SON DAKİKA

#Pkk

HABER DEĞER - Pkk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pkk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kabinede ana gündem okul güvenliği: Yeni önlemler masada Haber

Kabinede ana gündem okul güvenliği: Yeni önlemler masada

Toplantıda, son günlerde okullarda yaşanan saldırıların ardından Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların hazırladığı ek tedbirler değerlendirilecek. Özellikle okul giriş çıkışlarının kontrol altına alınması, güvenlik personeli uygulaması, ziyaretçi ve veli girişlerine sınırlama getirilmesi ile okul çevrelerinde polis ve jandarma denetimlerinin artırılması gibi başlıkların masada olması bekleniyor. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırıları sonrası yeni dönem Şanlıurfa’ın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların ardından birçok ilde okullarda ek güvenlik uygulamaları başlatılmıştı. Kabinede, bu önlemlerin ülke geneline yayılıp yayılmayacağı, okul çevresinde okul ile ilgisi olmayan kişilerin bulunmasının yasaklanması ve veli girişlerinin daha sıkı kurallara bağlanması gibi düzenlemelerin de ele alınacağı belirtiliyor. ABD-İran görüşmeleri ve Hürmüz Boğazı da gündemde Kabinenin ikinci önemli başlığı ise ABD ile İran arasında yeniden başlayan müzakere süreci olacak. Ankara’nın yakından takip ettiği görüşmelerde gelinen son durum, ateşkesin sürüp sürmeyeceği ve Türkiye’nin diplomatik katkı sunup sunamayacağı değerlendirilecek. Özellikle bugün İslamabad’da yapılması beklenen ABD-İran görüşmeleri ile Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, toplantının dış politika gündemini oluşturacak. Kabinede ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji fiyatlarına ve Türkiye ekonomisine etkisi de masaya yatırılacak. “Terörsüz Türkiye” süreci de değerlendirilecek Toplantının bir diğer başlığı ise hükümetin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreç olacak. Kabinede, PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin sahadaki gelişmeler, güvenlik birimlerinden gelen raporlar ve olası yasal düzenlemeler ele alınacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki toplantının ardından kamuoyuna yeni güvenlik ve dış politika adımlarına ilişkin açıklama yapılması bekleniyor.

Bakan Fidan’a açıkça soruldu: İran Türkiye’ye saldırır mı? Haber

Bakan Fidan’a açıkça soruldu: İran Türkiye’ye saldırır mı?

Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldiği iftar programında İran merkezli savaş gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki gelişmelerin hem Orta Doğu’nun geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğunu belirten Fidan, Türkiye’nin önceliğinin karşılıklı saldırıların durması ve diplomasinin yeniden devreye girmesi olduğunu vurguladı. İran’ın Türkiye’ye saldırma ihtimali olup olmadığı yönündeki soruya yanıt veren Fidan, “İran konusundan bağımsız olarak söylüyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz” ifadelerini kullandı. Fidan, İran’ın bölgedeki ABD üslerini hedef almasının daha büyük bir güvenlik krizine yol açabileceğini dile getirirken, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel enerji ve finans piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden olabileceğine dikkat çekti. Çatışmanın tırmanarak tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlığa dönüşmesinin en olumsuz senaryo olduğunu belirten Fidan, enerji arz güvenliğinin de risk altında olduğunu ifade etti. Savaşın süresine ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, İsrail ve ABD’nin İran’ı ileride tehdit oluşturamayacak bir noktaya getirmeyi hedeflediğini, İran’ın ise Körfez’deki enerji hedeflerini vurarak maliyet üretmeye çalıştığını söyledi. Çatışmanın en erken İran’ın askeri kabiliyetlerinin ciddi ölçüde etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise rejim değişikliğiyle sona erebileceğini dile getirdi. İran’daki PKK varlığına ilişkin soruya da yanıt veren Fidan, bölgedeki Kürt grupların hareketliliğini yakından takip ettiklerini belirtti. “Terörsüz Türkiye için terörsüz bölge gerekir” ifadesini kullanan Fidan, sürecin Meclis’teki siyasi uzlaşmalarla şekilleneceğini kaydetti. Kuzey Kıbrıs’a yönelik olası bir risk konusunda ise mevcut tabloda ciddi bir tehdit görmediklerini ifade eden Fidan, Körfez ülkelerinin İran’a karşılık verdiğine dair iddiaları da duyduklarını ancak resmi teyit bulunmadığını söyledi. Bölgedeki Türk vatandaşlarının durumuna ilişkin bilgi veren Fidan, İran’da çifte vatandaşlar dahil yaklaşık 20 bin Türk vatandaşı bulunduğunu, şu ana kadar yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaş olmadığını açıkladı. Türkiye’nin İran’la üç sınır kapısından geçişlerin sürdüğünü belirten Fidan, ilgili kurumlarla birlikte olası göç dalgasına karşı tüm planlamaların yapıldığını ifade etti. Fidan ayrıca İran’ın şu aşamada kendi vatandaşlarının sınırdan çıkışına izin vermediğini ve bu nedenle İran’dan Türkiye’ye yönelik bir göç hareketi yaşanmadığını söyledi. Türkiye’nin çok katmanlı diplomasi yürüttüğünü belirten Fidan, Avrupa Birliği ve Körfez ülkeleriyle yoğun temas halinde olduklarını, çatışmaların sona ermesi için girişimlerin sürdüğünü kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı Haber

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmalar yürüten Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı 60 sayfalık ortak rapor kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapılan 21’inci toplantıda oylanan rapor, 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla komisyondan geçti. Rapor 7 ana bölümden oluşuyor Kurtulmuş, raporun 7 ana başlık altında hazırlandığını açıkladı. Buna göre birinci bölümde komisyonun çalışma süreci, ikinci bölümde temel hedefler, üçüncü bölümde Türk ve Kürt yurttaşlar arasındaki kardeşliğin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku ele alındı. Dördüncü başlıkta komisyonda dinlenen kişi ve kurumların söylem analizlerinden çıkan mutabakat alanları yer aldı. Beşinci bölüm PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması sürecine, altıncı bölüm yasal düzenleme önerilerine, yedinci bölüm ise demokratikleşme başlığına ayrıldı. Rapor, sonuç ve değerlendirme kısmıyla sona eriyor. Ekler ve dijital paylaşım vurgusu yapıldı Ana rapora beş ek hazırlandığı belirtildi. Bu eklerde komisyon üyeleri, çalışma usul ve esasları, siyasi partilerin sunduğu raporların dijital bağlantıları ve QR kodları, şimdiye kadarki toplantı özetleri ile dinlenen kurum ve kişi listeleri yer alacak. 21’inci toplantının tam tutanağının da rapora ekleneceği ifade edildi. “Rapor af mahiyetinde değildir” Kurtulmuş, raporun bir af düzenlemesi niteliği taşımadığını özellikle vurgulayarak, metnin terör eylemleri ve şiddet ikliminin sona erdirilmesine yönelik iradeyi ortaya koyduğunu söyledi. Çalışmaların tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, raporun bir “nihayet değil, atılacak adımların mihenk taşı” olduğunu ifade etti. Kardeşlik ve milli dayanışma vurgusu TBMM Başkanı, Türkiye toplumunun uzun yıllar ağır bedeller ödediğini belirterek terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını dile getirdi. Hukuk devleti pratiğinin güçlendirilmesi, demokratik siyasetin ve toplumsal bütünleşmenin ilerletilmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki istikrarsızlıkların emperyal müdahalelerle bağlantılı olduğunu belirten Kurtulmuş, çözümün daha fazla kardeşlik ve bütünleşmeden geçtiğini ifade etti. Yeni anayasa mesajı Kurtulmuş, yeni anayasa hazırlığının komisyonun doğrudan görev alanında olmadığını ancak Türkiye için ertelenemez bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Meclis’in milli iradenin tecelligahı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, sürecin toplumsal meşruiyet zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Meclis kulislerini sarsan taslak: 4 bin 200 mahkûm için tahliye ihtimali masada Haber

Meclis kulislerini sarsan taslak: 4 bin 200 mahkûm için tahliye ihtimali masada

TBMM’de “Terörsüz Türkiye” sürecinin yasama ayağını yürüten Millî Dayanışma, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu’nun taslak raporunda, silah bırakan örgüt üyeleri için sürece özel bir “geçiş yasası” çıkarılması önerildi. Düzenlemenin, örgütün tamamen feshedildiğinin devlet kurumlarınca teyit edilmesinin ardından Meclis gündemine getirilmesi planlanıyor. Fesih teyidi yasama sürecinin kilidi olacak Taslağa göre hazırlanacak düzenleme “toplumsal bütünleşme” başlığı altında geçici bir yasa niteliği taşıyacak ve yalnızca feshedilen örgüt üyelerini kapsayacak. Örgütün tüm bileşenleriyle lağvedildiğinin ve Türkiye açısından tehdit olmaktan çıktığının raporlanması halinde teklifin Meclis’e sunulması öngörülüyor; tespit ve teyit mekanizmasının ise Milli İstihbarat Teşkilatı veya güvenlikten sorumlu bakanlıkların raporlarıyla işletilebileceği ifade ediliyor. Cezaevlerindeki binlerce kişi için hukuki durum yeniden değerlendirilebilir Düzenleme kapsamında, “örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası” ya da örgüt adına faaliyet yürütme suçlamalarıyla cezaevinde bulunanların hukuki durumunun yeniden ele alınabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda halen yaklaşık 4 bin 200 mahkûmun bulunduğu kaydediliyor. Taslak oylanırsa gözler genel kurula çevrilecek Komisyon raporunun oylanmasının ardından önerilen geçiş yasasının TBMM Genel Kurulu gündemine gelmesinin planlandığı aktarılıyor. Sürecin nasıl şekilleneceği ve siyasi partilerin nasıl pozisyon alacağı ise Ankara kulislerinde en çok tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Meclis süreci barış sonrası hukuk arayışının parçası olarak görülüyor PKK’nın feshi ve silah bırakma kararının ardından kurulan komisyonun temel amacının toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmek, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini ilerletmek olduğu daha önce de ifade edilmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: PKK tüm uzantılarıyla kendini feshetmeli Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: PKK tüm uzantılarıyla kendini feshetmeli

Çelik, terör örgütlerinin meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirterek, Türkiye’nin terörle mücadelede kararlılığını sürdüreceğini ifade etti. Suriye’de DEAŞ’la mücadelenin kesintisiz devam etmesi gerektiğini dile getiren Çelik, “PKK tüm uzantılarını feshetmeli. Suriye’de tek ülke, tek ordu ilkesi çerçevesinde tüm etnik ve mezhepsel grupların haklarının güvence altına alındığı bir yapı tesis edilmelidir” dedi. “Suriye’de ortaya çıkan tablo herkesin kazanımıdır” Suriye’deki gelişmelere de değinen Çelik, terör örgütlerinin ortadan kalkmasının en çok Suriye halkına fayda sağlayacağını söyledi. Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların terör vesayetinden kurtulmasının önemine işaret eden Çelik, Suriye’de Kürtlerin kimlik, dil ve kültür haklarını güvence altına alan kararnameyi olumlu bulduklarını ifade etti. Çelik, “Suriye’de oluşan yeni tabloyu tüm etnik grupların ortak kazanımı olarak görmek gerekir” diye konuştu. SDG ve DEM Parti açıklamaları DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “SDG Kürtleri temsil ediyor” sözlerine de değinen Çelik, bu ifadelerin bir itiraf niteliği taşıdığını savundu. Çelik, “Bu söylemleri dile getirenlerin gündeminde Kürtler değil, örgütler var. Kimin hangi örgütle yan yana durduğu açıkça ortadadır” dedi. İran ve Gazze mesajı İran’a yönelik olası bir dış müdahaleye de karşı olduklarını belirten Çelik, böyle bir girişimin bölgede daha büyük acılara yol açacağını söyledi. İran’daki sorunların İran halkı tarafından ve kendi dinamikleriyle çözülmesi gerektiğini vurguladı. Gazze konusunda da açıklamalarda bulunan Çelik, Gazze’nin “emlak” olarak değil “vatan” olarak görülmesi gerektiğini ifade ederek, bölgede kalıcı bir ateşkesin sağlanmasının önemine dikkat çekti. Muhalefete eleştiri CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i de eleştiren Çelik, Kürt meselesinin istismar edildiğini savundu. Çelik, “Sayın Özel’in bilgiyle problemi var. Yanlış ve eksik bilgilendiriliyor” ifadelerini kullandı. Çelik, Türkiye’nin ve bölgenin geleceği açısından terör örgütlerinin karşısında, bölge halklarının ise yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sınır hattında tansiyon yükseldi: Provokasyona TSK’dan anında karşılık Haber

Sınır hattında tansiyon yükseldi: Provokasyona TSK’dan anında karşılık

Suriye’de faaliyet gösteren YPG/SDG/PKK yapılanmasına bağlı bir grubun, 20 Ocak 2026 Salı günü Türkiye sınır hattında provokatif bir girişimde bulunduğu bildirildi. Güvenlik kaynaklarına göre, sınır hattında Türk bayrağını hedef alan girişim üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri havaya uyarı ateşi açarak duruma müdahale etti ve bölgedeki hareketlilik kısa sürede kontrol altına alındı. Provokatif girişim sınır hattında yaşandı Edinilen bilgilere göre, sınır hattına yaklaşan silahlı unsurların Türk bayrağını indirmeye yönelik hamlesi, bölgede görev yapan birlikler tarafından fark edildi. Olası bir gerilimin büyümesini önlemek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından havaya uyarı ateşi açıldı. Müdahalenin ardından grup bölgeden uzaklaştı. Türk Silahlı Kuvvetleri hızlı müdahalede bulundu TSK’nın zamanında müdahalesiyle sınır hattındaki provokasyon engellendi. Yetkililer, olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını belirtirken, sınır güvenliğine yönelik tedbirlerin artırıldığını aktardı. Türkiye toplumunun güvenliğini tehdit eden her türlü girişime karşı teyakkuz halinin sürdüğü vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terör mesajı geldi Yaşanan gelişmelerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadeleye ilişkin değerlendirmede bulundu. Erdoğan, “Bölgemizde terörün devri kapanmıştır” ifadeleriyle Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölgesel istikrar konusundaki kararlılığını yineledi. Sınır hattındaki gelişmeler yakından izlenirken, güvenlik birimlerinin olası yeni provokasyonlara karşı bölgede önlemlerini sürdürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tek taraflı ateşkes ilanı: Şam, SDG’ye Halep’ten çekilmesi için 6 saat süre verdi Haber

Tek taraflı ateşkes ilanı: Şam, SDG’ye Halep’ten çekilmesi için 6 saat süre verdi

Suriye’de merkezi yönetim ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında günlerdir süren çatışmaların ardından Şam yönetimi, Halep’in bazı mahallelerinde geçici ateşkes duyurdu. Savunma Bakanlığı, ateşkesin sivillerin korunması ve yeni bir askeri tırmanışın önlenmesi amacıyla ilan edildiğini açıkladı. Ateşkes 03.00’te başladı, çekilme için 09.00 sınırı kondu Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd çevresinde yerel saatle 03.00’ten itibaren geçerli olmak üzere ateşkes uygulandığı belirtildi. Açıklamada, SDG unsurlarının sabah 09.00’a kadar bu mahalleleri terk etmesi gerektiği vurgulandı. Çatışmalar can kaybı ve yerinden edilmeyi artırdı Halep’te son günlerde yoğunlaşan çatışmalarda en az 21 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Şam yönetiminin siviller için tahliye çağrısı yapmasının ardından çatışmaların şiddetlendiği, çok sayıda yurttaşın evlerini terk etmek zorunda kaldığı ifade ediliyor. Taraflar sivilleri ve altyapıyı hedef almakla suçlaşıyor Şam yönetimi ile SDG, ambulans ekipleri ve hastaneler dahil olmak üzere sivil mahallelerin ve altyapının kasıtlı olarak hedef alındığı iddiaları üzerinden karşılıklı suçlamalarda bulunuyor. SDG’ye bağlı iç güvenlik birimleri ise Şam güçlerine ait iki zırhlı aracın imha edildiğini ve karşı tarafa kayıplar verdirildiğini öne sürdü. Valilikten “saf değiştirme” açıklaması geldi Halep Valisi Azzam el-Garib, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, çok sayıda SDG mensubunun saf değiştirdiğini ya da bölgeden kaçtığını, güvenlik güçlerinin mahallelere konuşlanmaya hazırlandığını söyledi. Siyasi süreçte tıkanma çatışmaları derinleştirdi Çatışmalar, Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen siyasi müzakerelerin tıkandığı bir dönemde yaşanıyor. Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yönetim, mart ayında SDG ile 2025 sonuna kadar Suriye ordusuna entegrasyon konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak entegrasyonun yöntemi ve komuta yapısı başlıklarında uzlaşı sağlanamaması, sahadaki gerilimi yeniden tırmandırdı. Türkiye faktörü ve bölgesel arka plan Türkiye, SDG çatısı altındaki YPG’yi PKK’nın Suriye kolu olarak tanımlıyor ve bu yapıyı ulusal güvenliğine tehdit olarak görüyor. Ankara, geçmiş yıllarda Suriye’nin kuzeyinde YPG/SDG hedeflerine yönelik askeri operasyonlar yürütmüştü. PKK, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa Birliği ve ABD dahil birçok ülke tarafından terör örgütü kabul ediliyor.

Sayılı günler kaldı! ABD’den sahayı değiştirecek SDG kararı Haber

Sayılı günler kaldı! ABD’den sahayı değiştirecek SDG kararı

PKK terör örgütünün Suriye uzantısı YPG/SDG’ye yönelik 10 Mart mutabakatı kapsamında tanınan sürenin sona ermesine günler kala, sahada ve diplomasi hattında kritik bir hareketlilik yaşanıyor. Washington’un olası bir operasyona itiraz etmeyeceği yönündeki değerlendirmeler, Suriye’nin kuzeyinde dengeleri değiştirebilecek yeni bir sürece işaret ediyor. ABD’nin tutumu netleşiyor Güvenlik kaynaklarına göre, ABD yönetimi, daha önce mesafeli yaklaştığı askeri operasyon seçeneğine artık doğrudan engel olmayacak. Washington’un temel şartının, operasyonların tamamen Şam yönetimi ve Suriye ordusu kontrolünde yürütülmesi olduğu belirtilirken, aşiret güçlerinin ve sivil unsurların sahaya doğrudan dahil edilmemesi istendiği ifade ediliyor. CENTCOM geri adım atıyor ABD kanadında, CENTCOM’un PYD/YPG-SDG yapılanmasına yönelik ısrarının büyük ölçüde zayıfladığı değerlendirilirken, olası bir operasyon halinde temas hatları ve stratejik bölgelerdeki Amerikan askeri varlığının sona erdirilebileceği belirtiliyor. Bu durum, Washington’un sahadaki önceliklerinde önemli bir değişime işaret ediyor. Yeni Suriye planı masada Washington, Şam, Ankara ve Doha arasında şekillendiği aktarılan yeni Suriye vizyonunun, ülkenin üniter yapısının korunmasını esas aldığı ifade ediliyor. Bu çerçevede, PKK’nın sahadaki varlığını meşrulaştırmak için kullandığı DEAŞ’la mücadele rolünün koalisyon güçleri ve Suriye ordusuna devredilmesi, YPG/SDG yapılanmasının ise Şam’a entegre edilerek siyasi, askeri ve coğrafi taleplerinden vazgeçmesi öngörülüyor. Aşiretlerden dikkat çeken çıkış Bölgede etkili aşiretlerden Sahani Aşireti’nin lideri Abdunnasır es-Segni, bölge halkının uzun süredir baskı altında yaşadığını savunarak, “Yüz binlerce sivil kendi ordusunu bekliyor. Aralık ve ocak ayları Suriye için bir dönüm noktası olacak” dedi. “400 bin savaşçıyla hazırız” Aşiretlerin askeri kapasitesine de değinen es-Segni, Türkiye ve Şam’dan gelecek bir karar doğrultusunda en az 400 bin savaşçıyla terör örgütüne karşı mücadele edebileceklerini öne sürdü. Rakka, Haseke ve Deyrizor’da milyonlarca sivilin yaşadığını belirten es-Segni, bölge halkının büyük çoğunluğunun merkezi yönetime bağlı olduğunu savundu.

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı Haber

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı

Görüşmenin merkezinde “Terörsüz Türkiye” süreci yer aldı “Kent uzlaşısı” davası kapsamında bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Ankara’da bir araya geldi. Özer, görüşmede “Terörsüz Türkiye” sürecinin kapsamlı biçimde ele alındığını, sürecin hızlanması ve hukuki zeminin güçlendirilmesi konusunda karşılıklı değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Bahçeli’nin, barışa ilişkin yasal düzenlemelerin mümkünse yılbaşından önce hayata geçirilmesini istediği belirtildi. Silah yakma eylemi “en anlamlı adım” olarak değerlendirildi Özer’in aktardığına göre Bahçeli, PKK’nın silah yakma eylemini sembolik ve politik açıdan en güçlü adım olarak nitelendirdi. Silahların gömülmesinin geleceğe dönük kuşkular yaratabileceğini, teslim edilmesinin ise yeni gerilimler doğurabileceğini belirten Bahçeli’nin, yakmanın “bir daha silaha dönülmeyeceğinin en net göstergesi” olduğu görüşünü dile getirdiği ifade edildi. İBB soruşturmaları ve yargıya güven konusu da konuşuldu Görüşmede İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmaların da gündeme geldiğini söyleyen Özer, davalarda olumlu karar veren hâkimlerin sıkça değiştirilmesinin hukuk devletine olan güveni zedelediğini vurguladığını aktardı. Bahçeli’nin de bu değerlendirmeye katıldığını belirten Özer, yargı süreçlerinin öngörülebilir ve şeffaf olması gerektiği konusunda ortak bir hassasiyet oluştuğunu dile getirdi. Gizli tanık ve itirafçı uygulamalarına mesafe vurgusu yapıldı Özer, Bahçeli’nin gizli tanık ve itirafçı beyanları üzerinden yürütülen yargılamalara temkinli yaklaştığını da aktardı. Bu tür uygulamaların adil yargılanma hakkı bakımından sorunlu olabileceği, MHP kurmayları tarafından da daha önce dile getirilen bir eleştiri olarak görüşmede yeniden ifade edildi. Demirtaş için dikkat çeken çıkış: “Türkiye’nin yararına olur” Görüşmenin en çarpıcı başlığının Selahattin Demirtaş olduğunu belirten Özer, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladığını söyledi. Özer’in aktardığına göre Bahçeli, Demirtaş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasının Türkiye toplumunun yararına olacağını ve barış sürecine katkı sunacağını düşündüğünü açıkça ifade etti. Kürt meselesi ve toplumsal barış vurgusu öne çıktı Özer, Bahçeli’nin kendisinin ve Ahmet Türk’ün geçmişte Kürt meselesinin çözümüne yönelik çalışmalarını bildiğini ve bu katkıların önemine dikkat çektiğini de sözlerine ekledi. Görüşmenin genel çerçevesinin, çatışmasızlık, hukukun üstünlüğü ve Türkiye toplumunda kalıcı barışın tesisi üzerine kurulduğu ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.