SON DAKİKA

#Rüşvet

HABER DEĞER - Rüşvet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rüşvet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin’de belediyeye şafak operasyonu: İhale ve rüşvet iddiasıyla gözaltılar Haber

Mersin’de belediyeye şafak operasyonu: İhale ve rüşvet iddiasıyla gözaltılar

Mersin’de kamuoyunun dikkatini çeken bir operasyon gerçekleştirildi. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet iddiaları kapsamında operasyon başlattı. Sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonda polis ekiplerinin belediye binasında arama yaptığı ve çok sayıda kişi hakkında gözaltı kararı bulunduğu bildirildi. Operasyon sabah saatlerinde başladı Edinilen bilgilere göre operasyon Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından yürütülüyor. Polis ekipleri, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlamaları kapsamında belediye bünyesinde bazı birimlerde arama gerçekleştirdi. Soruşturma kapsamında belediye ile bağlantılı bazı isimler hakkında gözaltı kararı verildiği ve ekiplerin şüphelileri yakalamak için çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Belediyede aramalar yapıldı Operasyon çerçevesinde polis ekiplerinin belediye binasında çeşitli evrak ve dijital materyaller üzerinde inceleme yaptığı bildirildi. Soruşturmanın ihale süreçleriyle bağlantılı bazı iddialar üzerine başlatıldığı ifade ediliyor. Yetkililerden soruşturmanın kapsamına ilişkin henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Soruşturma devam ediyor Gözaltı kararlarının kaç kişiyi kapsadığına ilişkin resmi bir bilgi henüz paylaşılmazken soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Emniyet kaynakları, olayın tüm yönleriyle araştırıldığını ve gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Operasyonun kentte ve yerel siyasette geniş yankı uyandırması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı Haber

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı

Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 401 sanığın yargılandığı İBB davasının ilk duruşması İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada zaman zaman gergin anlar yaşanırken mahkeme başkanı, yaşanan tartışmaların ardından salonun boşaltılması yönünde karar verdi. Dava kapsamında 107’si tutuklu toplam 401 sanık yargılanıyor. İmamoğlu ile hakim arasında tartışma Duruşma sırasında salonda bulunan bazı avukatların “Adil yargılama istiyoruz” sloganı atmasının ardından mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında sözlü tartışma yaşandı. Söz almak isteyen İmamoğlu’na mahkeme başkanı izin vermedi. Mahkeme başkanının “Hayır, söz vermiyorum. Bu şekilde devam edemezsiniz” demesi üzerine İmamoğlu’nun buna itiraz ettiği aktarıldı. Hakim, tartışma sırasında İmamoğlu’na “Bir daha izin almadan konuşursanız salondan çıkarılırsınız” uyarısında bulundu. Duruşma haftada dört gün yapılacak Mahkeme başkanı duruşmanın planlanan takvimine ilişkin de bilgi verdi. Buna göre ilk etapta tutuklu sanıkların savunmaları alınacak ve yargılamalar haftada dört gün yapılacak. Mahkeme heyeti, yargılamanın yaklaşık bir buçuk ay sürmesinin planlandığını, ikinci aşamada ise tutuksuz sanıkların dinleneceğini açıkladı. Siyasi isimler de duruşmayı takip etti Silivri’de görülen duruşmayı takip etmek üzere çok sayıda siyasetçi ve milletvekili de mahkeme salonunda yer aldı. Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP milletvekilleri, TİP milletvekili Ahmet Şık ve çeşitli siyasi parti temsilcileri katıldı. Duruşma öncesinde konuşan Dilek İmamoğlu, davanın canlı yayınlanması talebinin sürdüğünü belirtti. Savcılık 2 bin 430 yıla kadar hapis istiyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan yaklaşık 3 bin 800 sayfalık iddianame, 25 Kasım 2025’te mahkeme tarafından kabul edilmişti. Savcılık, İmamoğlu’nun “suç örgütü lideri” olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep ediyor. Sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde paylaşma gibi suçlamalar yöneltiliyor. Dava kapsamında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrolle serbest, 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 kişi yargılanıyor. Mahkeme heyeti, davanın nisan sonuna kadar haftada dört gün devam edeceğini açıkladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekrem İmamoğlu’ndan sert tepki: Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz Haber

Ekrem İmamoğlu’ndan sert tepki: Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Dilek İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya’nın tutuklanması, siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ailesinin hedef alındığını savundu ve sert ifadeler kullandı. “Onur hedef alınıyor” mesajı İmamoğlu paylaşımında, “Siyasi operasyonlarla, algı oyunlarıyla insanların onurunu hedef alıyorsunuz. Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz” ifadelerine yer verdi. Açıklamasında, toplumun farklı kesimlerinin korku yoluyla susturulmaya çalışıldığını öne süren İmamoğlu, kendisini ve ailesini koruyanların da hedef haline getirildiğini belirtti. Ali Kaya uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklandı 4 Şubat’ta başlatılan soruşturma kapsamında 27 kişi hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, fuhşa teşvik etmek, aracılık etmek veya yer temin etmek” suçlamalarıyla işlem yapıldı. Operasyonlarda 19 kişi gözaltına alınırken, Ali Kaya’nın da tutuklandığı bildirildi. Dilek İmamoğlu: “Karalama kampanyası yürütülüyor” Dilek İmamoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada kardeşinin gözaltına alınmasını “itibar zedelemeye yönelik bir karalama kampanyası” olarak değerlendirdi. “Bir insanı susturmak için ailesini hedef almak adaletin değil, derin bir korkunun göstergesidir” ifadelerini kullanan İmamoğlu, siyasetin dilinin ailelerden uzak tutulması gerektiğini vurguladı. Aile üyeleri daha önce de soruşturmalara konu olmuştu Dilek İmamoğlu’nun diğer kardeşi Cevat Kaya’nın da Nisan 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik bir soruşturma kapsamında tutuklandığı biliniyor. Ayrıca Kasım 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu’nun “rüşvet ve suç gelirlerini aklama” iddialarıyla ifade verdiği kamuoyuna yansımıştı. Soruşturma süreci devam ederken, yaşanan gelişmelerin hem hukuk hem de siyaset gündemindeki etkisinin sürmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’de yolsuzluk depremi: Eski adalet bakanına idam kararı Haber

Çin’de yolsuzluk depremi: Eski adalet bakanına idam kararı

Çin’in Fucien eyaletine bağlı Şiamın kentinde görülen davada, eski adalet bakanı Tang Yicün hakkında verilen karar ülke gündemini sarstı. Mahkeme, Tang’ın 2006–2022 yılları arasında eyalet yöneticiliği ve bakanlık görevleri sırasında toplam 137 milyon yuan rüşvet aldığını hükme bağladı. Karar kapsamında Tang’a iki yıl ertelemeli idam cezası verildi. Rüşvet ağı kamu gücüne uzandı Mahkeme kararında Tang’ın, şirketlerin halka arz süreçlerinden arazi işlemlerine, banka kredilerinden adli davaların seyrine kadar birçok alanda yetkisini kötüye kullandığı belirtildi. Yargı, bu süreçlerde kamu gücünün kişisel çıkar için sistematik biçimde kullanıldığını vurguladı. İki yıl erteleme ne anlama geliyor? Çin hukukuna göre iki yıl ertelemeli idam cezası, sanığın bu süre içinde yeni bir suç işlememesi halinde otomatik olarak müebbet hapse çevriliyor. Tang’ın cezasının da bu çerçevede ömür boyu hapisle sonuçlanması bekleniyor. Soruşturma süreci nasıl başladı? Tang hakkında Nisan 2024’te “parti disiplini ve kanunların ciddi ihlali” şüphesiyle soruşturma açıldı. Savcılık, Şubat 2025’te rüşvet suçlamasıyla dava açtı. Tang, 2020–2023 yılları arasında adalet bakanlığı yaptıktan sonra Ciangsu eyaletinde yerel halk siyasi danışma konferansı başkanlığı görevine getirilmişti. Adalet bakanlığı yolsuzluk iddialarıyla gündemde Çin’de adalet bakanlığı görevini üstlenen isimlerin art arda yolsuzluk iddialarıyla yargılanması dikkat çekiyor. 2005–2017 yılları arasında 12 yıl adalet bakanlığı yapan Vu Ayying, 2017’de yolsuzluk soruşturması sonrası partiden ihraç edilmişti. Onun ardından göreve gelen Fu Cınghua ise 2022’de rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla iki yıl ertelemeli idam cezasına çarptırılmıştı. Tang Yicün, bu kapsamda soruşturma geçiren üçüncü adalet bakanı oldu. Mesaj net: Sıfır tolerans Karar, Çin yönetiminin üst düzey yolsuzlukla mücadelede sert çizgisini sürdürdüğünün yeni bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Yetkililer, kamu görevini kötüye kullanan isimler karşısında “sıfır tolerans” politikasının devam edeceğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aziz İhsan Aktaş davası başladı: 200 sanık, 7 belediye başkanı, tarihi yargılama Haber

Aziz İhsan Aktaş davası başladı: 200 sanık, 7 belediye başkanı, tarihi yargılama

İstanbul Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gereken dava, salon kapasitesinin yetersizliği nedeniyle Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu büyük duruşma salonuna alındı. Yaklaşık bir ay sürmesi beklenen yargılamada, haftanın beş günü duruşma yapılması planlanıyor. İlk duruşma sabah saatlerinde yoğun güvenlik önlemleri altında başladı. “Kaçmadım, buradayım” mesajı İddianamede “örgüt lideri” olarak adı geçen Aziz İhsan Aktaş, saat 10.30 sıralarında duruşma salonuna geldi. Salon girişinde basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan Aktaş, “Adalet mülkün temelidir. Bugün adalete ilk gün söylediğim gibi söyleyeceklerimi tekrarlayacağım. Kaçmadım, buradayım” ifadelerini kullandı. Aktaş’ın tutuksuz yargılandığı davada, CHP’li seçilmiş 7 belediye başkanının tutuklu olması dikkat çekti. CHP heyeti salonda Duruşmayı izlemek üzere CHP Genel Başkan Yardımcıları, milletvekilleri, PM üyeleri, İstanbul İl Başkanı ve TBB Başkanvekili salona geldi. Tutuklu belediye başkanları ise saat 11.30’da alkışlar eşliğinde salona alındı. Mahkeme Başkanı, duruşma disiplinine ilişkin sert uyarılarda bulunarak, ses ve görüntü kaydının kesinlikle yasak olduğunu, kurallara uyulmaması halinde salonun izleyicilere kapatılabileceğini açıkladı. Duruşma takvimi açıklandı Mahkeme heyeti, yargılamanın haftanın beş günü yapılacağını ve duruşmaların yaklaşık bir ay süreceğini duyurdu. Savunmaların kurum bazlı alınacağı, önceliğin tutuklu sanıklara verileceği, süre sınırlaması uygulanmayacağı belirtildi. Tutukluluk değerlendirmelerinin duruşmanın ilerleyen aşamalarında yapılacağı açıklandı. Yetkisizlik ve tefrik talepleri Duruşmanın ilk saatlerinde avukatlar tarafından yetkisizlik ve dosyaların ayrılması (tefrik) talepleri gündeme getirildi. Belediye başkanlarının avukatları, bazı sanıkların dosyalarının ayrılması ve farklı mahkemelerde yargılanması gerektiğini savundu. Mahkeme bu taleplerin ardından duruşmaya bir saat ara verdi. İstenen cezalar: Yüzlerce yıl hapis talebi 578 sayfalık iddianamede çok sayıda ağır suçlama yer alıyor. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat hakkında 133 yıldan 337 yıla kadar, Aziz İhsan Aktaş hakkında 450 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Diğer belediye başkanları ve sanıklar için de rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, suç örgütüne üyelik, resmi ve özel belgede sahtecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlardan değişen oranlarda hapis cezaları isteniyor. Basına ve izleyiciye sıkı kısıtlama Mahkeme, duruşma öncesinde basın ve izleyici düzenine ilişkin sıkı kurallar getirdi. Basın için 25 kişilik kontenjan ayrılırken, telefon ve kayıt cihazları yasaklandı, her sanık için en fazla üç avukatla temsil sınırı getirildi. Türkiye gündeminin en büyük yargılamalarından biri olarak görülen Aziz İhsan Aktaş davasında ilk duruşma resmen başlamış oldu. Yargılamanın yaklaşık bir ay sürmesi beklenirken, dosya kapsamı, sanık sayısı ve istenen cezalar nedeniyle sürecin uzun yıllar sürebilecek bir hukuk sürecine dönüşmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir Haber

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir

Yargıtay’da “rüşvete aracılık etme” suçlamasıyla yargılanan avukat Rezan Epözdemir, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Tahliye kararının ardından Epözdemir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dinlenen mağdur ve tanık beyanları ile dosyaya giren HTS ve baz kayıtlarının hakkındaki suçlamaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu savundu. “İsnatlar iftira çıktı” açıklaması yaptı Rezan Epözdemir, tahliye sonrası yaptığı paylaşımda, suçlamaların hukuka aykırı ve iftira niteliğinde olduğunu belirterek, destek mesajları için ailesine, sevdiklerine ve dostlarına teşekkür etti. Epözdemir, çok sayıda mesaj aldığı için herkese tek tek dönüş yapamadığını ifade etti. Ali Çağatay: Tahliye dosyanın seyrini değiştirir Gazeteci Ali Çağatay, Seyir Hali programında tahliye kararını değerlendirdi. Çağatay, Türkiye’de bazı avukatların yargı mensuplarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden müvekkillerini koruyabildiğini öne sürerek, Rezan Epözdemir’in de bu çerçevede anılan bir isim olduğunu iddia etti. “Bu iddialarla ömür boyu hapis ihtimali vardı” Çağatay, dosyada yer alan iddiaların son derece ağır olduğuna dikkat çekerek, yargı mensuplarıyla kurulduğu öne sürülen rüşvet ilişkilerinin, Epözdemir açısından çok uzun süreli bir hapis ihtimali doğurabileceğini söyledi. Tahliye kararının bu nedenle sıradan bir adli işlem olmadığını vurgulayan Çağatay, “Bu tahliye, soruşturmanın bambaşka bir boyuta evrilmesine yol açacaktır” ifadelerini kullandı. Soruşturma yeni bir aşamaya mı giriyor? Rezan Epözdemir hakkında verilen tahliye kararı, yargı–siyaset–hukuk ilişkileri bağlamında Türkiye toplumunda yargı süreçlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Dosyanın bundan sonraki aşamasında hangi iddiaların derinleştirileceği ve soruşturmanın nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

Şok iddia: En büyük tehlike Özgür Özel yönetimindeki CHP Haber

Şok iddia: En büyük tehlike Özgür Özel yönetimindeki CHP

Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü (BAAE) Başkanı ve Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Yardımcıoğlu, Yeni Akit gazetesinde Muhammet Kutlu’ya verdiği röportajda, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi ve parti yönetimi hakkında dikkat çekici iddialarda bulundu. Yardımcıoğlu, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası CHP içinde örgütlendiğini savunarak, partinin mevcut yönetiminin Türkiye için ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu ileri sürdü. “15 Temmuz’dan sonra CHP içinde örgütlendiler” iddiası Röportajda konuşan Prof. Dr. Yardımcıoğlu, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından FETÖ yapılanmasının yön değiştirdiğini öne sürdü. Bu süreçte örgüt üyelerinin CHP çatısı altında toparlandığını iddia eden Yardımcıoğlu, ana muhalefet partisinin bu yapılanma tarafından ele geçirildiğini savundu. Yardımcıoğlu’na göre, söz konusu yapılanma CHP üzerinden yeniden devlet ve hükümet üzerinde etkili olmaya çalışıyor. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu hedefte Yardımcıoğlu, iddialarını daha da ileri taşıyarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı **Ekrem İmamoğlu**nu doğrudan hedef aldı. FETÖ’nün bu iki isim üzerinden siyasi bir yapılanma kurduğunu iddia eden Yardımcıoğlu, Özgür Özel’in parti içindeki konumunun “örgütsel bir planın parçası” olduğunu öne sürdü. “Kılıçdaroğlu hançerlenerek saf dışı bırakıldı” savı CHP’nin önceki Genel Başkanı **Kemal Kılıçdaroğlu**na ilişkin de iddialarda bulunan Yardımcıoğlu, kurultay sürecinde şaibe yaşandığını savundu. Kılıçdaroğlu’nun “arkasından hançerlenerek” parti yönetiminden uzaklaştırıldığını öne süren Yardımcıoğlu, kongrede rüşvet dağıtıldığı ve bu süreçte CHP’nin FETÖ bağlantılı yapılara teslim edildiğini iddia etti. “Kayyum atansın, kongre iptal edilsin” çağrısı Yardımcıoğlu, CHP’ye yönelik eleştirilerini kurumsal düzeye taşıyarak radikal bir müdahale çağrısında bulundu. Parti kongresinin “mutlak butlan” kararıyla iptal edilmesi gerektiğini savunan Yardımcıoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye kayyum olarak atanmasını önerdi. Bu adımın, partinin mevcut yönetimden kurtarılması için zorunlu olduğunu ileri sürdü. “CHP dış güçlerin aparatı haline geldi” iddiası Röportajın ilerleyen bölümünde CHP yönetiminin dış bağlantılarla hareket ettiğini öne süren Yardımcıoğlu, Özgür Özel’in Avrupa’daki temaslarını da bu çerçevede değerlendirdi. Özel’in Avrupa’daki sosyal demokrat çevrelerle kurduğu ilişkilerin arkasında FETÖ etkisi olduğunu iddia eden Yardımcıoğlu, CHP’nin “küreselci yapılar tarafından yönlendirilen bir aparat” haline getirildiğini savundu. “Silivri” çıkışıyla gerilim tırmandı Yardımcıoğlu’nun en sert açıklamaları ise röportajın son bölümünde geldi. CHP’yi “devlet ve millet için en büyük beka meselesi” olarak tanımlayan Yardımcıoğlu, Özgür Özel ve parti yönetimine yönelik tutuklama çağrısında bulundu. Dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini savunan Yardımcıoğlu, CHP yönetiminin yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Siyasi tartışmalar yeniden alevlenebilir Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu’nun bu açıklamaları, ana muhalefet partisi CHP ve özellikle Özgür Özel liderliğindeki yönetimi doğrudan hedef alması nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya aday. İddiaların siyasi arenada yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.

CHP’li Şile Belediyesi’ne 2. dalga operasyon: 22 kişi gözaltında Haber

CHP’li Şile Belediyesi’ne 2. dalga operasyon: 22 kişi gözaltında

İstanbul’da CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamında Şile Belediyesi bir kez daha gündemde. Daha önce belediye başkanının da aralarında bulunduğu isimlerin tutuklandığı dosyada bu sabah ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi. İkinci dalga operasyon sabah saatlerinde yapıldı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Şile Belediyesi’ne yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda 23 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. 22 kişi gözaltına alındı, biri zaten tutukluydu Yetkililerden edinilen bilgilere göre, gözaltı kararı verilen kişilerden birinin başka bir dosya kapsamında halen tutuklu olduğu belirtildi. Kalan 22 kişi ise polis ekiplerince gözaltına alındı. İlk operasyonda belediye başkanı tutuklanmıştı Şile Belediyesi’ne yönelik soruşturmanın ilk ayağı 10 Temmuz’da yapılmıştı. Bu kapsamda “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “irtikap”, “rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın da bulunduğu 6 kişi gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Soruşturma çok yönlü sürdürülüyor Savcılık kaynakları, dosyanın kapsamının genişletildiğini ve yeni deliller doğrultusunda soruşturmanın derinleştirildiğini bildirdi. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, yeni adli adımların da gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma, ikinci dalga operasyonla birlikte daha da genişlerken, sürecin siyasi ve hukuki yansımalarının önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

KILIÇDAROĞLU: CHP devletin âli menfaatleri için risk almak zorundadır Haber

KILIÇDAROĞLU: CHP devletin âli menfaatleri için risk almak zorundadır

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, X hesabından yayımladığı dikkat çekici mesajda Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel misyonuna ve Türkiye’nin dış politikadaki kritik konumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, CHP’nin hem temiz siyaset hem de devletin ali menfaatlerini koruma görevi gereği, özellikle Orta Doğu’da Türkiye’yi hedef alan tehlikelere karşı sorumluluk almak zorunda olduğunu belirtti. “CHP sıradan bir parti değildir” Kılıçdaroğlu açıklamasında CHP’nin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu partisi olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir. Partimizin kodları, geleneği ve iki büyük misyonu vardır. Birincisi siyaseti temiz tutmak ve hesap sormaktır. Hesap sorabilmek için de hesap vermekten kaçınmamak gerekir. Hesap vermek her CHP’linin namus borcudur.” Kılıçdaroğlu, CHP’nin rüşvet, yolsuzluk ve çıkar ağlarıyla yan yana gelmeyeceğini belirterek: “Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleriyle anılmaz. Üzerine iftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yol alamaz. Derhal gereğini yapmalı ve yoluna devam etmelidir,” ifadelerini kullandı. “Devletin yönünü belirlemek CHP’nin görevidir” Kılıçdaroğlu konuşmasının ikinci bölümünde CHP’nin yalnızca iç siyasette değil, devletin dış politikadaki stratejik çizgisinde de sorumluluk sahibi olduğuna vurgu yaptı: “Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizer. Türkiye Cumhuriyeti’nin Orta Doğu’dan Asya’ya, Kafkaslardan Avrupa’ya, Altaylardan Tuna’ya söyleyecek sözü vardır.” “Orta Doğu’da bizi tökezletmek isteyen İsrail ve Amerika belasını bertaraf etmek zorundayız” Kılıçdaroğlu’nun açıklamasındaki en dikkat çeken bölüm ise Türkiye’nin dış politikadaki konumuna ve CHP’nin rolüne ilişkin ifadeler oldu: “Cumhuriyet Halk Partisi, Orta Doğu’da tökezlememizi bekleyen İsrail ve Amerika belasını bertaraf etmek ve devletin âli menfaatleri için sürecin içinde olmak zorundadır. Risk almalıdır ve konuya siyaset üstü bakarak elini taşın altına koymalıdır.” Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin tarihsel olarak bağ kurduğu bölgelerde yalnızlaştırılamayacağını, CHP’nin de bu süreçlerde millet adına sorumluluk üstlenmekle yükümlü olduğunu söyledi. “Tarihin doğru tarafında yer almak cesaret ister” Kılıçdaroğlu açıklamasının sonunda CHP’nin demokrasi, kardeşlik ve adalet mücadelesine devam edeceğini belirterek: “Tarihin doğru tarafında yer almak çoğu zaman cesaret ve kararlılık gerektirir. Aziz milletimize hak, hukuk ve adalet yürüyüşümüze devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.