SON DAKİKA

#Salgın

HABER DEĞER - Salgın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Salgın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Afrika'da Ebola alarmı: Güney Afrika'dan salgınla mücadeleye 5 milyon dolarlık destek Haber

Afrika'da Ebola alarmı: Güney Afrika'dan salgınla mücadeleye 5 milyon dolarlık destek

Afrika kıtasının doğu ve orta kesimlerinde can kayıplarına yol açmaya devam eden Ebola virüsü, kıta genelinde üst düzey sağlık alarmı verilmesine neden oldu. Johannesburg merkezli gelişmelere göre, virüsün yayılımını durdurmak ve tıbbi lojistiği güçlendirmek adına ilk büyük bütçeli bölgesel destek Güney Afrika Cumhuriyeti'nden geldi. 2014'ten bu yana görülen en büyük ikinci salgın Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Afrika ülkelerinin sağlık bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen üst düzey salgınla mücadele zirvesinde duruma ilişkin kritik veriler paylaştı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda genelinde salgın nedeniyle şu ana kadar 200'den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Ramaphosa, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'nin mevcut durumu 2014 yılındaki tarihi Batı Afrika krizinden bu yana görülen en büyük ikinci Ebola salgını olarak nitelendirdiğini aktardı. "Tıbbi araçlara adil erişim şart" Aynı zamanda Afrika Birliği’nin Salgın Hastalıkların Önlenmesi, Hazırlık ve Müdahale Temsilcisi unvanını taşıyan Ramaphosa, küresel sağlık örgütlerine adil dağıtım çağrısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), GAVI (Aşı İttifakı) ve Salgın Hastalıklara Hazırlık İnovasyonları Koalisyonu (CEPI) ile ortaklaşa yürütülen klinik deney süreçlerinin önemini vurgulayan Ramaphosa, "Afrika kıtası; tanı kitlerine, koruyucu aşılara ve tedavi edici ilaçlara adil ve eşit erişim hakkı sağlanmadan bu ölümcül salgınlarla tek başına mücadele etmeye zorlanamaz. Halkımızın göz göre göre bu virüse kurban gitmesine seyirci kalmayacağız. Bu nedenle nakdi ve lojistik çalışmalarımızı en güçlü şekilde sahaya yansıtıyoruz." Uluslararası üreticilere acil çağrı Güney Afrika lideri, virüsün mutasyon riskine karşı sürecin çok daha hızlı yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi. İlaç üreticilerine ve bilim dünyasına seslenen Ramaphosa; AR-GE faaliyetlerinin hızlandırılması, genomik gözetim altyapısının güçlendirilmesi, sınır bölgelerindeki laboratuvar ağlarının genişletilmesi ve güvenli aşıların lojistik koridorlarla doğrudan salgın merkezlerine ulaştırılması çağrısını yineledi. Aktarılan 5 milyon dolarlık fonun, öncelikli olarak Kongo ve Uganda sınırlarındaki karantina kampları ile mobil sağlık tırlarının teçhizatlandırılmasında kullanılacağı öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

YRP'li Aşıla'dan hantavirüs açıklaması: "Bu oyuna bir daha gelmeyelim" Haber

YRP'li Aşıla'dan hantavirüs açıklaması: "Bu oyuna bir daha gelmeyelim"

Yeniden Refah Partisi (YRP) Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, son günlerde gündeme gelen hantavirüs vakaları üzerinden yaptığı değerlendirmede, geçmişteki pandemi sürecine atıfta bulundu. 6 yıl önceki Covid sürecinde insanların kandırıldığını savunan Aşıla, benzer bir tablonun hantavirüs ile tekrarlandığını iddia etti. "Salgın olmadan patenti alınmış" Milletvekili Aşıla, hantavirüsün ortaya çıkış takvimi ve aşı patentleri arasındaki ilişkiye dair dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. Hantavirüsün 7 Mayıs 2026 tarihinde devreye sokulduğunu öne süren Aşıla, "Hantavirüs Messenger RNA aşı üretim patenti 24 Nisan 2025 tarihinde alındı. Yani salgın olmadan patenti alınmış ve her şey planlanmış" dedi. Kendi ailesinden de örnek veren Aşıla, "Annemi Covid zamanı sağlam götürdük, pozitif dediler; bir hafta sonra öldü dediler" diyerek yaşadığı acının etkisiyle halkı uyardığını belirtti. "Bu oyuna bir daha gelmeyelim" çağrısında bulunan Aşıla, önlem alınması gerekse bile bunun insanları kısıtlayarak yapılmaması gerektiğini savundu. Biyolojik silah ve nüfus azaltma iddiası Dünya nüfusunu azaltmaya çalışan yapılar olduğunu iddia eden Mehmet Aşıla, bu yapıları "Satanist Siyonistler" olarak tanımladı. Bu odakların dünya nüfusunu 500 milyona indirmeyi hedeflediğini öne süren Aşıla, "Bu tankla, topla, tüfekle yapmak pahalı. Son yıllarda taktik değiştirdiler, biyolojik silahları devreye soktular" değerlendirmesinde bulundu. Messenger RNA teknolojisiyle üretilen aşılara dikkat çeken YRP'li vekil, bu yöntemlerle insan nüfusunun azaltılmasının hedeflendiğini iddia etti. Hantavirüs nedeniyle 3 can kaybı Tartışmaların odağındaki hantavirüs, Hollanda bandıralı lüks yolcu gemisi MV Hondius'ta görüldü ve 3 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Gemideki tüm yolcular tahliye edilirken, Tenerife'de tahliye edilen bir Fransız ve bir Amerikalı yolcuda da test sonuçlarının pozitif çıktığı bildirildi. Genellikle kemirgenlerden bulaştığı bilinen virüs; ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi belirtilerle başlıyor. Solunum yetmezliği, iç kanama ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilen virüs, kemirgen dışkı ve salyalarının karıştığı havanın solunmasıyla bulaşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nijerya’da Lassa ateşi salgını büyüyor: Can kaybı 190’a yükseldi Haber

Nijerya’da Lassa ateşi salgını büyüyor: Can kaybı 190’a yükseldi

Nijerya Hastalık Kontrol Merkezi tarafından yayımlanan son epidemiyolojik rapor, salgının geçtiğimiz yıla oranla daha ölümcül seyrettiğini ortaya koydu. Yıl başından bu yana görülen vakalarda ölüm oranı yüzde 25,2’ye yükselirken, bu rakamın geçen yılın aynı döneminde yüzde 19,1 seviyesinde olduğu belirtildi. Uzmanlar, bu dikkat çekici artışın hastalığın daha ağır formda seyretmesinden ya da tanı ve tedavi süreçlerinde yaşanan aksaklıklardan kaynaklanabileceği üzerinde duruyor. Salgın kırsal bölgelerde kontrol altına alınamıyor Viral hemorajik bir hastalık olan Lassa ateşi, bölgede çoğunlukla kemirgen dışkısıyla temas yoluyla bulaşıyor. Özellikle kırsal bölgelerdeki yetersiz hijyen koşulları ve yoğun fare popülasyonu, salgının yayılımını hızlandırarak kontrol çalışmalarını zorlaştırıyor. NCDC, artan tehdit karşısında eyaletlerdeki müdahale ekiplerini alarma geçirirken, hastanelerdeki izolasyon kapasitelerinin de artırıldığını duyurdu. Vatandaşlara gıda ve hijyen uyarısı Sağlık yetkilileri, salgının yayılmasını önlemek amacıyla vatandaşlara gıdaların kemirgenlerin ulaşamayacağı kapalı alanlarda muhafaza edilmesi ve farelerle temastan kaçınılması yönünde kritik uyarılarda bulundu. Ayrıca, hastalığın insandan insana bulaşma riski taşıması nedeniyle sağlık çalışanlarının koruyucu ekipman kullanımı konusunda sıkı denetimlere tabi tutulduğu bildirildi. DSÖ süreci yakından takip ediyor Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve bölgedeki uluslararası sağlık kuruluşları, Nijerya’daki durumu yakından izlemeye devam ediyor. Uzmanlar, can kayıplarının önüne geçilebilmesi için mevcut stratejilerin ötesinde, daha agresif salgın yönetimi modellerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hantavirüs alarmı: Gemideki üç Türk yurttaş İstanbul'da ev karantinasına alındı Haber

Hantavirüs alarmı: Gemideki üç Türk yurttaş İstanbul'da ev karantinasına alındı

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) alarma geçtiği ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulan Hantavirüs salgınına ilişkin Türkiye'de önemli bir adım atıldı. Geçtiğimiz hafta sonu Sağlık Bakanlığı tarafından duyurulan tahliye operasyonu kapsamında, salgın bölgesindeki gemide bulunan üç Türk vatandaşı gece geç saatlerde İstanbul’a ulaştı. Havalimanında sağlık ekipleri tarafından karşılanan vatandaşların, yapılan ilk değerlendirmelerin ardından izolasyon süreçleri başlatıldı. Sağlık Bakanlığı koordinesinde tahliye Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, uluslararası otoritelerle iş birliği içerisinde yürütülen operasyonun başarıyla tamamlandığı belirtildi. 9 Mayıs'ta başlayan hazırlıkların ardından yurttaşların yurda getirildiği ve karantina süreçlerinin titizlikle takip edildiği vurgulandı. DSÖ'nün tahliye edilen yolcular için önerdiği 42 günlük takip süreciyle uyumlu olarak, Türkiye'ye dönen yurttaşların da sağlık durumlarının anlık olarak izleneceği bildirildi. Belirti yok, karantina tedbir amaçlı Sağlık yetkililerinden alınan bilgilere göre, üç Türk yurttaşta şu an için herhangi bir hastalık belirtisi veya semptom bulunmuyor. Ancak gemideki enfekte kişilerle aynı ortamda bulunmuş olmaları ve virüsün kuluçka süresinin uzunluğu göz önünde bulundurularak, riskleri en aza indirmek amacıyla sıkı bir ev karantinası uygulanmasına karar verildi. Türkiye'de pozitif vaka bulunmuyor Sağlık Bakanlığı, daha önce yaptığı açıklamalarda Türkiye sınırları içerisinde henüz doğrulanmış bir Hantavirüs vakasına rastlanmadığını ifade etmişti. Uzmanlar, kemirgenlerden bulaşan ancak nadiren insandan insana geçebilen bu virüs türüne karşı tüm önlemlerin alındığını ve kamuoyunun panik yapmaması gerektiğini belirtiyor. İstanbul'daki evlerinde karantinaya alınan vatandaşların sağlık süreçlerinin, Bakanlık ekipleri tarafından 45 gün boyunca yakından izlenmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünya Sağlık Örgütü'nden hantavirüs açıklaması: "Yeni bir pandemi değil" Haber

Dünya Sağlık Örgütü'nden hantavirüs açıklaması: "Yeni bir pandemi değil"

Uluslararası suları alarma geçiren MV Hondius yolcu gemisindeki gizemli salgının detayları netleşmeye başladı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yapılan son açıklamada, Arjantin'den demir alan gemide şu ana kadar sekiz hantavirüs vakası bildirildiği ve bunlardan üçünün ölümle sonuçlandığı doğrulandı. Yaşanan ölümlerin ardından gözler DSÖ'ye çevrilirken, Örgüt Direktörü Tedros Ghebreyesus, Cenevre'de düzenlediği basın toplantısında küresel bir salgın ihtimalini reddetti. İnsandan insana bulaş endişesi Sürece dair en kritik detay, virüsün yayılım şekli oldu. Hantavirüs genellikle kemirgenlerden bulaşmasına rağmen, DSÖ yetkilileri gemide yaşanan vakalarda "insandan insana bulaş" ihtimalinin yüksek olduğuna inanıyor. Ghebreyesus, daha önceki salgınlarda insanlar arası bulaşmanın yalnızca "uzun süreli temas" sonucunda gerçekleştiğine dikkat çekti. Gemideki hastaların, virüsü taşıyan farelerin yoğun olduğu bölgelerde kuş gözlem gezilerine katıldıkları ifade edildi. "Bu bir Covid-19 vakası değil" Toplantının en çarpıcı anlarından biri, yeni bir pandemi korkusuna verilen net yanıttı. DSÖ yetkilisi Maria Van Kerkhove, "Burada açık ve net olmak istiyorum. Bu SARS-CoV-2 değil. Bu Covid pandemisinin başlangıcı gibi değil. Bu, kapalı bir alanda, bir gemide gördüğümüz bir salgın" diyerek kamuoyunu rahatlatmaya çalıştı. Ancak yetkililer, virüsün kuluçka süresinin sekiz haftaya kadar çıkabilmesi nedeniyle önümüzdeki günlerde vaka sayısının artabileceği uyarısında bulundu. Gemide Türk vatandaşları da var 146 kişinin bulunduğu gemideki tahliyelerin ardından rota Kanarya Adaları'na çevrildi. Gemideki yolcular arasında Türkiye dahil 12 farklı ülkenin vatandaşı bulunuyor. YouTube içerik üreticisi Ruhi Çenet ve kuş gözlemcisi Emin Yoğurtçuoğlu'nun da gemide olduklarını sosyal medya hesaplarından duyurmaları, Türkiye'de de endişeye neden oldu. Çenet'in ilk ölüm vakasından sonra gemiden ayrıldığı öğrenilirken, gemide kalanların İspanya'ya ulaştıklarında sıkı bir sağlık taramasından geçirileceği bildirildi. Tedavisi yok, öldürücülük oranı yüksek Hantavirüs, genellikle Hantavirüs Akciğer Sendromu (HPS) ve Kanamalı Ateşli Böbrek Sendromu (HFRS) olmak üzere iki ciddi rahatsızlığa neden oluyor. Uzmanlar, özellikle Güney Amerika'da görülen varyantın akciğerlerde sıvı birikmesine yol açtığını ve hastaların yaklaşık %45'inin hayatını kaybettiğini belirtiyor. Mevcut durumda hastalığın kesin bir aşısı veya antiviral ilaç tedavisi bulunmazken, hastalara yoğun bakım şartlarında destekleyici tedaviler uygulanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bir zamanlar dünyanın merkezindeydiler: Aniden çöken medeniyetlerin sırrı Haber

Bir zamanlar dünyanın merkezindeydiler: Aniden çöken medeniyetlerin sırrı

Tarih boyunca birçok büyük uygarlık yükseldi, geniş coğrafyaları etkiledi ve ardından beklenmedik biçimde çöktü. Arkeologlar ve tarihçiler bu çöküşlerin nedenlerini hâlâ tartışırken iklim krizi, savaş, salgın, ekonomik kırılma ve toplumsal çatışmaların çoğu zaman birlikte rol oynadığı görülüyor. Bir dönem milyonları barındıran bu medeniyetler bugün geride kalıntılar ve cevaplanmamış sorular bıraktı. Çevresel baskılar imparatorlukları kırılgan hale getirdi Maya Uygarlığı, gelişmiş şehir planlaması, astronomi bilgisi ve anıtsal mimarisiyle öne çıkarken MS 900 civarında birçok kent terk edildi. Araştırmalar uzun süreli kuraklık, ormansızlaşma ve savaşların birlikte etkili olabileceğini gösteriyor. Benzer şekilde İndus Uygarlığı, muson düzeninin bozulmasıyla tarımsal üretim zayıflayınca nüfusun şehirlerden göç etmesiyle çözüldü. Dünyanın ilk imparatorluklarından biri olan Akad İmparatorluğu da büyük kuraklık dönemleriyle örtüşen bir süreçte gücünü kaybetti. İklim değişiminin erken tarihsel örneklerden biri olarak gösterilen bu çöküş, çevresel faktörlerin siyasi yapıları nasıl etkileyebileceğini ortaya koydu. Doğal afetler güç dengelerini değiştirdi Minos Uygarlığı’nın deniz ticaretine dayalı sistemi, Santorini’deki Thera yanardağı patlamasının yarattığı ekonomik ve çevresel krizle sarsıldı. Ardından Mikenlerin bölgeye hâkim olması, doğal afetlerin siyasi dönüşümleri hızlandırabileceğine dair güçlü bir örnek olarak değerlendiriliyor. Bronz Çağı’nın önemli güçlerinden Miken Uygarlığı ise MÖ 1200 civarında geniş bir bölgesel çöküşün parçası olarak dağıldı. Savaşlar, göç hareketleri ve ekonomik kırılmaların birleşimi, saray merkezli sistemin dağılmasına yol açtı ve Yunan Karanlık Çağı olarak bilinen dönemi başlattı. Kaynak krizleri toplumsal çatışmaları tetikledi Bugünkü ABD’nin güneybatısında yaşayan Atasal Puebloanlar, kuraklık ve kaynak yönetimi sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Artan çevresel baskıların toplumsal şiddeti tetiklediği ve yerleşimlerin terk edilmesine yol açtığı düşünülüyor. Mississippi havzasındaki büyük yerleşimlerden Cahokia ise sel baskınları, kaynak tükenmesi ve siyasi çalkantılar sonucu 14. yüzyıla doğru boşaldı. Bir dönem Orta Çağ Londra’sıyla yarışan nüfusuna rağmen kent tarihsel hafızada büyük ölçüde silindi. Ekolojik yıkım ve hastalıklar nüfusları eritti Rapa Nui (Paskalya Adası) toplumunun ormansızlaşma ve dış etkiler sonucu ciddi bir kriz yaşadığı, açlık ve iç çatışmaların nüfusu hızla azalttığı düşünülüyor. Avrupalı temas sonrası salgınlar ve köle baskınları bu yıkımı derinleştirdi. Antik liman kenti Thonis-Heraklion ise depremler, deniz seviyesinin yükselmesi ve seller nedeniyle yavaş yavaş sular altında kaldı. Yüzyıllarca kayıp olan kent, su altı arkeolojisi sayesinde yeniden keşfedildi. Tarihsel çöküşler geleceğe uyarı niteliğinde Bu medeniyetlerin ortak noktası tek bir sebeple değil, birbirini tetikleyen krizler zinciriyle çözülmüş olmaları. İklim değişimi, ekonomik kırılganlık ve toplumsal gerilimlerin birleştiği dönemlerde en güçlü sistemlerin bile kısa sürede dağılabildiği görülüyor. Geçmişin bu sessiz çöküşleri, günümüz toplumları için yalnızca tarihsel bir merak değil; çevresel sürdürülebilirlik, kriz yönetimi ve toplumsal dayanıklılık açısından önemli bir uyarı olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ölümcül salgın büyüyor: Nijerya’da Lassa Ateşi can almaya devam ediyor Haber

Ölümcül salgın büyüyor: Nijerya’da Lassa Ateşi can almaya devam ediyor

Batı Afrika ülkesi Nijerya’da Lassa ateşi salgını yayılmayı sürdürüyor. Nijerya Hastalık Kontrol Merkezi, yılın başından bu yana yüzlerce vakanın tespit edildiğini ve ölü sayısının artmaya devam ettiğini açıkladı. Yetkililer, salgını kontrol altına almak için müdahale ekiplerinin sahada olduğunu duyurdu. Vaka sayısı artıyor, ölümler sürüyor Nijerya Hastalık Kontrol Merkezi Direktörü Jide Idris, ocak ayından bu yana 1469 şüpheli vaka tespit edildiğini, yapılan testlerde 318 vakanın pozitif çıktığını bildirdi. Salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 70’e yükseldi. Yetkililer, yılın ilk haftalarında ölü sayısının daha düşük olduğunu ancak salgının ilerleyen süreçte hız kazandığını ifade etti. Sekiz eyalette hızlı müdahale başlatıldı Salgının kontrol altına alınması amacıyla Ulusal Hızlı Müdahale Ekibi sekiz eyalete konuşlandırıldı. NCDC’nin eyalet yönetimleriyle birlikte gözetim, vaka yönetimi ve toplum bilgilendirme çalışmalarını yoğunlaştırdığı belirtildi. Idris, sağlık çalışanlarının korunmasının temel önceliklerden biri olduğunu vurgularken bu yıl 15 sağlık çalışanının enfekte olduğunu açıkladı. Geçen yıl da yüzlerce kişi yaşamını yitirmişti Lassa virüsü nedeniyle ülkede geçen yıl 190 kişi yaşamını yitirmişti. Nijerya hükümeti daha önce salgın nedeniyle acil durum ilan etmiş, hastalığın yayılımını sınırlamak için önlemler artırılmıştı. Kemirgen teması uyarısı yapıldı 1969 yılında ilk kez tespit edilen Lassa ateşi, çoğunlukla kemirgenlerin dışkısıyla temas sonucu bulaşıyor ve insandan insana geçebiliyor. Ölümcül kanamalı ateşe yol açabilen hastalık; Mali, Togo, Gana, Liberya ve Sierra Leone başta olmak üzere birçok Batı Afrika ülkesinde görülüyor. Yetkililer, yurttaşlara kemirgenlerle temastan kaçınmaları ve hijyen önlemlerini artırmaları çağrısı yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Senegal’de hızla yayılan salgın: Rift Vadisi Ateşi can almaya devam ediyor Haber

Senegal’de hızla yayılan salgın: Rift Vadisi Ateşi can almaya devam ediyor

Senegal’de eylül ayı sonunda ortaya çıkan Rift Vadisi Ateşi salgını hızla yayılmayı sürdürürken, yaşamını yitirenlerin sayısı 29’a yükseldi. Sağlık Bakanlığının açıkladığı son verilere göre, 381 vaka tespit edildi, bunların 312’si iyileşti. Salgın kısa sürede 4 can daha aldı 23 Ekim’de can kaybının 25 olduğu duyurulan salgında, son günlerde 4 kişi daha hayatını kaybetti. Yetkililer, hastalığın özellikle hayvancılıkla uğraşan bölgelerde hızla yayıldığını ve enfekte hayvanlarla temasın yayılımda belirleyici olduğunu vurguluyor. Hastalığın kökeni ve bulaşma şekli Rift Vadisi Ateşi, adını ilk tespit edildiği Doğu Afrika’daki Büyük Rift Vadisi’nden alıyor. 1931’de Kenya’da sığırlar arasında ortaya çıkan virüs, insanlara çoğunlukla sivrisinekler aracılığıyla ya da enfekte hayvanların kanı ve dokusuyla temas sonucu bulaşıyor. Hastalık genellikle yüksek ateş, halsizlik ve kas ağrısı gibi grip benzeri belirtilerle ortaya çıkıyor; fakat bazı vakalarda karaciğer yetmezliği, beyin iltihabı veya görme kaybı gibi ağır komplikasyonlar görülebiliyor. Riskli bölgeler ve yayılma nedeni Uzmanlara göre, salgının özellikle yağış döneminde artan sivrisinek popülasyonu nedeniyle hızlandığı düşünülüyor. Tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu kırsal alanlar virüsün yayılımında en riskli noktalar olarak gösteriliyor. Hastalık hayvanlardan insanlara bulaşırken, insandan insana yayılma göstermiyor. Bu nedenle halk sağlığı önlemleri daha çok hayvancılık faaliyetleri, sivrisinek kontrolü ve halk bilgilendirmesine odaklanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.