SON DAKİKA

#Salgın

HABER DEĞER - Salgın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Salgın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir zamanlar dünyanın merkezindeydiler: Aniden çöken medeniyetlerin sırrı Haber

Bir zamanlar dünyanın merkezindeydiler: Aniden çöken medeniyetlerin sırrı

Tarih boyunca birçok büyük uygarlık yükseldi, geniş coğrafyaları etkiledi ve ardından beklenmedik biçimde çöktü. Arkeologlar ve tarihçiler bu çöküşlerin nedenlerini hâlâ tartışırken iklim krizi, savaş, salgın, ekonomik kırılma ve toplumsal çatışmaların çoğu zaman birlikte rol oynadığı görülüyor. Bir dönem milyonları barındıran bu medeniyetler bugün geride kalıntılar ve cevaplanmamış sorular bıraktı. Çevresel baskılar imparatorlukları kırılgan hale getirdi Maya Uygarlığı, gelişmiş şehir planlaması, astronomi bilgisi ve anıtsal mimarisiyle öne çıkarken MS 900 civarında birçok kent terk edildi. Araştırmalar uzun süreli kuraklık, ormansızlaşma ve savaşların birlikte etkili olabileceğini gösteriyor. Benzer şekilde İndus Uygarlığı, muson düzeninin bozulmasıyla tarımsal üretim zayıflayınca nüfusun şehirlerden göç etmesiyle çözüldü. Dünyanın ilk imparatorluklarından biri olan Akad İmparatorluğu da büyük kuraklık dönemleriyle örtüşen bir süreçte gücünü kaybetti. İklim değişiminin erken tarihsel örneklerden biri olarak gösterilen bu çöküş, çevresel faktörlerin siyasi yapıları nasıl etkileyebileceğini ortaya koydu. Doğal afetler güç dengelerini değiştirdi Minos Uygarlığı’nın deniz ticaretine dayalı sistemi, Santorini’deki Thera yanardağı patlamasının yarattığı ekonomik ve çevresel krizle sarsıldı. Ardından Mikenlerin bölgeye hâkim olması, doğal afetlerin siyasi dönüşümleri hızlandırabileceğine dair güçlü bir örnek olarak değerlendiriliyor. Bronz Çağı’nın önemli güçlerinden Miken Uygarlığı ise MÖ 1200 civarında geniş bir bölgesel çöküşün parçası olarak dağıldı. Savaşlar, göç hareketleri ve ekonomik kırılmaların birleşimi, saray merkezli sistemin dağılmasına yol açtı ve Yunan Karanlık Çağı olarak bilinen dönemi başlattı. Kaynak krizleri toplumsal çatışmaları tetikledi Bugünkü ABD’nin güneybatısında yaşayan Atasal Puebloanlar, kuraklık ve kaynak yönetimi sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Artan çevresel baskıların toplumsal şiddeti tetiklediği ve yerleşimlerin terk edilmesine yol açtığı düşünülüyor. Mississippi havzasındaki büyük yerleşimlerden Cahokia ise sel baskınları, kaynak tükenmesi ve siyasi çalkantılar sonucu 14. yüzyıla doğru boşaldı. Bir dönem Orta Çağ Londra’sıyla yarışan nüfusuna rağmen kent tarihsel hafızada büyük ölçüde silindi. Ekolojik yıkım ve hastalıklar nüfusları eritti Rapa Nui (Paskalya Adası) toplumunun ormansızlaşma ve dış etkiler sonucu ciddi bir kriz yaşadığı, açlık ve iç çatışmaların nüfusu hızla azalttığı düşünülüyor. Avrupalı temas sonrası salgınlar ve köle baskınları bu yıkımı derinleştirdi. Antik liman kenti Thonis-Heraklion ise depremler, deniz seviyesinin yükselmesi ve seller nedeniyle yavaş yavaş sular altında kaldı. Yüzyıllarca kayıp olan kent, su altı arkeolojisi sayesinde yeniden keşfedildi. Tarihsel çöküşler geleceğe uyarı niteliğinde Bu medeniyetlerin ortak noktası tek bir sebeple değil, birbirini tetikleyen krizler zinciriyle çözülmüş olmaları. İklim değişimi, ekonomik kırılganlık ve toplumsal gerilimlerin birleştiği dönemlerde en güçlü sistemlerin bile kısa sürede dağılabildiği görülüyor. Geçmişin bu sessiz çöküşleri, günümüz toplumları için yalnızca tarihsel bir merak değil; çevresel sürdürülebilirlik, kriz yönetimi ve toplumsal dayanıklılık açısından önemli bir uyarı olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ölümcül salgın büyüyor: Nijerya’da Lassa Ateşi can almaya devam ediyor Haber

Ölümcül salgın büyüyor: Nijerya’da Lassa Ateşi can almaya devam ediyor

Batı Afrika ülkesi Nijerya’da Lassa ateşi salgını yayılmayı sürdürüyor. Nijerya Hastalık Kontrol Merkezi, yılın başından bu yana yüzlerce vakanın tespit edildiğini ve ölü sayısının artmaya devam ettiğini açıkladı. Yetkililer, salgını kontrol altına almak için müdahale ekiplerinin sahada olduğunu duyurdu. Vaka sayısı artıyor, ölümler sürüyor Nijerya Hastalık Kontrol Merkezi Direktörü Jide Idris, ocak ayından bu yana 1469 şüpheli vaka tespit edildiğini, yapılan testlerde 318 vakanın pozitif çıktığını bildirdi. Salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 70’e yükseldi. Yetkililer, yılın ilk haftalarında ölü sayısının daha düşük olduğunu ancak salgının ilerleyen süreçte hız kazandığını ifade etti. Sekiz eyalette hızlı müdahale başlatıldı Salgının kontrol altına alınması amacıyla Ulusal Hızlı Müdahale Ekibi sekiz eyalete konuşlandırıldı. NCDC’nin eyalet yönetimleriyle birlikte gözetim, vaka yönetimi ve toplum bilgilendirme çalışmalarını yoğunlaştırdığı belirtildi. Idris, sağlık çalışanlarının korunmasının temel önceliklerden biri olduğunu vurgularken bu yıl 15 sağlık çalışanının enfekte olduğunu açıkladı. Geçen yıl da yüzlerce kişi yaşamını yitirmişti Lassa virüsü nedeniyle ülkede geçen yıl 190 kişi yaşamını yitirmişti. Nijerya hükümeti daha önce salgın nedeniyle acil durum ilan etmiş, hastalığın yayılımını sınırlamak için önlemler artırılmıştı. Kemirgen teması uyarısı yapıldı 1969 yılında ilk kez tespit edilen Lassa ateşi, çoğunlukla kemirgenlerin dışkısıyla temas sonucu bulaşıyor ve insandan insana geçebiliyor. Ölümcül kanamalı ateşe yol açabilen hastalık; Mali, Togo, Gana, Liberya ve Sierra Leone başta olmak üzere birçok Batı Afrika ülkesinde görülüyor. Yetkililer, yurttaşlara kemirgenlerle temastan kaçınmaları ve hijyen önlemlerini artırmaları çağrısı yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Senegal’de hızla yayılan salgın: Rift Vadisi Ateşi can almaya devam ediyor Haber

Senegal’de hızla yayılan salgın: Rift Vadisi Ateşi can almaya devam ediyor

Senegal’de eylül ayı sonunda ortaya çıkan Rift Vadisi Ateşi salgını hızla yayılmayı sürdürürken, yaşamını yitirenlerin sayısı 29’a yükseldi. Sağlık Bakanlığının açıkladığı son verilere göre, 381 vaka tespit edildi, bunların 312’si iyileşti. Salgın kısa sürede 4 can daha aldı 23 Ekim’de can kaybının 25 olduğu duyurulan salgında, son günlerde 4 kişi daha hayatını kaybetti. Yetkililer, hastalığın özellikle hayvancılıkla uğraşan bölgelerde hızla yayıldığını ve enfekte hayvanlarla temasın yayılımda belirleyici olduğunu vurguluyor. Hastalığın kökeni ve bulaşma şekli Rift Vadisi Ateşi, adını ilk tespit edildiği Doğu Afrika’daki Büyük Rift Vadisi’nden alıyor. 1931’de Kenya’da sığırlar arasında ortaya çıkan virüs, insanlara çoğunlukla sivrisinekler aracılığıyla ya da enfekte hayvanların kanı ve dokusuyla temas sonucu bulaşıyor. Hastalık genellikle yüksek ateş, halsizlik ve kas ağrısı gibi grip benzeri belirtilerle ortaya çıkıyor; fakat bazı vakalarda karaciğer yetmezliği, beyin iltihabı veya görme kaybı gibi ağır komplikasyonlar görülebiliyor. Riskli bölgeler ve yayılma nedeni Uzmanlara göre, salgının özellikle yağış döneminde artan sivrisinek popülasyonu nedeniyle hızlandığı düşünülüyor. Tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu kırsal alanlar virüsün yayılımında en riskli noktalar olarak gösteriliyor. Hastalık hayvanlardan insanlara bulaşırken, insandan insana yayılma göstermiyor. Bu nedenle halk sağlığı önlemleri daha çok hayvancılık faaliyetleri, sivrisinek kontrolü ve halk bilgilendirmesine odaklanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.