SON DAKİKA

#Sanayi

HABER DEĞER - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin en iyi tıp fakülteleri açıklandı: Zirve el değiştirdi Haber

Türkiye’nin en iyi tıp fakülteleri açıklandı: Zirve el değiştirdi

Dünya üniversitelerini değerlendiren saygın sıralamalardan biri olan Times Higher Education (THE), 2026 yılı tıp fakülteleri performans sonuçlarını yayımladı. Araştırma kalitesi, eğitim ortamı, akademik üretkenlik ve üniversite–sanayi iş birliği gibi kriterlerin dikkate alındığı listede Türkiye’de lider değişti. Zirve Koç Üniversitesi’nin oldu Yayımlanan listede Koç Üniversitesi, aldığı yüksek puanlarla Türkiye’de tıp alanında ilk sıraya yerleşti. Akademik üretkenlik, teknolojik altyapı ve uluslararası saygınlık kriterlerinde elde edilen başarı, Koç Üniversitesi’ni zirveye taşıdı. Uzun yıllardır Türkiye’nin en güçlü tıp fakülteleri arasında gösterilen Hacettepe Üniversitesi ise bu yıl ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin en iyi 10 tıp fakültesi Times Higher Education’ın 2026 verilerine göre Türkiye’de tıp alanında öne çıkan üniversiteler şöyle sıralandı: Koç Üniversitesi Hacettepe Üniversitesi Ankara Üniversitesi Atatürk Üniversitesi İstanbul Medipol Üniversitesi İstanbul Üniversitesi İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Akdeniz Üniversitesi Bahçeşehir Üniversitesi Sıralama hangi kriterlere göre hazırlanıyor Times Higher Education sıralaması hazırlanırken üniversitelerin performansı çok sayıda kriter üzerinden değerlendiriliyor. Bu kriterler arasında özellikle şu başlıklar öne çıkıyor: Araştırma kalitesi ve akademik yayın sayısı Eğitim ortamı ve akademik kadro gücü Uluslararası iş birlikleri Üniversite–sanayi iş birliği ve endüstri geliri Küresel akademik itibar Bu göstergeler, üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesi ve uluslararası etkisini ölçmek açısından önemli kabul ediliyor. Türkiye’de tıp eğitimi rekabeti artıyor Son yıllarda Türkiye’de tıp fakülteleri arasında akademik rekabetin giderek arttığı görülüyor. Yeni araştırma merkezleri, uluslararası projeler ve teknolojik altyapı yatırımları, üniversitelerin küresel sıralamalarda daha üst basamaklara çıkmasını hedefliyor. THE’nin yayımladığı son liste, Türkiye’de tıp eğitimi alanında dengelerin değişmeye başladığını ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TÜİK açıkladı: Türkiye ekonomisi 2025’te yüzde 3,6 büyüdü Haber

TÜİK açıkladı: Türkiye ekonomisi 2025’te yüzde 3,6 büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek ve yıllık büyüme verilerini açıkladı. Buna göre Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), 2025 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksiyle yüzde 3,6 arttı. Türkiye ekonomisi böylece 22 çeyrektir büyüme performansını sürdürmüş oldu. GSYH 63 trilyon TL’yi aştı Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında yüzde 41,3 artarak 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025’in dördüncü çeyreğinde ise GSYH, cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41,4 artışla 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL oldu. Dördüncü çeyrek GSYH’si dolar bazında 438 milyar 605 milyon dolar olarak hesaplandı. Kişi başına gelir 18 bin dolar seviyesinde Kişi başına düşen GSYH, 2025 yılında: 712 bin 200 TL 18 bin 40 dolar olarak kaydedildi. En hızlı büyüyen sektör: İnşaat Sektörel bazda 2025 yılı performansı incelendiğinde: İnşaat: %10,8 Bilgi ve iletişim: %8,0 Vergiler eksi sübvansiyonlar: %6,9 Ticaret, ulaştırma, konaklama: %4,6 Finans ve sigorta: %3,8 Sanayi: %2,9 Gayrimenkul: %2,7 Kamu, eğitim, sağlık: %1,0 Tarım sektörü ise %8,8 daraldı. Son çeyrek büyümesi yüzde 3,4 2025 yılının dördüncü çeyreğinde: Yıllık bazda büyüme: %3,4 Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çeyreklik artış: %0,4 Tüketim büyümeyi destekledi Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılında yüzde 4,1 arttı. Hanehalkı tüketiminin GSYH içindeki payı yüzde 54,4 olarak gerçekleşti. Dördüncü çeyrekte: Hanehalkı tüketimi: %5,2 artış Devlet harcamaları: %0,9 azalış Sabit sermaye oluşumu: %5,4 artış Dış ticarette zayıf görünüm 2025 genelinde: İhracat: %0,3 azaldı İthalat: %4,9 arttı Dördüncü çeyrekte ise ihracat %2,3 azalırken ithalat %3,8 arttı. Gelir dağılımında dikkat çeken tablo İşgücü ödemeleri 2025 yılında yüzde 40,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 yükseldi. Ancak işgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içindeki payı: 2024’te %37,0 2025’te %36,9 Net işletme artığının payı ise: %43,1’den %44,1’e çıktı. Bu tablo, işletme gelirlerinin payındaki artışın sürdüğüne işaret etti. Genel tablo Ekonomi 2025 yılında büyümesini sürdürürken; inşaat ve bilgi-iletişim sektörleri öne çıktı. Tarımda daralma, ihracatta gerileme ve gelir dağılımındaki pay değişimi ise dikkat çeken başlıklar oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan tarım mesajı: 81 milyar lira çiftçinin hesabına Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan tarım mesajı: 81 milyar lira çiftçinin hesabına

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çiftçilerle gerçekleştirilen iftar programının ardından tarım politikalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de tarımın sona erdiği yönündeki tartışmalara değinen Erdoğan, üretimin sürdüğünü vurguladı ve yeni destek programlarının detaylarını paylaştı. Açıklamaya göre 6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar liralık destek ödemesi üreticilerin hesaplarına aktarılacak. Tarımın sürdüğü vurgulandı Erdoğan, son yıllarda tarımın gerilediği yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek Türkiye’nin birçok üretim kaleminde dünya sıralamalarında üst basamaklarda yer aldığını ifade etti. Hayvancılık, tohum üretimi ve ihracat verilerine dikkat çeken Erdoğan, iklim krizi ve ekonomik dalgalanmalara rağmen tarım sektörünün büyümeye devam ettiğini söyledi. 81 milyar liralık destek martta hesaplarda Yeni destek paketinin temel ve planlı üretim modeline dayandığını belirten Erdoğan, 6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar liranın çiftçilerin hesaplarına yatırılacağını açıkladı. Desteklerin üretim planlamasını güçlendirmeyi, girdi maliyetlerini azaltmayı ve kırsal kalkınmayı hızlandırmayı hedeflediği aktarıldı. Organize tarım bölgeleri genişliyor Tarımda sanayi benzeri planlama modeline geçildiğini söyleyen Erdoğan, organize tarım bölgelerinin sayısının artırıldığını ve 14 bölgede üretime başlandığını belirtti. Bu modelle üretim verimliliğinin artırılması, lojistik maliyetlerinin düşürülmesi ve katma değeri yüksek ürünlerin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Genç ve kadın üreticilere özel destek Kırsal kalkınma bütçesinin önemli bölümünün genç ve kadın üreticilere ayrıldığını ifade eden Erdoğan, küçükbaş hayvancılık için başlatılan proje kapsamında 150 bin hayvanın üreticilere verileceğini duyurdu. Projeye katılacak üreticilerin faizsiz kredi imkanından yararlanabileceği, iki yıla kadar geri ödemesiz ve yedi yıla kadar vadeli finansman sağlanacağı belirtildi. Kırsalda üretim ve istihdam hedefi Yeni desteklerin yalnızca üretimi artırmayı değil, kırsalda nüfusun korunmasını ve istihdamın güçlendirilmesini hedeflediği vurgulandı. Tarım politikalarının uzun vadeli planlama çerçevesinde yürütüleceğini belirten Erdoğan, üretimin sürdürülebilirliğinin öncelikli hedef olmaya devam edeceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Can dostlar için artan yemekler seferber ediliyor Haber

Can dostlar için artan yemekler seferber ediliyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Organize Sanayi Bölgesi (MOSB) arasında, sokak hayvanlarının beslenmesine yönelik anlamlı bir protokol imzalandı. Proje sayesinde OSB’deki fabrikalardan artan yemekler, israf edilmeden sterilize edilerek Hayvan Yaşam Merkezi’ndeki can dostlara ulaştırılacak. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Organize Sanayi Bölgesi (MOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sait Türek’i ziyaret etti. Görüşmede Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın ve MOSB yönetim kurulu üyeleri de hazır bulundu. İmzalanan protokol kapsamında, Yunusemre’de bulunan Hayvan Yaşam Merkezi’ndeki sahipsiz hayvanların beslenme ihtiyacı, OSB'deki fabrikalardan sağlanan hijyenik artan yemeklerle karşılanacak. Hem israf önlenecek hem can dostlar doyacak Protokolün hem çevre hem de hayvan hakları açısından önemine değinen Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Besim Dutlulu, “Manisa’mızın gururu olan Organize Sanayi Bölgemiz ile anlamlı bir iş birliğine imza attık. Bu projeyle tesislerimizde konaklayan can dostlarımızın beslenmesini sürdürülebilir hale getirirken, aynı zamanda ciddi bir gıda israfının da önüne geçiyoruz. Desteklerinden dolayı Sayın Sait Türek’e teşekkürlerimi sunuyorum. Büyükşehir Belediyesi olarak sanayimizle ortak projeler üretmeye devam edeceğiz” dedi. “Daha büyük projelere imza atacağız” MOSB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sait Türek ise iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: “Büyükşehir Belediyemiz ile zaten yakın bir çalışma içerisindeyiz. Daha önce Cumhuriyet Kavşağı projesini de birlikte hayata geçirmiştik. Bugün ise ‘pati dostu’ bir adımla hijyenik koşullarda toplanan yemekleri can dostlarımıza ulaştıracağız. Önümüzdeki süreçte Manisa için daha büyük projelere birlikte imza atmayı hedefliyoruz.”

Yağışsız geçen mevsim: İran en kurak dönemini yaşıyor Haber

Yağışsız geçen mevsim: İran en kurak dönemini yaşıyor

İran sonbahardan bu yana neredeyse hiç yağmur almadı. 23 Eylül’de başlayan yeni yağmur mevsiminin ilk haftalarında 31 eyaletin 15’inde hiç yağış kaydedilmedi. Ülke, son on yılların en ağır kuraklığını yaşarken, yetkililer su kesintileriyle tüketimi sınırlamaya çalışıyor. Enerji Bakanı Abbas Ali Abad, özellikle başkent Tahran’da belirli saatlerde planlı su kesintileri uygulanacağını açıkladı. Ancak 20 milyona yaklaşan nüfusuyla Tahran’da, yıllardır yenilenmeyen altyapı nedeniyle basınç düşüklüğü ve uzun süren kesintiler günlük yaşamı zorlaştırıyor. Barajlar kritik seviyede, halk çaresiz Tahran çevresindeki barajların su seviyesi, altı yıldır devam eden kuraklık yüzünden tarihinin en düşük noktasına geriledi. Tahran Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne göre halk son yedi ayda %12 daha az suyla yaşamak zorunda kaldı; bu oran kısa sürede %20’ye çıkarılabilir. Bazı bölgelerde yaşayan yurttaşlar, su pompaları olmadan evlerine su çıkmadığını belirtiyor. Yetkililer, kış aylarına kadar mevcut arzın sürdürülebilmesi için tüketimin ciddi oranda azaltılması gerektiğini söylüyor. “İran her üç yılda Konstanz Gölü büyüklüğünde su kaybediyor” DW’ye konuşan çevre uzmanı Azam Bahrami, su krizinin nedeninin yalnızca iklim değil, yanlış yönetim ve tarım politikaları olduğunu belirtiyor. İran’da suyun %80–90’ı tarıma gidiyor ve bu sektörde ilkel sulama yöntemleri hâlâ yaygın. Stuttgart Üniversitesi’nden Muhammed Javad Tourian’ın Nature dergisinde yayımlanan araştırmasına göre, İran 2002’den bu yana yılda 16 milyar metreküp su kaybediyor — bu da her üç yılda bir Konstanz Gölü (Bodensee) büyüklüğünde bir su rezervinin yok olması anlamına geliyor. Son 23 yılda toplam 370 milyar metreküp suyun kaybolduğu tahmin ediliyor. Siyasi irade eksikliği ve liyakatsiz yönetim Uzmanlara göre İran, artık nüfus artışını sürdüremeyecek ve gıda üretiminde kendi kendine yetemeyecek bir noktada. Ancak reform yanlısı çevrelerin uyarıları dikkate alınmıyor; karar mekanizmalarında liyakatsiz, rejime yakın isimler yer alıyor. Reformcu İtimad gazetesi “önemli kurumlardaki liyakatsiz yöneticileri” su krizinin baş sorumlusu olarak gösterirken, Şark gazetesi “siyasi tartışma ortamının tamamen yok edildiğini” yazdı. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, su kıtlığının derinleşmesi durumunda Tahran’ın tahliyesinin bile gündeme gelebileceğini açıklamıştı. Ancak kamuoyu hâlâ şu sorunun yanıtını bekliyor: “Tahranlılar nereye gidecek?” Uzmanlardan çözüm önerileri Tourian’a göre kısa vadede içme suyu önceliklendirilip, sanayi ve tarımda tüketim kısıtlanmalı. Uzun vadede ise: Uydu verileriyle su kayıplarının düzenli izlenmesi, Tarımda iklime uygun ürünlere geçilmesi, Verimli sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Ancak bu adımların hayata geçebilmesi için teknik kapasiteden çok, siyasi irade ve şeffaf yönetim gerekiyor. Tourian bu durumu şöyle özetliyor: “Çoğu zaman teknik çözümü bulmak, siyasi çözümü bulmaktan çok daha kolay.” İran, kötü yönetim, aşırı su kullanımı ve kuraklığın birleşimiyle öngörülebilir bir çevre felaketinin eşiğinde. Uzmanlara göre yalnızca kısa vadeli kesintiler değil, köklü reformlar ve bilimsel yönetim anlayışı ülkeyi bu krizden kurtarabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.