SON DAKİKA

#Sağlik Bakanliği

HABER DEĞER - Sağlik Bakanliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlik Bakanliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın şiddetini protesto eden hemşire memuriyetten çıkarıldı Haber

Kadın şiddetini protesto eden hemşire memuriyetten çıkarıldı

"Saç örme" dayanışması ve başlatılan soruşturma Soruşturmanın başlangıcı Ocak 2026'ya uzanıyor. Suriye'nin kuzeyinde öldürülen bir Kürt kadının kesilmiş saç örgülerinin silahlı bir cihatçı milis tarafından teşhir edildiği görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından, birçok ülkede kadınlar zulüm görenlerle dayanışma ifadesi olarak saçlarını ördükleri fotoğrafları ve videoları paylaşmaya başladı. Kürt kültüründe kadın saç örgüsünün iradesi hilafına kesilmesi ağır bir hakaret, yas ve direniş çağrısı olarak kabul edildiği için bu eylem kimliğe ve kadın onuruna yönelik doğrudan bir saldırı olarak görüldü. Yaşanan barbarlığa tepki göstermek amacıyla Êzidî kadınlar ve Suriye’deki yerel kadın hareketleri ilk olarak kitlesel "saç örme" kampanyası başlattı. Kampanya kısa sürede Avrupa, Kuzey Amerika ve Orta Doğu’daki Kürt diyasporası ile uluslararası kadın örgütleri tarafından benimsendi; Türkiye’de de DEM Partili milletvekilleri, kadın aktivistler, sanatçılar ve sivil toplum temsilcileri Meclis'te ve meydanlarda saçlarını örerek eyleme destek verdi. Kocaeli'de bir kamu hastanesinde görev yapan hemşire İkra Avcı da bu kampanyaya sosyal medya hesabından yayımladığı kısa bir videoyla katıldı. Paylaşımın ardından hakkında hem adli hem de idari soruşturma açıldı ve görevinden uzaklaştırıldı. Mahkeme beraat verdi ama memuriyetten çıkarıldı Savcılık, Avcı hakkında "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla dava açtı. Kocaeli'de görülen davada mahkeme, Avcı'nın paylaşımının propaganda suçunu oluşturmadığı sonucuna vararak 21 Mayıs 2026 tarihinde beraatine karar verdi. Ancak beraat kararı dosyayı kapatmadı. Ceza yargılamasından bağımsız olarak yürütülen disiplin soruşturması sonucunda Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla devlet memurluğundan çıkarıldı. Böylece aynı paylaşım, ceza davasında beraat, disiplin soruşturmasında ise devlet memurluğundan çıkarma sonucunu doğurdu. Mahkemede beraat eden davranışın Sağlık Bakanlığı'nın disiplin yönetmeliğinde hangi nedenle cezalandırma gerektiğine ilişkin ise henüz resmi bir açıklamaya ulaşılamadı. DEM Parti'nin konuya ilişkin verdiği soru önergesine göre "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası Avcı'ya 15 Mayıs 2026'da tebliğ edildi. Buna göre idari yaptırım, beraat kararından günler önce kesinleşmiş oldu. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilirken, kurul kararının tarih, sayı ve gerekçesi kamuoyuna açıklanmış değil. Avcı'nın idari işleme karşı yargı yoluna başvurması bekleniyor. Açılacak davada yalnızca memuriyetten çıkarma işleminin hukuka uygunluğu değil, aynı paylaşımın disiplin hukukunda hangi fiil kapsamında değerlendirildiği ve bu en ağır disiplin yaptırımının hangi hukuki gerekçeyle tesis edildiği de yargısal denetime konu olacak. İkra Avcı'dan ve siyasi kanattan tepkiler İkra Avcı, 19 Ağustos'ta sosyal medya hesabından durumu duyurdu ve yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "HEMŞİRELİK MESLEĞİMDEN ATILDIM. Bir kadın cinayetine sessiz kalmadım. Kadınların öldürülmesine, şiddete ve kadın cinayetlerine tepki göstermek için saçımı ördüm. Bunun bedeli ise benim için mesleğim oldu. Hakkım haram olsun…." Avcı'nın açıklaması kısa sürede çok sayıda haber kuruluşu tarafından duyuruldu ve dosya yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. DEM Parti Kadın Meclisi ile DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli sosyal medya hesaplarından hemşire Avcı'nın meslekten çıkarılma kararını kınayan paylaşımlarda bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ateşkese rağmen Gazze saldırıları sürüyor: DSÖ'den tahliye çağrısı Haber

Ateşkese rağmen Gazze saldırıları sürüyor: DSÖ'den tahliye çağrısı

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarına ilişkin güncel bilançoyu paylaştı. Bakanlık açıklamasında, son 24 saat içinde daha önceki saldırılarda ağır yaralanan 1 kişinin hayatını kaybettiği, son saldırılarda ise 1 kişinin yaralandığı bildirildi. Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana İsrail saldırılarında 1259 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 bin 146 kişinin yaralandığı ve enkaz altından 807 kişinin cenazesine ulaşıldığı kaydedildi. Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybının 73 bin 387'ye, yaralı sayısının ise 174 bin 257'ye yükseldiği ifade edildi. DSÖ: "Binlerce hasta halâ tıbbi tahliye bekliyor" Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Tarik Jasarevic, AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada tıbbi tahliyelere ilişkin son durumu değerlendirdi. Ekim 2023'ten bu yana 6 bin 186'sı çocuk olmak üzere toplam 12 bin 913 hastanın ve 16 bin refakatçinin tahliyesinin gerçekleştirildiğini belirten Jasarevic, tahliyelerin haftada 3-4 kez yapıldığını aktardı. Geçen hafta (2-8 Ağustos tarihlerinde) 101 hasta ile 164 refakatçinin tahliye edildiğini bildiren Jasarevic, şu ifadeleri kullandı: "Geçen hafta, 2-8 Ağustos tarihlerinde 101 hasta ve 164 refakatçi tahliye edildi. Binlerce hasta hala tıbbi tahliye bekliyor." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABB'den Ankara salgını açıklaması: "Olumsuzluk yok" Haber

ABB'den Ankara salgını açıklaması: "Olumsuzluk yok"

Sağlık Bakanlığı ve ASKİ analiz raporlarına dikkat çeken belediye, içme suyunun tamamen sağlıklı olduğunu ve halk sağlığına yönelik hiçbir risk barındırmadığını duyurdu. Salgın iddialarına kurum raporlarıyla yanıt Bazı basın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan, başkentteki mide bulantısı ve ishal şikayetlerinin musluk suyundan kaynaklandığına dair söylentiler üzerine Ankara Büyükşehir Belediyesi yazılı bir bilgilendirme yaptı. Yapılan açıklamada, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ile ASKİ Genel Müdürlüğü ortaklığında 7 gün 24 saat esasına göre denetim ve numune testlerinin gerçekleştirildiği, şebeke suyunun sürekli gözetim altında tutulduğu ifade edildi. "Güncel analiz sonuçlarımız tamamen temiz çıktı" ABB tarafından kamuoyuyla paylaşılan raporda, ölçüm sonuçlarının suyun yüksek kalitesini tescillediği vurgulanarak resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ankara'da vatandaşlarımıza ulaştırılan içme suyu, Sağlık Bakanlığı Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen düzenli denetim ve numune alma çalışmaları kapsamında sürekli olarak kontrol edilmektedir. Bunun yanı sıra ASKİ Genel Müdürlüğü laboratuvarlarında da şebekeye verilen su 7 gün 24 saat esasına göre analiz edilmekte ve anlık olarak izlenmektedir." Ayrıca, "Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen denetimler ile ASKİ laboratuvarlarında yapılan analizlerin sonuçları, Ankara genelinde şebekeye verilen içme suyunda halk sağlığını tehdit edecek herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığını ortaya koymaktadır. Bugün gelen yeni analiz sonuçlarında da içme suyunun tüm kalite parametrelerini karşıladığı teyit edilmiştir." ifadeleri de yer aldı. "Şeffaflık ilkesiyle sonuçlar her ay paylaşılıyor" Açıklamada, "İçme suyu kalitesine dair denetim raporlarının düzenli olarak şeffaf bir şekilde paylaşıldığı hatırlatılan açıklama, şu sözlerle sona erdi:"ASKİ Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde içme suyu kalitesini kesintisiz olarak izlemeye ve analiz sonuçlarını sosyal medya hesaplarından ve internet web sitemizden her ay düzenli olarak paylaşmaktadır." denildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak? Haber

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak?

İlgili bakanlıklar arasında yürütülen çalışmalarda, daha önce kapatılan 25 askeri hastaneden en az 15’inin yeniden faaliyete geçirilmesi ve sistemin genişletilmiş bir kapsamla yeniden kurgulanması hedefleniyor. Taslağın temel hatları Sonbaharda yasa teklifi olarak TBMM gündemine gelmesi beklenen çalışma üç ana başlık altında şekilleniyor. Kapatılan 25 hastaneden en az 15'inin yeniden açılması planlanıyor. Hastanelerin yönetiminin askerlerde kalması, ancak operasyonel olarak Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet göstermesi üzerinde duruluyor. Askeri doktor ve sağlık personeli ihtiyacının karşılanması için Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde yeni bir kontenjan ve eğitim modeli oluşturulacak. Kışlalardaki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve askeri personel ile yakınlarının sağlık hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Hizmet alanı genişliyor: MİT ve emniyet personeli de dahil Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri, hastanelerden yararlanacak kişi kapsamının genişletilmesi oldu. İddiaya göre, mevcut TSK personelinin yanı sıra; Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Emniyet ve Jandarma personeli sisteme dahil edilecek.Terörle mücadele sürecinde karar alma mekanizmalarında yer alan bazı sivil kamu görevlilerinin (vali, rektör, müsteşar vb. statüsündeki isimler) de askeri hastanelerden yararlanabilmesi planlanıyor. Sistemin yeniden hayata geçirilmesiyle birlikte, askeri sağlık personelinin yeniden kademeli olarak yetiştirilmesi ve askeri sağlık sisteminin kendine has dinamiklerinin "hibrit" bir yönetim yapısıyla güncellenmesi öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola krizi durdurulamıyor Haber

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola krizi durdurulamıyor

Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, nadir görülen "Bundibugyo" varyantının tetiklediği salgında can kaybı 506’ya yükselirken, doğrulanmış vaka sayısı 1561 olarak kaydedildi. Salgının mevcut bilançosu Salgının etkisi altındaki bölgelerde tedavi ve izolasyon süreçleri yoğun bir şekilde sürdürülüyor. Bakanlık açıklamasına göre; vaka sayısı 1561, hayatını kaybedenler 506, iyileşenler 253 kişiye ulaştı. 628 hastanın izolasyon veya hastane ortamındaki tedavisi devam ediyor. 36 bölge risk altında Salgın; özellikle Ituri, Kuzey-Kivu ve Güney-Kivu eyaletlerini kapsayan 36 farklı bölgeyi etkisi altına almış durumda. Sağlık ekipleri, vaka sayılarındaki artışın önüne geçmek için yoğun bir "erken teşhis" mesaisi yürütüyor. Ancak bu süreçte 100’den fazla sağlık çalışanının da virüse yakalanması, bölgedeki lojistik ve insani zorlukları daha da görünür kılıyor. Tedavisi olmayan bir varyant: "Bundibugyo" Yetkililer, mevcut salgının diğerlerinden farklı olduğunu ve özel bir risk taşıdığını belirtiyor. Hastalığa neden olan "Bundibugyo" virüsünün nadir bir varyant olması sebebiyle, şu an için onaylanmış bir tedavisi veya koruyucu bir aşısı bulunmuyor. Bu durum, salgınla mücadele kapsamında başlatılan yeni antiviral tedavi denemelerinin önemini artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nden "acil durum" kararı 15 Mayıs’ta KDC'nin Ituri eyaletindeki ilk bulguların ardından salgın ilan edilmesiyle birlikte, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hızlıca harekete geçerek 17 Mayıs’ta "uluslararası halk sağlığı acil durumu" ilan etmişti. Ebola, 1976 yılında KDC'deki Ebola Nehri yakınındaki bir köyde ilk kez ortaya çıktığından bu yana Afrika kıtasının en büyük kabuslarından biri olmaya devam ediyor. Özellikle 2014-2017 yılları arasında Batı Afrika'yı sarsan salgında 30 bin kişi enfekte olmuş ve 11 binden fazla insan hayatını kaybetmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.