SON DAKİKA

#Samsun

HABER DEĞER - Samsun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Samsun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orman kararı tartışma yarattı: 21 ilde sınırlar değişti Haber

Orman kararı tartışma yarattı: 21 ilde sınırlar değişti

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye genelinde 21 ilde belirlenen bazı alanların orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verildi. Kararda, orman vasfı kaldırılan bölgelerin en az iki katı büyüklüğünde yeni alanın orman olarak tahsis edilmesi öngörülerek düzenlemenin denge mekanizmasıyla uygulanacağı belirtildi. 21 ilde orman sınırları değişti Karar kapsamında Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Artvin, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Çorum, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kütahya, Mersin, Muğla, Samsun, Tokat, Trabzon ve Yalova’da sınır ve koordinatları belirlenen bazı alanların orman vasfı dışına alınacağı açıklandı. Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla düzenleme yürürlüğe girdi. Söz konusu değişikliğin, imar, yatırım ve arazi planlaması süreçlerinde etkili olabileceği değerlendirilirken çevre politikaları açısından da yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Yeni orman alanı tahsisi zorunlu tutuldu Kararda, orman sınırları dışına çıkarılan alanların yerine en az iki kat büyüklüğünde taşınmazın yeniden orman olarak değerlendirilmesi şartı getirildi. Bu kapsamda Hazineye ait veya devlet hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazların orman tesis edilmek üzere Orman Genel Müdürlüğü’ne devredileceği belirtildi. Tahsis sürecinin Milli Emlak Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütüleceği ve yeni orman alanlarının planlanacağı ifade edildi. Çevre ve planlama tartışması büyüyebilir Orman vasfı değişiklikleri, Türkiye’de arazi kullanımı ve doğal alanların korunmasına ilişkin tartışmaların sık yaşandığı başlıklar arasında yer alıyor. Düzenlemeyi savunan görüşler yeni orman tahsisi şartının denge sağlayacağını ifade ederken, çevre savunucuları orman niteliğinin kaldırılmasının uzun vadeli etkilerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Resmi Gazete’de yayımlanan kararın, özellikle yatırım planlamaları ve doğal alan yönetimi açısından önümüzdeki dönemde daha geniş bir politika tartışmasına zemin hazırlaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bir ilahi milyonları peşinden sürükledi: Celal Karatüre kimdir Haber

Bir ilahi milyonları peşinden sürükledi: Celal Karatüre kimdir

“Kabe’de Hacılar” ilahisinin sosyal medyada hızla yayılmasıyla birlikte ilahiyi yorumlayan Celal Karatüre gündeme oturdu. Milyonlarca kez dinlenen video sonrası yurttaşlar Karatüre’nin kim olduğu, nereli olduğu ve nasıl tanındığı sorularına yanıt aramaya başladı. Bir yorum sosyal medyada geniş yankı yarattı İlahinin, eser sahibi Abdurrahman Önül tarafından bilinen versiyonuna farklı bir yorum getiren Celal Karatüre, Kabe’de kaydedildiği belirtilen görüntülerle kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Paylaşımlar farklı platformlarda hızla yayılırken Karatüre’nin sesi ve yorum tarzı sosyal medyada yoğun biçimde konuşuldu. Celal Karatüre Samsun ile anılıyor Celal Karatüre’nin aslen Samsunlu olduğu ve yaşamını bu şehirde sürdürdüğü ifade ediliyor. Roman kökenli bir aileden geldiği belirtilen Karatüre özellikle Samsun’un Canik ilçesine bağlı Mezbane Mahallesi ile anılıyor. Dinleyicileri tarafından ilahilerle tanınan Karatüre’nin yerel ölçekte yürüttüğü müzik faaliyetlerinin viral video sonrası ulusal ölçekte görünürlük kazandığı değerlendiriliyor. İlahi yorumlarıyla dikkat çekiyor Sosyal medyada yayılan performansın ardından Karatüre’nin daha önce seslendirdiği ilahiler ve paylaşımlar da yeniden gündeme geldi. Dinleyiciler Karatüre’nin yorumunun samimi ve doğal bulunduğunu dile getirirken, video özellikle dini içeriklerin dijital platformlarda nasıl hızla yayılabildiğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Kabe’de çekildiği belirtilen görüntülerle öne çıkan yorum, kısa sürede milyonlara ulaşırken Celal Karatüre’nin müzik yolculuğunun nasıl ilerleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yurt genelinde sert kış koşulları Haber

Yurt genelinde sert kış koşulları

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun kuzey, iç ve doğu kesimleri için kuvvetli yağış, fırtına ve çığ tehlikesi uyarısında bulundu. Sıcaklıklar ülke genelinde mevsim normallerinin altında seyredecek. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 27 Şubat Cuma gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Son değerlendirmelere göre Marmara’nın doğusu, Karadeniz, İç ve Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda yağış bekleniyor. Genellikle karla karışık yağmur ve kar, kıyı şeridinde ise yağmur şeklinde görüleceği tahmin edilen yağışların; Sinop, Samsun, Ordu, Giresun ve Rize çevreleri, ayrıca Kastamonu kıyıları, Tokat’ın kuzey ve doğusu, Trabzon’un doğusu ile Artvin kıyılarında kuvvetli olması öngörülüyor. FIRTINA 70 KM/SA HIZA ULAŞACAK Rüzgarın ise Kıyı Ege’nin güneyi, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuzeyli yönlerden 40-70 km/saat hızla, yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Yetkililer ulaşımda aksamalar ve çatı uçması gibi risklere karşı vatandaşları uyardı. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don beklenirken, özellikle Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusundaki eğimli ve yüksek kar örtüsüne sahip alanlarda çığ tehlikesi bulunuyor. Meteoroloji'nin günlük hava raporuna göre, kuvvetli yağış, fırtına, buzlanma ve çığ riskine karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması istendi.

14 şehrin adı geçiyor: İstanbul’dan Anadolu’ya “büyük göç planı” iddiası Haber

14 şehrin adı geçiyor: İstanbul’dan Anadolu’ya “büyük göç planı” iddiası

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldüğü öne sürülen çalışmanın, Marmara Bölgesi’nde özellikle sanayi tesisleri ve organize sanayi bölgelerinin (OSB) deprem riskleri açısından yeniden değerlendirilmesini hedeflediği belirtiliyor. Bu kapsamda İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya’da bulunan toplam 77 OSB ile büyük sanayi tesisleri, ulaşım ve enerji altyapılarının risk durumlarının tespit edilmesine yönelik bir analiz sürecinin başlatıldığı ifade ediliyor. Kandilli Rasathanesi ile ortak çalışma iddiası Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, söz konusu çalışmanın Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile birlikte yürütülmesi planlanıyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, sanayi bölgelerinin gelecekteki yer seçimlerine rehberlik edecek bir planlama dokümanı hazırlanması bekleniyor. Yetkililerin, Marmara Bölgesi’ndeki sanayi yoğunluğunu azaltarak üretimin ülke geneline daha dengeli yayılmasını amaçladığı; böylece hem deprem riskinin azaltılması hem de ekonomik faaliyetlerin farklı bölgelere taşınması hedeflendiği aktarılıyor. Listede 14 şehir olduğu öne sürülüyor Haberde, İstanbul ve çevresinden taşınması planlanan sanayi yatırımları ve buna bağlı nüfus hareketleri için 14 ilin öne çıktığı iddia edildi. Göç ve yeni sanayi havzaları için adı geçen illerin şunlar olduğu belirtiliyor: Kastamonu, Samsun, Ankara, Amasya, Eskişehir, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Kayseri, Konya, Niğde, Karaman ve Mersin. Bu illerin seçilmesinde, deprem risk haritalarında dördüncü ve beşinci derece risk grubunda yer almalarının etkili olduğu öne sürülüyor. Özellikle fay hatları üzerinde bulunan ve yoğun sanayi barındıran Bursa, Kocaeli ve Tekirdağ gibi illerdeki riskin, bu planın temel gerekçelerinden biri olduğu ifade ediliyor. Sanayi ve nüfus dengesi hedefleniyor İddialara göre, Kocaeli’nde Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının önemli bir bölümünün bulunması ve Bursa’nın en fazla OSB’ye sahip illerden biri olması, Marmara Bölgesi’ndeki kırılganlığı artırıyor. Yeni planla birlikte, hem sanayi yatırımlarının hem de buna bağlı nüfusun Anadolu’ya daha dengeli bir şekilde dağıtılması amaçlanıyor. Resmî makamlar tarafından henüz doğrulanmayan bu iddialar, İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin geleceği açısından “büyük göç” tartışmalarını yeniden gündeme taşımış durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eğitim-Sen: Okullarda şiddet sistematik hale geldi Haber

Eğitim-Sen: Okullarda şiddet sistematik hale geldi

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda Ankara’dan Samsun’a, Mersin’den Manisa’ya kadar farklı illerde yaşanan vakaların, eğitim sisteminin derin bir yapısal sorunla karşı karşıya olduğunu gösterdiği vurgulandı. “Son bir ay içinde yaşananlar, çözüm üretilmediği takdirde okulda şiddetin kalıcı hale geleceğinin göstergesidir” ifadelerine yer verildi. Birçok kentten çarpıcı örnekler Raporda yer alan olaylar arasında; Mersin Anamur’da bir okul müdürünün 12 yaşındaki öğrencisi tarafından silahlı saldırıya uğraması, Samsun’da öğretmenlerin veliler tarafından darp edilmesi, Bursa İnegöl’de bir okul müdürünün öğrenciye fiziksel şiddet uygulaması ve Ankara’da öğretmenlere yönelik akran zorbalığının sosyal medyaya yansıması bulunuyor. Ayrıca Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşanan cinsel istismar vakası ile Manisa Turgutlu’da otizmli bir öğrencinin okul yönetimi tarafından şiddete maruz bırakılması da raporda yer aldı. “Şiddet idari bir araca dönüştü” Eğitim-Sen, Manisa Turgutlu’da yaşanan taciz iddiasını açığa çıkaran bir öğretmenin, “okulun adını çıkardığı” gerekçesiyle sistematik mobbinge maruz bırakılmasını, şiddetin yalnızca fiziksel değil idari bir araç olarak da kullanıldığının göstergesi olarak değerlendirdi. Sendikaya göre bu durum, öğretmenleri yalnızlaştıran ve itibarsızlaştıran mevcut eğitim politikalarının bir sonucu. Güvenlikçi değil, bütüncül çözüm çağrısı Raporda, okulda şiddetin x-ray cihazları, güvenlik kameraları veya kolluk önlemleriyle çözülemeyeceği vurgulandı. Eğitim-Sen; rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, psikolojik danışman sayısının artırılması ve her okul için “Krize Müdahale ve Eylem Planı” oluşturulması çağrısında bulundu. Aile içi şiddeti önleyici mekanizmaların kurulması ve ebeveyn eğitimlerinin yaygınlaştırılması da öneriler arasında yer aldı. Demokratik ve barışçıl okul iklimi vurgusu Sendika, ÇEDES ve benzeri projeler, MESEM’lerde çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması ve liyakatsiz atamaların eğitimdeki çürümeyi derinleştirdiğini savundu. Eğitim-Sen, çözümün “baskı ve korku mekânları” yerine; katılımcı, dayanışmacı ve barışçıl bir okul kültürünün inşa edilmesinden geçtiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.