SON DAKİKA

#Rusya-Ukrayna Savaşı

HABER DEĞER - Rusya-Ukrayna Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya-Ukrayna Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir Ekonomi Kulübü'nde Türkiye'nin NATO üyeliği ve güvenlik politikaları ele alındı Haber

İzmir Ekonomi Kulübü'nde Türkiye'nin NATO üyeliği ve güvenlik politikaları ele alındı

İzmir Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen "Ortak Gelecek İçin Ortak Akıl ile Vizyon Arayışları" toplantısında, "Milli Güvenliğin Ekonomik Boyutu: Türkiye'nin NATO Üyeliği" başlıklı sunumuyla katılımcıların karşısına çıkan Dr. Zekeriya Akçam, milli güvenlik ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi kapsamlı bir çerçevede ele aldı. Toplantının açılış konuşmasını Kulüp Başkanı Dr. Sıddık Topaloğlu yaparken, moderatörlüğü İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Attila Acar üstlendi. İş dünyası, akademi, bürokrasi ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, Türkiye'nin NATO içindeki konumu, savunma harcamalarının ekonomik etkileri ve küresel güç dengelerindeki değişimler değerlendirildi. Konuşmasında NATO'nun yalnızca bir savunma ittifakı olmadığını belirten Akçam, örgütün aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen uluslararası düzenin ve ABD liderliğindeki küresel güç mimarisinin önemli kurumsal araçlarından biri olduğunu ifade etti. Türkiye'nin 1952 yılında NATO'ya katılımının da yalnızca diplomatik bir tercih değil, dönemin uluslararası güvenlik koşullarının ortaya çıkardığı stratejik bir zorunluluk olduğunu söyledi. Akçam, Türkiye'nin dış politika tercihlerini anlamada yapısal gerçekçilik (neo-realizm) yaklaşımının önemli olduğunu belirterek, devletlerin güvenlik politikalarının büyük ölçüde uluslararası sistemin yapısı tarafından şekillendirildiğini vurguladı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında uygulanan denge ve tarafsızlık politikasının dönemin uluslararası şartlarının bir sonucu olduğunu ifade eden Akçam, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyet tehdidinin ortaya çıkmasıyla Türkiye'nin NATO üyeliğine yöneldiğini kaydetti. Sunumunun son bölümünde güncel gelişmelere değinen Akçam, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki çatışmalar ve İran kaynaklı gerilimlerin mevcut uluslararası sistemin dönüşüm geçirdiğini gösterdiğini söyledi. Soğuk Savaş sonrasında NATO'nun önemini yitireceği yönündeki beklentilerin gerçekleşmediğini belirten Akçam, düzensiz göç, terörizm ve bölgesel çatışmaların küresel güvenlik açısından ciddi tehditler oluşturmaya devam ettiğini ifade etti. Türkiye'nin jeopolitik konumu ve güvenlik ihtiyaçları dikkate alındığında NATO üyeliğinin stratejik önemini koruduğunu dile getiren Akçam, Türkiye'nin hem ulusal güvenliği hem de bölgesel istikrar açısından ittifak içerisinde güçlü bir konumda bulunmasının kritik önemde olduğunu söyledi. NATO'nun gelecekte de uluslararası güvenlik mimarisinin temel unsurlarından biri olacağını belirten Akçam, Türkiye'nin bu yapı içerisindeki rolünün önemini sürdüreceğini vurguladı haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fidan: "Trump Ankara'daki NATO Zirvesi'ne katılacak" Haber

Fidan: "Trump Ankara'daki NATO Zirvesi'ne katılacak"

​​​​Singapur ziyareti kapsamında Bloomberg TV'ye değerlendirmelerde bulunan Fidan, zirveyle ilgili hazırlıkların bu yönde ilerlediğini belirtti. Katılım planları teyit edildi ABD Başkanı Donald Trump'ın zirveye katılıp katılmayacağına dair soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bildiğimiz kadarıyla evet, katılmayı planlıyor" ifadesini kullandı. Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz ay Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde de bu katılımın bizzat konuşulduğunu aktardı. ABD'nin İttifaka olan bağlılığını sürdürdüğünü vurgulayan Fidan, "ABD, müttefiklere savunma harcamalarını artırmaları ve kendi güvenlikleri için daha büyük sorumluluk almaları konusunda sürekli baskı yapıyor. Avrupalılar mesajı aldı ve NATO bünyesinde savunma bütçelerini yükseltmek için şimdiden adım attı. Liderler bir araya geldiğinde kaydedilen ilerlemeyi gözden geçireceğiz" diyerek sürecin önemine dikkat çekti. Ateşkes çabaları kritik seviyede ABD ile İran arasındaki müzakerelerde Türkiye'nin destekleyici bir rol üstlendiğini belirten Fidan, tarafların ateşkesi uzatma konusunda samimi bir çaba içerisinde olduğunu kaydetti. İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri faaliyetlerinin ise barış sürecini ciddi şekilde zora soktuğuna vurgu yapan Fidan, "Amerikalıların ve İranlıların samimi olduklarına eminim. Ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını istiyorlar ancak İsrail'in niyetinden emin değilim" değerlendirmesinde bulundu. Fidan, sürecin hassasiyetini şu sözlerle açıkladı: "İran, Amerikalılarla tüm cephelerde ateşkes sağlanması konusunda bir mutabakat sağladıklarını düşünüyor. Bu yüzden müzakerelere katılıyorlar. İsrail'in son müdahalesi, işgali ve operasyonlarının ateşkes anlaşmasının açık bir ihlali olduğunu düşünüyorlar. Bence bu durum, müzakereleri sürdürmelerini son derece zorlaştıracaktır." Ekonomik yükler dikkat çekiyor Bölgedeki çatışmaların Türkiye ekonomisi üzerinde oluşturduğu baskıya değinen Fidan, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu doğrudan etkilediğini belirtti. Türkiye'nin Rusya, Azerbaycan ve İran gibi ülkelerden gelen boru hatlarına sahip olmasına rağmen küresel fiyat değişimlerinden etkilendiğini ifade eden Fidan, "Enerji fiyatlarına büyük bir yük bindirdi. Enerji güvenliği ve enerjiye erişim bakımından Körfez ülkelerinden gemiyle gelen enerjiye bağlı olan ülkeler gibi değiliz. Ancak bu, bizi enerji, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artıştan korumuyor" ifadelerini kullandı. ABD ile gündeme gelen olası bir "dolar swap hattı" konusunda da değerlendirmelerde bulunan Fidan, "Hazine ve Maliye Bakanımızla yakın zamanda bir görüşmem olmadı. Ancak böyle bir konunun gündeme gelmediğini biliyorum. Emin değilim. Hazine ve Maliye Bakanı ile görüşmem gerekiyor çünkü mikro göstergeler, rakamlar ve veriler kendisinde bulunuyor. Ayrıca bu konunun kabinemiz içinde derinlemesine tartışılması ve elbette nihai olarak Sayın Cumhurbaşkanı'nın onayından geçmesi gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Zelenskiy İstanbul’a geldi: Kritik görüşmeler gündemde Haber

Zelenskiy İstanbul’a geldi: Kritik görüşmeler gündemde

Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken diplomatik temaslar yeniden hız kazanıyor. Bu kapsamda Ukrayna başkanı Zelenskiy'nin Türkiye ziyareti, bölgesel gelişmeler açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Volodimir Zelenskiy, ikili ilişkiler ve bölgesel güvenlik konularını görüşmek üzere İstanbul’a geldi. Ziyaret kapsamında yapılacak görüşmelerde, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik adımların ele alınması bekleniyor. Gündemde barış arayışı var Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşmelerin ana başlığını Rusya-Ukrayna savaşında kalıcı çözüm arayışı oluşturuyor. Bu çerçevede ateşkesin sağlanması ve sürdürülebilir barış için atılabilecek adımların değerlendirileceği ifade edildi. “İstanbul Süreci” yeniden öne çıkıyor Daha önce tarafların bir araya geldiği ve diplomatik temasların yürütüldüğü “İstanbul Süreci”nin yeniden canlandırılması da görüşmelerin önemli başlıklarından biri olacak. Bu süreçte Türkiye’nin arabulucu rolünün yeniden güçlenmesi bekleniyor. Bölgesel güvenlik masada Ziyaret kapsamında yalnızca savaş değil, bölgesel güvenlik ve iş birliği başlıklarının da ele alınacağı belirtiliyor. Türkiye’nin diplomatik temaslarının, çatışmanın seyrine etki edebilecek gelişmeler arasında olduğu değerlendiriliyor. Türkiye toplumu ve uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği bu ziyaretin, önümüzdeki süreçte diplomatik dengeler üzerinde etkili olması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek Haber

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki saldırılara, bölgesel gerilimlere ve Türkiye’nin dış politika vizyonuna değinerek Türkiye’nin hem diplomasi hem de insani yardım konusunda aktif rolünü sürdüreceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan gelişmeler, bölgesel krizler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de insani yardım girişlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in sistematik saldırılarla Gazze halkını hedef aldığını belirterek, “Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu, 2 bine yakın masum insan yaralandı.” dedi. İsrail hükümetinin işgal ve yerleşim politikalarının Batı Şeria’da da sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 12 bin kişinin yaralandığını söyledi. Batı Şeria’da yargısız infazlar, yıkımlar ve zorla yerinden etmelerin arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözümü zayıflatmaya çalıştığını dile getirdi. Türkiye’nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır; Gazzeli mazlumlara maddi ve manevi tüm desteğini vermeyi sürdürecektir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin dış politikasının yalnızca çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklı olduğunu söyledi. Erdoğan, adil bir barışın herkes için kazanç olacağına inandıklarını belirterek, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir anlaşmayla sona erdirilmesini savunduklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Asya ve Avrupa bağlantılarımızla modern İpek Yolu'nu canlandırıyoruz. Türkiye'den geçerek önce Kafkaslara, oradan da Hazar Denizi'ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan'ı takiben Pekin’e ulaşan Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor,… pic.twitter.com/Q652QYuEJu — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 9, 2026 Bölgedeki gerilimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini söyledi. Aynı zamanda İran’ın Azerbaycan ve bazı Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarını da tasvip etmediklerini ifade eden Erdoğan, bunun kardeş ülkeler arasında gerilimi artıracağını dile getirdi. Türkiye’ye yönelik balistik tehditlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta ve bugün ülkemize doğru gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirilmiş, gerekli uyarılar İran tarafına açık şekilde iletilmiştir.” dedi. Konuşmasında Türkiye’nin küresel ulaşım ve ticaret projelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Orta Koridor projesinin modern İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den başlayarak Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ni aşan ve Orta Asya’ya uzanan bu hattın öneminin giderek arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ticaret açısından önemli bir tamamlayıcı proje olduğunu ifade ederek, projenin hayata geçirilmesiyle daha geniş bir coğrafyanın birbirine bağlanacağını kaydetti.

Kıyamete bir adım daha: Saat tarihin en tehlikeli noktasında Haber

Kıyamete bir adım daha: Saat tarihin en tehlikeli noktasında

Kıyamet Saati bir kez daha ileri alındı İnsanlığın varoluşsal risklere ne kadar yaklaştığını simgeleyen Kıyamet Saati, ABD Atom Bilimcileri Bülteni tarafından güncellendi. Bilim insanları, saati gece yarısına 85 saniye kala ayarlayarak tarihte ilk kez bu kadar kritik bir eşiğe gelindiğini açıkladı. Tehlikeyi büyüten başlıklar netleşti Saatin ileri alınmasında nükleer savaş riskinin artması, iklim krizinin derinleşmesi, biyoteknolojinin kötüye kullanım ihtimali ve denetimsiz yapay zekâ uygulamaları temel gerekçeler olarak gösterildi. Bilim insanları, bu risklerin birbirini besleyen bir zincir hâline geldiğine dikkat çekti. Küresel çatışmalar alarm veriyor Açıklamada, büyük güçler arasındaki rekabetin hız kazandığı, uluslararası işbirliğinin zayıfladığı vurgulandı. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu ve Güney Asya’daki gerilimlerin tırmanma ihtimalinin, dünya genelinde güvenlik riskini daha da artırdığı belirtildi. İklim krizi ve teknoloji tehdidi derinleşiyor Bilim insanları, iklim krizine karşı yeterli ve bağlayıcı adımların atılmamasının uzun vadeli bir yıkım yarattığını ifade ederken, yapay zekâ ve biyoteknoloji alanında denetimsiz ilerlemenin Türkiye toplumu ve dünya genelindeki yurttaşlar için yeni ve öngörülemez tehditler doğurduğunu kaydetti. Çözüm için küresel işbirliği çağrısı yapıldı Bülten, Kıyamet Saati’nin geri alınabilmesinin ancak ülkeler arası güçlü işbirliği, silahsızlanma adımları ve ortak iklim politikalarıyla mümkün olabileceğini vurguladı. Bilim insanları, Türkiye halkı da dahil olmak üzere tüm dünya toplumlarını ilgilendiren bu riskler karşısında ortak aklın ve kolektif sorumluluğun hayati önem taşıdığını belirtti. Kıyamet Saati nedir? Kıyamet Saati, insanlığın nükleer savaş, iklim krizi, biyolojik tehditler ve kontrolsüz teknolojik gelişmeler gibi küresel felaketlere ne kadar yakın olduğunu simgesel olarak gösteren bir göstergedir. İlk kez 1947 yılında ABD Atom Bilimcileri Bülteni tarafından oluşturulan saat, gece yarısını insanlığın kendi eliyle yok oluşunu temsil eden eşik olarak kabul eder. Saatin gece yarısına yaklaşması risklerin arttığını, geri alınması ise küresel ölçekte tehlikelerin azaldığını ifade eder. Saatin konumu, bilim insanlarının nükleer silahlanma, iklim politikaları, jeopolitik gerilimler ve yeni teknolojilerin denetimi gibi başlıklarda yaptığı değerlendirmeler doğrultusunda her yıl güncellenir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kamu diplomasisi artık stratejik bir güç Haber

Kamu diplomasisi artık stratejik bir güç

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu’nun 6’ncı toplantısının gerçekleştirildiğini belirterek, kamu diplomasisinin dezenformasyonla mücadelenin ve stratejik iletişimin merkezinde yer aldığını vurguladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu’nun 6’ncı toplantısının yapıldığını açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Duran, toplantının hayırlara vesile olmasını dileyerek emeği geçenlere teşekkür etti. Kamu diplomasisinin, iletişimin bir silah gibi kullanıldığı günümüzde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Duran, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde güvenli ve etkili iletişim ekosistemleri kurduğunu, dezenformasyonla kararlı bir şekilde mücadele ettiğini ifade etti. Temiz bir iletişim ekosistemi oluşturmanın zorunluluk olduğunu belirten İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bu kapsamda sporculardan sanatçılara, diplomatlara ve sivil aktörlere kadar toplumun tüm kesimleriyle iş birliği yapıldığını ifade ederek, Türkiye’nin coğrafi ve tarihî konumunun hem fırsatlar hem de sınamalar barındırdığını dile getirdi. Duran, Gazze’deki saldırılar, Rusya-Ukrayna Savaşı ve bölgesel krizlerde Türkiye’nin barış ve istikrar için aktif rol üstlendiğini söyledi. Savunma sanayisinden kültür, medya ve sanat alanlarına kadar birçok unsurun kamu diplomasisine katkı sunduğunu belirten Duran, Türkiye’nin hikâyesinin kendi değerlerinden hareketle evrensel bir dille anlatılması gerektiğini ifade etti. Duran ayrıca, 2024-2029 Türkiye Kamu Diplomasi Stratejisi Belgesi ile stratejik iletişim, dijitalleşme ve dezenformasyonla mücadelede yol haritasının belirlendiğini aktardı. Bu kapsamda hayata geçirilen Kamu Diplomasisi İzleme Sistemi (KADİZ) ile kamu kurumlarının faaliyetlerinin dijital ortamda izlendiğini belirten Duran, sistem sayesinde 139 ülkede yürütülen çalışmaların analiz edilebildiğini vurguladı. “Türkiye, Türkiye’den büyüktür” mottosuyla barış, istikrar ve adaleti önceleyen söylemlerin uluslararası alanda güçlendirildiğini ifade eden Duran, insani yardım faaliyetleri, dizi ve sinema sektörü ile kültürel unsurların da kamu diplomasisinin önemli araçları arasında yer aldığını kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa’da savaş paniği: İsviçre Genelkurmay Başkanı’ndan çarpıcı itiraf Haber

Avrupa’da savaş paniği: İsviçre Genelkurmay Başkanı’ndan çarpıcı itiraf

Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa’nın güvenlik mimarisini sarsmaya devam ederken, tarafsızlığıyla bilinen İsviçre’den dikkat çekici bir itiraf geldi. İsviçre Genelkurmay Başkanı Thomas Suessli, ülkesinin tam ölçekli bir saldırıya karşı kendini savunabilecek durumda olmadığını söyledi. Açıklama, Avrupa’da artan savaş endişelerini yeniden gündeme taşıdı. “Savunma kapasitemiz yokmuş gibi davranmalıyız” Suessli, Neue Zürcher Zeitung gazetesine verdiği röportajda, ordunun kritik altyapıya yönelik siber saldırılar ve devlet dışı aktörlerin eylemlerine karşı hazırlıklı olduğunu ancak ağır silah ve teçhizat konusunda ciddi eksiklikler yaşandığını vurguladı. “Ülkemizi uzaktan gelebilecek tehditlere ya da tam ölçekli bir saldırıya karşı savunabilecek durumda değiliz” diyen Suessli, kamuoyunun bu gerçekle yüzleşmesi gerektiğini belirtti. “Askerlerin yalnızca üçte biri tam teçhizatlı” 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik saldırının Avrupa’da yarattığı kırılmaya dikkat çeken Suessli, “Gerçek bir acil durumda askerlerimizin yalnızca üçte birinin tam teçhizatlı olacağını bilmek son derece ağır bir durum” ifadelerini kullandı. Suessli’ye göre, halk ve siyasetçiler ordunun kapasitesi konusunda yanıltıcı bir güven duygusuna kapılmamalı. “Ukrayna sandığımız kadar uzak değil” İsviçre’de savaş ihtimalinin hafife alınmasının nedenlerini sıralayan Genelkurmay Başkanı, ülkenin 180 yıldır savaş yaşamaması, coğrafi konumu ve tarafsızlık politikalarının bu algıyı beslediğini söyledi. Ancak bu düşüncenin hatalı olduğunu vurgulayan Suessli, “Ukrayna ile aramızda sadece iki ülke var: Macaristan ve Avusturya” diyerek tehdidin yakınlığına dikkat çekti. Tarafsızlık tek başına koruma sağlamıyor Tarafsızlığın otomatik bir güvenlik kalkanı olmadığını ifade eden Suessli, “Silahsız olan ve savaşa sürüklenen pek çok tarafsız ülke var. Tarafsızlık, ancak silahla savunulabildiği ölçüde bir değere sahiptir” dedi. 2050 uyarısı: ‘Bu süre çok uzun’ İsviçre’nin savunma bütçesindeki planlanan artışların mevcut tehditler karşısında yetersiz olduğunu savunan Suessli, ordunun tam anlamıyla hazır hale gelmesinin ancak 2050’yi bulabileceğini söyledi. “Mevcut tehdit dikkate alındığında bu süre kabul edilemez derecede uzun” diyerek acil önlem çağrısında bulundu. İsviçre Genelkurmay Başkanı’nın açıklamaları, tarafsız ülkelerin dahi kendilerini güvende hissetmediği bir Avrupa tablosunu ortaya koyarken, kıtada savaş endişesinin giderek derinleştiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ordu Altınordu rıhtımı yeniden canlanıyor Haber

Ordu Altınordu rıhtımı yeniden canlanıyor

Ordu Büyükşehir Belediyesi, Altınordu Rıhtımı’nı yeniden canlandırmak ve şehri önemli bir kruvaziyer merkezi haline getirmek için başlattığı çalışmalarını hızla sürdürüyor. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, sahadaki son durumu yerinde inceleyerek hem teknik ilerlemeyi hem de çalışmanın stratejik önemini değerlendirdi. Yapımına 1952’de başlanan ve 1957’de tamamlanarak hizmete giren Altınordu Rıhtımı, ekonomik ömrünü tamamlaması nedeniyle 2017 yılında faaliyetleri durdurulmuştu. Başkan Güler’in “Ordu yeniden denizle kucaklaşacak” hedefi doğrultusunda 140 metre uzatılacak olan rıhtım kapsamlı bir dönüşüme alındı. Çalışma tamamlandığında Ordu’nun turizmin vizyonunda yeni bir sayfa açılacak. BAŞKAN GÜLER: “ORDU’NUN GELECEĞİNE ÇOK YÖNLÜ KATKI SAĞLAYACAK” Çalışmaların devam ettiği alanda Başkan Güler incelemelerde bulundu. Altınordu Rıhtımı’nın Ordu’nun geleceğine çok yönlü katkı sağlayacağını belirten Başkan Güler şunları kaydetti: “Sadece turizm ile değil ekonomik olarak da önemli katkı sunacak. Burada yüzer dubalar ile çalışmalar yapılıyor. Burası kurvaziyerlerin yanaşabileceği bir rıhtım olacak. Şu an kazık çalışmaları yapılıyor. İleriye doğru mesafe almış olacağız. Bu bölge harikulade bir çekim merkezi olacak. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası da belki burası güzel bir lojistik merkezi olacak.” SAHADA ÇALIŞMALAR HIZLANDI Su içi beton uygulamaları tamamlanırken, kazıklı sistem için ilk kazık imalatı da başladı. Gümrük binasında ise temel çalışmaları sürüyor. Çalışmanın ilerlemesiyle birlikte rıhtım, modern kruvaziyer gemilerinin yanaşabileceği güvenli ve kapsamlı bir liman yapısına kavuşacak. ORDU DENİZİYLE YENİDEN BULUŞACAK Çalışmalar kapsamında rıhtımın uzunluğu 140 metre artırılarak toplam 410 metreye çıkarılıyor. Yeni rıhtımda 3 bin 900 metrekare rıhtım alanı, 2 yat ve yolcu iskelesi, uluslararası standartlarda yolcu kabul merkezi ile Altınordu’nun haftada 1–2 kruvaziyer ağırlaması ve aylık yaklaşık 10 bin turist çekmesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.