SON DAKİKA

#Pjak

HABER DEĞER - Pjak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pjak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP Lideri Bahçeli'den  'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek" Haber

MHP Lideri Bahçeli'den 'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen MHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasında finansal piyasalardaki usulsüzlüklerden belediyelerdeki idari soruşturmalara, dış politikadan Doğu Akdeniz ve bölgesel güvenlik başlıklarına kadar pek çok konuda sert ve net mesajlar verdi. İstanbul'daki sel felaketi Bahçeli, İstanbuldaki sel felaketi hakkında, "İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İstanbul'da yaşanan sel önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır." ifadelerini kullandı. "Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon soruşturmalarına değinen MHP Lideri Bahçeli, finansal sistemin sağlıklı işlemesinin milli ekonomi açısından şart olduğunu vurguladı. Yürütülen adli ve idari süreçleri desteklediklerini belirten Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı sağlamaya yönelik politikaların etkili olması, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden Türkiye ekonomisini hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasayı bozucu işlemler yapıldığı, organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap vereceklerdir." Sürecin bir arınma ve aklanma vesilesi olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmanın yanında masumun da hakkını korumayı gerektirir. Cumhurbaşkanımızın isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceğine ilişkin açıklaması adalete olan güvenimizi artırmıştır. Milletimiz emin olsun bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. " dedi. "Mahkemeler siyasi gösteri yeri değildir" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) merkezli başlayan ve çeşitli belediyelere uzanan soruşturmalara da temas eden Bahçeli, adli süreçlerin polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini belirtti: 3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir." "Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir" Soruşturmalar kapsamında yürütülen basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen MHP lideri, medyanın kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğuna saygı duyduklarını ancak hukukun üstünlüğünün esas olduğunu söyledi: "Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır." Terörsüz Türkiye vurgusu Bahçeli yürütülen Terörsüz Türkiye süreci hakkında da konuşarak, "Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir." vurgusunu yaptı. "Terörsüz Türkiye terörsüz bölgeden ayrı düşünülemez" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye'nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hedefi, güvenliğini sağlamış, millî birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir. Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır. Üniversitelerimizin, ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir."açıklamasını yaptı. "Gençlerimiz avrupa'daki kaos senaryolarına kapılmamalı" Konuşmasında Türk gençliğine de seslenen Bahçeli, Fransa'da başlayan ve Avrupa geneline yayılan kitlesel eylemlere atıfta bulunarak gençlerin provokasyonlara karşı uyanık olmasını istedi: "Gençlerimiz ne Fransa'da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa'ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır. Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır." "Birleşik Kıbrıs tam bir hayaldir ve felakettir" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki son gelişmeleri de yakından takip ettiklerini bildiren Bahçeli, Kapalı Maraş ve Gazi Mağusa Limanı üzerinden Rum tarafıyla yürütülen temas iddialarına sert tepki gösterdi: "Rum basınına yansıyan ve yalanlamayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazi Mağusa limanının Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik kararlar Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Kıbrıs asırlardır Türk’tür ve ebediyen Türk kalacaktır." Suriye ve Irak'taki Dönüşümü ve "Terörsüz bölge hedefi" Suriye ve Irak hattındaki askeri ve siyasi gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, Bağdat yönetiminin gayrimeşru silahlı yapıları tasfiye adımlarını ve Suriye'de YPG/SDG unsurlarının devlet kurumlarına entegrasyonu veya tasfiyesine yönelik süreçleri olumlu karşıladıklarını açıkladı. Bahçeli, İran'ın PJAK konusundaki açıklamalarının da sahaya yansımasıyla bölgesel barışın tesis edileceğini ve "Terörsüz Türkiye" hedefinin bölgesel bir boyut kazandığını ifade ederek, "Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat eden Terörsüz Türkiye hedefimiz bölgesel bir boyut da kazanmaktadır. Diğer taraftan İran İçişleri Bakanı'nın eylül ayında gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında, “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır.” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MSB’den “Cevap hakkımız saklıdır” mesajı Haber

MSB’den “Cevap hakkımız saklıdır” mesajı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’da devam eden çatışmalar ve Türkiye’ye yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatla ilgili açıklama yaptı. Bakanlık, 4 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yönelen bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından havada etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Açıklamada, tehdidin imha edilmesinin ardından Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın, önleme sırasında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğu belirtildi. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı ifade edildi. “Cevap verme hakkımız mahfuz” MSB açıklamasında Türkiye’nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliğini koruma konusunda kararlı olduğu vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı: “Kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.” Bakanlık ayrıca gelişmelerin NATO ve müttefik ülkelerle yakın koordinasyon içinde takip edildiğini bildirdi. İran’dan göç iddialarına yalanlama Açıklamada, İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Türkiye’ye kitlesel göç olduğu yönündeki sosyal medya paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığı da belirtildi. Bakanlık, Türkiye-İran sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını ve sınır güvenliğinin yoğun tedbirlerle sürdürüldüğünü kaydetti. PJAK vurgusu MSB ayrıca İran’daki gelişmelere değinerek terör örgütü PJAK’ın faaliyetlerinin yalnızca İran’ın güvenliğini değil, bölgedeki istikrarı da olumsuz etkilediğini belirtti. Türkiye’nin komşu ülkelerin toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğu vurgulandı. “Çatışmalar sona ermeli” Bakanlık açıklamasında son olarak bölgede artan gerilime dikkat çekilerek saldırıların durdurulması ve sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

PJAK’tan İran’daki protestolara destek! Haber

PJAK’tan İran’daki protestolara destek!

İran genelinde ve Rojhılat’ta (Doğu Kürdistan) 28 Aralık 2025’ten bu yana devam eden protestolara ilişkin açıklama yapan Demokratik Özgür Yaşam Partisi (PJAK), ekonomik ve toplumsal krizlerin kaynağının İran yönetiminin politikaları olduğunu savundu. Parti, halk hareketlerinin “Jin, Jiyan, Azadî” çizgisinin devamı olduğunu belirtti. “Baskı ve sindirme politikaları sonuç vermeyecek” PJAK Meclisi tarafından yapılan açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti’nin yaklaşık yarım asırdır öldürme, baskı ve sindirme politikalarıyla toplumu parçalamaya çalıştığı ifade edildi. Açıklamada, iktidarın farklı yöntemlerle sosyal krizler üreterek yönetimini sürdürmeye çalıştığı, bunun ise halkı yoksullaştırdığı ve toplumsal gerilimi derinleştirdiği vurgulandı. Ekonomik krizin sorumlusu olarak Tahran yönetimi gösterildi Açıklamada, İran’daki ekonomik krizin temel nedeninin, ülke kaynaklarının halkın ihtiyaçları yerine savaşlara ve başka ülkelerdeki radikal gruplara harcanması olduğu savunuldu. Protestoculara birlikte hareket etme çağrısı yapılırken, Tahran yönetimine ise halkın taleplerini dikkate alma çağrısında bulunuldu. “Tüm demokratik girişimleri destekliyoruz” PJAK, İran toplumunun farklı kesimlerinin baskı ve zulme karşı sesini yükseltmesini meşru gördüğünü belirterek, krizden çıkışın tek yolunun birlik ve ortak mücadele olduğunu ifade etti. Açıklamada, her halk hareketinin “Jin, Jiyan, Azadî Devrimi”nin bir devamı olduğu ve bu mücadelenin özgürlük, eşitlik ve demokrasi talebi taşıdığı kaydedildi. Kadınlar ve gençler ön planda Parti açıklamasında, protestoların sağlıklı ve demokratik bir zeminde ilerlemesi için kadınlar ve gençlerin öncülüğünün hayati önemde olduğu vurgulandı. Kadın özgürlüğü mücadelesinin, kazanımların korunmasının ve özgür bir yaşamın teminatı olduğu belirtildi. Protestolar nasıl başladı? Rojhılat ve İran genelindeki protestolar, 28 Aralık 2025’te ulusal para biriminin ciddi değer kaybı ve artan ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Kapalı Çarşı’da esnafın başlattığı eylemlerle başladı. Kısa sürede ülkenin birçok kentine yayılan gösteriler sırasında can kayıpları ve yaralanmalar yaşandığı bildirildi. PJAK, İran halklarının demokrasi ve özgür yaşam taleplerinden vazgeçmeyeceğini savunarak, “Halkın iradesi karşısında iktidarın boyun eğmekten başka seçeneği yoktur” mesajını verdi. Açıklamada, İran’daki özgürlük mücadelesinin demokratik birlik içinde başarıya ulaşacağı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.