SON DAKİKA

#Petrol

HABER DEĞER - Petrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hark Adası saldırısı sonrası İran’dan BAE’ye sert mesaj Haber

Hark Adası saldırısı sonrası İran’dan BAE’ye sert mesaj

ABD ile İran arasında devam eden savaşta gerilim yeni bir saldırıyla daha tırmandı. Washington yönetiminin İran’ın petrol ihracatının büyük bölümünün gerçekleştirildiği Hark Adası ile Ebu Musa Adası’nı hedef aldığı saldırının ardından İran’dan sert açıklamalar geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, saldırıda kullanılan roketlerin Birleşik Arap Emirlikleri topraklarından fırlatıldığını öne sürdü. Hark Adası İran’ın petrol ihracatı için kritik önemde İranlı yetkililere göre saldırının hedefinde, ülkenin petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirildiği Hark Adası bulunuyordu. İran’ın Buşehr Valiliği tarafından yapılan açıklamada saldırıda herhangi bir sivil ya da askeri can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Yetkililer ayrıca adadaki petrol tesislerinde faaliyetlerin normal şekilde sürdüğünü ve altyapıda ciddi bir hasar meydana gelmediğini duyurdu. İran roketlerin BAE’den fırlatıldığını iddia etti İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, saldırının ardından yaptığı açıklamada HIMARS roket sisteminin kullanıldığını ve füzelerin komşu ülkelerin topraklarından ateşlendiğini söyledi. Arakçi, saldırının izinin sürüldüğünü belirterek roketlerin Birleşik Arap Emirlikleri’nden, Ras el Hayme bölgesi ile Dubai yakınlarından fırlatıldığının tespit edildiğini iddia etti. Tahran’dan BAE’ye üstü kapalı uyarı İranlı bakan açıklamasında Birleşik Arap Emirlikleri’ni dolaylı şekilde hedef alan ifadeler kullandı. Yoğun nüfusun bulunduğu bölgelerin İran’a karşı saldırı için kullanılmasının son derece tehlikeli olduğunu söyleyen Arakçi, bu durumun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Uzmanlar, bu sözlerin BAE yönetimine yönelik açık bir uyarı olarak değerlendirildiğini belirtiyor. İran ABD üslerini “meşru hedef” ilan etti İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari de saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Zülfikari, ABD ordusunun İran’a yönelik saldırılarında BAE’de bulunan liman ve askeri noktaları kullandığını öne sürdü. İranlı yetkili, bu nedenle Birleşik Arap Emirlikleri’nde ABD askerlerinin bulunduğu limanlar, iskeleler ve askeri noktaların İran için meşru hedef sayılabileceğini söyledi. BAE halkına uyarı mesajı verildi Zülfikari ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan yurttaşlara da çağrıda bulundu. İranlı komutan, sivillerin zarar görmemesi için ABD askerlerinin bulunduğu limanlar ve askeri noktaların çevresinden uzak durulması gerektiğini ifade etti. Son gelişmeler, İran ile ABD arasındaki çatışmanın Körfez bölgesine daha fazla yayılabileceği yönündeki endişeleri artırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan petrol resti: Varil başına 200 doları bekleyin Haber

İran’dan petrol resti: Varil başına 200 doları bekleyin

Orta Doğu’daki savaşın 12. gününde tansiyon daha da yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemu’l-Enbiya Merkez Karargahı, ABD ve İsrail’e yönelik sert bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bölgedeki çatışmaların genişlemesi halinde küresel petrol fiyatlarının hızla yükselebileceği ve varil fiyatının 200 dolara kadar çıkabileceği ifade edildi. Hürmüz Boğazı üzerinden açık mesaj verildi İran tarafından yapılan açıklamada, petrol ve enerji fiyatlarının “yapay yollarla düşük tutulamayacağı” vurgulanırken, bölgedeki güvenliğin bozulmasının doğrudan enerji piyasalarını etkileyeceği belirtildi. İranlı yetkililer, özellikle dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerinden güçlü mesajlar verdi. Açıklamada, İran’ın boğazda inisiyatifi elinde bulundurduğu ifade edilerek ABD ve İsrail ile bağlantılı petrol taşıyan gemilerin “meşru hedef” olarak görülebileceği öne sürüldü. Tahran yönetimi ayrıca, çatışmanın genişlemesi durumunda enerji piyasalarında büyük bir şok yaşanabileceğini savundu. “Tek bir litre petrolün bile geçmesine izin vermeyiz” İran Devrim Muhafızları açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “ABD, siyonist rejim ve ortaklarının çıkarına olacak şekilde Hürmüz Boğazı’ndan tek bir litre petrolün bile geçmesine izin vermeyeceğiz. ABD ve İsrail ile bağlantılı petrol yükü taşıyan her gemi meşru hedefimiz olacaktır.” Açıklamada ayrıca ABD’nin bölgedeki askeri varlığı da hedef alınarak Washington yönetiminin askeri üslerinin İran’ın füze kapasitesi karşısında güvende olmadığı iddia edildi. Enerji piyasaları için kritik uyarı İran tarafı, bölgedeki savaşın genişlemesi halinde petrol fiyatlarının ciddi şekilde yükselebileceğini belirterek şu uyarıda bulundu: “Petrol ve enerji fiyatlarını yapay yollarla düşük tutamayacağınızı bilmelisiniz. Bölgedeki savaşın genişlemesi halinde varil başına 200 dolarlık fiyatları bekleyin.” Uzmanlar ise Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kriz veya kapanma ihtimalinin dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünü etkileyebileceğini ve küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açabileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Küba karanlığa gömüldü: Nüfusun yüzde 68’i elektriksiz Haber

Küba karanlığa gömüldü: Nüfusun yüzde 68’i elektriksiz

Küba’da enerji altyapısındaki arızalar ve yakıt tedarikinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle ülke genelinde geniş çaplı elektrik kesintileri yaşanıyor. Küba Elektrik Birliği (UNE) tarafından yapılan açıklamaya göre enerji talebinin en yüksek olduğu saatlerde ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 68’i elektriğe erişemiyor. Bu oran, ülke tarihindeki en yüksek kesinti seviyelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Ülke genelinde birçok bölgede elektrik kesintilerinin günde 20 saate kadar ulaştığı bildirildi. Kesintiler günlük yaşamı ciddi şekilde etkilerken, bazı kentlerde ekonomik faaliyetlerin büyük ölçüde durma noktasına geldiği belirtiliyor. 16 santralden 8’i devre dışı kaldı Yetkililerin verdiği bilgilere göre Küba’daki 16 termik santralden 8’i teknik arızalar nedeniyle devre dışı kaldı. Bu santraller ülkenin elektrik üretiminin önemli bir bölümünü sağladığı için üretimde ciddi düşüş yaşandı. Uzmanlar, özellikle elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan santrallerdeki arızaların enerji krizini daha da derinleştirdiğini belirtiyor. Yakıt sıkıntısı ve ambargo etkisi Elektrik kesintilerinin başlıca nedenleri arasında yakıt sıkıntısı da yer alıyor. Küba’nın enerji ihtiyacını karşılamak için günlük yaklaşık 110 bin varil petrol gerektiği belirtiliyor. Ancak petrol tedarikindeki sorunlar üretimi doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre ABD’nin uzun süredir uyguladığı ekonomik yaptırımlar ve petrol ambargosu, Küba’nın enerji sektörünü ciddi şekilde zorlayan faktörlerden biri. Ambargo nedeniyle yakıt, yedek parça ve enerji ekipmanı temininde büyük zorluklar yaşanıyor. Enerji altyapısı için milyarlarca dolar gerekiyor Ekonomi uzmanları, Küba’nın eskiyen enerji altyapısını modernize edebilmesi ve elektrik üretim kapasitesini artırabilmesi için 8 ila 10 milyar dolar arasında yatırım gerektiğini belirtiyor. Havana yönetimi ise enerji krizine karşı acil durum planlarını devreye alarak üretimi artırmaya ve yakıt tedarikini sağlamaya yönelik yeni önlemler üzerinde çalışıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Brent petrolün varili vadeli piyasalarda 85 doları aştı Haber

Brent petrolün varili vadeli piyasalarda 85 doları aştı

Küresel petrol piyasalarında yükseliş hız kazandı. Uluslararası vadeli piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı 85 doların üzerine çıkarak 85,82 dolar seviyesine ulaştı. Bir önceki gün 84,48 doları test eden Brent petrol, günü 81,40 dolardan kapatmıştı. Bugün ise saat 22.18 itibarıyla fiyatlar yaklaşık yüzde 5,4 artışla 85 doların üzerine çıktı. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise 81,41 dolar seviyesinde işlem gördü. Petrol fiyatlarındaki yükselişte Orta Doğu’da giderek artan jeopolitik gerilim belirleyici oldu. Özellikle ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan çatışma, enerji üretimi ve petrol sevkiyatına yönelik riskleri artırarak piyasaları doğrudan etkiliyor. Bölgedeki bazı üreticilerin güvenlik ve lojistik sorunları nedeniyle üretimi azaltmak zorunda kalması, küresel petrol arzına ilişkin endişeleri büyüttü. Bölgede petrol altyapısına yönelik saldırılar da fiyatları yukarı yönlü baskılıyor. Bahreyn İçişleri Bakanlığı, ulusal petrol şirketine ait bir tesisin İran’dan düzenlenen misilleme saldırısında vurulduğunu açıkladı. El-Meamir bölgesindeki tesiste çıkan yangının kontrol altına alındığı bildirildi. Öte yandan Irak’ın Basra kentindeki Hor el-Zubair Limanı’nda ABD şirketine ait bir petrol tankerine saldırı düzenlendiği açıklandı. Bombalı bir teknenin çarptığı tanker hasar görürken, petrol sızıntısı meydana geldiği belirtildi. Uzmanlar, çatışmaların petrol üretim bölgelerine veya kritik enerji nakil hatlarına sıçraması durumunda fiyatlarda daha sert dalgalanmalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle piyasalarda özellikle Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi çevresindeki gelişmeler yakından takip ediliyor. Teknik analizlere göre Brent petrolde 87,42 dolar direnç, 82,83 dolar ise destek seviyesi olarak izleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Kaçırıldı” iddiası dünyayı gerdi: Çin’den ABD’ye sert çıkış Haber

“Kaçırıldı” iddiası dünyayı gerdi: Çin’den ABD’ye sert çıkış

ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalede bulunduğu ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşini zorla alıkoyduğu iddialarının ardından Çin yönetimi sert tepki gösterdi. Pekin, bu adımların uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve bölgesel barışı tehdit ettiğini savunurken, gelişmeler dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Çin’den egemenlik vurgusu Çin hükümeti, ABD’nin Venezuela’daki müdahalesine karşı çıkarak Maduro’nun derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu ve dış müdahaleyle bir ülkenin liderinin zorla görevden alınmasının “tehlikeli bir emsal” oluşturacağını belirtti. Uluslararası tepkiler büyüyor ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırı ve müdahalesi birçok ülke tarafından farklı şekillerde yorumlandı; bazı hükümetler gelişmelerden “derin endişe” duyduklarını açıklarken, bölgedeki olası insani kriz ihtimali de gündeme geldi. Kriz küresel gerilimi tırmandırabilir Uzmanlar, Washington’un attığı adımların yalnızca Venezuela ile sınırlı kalmayabileceğini, özellikle petrol ve jeopolitik çıkarlar nedeniyle ABD ile Çin arasında yeni gerilim başlıkları doğurabileceğini değerlendiriyor. Belirsizlik sürüyor Yaşananların ardından uluslararası toplumun nasıl bir yol izleyeceği merak edilirken, krizin diplomatik mi yoksa daha sert adımlarla mı ilerleyeceği henüz netlik kazanmış değil. Ancak gelişmeler, küresel siyasette yeni bir kırılma ihtimalini güçlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir Haber

Petrolün gölgesinden çıkan yeni cephe: Kritik mineraller savaşın yeni nedeni olabilir

Bugüne kadar dünya savaşlarından bölgesel çatışmalara kadar pek çok gerilimin merkezinde petrol yer aldı. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler, küresel rekabetin ağırlık merkezinin kritik minerallere kaydığına işaret ediyor. Venezuela, Ukrayna ve Grönland gibi örnekler, maden zenginliği yüksek bölgelerde tansiyonun neden arttığını gözler önüne seriyor. Venezuela örneği petrolden fazlasını anlatıyor Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik iddialar ve tartışmalar ilk bakışta ülkenin devasa petrol rezervleriyle ilişkilendirilse de uzmanlar asıl meselenin petrolden çok daha geniş bir kaynak seti olduğunu vurguluyor. Venezuela, yeni nesil teknoloji ürünleri için hayati önemde olan ve “mavi altın” olarak anılan koltan başta olmak üzere; lityum, nikel, bakır ve altın açısından da dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Petrol hemen sahneden inmiyor Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Gürkan Kumbaroğlu, petrolün kısa vadede önemini yitireceği yönündeki öngörülerin gerçekleşmediğini belirtiyor. Elektrikli araçlara geçiş hedeflerinin özellikle ABD ve Avrupa’da revize edildiğini hatırlatan Kumbaroğlu, petrol talebinin sanıldığı kadar hızlı düşmediğini ve bu nedenle petrol temelli rekabetin bir süre daha süreceğini ifade ediyor. Elektrikli araç hedefleri geri çekiliyor Avrupa Birliği’nin içten yanmalı motorlara yönelik sert takviminde esnemeye gitmesi ve ABD’de elektrikli araç kullanımına ilişkin beklentilerin aşağı yönlü güncellenmesi, petrolün küresel denklemdeki yerini koruduğunu gösteriyor. Bu tablo, enerji güvenliği ve kaynak rekabetinin çok katmanlı bir hale geldiğini ortaya koyuyor. Yeni teknolojinin kalbi: Nadir topraklar Kumbaroğlu’na göre asıl kırılma noktası, ileri teknolojinin olmazsa olmazı olan nadir toprak elementleri ve kritik mineraller. Yapay zekâdan savunma sanayisine, yenilenebilir enerjiden uzay teknolojilerine kadar geniş bir alanda bu minerallere bağımlılık artıyor. Büyük güçler için bu kaynaklar artık ekonomik bir avantajdan çok stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor. Türkiye için kritik eşik Türkiye’de yayımlanan “Kritik ve Stratejik Madenler Raporu”nda 37 maddenin kritik, bunlardan 8’inin yüksek öneme sahip olduğu belirtiliyor. Lityum, bakır, demir, alüminyum, manganez, çinko, gümüş ve titanyum gibi madenlerde yaşanabilecek tedarik kesintilerinin, güvenlik ve ekonomi açısından ciddi riskler doğurabileceği vurgulanıyor. Uzmanlar, arz çeşitliliği, uluslararası iş birlikleri ve tedarik zinciri güvenliğinin titizlikle planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Petrolün tamamen devre dışı kalmadığı ancak kritik minerallerin küresel güç mücadelesinde yeni bir cephe açtığı bu dönemde, ülkelerin maden politikaları önümüzdeki yılların en belirleyici başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif Haber

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif

ABD’nin askeri operasyonunun ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in New York’a götürülmesiyle birlikte, Washington–Caracas hattında yürütülen görüşmelere dair yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. ABD basını, süreç öncesinde Maduro’ya sunulan bir “çıkış senaryosu”na dikkat çekti. New York Times: Aralık ayında teklif yapıldı New York Times’ın Amerikalı ve Venezuelalı kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump aralık ayının sonunda Maduro’ya iktidarı bırakması halinde Türkiye’ye gitmesini içeren bir teklif sundu. Haberde, bu senaryoda Maduro’ya yurtdışında “rahat bir yaşam” vadedildiği, ancak teklifin reddedildiği aktarıldı. Cumhuriyetçi Senatör’den dikkat çeken sözler Air Force One’da Trump’la birlikte bulunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, iddiaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Maduro’nun yakalanmadan önce farklı bir tercih yapabileceğini savundu. Graham, “Şu anda Türkiye’de olabilirdi, ama New York’ta. Trump ona bir çıkış yolu sundu; reddetti” ifadelerini kullandı. Resmî açıklama yok Türkiye seçeneğine dair iddialar gündem yaratırken, Ankara’dan ya da Washington’dan konuya ilişkin resmî bir doğrulama veya yalanlama gelmedi. Washington Post: Türkiye daha önce de gündemdeydi Washington Post, kasım ayı sonunda yayımladığı bir haberde, olası bir sürgün senaryosunda Türkiye’nin seçenekler arasında yer aldığını yazmıştı. Aynı haberde, böyle bir anlaşmanın Maduro’nun ABD’ye iade edilmeyeceğine dair güvence içerebileceği ileri sürülmüştü. “Erdoğan’a güveniyor” değerlendirmesi Washington Post’a konuşan Beyaz Saray’a yakın bir kaynak, Türkiye seçeneğini “Maduro’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güvendiği” şeklinde yorumladı. Johns Hopkins Üniversitesi’nden araştırmacı Lisel Hintz ise Ankara’nın böyle bir hamleyi dış politika dengeleri açısından fırsat olarak görebileceğini savundu. Türkiye–Venezuela hattı Son yıllarda Türkiye ile Venezuela arasında özellikle madencilik ve enerji alanlarında işbirliği dikkat çekiyor. İki ülke arasında altın, petrol ve doğalgaz başlıklarında yapılan anlaşmalar, bu temasların arka planını oluşturan unsurlar arasında yer alıyor.

Rusya’dan dikkat çeken değerlendirme: ABD’nin Venezuela operasyonu yasa dışı ama tutarlı Haber

Rusya’dan dikkat çeken değerlendirme: ABD’nin Venezuela operasyonu yasa dışı ama tutarlı

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Rus haber ajansı TASS’a yaptığı açıklamada, ABD’nin Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’e yönelik askeri operasyonunu değerlendirdi. Medvedev, operasyonu “yasa dışı ancak tutarlı” sözleriyle nitelendirerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu adımla Rusya’yı eleştirme meşruiyetini tamamen yitirdiğini savundu. “ABD’nin amacı kaynakları kontrol etmek” iddiası Medvedev, Maduro’nun geçmişte yaptığı ve ABD’nin asıl hedefinin Venezuela’nın petrol ve maden kaynakları olduğu yönündeki açıklamaları hatırlattı. Trump’ın bu niyeti gizlemediğini öne süren Medvedev, Washington’un müdahaleci çizgisinin açık biçimde sürdürüldüğünü ifade etti. “Kendi çıkarlarında son derece katılar” ABD’nin başka ülkelerin doğal kaynaklarını hedef alan politikalar izlediğini savunan Medvedev, Trump yönetiminin yaklaşımını, “Davranışlarının bariz şekilde yasa dışı olmasına rağmen tutarlı olduğunu inkâr edemezsiniz. O ve ekibi, ülkelerinin ulusal çıkarlarını savunmada son derece katı” sözleriyle değerlendirdi. Caracas’taki saldırılar sonrası gerilim tırmandı Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak gecesi patlama ve uçak seslerinin duyulmasının ardından Venezuela yönetimi, ABD’yi sivil ve askeri tesislere saldırmakla suçlamıştı. Kısa süre sonra Trump, Maduro ve eşinin büyük çaplı bir operasyonla yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu. Uluslararası tepkiler bölündü Operasyonun ardından Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrı yaparken; bazı ülkeler saldırıyı sert biçimde eleştirdi, bazıları ise Washington’a destek veren açıklamalar yayımladı. Medvedev’in sözleri, Venezuela krizi etrafında oluşan küresel ayrışmanın yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Maduro’dan ABD’ye: Karayip korsanları gibi gemi kaçırıyorlar Haber

Maduro’dan ABD’ye: Karayip korsanları gibi gemi kaçırıyorlar

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, başkent Caracas’ta düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmada, ABD’nin Venezuela’ya ait petrol taşıyan bir tankere el koymasına sert tepki gösterdi. Maduro, olayın Venezuela açıklarında değil, uluslararası sularda gerçekleştiğini vurgulayarak bunun “yasa dışı bir el koyma” olduğunu savundu. “Maskeleri düştü, Karayipler’de deniz eşkıyalığı başladı” Maduro, ABD’nin attığı adımın gerçek niyetini açığa çıkardığını belirterek, “Maskeleri resmen düştü. Tüm Karayipler’e yönelik yeni bir deniz eşkıyalığı dönemi başladı” dedi. ABD’nin uyuşturucu ile mücadele gibi gerekçeler öne sürdüğünü hatırlatan Maduro, yaşananların bu söylemleri boşa çıkardığını ifade etti. El koymanın uluslararası sularda yapıldığını vurguladı Venezuela lideri, petrol tankerine Venezuela karasularında değil, Atlantik Okyanusu’nda, Trinidad ve Tobago ile Grenada’nın kuzeyinde el konulduğunu belirtti. Maduro, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunarak “Ticari bir gemi kuşatıldı, asker indirildi ve zorla alıkonuldu” ifadelerini kullandı. “Petrolümüz çalındı, denizcilerin akıbeti bilinmiyor” Maduro, gemide Venezuela devletine ait petrol bulunduğunu, bedelinin önceden ödendiğini söyledi. Gemideki denizcilerin zorla alıkonulduğunu ve nerede olduklarının bilinmediğini belirten Maduro, “Gemiyi kaçırdılar, petrolü yağmaladılar. Karayipler’de yeni bir korsanlık ve suç icat ettiler” diye konuştu. Venezuela’dan diplomatik ve hukuki hamle mesajı Venezuela’nın Karayipler’deki ticari ve egemenlik haklarını koruyacağını vurgulayan Maduro, diplomatik, ticari ve hukuki tüm adımların atılması için talimat verdiğini açıkladı. Venezuela’nın bu olayı uluslararası platformlara taşıyacağını ifade etti. “Petrol için savaşa hayır” çağrısı yaptı Maduro, ABD yönetimini petrol kaynakları üzerinden bölgesel gerilimi tırmandırmakla suçlayarak, “Petrol için savaşa hayır. Emperyalist güçler Venezuela’nın doğal kaynaklarını çalıp bedelini ödemek istemiyor” dedi. Venezuela’nın doğal kaynakları üzerindeki egemenliğini savunmaya devam edeceğini vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump ise daha önce yaptığı açıklamada, Venezuela’ya ait petrol taşıyan tankere “iyi bir gerekçeyle” el koyduklarını duyurmuştu. Venezuela yönetimi ise bu adımı “açık bir hırsızlık” olarak nitelendirerek uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.