SON DAKİKA

#Özel

HABER DEĞER - Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti Genel Başkanı Özel: “Mahkeme kararıyla atanmış yönetimi muhatap alamayacağız” Haber

YENİ Parti Genel Başkanı Özel: “Mahkeme kararıyla atanmış yönetimi muhatap alamayacağız”

"Millet Sırtımızdan İtti" Kuruluş sürecine ve yaşananlara değinen Özel, "Sonuçta çok zorlu günlerden, çok zorlu süreçlerden geçtik. Geçmişe dönük çok değerlendirme yaptım. Yani değişim kurultayının sonucu Türkiye’de, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapan bir yönetim çıkmıştı. AK Parti’yi de ikinci parti yapmıştı. Bu iki seçimin mağlupları bir araya geldiler. Bu vakitten sonra da anlaşılıyor ki ellerindeki kamu gücünü kullananlar bu konuda bize CHP çatısı altında huzur vermiyorlar. O konuda hukuki süreçleri takip etmeye devam ediyoruz. Yeni başlangıcın kaçınılmaz olduğunu görünce ayrılarak partimizi kurduk" ifadelerini kullandı. Siyasi kuruluşun Anadolu ve Trakya'da gerçekleşeceğini belirten Özel, "Ama siyaseten artık millet sırtımızdan itti bizi. İki ay geçti. Bu iki ay boyunca 22 il gezdim. Bizi YENİ Parti sürecine millet sırtımızdan itti. Yani partiyi millet kurdu. Biz CHP’li siyasetçiler olarak orada sonuna kadar hukuki mücadele verdik. Devamını da getiriyorduk. Ama millet ‘Yeter artık’ dedi. Bir yerden sonra bu milletin iktidar umutlarını kırmak da mümkün değildi. O yüzden millet adına, milletin 91 vekili ilk adımı attık. Yani teknik kuruluşu tamamladık. Ama siyasi kuruluş şu anda Anadolu’da ve Trakya’da gerçekleşecek önümüzdeki iki ay boyunca" dedi. "CHP seçilmemişler tarafından yönetiliyor" "CHP ile ilişkileriniz bundan sonra nasıl olur?" sorusunu yanıtlayan Özel, şunları kaydetti: "CHP’nin kurumsal kimliğine bir şey söylememiz mümkün değil. Ancak şu anda CHP, seçilmemişler tarafından yönetiliyor. Eğer CHP’de seçilmiş bir yönetim olsa o bizim eski partimizdi ama bizim partimiz şu anki CHP değil, şu anda CHP seçilmemişler tarafından yönetiliyor. O yüzden bir siyasi muhataplık kurmamız mümkün değil. Ama onlarla polemik yapacak, kavga yapacak da değiliz. Zaten siyaset seçilmişlerle yapılır. Mahkeme kararıyla atanmış bir yönetimi, pozitif ya da negatif yönde muhatap alacak değiliz. Olumlu ya da olumsuz yönde muhatap alacak değiliz." Yurt genelinden gelen desteklere ve tebrik telefonlarına dikkat çeken Özel, "Türkiye’nin dört bir yanından tutulan ilçe binalarının, il binalarının, hatta belde binalarının fotoğrafları geliyor. Mütevazı fotoğraflar. Mesela Hatay’da iki konteynerden bir ilçe binası fotoğrafı geliyor. Beldelerden geliyor, haberler geliyor" diyerek yelpazenin her yanından bir sahiplenme olduğunu vurguladı. Yönetimdeki değişiklikler ve yeni dönem YENİ Parti yönetiminin belirlenme süreçlerine ilişkin de konuşan Özel, "Bu bir teknik kuruluş. Yani sadece milletvekilleri idaresine geçtik. Esas iki-üç ay sonra yapılacak kurultay çok daha kapsayıcı ve milletle yapılan bir kuruluş olacak" dedi. Örgütlenme dışındaki diğer genel başkan yardımcılıklarında değişiklik yapıldığını belirten Özel, geçmiş süreçte hedef gösterilen isimlerin kendi istekleriyle yönetim kademelerinde yer almayarak yeni yüzlere alan açtığını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel'den NATO Zirvesi sebebiyle yapılan gözaltılara tepki: "Ankara'da utanç verici şeyler oluyor" Haber

Özel'den NATO Zirvesi sebebiyle yapılan gözaltılara tepki: "Ankara'da utanç verici şeyler oluyor"

Özel, zirve güvenliği gerekçesiyle yapılan operasyonların demokrasiye aykırı olduğunu savunarak, bu uygulamaların normalleştirilmemesi gerektiğini vurguladı. "Ankara'da utanç verici şeyler oluyor" NATO Zirvesi hazırlıkları kapsamında şehre gelen yabancı liderleri işaret eden Özel, alınan sert güvenlik tedbirlerini ve ardından gelen tutuklama dalgasını şu sözlerle eleştirdi: "Ankara'da utanç verici şeyler oluyor. NATO Zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanına çile tasarlayan, Meclis'i, bakanlıkları, kamu kurumlarını, sokakları kapatan bir acayip OHAL var. Bir de NATO Zirvesi sırasında eylem olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar ve 178 kişinin tutuklanması var. NATO Zirvesi'nden önce pikniğe giden TEMA gönüllülerini tutukluyorlar. Gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar; 'NATO Zirvesi'nde eylem yapacaklar' diye. 30 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip bu örgütlere üyelikle suçluyorlar." Özel, söz konusu uygulamaların hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak, "Bunu kimse cümlede kullanıp, tweet atıp tepki gösterip sonra da sakın normalleştirmesin" uyarısında bulundu. "Ekonomide tarihin en kötü yönetimini yaşıyoruz" İktidarın ekonomik politikalarını ağır bir dille eleştiren Özel, Türkiye'nin gıda enflasyonunda dünya genelindeki kötü tablosuna dikkat çekti: "Gıda enflasyonunda dünyada ilk 5'teyiz, Avrupa'da ise 1'inci sıradayız. Gıda enflasyonumuz %35, dünya ortalaması %2. Ekonomide tarihin en kötü yönetimini yaşıyoruz. Bitmeyen, sonu gelmeyen bir ekonomik krizin içerisindeyiz. Milletin vergileri maaşlara değil; israf ve faize harcanıyor. Bu yılın ilk 5 ayında toplanan her 100 liralık verginin 24 lirasını faize ödediler." "Erdoğan'la olan 30 yıllık yolculuğunu sonlandıracağım" Siyasi mizaha yönelik artan baskıları ve hedef göstermeleri de gündemine alan Özel, gençlere seslenerek iktidarın ifade özgürlüğüne tahammülsüz olduğunu belirtti: "Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan genç bir kardeşimiz var. Şakadan anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda. Bugün yaşanan acziyettir. Güçlü lider falan değildir. Güçlü liderlerin karikatürden, şakadan dizi titremez. Söz veriyorum; Deniz kardeşime söz veriyorum Erdoğan'la olan 30 yıllık yolculuğunu sonlandıracağım." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özgür Özel: "Kılıçdaroğlu’nun o sözü Uykumu kaçırdı" Haber

Özgür Özel: "Kılıçdaroğlu’nun o sözü Uykumu kaçırdı"

Parti içindeki liderlik krizi, ihraç tartışmaları ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun "Osmanlı coğrafyası" çıkışına dair çarpıcı açıklamalarda bulunan Özel, siyasetteki yeni yol haritasına dair de dikkat çekici sinyaller verdi. "Cumhur ittifakı söylemleriyle CHP’yi kıyaslamak..." Kemal Kılıçdaroğlu’nun "Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı, büyümeliyiz" ifadelerinin kendisinde yarattığı rahatsızlığı dile getiren Özel, en stresli günlerde dahi soğukkanlılığını koruyabildiğini ancak bu söylemin kendisini çok sarstığını belirtti. Özel, "Ben 'butlan geliyor' dediler, yattım uyudum. Butlan kararı çıktı, yattım uyudum. Ancak Kemal Bey'in metninde 'Osmanlı coğrafyasına büyümek, CHP de burada yerini alacak' sözlerini görünce... Cumhur İttifakı'nın sahiplendiği söylemlerde, 'Bu köşeyi de biz doldurabiliriz' tonu ve vurgusundan sonra ben uyku uyuyamadım. Uykum kaçtı benim" ifadelerini kullandı. "İhraç etmeye cesaret edemezler" Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) eliyle yürütülen ihraç süreçlerine yönelik bir korku taşımadığını ifade eden Özel, mevcut yönetimin kendisini partiden tamamen uzaklaştırmayı göze alamayacağını savundu. "Beni ihraç etmeye kalkışacaklarını sanmıyorum" diyen Özel, "Partinin seçilmiş genel başkanını partiden ihraç etmeye niyet ederler mi, bunu göze alırlar mı?" sorusunu yönelterek süreçteki kararlılığını vurguladı. "Tutuklanmayı beklemiyorum, her şeyi göze aldım" Kendisine sunulan "konforlu muhalefet" tekliflerini reddederek iktidarı hedeflediğini yineleyen Özel, hedef tahtasına oturtulmasının sebebinin bu tavizsiz tutumu olduğunu belirtti. Siyasi baskılar ve olası tutuklama iddialarına yönelik meydan okuyan Özel, "Tutuklanmayı beklemiyorum. Ama bu tip görevleri göze alanlar her şeyi göze alarak yola çıkıyorlar. 'Gel mutlu mesut 20 yıl muhalefette otur, keyfine bak' teklifine 'olmaz' dedim ve iktidarı hedefledim diye hedefteyim. Bu hedefin sonunda ne varsa ben onu göze almışım" dedi. Yeni parti sinyali: "Millete soracağım" Parti içi krizin aşılması noktasında son ana kadar çaba göstereceğini belirten Özel, çözüm sağlanamaması durumunda ise izleyeceği yolu net bir şekilde açıkladı: "Son çaba da boşa çıkarılırsa, 'ben bu taraftan yürüyeyim mi' diye millete soracağım." Özel’in bu sözleri, mevcut krizin çözülememesi halinde farklı bir siyasi yola girme (yeni parti) ihtimalini güçlendiren bir sinyal olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Muharrem İnce: "Genel başkanı delegeler değil, üyeler seçsin" Haber

Muharrem İnce: "Genel başkanı delegeler değil, üyeler seçsin"

Parti içerisindeki kutuplaşmada taraf tutmadığını belirten İnce, CHP'deki liderlik tartışmalarına son verecek köklü bir tüzük değişikliği önerisinde bulunarak, "Kimsenin partililiğinin tartışılmaması gerekiyor" dedi. Delege sistemi kaldırılsın çağrısı SONAR Araştırma Başkanı Hakan Bayrakçı’nın canlı yayında aktardığı bilgilere göre Muharrem İnce, liderlik tartışmalarını bitirecek demokratik bir kurultay formülünü gündeme getirdi. Yeni bir parti kurulması fikirlerine kesinlikle karşı olduğunu vurgulayan İnce, delege sisteminin tamamen kaldırılmasını talep etti. İnce, "Genel başkanı delegeler değil, partiye kayıtlı tüm üyeler seçsin" diyerek, bu yöntemin parti içerisindeki güç savaşlarına son verebilecek en demokratik çözüm olduğunu savundu. "Kimsenin yanında değilim, partide abilik yapmak istiyorum" Parti içi kutuplaşmada herhangi bir klikten yana saf tutmadığını dile getiren Muharrem İnce, şahsi bir ikbal beklentisi taşımadığını ifade etti. Hedefinin CHP'nin bölünmesini engellemek olduğunu vurgulayan İnce, "CHP'den hiçbir şahsi beklentim yok. Bu süreçte kimsenin yanında ya da karşısında konumlanmıyorum. Sadece partime ve örgütüme 'abilik' yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı. "CHP, saray rejiminin tuzağına düşmüştür" Daha önce yaptığı yazılı açıklamada Kılıçdaroğlu ve Özel ekseninde yürüyen tartışmaları "talihsiz bir kavga" olarak nitelendiren İnce, "Ne yazık ki CHP, saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. 'Arınma' ve 'direnme' kavramları etrafında, CHP'yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir" değerlendirmesinde bulundu. İnce, parti içerisindeki tüm enerjinin iç kavgaya değil, iktidara karşı kullanılması gerektiğinin altını çizdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özgür Özel: "Bu Mesele Özel-Kılıçdaroğlu Meselesi Değil" Haber

Özgür Özel: "Bu Mesele Özel-Kılıçdaroğlu Meselesi Değil"

Güvenpark'ta halkla buluşan Özgür Özel, yaşananların sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi olmadığını, asıl meselenin Recep Tayyip Erdoğan ile millet arasında olduğunu şu sözlerle ifade etti: "Keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi olsa. Keşke bu mesele parti içi bir tartışma olsa. Meseleyi doğru görelim, doğru şekilde ortaya koyalım. Bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi değildir. Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir! Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir". Partililerden gelen sloganlara karşı öfke yerine umuda odaklanılması gerektiğini belirten Özel, "Biz atanmış değil seçilmiş CHP'yiz" diyerek tepkisini dile getirdi. "Sesimizi asla kesemeyecekler" Konuşması sırasında yaşanan elektrik kesintisine rağmen devam eden Özel, bu durumu iktidarın bir müdahalesi olarak nitelendirerek şu açıklamayı yaptı: "Beklediğimizi yaptılar, elektriğimizi kestiler. Jeneratör devrede, bizim sesimizi asla kesemeyecekler! İktidara yürüyen değil, iktidarla yürüyen bir CHP istiyorlar". Özel ayrıca, "Kimse bu milleti de devleti de küçük görmesin. Bu milleti kimse emir eri sanmasın. Bu devleti partisinin sanmasın" ifadelerini kullandı. "Mazbatasız genel başkan olmaz" Mahkemenin verdiği kararın Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak yazıldığını öne süren Özel, meşruiyet vurgusu yaparak şunları kaydetti: "Türkiye siyasi tarihine bir kara leke olarak yazılan mutlak butlan kararı kimseye meşruiyet vermez, mazbatasız genel başkan olmaz, yakışmaz, oturamaz". Kendi siyasi geleceğiyle ilgili de bir taahhütte bulunan Özel, "Ön seçimde yüzde 85'in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

7 yıl boyunca saklandı: 8 yaşındaki çocuk çöp yığınları arasında bulundu Haber

7 yıl boyunca saklandı: 8 yaşındaki çocuk çöp yığınları arasında bulundu

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 7 yıl önce babası tarafından kaçırıldığı iddia edilen 8 yaşındaki N.S., polisin düzenlediği operasyonla bulundu. Özel ekip tarafından yapılan baskında çocuğun harabe bir evde çöp ve kıyafet yığınları arasında tutulduğu ortaya çıktı. Yıllarca evden çıkarılmadığı belirtilen çocuk devlet korumasına alınırken, olayla ilgili iki kişi tutuklandı. 1 yaşındayken annesinden kaçırıldığı iddia edildi İddiaya göre Mustafakemalpaşa’da yaşayan Umut K., Almanya’da birlikte yaşadığı Rebecca S. ile ilişkisi sırasında 2018 yılında dünyaya gelen oğulları N.S. ile Türkiye’ye geldi. Bir süre sonra taraflar arasında çıkan tartışmanın ardından Umut K.’nin 1 yaşındaki oğlunu annesi Hanife S.’ye bırakarak kaçırdığı öne sürüldü. Çocuğunu bulamayan Rebecca S., polise başvurarak şikayetçi oldu ve daha sonra ülkesine geri döndü. Açılan dava sürecinde çocuğun yıllarca saklandığı ileri sürüldü. Özel ekip babaannenin izini sürdü Olayın aydınlatılması için Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri özel bir çalışma yürüttü. Baba Umut K.’nin iki yıl önce kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından hakkında arama kararı bulunan babaanne Hanife S. takibe alındı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın izniyle kurulan 6 kişilik özel ekip, haftada bir polis merkezine imza vermeye gelen babaanneyi adım adım izledi. Harabe evde operasyon düzenlendi Polis ekipleri, 10 Mart’ta imza attıktan sonra ayrılan babaannenin şüpheli hareketlerle harabe bir eve girdiğini tespit etti. Bunun üzerine operasyon düzenleyen ekipler, evde yaptıkları aramada N.S.’yi kıyafet ve çöp yığınları arasında bitkin halde buldu. 7 yıl boyunca evden çıkarılmadığı ve hiç okula gitmediği belirtilen çocuk polis ekipleri tarafından kurtarıldı. Kurtarma anları ise kameraya yansıdı. İki kişi tutuklandı Sağlık kontrolünden geçirilen N.S., daha sonra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilerek koruma altına alındı. Gözaltına alınan babaanne Hanife S. ile kuzeni Recai M., emniyetteki işlemlerinin ardından “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan tutuklandı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekrem İmamoğlu Çağlayan’da: “Casusluk” suçlamasıyla ifade veriyor, adliye önünde binler toplandı Haber

Ekrem İmamoğlu Çağlayan’da: “Casusluk” suçlamasıyla ifade veriyor, adliye önünde binler toplandı

İmamoğlu 7 ay sonra ilk kez cezaevinden çıktı 19 Mart’ta gözaltına alınıp 23 Mart’ta Marmara Cezaevi’ne konulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, bugün Çağlayan Adliyesi’nde ifade veriyor. İmamoğlu, “casusluk” suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında savcılık tarafından çağrıldı. Cezaevinden çıkarılarak saat 10.55’te adliyeye getirilen İmamoğlu, uzun bir bekleyişin ardından 16.10’da ifade vermeye başladı. Adliye önünde yoğun güvenlik önlemi — yurttaşlar yasağa rağmen toplandı Sabahın erken saatlerinden itibaren Çağlayan Adliyesi çevresi polis ablukasına alındı. CHP’li milletvekilleri gece boyunca “demokrasi nöbeti” tutarken, yüzlerce yurttaş toplanma yasağına rağmen adliye önüne geldi. CHP İstanbul İl Örgütü’nün çağrısıyla çok sayıda kişi “İmamoğlu’na özgürlük, demokrasiye sahip çık” sloganları attı. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, İmamoğlu’nun adliyedeki ilk sözlerinin “İstanbullu yurttaşlarımız yasağa rağmen Çağlayan’da toplandı, hepsine teşekkür ediyorum” olduğunu aktardı. Dilek İmamoğlu ve Özgür Özel adliyede İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, ifade sürecini takip etmek üzere adliyeye geldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise saat 11.08’de Çağlayan Adliyesi’ne ulaştı. Özel, partililer ve İmamoğlu’nun avukatları tarafından karşılandı. Adliyede ayrıca CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Bülent Tezcan, Yunus Emre, Gül Çiftçi, Cem Avşar, Suat Özçağdaş ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan da hazır bulundu. Özgür Özel: “Casusluk suçlaması bir itiraftır” İmamoğlu’nun ifadesi başlamadan önce CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çağlayan Adliyesi önünde toplanan kalabalığa otobüsün üzerinden seslendi. “Geçen sene Çağlayan’a ‘Ak Toroslar çetesini’ yolladılar, o gün bugündür huzurumuz yok. Hırsız dediler olmadı, yolsuz dediler olmadı, terör dediler olmadı. Şimdi de casus dediler, yazıklar olsun!” Özel konuşmasında, savcılığın çaresiz kaldığını öne sürerek şunları ekledi: “İmamoğlu’na ‘casus’ demek bir itiraftır. Yolsuzluk dediler, geri tepti. Terör dediler, geri tepti. Şimdi casusluk diyorlar; bu, başsavcının çaresizliğidir.” Özel ayrıca, soruşturmanın merkezinde yer alan Hüseyin Gün adlı kişinin “İngiliz istihbaratıyla çalıştığını itiraf ettiğini” söyledi. İtirafçı ifade verdi, İmamoğlu 5 saat bekletildi CHP’li Gökhan Günaydın, ilk olarak itirafçı Hüseyin Gün’ün ifadesinin alındığını, yaklaşık yarım saat sürdüğünü belirtti. İmamoğlu, 5 saat boyunca avukatlarıyla dahi görüştürülmeden bekletildi. Ardından Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek’in ifadelerinin de alınmaya başlandığı bildirildi. Soruşturmanın geçmişi: TELE1’e kayyum, “casusluk” suçlaması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan hakkında “casusluk” suçlamasıyla soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. Soruşturma kapsamında gazeteci Merdan Yanardağ gözaltına alınmış ve Genel Yayın Yönetmeni olduğu TELE1 televizyonuna kayyum atanmıştı. Savcılık kaynakları, soruşturmanın “yabancı bir ülke lehine bilgi paylaşımı yapıldığı iddiaları” çerçevesinde yürütüldüğünü belirtmişti. “Casusluk davası” politik mi, hukuki mi? İmamoğlu’nun ifade süreci, yalnızca bir yargılamanın değil, Türkiye’deki siyasal iklimin de kritik testi olarak görülüyor. CHP cephesi, davayı “siyasi bir operasyon” olarak nitelendirirken; hükümet çevreleri “devlet güvenliğiyle ilgili ciddi bir soruşturma” yürütüldüğünü savunuyor. Gazeteciler ve hukukçular, Çağlayan’daki sürecin, önümüzdeki seçimlerin seyrini ve muhalefet içi dengeleri doğrudan etkileyeceği görüşünde birleşiyor. Sonuç: Ekrem İmamoğlu’nun “casusluk” iddiasıyla verdiği ifade, Türkiye siyasetinde yeni bir kırılma anı olarak kayda geçti. Adliye önünde toplanan yurttaşların sloganları ise günün özetiydi: “İradeye dokunma, adaleti geri ver!”

CHP’de kritik gün: “Mutlak butlan” davası başladı! Haber

CHP’de kritik gün: “Mutlak butlan” davası başladı!

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) siyasi dengeleri sarsabilecek “mutlak butlan” davasının beşinci duruşması bugün Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde başladı. 38. Olağan Kurultay ile 21. Olağanüstü Kurultay’ın iptali istemiyle açılan dava, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in genel başkanlığını da doğrudan etkileyecek bir süreç olarak görülüyor. Yoğun güvenlik, yüksek katılım Sabahın erken saatlerinden itibaren Dışkapı Adliyesi önünde yoğun bir kalabalık oluştu. Partililer, delegeler, basın mensupları ve gözlemciler duruşmayı izlemek için adliyeye akın etti. Yoğun ilgi nedeniyle duruşma Z-10 numaralı büyük salonda yapılıyor. Adliye çevresinde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Dava neyi kapsıyor? Dava, CHP’li eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bir grup delegenin başvurusuyla açıldı. Davacılar, 38. Olağan Kurultay ve 21. Olağanüstü Kurultay süreçlerinde partinin tüzüğünün ihlal edildiğini, delegelerin baskı ve usulsüz yönlendirmelerle oy kullandığını öne sürüyor. Dilekçede, mevcut yönetimin “kurultay iradesini organize bir biçimde ortadan kaldırdığı”, “parti içi demokrasinin yok edildiği” ve bu nedenle söz konusu kurultayların “mutlak butlan” kapsamında yok hükmünde sayılması gerektiği savunuluyor. Üç olasılık masada Yargı çevreleri ve siyaset kulislerinde bugünkü duruşmadan üç olasılığın çıkabileceği konuşuluyor: ⚖️ Kurultayların iptali: Mahkeme, davacıların iddialarını haklı bulursa 38. ve 21. kurultayların iptaline karar verebilir. Bu durumda CHP yönetimi ve Özgür Özel’in genel başkanlığı düşebilir. ????️ Davanın reddi: Mahkeme, usul yönünden veya delil yetersizliği gerekçesiyle davayı reddedebilir. Böyle bir karar, Özgür Özel liderliğindeki yönetimin meşruiyetini güçlendirir. ⏳ Ek süre kararı: Mahkeme, yeni delillerin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi veya ek süre talep edebilir. Bu durumda karar sonraki celseye ertelenir ve belirsizlik sürer. “CHP’de yargı krizi” tartışması Dava, yalnızca partinin iç işleyişini değil, Türkiye’de siyasi partilerde yargı denetiminin sınırlarını da yeniden gündeme taşıdı. CHP içinde bazı isimler davayı “parti içi demokrasi arayışı” olarak görürken, bazıları ise “yargı eliyle siyasete müdahale” olarak değerlendiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.