SON DAKİKA

#Pkk

HABER DEĞER - Pkk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pkk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB'den kritik Libya Anlaşması açıklaması: "Mısır ile de anlaşma imzalamaya hazırız" Haber

MSB'den kritik Libya Anlaşması açıklaması: "Mısır ile de anlaşma imzalamaya hazırız"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik faaliyetlerin kararlılıkla sürdüğünü belirterek Mısır ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma imzalamaya hazır olduklarını duyurdu. Haftalık basın bilgilendirme toplantısında yapılan açıklamada, bölgesel iş birliği mesajlarının yanı sıra terörle mücadele, sınır güvenliği, uluslararası askerî temaslar ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliklerine dair önemli bilgiler paylaşıldı. "Mısır ile de anlaşma imzalamaya hazırız" Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’nın emsal teşkil ettiğini belirten Bakanlık, Mısır ile de benzer bir mutabakat sağlanabileceğini vurguladı. MSB açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Mısır ile de karşılıklı menfaatler doğrultusunda Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin anlaşma imzalamaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Mısır’ın ülkemizle böyle bir anlaşma imzalaması halinde, Yunanistan ile yapabileceği muhtemel bir anlaşmaya kıyasla 15 bin kilometrekareden daha fazla deniz yetki alanına sahip olacağı değerlendirilmektedir." Açıklamada, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde korumaya devam edeceği ve bölgesel barış, güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamayı sürdüreceği yinelendi. Sincar'daki gelişmeler ve terörle mücadele Irak’ın Sincar bölgesindeki duruma değinen MSB, Irak Merkezi Hükümetinin devlet otoritesini güçlendirme ve bölgenin normalleşmesini sağlama yönündeki çalışmalarını memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Açıklamada, “Irak Merkezi Hükümetinin Sincar’da devlet otoritesinin güçlendirilmesine ve bölgenin normalleşmesine yönelik yürüttüğü faaliyetleri memnuniyetle karşılıyoruz. Bölgede terör örgütlerinin varlığına son verilerek güvenliğin Irak’ın resmî güvenlik güçleri tarafından sağlanması, Sincar’da kalıcı huzur ve istikrarın tesis edilmesi ve terörsüz bölge hedefi açısından önemli bir gelişmedir. Söz konusu süreç, devletimizin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içerisinde yakından takip edilmektedir” denildi. Bölgede terör örgütlerinin varlığına son verilerek güvenliğin Irak’ın resmî güvenlik güçleri tarafından sağlanmasının kalıcı huzur açısından kritik olduğuna dikkat çekildi. Hudutlardaki operasyonlar ve terörle mücadele faaliyetleri kapsamında ise geride kalan haftada 2 PKK’lının daha teslim olduğu açıklandı. Açıklamada, "1 Ocak’tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 14 bin 629 olmuş, engellenen 957 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 57 bin 855’e ulaşmıştır” dedi. Türkiye ve Mısır arasında 'Dostluk Denizi-2026' tatbikatı İki ülke arasındaki askerî iş birliği adımları kapsamında ortak tatbikat takvimi de netleşti. MSB açıklamasına göre, 4-9 Kasım 2026 tarihleri arasında Mısır’ın İskenderiye kentinde Dostluk Denizi-2026 Tatbikatı gerçekleştirilecek. İki ülkenin deniz kuvvetleri unsurları ve personelinin katılacağı tatbikatta suüstü, denizaltı savunma, hava savunma harekâtı ve sualtı taarruz (SAT) eğitimleri icra edilecek. Öte yandan, Suriye Deniz Kuvvetleri ile yürütülen ikili ilişkiler çerçevesinde 22 Ekim'de TCG Bora ile Suriye’nin Lazkiye kentine askerî ziyaret gerçekleştirildiği, ayrıca Azerbaycan ve Arnavutluk ile yürütülen iş birliği toplantıları ile Yunanistan ile planlanan Güven Artırıcı Önlemler ziyaretlerinin takvimi paylaşıldı. Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için kapsamlı program MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Cumhuriyet’in 103’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yurt genelinde ve askerî birliklerde düzenlenecek etkinlikleri aktardı. 29 Ekim’de Anıtkabir’de tören, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde tebrikat ve Ankara’da geçit töreninin yapılacağını belirten Aktürk; Deniz Kuvvetleri tarafından 29 gemiyle 29 liman ziyareti gerçekleştirilerek gemilerin halkın ziyaretine açılacağını kaydetti. Kutlamalar kapsamında Türk Yıldızları Anıtkabir’de saygı uçuşu yaparken, SOLOTÜRK Eskişehir’de gösteri uçuşu düzenleyecek. Ayrıca Ankara’da Mehteran, Armoni Mızıkası ve Bando komutanlıklarının konserleri izleyiciyle buluşacak ve askerî müzeler gün boyunca ücretsiz ziyaret edilebilecek. Açıklamada, “Cumhuriyetimizin 103’üncü kuruluş yıl dönümünü şimdiden kutluyor; başta Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarımız olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyoruz” ifadelerini kullandı. Envantere yeni silahlar girdi Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine katılan yeni araç ve sistemlerin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığı açıklandı. Bu kapsamda Karayel Karinalı Bot, Kablolu Kamikaze-2 İnsansız Kara Aracı ile Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından üretilen MAM-15 keskin nişancı tüfeklerinin savunma sanayisi paydaşlarına teslim edildiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Terörsüz Türkiye" sürecinde yeni safha: PKK'nın Irak'ın kuzeyinden çekilme iddiası gündeme geldi Haber

"Terörsüz Türkiye" sürecinde yeni safha: PKK'nın Irak'ın kuzeyinden çekilme iddiası gündeme geldi

Güvenlik kaynakları tarafından dün yapılan açıklamada, terör örgütü PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki Metina bölgesinde yer alan Hebat, Yajk, Sabri ve Sason barınma alanlarını 8 Ekim tarihi itibarıyla boşalttığı aktarılmıştı. Yaşanan bu gelişme, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" sürecinin sahaya yansıyan somut adımlarından biri olarak değerlendirilirken, gazeteci Abdulkadir Selvi konuya ilişkin köşesinde değerlendirmelerde bulundu. "Kuzey Irak'ta çekilmenin başlaması en önemli adımlardan biri" Selvi, bugünkü köşe yazısında örgütün Türkiye sınırları içerisinden çekildiğini ve Suriye'de devlete entegre olduğunu iddia etti. Sıranın örgütün ana omurgasını oluşturan Irak'ın kuzeyindeki kamplara geldiğini savunan Selvi, köşesinde şu ifadeleri kullandı: "PKK, Türkiye’nin içinden tamamen çekildi. Suriye’de ise devlete entegre oldu. Sıra Kuzey Irak’taki PKK kamplarında. Kuzey Irak’taki yapılanma örgütün ana omurgasını ve Kandil ise yönetim merkezini oluşturuyor. O nedenle Kuzey Irak’ta çekilmenin başlaması Terörsüz Türkiye açısından en önemli adımlardan birini oluşturuyor." "Metina, örgütün Türkiye'ye geçiş güzergâhıydı" Metina bölgesinin stratejik konumuna dikkat çeken Selvi, bölgenin Türkiye sınırına yakınlığı nedeniyle kritik bir üs işlevi gördüğünü öne sürerek değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "Ayrıca Metina bölgesinin stratejik bir önemi var. Sınırımıza en yakın bölge olduğu için PKK, Metina kampını Türkiye’ye geçiş güzergâhı olarak kullanıyordu. Bu mağaralar PKK tarafından hem yaz hem kış kullanılıyor. Bizim Pençe-Kilit operasyonlarını yapıp, üsler kurduğumuz bir bölge. Buradan ayrılan örgüt mensuplarının Kandil’e çekildiği söyleniyor." "İkinci kandil olarak kullanılıyordu" Yazısında örgütün Irak ile Suriye arasındaki lojistik ve askeri geçiş hattını sağladığı Sincar bölgesine de değinen Selvi, Ankara ve Bağdat hükümetleri arasındaki temaslara işaret ederek şu iddiaları dile getirdi: "Bu arada çok önemli bir gelişme de Sincar’da yaşanıyor. Sincar örgütün ikinci Kandil olarak kullandığı bir merkezi. DEAŞ’la mücadele adına buraya yerleştiler. Irak ile Suriye arasındaki geçişi Sincar üzerinden sağlıyorlardı. Türkiye ve Irak hükümeti arasında yapılan anlaşmadan sonra örgüt Sincar’dan çekilme hazırlıklarına başladı." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Beştepe'de toplanıyor: Gündemde fon soruşturması ve Terörsüz Türkiye var Haber

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Beştepe'de toplanıyor: Gündemde fon soruşturması ve Terörsüz Türkiye var

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, iç siyaset, ekonomi ve dış politikadaki sıcak gelişmelerin ele alınacağı kritik bir Kabine Toplantısı'na ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde saat 15.00'te başlayacak oturumda, hem adli hem de yasama boyutlarıyla gündemi meşgul eden başlıklar masaya yatırılacak. Fon soruşturması ve tasfiye süreci masada Kabine toplantısının ekonomi ve adalet diplomasisindeki en önemli başlıklarından biri, tasfiyesine karar verilen finansal fonlara ilişkin soruşturma olacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yürütülen Fon Koordinasyon Kurulu toplantılarından elde edilen veriler ve hazırlanan raporlar Kabine üyelerine sunulacak. Süreçte yaşanan mağduriyetlerin giderilmesine dönük adımlar ile ihtiyaç duyulabilecek muhtemel yasal düzenlemelerin detayları değerlendirilecek. "Terörsüz Türkiye" ve istihbarat raporları İç güvenlik ve siyasal süreçler açısından Kabine'nin bir diğer öncelikli maddesi "Terörsüz Türkiye" hedefi olacak. Yaklaşan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı öncesinde; PKK’nın silah bırakma sürecine ve feshine ilişkin saha istihbarat raporları kurulca incelenecek. Sürecin yasal altyapısını oluşturacak kurul ve mekanizmaların kurulmasına dönük adımlar gözden geçirilecek. Toplantının dış politika bölümünde ise bölgesel güvenlik dinamikleri ele alınacak. Yemen'deki Husi unsurlarının Suudi Arabistan'daki sivil altyapı ve havalimanlarına düzenlediği saldırılar ile Rusya-Ukrayna savaşındaki son durum ve Türkiye'nin arabuluculuk/güvenlik eksenindeki tutumu masadaki yerini alacak. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Millete Sesleniş konuşmasıyla alınan kararları kamuoyuna duyurması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mahkemeden Kılıçdaroğlu davasında ara karar: Yakalama ve zorla getirilme ihtarı Haber

Mahkemeden Kılıçdaroğlu davasında ara karar: Yakalama ve zorla getirilme ihtarı

Mahkeme, 5 celsedir duruşmalara katılmayan Kılıçdaroğlu'nun mazeretini son kez kabul ederek, bir sonraki duruşmaya gelmemesi durumunda hakkında zorla getirilme veya yakalama kararı çıkarılacağını ihtar etti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2016-2019 yıllarındaki bazı sosyal medya paylaşımları ve konuşmalarında "FETÖ ve PKK terör örgütleri mensuplarını övdüğü" iddiasıyla açılan dava, Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyaların devredilmesi sonrasında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada Kılıçdaroğlu'nu avukatı temsil etti. Birleştirme ve beraat talepleri reddedildi Duruşmada söz alan Kılıçdaroğlu’nun avukatı Uğur Çelik, müvekkilinin siyasi programının yoğunluğu nedeniyle hazır edilemediğini belirterek suç unsurlarının oluşmadığını savundu. Derhal beraat talebinde bulunan avukat, aksi takdirde dosyanın Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilgili davayla birleştirilmesini talep etti. Mahkeme Başkanı ise 5 duruşmadır celsenin ertelendiğini hatırlatarak, "Kendisi de uymak zorundadır ve diğer tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi gelmek zorundadır duruşmaya. Bir sonraki celse hazır edilmeli" diyerek birleştirme talebini reddetti. Mahkemeden açık ihtar: Sonraki celse 19 Kasım'da Savcılığın eksik hususların giderilmesini talep etmesinin ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Kılıçdaroğlu'nun bir sonraki celse mahkeme huzurunda hazır edilmesine hükmetti. Heyet, aksi takdirde hakkında zorla getirilme ya da ifade almaya yönelik yakalama kararı çıkartılacağını bildirdi. Davanın bir sonraki duruşması 19 Kasım tarihine ertelendi. MHP Genel Başkan Yardımcıları Feti Yıldız, İzzet Ulvi Yönter ve İsmail Faruk Aksu'nun şikayet dilekçesi üzerine hazırlanan iddianamede; Kılıçdaroğlu'nun 2016-2019 yıllarındaki paylaşımlarında terör örgütleri mensuplarını ve PKK propagandasından hüküm giyen Selahattin Demirtaş'ı övdüğü öne sürülüyor. Yürütülen soruşturma sonucunda Kılıçdaroğlu hakkında "zincirleme şekilde suçu ve suçluyu övme" suçundan yargılama talep edilmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Newsweek röportajı: "İsrail'de Türkiye'yi tehdit kaynağı gösteren bir söylem körükleniyor" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Newsweek röportajı: "İsrail'de Türkiye'yi tehdit kaynağı gösteren bir söylem körükleniyor"

ABD’de yayın yapan Newsweek dergisinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Suriye’den "Terörsüz Türkiye" sürecine, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan İsrail ile ilişkilere kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve toplumsal birliğinin korunması gerektiğini belirten Erdoğan, ülkedeki tüm silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesinin zaruri olduğunu kaydetti. "Terörsüz Türkiye stratejik bir hedeftir" "Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye açısından bir takvim meselesinden öte stratejik bir hedef olduğunu belirten Erdoğan, PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararlarının önemli bir eşik olduğunu söyledi. Asıl önemli olanın alınan kararların sahada eksiksiz uygulanması olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Örgütün bütün unsurlarıyla silah bırakması, illegal yapının tasfiye edilmesi ve bu sürecin devletimizin ilgili kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi gerekiyor" dedi. Suriye’deki gelişmeleri de aynı anlayışla takip ettiklerini belirten Erdoğan, "Bu sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini, Kürtler dahil bütün Suriye halkının kendisini daha emniyetli, daha özgür ve daha müreffeh hissedeceği bir düzenin kurulmasını destekliyoruz. Suriye’nin birliği güçlendikçe bölgemizin güvenliği de güçlenecektir" değerlendirmesinde bulundu. İran’daki gelişmeler sırasında PKK/PJAK’ın ortaya çıkan şartlardan yararlanma girişimlerini de yakından takip ettiklerini söyleyen Erdoğan, etnik ve mezhebi fay hatlarının harekete geçirilmesinin uzun süreli istikrarsızlığa yol açabileceğini ifade ederek, "Kürtler, bizim kardeşlerimiz. Bin yıldır beraber, iç içe yaşıyoruz" dedi ve Türkiye’nin ölçüsünün etnik kimlik değil, terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehditler olduğunu belirtti. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması Rusya-Ukrayna Savaşı'nın daha geniş bir coğrafyaya yayılma riskini göz ardı etmediklerini dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin savaşın yeni ülkelere sıçramasını önlemek olduğunu söyledi. Gerekli siyasi iradenin ortaya konulması durumunda Türkiye’nin yeniden müzakere masasının kurulmasına ve barışın önünün açılmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin ise, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı İran’a, İsrail’e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir" ifadelerini kullandı. "İsrail'de Türkiye'yi tehdit kaynağı sunmaya dönük söylem körükleniyor" İsrail yönetimiyle birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu belirten Erdoğan, son dönemde İsrail’de Türkiye’ye yönelik söylemlere değinerek, "Son dönemde İsrail’de Türkiye’yi yeni bir tehdit kaynağı olarak sunmaya dönük hatalı bir söylem körükleniyor. Bu söylemin İsrail’deki iç siyasi süreç ve seçim atmosferiyle bağlantılı olduğunu değerlendiriyoruz" dedi. Türkiye’nin İsrail halkıyla veya herhangi bir toplumla husumeti olmadığını ifade eden Erdoğan, "İtirazımız, uluslararası hukuka aykırı gördüğümüz politikalara ve bölgemizde istikrarsızlığı derinleştiren adımlaradır" şeklinde konuştu. İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları ve Yunanistan ile yaptığı savunma anlaşmasına ilişkin de soruyu yanıtlayan Erdoğan, Türkiye’nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden kurmadığını belirtti. Erdoğan, "İsrail’in uluslararası hukuku ve yerleşik kuralları hiçe sayan saldırıları, Suriye’nin egemenliğine açıkça zarar veriyor ve bölgede istikrarın tesisini güçleştiriyor" diyerek, varsayımsal bir askeri çatışmanın sonuçlarını tartışmak yerine böyle bir ihtimalin ortaya çıkmasını önleyecek diplomasiye yoğunlaşmanın daha doğru olacağını vurguladı. ABD ile ilişkilere de değinen Erdoğan, Washington’daki muhataplarının ABD yönetimi olduğunu ve Başkan Donald Trump ile doğrudan görüştüklerini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uçum'dan Kritik "Terörsüz Türkiye" Açıklaması: "Öcalan Silahsızlanma Alt Komisyonu'nda Görev Alacak" Haber

Uçum'dan Kritik "Terörsüz Türkiye" Açıklaması: "Öcalan Silahsızlanma Alt Komisyonu'nda Görev Alacak"

Takip ve Değerlendirme Kurulu ve Alt Komisyonlar Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki altyapısını oluşturan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un rekor bir oyla kabul edilmesinin ardından kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu çalışmalarına hız verdi. Kurulun ilk toplantısında sürecin koordinasyonu ele alınırken, bünyesinde dört ayrı alt komisyon oluşturuldu. Bu kapsamda Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu faaliyete geçirildi. Silah teslimi, doğrulama mekanizmaları ve örgüt mensuplarının hukuki statülerinin sınıflandırılması gibi kritik başlıkların bu alt kurullar aracılığıyla yürütülmesi bekleniyor. "Öcalan Komisyonda Görevlendirilecek, Sağlanan İmtiyaz Değil" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, sürecin detaylarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. PKK'ya kendini feshetme çağrısı yapan Abdullah Öcalan'ın, kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nda görev alacağını belirten Uçum, İmralı'daki yeni konutun cezaevine bağlı bir ek ünite olarak inşa edildiğini hatırlatarak "İmralı'daki konut cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildi" dedi. Öcalan'a yönelik bu adımların serbest bırakıldığı anlamına gelmediğini vurgulayan Uçum, süreçle ilgili olarak "Öcalan ile yürütülen diyalog sürecidir. Hedef bellidir. Terör örgütünün tasfiyesinin sağlanmasıdır" ifadelerini kullandı. İmralı'daki konuttan "Serbest bırakıldı" şeklinde bir sonuç çıkarılamayacağını belirten Uçum, görevlendirme ve çalışma ortamına ilişkin şu açıklamaları yaptı:"Örgütü kim kuruyorsa silahı kim kullandırdıysa feshedecek de odur. Öbür türlü devlet güvenlik politikasıyla yapar. Diyalogda muhatap aldığı kişi bu görevini iyi yapması için bir komisyonda görevlendirilmesi, daha rahat ortamda çalışması gerekliliktir, sağlanan imtiyaz değildir. Görevin gerektirdiği ortam sağlamaktan ibarettir, bunun dışındakiler doğru değildir." Öte yandan, 1 Haziran 2005'ten önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanların veya bu suçu işleyenlerin çıkarılan yasa kapsamı dışında tutulduğunu, bu nedenle Öcalan ve yönetim kadrosunun yasadan yararlanamayacağını belirten Uçum, "Hükümlü üzerinden diyalog yürütüyorsan terör örgütünün tasfiyesine ilişkin, bunun hukuka aykırı bir durumu yok. Rutin dışı süreçler, rutin dışı yöntemlerle çözülür" diyerek hükümlü üzerinden yürütülen diyalog mekanizmasının hukuki zeminine dikkat çekti. Uçum'dan Seçim Tarihi Mesajı Açıklamalarında iç siyaset ve seçim takvimine de değinen Mehmet Uçum, olası bir erken seçim veya yenileme kararının tarihine yönelik öngörülerini paylaştı. Meclis'te 360 milletvekilinin kararıyla seçimlerin yenilenmesi durumunda sandıkların 16 Nisan 2028 tarihinde kurulabileceğini belirten Uçum, "360 milletvekiliyle seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa 16 Nisan 2028'de seçim yapılacak" dedi. Bu tarihin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin yıl dönümü olduğuna işaret eden Uçum, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin geçişinin yıl dönümü 16 Nisan" ifadelerini kullandı. Uçum ayrıca, 2027 yılının son çeyreğinde bir seçim yapılabilme ihtimalini düşük gördüğünü belirterek "Seçimlerin mart ya da nisan ayında yapılabileceğini" dile getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli'den İmralı açıklaması: "250 metrekarelik bir konut yapıldı" Haber

Bahçeli'den İmralı açıklaması: "250 metrekarelik bir konut yapıldı"

"Villa Diye Bir Şey Yok, 250 Metrekarelik Konut Yapıldı" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı'nın aktardığı ve kamuoyunda tartışma yaratan İmralı Adası'ndaki yeni yapı iddialarına açıklık getirdi. Alçı, 11 Eylül'deki görüşmesinin ardından İmralı'da PKK lideri Abdullah Öcalan için bahçeli bir ev inşa edildiğini ancak Öcalan'ın "statü" talebiyle buraya geçmediğini öne sürmüştü Tartışmalara noktayı koyan Bahçeli, söz konusu yapının bir villa olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçenlerde gazeteci Nagehan Alçı geldi. Hanımefendinin aktardıklarından 'villa' yorumu çıkardılar. Villa diye bir şey yok. 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten bu konut cezaevi yerleşkesi içerisindedir. 4 tarafı suyla çevrili bir ada. Abdullah Öcalan, zaten 26 yıldır cezaevinde. Yaşı ilerlemiş durumda. Bu süreçte örgütü feshetmesi önemli. " "Örgütü Feshetmesi Önemli, Görüşmelerini Yapsın Diye Yapıldı" Abdullah Öcalan'ın 26 yıldır cezaevinde bulunduğunu ve yaşının ilerlediğini vurgulayan Bahçeli, örgütün feshedilmesi sürecinin önemine dikkat çekti. Bahçeli, inşa edilen konutun amacını şu sözlerle aktardı: "2025'teki açıklamasıyla Şubat 2026'daki açıklamasının birbirinden farksız ve örgütün ortadan kalkması noktasında bu sürecin arkasında olması kıymetli. O arada bir konut yapıldı. Orada görüşmelerini yapsın, vereceği mesajlarını aktarsın diye bir konut yapıldı. Yeri geldiğinde gazetecilerle de görüşsün. Bu imkanlar sağlanmalı, sağlanacaktır." Öte yandan Bahçeli, süreç kapsamında daha önce gündeme getirdiği "Barış süreci siyasallaşma koordinatörlüğü" önerisinin de geçerliliğini koruduğunu belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Terörsüz Türkiye" sürecinde MİT sahaya iniyor Haber

"Terörsüz Türkiye" sürecinde MİT sahaya iniyor

Türkiye'nin uzun yıllardır gündeminde yer alan terör meselesinde tarihin en kritik eşiklerinden biri geçiliyor. Çerçeve yasanın TBMM'den geçmesiyle birlikte gözler, terör örgütü PKK'nın tasfiye edilmesine ve silah bırakma süreçlerine çevrildi. Güvenlik kaynaklarından yansıyan bilgilere göre, sürecin operasyonel ve diplomatik adımları büyük bir titizlikle planlandı. Öcalan'ın çağrısı bekleniyordu Süreçteki ilk ve en kritik hamlenin terör örgütü lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılması bekleniyor. Öcalan'ın yapacağı çağrının ardından, Türkiye-Irak sınır hattından çekilerek Kandil kamplarına yerleşen örgüt mensuplarının gruplar halinde silah bırakması öngörülüyor. Güvenlik bürokrasisinden aktarılan detaylara göre, mağaraların boşaltılması, mühimmatın teslimi ve lojistik unsurların arındırılması için 1,5 ila 2 aylık sıkı bir takvim işletilecek. 18 kampta 3 Bin 800 mensup Kandil Dağı’nın eteğindeki Bînarê Qendil ile bölgenin batısındaki Kortek, Zergele, Lewce ve Bole gibi barınma alanlarında bulunan 18 farklı kamptaki yaklaşık 3 bin 800 PKK mensubunun, Meclis'in yeni yasama yılına açılacağı 1 Ekim tarihine kadar kademeli olarak silah bırakması hedefleniyor. Süreç tamamen başıboş bırakılmayacak; silah bırakma ve teslim alma işlemleri Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) gözetiminde, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi yetkililerinin de yer alacağı karma bir heyet tarafından yakından izlenecek. Teslim edilecek silahların tek tek envantere kaydedileceği, bu silahlar arasında ise ağırlıklı olarak ABD’nin IŞİD'le mücadele adı altında SDG’ye temin ettiği AT-4 tanksavar füzeleri ile M-4 tipi piyade tüfeklerinin bulunduğu ifade ediliyor. Eylül sonuna kadar tamamlanması öngörülen silah bırakma işlemlerinin ardından MGK'nın yapacağı tespitle birlikte, çerçeve yasanın Ekim ayı itibarıyla bütünüyle hayata geçirilmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.