SON DAKİKA

#Otopsi

HABER DEĞER - Otopsi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otopsi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Kongre Merkezi'ndeki konserde iki genç yaşamını yitirdi: Vali Davut Gül nedenini açıkladı Haber

İstanbul Kongre Merkezi'ndeki konserde iki genç yaşamını yitirdi: Vali Davut Gül nedenini açıkladı

Şişli'de bulunan İstanbul Kongre Merkezi'nde dün gerçekleştirilen "Unreal x Jeton" isimli müzik etkinliğinde trajik bir olay yaşandı. Etkinliğe katılan 29 yaşındaki Furkan Aksu, 24 yaşındaki Mahmud Sami Ramazanoğlu ve 33 yaşındaki Tuğrul M. saat 03.15 sıralarında birdenbire fenalaştı. Çevredekilerin durumu ihbar etmesi üzerine adrese hızla sevk edilen sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından 3 kişiyi Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. İki kişi kurtarılamadı, bir hastanın durumu kritik Hastanede yoğun bakıma alınan gençlerden Furkan Aksu ve Mahmud Sami Ramazanoğlu yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yoğun bakımda tedavisi süren Tuğrul M.’nin ise hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Yaşamını yitiren gençlerin cenazeleri, kesin ölüm nedenlerinin belirlenebilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Vali Gül açıkladı Olayın ardından yürütülen adli ve tıbbi incelemeler hakkında basına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül, fenalaşma vakalarının ve yaşanan can kayıplarının arkasındaki nedeni açıkladı. Yapılan otopsi ve adli tıp tetkiklerine işaret eden Vali Gül, şu ifadeleri kullandığı açıklamayı yaptı: "Konsere giden 3 vatandaşımız farklı uyuşturucular kullanmışlar. Bunlar adli tıp raporunda tespit edildi. Uyuşturucudan kaynaklı bir ölüm hadisesi. Ölüm ve yaralı olduğu için adli süreç sürüyor." Güvenlik güçlerinin olay yerinde ve organizasyon genelinde yaptığı ilk incelemelerde, saat 21.00 ile 04.00 arasında düzenlenen etkinliğe yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı, 18 yaş sınırı uygulandığı ve alanda alkol satışı yapıldığı tespit edildi. Organizasyon firmasının gerekli yasal izin ve belgelere sahip olduğu belirlenirken, polis ekipleri ölüm olaylarıyla bağlantılı uyuşturucu temini ve satışı ihtimaline karşı adli inceleme başlattı. Facianın ardından konser alanı boşaltıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan Denizolgun soruşturmasında kayıp  telefon çelişkisi: Kardeş ve yeğene dava açıldı Haber

Eski Bakan Denizolgun soruşturmasında kayıp telefon çelişkisi: Kardeş ve yeğene dava açıldı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz'daki evinde ölü bulunmasıyla kapanan dosya, yeni deliller ve iddialar ışığında yeniden yargı gündemine taşındı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan kapsamlı soruşturma sonucunda; eski bakanın özel doktoru Nurettin Demirkol, kız kardeşi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş, yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ve üç Adli Tıp Kurumu (ATK) görevlisinin de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında 3 ayrı kamu davası açıldı. Delil niteliğindeki cep telefonu kayıp Hazırlanan iddianamenin en çarpıcı başlıklarından birini, eski bakanın ölümünün ardından olay yerinden alınan ancak daha sonra izine ulaşılamayan cep telefonu oluşturdu. Olay yerinde parmak izi incelemesi yapıldıktan sonra muhafaza altına alınan cihazın, mahkeme kararıyla Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e teslim edildiği belirlendi. Tanık sıfatıyla ifadesine başvurulan avukat Abdurrahim Çelik, tereke eşyalarını bir çuval içerisinde teslim aldığını, içerisindeki eşyalara tek tek bakmadığını ancak eşya listesinin bulunduğunu belirtti. Çelik, çuvalı Hilmi Tuna Kuriş’in yönlendirmesiyle Kısıklı'daki eve götürerek orada çalışan bir kişiye teslim ettiğini ifade etti. 2026 soruşturmasında cihaza ulaşılamadı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka bir soruşturma kapsamında cihaz yeniden gündeme geldi. Arama tutanaklarında telefonun yer almaması üzerine IMEI bilgileri ve fotoğrafları emniyete gönderildi; ancak 30 Eylül tarihli tutanakla eski bakana ait telefonun hiçbir yerde bulunamadığı resmen kayda geçirildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, ortadan kaybolan bu telefonda yer alan mesajların, fotoğrafların ve notların "kasten öldürme" suçundan yürütülen soruşturma bakımından kritik deliller içerebileceği vurgulandı. Cihazın yok edilmesinin TCK 281/1 maddesinde düzenlenen "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme" suçunu oluşturduğu belirtilerek, sanıkların 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Feth-i Kabir ve diğer suçlamalar Soruşturma kapsamında daha önce Denizolgun'un mezarında feth-i kabir işlemi yapılarak örnekler alınmış, ilk rapordaki çelişkiler ve otopsi sürecindeki usulsüzlükler mercek altına alınmıştı. Bu doğrultuda; özel doktor Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan dava açılırken, Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yasal işlem başlatıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski MİT görevlisi  Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor Haber

Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor

Silivri'deki üpheli ölüme ilişkin feth-i kabir işlemi Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma derinleşerek devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin tespiti ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması amacıyla bugün feth-i kabir işlemi gerçekleştiriliyor. Adli Tıp Kurumu bünyesinde 3 adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan uzman ekip tarafından yürütülen çalışmada; mezardan alınacak kemik, toprak ve doku numunelerinin yanı sıra ceza infaz kurumu kamera kayıtları, 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtları ve hastane belgeleri de incelemeye alındı. Bu kapsamda cezaevindeyken kendisine farklı bir ilaç verilip verilmediği de araştırılıyor. Elde edilecek verilerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu tarafından kapsamlı bir mütalaa hazırlanacak. Soruşturma kapsamında iki dalga operasyon Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada operasyonlar peş peşe geldi. İlk dalgası 7 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirilen operasyonda, o dönem cezaevinde görev yaptığı belirtilen 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 10’u yakalanırken bir kişinin yurt dışında firari olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan 10 şüpheliden, olay tarihinde jandarma eri olarak görev yaptığı belirtilen bir kişi tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturmanın ikinci dalgasında ise aralarında bir kameraman, bir muhabir ve sağlık çalışanlarının da yer aldığı 9 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Kaşif Kozinoğlu’nun kritik bir devlet görevlisi olduğuna dikkat çekerek, "Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Oyuncu Serhat Mustafa Kılıç evinde ölü bulundu Haber

Oyuncu Serhat Mustafa Kılıç evinde ölü bulundu

Evinde hareketsiz halde bulundu Türk tiyatrosu ve sinemasının usta isimlerinden Serhat Mustafa Kılıç, İstanbul'un Kağıthane ilçesindeki evinde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Edinilen bilgilere göre, perşembe gününden bu yana kendisinden haber alamayan kız arkadaşı Özlem E. (50), durumdan endişe ederek saat 17.00 sıralarında oyuncunun Nurtepe Mahallesi’ndeki evine gitti. Kapının çalınmasına rağmen yanıt alınamaması üzerine yanında bulunan yedek anahtarla içeri giren Özlem E., Kılıç’ı salondaki tekli koltukta oturur vaziyette hareketsiz buldu. Sağlık ekiplerine yapılan ihbarın ardından adrese sevk edilen ekipler, ünlü oyuncunun hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri inceleme ekiplerinin ve Kağıthane Asayiş Büro Amirliği'nin evdeki çalışmalarının ardından Kılıç’ın cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, Kılıç'ın göz çevresi ile kollarında ve bacaklarında morluklar olduğu tespit edildi; ancak vücudunun herhangi bir yerinde kesici alet yarası, açık darp veya cebir izine rastlanmadı. Bir süredir lenf kanseri tedavisi gördüğü bilinen oyuncunun, bu rahatsızlığın yanı sıra son dönemde aşırı alkol tüketimiyle mücadele ettiği bilgisine ulaşıldı. Kesin ölüm sebebi otopsi raporunun ardından netlik kazanacak. Serhat Mustafa Kılıç kimdir? 8 Temmuz 1975 tarihinde Ankara'da dünyaya gelen Serhat Mustafa Kılıç, aslen Malatyalıdır. Tiyatro eğitimine 1994 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde burslu olarak başlayan sanatçı, 1998 yılında bu okuldan yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Kariyeri boyunca pek çok prestijli kurumda sahne alan Kılıç; Ankara Sanat Tiyatrosu, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, Erzurum Devlet Tiyatrosu ve İstanbul Şehir Tiyatroları'nda görev yaptı. 2009-2010 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen ve kapalı gişe oynayan "İntiharın Genel Provası" adlı oyundaki dört farklı karakteri canlandırmasındaki başarısıyla 14. Afife Tiyatro Ödülleri'nde "Yılın En Başarılı Müzikal ve Komedi Erkek Oyuncusu" adaylığına layık görüldü. Tiyatronun yanı sıra sinema ve televizyon projelerinde de unutulmaz karakterlere hayat veren sanatçı, yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı ve Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan 2014 yapımı Kış Uykusu filmindeki "İmam Hamdi" karakteriyle büyük bir çıkış yakalamış ve 47. SİYAD Ödülleri'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" adaylığı elde etmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi Haber

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi

Fethi kabir ve şüpheli ölüm soruşturması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma derinleşiyor. Eylül 2016'da vefat eden Denizolgun'un ölümünün ve otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna yönelik iddialar üzerine Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri gereğince fethi kabir kararı alınmıştı. Karar doğrultusunda 19 Ağustos'ta mezar açılmış, Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından alınan örneklerin incelenmesinin ardından örnekler 20 Ağustos'ta yeniden defnedilmişti. Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, otopsi işlemlerinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti. Mezardan çıkarılan örnekler raporlama için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilirken, adli süreç çok yönlü olarak devam ediyor. Doktoru Nurettin Demirkol gözaltına alındı Yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren ve Denizolgun’un doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli Demirkol, savcılık talimatıyla adliyeye sevk edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir" Haber

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir"

10 yıl sonra gelen kritik bilirkişi raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dengeleri değiştiren bir gelişme yaşandı. Dosyaya giren 25 Ağustos 2026 tarihli yeni bilirkişi raporu, aradan geçen 10 yılın ardından eski otopsi kararlarını ve "doğal ölüm" tanısını tartışmaya açtı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan rapor; 2016 yılına ait 145 otopsi fotoğrafı, otopsi video kayıtları, dönemin adli tıp raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve fethi kabir işlemlerine ait belgelerin tamamını kapsamlı bir şekilde inceledi. Otopsi görüntülerinde 4 ayrı ekimoz tespit Eedildi Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri, yeniden incelenen otopsi fotoğraf ve videolarından elde edildi. Uzman bilirkişi, Denizolgun’un sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4x6 santimetre, 3x5 santimetre, 2x4 santimetre ve 1x2 santimetre boyutlarında 4 ayrı ekimotik alan (ekimoz) belirledi. Bu izlerin altındaki dokularda da kanama tespit edilmesi, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini net bir şekilde ortaya koydu. "Göğse dizle basılıp ağız ve burun yastıkla kapatılmış olabilir" Bilirkişi raporunda, lezyonların büyüklükleri ve göğüsteki yerleşim yerleri göz önüne alınarak ölüm mekanizmasına dair şu çarpıcı değerlendirme yapıldı: Bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle baskı uygularken ağız ve burnunu bir yastıkla kapatmak suretiyle nefessiz bırakmış olması mümkündür. Rapor, bu senaryonun kesin ölüm mekanizması olduğunu iddia etmese de, mevcut görüntüler üzerinden maktulün bu şekilde kasten öldürüldüğü ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak kesinlikle dışlanamayacağını vurguladı. Ayrıca 2016 yılında verilen "doğal ölüm" kararının "adli tıbbi eksiklik" içerdiği, ölümün travmatik olmayan beyin kanamasına bağlı olduğunu kanıtlayacak yeterli ve objektif verinin bulunmadığı kayda geçirildi. Ağır metal bulguları ve soruçturmanın genişletilmesi 2016 yılındaki otopsi toksikolojisinde dokularda ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı ancak miktarları raporda belirtilmediği için zehirlenme veya beyin kanamasına etki edip etmediğinin mevcut verilerle tam olarak değerlendirilemediği ifade edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni bilirkişi raporundaki bu sarsıcı tespitlerin ardından soruşturmanın kapsamını genişleterek Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında dosyayı ilk etapta "Adam Öldürme" suçu kapsamında ele almaya başladı. Süreç nasıl gelişti? Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı belirtilmişti. Karar doğrultusunda; Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmişti. Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından yeniden kabre konulmuştu. Fethi kabirden elde edilen bu yeni numunelerin ve otopsi şahit numunelerinin analiz edilerek Adli Tıp Kurumu 1. ve 5. İhtisas Kurullarının müşterek değerlendirme yapmasının, ölüm nedeninin kesin olarak aydınlatılmasında kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Dürdane Kırçuval hayatını kaybetti Haber

Gazeteci Dürdane Kırçuval hayatını kaybetti

Türk basın camiasının tanınan isimlerinden, uzun yıllardır muhabirlik, yöneticilik ve temsilcilik görevlerinde bulunan gazeteci Dürdane Kırçuval 55 yaşında vefat etti. Habertürk TV programcısı Kerem Kırçuval'ın eşi olan deneyimli gazetecinin, ailesiyle birlikte tatil için gittiği Yunanistan'ın Kavala şehrinde aniden rahatsızlanarak kalp krizi geçirdiği öğrenildi. Kırçuval'ın naaşının perşembe günü Türkiye'ye getirilmesinin ardından yapılacak otopsi işlemlerini müteakip son yolculuğuna uğurlanacağı bildirildi. Mesleki kariyeri Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü'nden mezun olan Dürdane Kırçuval, mesleğe Akdeniz Haber Ajansı (AK Ajans) bünyesinde adım attı. Kariyeri boyunca Ekonomik Panorama Dergisi, Ulusal Basın Ajansı (UBA), Cumhuriyet, Anadolu Ajansı, Dünya ve Hürriyet gibi köklü yayın organlarında görev yaptı. Çalışma hayatı, ekonomi, yargı ve siyasi parti muhabirliğinde uzmanlaşan Kırçuval, uzun yıllar Başbakanlık ve Parlamento muhabiri olarak görev üstlendi; ayrıca Dünya ile Hürriyet gazetelerinin yazı işleri kadrolarında bulundu. 2020 yılından bu yana ANKA Haber Ajansı'nın İstanbul Temsilciliği görevini yürüten Kırçuval, Türk basınında iz bırakan nitelikli haberlere imza attı. Eski Başbakan Tansu Çiller'in mal varlığını konu edinen "Annesinin çıkınından çıkan servet" başlıklı haberiyle Yolsuzlukla Mücadele Derneği tarafından "Onur" belgesine layık görülen Kırçuval, TBMM'deki "Ceylan Derisi Yolsuzluğu" çalışmasıyla da prestijli Bülent Dikmener Haber Ödülü'nü kazanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.