SON DAKİKA

#Poyraz

HABER DEĞER - Poyraz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Poyraz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sincan Cezaevi’nde trans erkek mahpusun ölümü şüpheleri büyütüyor Haber

Sincan Cezaevi’nde trans erkek mahpusun ölümü şüpheleri büyütüyor

Sincan Cezaevi’nde trans erkek mahpus şüpheli koşullarda yaşamını yitirdi Ankara Sincan Cezaevi’nde kalan Poyraz adlı trans erkek mahpus, koğuşta asılı halde bulundu. Şüpheli ölümün ardından cezaevindeki uygulamalar ve müdahale süreciyle ilgili ciddi ihlaller ortaya çıktı. Kaos GL’nin aktardığı bilgilere göre savcılık olay yerine iki gün sonra geldi, tanıkların ifadeleri alınmadı. Trans mahpusları ziyaret eden avukatlar ise olayın birçok yönüyle “intihar gibi görünmediğini” belirtti. Avukatlar: “Sağlık ekibi uzun süre gelmedi, ilk müdahaleyi mahpuslar yaptı” Dört trans erkek mahpusun uzun süredir tecritte tutulduğunu söyleyen avukatlar, olay günü tüm mahpusların birlikte psikiyatri servisine götürüldüğünü, dönüşlerinde ise yeni sevk edilen kişiyi asılı halde bulduklarını aktardı. Mahpusların beyanına göre: İlk müdahaleyi ipi çakmakla keserek kendileri yaptı. Çağrılmalarına rağmen sağlık ekipleri uzun süre gelmedi. Odaya sonradan sevk edilen kişinin saçlarının kazınmış olduğu görüldü. Mahpusun asılı olduğu ip daha önce odada yoktu ve nereden geldiği bilinmiyor. Avukatlar, “Bu tablo intihar ihtimaliyle örtüşmüyor” dedi. “İp odaya ait değil, saçları kazınmıştı” Mahpuslar, ölüm anına ilişkin tutarsızlıkları şöyle aktardı: “Nabzı çok zayıftı. Saçları kazınmıştı. Odada olmayan bir ip kullanılmıştı. İki gündür tecritteydik, yeni sevk edilen bu kişinin nasıl böyle bir malzemeye ulaştığını bilmiyoruz.” Bazı gardiyanların olaydan sonra, “Zaten sorunları vardı” dediği iddia edildi. Cezaevi yönetiminde görev değişimi sonrası ayrımcı uygulamalar arttı Avukatların aktardığına göre birkaç ay önce Bakırköy’den gelen yeni müdürle birlikte trans mahpuslara yönelik ayrımcı uygulamalar ağırlaştı. Mahpuslara sık sık cinsel yönelim ve kimliklerine ilişkin uygunsuz sorular yöneltildi. “Saçları kısa olanlar bile ayrı koğuşa gönderiliyor. Bu nedenle cinsiyet uyum sürecinden vazgeçen mahpuslar var.” Hormona erişim, hastane randevuları ve düzenli sağlık hizmetlerinin de ciddi şekilde engellendiği bildirildi. “Okutulmadan belge imzalattılar”: Ayrı tutulmaya zorlayan dayatma Dört trans mahpusun birinin kısa süre önce intihar girişiminde bulunduğu da belirtildi. Mahpuslar ayrıca kendilerine okutulmadan bir belge imzalatıldığını söyledi. Bu belgenin, “Cinsiyet kimliğim nedeniyle ayrı tutulmak istiyorum” ifadesini içerdiği ortaya çıktı. Avukatlar bu uygulamanın, cezaevinde “zorla tecrit” anlamına geldiğini vurguladı. Şüpheli ölümle ilgili soru işaretleri derinleşiyor Poyraz’ın ölümüyle ilgili soruşturmanın gidişatı, geç gelen savcılık incelemesi, alınmayan tanık ifadeleri ve odaya nasıl getirildiği açıklanamayan ip nedeniyle kamuoyunda ciddi endişe yarattı. Cezaevindeki trans mahpuslara ilişkin hak ihlalleri ise olayın yalnızca bireysel bir ölüm değil, sistematik bir sorun olduğuna işaret ediyor.

Nehre uçan araçtan sağ çıkmıştı: Türkiye’nin konuştuğu doktor cezaevinde yaşamına son verdi Haber

Nehre uçan araçtan sağ çıkmıştı: Türkiye’nin konuştuğu doktor cezaevinde yaşamına son verdi

Samsun’un Bafra ilçesinde kullandığı otomobilin nehre uçması sonucu eşi Gülşah Karaman Kıyak ve bir yaşındaki oğlu Poyraz’ı kaybeden Dr. Serdar Kıyak, tutuklu bulunduğu Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda dün akşam saatlerinde yaşamını yitirdi. Olayın ardından cinayet şüphesiyle tutuklanan ve hastanede görevli bir başka personelle ilişkisi olduğu iddialarının odağındaki ismin, koğuşundaki havalandırma penceresine kendini asarak intihar ettiği öğrenildi. Çöp poşetiyle pencereye kendini astı Elazığ’da tutuklu bulunan Serdar Kıyak, dün akşam saatlerinde koğuşunda bulduğu çöp poşetini kullanarak kendini havalandırma penceresinin korkuluklarına astı. İnfaz koruma memurlarının durumu fark ederek anında müdahale etmesine ve cezaevi semt polikliniğine kaldırılmasına rağmen Kıyak kurtarılamadı. Daha önce Samsun’da tutuklu bulunduğu sırada da benzer bir girişimde bulunan, hastanede tedavi edildikten sonra güvenlik gerekçesiyle Elazığ’a sevk edilen doktorun ölümüyle ilgili yetkililer tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı. Fren izine rastlanmayan şüpheli ölüm Türkiye toplumunun yakından takip ettiği üzücü olay, 12 Eylül günü Kızılırmak Nehri’ne uçan araçla başlamıştı. Kazadan yara almadan kurtulan Serdar Kıyak’ın eşi ve oğlu ise suyun içinde yaşamını yitirmişti. Ancak olay yerinde yapılan detaylı incelemelerde herhangi bir fren izine rastlanmaması ve Kıyak’ın olay anında 112 Acil Servis ekiplerini aramaması şüpheleri artırmıştı. Civardaki yurttaşların ifadelerine göre, doktorun kaza sonrası nehir kenarında beklediği belirtilirken, savcılık soruşturmayı derinleştirerek olayın bir trafik kazası değil, kasıtlı bir eylem olduğu ihtimali üzerinde durmuştu. Yasak ilişki ve tehdit mesajları dosyadaydı Soruşturma dosyasında yer alan çarpıcı detaylara göre, Serdar Kıyak’ın aynı hastanede görev yapan bir psikolog ile ilişkisi olduğu ve bu durumun evliliğinde ciddi sorunlara yol açtığı belirlenmişti. Yaşamını yitiren Gülşah Karaman Kıyak’ın yakın arkadaşlarına gönderdiği mesajlarda eşinin kendisine zarar vereceğinden korktuğunu ve tehdit edildiğini açıkça dile getirdiği saptanmıştı. 'Tasarlayarak kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanan Kıyak, jandarmadaki sorgusunda susma hakkını kullanmış, mahkemede ise çelişkili ifadeler vererek dikkatleri üzerine çekmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.