SON DAKİKA

#Sağlık Harcamaları

HABER DEĞER - Sağlık Harcamaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Harcamaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Yaşlı dostu Türkiye” sözüne karşın emekliler geçinemiyor Haber

“Yaşlı dostu Türkiye” sözüne karşın emekliler geçinemiyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 21-22 Nisan’da Ankara’da düzenlenecek 2. Yaşlılık Şurası öncesinde yaptığı açıklamada, yaşlıların haklarının güçlendirileceği, ayrımcılığın önleneceği ve bakım hizmetlerinin güvence altına alınacağı “yaşlı dostu Türkiye modeli”ni hedeflediklerini söyledi. Bakanlık, yaşlı nüfus oranının yüzde 11,1’e yükseldiğini ve Türkiye’nin artık “çok yaşlı toplum” sınıfına girdiğini belirtiyor. Ancak bu tablo karşısında en büyük sorunlardan biri, yaşlı yurttaşların ve özellikle emeklilerin giderek derinleşen geçim krizi. “Yaşlı dostu” model ile gerçekler arasında büyük uçurum var Bakan Göktaş’ın açıklamalarında bakım hizmetleri, aktif yaşlanma, yaşlı dostu kentler ve yaşlı hakları gibi başlıklar öne çıktı. Ancak yaşlı yurttaşların günlük hayatındaki en temel sorun olan emekli maaşları ve yoksulluk, açıklamada neredeyse hiç yer almadı. Türkiye’de en düşük emekli maaşı, büyükşehirlerde tek bir kişinin kira, gıda, ilaç ve fatura giderlerini karşılamaya yetmiyor. Özellikle kronik hastalığı bulunan yaşlı yurttaşlar, artan ilaç ve sağlık harcamaları nedeniyle maaşlarının önemli bölümünü daha ayın ilk günlerinde tüketiyor. Birçok emekli, maaşıyla geçinemediği için ileri yaşına rağmen çalışmak zorunda kalıyor. Pazarlarda akşam saatlerinde ucuz sebze-meyve bekleyen, torununa harçlık veremeyen ya da faturalarını ödeyebilmek için borçlanan emeklilerin sayısı her geçen gün artıyor. Şura toplanıyor ama emekli maaşları konuşulmuyor Bakanlığın açıkladığı 7 komisyon başlığı arasında “uzun dönem bakım hizmetleri”, “yaşlı dostu kentler” ve “gümüş ekonomi” bulunuyor. Ancak emekli aylıklarının yetersizliği, yaşlı yoksulluğu ve alım gücündeki düşüş başlıkları açık biçimde yer almıyor. Oysa yaşlı yurttaşların büyük bölümü için en acil mesele, sosyal hayata katılım ya da dijitalleşmeden önce temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilmek. Uzmanlara göre, “yaşlı dostu” bir modelden söz edebilmek için önce emekli maaşlarının açlık ve yoksulluk sınırının altında kalmaması, yaşlıların sağlık, barınma ve beslenme hakkına erişebilmesi gerekiyor. “Aktif yaşlanma” mı, mecburi çalışma mı? Bakanlığın üzerinde durduğu “aktif yaşlanma” kavramı, yaşlıların toplumsal yaşam içinde üretken ve sağlıklı şekilde yer almasını ifade ediyor. Ancak Türkiye’de çok sayıda emekli için “aktif yaşlanma”, emeklilikten sonra da çalışmak zorunda kalmak anlamına geliyor. Ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle emekliler, emeklilik yaşında yeniden iş arıyor; güvenlik görevlisi, pazarcı, kurye ya da gündelik işçi olarak çalışıyor. Sosyal politika uzmanları, yaşlıların çalışmasının bir tercih değil zorunluluk haline geldiği bir ülkede “yaşlı dostu toplum” söyleminin ikna edici olmadığını belirtiyor. Gerçek çözüm: Hak temelli sosyal güvence Yaşlılık Şurası’ndan çıkacak raporların, önümüzdeki yılların politikalarını belirlemesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, yalnızca yeni komisyonlar ve çalıştaylar düzenlemenin yeterli olmadığını vurguluyor. Gerçek bir “yaşlı dostu Türkiye” için emekli maaşlarının insanca yaşam düzeyine çıkarılması, ücretsiz ve erişilebilir sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, yaşlıların barınma ve bakım hakkının güvence altına alınması gerektiği ifade ediliyor. Aksi halde, “yaşlı dostu Türkiye” söylemi, düşük maaşlarla yaşam mücadelesi veren milyonlarca emekli için yalnızca kağıt üzerinde kalan bir vaat olmaktan öteye geçemeyecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uzmandan çarpıcı çıkış, “Bir paket 300 tl olmalı” Haber

Uzmandan çarpıcı çıkış, “Bir paket 300 tl olmalı”

Sigara fiyatlarına yönelik tartışmalar sürerken, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Toker Ergüder, tütün ürünlerinin hem sağlık hem de ekonomi üzerindeki yüküne dikkat çekti. Ergüder, sigara fiyatlarının uzun süredir gerçekçi biçimde artırılmadığını belirterek, “Bir paket sigaranın en az 300 lira olması gerekiyor” dedi. Sigaranın Türkiye’ye faturası 24 milyar dolar Prof. Dr. Ergüder, sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle oluşan sağlık harcamaları, yurt dışından temin edilen ilaçlar, iş gücü kaybı ve dolaylı maliyetlerin toplamda yıllık 24 milyar dolarlık bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade etti. Ergüder, bu rakamın yalnızca doğrudan sağlık giderleriyle sınırlı olmadığını, işsizlik ve verim kaybının da hesaba katılması gerektiğini vurguladı. “Fiyat arttıkça tüketim düşüyor” Sigara fiyatlarındaki artışın tüketimi doğrudan etkilediğini belirten Ergüder, yüzde 10’luk fiyat artışının tüketimi yaklaşık yüzde 8 oranında azalttığını söyledi. Bu nedenle mali politikaların tütünle mücadelede kritik rol oynadığını kaydeden Ergüder, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bu alandaki etkisine dikkat çekti. “OECD ve Avrupa’da en ucuz sigara Türkiye’de” 2008–2012 yılları arasında vergi artışlarıyla sigara kullanımında yüzde 14’lük düşüş sağlandığını hatırlatan Ergüder, 2013 sonrası dönemde fiyat artışlarının alım gücüne göre yapılmadığını ifade etti. Ergüder, “Bugün OECD ülkeleri ve Avrupa genelinde en ucuz sigara Türkiye’de satılıyor. Bu durum sigara kullanım oranlarının düşmemesinde önemli bir etken” değerlendirmesinde bulundu. “Bir paket sigara en az 300 TL olmalı” Sigara fiyatlarının dünyada ortalama olarak 5 litre benzin fiyatına denk geldiğini belirten Ergüder, bu ölçüt esas alındığında Türkiye’de bir paket sigaranın en az 300 TL olması gerektiğini söyledi. Ergüder ayrıca, tütün şirketlerinin zamların kaçakçılığı artıracağı yönündeki iddialarının bilimsel karşılığı olmadığını savundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.