SON DAKİKA

#Ruh Sağlığı

HABER DEĞER - Ruh Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ruh Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bill Gates’ten yapay zekâ çıkışı: Doktor ve öğretmenlerin yerini alacak Haber

Bill Gates’ten yapay zekâ çıkışı: Doktor ve öğretmenlerin yerini alacak

“Çoğu şey için insanlara ihtiyaç kalmayacak” Yeni kitabı Source Code’un tanıtımı kapsamında The Tonight Show Starring Jimmy Fallon’a katılan Bill Gates, yapay zekânın hayatın birçok alanını dönüştüreceğini ifade etti. Sunucu Jimmy Fallon’ın “İnsanlara hâlâ ihtiyaç duyacak mıyız?” sorusuna Gates, “Çoğu şey için hayır” yanıtını verdi. “Uzmanlık herkes için erişilebilir olacak” Gates’e göre bugün “nadir” olan yüksek uzmanlık bilgisi, yapay zekâ sayesinde gelecekte herkes için erişilebilir hale gelecek. Yapay zekânın; Tıbbi teşhis ve danışmanlık Kişiselleştirilmiş eğitim Ruh sağlığı desteği gibi alanlarda yaygın şekilde kullanılacağını belirten Gates, bunun küresel eşitsizlikleri azaltabileceğini savundu. Fiziksel işlerden eğitime kadar geniş etki Bill Gates, yapay zekânın yalnızca bilişsel değil fiziksel süreçlerde de etkili olacağını söyledi. Gıda üretimi, lojistik, üretim ve idari işlerde otomasyonun artacağını belirten Gates, insanların rolünün daha çok “isteğe bağlı” faaliyetlere kayabileceğini ifade etti. Bu durumu bir örnekle açıklayan Gates, “Bilgisayarların beyzbol oynamasını izlemek istemeyiz. Bazı şeyleri kendimiz için saklayacağız” dedi. “Meslekler ne olacak?” sorusu gündemde Gates, bu dönüşümün beraberinde ciddi sorular getirdiğini de kabul etti. Özellikle: Geleneksel mesleklerin geleceği Çalışma saatlerinin azalması Ekonomik düzenin değişimi gibi konuların önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını vurguladı. Sağlık ve iklim alanında iyimser Tüm bu belirsizliklere rağmen Bill Gates, yapay zekâ ve teknolojinin sağlık alanında büyük ilerlemeler sağlayacağına inanıyor. Alzheimer ve çocuk felci gibi hastalıkların tedavisinde önemli adımlar atılabileceğini belirten Gates, iklim değişikliğiyle mücadelede de teknolojinin kritik rol oynayacağını söyledi. Uzmanlara göre, Gates’in açıklamaları yapay zekânın geleceğine dair iyimser ve tartışmalı bir tabloyu aynı anda ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD ordusu neden askere alım yaşını 42’ye çıkardı? Haber

ABD ordusu neden askere alım yaşını 42’ye çıkardı?

El Cezire’nin analizine göre yeni düzenleme, ordunun daha geniş bir aday havuzuna ulaşmasını hedefliyor. Mart ayında güncellenen askeri yönetmelik sadece yaş sınırını artırmakla kalmadı. Bazı küçük çaplı sabıka ve uyuşturucu geçmişi bulunan adaylara ilişkin muafiyet kurallarında da esneme getirdi. Bu da Washington’un alım standartlarını genişletmeye yöneldiğini gösteriyor. Gençler orduya eskisi kadar ilgi göstermiyor ABD’de uzun süredir genç kuşakların askerliğe mesafeli yaklaştığı belirtiliyor. Ordu yetkilileri, özel sektörün daha cazip iş imkanları sunması, savaş yorgunluğu, yaşam tarzı tercihleri ve güvenlik kurumlarına duyulan azalan ilginin bu tabloyu etkilediğini savunuyor. Haberde yer alan verilere göre yeni askerlerin ortalama yaşı da yükseldi. 2000’li yıllarda 21,7 olan ortalama yaş, son dönemde 22,7 seviyesine çıktı. Bu artış, genç aday havuzunun daraldığına işaret ediyor. ABD Kara Kuvvetleri İşe Alım Komutanlığı yetkilileri, gençler arasında obezite, madde kullanımı ve ruh sağlığı sorunlarının da uygun aday sayısını azalttığını belirtiyor. Bu nedenle yaş sınırının yükseltilmesi, yalnızca sayı artırma değil, mevcut nitelikli aday eksikliğini telafi etme hamlesi olarak görülüyor. Yeni düzenleme ile ABD Kara Kuvvetleri, diğer bazı kuvvetlerle de aynı çizgiye yaklaştı. Hava Kuvvetleri ve Uzay Kuvvetleri için 42, Donanma için ise 41 yaş sınırı uygulanıyordu. Bu nedenle karar, kurumlar arası rekabette geride kalmama çabası olarak da yorumlanıyor. Stratejik mesaj ne? Karar, ABD’nin küresel askeri yükümlülüklerini sürdürürken insan kaynağı baskısı yaşadığını da ortaya koyuyor. Avrupa, Orta Doğu ve Asya-Pasifik’te genişleyen görev alanları düşünüldüğünde, Washington’un artık yalnızca teknolojiden öte insan gücü konusunda da esnekliğe yöneldiği görülüyor. Kısacası yaş sınırının 42’ye çıkarılması, dünyanın en büyük ordularından birinin personel bulmakta zorlandığını gösteren önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.

Kahve düşman mı dost mu: 460 bin kişiyle yapılan araştırma ezberi bozdu Haber

Kahve düşman mı dost mu: 460 bin kişiyle yapılan araştırma ezberi bozdu

Güne kahveyle başlayan milyonlarca yurttaşı yakından ilgilendiren dikkat çekici bir araştırma yayımlandı. Kahvenin uzun süredir tartışılan etkilerine dair yeni bulgular, alışılmış yargıları sorgulatacak nitelikte. Fudan Üniversitesi tarafından yürütülen ve Journal of Affective Disorders’da yayımlanan araştırmada, 460 binden fazla kişi yaklaşık 13 yıl boyunca takip edildi. Çalışmada kahve tüketimi ile stres, anksiyete ve depresyon arasındaki ilişki incelendi. İdeal doz şaşırtmadı ama etkisi dikkat çekti Araştırma sonuçlarına göre, günde 2 ila 3 fincan kahve tüketen kişilerin ruh hali bozukluklarına yakalanma riskinin en düşük seviyede olduğu tespit edildi. Bu miktarın altına düşüldüğünde koruyucu etkinin azaldığı, 5-6 fincan ve üzerine çıkıldığında ise risklerin yeniden arttığı görüldü. Bilim insanları, kahvenin “dozunda tüketildiğinde faydalı, aşırıya kaçıldığında zararlı” bir dengeye sahip olduğunu vurguladı. Kafein değil, kahvenin kendisi etkili olabilir Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri ise kahvenin etkisinin yalnızca kafeine bağlı olmaması oldu. Kafeinsiz kahve tüketen bireylerde de benzer olumlu sonuçlar gözlemlendi. Bu durum, kahvenin içerdiği anti-inflamatuar bileşenlerin ve biyolojik etkilerin ruh sağlığı üzerinde önemli rol oynayabileceğini gösterdi. Yaşam tarzından bağımsız sonuç Araştırmada yaş, egzersiz alışkanlıkları, eğitim düzeyi ve genetik faktörler gibi birçok değişken kontrol altına alındı. Ancak tüm bu farklılıklara rağmen, orta düzey kahve tüketiminin daha iyi ruh sağlığı ile ilişkili olduğu bulgusu değişmedi. Kesin sonuç değil ama güçlü bir işaret Uzmanlar, bu çalışmanın doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmadığını özellikle vurguluyor. Ancak elde edilen veriler, kahve tüketimi ile zihinsel iyi oluş hali arasında güçlü bir bağlantı olabileceğine işaret ediyor. Türkiye toplumunda da yaygın olan kahve tüketimi alışkanlıklarının, bu tür bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adana’daki aile faciasında kan donduran mesaj Haber

Adana’daki aile faciasında kan donduran mesaj

Adana’nın Sarıçam ilçesinde 15 Ocak akşamı yaşanan ve Türkiye toplumunu derinden sarsan olayda, Sergen Altunbaş’ın, çocukları Ada (8) ve Mert (6)’i öldürdükten sonra yaşamına son vermeden önce eşine gönderdiği mesaj ortaya çıktı. Altunbaş’ın, boşanmış olmalarına rağmen birlikte yaşadığı eşi Gizem Deniz’e “Ben ve çocuklarım, sen eve geldiğinde ölmüş olacağız” ifadelerini yazdığı belirlendi. Olaydan hemen önce gönderilen mesaj soruşturmanın merkezinde Edinilen bilgilere göre aile, olaydan kısa süre önce Mersin’deydi. Sabah saatlerinde Adana’ya dönen ailede, Gizem Deniz annesinin yanında kalırken Altunbaş çocukları alıp villaya gitti. Bir süre sonra Deniz’e gönderilen mesajın ardından facia yaşandı. Mesaj, soruşturma dosyasına delil olarak girdi. Villada yangın ve silah sesleri duyuldu Sarıçam Boynuyoğun Mahallesi’ndeki villada önce bahçedeki otomobilin ateşe verildiği, ardından silah seslerinin duyulduğu bildirildi. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, baba ve iki çocuğun yaşamını yitirdiğini tespit etti. Komşular: “Ölüm hiç aklımıza gelmedi” Komşular, önce otomobildeki yangını fark ettiklerini, patlama ve silah seslerinin ardından durumu polise bildirdiklerini anlattı. Tanıklar, ailenin zaman zaman tartışmalar yaşasa da dışarıdan “mutlu bir aile” görüntüsü verdiğini söyledi. Yaşananların ardından anne Gizem Deniz’in olay yerine geldiği, ağır bir kriz yaşadığı öğrenildi. Soruşturma sürüyor, kamuoyu yanıt bekliyor Olayla ilgili adli soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, çocukların cenazeleri toprağa verildi. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için incelemelerin sürdüğünü bildirdi. Aile içi şiddet ve ruh sağlığı destek mekanizmalarının önemi, bu facianın ardından yeniden gündeme geldi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyin sisi nedir, nasıl giderilebilir? Haber

Beyin sisi nedir, nasıl giderilebilir?

Beyin sisinin yaygın nedenleri Uzmanlara göre beyin sisi; stres, uykusuzluk, yoğun iş yükü, menopoz ve perimenopoz dönemleri gibi farklı sebeplerden kaynaklanabiliyor. Özellikle hafta sonu sonrası işe dönüş gibi zihinsel geçişlerde bu bulanıklık daha belirgin hale gelebiliyor. Uzmandan öneriler BBC’nin Morning Live programına konuşan Dr. Tharaka, beyin sisini azaltmaya yardımcı olabilecek bazı basit ama etkili yöntemler sıraladı. İlk adımın, bu durumu kişisel bir başarısızlık olarak görmemek olduğunu belirten uzman, “Beyin sisi çoğunlukla yorgunluk ve stresin bir işaretidir, geçici bir süreçtir” dedi. Rutin oluşturun: Günlük hayatınızı belli bir ritme oturtmak, sürekli karar verme yükünü azaltarak zihni rahatlatır. Mola verin: Art arda yoğun işler planlamak yerine kısa aralıklarla nefes almak, beyni dinlendirmeye yardımcı olur. Hatırlatıcılar kullanın: Her şeyi akılda tutmaya çalışmak yerine ajanda, takvim ve telefon hatırlatıcılarından faydalanmak zihinsel yükü hafifletir. Yaşam tarzı ile desteklenebilir Dr. Tharaka’ya göre sağlıklı alışkanlıklar da beyin sağlığını destekliyor: Uyku: Günde 7–9 saat uyumak, beynin dinlenmesini ve bilgileri işlemesini sağlıyor. Su: Hafif susuzluk bile dikkati bozabiliyor, bu nedenle gün içinde düzenli su içmek önem taşıyor. Hareket: Yürüyüş, esneme veya hafif egzersizler, beyne giden oksijeni artırarak odaklanmayı kolaylaştırıyor. Beslenme: İşlenmiş gıdalar yerine tam tahıllar, yumurta, balık ve fındık gibi kolin açısından zengin yiyecekler tercih edilmeli. Stres yönetimi: Nefes egzersizleri, meditasyon ya da keyif veren hobiler, kortizol seviyesini düşürerek zihinsel berraklık sağlıyor. Beyin sisi, çoğu zaman geçici ve yönetilebilir bir durum. Ancak günlük yaşamı ciddi ölçüde etkilemeye başladığında doktora başvurmak gerekiyor. Uzmanlara göre küçük rutin değişiklikleri, sağlıklı uyku ve dengeli beslenme, zihinsel berraklığı geri kazanmanın en etkili yolları arasında.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.