SON DAKİKA

#Restorasyon

HABER DEĞER - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Topkapı Sarayı Şerbethanesi ziyaretçilere açıldı Haber

Topkapı Sarayı Şerbethanesi ziyaretçilere açıldı

Saray mutfak kültürünün merkezlerinden biri olan mekân, sergilenen eser sayısını 174’ten 452’ye yükseltti. Milli Saraylar Başkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları, Matbah-ı Amire’nin bu özel bölümünü hem daha kapsamlı hem de modern bir müzecilik anlayışıyla ziyarete hazır hale getirdi. Hem mutfak hem eczane Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, Şerbethane’nin tarihsel işlevine vurgu yaparak, buranın yalnızca lezzetlerin değil, şifalı ürünlerin de adresi olduğunu belirtti. Kocaman, "Burası sadece padişaha değil, saray sakinlerine ve görevlilere de hizmet veriyordu. Hekimbaşı gözetiminde hazırlanan macunlar ve ilaçlar burada üretiliyordu; aynı zamanda aşure gibi geleneksel lezzetlerin de yapıldığı bir merkezdi" ifadelerini kullandı. Kapsamlı bir sergi seçkisi Helvahane’nin bir parçası olan Şerbethane’de, Osmanlı sarayına özgü tatlı, şerbet, macun ve esans kültürünü gözler önüne seren yüzlerce nadide parça ilk kez bir arada sunuluyor. Yenilenen sergileme düzeninde öne çıkan eserler arasında, porselen nevruziyelikler ve kapaklı tatlı hokkaları, gümüş ve tombak aşure testileri, çin porseleni turşu küpleri, şerbet sunumuna özel bardak ve makramalar ve koku kültürünü temsil eden buhurdanlar ve gülabdanlar yer alıyor. Ziyaret bilgileri Tarihi dokusu korunarak modernize edilen ve ilk kez görülebilecek eserlere ev sahipliği yapan Şerbethane, pazartesi günleri hariç haftanın her günü 09.00 - 17.30 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tralleis'te 2 Bin yıllık olimpik yüzme havuzu keşfedildi Haber

Tralleis'te 2 Bin yıllık olimpik yüzme havuzu keşfedildi

Antik Çağ standartlarına göre "olimpik" sayılabilecek büyüklükteki yapının, dönemin sporcu yetiştirme kültüründe kritik bir rol oynadığı değerlendiriliyor. 300 kişilik dev havuz Efeler ilçesinde bulunan antik kentte, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında Prof. Dr. Murat Çekilmez başkanlığında yürütülen kazılar, hamam kompleksi içerisinde yoğunlaşıyor. Geçen yıl başlatılan ve tamamlanan kazılar sonucunda 37 metre uzunluğunda ve 12 metre genişliğinde soğuk su yüzme havuzu ortaya çıkarıldı. Yaklaşık 300 kişiyi aynı anda ağırlayabilen havuzun, 1,5 metrelik derinliğiyle Antik Çağ standartlarına tam uyum sağladığı tespit edildi. Eğitim ve sporun merkezi Arkeolojik veriler, havuzun sadece hamam keyfi için değil, aynı zamanda kompleksin arkasında yer alan gymnasiumda eğitim gören öğrencilerin profesyonel spor eğitimi alması için de kullanıldığını gösteriyor. Prof. Dr. Çekilmez, havuzun büyüklüğünün bölgedeki diğer antik kent örneklerinden farklılaştığına dikkat çekerek, "Burada eğitim alan çocukların profesyonel sporcu olmaları bekleniyordu. Yüzme, sporcuların temel eğitimi için hayati öneme sahipti. Antik Çağ için olimpik sayılabilecek ölçülerdeki bu havuzda yetişen sporcular, çevre kentlerdeki yarışmalara katılıyordu" ifadelerini kullandı. Gelişmiş su yönetim sistemi Antik yapının su yönetimi konusundaki teknolojik başarısı da dikkat çekiyor. Kentin kuzeyindeki dağlardan gelen 56 kilometre uzunluğundaki su hattıyla beslenen havuzun, aynı zamanda modern sistemleri aratmayan bir tahliye kanalı mevcut. Suyun hızlı bir şekilde doldurulup kirlendiğinde boşaltılmasını sağlayan kanalizasyon sistemi, dönemin mühendislik becerisini gözler önüne seriyor. Kazı ekibi, tüm restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından havuza yeniden su doldurarak yapıyı Antik Çağ’daki ihtişamına kavuşturmayı hedefliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çingene Kızı Mozaiği’nin 13. parçası yuvasına döndü Haber

Çingene Kızı Mozaiği’nin 13. parçası yuvasına döndü

Zeugma Mozaik Müzesi'nde düzenlenen teslim töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mozaiğin parçalarının yuvasına dönmesinin sadece bir restorasyon değil, bir "hafıza onarımı" olduğunu vurguladı. Bakan Ersoy, parçanın dönüş sürecini, "Eksik parçalar yerine döndükçe yalnızca bir mozaiği tamamlamıyor, zedelenen bir hafızayı onarıyor, tarih sayfalarındaki boşlukları dolduruyor ve bir kültürel değeri ait olduğu değerler bütünüyle bir araya getiriyoruz. Bu gerçeklerin penceresinden bakıldığında her bir iadenin arkasında tarihimize, hafızamıza ve kültürel egemenliğimize sahip çıkma irademizin olduğu açıkça görülecektir." diyerek açıkladı. Bilimsel titizlik gözetildi Parçanın tespiti ve iadesi süreci bilimsel araştırmalarla başladı. Grenoble Alpes Üniversitesinden Dr. Camila Felag'ın araştırmaları ve Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay'ın bilimsel değerlendirmeleri ile mozaiğin ait olduğu büyük kompozisyon doğrulandı. ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi ile yürütülen koordineli çalışma sonucunda parçanın Türkiye’ye iadesi başarıyla tamamlandı. 24 Yılda 13 binden fazla eser iade edildi Bakan Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede gelinen noktayı çarpıcı verilerle paylaştı. 2002 yılından bugüne kadar toplam 13 bin 454 kültür varlığı Türkiye’ye iade edildi. Bu iadelerin 9 bin 139'u, son 8 yıl içerisinde gerçekleştirildi. 2021 yılında ABD ile imzalanan ve kültür varlıklarının yasa dışı girişini önlemeyi amaçlayan mutabakat zaptı, 5 yıl daha uzatıldı. Mücadele kararlılıkla sürecek Türkiye’nin "yerinde koruma" ve "farkındalık oluşturma" odaklı bir strateji izlediğini belirten Bakan Ersoy, kaçak kazıların önlenmesi ve ihbarların etkin değerlendirilmesi için denetimlerin sürdüğünü ifade etti. Bakanlık olarak asli hedeflerinin, yurt dışına kaçırılmış her bir eserin ait olduğu topraklara dönene kadar mücadelesini aynı kararlılıkla sürdürmek olduğunun altını çizdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara Melikşah Hamamı’nda 2 bin yıllık tarihi keşif Haber

Ankara Melikşah Hamamı’nda 2 bin yıllık tarihi keşif

Roma döneminden günümüze uzanan bu devasa yapıda yürütülen çalışmalar, antik hamamın bugüne kadar bilinmeyen yeni bölümlerini ortaya koydu. Kazı çalışmalarında ikinci etap Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) öncülüğünde 2024 yılında başlatılan kazı çalışmalarında, yapısal bütünlüğü korunan tarihi hamamda ikinci etap operasyonları büyük bir titizlikle devam ediyor. Belediye Başkanı Baki Demirbaş ve AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Kılıç’ın bizzat incelediği sahada, toprağın altında saklı kalmış mimari unsurlar birer birer temizlenerek gün yüzüne çıkarılıyor. Demirbaş, bölgenin bir kültür ve turizm merkezine dönüştürülmesi hedefi doğrultusunda bu kazıların ilçenin kimliği için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Roma’dan 1974’e uzanan kesintisiz tarih Kazı Başkanı Doç. Dr. Yusuf Albayrak, yapının tarihsel serüvenine dair dikkat çekici bilgiler paylaştı. Melikşah Hamamı'nın, Roma döneminden başlayarak 1974 yılına kadar, yani binlerce yıl boyunca aralıksız bir şekilde hizmet verdiğinin altını çizen Albayrak, yapının kullanım dışı kalma hikayesini şu sözlerle anlattı: "Hamam uzun yıllar kullanılmaya devam etmiş ancak bölgede açılan sondaj kuyusuyla su kaynağının yön değiştirmesi sonucu işlevini yitirerek kaderine terk edilmiş." Restorasyonla geçmişe dönüş Kazı ekibinin stratejisi, yapının tüm mimari unsurlarını eksiksiz şekilde gün yüzüne çıkardıktan sonra, bilimsel temelli bir restorasyon projesiyle hamamı orijinal estetiğine kavuşturmak. Hedeflenen bu restorasyon süreci tamamlandığında hamamın, inşa edildiği dönemdeki görünümü büyük ölçüde restore edilecek. Bölge, arkeoloji ve tarih meraklıları için bir cazibe merkezine dönüştürülerek turizme kazandırılacak.Tarihi mirasın gelecek nesillere en sağlıklı şekilde aktarılması sağlanacak. Çubuk ilçesindeki bu çalışmalar, Ankara'nın sadece bir idari merkez değil, aynı zamanda Roma döneminden Cumhuriyet'e uzanan derin bir medeniyet havzası olduğunu kanıtlar nitelikte. Restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle birlikte Melikşah Hamamı'nın bölge ekonomisine ve kültürel bilinirliğine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sümela Manastırı’nda geri dönüş başladı Haber

Sümela Manastırı’nda geri dönüş başladı

Dağcı ekipler zorlu yamaçları temizledi Manastırın iç ve dış avlularında bulunan, erişimi oldukça güç yamaçlarda uzman dağcılar tarafından dev bir operasyon gerçekleştirildi. Bu operasyon dahilinde dış avluda 6 bin 350 metrekare, iç avluda ise 1225 metrekarelik kaya yüzeyi tamamen temizlenerek olası düşme riskleri bertaraf edildi. İnce tel uygulamasıyla güvenlik sağlandı İç avluda yer alan ve ters tavan niteliği taşıyan kritik bölümde, yaşanabilecek küçük ölçekli kaya düşmelerini engellemek adına 935 metrekarelik alana özel ince tel uygulaması yapıldı. Ziyaretçilerin güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla, yürüyüş yolları ve avlu zeminindeki kayrak taşlarında oluşan deformasyonlar da onarıldı. Bakan Ersoy’dan açıklama geldi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda manastırın güvenli hale getirildiğini belirtti. Bakan Ersoy, “Koruma ve ziyaret dengesini esas alan anlayışımız doğrultusunda, Sümela Manastırı'nı hem doğal dokusunu hem de tarihi değerini muhafaza ederek geleceğe taşımayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. Sümela Manastırı'nı, ziyaretçilerimizin güvenliği ve kültürel mirasımızın korunması amacıyla yürüttüğümüz kapsamlı bakım ve güvenlik çalışmalarının ilk etabını tamamlayarak yeniden ziyaretçilerimizle buluşturduk. Bilimsel veriler, uzman görüşleri ve ilgili koruma kurullarının… pic.twitter.com/2sZ9b0DM7i — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) June 25, 2026 Restorasyon çalışmaları devam edecek Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, manastırın ziyarete açılmasının yanı sıra kapsamlı restorasyon çalışmalarının da planlanan program dahilinde süreceği vurgulandı. Sümela Manastırı, doğa ve tarihle bütünleşen yapısıyla yeni dönemde ziyaretçilerini en güvenli şartlarda ağırlamaya devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye-Ermenistan hattında ilerleme: "Tarihi bağlantılar yeniden kuruluyor" Haber

Türkiye-Ermenistan hattında ilerleme: "Tarihi bağlantılar yeniden kuruluyor"

Ermenistan Bölgesel Yönetim ve Altyapı Bakanı Davit Khudatyan ile bir araya gelen Uraloğlu, iki ülke arasındaki kara ve demir yolu geçişlerinin modernize edilerek faaliyete geçirilmesi için her iki tarafta da hazırlık ve ihale süreçlerinin ilerlediğini belirtti. "İhale süreçleri başladı" Bakan Uraloğlu, geçmişte aktif olan ancak uzun süredir kullanılmayan ulaşım hatlarının rehabilitasyonu konusundaki iş birliğinin arttığını vurguladı. Uraloğlu, "Biz kendi tarafımızdaki bakım çalışmalarına başladık. Ermeni tarafı da buna yönelik hazırlıkların yapıldığını, ihalelerin gerçekleştirildiğini ve çalışmaların başlama aşamasında olduğunu ifade etti" değerlendirmesinde bulundu. Ani Köprüsü'nde ortak restorasyon İki ülke arasındaki sembolik ve tarihi öneme sahip en önemli projelerden biri olan, İpek Yolu üzerindeki Tarihi Ani Köprüsü'nün restorasyonu için de süreç hızlanıyor. Mayıs ayında imzalanan mutabakat zaptı ile başlayan ortak restorasyon sürecinde ilk görüşmeler tamamlandı. Uraloğlu, ikinci görüşmelerin ardından projenin doğrudan ihale aşamasına geçileceğini belirterek, "Ortak tarihimizin önemli izlerinden birini yeniden ayağa kaldıracak adımları görüştük" dedi. Ticaretin önündeki engeller: Vize ve gümrük Uraloğlu, bölgedeki ulaşım ağlarının verimli çalışabilmesi için teknik altyapının yanı sıra bürokratik kolaylıkların da şart olduğunu ifade etti. Orta Koridor’un Avrupa için stratejik bir tedarik güvenliği halkası olduğunu hatırlatan Bakan, ticaretin vize işlemleri ve gümrük prosedürleri nedeniyle yavaşlamaması gerektiğine dikkat çekti: "Özellikle kara yolu ve demir yolu dahil olmak üzere, taşımacılık noktasında eğer vizeler zamanında verilmemişse, gümrük geçişleri kolaylaştırılmamışsa ve dijital altyapı oluşturulmamışsa, siz esasında tamamlanmış bir işi heba ediyorsunuz. En gelişmiş ülkeler dahil hiçbir ülke artık kendi kendine yetebilecek durumda değil. O nedenle sürücü vizelerinin ve gemi adamı vizelerinin hızlı şekilde verilmesinde fayda var." Brüksel temaslarında AB fonlarının Türkiye üzerinden geçen ulaşım projelerine (özellikle Kuzey Demiryolu Geçişi Projesi) destek vermesinin kıymetli olduğunu belirten Uraloğlu, Türkiye’nin bölgesel bağlantısallıkta Avrupa'nın tedarik güvenliği ve ekonomik dayanıklılığı açısından kilit bir noktada olduğunu bir kez daha yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tarihi Sirkeci Garı dönüştürülüyor Haber

Tarihi Sirkeci Garı dönüştürülüyor

Çalışmaları yerinde inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, garın hem ulaşım fonksiyonunu koruyacağını hem de bir cazibe merkezine dönüşeceğini müjdeledi. Şehrin hafızası yeniden ayağa kalkıyor Sirkeci Garı'nın sadece bir taşıma aksı değil, aynı zamanda Anadolu'dan Avrupa'ya ve Rumeli'ye açılan stratejik bir kapı olduğunu belirten Bakan Ersoy, "Sirkeci Garı, hem bir taşıma-ulaşım aksı hem de şehrin hafızası olarak değerlendirdiğimiz zaman çok farklı fonksiyonları, anıları olan bir yer" ifadelerini kullandı. Tarihi binanın özgün mimarisine sadık kalınarak restore edildiğini vurgulayan Ersoy, geçmiş dönemlerde yapıya eklenen niteliksiz müdahalelerin temizlendiğini ve yapının orijinal karakterinin yeniden görünür hale getirildiğini belirtti. Ulaşım ve kültür iç içe geçiyor Projenin en dikkat çekici yanı, tarihi garın ulaşım merkezi olma özelliğini korurken aynı zamanda dev bir kültür ve yaşam alanına dönüşecek olması. Bakan Ersoy, bölgede vatandaşların gün boyu vakit geçirebileceği açık etkinlik alanları, sosyal kullanım alanları ve çocuk oyun parkları oluşturulacağını müjdeledi. Tarihi yarımada siluetine zarar veren niteliksiz eklerin kaldırılarak alanın estetik bir şekilde yeniden düzenleneceği bu süreçte, büyük işletme binası içerisinde her yaş grubuna hitap edecek zengin içerikli bir kütüphane planlanıyor. Ayrıca ambar binaları sergi salonları ve tiyatro alanlarına dönüştürülerek kültür-sanat hayatına kazandırılırken, proje kapsamında konser alanları ve seyir terasları gibi yeni donatılarla bölgenin sosyal çekim gücü artırılıyor. Bunun yanı sıra, geçmiş yıllarda yıkılan tarihi Emirler Mescidi de aslına uygun şekilde yeniden inşa edilecek. Tarihi yarımada'nın yeni kültür rotası Tarihi yapıdaki restorasyon uygulamaları sürerken, alandaki diğer tarihi yapılar da "kültür ve sanat odaklı" kullanıma göre yeniden işlevlendiriliyor. Sirkeci Garı, bu dönüşümle birlikte sadece bir geçiş noktası olmaktan çıkıp, yerli ve yabancı ziyaretçiler için İstanbul'un en önemli kültür adalarından biri haline gelecek. Bakan Ersoy, "Sirkeci Garı'nı özgün mimarisine uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıyoruz" diyerek, projenin İstanbul'un tarihi dokusunu koruma noktasındaki kararlılıklarını yansıttığını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Patara Antik Kenti ziyaretçilere kapılarını açtı Haber

Patara Antik Kenti ziyaretçilere kapılarını açtı

Patara Antik Kenti ve asırlar sonra titiz restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılan tarihi Nero Deniz Feneri, dev aydınlatma projeleriyle gecenin karanlığında ışıl ışıl parlıyor. Tatilciler, artık kavurucu öğle sıcakları yerine akşamın serin esintisinde tarihe yolculuk yapmanın keyfini çıkarıyor. Asırlık Nero Deniz Feneri yeniden hayat buldu Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Gece Müzeciliği" vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmalarla Likya'nın başkenti Patara, ziyaretçilerine bambaşka bir deneyim sunuyor. Antik kentin en dikkat çekici simgelerinden biri olan Patara Nero Deniz Feneri ve çevresindeki kazı alanı, özel aydınlatma sistemleriyle donatıldı. Bu dokunuş, tarihi yapıların estetiğini ön plana çıkarırken, ziyaretçilere de mistik bir atmosferde gezinti imkanı tanıyor. "Ziyaretçiler farklı bir atmosfer deneyimliyor" Projenin teknik ve arkeolojik sürecini değerlendiren Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Patara Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Şevket Aktaş, 1988'den bu yana devam eden çalışmaların meyvelerini verdiğini belirtti. Aktaş, süreci şu sözlerle özetledi: "Özellikle 2020'nin 'Patara Yılı' ilan edilmesinin ardından kentteki çalışmalar daha da hız kazandı. Bu süreçte tiyatro, meclis binası ve diğer önemli yapıların bulunduğu alanlarda aydınlatma çalışmaları gerçekleştirildi. 2025 yılına geldiğimizde ise uzun süredir devam eden restorasyon çalışmaları sonucunda Nero Feneri yeniden ayağa kaldırıldı. Çevre düzenlemeleri tamamlandı, yollar ışıklandırıldı ve fener aydınlatılarak gece müzeciliği kapsamına alındı. Bu kapsamda ziyaretçilerimiz farklı bir atmosferde tarihi yapıları deneyimleme fırsatı buluyor." Hava sıcaklıklarının 35 derecelere ulaştığı yaz günlerinde, ziyaretçiler için bir vaha görevi gören bu uygulama sayesinde tarihe merak duyanlar; Nero Deniz Feneri, tiyatro, meclis binası ve sütunlu yolları akşamın serinliğinde keşfetmenin ayrıcalığını yaşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.