SON DAKİKA

#Röportaj

HABER DEĞER - Röportaj haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Röportaj haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazetecilerle bayramlaşan Kılıçdaroğlu'ndan yarım saatte 12 kez "Bilmiyorum" yanıtı Haber

Gazetecilerle bayramlaşan Kılıçdaroğlu'ndan yarım saatte 12 kez "Bilmiyorum" yanıtı

CHP içerisinde kurultay süreçleri ve yargı kararlarına yönelik tartışmalar sıcaklığını korurken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın mensuplarına verdiği son röportaj hem sosyal medyanın hem de siyaset dünyasının en çok konuşulan maddelerinden biri haline geldi. Yaklaşık 30 dakika süren röportajın soru-cevap kısmında, Kılıçdaroğlu’nun kendisine yöneltilen pek çok soru karşısında “Bilmiyorum” ifadesine sığınması gözlerden kaçmadı. Görüşme boyunca toplamda 12 kez bu yanıtı tekrarlayan CHP lideri; parti içi gerilimler, yargısal süreçler ve partinin önündeki olası senaryolara dair net bir duruş sergilemekten ya da kesin yorumlar yapmaktan uzak durdu. Soru-cevap bölümü tartışma başlattı Kılıçdaroğlu’nun özellikle mevcut CHP yönetimi, yaklaşan kurultay takvimi ve mahkemelerin aldığı kararlar hakkındaki kritik sorularda ısrarla “Bilmiyorum” cevabını tercih etmesi kısa sürede yankı uyandırdı. Siyasi analistler, CHP liderinin bu tutumuyla doğrudan taraf olmaktan veya net bir pozisyon almaktan kaçınan bir strateji izlediğini ileri sürerken; bazı partililer ise bu yaklaşımın temkinli ve kontrollü bir siyasi duruşun gereği olduğunu iddia etti. Partideki "mutlak butlan" gerginliği sürüyor Ana muhalefet partisinde son dönemde yargıdan çıkan "mutlak butlan" kararı nedeniyle siyasi tansiyon oldukça yüksek bir seyir izliyor. Parti tabanı ve yönetim kademesinde bir kesim görevden alınan mevcut yönetimin arkasında dururken, diğer bir kesim ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden aktif olarak direksiyona geçmesini destekliyor. Önemli partili isimlerin peş peşe yaptığı farklı tondaki açıklamalar, CHP bünyesindeki fikir ayrılıklarının boyutunu net şekilde dışarıya yansıtıyor. Sosyal medyanın en çok konuşulan konusu oldu Röportajın yayınlanmasının ardından sosyal medya platformlarında çok sayıda etkileşim ve paylaşım yapıldı. Kullanıcıların bir kısmı Kılıçdaroğlu’nun bu söylemini "temkinli ve stratejik bir siyaset" olarak yorumlarken, muhalif eleştirilerde bulunan diğer bir kesim ise en kritik virajlarda bile net ve kararlı bir tavır ortaya koyulamadığını savundu. Kılıçdaroğlu'nun "Bilmiyorum" dediği anlara ait kesitler, kısa sürede internette en çok paylaşılan videolar arasına girdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Zelenski’den Trump hakkında dikkat çeken sözler: Ona bir babaya bakar gibi yaklaşıyorum Haber

Zelenski’den Trump hakkında dikkat çeken sözler: Ona bir babaya bakar gibi yaklaşıyorum

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Fransa merkezli France Inter radyosuna verdiği röportajda ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkisine dair dikkat çeken ifadeler kullandı. İki lider arasındaki yaş farkına değinen Zelenski, Trump’a bir babaya bakar gibi yaklaştığını belirterek esprili açıklamalarda bulundu. Zelenski Trump ile ilişkisini yaş farkıyla anlattı Zelenski, ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerinin farklı bir dinamiğe sahip olduğunu söyledi. Aralarındaki yaş farkının bu durumu etkilediğini ifade eden Ukrayna lideri, Trump’a yaklaşımını “bir babaya bakar gibi” sözleriyle anlattı. Zelenski açıklamasında Trump’ın da kendisini bir oğul gibi görüyor olabileceğini dile getirdi. “Belki de beni oğlu gibi görüyordur” dedi Röportaj sırasında Zelenski, Trump ile ilişkisini esprili bir dille değerlendirdi. Ukrayna lideri, “Ona bir babaya bakar gibi yaklaşıyorum. Belki de yaş farkından dolayı o da beni oğlu gibi görüyordur” ifadelerini kullandı. Sunucunun bu sözlere gülerek tepki vermesi üzerine Zelenski de gülümseyerek yanıt verdi. Ukrayna lideri, Trump’ın kendisini “en sevdiği oğlu” olarak görmeyebileceğini ancak böyle bir benzetmenin mümkün olabileceğini söyledi. “Ben bir devlet başkanıyım” vurgusu yaptı Zelenski açıklamalarında zaman zaman Trump’ın bazı sözlerinden rahatsız olabileceğini de ima etti. Ancak buna rağmen ülkesinin çıkarlarını savunmak zorunda olduğunu vurguladı. Ukrayna lideri, “Belki bazı sert çıkışlarım hoşuna gitmeyebilir ama ben bir devlet başkanıyım ve ülkemin çıkarlarını savunuyorum” dedi. Yaş farkı dikkat çekti 25 Ocak 1978 doğumlu olan Zelenski 48 yaşında bulunurken, 14 Haziran 1946 doğumlu olan Donald Trump ise 80 yaşına yaklaşmış durumda. İki lider arasındaki yaklaşık 32 yıllık yaş farkı sık sık gündeme geliyor. Beyaz Saray’daki tartışma yeniden hatırlandı Zelenski’nin açıklamaları, geçen yıl Beyaz Saray’da iki lider arasında yaşanan gergin görüşmeyi yeniden gündeme getirdi. 28 Şubat’ta Washington’da gerçekleşen görüşmede Ukrayna ile ABD arasında planlanan mineral anlaşması ele alınmış ancak taraflar anlaşmaya varamamıştı. Toplantı sırasında yaşanan tartışmanın ardından planlanan ortak basın toplantısı iptal edilmiş, Ukrayna heyeti görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrılmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şaban Vatan’dan Müge Anlı’ya: O röportaj kaydını neden gizliyorsun? Haber

Şaban Vatan’dan Müge Anlı’ya: O röportaj kaydını neden gizliyorsun?

Anayasa Mahkemesi kararı sonrası dikkat çeken çıkış Rabia Naz Vatan’ın babası Şaban Vatan, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, kızının ölümüyle ilgili yıllardır süren adalet arayışını yeniden gündeme taşıdı. Vatan, Müge Anlı’nın bir paylaşımını alıntılayarak sert eleştiriler yöneltti. Vatan, Anayasa Mahkemesi’nin Resmî Gazete’de yayımlanan kararına atıf yaparak “Rabia Naz’ın yaşam hakkının elinden alındığı, soruşturmanın kasıtlı eksik yürütüldüğü ve aile olarak haklı bulunduğumuz açıklandı” ifadelerini kullandı. “Adalet Bakanı da cana kıyıldığını söyledi” Şaban Vatan, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un 2 Eylül 2025’te Rabia Naz sorusuna verdiği yanıtı da hatırlatarak, Bakan Tunç’un “7 yıldır takip ettiğimiz olaydır; katledilen, canına kıyılan çocuklar” ifadesini kullandığını belirtti. Vatan, bu açıklamanın kızının ölümünün “intihar değil, cinayet” olduğunun yetkili makamlar tarafından da artık kabul edildiğini gösterdiğini savundu. Müge Anlı’ya: “Neden susuyorsun?” Şaban Vatan, yıllar önce Müge Anlı’nın programı için verilen ve cinayete ilişkin itiraf niteliği taşıdığını iddia ettiği bir röportaj kaydının bulunduğunu belirterek şu soruları yöneltti: “O röportaj kaydı senin elinde. Neden gizliyorsun? Neden suskunsun? Önce bunu açıkla.” Vatan, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkması için kamuoyuna da çağrıda bulundu. “Tüm kamuoyunun vicdanına bırakıyorum” Paylaşımında duygusal ifadeler kullanan Vatan, kızının 11 yaşında yaşamını kaybettiğini hatırlatarak, adalet arayışını sürdüreceğini vurguladı. Vatan, “Tüm kamuoyunun vicdanına…” diyerek çağrısını yineledi.

Fatih Altaylı’nın 1997 röportajı 28 yıl sonra yayımlandı: Öcalan, Susurluk’tan “silahları susturalım”a kadar konuştu Haber

Fatih Altaylı’nın 1997 röportajı 28 yıl sonra yayımlandı: Öcalan, Susurluk’tan “silahları susturalım”a kadar konuştu

Gazeteci Fatih Altaylı’nın 1997’de Lübnan’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği yaklaşık 30 dakikalık röportajın ilk bölümü, PKK’nın kurduğu Özgür Düşünceler adlı internet sitesinde 28 yıl sonra yayımlandı. O dönem yayınlanmayan görüşmenin, Terörle Mücadele Kanunu’nun 8. ve 30. maddeleri gerekçe gösterilerek televizyon kanalında yayımlanmadığı Altaylı tarafından daha önce açıklanmıştı. Yayımlanan bölümde Öcalan; Susurluk kazası, uyuşturucu ağı iddiaları, devlet-militer örgüt ilişkileri, Kürt meselesine dair çözüm söylemleri ve silahların susturulması çağrısı gibi başlıklara değindi. Görüşmenin arka planı ve yayınlanmama gerekçesi Altaylı, röportajın 1997’de Lübnan’ın Bar Elias kentinde kaydedildiğini, PKK mensuplarının ekibini önce bir eve götürüp ardından camları kapalı araçla farklı bir yere taşıdığını aktarıyor. Röportaj erken saatte başlamış ve uzun sürmüş; masada yedi-sekiz kişi bulunmuş. Altaylı, söz konusu görüşmenin o dönem Kanal D’de yayımlanmamasına gerekçe olarak Terörle Mücadele Kanunu’ndaki hükümleri gösterdiğini belirtmiş; kanunda o tür yayınlara ilişkin yaptırımlar olduğu için kanalın kapatılma riski bulunduğu kaydedildi. “Susurluk bir dönüm noktası” — çete ve uyuşturucu iddiaları Yayımlanan bölümde Öcalan, 1996 Susurluk kazasını Türkiye tarihinin dönüm noktalarından biri olarak nitelendirdi. Öcalan, Susurluk ve bağlantılı yapıların ekonomik ilişkilerine dair iddialarda bulunarak, bazı çetelerin uyuşturucu ticaretinde kontrol sağladığını ve bu yapıların adı geçen suikast girişimleri ve kirli işlerle bağlantılı olduğunu öne sürdü. Öcalan, Abdullah Çatlı, Sedat Bucak, Savaş Buldan ve Behçet Cantürk gibi isimlere dair iddialarını dile getirdi; özel timlerin ve bazı çetelerin uyuşturucu meselelerinde rolü olduğuna dair ifadeler kullandı. “Ben Anadolu çocuğuyum” — Öcalan’ın kendini tanımlaması Altaylı’nın “Türkiye’nin iyiliğini istermiş gibi konuşuyorsunuz” sorusuna Öcalan, samimi bir dille cevap verdiğini belirterek kendisini “halis muhlis Anadolu çocuğu” olarak tanımladı. Öcalan, çocukluğuna, Ankara yıllarına ve Türkiye’nin güzelliklerine dair kişisel anekdotlar paylaştı; siyasete bu ideallerle girdiğini ve “güzel bir Türkiye” isteğini yineledi. Çözüm vurgusu: “Yarın tüm silahları susturalım” Röportajın en dikkat çeken bölümlerinden biri Öcalan’ın diyalog çağrısıydı. İngiltere Başbakanı örneğini vererek IRA ile diyalog sürecine atıfta bulunan Öcalan, “yeter ki diyalog olsun, yarın bütün silahları susturalım” ifadelerini kullandı. Öcalan, çözüm niyetinin sürekli olduğunu savundu ve siyasilerde karar gücü görmediğini belirtirken, “Türkiye’yi ve Kürtleri kurtarmak” istediğini söyledi. Güneydoğu için vizyon: “Dicle ve Fırat kıyılarında cennet” Öcalan, Güneydoğu’daki tahribatı eleştirip bölgenin yeniden inşası ve ekonomik dönüşümü üzerine tasavvurlarını anlattı. Dicle ve Fırat kıyılarında tarıma, kültüre ve yaşam alanlarına dayalı bir dönüşüm hayal ettiğini; Cizre, Batman ve Fırat kıyılarında kültürel merkezler inşa etmek istediğini ifade etti. Ayrıca askeri güç mevzilenmelerine dikkat çekip, bunun çağımızın sorunlarını çözme yolu olup olmadığını sorguladı. Susurluk, suikast iddiaları ve “Apo’ya suikast” söylemi Öcalan, iki ayrı suikast girişimi iddiasına değinerek bunların arkasında bazı çetelerin ve devlet içi unsurların olduğunu iddia etti. Uyuşturucu şebekelerinin geniş coğrafi menzilli olduğunu belirten Öcalan, bu yapıların “Apo’ya suikast” söylemiyle meşrulaştırıldığını öne sürdü. Röportajın hukuki ve kamusal yansımaları 1997’de kaydedilip yayımlanmayan röportajın 28 yıl sonra PKK’ya ait bir platformda yayınlanması, Türkiye siyasetinde ve medyada tartışma yaratacak nitelikte. Yayının hukuki boyutu, Telif ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamında geçmişteki gerekçelerin bugün nasıl değerlendirileceği; ayrıca röportajın arşivsel değeri ve tarihsel bağlamı tartışma ortamı sağlayacak. Gazetecilik, arşiv ve ifade özgürlüğü ile terörle mücadele mevzuatı arasındaki hassas dengeler bir kez daha gündeme gelecek. Röportajın yayımlanan bölümünde öne çıkanlar şöyle özetlenebilir: Öcalan’ın Susurluk’u kilometre taşı ilan etmesi; çete-uyuşturucu bağlantılarına ilişkin iddialar; kişisel geçmişe dair anlatılar; barış ve diyalog çağrısı; Güneydoğu için ekonomik ve kültürel dönüşüm vizyonu; silahların susturulması yönündeki tekrarlanan teklif. Yayımlanan bölüm, Altaylı’nın o döneme ilişkin açıklamaları ve yasa maddeleri nedeniyle neden o zaman yayınlanmadığına dair açıklamalarla birlikte kamuoyunda geniş yankı uyandırması bekleniyor. Röportajın tamamının yayımlanıp yayımlanmayacağı ve olası hukuki sonuçları önümüzdeki günlerde izlenecek gelişmeler arasında yer alacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.