SON DAKİKA

#Ramazan

HABER DEĞER - Ramazan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ramazan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

150 yıldır göz önünde ama kimse fark etmedi Haber

150 yıldır göz önünde ama kimse fark etmedi

Amasya’nın Merzifon ilçesinde bulunan Kara Mustafa Paşa Camii’nin avlusundaki şadırvanda yer alan yaklaşık 150 yıllık bir minyatür, dikkatleri üzerine çekti. 19. yüzyılda nakkaş Zileli Emin tarafından işlenen eser, İstanbul, Amasya ve Viyana’dan kesitleri aynı kompozisyonda bir araya getiriyor. Uzun yıllardır göz önünde olmasına rağmen çoğu kişi tarafından fark edilmeyen eser, son dönemde yeniden ilgi odağı haline geldi. 360 yıllık caminin ahşap şadırvanının külah kısmına 1865 yılında işlenen minyatür, geç dönem Osmanlı resim sanatının önemli örnekleri arasında değerlendiriliyor. Eserde farklı coğrafyalardan sahnelerin bir araya getirilmesi, dönemin sanatsal ve kültürel anlayışına dair ipuçları sunuyor. Üç şehir tek eserde buluşuyor Minyatürde İstanbul’a ait birçok simgesel yapı yer alıyor. Galata ve Bayezid kuleleri, Haliç ve Galata köprüleri ile Sultanahmet, Ayasofya ve Süleymaniye camileri detaylı biçimde resmedilmiş durumda. Ayrıca bir cami minaresine asılan mahya ile Ramazan ayının simgesel atmosferine de yer verildiği görülüyor. Eserin diğer bölümünde Amasya’ya benzetilen sahnede kale yapıları, Yeşilırmak üzerindeki su değirmenleri ve dönemin mimari unsurlarını yansıtan detaylar bulunuyor. Tarihi kuşatma tasviri dikkat çekiyor Minyatürde yer alan üçüncü sahnede ise Osmanlı ordusunun Viyana kuşatması betimleniyor. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki ordunun tasviri, eserin tarihsel boyutunu güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu üç farklı sahnenin aynı yüzeyde buluşturulması, eserin hem sanatsal hem de tarihsel açıdan değerini artırıyor. Eser korunarak günümüze ulaştı Cami avlusunda bulunan şadırvan ve üzerindeki minyatürün, yapıldığı dönemden bu yana büyük ölçüde korunarak günümüze ulaştığı ifade ediliyor. Bölge sakinleri, eserin yıllardır aynı şekilde varlığını sürdürdüğünü belirtiyor. Uzmanlar ve yerel yetkililer, bu tür eserlerin Türkiye toplumunun kültürel mirası açısından önemli olduğunu vurgularken, Merzifon’a gelen ziyaretçilerin bu detayı yakından incelemesi gerektiğini ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi dadaşlar diyarında: İlk bayramlaşmasını yaptı Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi dadaşlar diyarında: İlk bayramlaşmasını yaptı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ramazan ayının son iftarını ve bayramlaşma programını Erzurum’da gerçekleştirdi. Çiftçi, kente vali olarak hizmet ettiği yıllara da vurgu yaptı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ramazan ayının son gününde Erzurum’da bir dizi programa katıldı. Son iftarını dün akşam Erzurumlu vatandaşlarla birlikte yapan Çiftçi, Ramazan Bayramı’nın ilk bayramlaşmasını da kentte gerçekleştirdi. Erzurum’un kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirten Bakan Çiftçi, 2023-2026 yılları arasında şehirde vali olarak görev yaptığını anımsatarak, “Bu aziz şehirden dualarla uğurlandık. Bugün ise İçişleri Bakanı olarak aynı samimiyetle yeniden burada bulunmanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. Programı kapsamında Erzurum Valiliği’ni ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Çiftçi, Büyükşehir Belediyesi’nde şehrin ihtiyaçlarını değerlendirdi. Ayrıca AK Parti ve MHP il başkanlıklarını da ziyaret ederek teşkilat üyeleriyle bir araya geldi. Günün devamında AK Parti Erzurum Teşkilatı tarafından düzenlenen Vefa İftar Programı’na katılan Çiftçi, vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşarak Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yaptı. Program, Lala Mustafa Paşa Camii’nde kılınan yatsı namazıyla sona erdi. Bakan Çiftçi, Erzurum’un güçlü dayanışması ve köklü değerlerinin Türkiye’nin birlik ruhunun önemli bir yansıması olduğunu belirterek, yapılan ibadetlerin kabul olması temennisinde bulundu.

Kadir Gecesi idrak ediliyor Haber

Kadir Gecesi idrak ediliyor

İslam inancına göre Kur'an'ın vahyedilmeye başlandığı bu gece, bin aydan daha hayırlı kabul ediliyor. Kadir Gecesi bugün tüm dünyada idrak ediliyor. Ramazan Bayramı'na geri sayım başlamışken Müslümanlar tarafından heyecanla beklenen Kadir Gecesi, 2026 Diyanet Takvimi'ne göre 16 Mart Pazartesi günü idrak edilecek. KADİR GECESİ NEDİR? Kadir Gecesi, İslam inancına göre Kur'an'ın, Allah tarafından Cebrail aracılığıyla Hz. Muhammed (S.A.V.)'e vahyedilmeye başlandığı gecedir. Kur'an'da bin aydan daha hayırlı olduğu vahyedilmiştir. Tüm İslam Dünyası'nda ise Ramazan Ayı'nın 27. gecesinin Kadir Gecesi olduğu yönündeki kuvvetli inanç gereği inananlar genellikle Ramazan Ayı'nın 27. gecesini Kadir Gecesi kabul edip buna göre ibadet etmektedir. Takvimlerde ise bu inanca bağlı olarak Ramazan Ayı'nın 27. gecesi Kadir Gecesi olarak yer almaktadır. KADİR GECESİ ÖNEMİ NEDİR? Üç ayların üçüncüsü olan ramazan ayının 27. Gecesi Kadir gecesi olarak işaret edilse de Peygamber Efendimiz son on günün tekli gecelerinde Kadir Gecesinin aranmasını tavsiye etmişti. Allah’ın peygamberler vasıtasıyla insanlara son hitabı ve nihaî mesajı olan Kur’an’ı indirmesi insanlığın hidayetinde bir dönüm noktası olduğu için bu olayın gerçekleştiği Kadir Gecesi özel bir anlam taşır. Kadir suresinde bildirildiğine göre bu gecede Allah’ın izniyle melekler ve Cebrâil yeryüzüne iner ve gece boyunca yeryüzüne barış ve esenlik hâkim olur. Kadir gecesinin önemine işaret eden bir hadiste, önceki ümmetlerin uzun ömürlü olmaları sebebiyle fazla sevap kazanma imkânına sahip bulunmalarına karşılık Müslümanlara Kadir gecesinin verildiği belirtilir (el-Muvaṭṭaʾ, İʿtikâf, 15)., KADİR GECESİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ? Kadir gecesinin ibadetle değerlendirilmesi büyük bir kazançtır. Çünkü bu gecede yapılan ibadet bin ayda yapılan ibadetten daha hayırlıdır. Bu geceye mahsus bir ibadet yoktur. Bu gecede yapılacak olan, Kur’an okumak, namaz kılmak, dua etmek, günahlardan tevbe ve istiğfar etmektir. Üzerinde namaz borcu olan kimsenin bu gecede en azından bir günlük namaz kaza etmesi uygun olur. Böylece hem borcunu öder hem de geceyi ihya etmiş olur. Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı

Antalya’da gizemli hayırsever geleneği: Ramazan boyunca binlerce pide ücretsiz dağıtılıyor Haber

Antalya’da gizemli hayırsever geleneği: Ramazan boyunca binlerce pide ücretsiz dağıtılıyor

Antalya’da Ramazan ayının dikkat çeken dayanışma örneklerinden biri bu yıl da tekrarlandı. Muratpaşa ilçesine bağlı Haşim İşcan Mahallesi’nde kimliğini gizli tutan bir hayırsever, mahalle sakinlerine ücretsiz pide dağıtılması için tüm masrafları üstlendi. Mahalle muhtarı Halil Ay’ın koordinasyonunda yürütülen yardım organizasyonu Ramazan boyunca devam edecek. Her gün yüzlerce pide ücretsiz dağıtılıyor Mahallede kurulan organizasyon kapsamında her gün iftar saatine yakın mahalle sakinlerine taze pide dağıtılıyor. Hayırseverin desteğiyle günlük 750 ile 1000 arasında pide ücretsiz olarak vatandaşlara ulaştırılıyor. İftar saatine yaklaşırken fırın önlerinde oluşan yoğunluk, mahalledeki dayanışma atmosferini gözler önüne seriyor. Mahalle sakinleri, ismini açıklamak istemeyen bağışçı için sık sık hayır dualarında bulunuyor. “Süper Muhtar” dağıtımı organize ediyor Mahalle sakinleri arasında “Süper Muhtar” lakabıyla tanınan Haşim İşcan Mahallesi Muhtarı Halil Ay, organizasyonun koordinasyonunu üstleniyor. Halil Ay, hayırseverin kendisiyle iletişime geçerek Ramazan geleneğini bu yıl da sürdürmek istediğini söylediğini belirtti. Muhtar Ay, dağıtımların Ramazan ayı boyunca düzenli şekilde devam edeceğini ifade etti. Mahallede dayanışma kültürü güçleniyor Mahalle sakinleri, yıllardır süren bu yardım geleneğinin mahalledeki dayanışma kültürünü güçlendirdiğini dile getiriyor. İsmini gizli tutan hayırseverin bu tavrı, mahallede “isimsiz kahramanlık” örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Ramazan ayı boyunca devam edecek organizasyonla binlerce kişinin sofrasına sıcak pide ulaşması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Maltepe’de şehit ve gazi aileleri için anlamlı iftar Haber

İstanbul Maltepe’de şehit ve gazi aileleri için anlamlı iftar

Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ruhunu kent genelinde yaşatmaya devam eden Maltepe Belediyesi, şehit aileleri ve gaziler için anlamlı bir iftar programı düzenledi. Program, Cumhuriyet Kültür Merkezi Nikah Salonları’nda gerçekleştirildi. Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, yaptığı konuşmada şehit ve gazi ailelerinin toplumun en kıymetli emanetleri olduğunu vurguladı. Köymen, “Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve birlik duygularını büyüten bu güzel akşamında sizlerle aynı sofrada buluşmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum. Bu toprakların bağımsızlığı, özgürlüğü ve huzuru için en büyük bedeli ödeyen aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Kahraman gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum. Ramazan ayı bizlere yalnızca oruç tutmayı değil; aynı zamanda birbirimizin halini anlamayı, dayanışmayı büyütmeyi ve vefayı hatırlamayı öğreten bir aydır. Bugün burada aynı sofrayı paylaşmamızın anlamı da tam olarak budur. Bizler Maltepe’de dayanışmayı büyüten ve kimseyi yalnız bırakmayan bir yerel yönetim anlayışıyla çalışıyoruz. Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, gazilerimizin yanında olmak ve sizlerin hayatını kolaylaştıracak her adımı atmak bizim için yalnızca bir görev değil; aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Bu vesileyle ülkemizin kurtarıcısı ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve aziz şehitlerimizi saygıyla anıyor, kahraman gazilerimize sağlık ve huzurlu bir ömür diliyorum.” Şehitlerin ve gazilerin fedakarlığının hiçbir zaman unutulmayacağını belirten Köymen, yerel yönetimlerin sosyal dayanışmayı güçlendiren projelerle her zaman ailelerin yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığı iftar programı, yapılan duaların ardından sıcak sohbetler ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.

Diyet uzmanından sahur uyarısı Haber

Diyet uzmanından sahur uyarısı

Diyet Uzmanı Esra Meltem Karahan, Ramazan'da sahurun önemine vurgu yaparak, “Uykuya yenilmeyin, sahuru ihmal etmeyin" dedi. Özel Keşan Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Meltem Karahan, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda açıklamada bulunurken, sahurun önemine dikkat çekti. Karahan, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Sahura kalkmak gün içerisindeki açlıktan ve sıvı kaybından en az etkilenmenizi ve daha enerjik bir gün geçirmenizi sağlayacaktır. Sakın uykuya yenilmeyin ve sahuru geçiştirmeyin. Ramazan ayında sahura kalkmadan oruç tutamayanlar, güzel sahur sofraları hazırlayanlar olduğu gibi, uykusundan vazgeçemeyip iftar ile ya da sadece sahurda su içerek oruç tutanların sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Peki, uykudan az da olsa fedakârlık edip sahura kalkarak oruç tutmak gerçekten önemli mi? Evet. Bu 30 günlük sürede her gün aynı enerjiyle günü bitirmek, günlük aktiviteleri keyifle yerine getirmek, sağlığınızdan ödün vermemek istiyorsanız sahuru ihmal etmeyin. Günlük hayatınızdaki az ve sık beslenme kuralını uyarlayarak gün içerisinde alamadığınız besin öğesi ihtiyaçlarınızı dengeli bir şekilde sağlayabilirsiniz. Ramazanda sağlıklı beslenmeye giden yol az önce söylediğim gibi “sahur” dan geçiyor. Ortalama 13 saatlik bir sürede oruç tuttulduğu için gün içerisinde kan şekeri düşebiliyor. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlayıp, daha düşük değerlere ulaşabiliyor. Bu da gün içerisinde halsizlik, yorgunluk, uyku hali ve enerji düşüklüğü ile sonuçlanabiliyor. Sahura kalkarak gün içerisindeki kan şekeri düşüklüğü, yorgunluk, halsizlik, sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi, vücudun susuz kalması gibi bir çok durumu engellemiş olursunuz. Sahurda tercih edilen yiyeceklerde en az sahura kalkmak kadar önemlidir. Genel olarak midede uzun süre kalarak tok kalmanızı sağlayacak, kan şekerinde ani değişiklik yaratmayacak ve sıvı dengesini sağlayacak besinler seçilmelidir. SAHUR SEÇİMLERİ NASIL OLMALI? Yeniden uykuya geçişe uygun olmalı, Gün boyu tok kalmanıza yardım etmeli, Tuz oranı yüksek olmamalı, Yeterli sıvıyı içermeli, Yeterli lifi sağlamalı, Protein, karbonhidrat ve yağ içeren besinlerden oluşmalı, Vitamin ve mineral alımını desteklemeli, Kolay hazırlanabilir ve pratik yenebilir olmalı. Sahurda yapılacak güzel bir kahvaltı, bir gün sonrasının orucuna hazırlık için idealdir. İftarda olduğu gibi sahurda da ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalıyız. Peynir, yumurta, süt, lifli gıdalar, ideal bir sahur sofrası için yeterlidir. Susuzluğu arttıracağı için sahurda zeytin yerine 4-5 ceviz veya 10-15 badem fındık gibi seçimler, 1-2 tatlı kaşığı zeytinyağı daha iyi bir tercih olarak karşımıza çıkar. Ana yemek tercih edilirse; kıymalı veya tavuklu sebze yemekleri, baklagiller, bulgur, kepekli makarna, mercimek ve bulgur eklenmiş tahıllı çorbalar tercih edilebilir. Sıvı desteği için; şekersiz komposto, ayran, bitki çayları, şekersiz limonata, bol su ve maden suyu seçilebilir. SAHUR İÇİN ÖRNEK MENÜLER Örnek Menü-1: 1 bardak süt, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, 1 dilim az tuzlu peynir, 1 haşlanmış yumurta, yeşillik, 2-3 ceviz, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su Örnek Menü-2: 1 kase sebze çorbası, 1 küçük tabak kıymalı makarna, 1 kase yoğurt, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su. Örnek Menü-3: 1 bardak ayran, sebzeli menemen, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 10-15 tane badem-fındık, 2 -3 bardak su.”

Ramazan sofrası ekonominin aynası oldu Haber

Ramazan sofrası ekonominin aynası oldu

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Türkiye’de iftar sofralarının maliyeti yeniden ekonomi gündeminin başına oturdu. Hem evde kurulan sofraların hem de dışarıdaki iftar menülerinin ciddi biçimde zamlanması, yurttaşların tüketim alışkanlıklarını değiştirirken sosyal dayanışma, sosyal devlet ve piyasa tartışmalarını da görünür hale getirdi. İftar sofraları hayat pahalılığının sembolü haline geliyor Evde dört kişilik mütevazı bir iftar sofrasının maliyetinin belirgin biçimde yükselmesi, gıda enflasyonunun en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Temel gıda ürünlerindeki artış, özellikle sabit gelirli yurttaşların davet kültürünü sınırlarken, daha sade sofralara yönelim dikkat çekiyor. Ekonomik iftar menülerinin dahi yüksek seviyelere çıkması, Ramazan’ın paylaşım kültürü ile piyasa fiyatları arasındaki gerilimi görünür kılıyor. Lüks iftarlar ile mütevazı sofralar arasındaki makas büyüyor Mahalle lokantalarında başlayan iftar menüleri ile otel ve lüks restoranlardaki fiyatlar arasındaki fark, gelir dağılımı tartışmasını derinleştiriyor. Orta segment bir iftarın bile aile bütçesinde ciddi bir kalem haline gelmesi, Ramazan sofralarının yalnızca dini değil sınıfsal bir tartışma başlığına dönüşmesine neden oluyor. Aynı akşam farklı ekonomik gerçekliklerin yaşanması, “sofra eşitsizliği” kavramını gündeme taşıyor. Denetimler ve piyasa müdahalesi tartışması öne çıkıyor Fiyat artışları sonrası gıda piyasasına yönelik denetimlerin artırılması, stokçuluk ve fahiş fiyat tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Bir kesim piyasa müdahalesinin zorunlu olduğunu savunurken, diğer kesim maliyet baskısının fiyatları kaçınılmaz biçimde yukarı çektiğini ifade ediyor. Bu tartışma, Ramazan döneminde gıdaya erişimin sosyal politika başlığı olarak ele alınmasına yol açıyor. Dayanışma ağları ve “yurttaş sofrası” kavramı güçleniyor Belediyelerin kurduğu halk iftarları, dayanışma mutfakları ve gıda kolisi uygulamaları sosyal ekonomi modellerinin sahadaki en görünür örnekleri arasında yer alıyor. Yardım taleplerindeki artış, gelir baskısının gündelik hayata yansımasını ortaya koyarken, paylaşım kültürünün kurumsal biçimlerde yeniden üretildiği görülüyor. Bu tablo, Ramazan’ın toplumsal dayanışma kapasitesini test eden bir dönem olduğunu gösteriyor. Tüketim alışkanlıkları değişiyor Yurttaşların daha planlı alışverişe yöneldiği, toplu davetlerin azaldığı ve ev içi tüketimin arttığı gözlemleniyor. İndirim takipleri, kooperatif alışverişi ve alternatif gıda ağlarına yönelim artarken, Ramazan’ın ekonomik davranışları yeniden şekillendirdiği ifade ediliyor. Ramazan ekonomisi ne söylüyor? Ortaya çıkan tablo üç temel eğilime işaret ediyor. İlk olarak gıda enflasyonu Ramazan’da görünür hale geliyor ve sofra maliyeti yurttaşın en somut enflasyon göstergesine dönüşüyor. İkinci olarak sınıfsal farklar sembolikleşiyor; farklı gelir gruplarının aynı dönemi bambaşka ekonomik deneyimlerle yaşadığı görülüyor. Üçüncü olarak sosyal dayanışma mekanizmaları yeniden önem kazanıyor ve piyasa fiyatlarının yarattığı boşluğu kolektif çözümler doldurmaya çalışıyor. Bu nedenle Ramazan sofraları artık yalnızca yemek değil; ekonomi politikalarının, sosyal devlet anlayışının ve toplumsal eşitlik tartışmasının aynası olarak okunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.