SON DAKİKA

#Parti Disiplini

HABER DEĞER - Parti Disiplini haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Parti Disiplini haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi’nde “Çerçeve Yasa” Çatlağı: “Koşulsuz İtaate Karşıyım!” Haber

Saadet Partisi’nde “Çerçeve Yasa” Çatlağı: “Koşulsuz İtaate Karşıyım!”

Saadet Partisi içerisinde “çerçeve yasa” tartışması yeni bir boyut kazandı. Parti tarafından paylaşılan açıklamada, Genel Merkez yönetiminin söz konusu yasaya yönelik “evet” yönündeki tutumuna açıkça itiraz edildi. Yapılan açıklamada, parti yönetiminin kararına karşı çıkmanın bir “vebal” değil, “sorumluluk” olduğu vurgulanarak, “Dine aykırı olduğu kadar, akla ve vicdana da aykırı gördüğüm kararlara itiraz etmek bir sorumluluktur” ifadelerine yer verildi. Açıklamada Genel Başkan ve Genel Merkez yönetimi de doğrudan hedef alınarak, kararın demokratik hak çerçevesinde protesto edildiği ve yeniden değerlendirilmesinin talep edildiği belirtildi. Mesajın en dikkat çekici bölümü ise “Koşulsuz itaat karşıyım!” ifadesi oldu. Açıklamada ayrıca şu vurgu yapıldı: “İtiraz etmek düşmanlık değil, inandığı değerlere sadakattir.” Bu çıkış, Saadet Partisi içerisinde parti disiplini ile vicdani/siyasi itiraz hakkı arasındaki tartışmayı da yeniden gündeme taşıdı. “İtaat Değil, İtiraz!” ve Teşkilatlardan Yükselen Tepkiler Açıklamanın temel mesajı ise oldukça net: Partiye bağlılık, alınan her karara koşulsuz biçimde destek vermek anlamına gelmez. Karara itiraz eden isim, kendi ifadeleriyle bunu bir “düşmanlık” değil, inandığı değerlere sadakat olarak tanımlıyor. Ancak genel merkezin "evet" kararı, teşkilatlarda ve parti tabanında çok sert tepkilerle karşılandı; sosyal medyada ve parti içinde istifa dalgaları ile açık bildiriler arka arkaya geldi. Bu tepkilerin en net adreslerinden biri Trabzon oldu. Saadet Partisi Trabzon İl Başkanlığı ve 18 ilçe başkanlığının imzasını taşıyan ortak açıklamada, çerçeve yasa teklifinin toplumsal barışı sağlamaktan ziyade derin kırılmalara zemin hazırlayacağı belirtilerek, "Milletimize rağmen karar verilmesini tasvip etmiyoruz. Bu nedenle bu çerçeve yasayı desteklemediğimizi ilan ediyoruz" denildi. Benzer şekilde Saadet Partisi Akçaabat İlçe Başkanı Onur Varlık da yayımladığı duyuruda, terör meselesinin siyaset üstü olduğunu vurgulayarak, partinin "evet" kararını kabul etmediğini ve kınadığını açıkladı. Çorum'dan Dikkat Çeken İstifa Teşkilatlardan gelen bu tepkiler istifaları da beraberinde getirdi. Çorum’da Saadet Partisi çatısı altında çeşitli görevlerde bulunan sevilen esnaf Murat Kırçı, Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın çerçeve düzenlemeye destek vereceklerini açıklamasının ardından yaşadığı siyasi ve vicdani ayrışma nedeniyle partisindeki tüm görevlerinden istifa ettiğini duyurdu. Kırçı açıklamasında, "Ancak bugün gelinen noktada, TBMM’de görüşülmekte olan ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında hazırlanan çerçeve düzenlemeye ilişkin Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan’ın, söz konusu düzenlemeye destek vereceklerini açıklaması, benim açımdan ciddi bir siyasi ve vicdani ayrışma meydana getirmiştir" ifadelerini kullandı. Kararının herhangi bir şahsi husumet içermediğini belirten Kırçı, şu sözlerle veda etti: “Farklı düşündüğümüz için birbirimize düşman olmak zorunda değiliz. Benim için siyasi mücadele hiçbir zaman şahsi düşmanlık anlamına gelmemiştir. Siyasi görevlerimden ayrılıyorum; ancak ülkeme, milletime ve vatanıma olan bağlılığım ve hizmet etme sorumluluğumdan asla vazgeçmiyorum.” Sosyal medyada ve parti tabanında artan tepkiler, üyelik istifaları ve teşkilatların ortak itirazları sürerken, bu açıklamanın ardından gözler Saadet Partisi Genel Merkezi'nin söz konusu itiraza nasıl yanıt vereceğine çevrildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan belediye başkanlarına: "Partiyi ben yönetiyorum" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan belediye başkanlarına: "Partiyi ben yönetiyorum"

"CHP'yi Belediye Başkanları değil, Genel Başkan yönetir" Belediye başkanlarının, il başkanı atamalarında kendilerine danışılmamasına yönelik sitemi Genel Merkez'de karşılığını sert buldu. Kılıçdaroğlu'nun, yerel yönetimlerden gelen eleştirilere karşı oldukça net bir tavır takındığı iddia edildi. Edinilen bilgilere göre Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanlarının fikrini neden alalım? CHP’yi belediye başkanları değil, Genel Başkan ve kurullar yönetiyor. Onların temel görevi vatandaşa hizmet etmek, partiyi yönetmek değil" ifadelerini kullanarak yetki sınırlarını hatırlattı. "Haddini aşana izin verilmez" Genel Merkez kurmayları da belediye başkanlarının son dönemdeki açıklamalarından duydukları rahatsızlığı gizlemedi. Parti içi disiplinin önemine dikkat çeken kurmaylar, şu değerlendirmede bulundu: "Eleştirebilirsin ama haddin aşılmasına kimse müsaade etmez, edilemez. Parti disiplini ve kurumsal yapı herkes için bağlayıcıdır." Atama süreci hız kesmiyor NATO Liderler Zirvesi nedeniyle bu haftayı MYK toplantısı yapmadan geçirecek olan Kılıçdaroğlu'nun, önümüzdeki hafta itibarıyla il başkanlıklarındaki operasyonlarına devam edeceği öğrenildi. Bugüne kadar 36 il başkanını görevden alan Kılıçdaroğlu'nun, yaklaşık 20-25 ilde daha değişikliğe giderek parti teşkilatlarını tamamen kendi yönetimiyle uyumlu hale getirmeyi planladığı kulislerde konuşuluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP'de arınma sürüyor: 36 İl Başkanı görevden alındı Haber

CHP'de arınma sürüyor: 36 İl Başkanı görevden alındı

Son alınan kararlarla birlikte görevden uzaklaştırılan il başkanı sayısı 36'ya ulaştı. Genel Merkez, bu hamlelerin parti disiplini ve kurumsal yapının korunması amacıyla yapıldığını vurgularken, parti içi huzursuzluğu gidermeye yönelik kritik mesajlar da veriliyor. Parti disiplini öncelikli Genel Merkez kaynakları, partinin kurumsal kimliğinin muhafaza edilmesinin ve yönetimde çok başlılığın önlenmesinin temel hedef olduğunu belirtiyor. Sürecin tüm il başkanlarını kapsayıp kapsamayacağı merak konusu olurken, merkezden gelen açıklamalar net bir ayrımı ortaya koyuyor: "Tabii ki il başkanlarının hepsini görevden almayacağız; parti disiplinine uygun davranan ve partide kalıp siyasal mücadele edeceğiz diyenlerin başımızın üstünde yeri var." Olağanüstü kurultay süreciyle çalkalanan teşkilatlarda hareketlilik sürüyor. Kulis bilgilerine göre, daha önce kurultay talebiyle imza veren 74 il başkanından bir kısmının, yakın zamanda Genel Merkez ile temas kurarak mevcut yönetime destek verdiği ifade ediliyor. CHP Genel Merkezi, mevcut durumun netleşmesi ve yeni yol haritasının belirlenmesi amacıyla temmuz ayı sonunda Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında geniş katılımlı bir il başkanları toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Belediyeler mercek altında Teşkilatların yanı sıra, haklarında soruşturma bulunan belediyeler de Genel Merkez'in radarında. Yerel Yönetimler Birimi bünyesindeki hukukçuların dosyaları, iddianameleri ve tanık ifadelerini titizlikle incelediği öğrenildi. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte ay sonunda Merkez Yönetim Kurulu'na (MYK) kapsamlı bir sunum yapılması planlanıyor. Genel Merkez kaynakları, belediyelere yönelik yürütülen incelemeler konusunda oldukça kararlı. Yapılan incelemeler sonucunda yolsuzluk veya rüşvete karıştığı tespit edilen belediye başkanlarının durumu konusunda net bir çizgi çekildi. Kaynaklar, "Yolsuzluğu tespit edilen belediye başkanları, sayılarına bakılmaksızın parti üyeliğinden kesin olarak ihraç edilecektir" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan birlik mektubu: "Hiçbir dağınıklığa lüksümüz yok" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan birlik mektubu: "Hiçbir dağınıklığa lüksümüz yok"

Mektubunda parti disiplini ve kurumsal ciddiyete vurgu yapan Kılıçdaroğlu, siyasi iklimin sertleştiği bu dönemde kişisel tartışmaların ötesine geçilmesi gerektiğini belirtti. "Kurumsal çerçeve bizim ortak hukukumuzdur" Kılıçdaroğlu, kaleme aldığı mektupta, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir siyasi partiden öte, bu toprakların adalet ve demokrasi hafızasını temsil eden şerefli bir çatı olduğuna dikkat çekti. Parti tüzüğünün ve grup yönetmeliğinin, sadece olağan dönemlerin değil, olağanüstü koşulların da rehberi olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Siyasette iklimin sertleştiği dönemlerde, kişisel ikbal çabalarının ve anlık reflekslerin ötesine geçerek, tam bir kurumsal ciddiyet ve sarsılmaz bir birliktelikle hareket etmemiz gerekir. Partimizin kuralları, tüzüğü ve grup içi yönetmeliği, sadece olağan zamanların mevzuatı değil, olağanüstü koşullarda da parti disiplinimizi koruyan ve bizlere rehberlik eden ortak sözleşmemizdir. Taşıdığımız her türlü unvan ve makamın sınırları, yetkileri ve sorumlulukları partimizin ilgili metinlerinde net bir şekilde düzenlenmiştir. Bu kurumsal çerçeve bizim ortak hukukumuzdur." Tarihi eşikte kenetlenme çağrısı Mektubunda özellikle "dağınıklık" uyarısı yapan Kılıçdaroğlu, on milyonlarca yurttaşın beklentisinin sorumluluğunu taşıdıklarını ifade etti. Geleceğin inşa edileceği bu tarihi eşikte kırgınlıkların yeri olmadığını vurgulayan Genel Başkan, şu ifadeleriyle birlik mesajını yineledi: "Hiçbir kırgınlığa, hiçbir dağınıklığa ortam hazırlama lüksümüz yoktur. Geleceğimizi inşa edeceğimiz bu tarihi eşikte; kenetlenmeye ve dilimizi her zamankinden daha birleştirici kılmaya özen göstermemiz gerekmektedir. Kılıçdaroğlu, temel amacının milletvekillerinin Meclis’teki güçlü iradesini ve emeğini koruyarak, partinin kurumsal itibarını en üst düzeyde tutmak olduğunu belirterek, tüm yol arkadaşlarına mücadeleleri için teşekkür etti. haberdeger.com Gündem • Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’de yolsuzluk depremi: Eski adalet bakanına idam kararı Haber

Çin’de yolsuzluk depremi: Eski adalet bakanına idam kararı

Çin’in Fucien eyaletine bağlı Şiamın kentinde görülen davada, eski adalet bakanı Tang Yicün hakkında verilen karar ülke gündemini sarstı. Mahkeme, Tang’ın 2006–2022 yılları arasında eyalet yöneticiliği ve bakanlık görevleri sırasında toplam 137 milyon yuan rüşvet aldığını hükme bağladı. Karar kapsamında Tang’a iki yıl ertelemeli idam cezası verildi. Rüşvet ağı kamu gücüne uzandı Mahkeme kararında Tang’ın, şirketlerin halka arz süreçlerinden arazi işlemlerine, banka kredilerinden adli davaların seyrine kadar birçok alanda yetkisini kötüye kullandığı belirtildi. Yargı, bu süreçlerde kamu gücünün kişisel çıkar için sistematik biçimde kullanıldığını vurguladı. İki yıl erteleme ne anlama geliyor? Çin hukukuna göre iki yıl ertelemeli idam cezası, sanığın bu süre içinde yeni bir suç işlememesi halinde otomatik olarak müebbet hapse çevriliyor. Tang’ın cezasının da bu çerçevede ömür boyu hapisle sonuçlanması bekleniyor. Soruşturma süreci nasıl başladı? Tang hakkında Nisan 2024’te “parti disiplini ve kanunların ciddi ihlali” şüphesiyle soruşturma açıldı. Savcılık, Şubat 2025’te rüşvet suçlamasıyla dava açtı. Tang, 2020–2023 yılları arasında adalet bakanlığı yaptıktan sonra Ciangsu eyaletinde yerel halk siyasi danışma konferansı başkanlığı görevine getirilmişti. Adalet bakanlığı yolsuzluk iddialarıyla gündemde Çin’de adalet bakanlığı görevini üstlenen isimlerin art arda yolsuzluk iddialarıyla yargılanması dikkat çekiyor. 2005–2017 yılları arasında 12 yıl adalet bakanlığı yapan Vu Ayying, 2017’de yolsuzluk soruşturması sonrası partiden ihraç edilmişti. Onun ardından göreve gelen Fu Cınghua ise 2022’de rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla iki yıl ertelemeli idam cezasına çarptırılmıştı. Tang Yicün, bu kapsamda soruşturma geçiren üçüncü adalet bakanı oldu. Mesaj net: Sıfır tolerans Karar, Çin yönetiminin üst düzey yolsuzlukla mücadelede sert çizgisini sürdürdüğünün yeni bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Yetkililer, kamu görevini kötüye kullanan isimler karşısında “sıfır tolerans” politikasının devam edeceğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.