SON DAKİKA

#Rapor

HABER DEĞER - Rapor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rapor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı Haber

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmalar yürüten Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı 60 sayfalık ortak rapor kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapılan 21’inci toplantıda oylanan rapor, 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla komisyondan geçti. Rapor 7 ana bölümden oluşuyor Kurtulmuş, raporun 7 ana başlık altında hazırlandığını açıkladı. Buna göre birinci bölümde komisyonun çalışma süreci, ikinci bölümde temel hedefler, üçüncü bölümde Türk ve Kürt yurttaşlar arasındaki kardeşliğin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku ele alındı. Dördüncü başlıkta komisyonda dinlenen kişi ve kurumların söylem analizlerinden çıkan mutabakat alanları yer aldı. Beşinci bölüm PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması sürecine, altıncı bölüm yasal düzenleme önerilerine, yedinci bölüm ise demokratikleşme başlığına ayrıldı. Rapor, sonuç ve değerlendirme kısmıyla sona eriyor. Ekler ve dijital paylaşım vurgusu yapıldı Ana rapora beş ek hazırlandığı belirtildi. Bu eklerde komisyon üyeleri, çalışma usul ve esasları, siyasi partilerin sunduğu raporların dijital bağlantıları ve QR kodları, şimdiye kadarki toplantı özetleri ile dinlenen kurum ve kişi listeleri yer alacak. 21’inci toplantının tam tutanağının da rapora ekleneceği ifade edildi. “Rapor af mahiyetinde değildir” Kurtulmuş, raporun bir af düzenlemesi niteliği taşımadığını özellikle vurgulayarak, metnin terör eylemleri ve şiddet ikliminin sona erdirilmesine yönelik iradeyi ortaya koyduğunu söyledi. Çalışmaların tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, raporun bir “nihayet değil, atılacak adımların mihenk taşı” olduğunu ifade etti. Kardeşlik ve milli dayanışma vurgusu TBMM Başkanı, Türkiye toplumunun uzun yıllar ağır bedeller ödediğini belirterek terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını dile getirdi. Hukuk devleti pratiğinin güçlendirilmesi, demokratik siyasetin ve toplumsal bütünleşmenin ilerletilmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki istikrarsızlıkların emperyal müdahalelerle bağlantılı olduğunu belirten Kurtulmuş, çözümün daha fazla kardeşlik ve bütünleşmeden geçtiğini ifade etti. Yeni anayasa mesajı Kurtulmuş, yeni anayasa hazırlığının komisyonun doğrudan görev alanında olmadığını ancak Türkiye için ertelenemez bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Meclis’in milli iradenin tecelligahı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, sürecin toplumsal meşruiyet zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yapay zekâda büyük iklim vaadi çöküyor mu  Haber

Yapay zekâda büyük iklim vaadi çöküyor mu 

Yapay zekâ sektörünün iklim krizine çözüm olabileceği yönündeki iddialar tartışma yarattı. Alman sivil toplum kuruluşu Beyond Fossil Fuels tarafından yayımlanan yeni analiz, büyük teknoloji şirketlerinin ve bazı uluslararası kurumların yapay zekânın karbon emisyonlarını azaltabileceğine dair açıklamalarının önemli bölümünün zayıf ya da kanıtsız olduğunu ortaya koydu. Rapor, 150’den fazla iklim beyanını inceleyerek sonuçlara ulaştı. Veri merkezlerinin emisyonu küçük ülkelerle yarışıyor Ocak ayında Patterns dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre yalnızca veri merkezleri 2025 yılında 32,6 milyon ile 79,7 milyon ton arasında karbondioksit salmış olabilir. Bu miktar, küçük bir Avrupa ülkesinin yıllık emisyonlarına eşdeğer görülüyor. Artan yapay zekâ kullanımıyla birlikte enerji talebinin de hızla yükseldiği belirtiliyor. IEA emisyonlarda yüzde 5 düşüş öngörüyor Buna karşın Uluslararası Enerji Ajansı yapay zekânın enerji sektöründeki inovasyonu hızlandırarak 2035’e kadar küresel emisyonları yüzde 5’e kadar azaltabileceğini savunuyor. Ajans, özellikle güneş enerjisi teknolojileri ve batarya kimyalarının geliştirilmesinde yapay zekânın önemli rol oynayabileceğini ifade ediyor. İddiaların çoğu akademik kanıta dayanmıyor Beyond Fossil Fuels’un analizine göre incelenen iklim beyanlarının yalnızca yüzde 26’sı hakemli akademik çalışmalara atıf yapıyor. Yüzde 36’sı ise herhangi bir kanıt sunmuyor. Kalan kısmın büyük bölümü şirket raporlarına, medya içeriklerine ya da yayımlanmamış çalışmalara dayanıyor. Raporda, kurumsal kaynakların nadiren birincil veri veya güçlü bilimsel kanıt içerdiği vurgulanıyor. Google’ın iddiası tartışma yarattı Raporda, Google’ın yapay zekânın 2030’a kadar küresel sera gazı emisyonlarını yüzde 5 ila 10 azaltabileceği yönündeki açıklaması da mercek altına alındı. Analiz, bu tahminin Boston Consulting Group tarafından 2021’de yayımlanan bir blog yazısına dayandığını ve hesaplamaların müşteri deneyimlerinden yapılan çıkarımlara dayandığını ortaya koydu. Araştırmacılar bu yaklaşımı “anekdot niteliğindeki verilerden küresel fayda çıkarımı” olarak değerlendirdi. Üretken yapay zekâ için somut kanıt bulunamadı Analizde, ChatGPT, Gemini veya Copilot gibi üretken yapay zekâ sistemlerinin ölçülebilir ve doğrulanabilir düzeyde emisyon azalttığını gösteren somut bir örneğe rastlanmadığı belirtildi. Raporda, bu sistemlerin enerji tüketimindeki artışın, olası faydaları gölgede bırakabileceği ifade edildi. Uzmanlar temkinli olunması gerektiğini söylüyor Araştırmanın yazarları, bulguların yapay zekânın hiçbir iklim faydası olmadığı anlamına gelmediğini ancak mevcut verilerin bu teknolojilerin kendi enerji tüketimini dengeleyecek ölçekte emisyon azaltımı sağladığını göstermediğini vurguluyor. Euronews Next’in konuyla ilgili değerlendirme almak üzere OpenAI, Microsoft, Google ve Uluslararası Enerji Ajansı ile iletişime geçtiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eğitim-Sen: Okullarda şiddet sistematik hale geldi Haber

Eğitim-Sen: Okullarda şiddet sistematik hale geldi

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda Ankara’dan Samsun’a, Mersin’den Manisa’ya kadar farklı illerde yaşanan vakaların, eğitim sisteminin derin bir yapısal sorunla karşı karşıya olduğunu gösterdiği vurgulandı. “Son bir ay içinde yaşananlar, çözüm üretilmediği takdirde okulda şiddetin kalıcı hale geleceğinin göstergesidir” ifadelerine yer verildi. Birçok kentten çarpıcı örnekler Raporda yer alan olaylar arasında; Mersin Anamur’da bir okul müdürünün 12 yaşındaki öğrencisi tarafından silahlı saldırıya uğraması, Samsun’da öğretmenlerin veliler tarafından darp edilmesi, Bursa İnegöl’de bir okul müdürünün öğrenciye fiziksel şiddet uygulaması ve Ankara’da öğretmenlere yönelik akran zorbalığının sosyal medyaya yansıması bulunuyor. Ayrıca Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşanan cinsel istismar vakası ile Manisa Turgutlu’da otizmli bir öğrencinin okul yönetimi tarafından şiddete maruz bırakılması da raporda yer aldı. “Şiddet idari bir araca dönüştü” Eğitim-Sen, Manisa Turgutlu’da yaşanan taciz iddiasını açığa çıkaran bir öğretmenin, “okulun adını çıkardığı” gerekçesiyle sistematik mobbinge maruz bırakılmasını, şiddetin yalnızca fiziksel değil idari bir araç olarak da kullanıldığının göstergesi olarak değerlendirdi. Sendikaya göre bu durum, öğretmenleri yalnızlaştıran ve itibarsızlaştıran mevcut eğitim politikalarının bir sonucu. Güvenlikçi değil, bütüncül çözüm çağrısı Raporda, okulda şiddetin x-ray cihazları, güvenlik kameraları veya kolluk önlemleriyle çözülemeyeceği vurgulandı. Eğitim-Sen; rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, psikolojik danışman sayısının artırılması ve her okul için “Krize Müdahale ve Eylem Planı” oluşturulması çağrısında bulundu. Aile içi şiddeti önleyici mekanizmaların kurulması ve ebeveyn eğitimlerinin yaygınlaştırılması da öneriler arasında yer aldı. Demokratik ve barışçıl okul iklimi vurgusu Sendika, ÇEDES ve benzeri projeler, MESEM’lerde çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması ve liyakatsiz atamaların eğitimdeki çürümeyi derinleştirdiğini savundu. Eğitim-Sen, çözümün “baskı ve korku mekânları” yerine; katılımcı, dayanışmacı ve barışçıl bir okul kültürünün inşa edilmesinden geçtiğini vurguladı.

AKP ‘süreç’ raporunu Meclis’e sundu: Çalışma 15 başlıktan oluşuyor Haber

AKP ‘süreç’ raporunu Meclis’e sundu: Çalışma 15 başlıktan oluşuyor

Adalet ve Kalkınma Partisi, Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na ilişkin hazırladığı raporu TBMM’ye sundu. Raporun kimler tarafından teslim edildiği, hangi sürecin parçası olduğu ve kapsamına dair ilk bilgiler kamuoyuyla paylaşıldı. AKP raporu TBMM Genel Sekreterliği’ne iletti Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından hazırlanan rapor, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Grup Başkanvekili Abdülhamid Gül ve Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği’ne sunuldu. Rapor Cumhurbaşkanı’na da iletildi AKP kaynaklarından edinilen bilgilere göre rapor, Meclis’e sunulmadan önce Recep Tayyip Erdoğan’a da arz edildi. Böylece rapor, hem yürütme hem de yasama gündemine taşınmış oldu. 15 başlık altında hazırlandı AKP’nin süreç raporunun toplam 15 ana başlıktan oluştuğu öğrenildi. Başlıkların içeriğine dair ayrıntılar henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, çalışmanın Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yürüttüğü tartışmalar çerçevesinde hazırlandığı belirtildi. Komisyon süreci Meclis’te devam ediyor Rapora ilişkin değerlendirmelerin, TBMM’deki komisyon çalışmaları kapsamında ele alınması bekleniyor. AKP’nin sunduğu metnin, Kürt meselesinin çözümüne yönelik siyasi yaklaşımlar ve atılabilecek adımlar açısından Meclis’teki diğer partilerin tutumlarıyla birlikte tartışılması öngörülüyor. Ayrıntılar bekleniyor AKP’nin 15 başlık altında topladığı raporun içeriği ve önerilerinin önümüzdeki günlerde açıklanması beklenirken, Meclis’teki süreç Türkiye toplumunda “süreç” tartışmalarını yeniden gündemin merkezine taşımış durumda.

MHP’den CHP’nin ‘açılım’ raporuna ilk yanıt: Yeni bir şey yok Haber

MHP’den CHP’nin ‘açılım’ raporuna ilk yanıt: Yeni bir şey yok

Cumhuriyet Halk Partisi’nin açılım sürecine ilişkin Meclis’e sunduğu rapor siyaset gündeminde tartışma yaratırken, Milliyetçi Hareket Partisi’nden konuya dair ilk açıklama geldi. MHP yönetimi, raporun içeriğine yönelik eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı. CHP raporunu TBMM’ye sundu Cumhuriyet Halk Partisi, açılım sürecine ilişkin komisyon çalışmaları kapsamında hazırladığı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. Rapora ilişkin açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, metinde “umut hakkı”na dair herhangi bir atıf bulunmadığını ve terörle bağlantılı suç işlememiş kişilerin dönüşüne yönelik bir öneri yer almadığını ifade etti. MHP’den rapora ilk tepki geldi CHP’nin Meclis’e sunduğu rapora ilişkin ilk değerlendirme Milliyetçi Hareket Partisi cephesinden yapıldı. MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. “Günlük politik söylemlerin ötesinde bir içerik yok” Feti Yıldız, CHP’nin daha önce 12 Ağustos 2025’te açıkladığı 29 maddelik Demokrasi Paketi’nin, “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yeniden TBMM’ye sunulduğunu belirterek, raporda sürece dair yeni bir yaklaşım bulunmadığını savundu. Yıldız, açıklamasında “Günlük politik söylemlerinin dışında süreçle ilgili yeni bir şey yok” ifadelerini kullandı. Siyasi sorumluluk vurgusu yapıldı MHP’li Yıldız, açıklamasının devamında siyasetin ciddi bir sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekerek, bu sorumluluğun göz ardı edildiğini ima etti. Açıklama, MHP’nin açılım sürecine ilişkin tutumunu ve CHP’nin yaklaşımına yönelik mesafesini ortaya koydu. CHP’nin raporuna ilişkin tartışmalar sürerken, Meclis’teki siyasi partilerin önümüzdeki günlerde konuya dair yeni değerlendirmeler yapması bekleniyor.

İstifa eden Furkan Torlak hakkında çarpıcı suçlamalar Haber

İstifa eden Furkan Torlak hakkında çarpıcı suçlamalar

İstifanın ardından iddialar büyüyor Sabah gazetesinin Mehmet Akif Ersoy hakkında yayımladığı haber sonrası Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörlüğü görevinden istifa eden Furkan Torlak, bu kez çok daha ağır iddialarla gündemde. Torlak hakkında, kamu gücünü aşan biçimde kişisel verilere eriştiği ve bir hâkime talimat verdiği ileri sürüldü. İddiaların kaynağı eski bir rapor BirGün gazetesinin haberine göre söz konusu iddialar, 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Turaş Turizm ve Ticaret A.Ş. hakkında hazırlanan bir iç raporda yer aldı. Raporda, şirketin işleyişine yönelik ciddi usulsüzlükler sıralanırken Furkan Torlak’ın adı da doğrudan anıldı. “Kişisel verilere bir telefonla ulaşıldı” iddiası Raporda yer alan ifadelerde, Torlak’ın bakanlıkla ilişkisini kullanarak bazı yurttaşların ve kamu çalışanlarının kapsamlı kişisel verilerine tek bir telefonla erişebildiği öne sürüldü. İddiaya göre bu erişimler yalnızca şirket çalışanlarıyla sınırlı kalmadı; işe alınması planlanan kişilerin aile bilgilerine kadar uzandı. “Hakime talimat verdi” suçlaması dikkat çekti Raporda en dikkat çeken bölüm ise yargıya müdahale iddiası oldu. Belgede, Torlak için “kişisel verilere ulaşan ve hakime talimat veren” ifadelerinin kullanıldığı aktarıldı. Aynı raporda, Torlak’ın kendisini “bakan müşaviri” olarak tanıtarak kurum içinde etkili olduğu öne sürüldü. Raporu hazırlayan bürokrat istifa etmişti İddiaların yer aldığı raporu hazırlayan Turaş Genel Müdürü Tayhan Şimşek’in, hazırladığı dosyanın ardından baskı gördüğü ve görevde yalnızca beş ay kalabildiği belirtildi. Şimşek, Aralık 2022’de görevinden istifa etmişti. Raporda, kamunun uğradığı zararlar ve şirketin sistematik biçimde boşaltıldığına dair tespitler de yer aldı. Resmi bir soruşturma var mı? Şu ana kadar Furkan Torlak hakkında iddialara ilişkin resmi bir adli soruşturma başlatıldığına dair kamuoyuna yansıyan bir açıklama yapılmadı. Ancak ortaya çıkan belgeler ve istifanın zamanlaması, Türkiye toplumunda kamu gücü, kişisel verilerin korunması ve yargı bağımsızlığı başlıklarında yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Gözler yetkili kurumlarda Kamuoyunda yankı uyandıran bu iddiaların ardından, ilgili kurumların nasıl bir adım atacağı merak konusu. Türkiye toplumunda adalet ve şeffaflık beklentisi güçlenirken, sürecin yalnızca siyasi değil, hukuki boyutuyla da ele alınması çağrıları yükseliyor.

İmralı sonrası ilk kritik adım: Komisyon rapor için masaya oturdu Haber

İmralı sonrası ilk kritik adım: Komisyon rapor için masaya oturdu

Komisyon ilk kez İmralı sonrası toplandı Komisyon, AKP, DEM Parti ve MHP’den birer üyenin İmralı’ya gerçekleştirdiği ziyaretin ardından ilk kez bir araya geldi. Toplantı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapıldı. Oturumun ana gündemi, ziyaret hakkında bilgilendirme ve sürecin yasal altyapısını oluşturacak raporun çerçevesinin belirlenmesi oldu. Toplantı gecikmeli başladı, gündem rapor Toplantının, Kurtulmuş ve koordinatör üyelerin ön görüşmesi nedeniyle yaklaşık 35 dakika gecikmeyle başladığı öğrenildi. Oturumda, partilerin hazırladığı taslak raporların sunulması ve ortak metnin hangi başlıklarla şekilleneceğinin müzakere edilmesi hedefleniyor. Kurtulmuş: “Rapora geçiyoruz” Kurtulmuş, sürecin “raporlama safhasına” geçtiğini vurgulayarak, komisyonun ortak hassasiyetler ve müşterek kanaatleri içerecek bir belge hazırlamasını ümit ettiğini söyledi. Tüm partilerden gelen taslakların kayda alındığını belirten Kurtulmuş, “Bir sayfa dahi gelse resmi tutanaklara geçiriyoruz” ifadesini kullandı. Bahçeli: “Ortak irade oluşmalı” Komisyonun bugün gerçekleşen toplantısına ilişkin değerlendirmede bulunan Devlet Bahçeli, sırada geçiş sürecini ilgilendiren raporun yazımı olduğunu belirterek, TBMM’de yasal düzenlemeler için “ortak irade” çağrısı yaptı. Görüşmeler kayıt altına alındı İmralı’daki temasların Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından kayıt altına alındığı, görüşme tutanaklarının da TBMM Başkanlığı’na sunulduğu bildirildi. Bu kayıtların rapor sürecinde referans belge olarak ele alınacağı belirtiliyor. “En hassas döneme girildi” uyarısı Kurtulmuş, sürecin siyasal tartışmaların parçası haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, içeriden ve dışarıdan olası “sabotaj” girişimlerine karşı sağduyu çağrısı yaptı. “Bu sefer Türkiye kazanacak” sözleriyle sürecin siyaset üstü yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Bir sonraki adım: Ortak metin Komisyonun önümüzdeki toplantılarda, partilerin sunduğu taslaklar üzerinden ilerleyerek ortak bir rapor taslağı oluşturması bekleniyor. Bu belgenin, ilerleyen aşamada Meclis gündemine taşınacak yasal düzenlemelerin temelini oluşturacağı ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.