SON DAKİKA

#Pkk

HABER DEĞER - Pkk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pkk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde MİT sahaya iniyor Haber

"Terörsüz Türkiye" sürecinde MİT sahaya iniyor

Türkiye'nin uzun yıllardır gündeminde yer alan terör meselesinde tarihin en kritik eşiklerinden biri geçiliyor. Çerçeve yasanın TBMM'den geçmesiyle birlikte gözler, terör örgütü PKK'nın tasfiye edilmesine ve silah bırakma süreçlerine çevrildi. Güvenlik kaynaklarından yansıyan bilgilere göre, sürecin operasyonel ve diplomatik adımları büyük bir titizlikle planlandı. Öcalan'ın çağrısı bekleniyordu Süreçteki ilk ve en kritik hamlenin terör örgütü lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılması bekleniyor. Öcalan'ın yapacağı çağrının ardından, Türkiye-Irak sınır hattından çekilerek Kandil kamplarına yerleşen örgüt mensuplarının gruplar halinde silah bırakması öngörülüyor. Güvenlik bürokrasisinden aktarılan detaylara göre, mağaraların boşaltılması, mühimmatın teslimi ve lojistik unsurların arındırılması için 1,5 ila 2 aylık sıkı bir takvim işletilecek. 18 kampta 3 Bin 800 mensup Kandil Dağı’nın eteğindeki Bînarê Qendil ile bölgenin batısındaki Kortek, Zergele, Lewce ve Bole gibi barınma alanlarında bulunan 18 farklı kamptaki yaklaşık 3 bin 800 PKK mensubunun, Meclis'in yeni yasama yılına açılacağı 1 Ekim tarihine kadar kademeli olarak silah bırakması hedefleniyor. Süreç tamamen başıboş bırakılmayacak; silah bırakma ve teslim alma işlemleri Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) gözetiminde, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi yetkililerinin de yer alacağı karma bir heyet tarafından yakından izlenecek. Teslim edilecek silahların tek tek envantere kaydedileceği, bu silahlar arasında ise ağırlıklı olarak ABD’nin IŞİD'le mücadele adı altında SDG’ye temin ettiği AT-4 tanksavar füzeleri ile M-4 tipi piyade tüfeklerinin bulunduğu ifade ediliyor. Eylül sonuna kadar tamamlanması öngörülen silah bırakma işlemlerinin ardından MGK'nın yapacağı tespitle birlikte, çerçeve yasanın Ekim ayı itibarıyla bütünüyle hayata geçirilmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

'Terörsüz Türkiye' takvimi netleşti: Öcalan'ın çağrısı bekleniyor Haber

'Terörsüz Türkiye' takvimi netleşti: Öcalan'ın çağrısı bekleniyor

Türkiye'nin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alan 'Terörsüz Türkiye' sürecinde yeni takvim netleşmeye başladı. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun sonrasında, yasanın tam anlamıyla hayata geçmesi için güvenlik kurumlarının yapacağı tespit ve teyit çalışmaları bekleniyor. Silah bırakma ve teyit süreci nasıl işleyecek? Güvenlik bürokrasisi; PKK mensuplarının silahlarını bırakması, mağaraların boşaltılması ve lojistik malzemelerin teslim edilmesi için 1,5 ila 2 aylık bir zaman dilimi öngörüyor. Bu kapsamda terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın yakın zamanda örgüte "Tüm silahları ilgili yerlere teslim edin ve Türkiye’ye dönün" çağrısı yapması beklenirken, Kandil yönetiminin de çekildikleri alanlara dair açıklama yapacağı ifade ediliyor. Silahların teslimi konusunda MİT ve ilgili kurumların Irak merkezî yönetimi, Kuzey Irak yönetimi ve Suriye yönetimiyle temas yürüttüğü kaydedildi. Bu çerçevede Irak'taki örgüt üyelerinin Erbil ve Süleymaniye'deki Türk temsilciliklerinde oluşturulan özel birimlere başvuracağı ve silahlarını bu iki bölgedeki merkezlere teslim edeceği belirtiliyor. Süreci yönetecek iki ayrı Kurul kuruluyor Kanunla birlikte sürecin izlenmesi ve koordinasyonu için yürütme ve parlamento ayağında iki ayrı mekanizma devreye sokuluyor. Yürütme organı bünyesinde Cumhurbaşkanlığı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulacak olan yapı; Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Millî Savunma Bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri ve MİT Başkanından oluşacak ve örgütün silah bırakma ile fesih sürecini takip ederek kurumlar arası koordinasyonu sağlayacak. Parlamenter düzeyde ise TBMM bünyesinde siyasi parti temsilcilerinin yer alacağı bir İzleme ve İrtibat Kurulu oluşturulacak ve böylece süreç Meclis nezdindeki mekanizmalar üzerinden de izlenecek. MGK kararı ve Resmî Gazete takvimi Güvenlik birimlerinin tespit ve değerlendirmelerinin ardından konu Millî Güvenlik Kurulunun (MGK) gündemine taşınacak. MGK'nın örgütün feshedildiğine ilişkin karar alması ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanması, kanunun uygulama aşamasının başlaması için temel koşul teşkil edecek. Sürecin eylül sonuna kadar tamamlanması ve MGK kararının çıkması halinde, ekim ayından itibaren çerçevenin tam anlamıyla uygulanmaya başlanması öngörülüyor. Kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte, haktan yararlanmak isteyenler için 6 aylık başvuru süreci devreye girecek. Düzenlemenin getirdiği hukuki esaslar Yasa kapsamında belirlenen düzenlemelere göre, 15 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda 10 yıl, 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 5 yıl erteleme uygulanacak; bu süreçte soruşturmalar duracak, davalar askıya alınacak ve koşulları taşıyan cezaevindeki kişiler için tahliye hükümleri gündeme gelebilecek. Kalıcı bir af niteliği taşımayan bu uygulamada, erteleme süresi zarfında yeniden terör suçu işlenmesi durumunda erteleme kararı ortadan kaldırılacak. Düzenlemeden faydalanacak kişiler için 2 ile 3 yıl arasında siyaset yasağı öngörülürken bazı ağır suçlar kapsam dışında tutuluyor, ayrıca sürecin tatbikatında görev alan kamu görevlileri bu faaliyetleri sebebiyle cezai sorumluluk altında olmayacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti 81 ilde sahaya iniyor: "Terörsüz Türkiye" süreci anlatılacak Haber

AK Parti 81 ilde sahaya iniyor: "Terörsüz Türkiye" süreci anlatılacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen AK Parti MKYK toplantısında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin vatandaşlara eksiksiz anlatılması ve dezenformasyonların önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, teşkilat üyelerine talimat verdi. 81 il ve tüm ilçelerde yüz yüze görüşmeler AK Parti teşkilatları, eylül ayı itibarıyla belirlenen isimlerle birlikte 81 ilde ve tüm ilçelerde sahaya inerek vatandaşlarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirecek. Çalışmalarda iç cephenin güçlendirilmesinin milli güvenliğin en önemli teminatlarından biri olduğu anlatılacak. Terörün sona ermesinin toplumsal dayanışmayı ve ortak geleceği güçlendireceği vurgulanırken, "Terörsüz Türkiye" vizyonunun bölgesel barış ve istikrarı da kapsadığı ifade edilecek. Teşkilatlar ayrıca söz konusu düzenlemenin genel af öngörmediğini, kişiye özel statü tanımlamadığını ve ağır suçların kapsam dışında bırakıldığını vatandaşlara aktaracak. Silah bırakma için 1,5-2 aylıktTakvim Edinilne bilgilere göre hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi teklifinin yasalaşmasının ardından güvenlik bürokrasisi yeni bir takvim belirledi. Bu kapsamda PKK'lıların silahlarını bırakması, mağaraların boşaltılması ve lojistik malzemelerin teslim edilmesi için 1,5-2 aylık bir süreç planlanıyor. Abdullah Öcalan’ın kısa süre içinde örgüt üyelerine silahlarını teslim etmeleri ve Türkiye’ye dönmeleri yönünde çağrı yapması beklenirken, Kandil’deki yönetimin de boşaltılan mağaralara ilişkin açıklama yapacağı ifade edildi. Silah bırakma sürecinin eylül ayı sonuna kadar tamamlanması ve MGK kararının çıkması durumunda çerçeve yasanın ekim ayında uygulanmaya başlaması öngörülüyor. Drone ve paramotorlar da teslim edilecek MİT ve ilgili kurumların; Irak merkezi hükümeti, Kuzey Irak yönetimi ve Suriye yönetimiyle silahların teslim ed طريقة hususunda temas yürüttüğü belirtildi. Irak’taki örgüt üyelerinin Erbil ve Süleymaniye’deki Türk temsilciliklerinde oluşturulan özel birimlere başvurması ve silahlarını buralara teslim etmesi planlanıyor. Sürecin yalnızca ateşli silahlarla sınırlı kalmayacağı; drone, paramotor ve uydu haberleşme sistemlerinin de envantere dahil edilerek teslim alınacağı kaydedildi. Üst düzey isimler kapsam dışı kalacak Güvenlik kaynakları, Kandil’de bulunan yaklaşık 180-200 örgüt yöneticisi ile bine yakın örgüt üyesinin ceza indirimlerinden yararlanamayacağı için Türkiye’ye dönmeyeceğini değerlendiriyor. Fehman Hüseyin (Bahoz Erdal), Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan ve Bese Hozat gibi üst düzey isimlerin düzenleme dışında kalacağı belirtiliyor. Cezaevinde bulunan yaklaşık 4 bin ila 4 bin 500 PKK hükümlüsünün durumu ise dosya üzerinden incelenecek. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilenler ile kasten öldürme suçundan ceza alanlar kapsam dışında tutulurken, şartları taşıyanların infaz hakimlikleri tarafından incelenerek cezalarının ertelenmesi ve tahliyeleri öngörülüyor. Cezaları ertelenen kişilerin ise geleneksel adli kontrol hükümleri yerine cumhuriyet başsavcılıkları, İçişleri Bakanlığı ve MİT tarafından oluşturulacak özel bir sistemle takip edileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İYİ Parti 'Çerçeve Yasa' Teklifine itiraz etti Haber

İYİ Parti 'Çerçeve Yasa' Teklifine itiraz etti

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan yeni yasal düzenleme siyaset sahnesinde tartışmalara yol açtı. İYİ Parti, PKK'nin fesih süreci çerçevesinde hazırlanan ve Meclis Başkanlığı'na sunulan metne karşı hukuki ve siyasi irade ortaya koydu. Hukuka aykırılık gerekçesiyle iade talebi İYİ Parti tarafından TBMM Başkanlığı'na sunulan resmi dilekçede, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin usul ve şekil yönünden birçok kanunla çeliştiği vurgulandı. Metnin; Anayasa, TBMM İçtüzüğü, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ile Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine tümüyle aykırı olduğu savunuldu. Bu hukuki gerekçeler doğrultusunda teklifin işleme alınmadan iade edilmesi istendi. Meclis gündemindeki 12 maddelik teklif PKK'nin fesih süreci kapsamında şekillendirilen 12 maddelik çerçeve yasa teklifi bugün Meclis Başkanlığı'na sunuldu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla Meclis'e sunulan bu düzenlemenin 7 Ağustos Cuma günü Adalet Komisyonu'nda görüşülmesinin planlandığını duyurdu. Müsavat Dervişoğlu'ndan sert tepki İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında yasa teklifini çok sert sözlerle hedef aldı. Tasarıya imza atan milletvekillerine seslenen Dervişoğlu, sürecin ciddiyetsizliğine dikkat çekerek, "Neyin altına imza attıklarını bile bilmiyorlar. Siz Sevr'e imza atıyorsunuz. Ne yaptığınızın farkında değilsiniz" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Teklifin içeriğinde hangi düzenlemeler bulunuyor? Meclis'e sunulan kanun teklifine göre, söz konusu düzenlemeden faydalanmak isteyenlerin yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 aylık süre içerisinde başvuru yapması gerekecek. Tanınan sürenin dolmasının ardından yeni talepler kabul edilmeyecek ve sürenin uzatılması ancak yeni bir yasal düzenlemeyle mümkün olabilecek. Yapılacak başvurular bireysel bazda ele alınacak. Örgüt üyelerinden üç yıl boyunca herhangi bir suça bulaşmayan kişilere siyaset yapma hakkının tanınması öngörülürken; 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar ile bu cezayı gerektiren suçlardan hüküm giyen isimler ise düzenleme kapsamının dışında tutulacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

'Çerçeve Yasa' Kanun Teklifinin kapsamı ortaya çıktı Haber

'Çerçeve Yasa' Kanun Teklifinin kapsamı ortaya çıktı

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin içeriği ortaya çıktı. 12 maddeden oluşacak yasa metninin detayları şu şekilde sıralanıyor: Teklifte dikkat çeken en önemli düzenlemelerden biri kapsam maddesi oluyor. “Silah bırakan, kendini fesheden örgüt" gibi genel ifadeler yerine "PKK, KCK ve bağlı yapılanmalar ile ilişkili örgütler" ifadesi yasanın kapsamında net olarak yer alıyor. Teklif örgüt mensuplarına af öngörmezken, ceza erteleme ve örgüt suçlarının düşmesi yolunu açıyor. 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet yükümlülüğü doğuran suçlar yasa kapsamı dışında tutuluyor. Böylece PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yasadan yararlanmasının önü kesiliyor. Örgüt suçları kapsamında 15 yılın altındaki suçlarda beş yıl, 15 yılın üzerindeki suçlarda ise 10 yıl ceza ertelemesi öngörülüyor. Bu sürelerin sonunda gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde cezanın düşmesi öngörülüyor. 3 yıl suça karışmayanlara siyaset seçeneği Bu örgüt üyeleri kapsamında; geçici nitelikteki düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içinde başvuru yapmaları gerekecek. Bu sürenin sonunda başvuru hakkı sona erecek. Düzenlemeden; Avrupa'daki örgüt mensupları, dağ kadrosu ya da cezaevindekiler şeklinde değil; hakkında soruşturma bulunanlar, kovuşturması devam edenler, hükümlü olanlar ve devlete kendiliğinden başvuranlar yararlanacak. Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığında, teyit ve tespitle ilgili oluşturulacak "Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu" sekiz üyeden oluşacak. Kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Savunma ve Çalışma Bakanları yer alacak. Yasa ile TBMM bünyesinde ayrıca İzleme Kurulu oluşturulacak. Kurulun kimlerden oluşacağına TBMM Başkanı karar verecek. Kanunla kurulacak komisyon, Meclis İçtüzüğü hükümlerine tabi olmayacak. Yasadan yararlananlar hakkında yeni bir terör soruşturması açılabilmesi de kurul kararına bırakılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sarp Kuray :“Öcalan Türkiye devrimci hareketini çok asil biçimde kucaklamıştır” Haber

Sarp Kuray :“Öcalan Türkiye devrimci hareketini çok asil biçimde kucaklamıştır”

"İmamoğlu'na 'Tarihin eli omuzunuzda, acele etmeyin' demiştim" 81 yıllık ömrünün önemli bir kısmını sürgünde ve cezaevinde geçiren, Deniz Harp Okulu mezunu bir devrimci olan Sarp Kuray, güncel siyasetin sıkışmışlığına dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Ekrem İmamoğlu ile geçmişte yaptığı bir diyaloğu paylaşan Kuray, erken hamlelerin risklerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "İmamoğlu'na 'Tarihin eli omuzunuzda, acele etmeyin, CHP'de liderlik kavgasına girmeyin' demiştim, erken atakla hata yaptı." Kuray, CHP içindeki ayrışmalara ve kurultay süreçlerine de değinerek, partinin Avrupa tarzı bir sosyal demokrasi hareketi olmadığını, Atatürk'ün tarihsel ve sınıfsal dinamikleri bir arada topladığı bir yapısı bulunduğunu vurguladı. Kasım 2023 kurultayında Parti Meclisi'ne aday olduğunu ancak yaşanan kavgalara ve "Hançerlendim" çıkışlarına mesafeli durduklarını belirten Kuray, CHP'den ayrılanların Kürt meselesi konusunda henüz net bir tutum ortaya koymadığını şu sözlerle eleştirdi: "CHP’den ayrılanlar henüz Kürt meselesiyle ilgili lafını söylemedi, etrafında dolaşıyorlar. Devlet Bahçeli’nin burada bir inisiyatifi var ve ben bu inisiyatifi takdir ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nde böyle bir şey yok, etrafında dolanıyorlar. Şimdi Kürt vilayetlerini ziyaret etmekle kapanacak bir iş değil bu." "Bekaa'da Öcalan ile ilk kez tanıştım, PKK'nın Türk damarına kıymet veriyor" 12 Eylül öncesinde 12 Mart'ın tamamlanacağı öngörüsüyle DİSK Basın-İş Başkanı Burhan Şahin aracılığıyla Yaser Arafat'a haber gönderdiklerini ve Bekaa Vadisi'ne çekildiklerini anlatan Kuray, PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilk kez orada karşılaştığını belirtti. Öcalan’ın Dev-Genç’e ve özellikle Mahir Çayan’a duyduğu sempatiyi dile getiren Kuray, o döneme dair şu ayrıntıları paylaştı: "Dev-Genç’e olağanüstü bir sempatisi var. Kitaplarında da bunun temelini koyuyor. Siyasal Bilgiler’de okurken 68 hareketinin ruhu onu etkiliyor. 68'in içinde de kendine göre bir ayrım yapıyor, Mahir Çayan’ı öne koyuyor. Mahir Çayan’a büyük sempatisi var. Mahir Çayan'ın hayatının, onun mücadele anlayışının kendisini kökten etkilediğini söylüyor. 68 hareketinden gelen bir insan olduğumuz için bize karşı her zaman saygı ve sevgi dolu oldu. Bir kere çok zeki bir insan. Kendi davasına olağanüstü bir yoğunlaşması var. Tabii biz kendisini tanıdığımızda Suriye’ye çekilmişti, 84 olayları daha yaşanmamıştı. O zaman öyle bir kuvveti yoktu yani." Kuray, PKK'nın Kürt hareketleri içinde Türklerle birlikte olma konusundaki aktif tutumuna dikkat çekerek, "Başlangıçta Kemal Pir var, Haki Karer var. Daha önce Öcalan İstanbul THKO’nun içinden bir grupla birlikte DDKO’da deniyor biliyorsunuz. Denizlerin idamından sonra bir ayrışma oldu. Fakat Kürtlerin Türklerle birlikte direnişi anlamında başka böyle bir deneme yok. Bugün de hâlâ PKK'nın üst yönetiminde Türkler var. Türk damarına bu kadar kıymet veren başka bir Kürt örgüt yoktur" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye üçüncü toplanma konağının sancılarını çekiyor" Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunu "birinci toplanma konağı", Cumhuriyet'in kuruluşunu ise "ikinci toplanma konağı" olarak tanımlayan Kuray, Türkiye'nin bugün üçüncü bir evrenin sancılarını yaşadığını söyledi. Osmanlı'nın kuruluşunda Vefai tarikatı ve Baba İlyas hareketleri gibi halk dinamiklerinin etkili olduğunu belirten Kuray, solun bu dönemi yalnızca "feodalizm" olarak nitelendirerek geçiştirdiğini vurguladı: "Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk kuruluşundaki toprak düzeninin ve devlet düzeninin iyi bilinmesi lazım. Çünkü bunlar bozulduğu anda muazzam isyanlar çıkıyor. Önce Şeyh Bedrettin ayaklanıyor, arkasından Celali ayaklanıyor. Niye ayaklanıyorlar? Çünkü topraktan kendilerine eşitlik hakkı verilmiş, adamlar bunu kaybettikleri anda ayaklanıyorlar. Bin yıllık kardeşliğin temelinde yatan bu olayı bilmiyoruz biz. Sol bu dönem için ‘feodalizm’ deyip geçmiştir. Yani burada bir açılım lazım. Bir tek Doktor Hikmet Kıvılcımlı bu sürecin üzerine ciltlerle kitap yazmıştır." Atatürk'ün 1924'e kadar Kürtlerle birlik ve kardeşlik zemininde yürüdüğünü, Erzurum Kongresi'nden itibaren bu tarihin bilincinde hareket ettiğini belirten Kuray, kopmanın Atatürk'ten kaynaklanmadığını şu sözlerle ifade etti: "Kopma Atatürk’ten gelmiyor, işi bozan Cibranlı Halil Bey; Öcalan da ‘Bir Halkı Savunmak’ kitabında anlatır. Ben de kopmanın Atatürk'ten geldiği kanaatinde değilim. Atatürk’ün bir çabası var, Türkiye’yi toplamak için bir çabası var. Şimdi demek ki biz bugün tekrar Türkiye'nin toplanmasını dert edenler olarak bu iki toplanma konağının karakteristiğini iyi anlamalıyız. ‘Bin yıllık kardeşlik’ söyleminin kökenini iyi bilmeliyiz." "Öcalan oyuna gelmez, prensip adamıdır" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anayasa değişikliği hamleleri ve Kürt seçmeni muhalif bloktan koparma stratejisi hakkında konuşan Kuray, Abdullah Öcalan'ın bu süreçte iktidarla basit bir pazarlık yapmayacağını ifade etti. Öcalan'ın üçüncü toplanma konağına prensipli bir yaklaşımla geldiğini belirten Kuray, düşüncelerini şu sözlerle detaylandırdı: "Öcalan oyuna gelmez, prensip adamı, üçüncü toplanma konağına prensipli şekilde geliyor. Argümanları ortadayken ‘İktidar ile anlaşma yapar’ sonucuna varamayız. ‘Bu mücadele yok olma durumuyla karşı karşıya kalan Kürtlüğün varlığını ispat etme mücadelesidir. Ve burada bir sonuç çıkardık. Kürtlüğün kaybolmak üzere olan varlığını ispat ettik. Şimdi yeni bir aşamaya geldik’ diyor. Tarihi arka planı işin içine oturtarak yapıyor bunu. Ülkenin demokratik bir yapıya kavuşmasını temel argüman olarak koyuyor." Devrimcilik, cezaevi yılları ve Saraçhane ruhu Cezaevinden çıktıktan sonra 2017 yılında Veli Ağbaba'nın davetiyle CHP'ye katıldığını hatırlatan Kuray, devrimcilik çıtasını ülkenin koşulları gereği mecburen indirdiğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Ben hapishanedeyken 98 CHP milletvekili ziyaretime geldi. Veli Ağbaba bunlardan biriydi. Yani cezaevinde bana bir sahiplenmeleri oldu. Sonra 2017’de davet geldiğinde onlara şunu söyledim: ‘Benim Cumhuriyet Halk Partili olmama imkân yok. Ben devrimci bir adamım, hep de öyle kalacağım. Ha bugün devrim olacak diye bir strateji yapmaya imkân yok. Devrimcinin de minimum programları var, maksimum programları var.’ Mecburen çıtayı indirdim. Türkiye'nin zaten temel sorunu demokratik devrimini tamamlayamamış bir ülke olması. Bizim devrimciler olarak yorumumuz şudur; demokratik devrimin tamamlanması için atılacak her adım bizim için onurlu ve arkasından gidilebilecek bir potansiyel taşır." Röportaj sırasında kızı Zeynep Kuray'ın da aralarında bulunduğu gençlerin Saraçhane'deki eylemlerine değinen Kuray, 68 ruhunun ve direniş geleneğinin üniversite kapılarında ve meydanlarda yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Gençlerin üniversitelerden çıkıp o direniş ruhunu alanlara taşıması 68 ruhunun hala devam ettiği fikrini uyandırdı bende. 68 bir feda hareketiydi, bir devrim stratejisi falan değildi. Arkadaşları idam edilmekte olan insanların fedaya yürümeleridir. Bunda da komün dürtüleri vardır. Arkadaşlarını kurtarmak için orada şehit oldular. Şimdi bu Türkiye'ye bir şey kazandırdı; bir devrimin tahayyüllerde olabileceği gerçeğini koyduk. Bizi artık bu toplumun hafızasından söküp atma ihtimalleri artık yok." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uğur Mumcu dosyası yeniden gündemde: Ağabeyinden çarpıcı iddialar Haber

Uğur Mumcu dosyası yeniden gündemde: Ağabeyinden çarpıcı iddialar

Mumcu'nun ağabeyi Ceyhan Mumcu ve Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, suikastın arkasındaki dış güç ve istihbarat bağlantılarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. "İsrail Büyükelçisi Uğur'u açıkça tehdit etti" Türkiye Gazetesi'ne konuşan hukukçu Ceyhan Mumcu, kardeşinin ölümünden önce PKK ve İsrail ilişkilerine dair kritik bilgilere ulaştığını ve bu sebeple hedef alındığını belirtti. Kardeşinin İsrail Büyükelçisi ile gerçekleştirdiği görüşmeyi aktaran Ceyhan Mumcu, şu ifadeleri kullandı: "Uğur, bana İsrail Büyükelçisiyle yaptığı görüşmeyi anlattı. İsrail Büyükelçisi açık bir biçimde 'Üzerimize çok geliyorsun, bu durum daha fazla devam edemez. Sana suikast bile yapılabilir' demiş. Görüşme sonrası kâbus gördüğünü, rüyasında ayaklarının koptuğunu anlatmıştı. Zaten çok sürmedi suikast gerçekleşti." Ceyhan Mumcu, suikastın sadece bir canilik olmadığını, aynı zamanda toplumda laik ve Müslüman ayrışması yaratmayı ve Türkiye'nin komşularıyla, özellikle İran ile olan ilişkilerini koparmayı hedefleyen bir süreç olduğunu vurguladı. Dönemin üst düzey bir MİT yetkilisinin de kendisine olaydaki İsrail bağlantısını aktardığını belirten Mumcu, dosyanın yeniden açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve o döneme ait kritik isimlerin ifadeye çağrılması gerektiğini kaydetti. Esenboğa Havalimanı'ndaki hareketliliğe dikkat çekildi Cinayette Mossad parmağına dikkat çeken Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş ise soruşturmada tetikçilerden ziyade azmettirenlere odaklanılması gerektiğini ifade etti. Karakuş, saldırı öncesinde Türkiye'ye gelen Mossad ajanlarının faaliyetlerinin ve olay sonrasında Tel Aviv uçağına binen ekibin Esenboğa Havalimanı'ndaki hareketliliklerinin incelenmesinin kilit rol oynayacağını belirtti. Adalet Bakanlığı'nın attığı bu adımla birlikte, Türkiye'nin yakın siyasi tarihini sarsan karanlık olayların aydınlatılması yönündeki beklentiler kamuoyunda artış gösterdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "15 Temmuz sonrası, Türkiye için yeniden yapılanma dönemi oldu" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "15 Temmuz sonrası, Türkiye için yeniden yapılanma dönemi oldu"

SETA tarafından düzenlenen "Onuncu Yılında 15 Temmuz" konulu sempozyumda konuşan Cevdet Yılmaz, 15 Temmuz’un sadece bir saldırı değil, milletin iradesine ve değerlerine yönelik bir tehdit olduğunu vurgulayarak, geride kalan on yılın devletin kurumsal kapasitesi için bir "muhasebe ve yeniden yapılanma dönemi" olduğunu belirtti. "Kurumlar zayıflamadı, aksine güçlendi" 15 Temmuz sonrası bazı Batılı çevrelerin "kurumların zayıfladığına" dair iddialar ortaya attığını hatırlatan Yılmaz, gerçeklerin bunun tam tersini gösterdiğini ifade etti. Yılmaz, süreci "Bazı Batılı çevreler o dönemde 'FETÖ'cüler tasfiye ediliyor, kurumlar zayıfladı' gibi argümanlar geliştiriyorlardı. Tam tersine FETÖ'cülerin tasfiyesiyle birlikte ordumuz başta olmak üzere birçok kurum çok daha etkili bir şekilde gerçek vazifesini yerine getirmeye başladı. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenlikten kamu yönetimine, istihbarattan yargıya kadar pek çok alanda önemli adımlar atılmıştır." ifadeleri ile değerlendirdi. "Terörsüz Türkiye" vurgusu Konuşmasında terörle mücadele konusuna da geniş yer ayıran Yılmaz, Türkiye'nin bugün tarihinin en güçlü dönemlerinden birini yaşadığını kaydetti. PKK terör örgütüne yönelik sürece değinen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Bugün de 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz devam ediyor. Geldiğimiz aşamada artık PKK terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları bırakması ve kalıcı bir şekilde bu soruna bir çözüm üretilmesi noktasında da çok kritik bir dönemdeyiz. Geçmişteki çabaların başarısız olmasında veya eksik kalmasında FETÖ'nün önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Geçmiş çözüm süreci dediğimiz süreçlerde yaşananlara bu anlamda bir tekrar bakılmasının faydalı olacağına inanıyorum." Uluslararası iş birliği Türkiye'nin 15 Temmuz tecrübesini dost ve kardeş ülkelerle paylaşması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Türkiye bu tecrübeyi yaşadı, başkaları yaşamasın, Türkiye'den öğrensinler" çağrısında bulundu. FETÖ benzeri yapılanmalara karşı uluslararası alanda teyakkuzun şart olduğunu belirten Yılmaz, demokratik istikrarın ve güçlü kurumsal kapasitenin Türkiye'nin bölgesel sorumluluklarını yerine getirmesine de büyük güç kattığını sözlerine ekledi. Yılmaz konuşmasını, o gece milletin yazdığı destanı minnetle anarak ve böyle bir milletin ferdi olmaktan duyduğu onuru ifade ederek sonlandırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.