi Yolsuzluğu" çalışmasıyla da prestijli Bülent Dikmener Haber Ödülü'nü kazanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rusya'da dron saldırısına uğrayan gemi İstanbul'da demir attı Haber

Rusya'da dron saldırısına uğrayan gemi İstanbul'da demir attı

Rusya karasularında dron saldırısına uğrayan Panama bandıralı ASOMATOS isimli ticari gemi, olayın ardından İstanbul açıklarına demirledi. Saldırıda Endonezyalı olduğu değerlendirilen bir gemi personeli hayatını kaybederken, olayla ilgili Türk makamları devreye girdi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Başsavcılık soruşturma başlattı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Rusya karasularında dron saldırısına uğrayan Panama bandıralı ASOMATOS isimli ticari gemiye ilişkin soruşturma başlattı. Saldırıda gemi personelinden bir kişinin yaşamını yitirmesinin ardından Türkiye karasularına girerek Sarıyer açıklarına demirleyen gemide olay yeri inceleme ve delil toplama çalışmaları başlatıldı. Gemi Sarıyer açıklarına demir attı Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, ASOMATOS isimli ticari gemi 16 Temmuz 2026 tarihinde Rusya Devleti karasularında çok sayıda dron saldırısına maruz kaldı. Saldırının ardından seyrine devam eden gemi, 17 Temmuz'da Türkiye Cumhuriyeti karasularına girerek Sarıyer Kısırkaya Plajı'nın yaklaşık 3 deniz mili açığında demirledi. Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın, saldırıda gemi personelinden bir kişinin hayatını kaybettiğini Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirmesi üzerine adli soruşturma başlatıldı. Savcı ve inceleme ekibi gemiye çıktı Başsavcılık, yaşamını yitiren ve Endonezya Cumhuriyeti vatandaşı olduğu değerlendirilen gemi personelinin naaşı üzerinde ölü muayenesi ve otopsi işlemlerinin yapılması ile gemide olay yeri inceleme ve delil tespit çalışmalarının yürütülmesi amacıyla Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekibini deniz yoluyla gemiye gönderdi. Gemide 24 personel bulunuyordu İlk belirlemelere göre gemide toplam 24 personel bulunuyordu. Bunların 3'ünün Rus liman görevlisi, 3'ünün Yunanistan, 4'ünün Mısır ve 14'ünün Endonezya Cumhuriyeti vatandaşı olduğu bildirildi. Ayrıca geminin 4 bin 751 metrik ton buğday taşıdığı ve makine sistemlerinde herhangi bir arıza bulunmadığı ifade edildi. Üç ayrı dron hedef aldı Başsavcılığın aktardığı ilk bilgilere göre gemi, Rusya'nın Kavkaz Bölgesi açıklarında yükleme sırası beklediği sırada 17 Temmuz saat 00.30'dan itibaren peş peşe dron saldırılarına hedef oldu. İlk dronun geminin sancak tarafına isabet ettiği, ikinci dronun baca ile güverteye çarparak sancak tarafındaki yaşam mahallinde hasara yol açtığı, üçüncü dronun ise geminin 3 numaralı vincine isabet ettiği belirtildi. Saldırıların ardından geminin, Kavkaz Trafik Kontrol Merkezi'nin yönlendirmesiyle güneye doğru seyrine devam ettiği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bu hafta vizyonda neler var? Temmuz 2026 sinema rehberi Haber

Bu hafta vizyonda neler var? Temmuz 2026 sinema rehberi

Temmuz ayının ilk haftasında salonlara adım atan yapımlar; korkudan komediye, psikolojik gerilimden dönem dramalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. İşte bu hafta vizyona giren filmlerin detaylı incelemesi: Minyonlar maceraya atılıyor Pierre Coffin ve Patrick Delage’in yönetmen koltuğunda oturduğu Minyonlar ve Canavarlar, tüm dünyanın sevgilisi olan sarı karakterleri bu kez klasik canavar mitleriyle buluşturuyor. Frankenstein'dan Drakula'ya kadar uzanan bu karanlık dünyayı "Minyonlar iyi niyetli sakarlıkları ve kendilerine özgü dilleriyle beklenmedik bir komedi alanına dönüştürüyor." Ailecek izlenebilecek haftanın en renkli seçeneği olarak öne çıkıyor. Morgda gerilim: Otopsi Jeremiah Kipp’in yönettiği Otopsi, popüler korku video oyunundan beyaz perdeye uyarlanıyor. "Soğuk, klostrofobik morg atmosferi ve geçmiş travmalarla iç içe geçen hikaye" ile türün meraklılarına hitap eden film, stajyer bir adli tıpçının gece yarısı morgda yaşadığı kabusu anlatıyor. Film, safkan korku ve kapalı alan gerilimi arayanlar için sert bir deneyim vadediyor. Yerli korku diriliyor: Ölünün Laneti Aziz Özuysal imzalı Ölünün Laneti, yerli korku sinemasının sevilen temaları olan define arayışı ve köy mitolojilerini bir araya getiriyor. Yıllar önce terk edilmiş bir köy evine giren bir grup arkadaşın, "köyün tarihinde yarım kalmış karanlık bir ayinin izlerini tetikleyerek" içine düştükleri çıkmazı anlatan film, klostrofobik bir atmosfer kurmayı hedefliyor. Psikolojik geriliminsinema tasviri: Uyurgezer Brandon Auman’ın yönettiği Uyurgezer, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan genç bir annenin hikayesini konu alıyor. Film, "gerçeklik ile kabus arasındaki sınırın giderek belirsizleştiği" anlarla, zeka oyunları içeren psikolojik gerilim severlere hitap ediyor. Claire karakterinin kendi bilinçaltıyla yüzleşme çabası, izleyiciyi karanlık bir drama sürüklüyor. Gençlik, müzik ve protesto ile Dalga Oscar ödüllü yönetmen Sebastián Lelio'nun imzasını taşıyan Dalga, gençliğin kolektif enerjisini müzikal bir dille perdeye taşıyor. Güney Amerika kıyılarında geçen film, "toplumsal protestoların ortasında yolları kesişen üç genç kadının hikayesine" odaklanarak, adalet arayışlarını dans ve sokak tiyatrosuyla anlatıyor. Festival sineması tutkunları için haftanın en ritmik yapımı. Dönem estetiğini yaşatan: Virginia Woolf’tan Gece ve Gündüz Tina Gharavi tarafından yönetilen ve Virginia Woolf’un 1919 tarihli romanından uyarlanan Virginia Woolf’tan Gece ve Gündüz, Edward dönemi Londra’sının sofistike atmosferini yansıtıyor. "Bağımsız ve zeki Katharine'in ailesinin prestijli bir evlilik beklentisiyle kendi arzuları arasında sıkışmasını" anlatan film, edebiyat uyarlamalarını ve dönem filmi estetiğini seven izleyiciler için haftanın en rafine alternatifi konumunda. Sinema planı yapacaklara not Temmuz 2026, yeni yapımların yanı sıra nostaljik yeniden gösterimlerle de dikkat çekiyor. Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok ve Ölümlü Dünya gibi sevilen filmleri dev perdede tekrar keşfetmek isteyenler için salonlar hareketli. Sinema biletlerinizi almadan önce yaş sınırlarını ve film türlerini kontrol etmeyi unutmayın; zira bu ayki seçkide hem çok neşeli animasyonlar hem de oldukça sert slasher türü korku filmleri yan yana yer alıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.