SON DAKİKA

#Restorasyon

HABER DEĞER - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mazisi olmayanın atisi de olamaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mazisi olmayanın atisi de olamaz"

Vefa vurgusu yaptı İstanbul Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eksim Holding’in 40. kuruluş yıl dönümünü tebrik ederek konuşmasına başladı. Holdingin kurucu değerlerinden olan merhum Abdullah ve Fahrettin Tivnikli'yi rahmetle yad eden Erdoğan, onların millete karşı sorumluluk bilinciyle hareket eden vakıf insanları olduğunu belirtti. İSAR Vakfı’nın ve Eksim Holding’in kültürel mirasa sahip çıkmasını çok kıymetli bulduğunu ifade eden Erdoğan, "Onların mirasına ve emanetine, işte bugün burada olduğu gibi layıkıyla sahip çıkıldığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum" dedi. "Darbeciler en utanç verici kitap katliamlarına imza attı" Konuşmasında medeniyetlerin kökleriyle yaşadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihe ve kültürel mirasa sahip çıkmanın önemini şu sözlerle vurguladı: "Kıymetli dostlar, hepimiz biliyoruz ki mazisi olmayanın atisi de olamaz. Geçmişine bigâne olanın, geçmişiyle bağı kopanın, hele hele geçmişini inkâr edenin inşa edebileceği bir istikbal asla yoktur. Bizler millet olarak gerçekten büyük bir medeniyetin, köklü bir tarihin, zengin bir kültürel mirasın sahipleriyiz. Tarihimizin, medeniyetimizin, kültürümüzün arkasında bir kısmı burada sergilenen eserlerden neşet eden eşsiz bir bilgi birikimi yatıyor." Milletin kökleriyle bağını kesmek isteyen zihniyetlerin geçmişte kitapları ve kütüphaneleri hedef aldığını belirten Erdoğan, geçmişteki bazı skandalları şu sözlerle hatırlattı: "Bu ülke, kâğıt hamuru yapılmak amacıyla en kıymetli belgelerinin okkası üç kuruşa, hurdaniyetine yabancılara satıldığı günler görmüştür. En utanç verici kitap katliamları, millî iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır. En son 28 Şubat döneminde, 500'ü Sultan II. Abdülhamid Han'ın şahsi kitaplığına ait 4 bin 500 eser, devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nden çöpe atılmıştır." Türk milletinin cilt sanatında müstesna eserler vücuda getirdiğini ve dünyaca ünlü mücellitler yetiştirdiğini belirten Erdoğan, Semiha Ayverdi’nin cilt sanatına ilişkin sözlerini aktardı. Müslüman Şark'ta kitaba ve cilde verilen emeğin kutsiyet taşıdığını dile getiren Erdoğan, sanatkârın eserini vecd ile ve bir nevi ibadet zevki içinde işlediğini ifade etti. İSAR Vakfı bünyesindeki mücellithanede binden fazla eserin restore edilerek yeniden hayata döndürülmesini ve unutulmaya yüz tutan cilt sanatının ihya edilmesini kutlayan Erdoğan, programda emeği geçen herkese teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Göbeklitepe'de dörtgen planlı yapılar keşfedildi Haber

Göbeklitepe'de dörtgen planlı yapılar keşfedildi

Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Göbeklitepe'nin ana kazı alanındaki çalışmalar titizlikle sürdürülürken, bölgede yeni bir sayfa açıldı. Çatının kuzey kısmında yer alan ve daha önce zeytin ağaçlarının bulunduğu yaklaşık 1500 metrekarelik yeni saha, ağaçların başka bir bölgeye taşınmasıyla kazıya elverişli hale getirildi. "Yüzeyin hemen altında yapı kalıntılarına ulaştık" Taş Tepeler Projesi Koordinatörü ve Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, yeni sahada yürütülen çalışmalara ilişkin önemli detaylar paylaştı. Alanın kuzeye doğru genişletildiğini belirten Karul, yüzeyin hemen altında Göbeklitepe'nin ikinci evresine ait dörtgen planlı yapı kalıntılarıyla karşılaştıklarını ifade etti. Bölgenin erozyona açık yapısı nedeniyle duvar üst kotlarının uzun süre önce aşındığını, bu durumun tabanlara çok daha hızlı bir şekilde ulaşmayı sağladığını kaydetti. Daha önce GT1 olarak adlandırılan bölgede de benzer yapılara rastlandığını hatırlatan Karul, yeni keşfedilen mekanlara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu yapılarda dikilitaş geleneğinin zayıfladığını ve daha az dikilitaş barındırdıklarını görüyoruz. Mekanların iç düzenlemelerine baktığımızda, ilk izlenimimiz bunların konut amaçlı kullanıldığı yönünde. Kesin yargıya varabilmek için taban seviyesinden alacağımız toprak örneklerini laboratuvarda inceleyeceğiz." Karul, Göbeklitepe'de daha önce de kamusal yapılarla çağdaş konutların bir arada bulunduğunu tespit ettiklerini belirterek, bu yeni bulguların alanın yalnızca bir tapınma merkezi olmadığını, aynı zamanda insanlarınimiari olarak ikamet ettiği bir yerleşim yeri olduğunu bir kez daha kanıtladığını vurguladı. Öte yandan kazı ekibi, yamaç kesimindeki C yapısında tamamlanan koruma çalışmalarının ardından D yapısındaki sağlamlaştırma ve çelik halatlarla güçlendirme faaliyetlerine yıl sonuna kadar devam etmeyi planlıyor. Bakan Ersoy: "Çalışmaları bütüncül yürütüyoruz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, höyüğün kuzey kesimindeki yaklaşık 80'e 70 metrelik alanda ilk kez kazı başlattıklarını duyurdu. Yüzey taramaları ve jeomanyetik ölçümlerin bu bölgede büyük kamusal yapılar ile dörtgen planlı kulübelerin varlığına işaret ettiğini belirten Ersoy, şu ifadeleri kullandı: "Kazılarla birlikte koruma çalışmalarına da büyük önem veriyoruz. C Yapısı'ndaki dikilitaşın yüzeyine ait son parçaları yerine yerleştirirken D Yapısı'nın duvarlarını ve merkezindeki iki dikilitaşın zemin bağlantılarını güçlendirdik. Dikilitaşları sarsıntılara karşı çelik halatlarla daha güvenli hale getiriyoruz." Bakan Ersoy, yeni kazı alanına uyumlu olarak yenilenen yürüyüş yollarının da çok yakında ziyaretçilerin erişimine açılacağını belirterek, tarihi mirasın koruma, kazı ve restorasyon çalışmalarıyla geleceğe bütüncül bir yaklaşımla taşındığını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Topkapı Sarayı Şerbethanesi ziyaretçilere açıldı Haber

Topkapı Sarayı Şerbethanesi ziyaretçilere açıldı

Saray mutfak kültürünün merkezlerinden biri olan mekân, sergilenen eser sayısını 174’ten 452’ye yükseltti. Milli Saraylar Başkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları, Matbah-ı Amire’nin bu özel bölümünü hem daha kapsamlı hem de modern bir müzecilik anlayışıyla ziyarete hazır hale getirdi. Hem mutfak hem eczane Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, Şerbethane’nin tarihsel işlevine vurgu yaparak, buranın yalnızca lezzetlerin değil, şifalı ürünlerin de adresi olduğunu belirtti. Kocaman, "Burası sadece padişaha değil, saray sakinlerine ve görevlilere de hizmet veriyordu. Hekimbaşı gözetiminde hazırlanan macunlar ve ilaçlar burada üretiliyordu; aynı zamanda aşure gibi geleneksel lezzetlerin de yapıldığı bir merkezdi" ifadelerini kullandı. Kapsamlı bir sergi seçkisi Helvahane’nin bir parçası olan Şerbethane’de, Osmanlı sarayına özgü tatlı, şerbet, macun ve esans kültürünü gözler önüne seren yüzlerce nadide parça ilk kez bir arada sunuluyor. Yenilenen sergileme düzeninde öne çıkan eserler arasında, porselen nevruziyelikler ve kapaklı tatlı hokkaları, gümüş ve tombak aşure testileri, çin porseleni turşu küpleri, şerbet sunumuna özel bardak ve makramalar ve koku kültürünü temsil eden buhurdanlar ve gülabdanlar yer alıyor. Ziyaret bilgileri Tarihi dokusu korunarak modernize edilen ve ilk kez görülebilecek eserlere ev sahipliği yapan Şerbethane, pazartesi günleri hariç haftanın her günü 09.00 - 17.30 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tralleis'te 2 Bin yıllık olimpik yüzme havuzu keşfedildi Haber

Tralleis'te 2 Bin yıllık olimpik yüzme havuzu keşfedildi

Antik Çağ standartlarına göre "olimpik" sayılabilecek büyüklükteki yapının, dönemin sporcu yetiştirme kültüründe kritik bir rol oynadığı değerlendiriliyor. 300 kişilik dev havuz Efeler ilçesinde bulunan antik kentte, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında Prof. Dr. Murat Çekilmez başkanlığında yürütülen kazılar, hamam kompleksi içerisinde yoğunlaşıyor. Geçen yıl başlatılan ve tamamlanan kazılar sonucunda 37 metre uzunluğunda ve 12 metre genişliğinde soğuk su yüzme havuzu ortaya çıkarıldı. Yaklaşık 300 kişiyi aynı anda ağırlayabilen havuzun, 1,5 metrelik derinliğiyle Antik Çağ standartlarına tam uyum sağladığı tespit edildi. Eğitim ve sporun merkezi Arkeolojik veriler, havuzun sadece hamam keyfi için değil, aynı zamanda kompleksin arkasında yer alan gymnasiumda eğitim gören öğrencilerin profesyonel spor eğitimi alması için de kullanıldığını gösteriyor. Prof. Dr. Çekilmez, havuzun büyüklüğünün bölgedeki diğer antik kent örneklerinden farklılaştığına dikkat çekerek, "Burada eğitim alan çocukların profesyonel sporcu olmaları bekleniyordu. Yüzme, sporcuların temel eğitimi için hayati öneme sahipti. Antik Çağ için olimpik sayılabilecek ölçülerdeki bu havuzda yetişen sporcular, çevre kentlerdeki yarışmalara katılıyordu" ifadelerini kullandı. Gelişmiş su yönetim sistemi Antik yapının su yönetimi konusundaki teknolojik başarısı da dikkat çekiyor. Kentin kuzeyindeki dağlardan gelen 56 kilometre uzunluğundaki su hattıyla beslenen havuzun, aynı zamanda modern sistemleri aratmayan bir tahliye kanalı mevcut. Suyun hızlı bir şekilde doldurulup kirlendiğinde boşaltılmasını sağlayan kanalizasyon sistemi, dönemin mühendislik becerisini gözler önüne seriyor. Kazı ekibi, tüm restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından havuza yeniden su doldurarak yapıyı Antik Çağ’daki ihtişamına kavuşturmayı hedefliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çingene Kızı Mozaiği’nin 13. parçası yuvasına döndü Haber

Çingene Kızı Mozaiği’nin 13. parçası yuvasına döndü

Zeugma Mozaik Müzesi'nde düzenlenen teslim töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mozaiğin parçalarının yuvasına dönmesinin sadece bir restorasyon değil, bir "hafıza onarımı" olduğunu vurguladı. Bakan Ersoy, parçanın dönüş sürecini, "Eksik parçalar yerine döndükçe yalnızca bir mozaiği tamamlamıyor, zedelenen bir hafızayı onarıyor, tarih sayfalarındaki boşlukları dolduruyor ve bir kültürel değeri ait olduğu değerler bütünüyle bir araya getiriyoruz. Bu gerçeklerin penceresinden bakıldığında her bir iadenin arkasında tarihimize, hafızamıza ve kültürel egemenliğimize sahip çıkma irademizin olduğu açıkça görülecektir." diyerek açıkladı. Bilimsel titizlik gözetildi Parçanın tespiti ve iadesi süreci bilimsel araştırmalarla başladı. Grenoble Alpes Üniversitesinden Dr. Camila Felag'ın araştırmaları ve Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay'ın bilimsel değerlendirmeleri ile mozaiğin ait olduğu büyük kompozisyon doğrulandı. ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi ile yürütülen koordineli çalışma sonucunda parçanın Türkiye’ye iadesi başarıyla tamamlandı. 24 Yılda 13 binden fazla eser iade edildi Bakan Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede gelinen noktayı çarpıcı verilerle paylaştı. 2002 yılından bugüne kadar toplam 13 bin 454 kültür varlığı Türkiye’ye iade edildi. Bu iadelerin 9 bin 139'u, son 8 yıl içerisinde gerçekleştirildi. 2021 yılında ABD ile imzalanan ve kültür varlıklarının yasa dışı girişini önlemeyi amaçlayan mutabakat zaptı, 5 yıl daha uzatıldı. Mücadele kararlılıkla sürecek Türkiye’nin "yerinde koruma" ve "farkındalık oluşturma" odaklı bir strateji izlediğini belirten Bakan Ersoy, kaçak kazıların önlenmesi ve ihbarların etkin değerlendirilmesi için denetimlerin sürdüğünü ifade etti. Bakanlık olarak asli hedeflerinin, yurt dışına kaçırılmış her bir eserin ait olduğu topraklara dönene kadar mücadelesini aynı kararlılıkla sürdürmek olduğunun altını çizdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara Melikşah Hamamı’nda 2 bin yıllık tarihi keşif Haber

Ankara Melikşah Hamamı’nda 2 bin yıllık tarihi keşif

Roma döneminden günümüze uzanan bu devasa yapıda yürütülen çalışmalar, antik hamamın bugüne kadar bilinmeyen yeni bölümlerini ortaya koydu. Kazı çalışmalarında ikinci etap Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) öncülüğünde 2024 yılında başlatılan kazı çalışmalarında, yapısal bütünlüğü korunan tarihi hamamda ikinci etap operasyonları büyük bir titizlikle devam ediyor. Belediye Başkanı Baki Demirbaş ve AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Kılıç’ın bizzat incelediği sahada, toprağın altında saklı kalmış mimari unsurlar birer birer temizlenerek gün yüzüne çıkarılıyor. Demirbaş, bölgenin bir kültür ve turizm merkezine dönüştürülmesi hedefi doğrultusunda bu kazıların ilçenin kimliği için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Roma’dan 1974’e uzanan kesintisiz tarih Kazı Başkanı Doç. Dr. Yusuf Albayrak, yapının tarihsel serüvenine dair dikkat çekici bilgiler paylaştı. Melikşah Hamamı'nın, Roma döneminden başlayarak 1974 yılına kadar, yani binlerce yıl boyunca aralıksız bir şekilde hizmet verdiğinin altını çizen Albayrak, yapının kullanım dışı kalma hikayesini şu sözlerle anlattı: "Hamam uzun yıllar kullanılmaya devam etmiş ancak bölgede açılan sondaj kuyusuyla su kaynağının yön değiştirmesi sonucu işlevini yitirerek kaderine terk edilmiş." Restorasyonla geçmişe dönüş Kazı ekibinin stratejisi, yapının tüm mimari unsurlarını eksiksiz şekilde gün yüzüne çıkardıktan sonra, bilimsel temelli bir restorasyon projesiyle hamamı orijinal estetiğine kavuşturmak. Hedeflenen bu restorasyon süreci tamamlandığında hamamın, inşa edildiği dönemdeki görünümü büyük ölçüde restore edilecek. Bölge, arkeoloji ve tarih meraklıları için bir cazibe merkezine dönüştürülerek turizme kazandırılacak.Tarihi mirasın gelecek nesillere en sağlıklı şekilde aktarılması sağlanacak. Çubuk ilçesindeki bu çalışmalar, Ankara'nın sadece bir idari merkez değil, aynı zamanda Roma döneminden Cumhuriyet'e uzanan derin bir medeniyet havzası olduğunu kanıtlar nitelikte. Restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle birlikte Melikşah Hamamı'nın bölge ekonomisine ve kültürel bilinirliğine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sümela Manastırı’nda geri dönüş başladı Haber

Sümela Manastırı’nda geri dönüş başladı

Dağcı ekipler zorlu yamaçları temizledi Manastırın iç ve dış avlularında bulunan, erişimi oldukça güç yamaçlarda uzman dağcılar tarafından dev bir operasyon gerçekleştirildi. Bu operasyon dahilinde dış avluda 6 bin 350 metrekare, iç avluda ise 1225 metrekarelik kaya yüzeyi tamamen temizlenerek olası düşme riskleri bertaraf edildi. İnce tel uygulamasıyla güvenlik sağlandı İç avluda yer alan ve ters tavan niteliği taşıyan kritik bölümde, yaşanabilecek küçük ölçekli kaya düşmelerini engellemek adına 935 metrekarelik alana özel ince tel uygulaması yapıldı. Ziyaretçilerin güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla, yürüyüş yolları ve avlu zeminindeki kayrak taşlarında oluşan deformasyonlar da onarıldı. Bakan Ersoy’dan açıklama geldi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda manastırın güvenli hale getirildiğini belirtti. Bakan Ersoy, “Koruma ve ziyaret dengesini esas alan anlayışımız doğrultusunda, Sümela Manastırı'nı hem doğal dokusunu hem de tarihi değerini muhafaza ederek geleceğe taşımayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. Sümela Manastırı'nı, ziyaretçilerimizin güvenliği ve kültürel mirasımızın korunması amacıyla yürüttüğümüz kapsamlı bakım ve güvenlik çalışmalarının ilk etabını tamamlayarak yeniden ziyaretçilerimizle buluşturduk. Bilimsel veriler, uzman görüşleri ve ilgili koruma kurullarının… pic.twitter.com/2sZ9b0DM7i — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) June 25, 2026 Restorasyon çalışmaları devam edecek Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, manastırın ziyarete açılmasının yanı sıra kapsamlı restorasyon çalışmalarının da planlanan program dahilinde süreceği vurgulandı. Sümela Manastırı, doğa ve tarihle bütünleşen yapısıyla yeni dönemde ziyaretçilerini en güvenli şartlarda ağırlamaya devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye-Ermenistan hattında ilerleme: "Tarihi bağlantılar yeniden kuruluyor" Haber

Türkiye-Ermenistan hattında ilerleme: "Tarihi bağlantılar yeniden kuruluyor"

Ermenistan Bölgesel Yönetim ve Altyapı Bakanı Davit Khudatyan ile bir araya gelen Uraloğlu, iki ülke arasındaki kara ve demir yolu geçişlerinin modernize edilerek faaliyete geçirilmesi için her iki tarafta da hazırlık ve ihale süreçlerinin ilerlediğini belirtti. "İhale süreçleri başladı" Bakan Uraloğlu, geçmişte aktif olan ancak uzun süredir kullanılmayan ulaşım hatlarının rehabilitasyonu konusundaki iş birliğinin arttığını vurguladı. Uraloğlu, "Biz kendi tarafımızdaki bakım çalışmalarına başladık. Ermeni tarafı da buna yönelik hazırlıkların yapıldığını, ihalelerin gerçekleştirildiğini ve çalışmaların başlama aşamasında olduğunu ifade etti" değerlendirmesinde bulundu. Ani Köprüsü'nde ortak restorasyon İki ülke arasındaki sembolik ve tarihi öneme sahip en önemli projelerden biri olan, İpek Yolu üzerindeki Tarihi Ani Köprüsü'nün restorasyonu için de süreç hızlanıyor. Mayıs ayında imzalanan mutabakat zaptı ile başlayan ortak restorasyon sürecinde ilk görüşmeler tamamlandı. Uraloğlu, ikinci görüşmelerin ardından projenin doğrudan ihale aşamasına geçileceğini belirterek, "Ortak tarihimizin önemli izlerinden birini yeniden ayağa kaldıracak adımları görüştük" dedi. Ticaretin önündeki engeller: Vize ve gümrük Uraloğlu, bölgedeki ulaşım ağlarının verimli çalışabilmesi için teknik altyapının yanı sıra bürokratik kolaylıkların da şart olduğunu ifade etti. Orta Koridor’un Avrupa için stratejik bir tedarik güvenliği halkası olduğunu hatırlatan Bakan, ticaretin vize işlemleri ve gümrük prosedürleri nedeniyle yavaşlamaması gerektiğine dikkat çekti: "Özellikle kara yolu ve demir yolu dahil olmak üzere, taşımacılık noktasında eğer vizeler zamanında verilmemişse, gümrük geçişleri kolaylaştırılmamışsa ve dijital altyapı oluşturulmamışsa, siz esasında tamamlanmış bir işi heba ediyorsunuz. En gelişmiş ülkeler dahil hiçbir ülke artık kendi kendine yetebilecek durumda değil. O nedenle sürücü vizelerinin ve gemi adamı vizelerinin hızlı şekilde verilmesinde fayda var." Brüksel temaslarında AB fonlarının Türkiye üzerinden geçen ulaşım projelerine (özellikle Kuzey Demiryolu Geçişi Projesi) destek vermesinin kıymetli olduğunu belirten Uraloğlu, Türkiye’nin bölgesel bağlantısallıkta Avrupa'nın tedarik güvenliği ve ekonomik dayanıklılığı açısından kilit bir noktada olduğunu bir kez daha yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.