SON DAKİKA

#Savaş Uçakları

HABER DEĞER - Savaş Uçakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savaş Uçakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ateşkese rağmen İsrail’den Lübnan’a saldırı Haber

Ateşkese rağmen İsrail’den Lübnan’a saldırı

Sivil Yerleşimler Hedef Alındı Lübnan Sağlık Bakanlığı, Sur kentindeki Masakin Şabiyye Mahallesi’ne düzenlenen saldırıda 8 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 32 kişinin yaralandığını duyurdu. İsrail savaş uçakları ve insansız hava araçları (İHA) tarafından gün içinde Mecdel Zun, Secid, Adşit, Zefta, Kakaiyyet Cisir, Yuhmur, Yukarı Nebatiye, Kefur, Haruf ve Cebşit gibi pek çok farklı nokta hedef alındı. Saldırılarda Zefta ve Ansariyye-Adlun hattında toplam üç Suriye vatandaşı, Adşit’te bir çiftlik sahibi, Habbuş’ta 16 yaşında bir çocuk ve Kefer Rumman’da iki kişi hayatını kaybetti. Diplomasi ve Sahadaki Gerilim Saldırıların zamanlaması, İran Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonları durdurduğunu açıkladığı günün hemen sonrasına denk gelmesiyle dikkat çekti. Hatemu'l Enbiya Karargahı, operasyonların sonlandırıldığını belirtmiş ancak Lübnan’a yönelik saldırıların devamı halinde "daha sert karşılık" verileceği konusunda İsrail'i uyarmıştı. İsrail basını ise Başbakan Benjamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'ın talebiyle İran'a yönelik saldırıları durdurmayı kabul ettiğini, ancak Lübnan operasyonlarına "tüm gücüyle" devam edeceğini öne sürdü. Hizbullah’tan Misilleme Yaşanan ateşkes ihlalleri ve devam eden saldırılara karşı Hizbullah da boş durmadı. Örgüt, gün içinde İsrail ordusuna ait askeri mevziler, komuta merkezleri ve askeri araçlara yönelik kamikaze İHA'lar ve roketlerle dokuz ayrı saldırı düzenlediğini açıkladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail’in Irak çölündeki gizli üssü ifşa oldu: İhbarcı çobanın öldürüldüğü iddiası Haber

İsrail’in Irak çölündeki gizli üssü ifşa oldu: İhbarcı çobanın öldürüldüğü iddiası

Wall Street Journal’ın (WSJ) ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, İsrail ordusu İran’a yönelik hava operasyonlarına destek sağlamak amacıyla Irak topraklarında gizli bir askeri merkez oluşturdu. İsrail özel kuvvetlerinin ve arama-kurtarma ekiplerinin konuşlandığı bu üssün, özellikle olası bir çatışmada düşen pilotlara hızlı müdahale etmek için "ileri lojistik merkez" olarak kullanıldığı belirtildi. Olağan dışı hareketliliği bir çoban fark etti Üssün deşifre olma süreci, bölgede hayvanlarını otlatan bir çobanın çölün derinliklerinde helikopter hareketliliği ve yabancı askerleri fark etmesiyle başladı. Çobanın durumu Irak güvenlik güçlerine bildirmesi üzerine, yerel askeri birlikler bölgeye inceleme yapmak üzere sevk edildi. Ancak gizli üs bölgesine yaklaşan Irak askerlerine İsrail savaş uçakları tarafından hava saldırısı düzenlendiği bildirildi. Irak askerlerine hava saldırısı İddiaya göre düzenlenen hava saldırısında en az bir Irak askeri hayatını kaybederken, iki asker de yaralandı. Irak hükümetinin ilk etapta saldırının arkasında ABD'nin olduğunu düşünerek Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunduğu, ancak Washington yönetiminin operasyonun İsrail tarafından gerçekleştirildiğini teyit ettiği aktarıldı. Bu gelişme üzerine Irak yönetiminin egemenlik ihlali gerekçesiyle şikayetlerini uluslararası mercilere taşıdığı öğrenildi. İhbarcı çobanın akıbeti tartışılıyor Irak ve Arap medyasında yer alan son iddialara göre, üssün yerini ifşa eden çoban ölü bulundu. Yerel kaynaklar çobanın suikasta kurban gittiğini öne sürse de, bu iddiaya ilişkin Irak resmi makamlarından veya bağımsız Batılı kaynaklardan henüz kesin bir doğrulama gelmedi. İsrail tarafı ise Irak topraklarındaki gizli üs ve operasyonel faaliyetler hakkındaki haberlere ilişkin sessizliğini koruyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail’den dev silah hamlesi: ABD ile milyarlık anlaşma Haber

İsrail’den dev silah hamlesi: ABD ile milyarlık anlaşma

Orta Doğu’da gerilim sürerken İsrail, hava gücünü artıracak önemli bir adım attı. ABD ile yapılan anlaşma kapsamında yeni nesil savaş uçaklarının tedarik edilmesi kararlaştırıldı. Anlaşmanın, ülkenin askeri kapasitesini uzun vadede güçlendirmeyi hedeflediği belirtiliyor. Onaylanan anlaşma çerçevesinde, Lockheed Martin üretimi F-35 savaş uçakları ile Boeing tarafından geliştirilen F-15IA uçaklarının tedarik edileceği açıklandı. Bu alımla birlikte İsrail ordusunun envanterine iki yeni savaş filosu eklenecek. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, anlaşmanın ülkenin uzun vadeli savunma stratejisinin parçası olduğunu belirtti. Katz, “Bu plan, İsrail’in hava üstünlüğünü onlarca yıl boyunca korumayı hedefliyor” ifadelerini kullandı. Mevcut filoya takviye Anlaşmanın, “İsrail’in Kalkanı” olarak adlandırılan savunma planının merkezinde yer aldığı vurgulandı. Yetkililer, bu adımla ordunun farklı coğrafyalarda hızlı ve etkili operasyon yapabilme kapasitesinin artırılmasının amaçlandığını ifade etti. Halihazırda F-35 savaş uçaklarını aktif olarak kullanan İsrail, yeni alımlarla bu kapasitesini daha da genişletmeyi planlıyor. F-35’ler, dünya genelinde en gelişmiş savaş uçakları arasında gösteriliyor. Caydırıcılık mesajı Uzmanlara göre bu anlaşma, doğrudan bir savaş hazırlığından ziyade bölgedeki artan gerilimlere karşı caydırıcılığı artırma hamlesi olarak değerlendiriliyor. Özellikle İran kaynaklı tehdit algısının, İsrail’in hava gücünü güçlendirme stratejisinde belirleyici olduğu ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor? Haber

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor?

Uluslararası bir araştırma, Çin’de geliştirilen yapay zekâ sohbet botlarının siyasi konularda farklı davrandığını ortaya çıkardı. Çalışmaya göre bu modeller, devlet politikaları, Tayvan’ın statüsü ve etnik azınlıklar gibi hassas başlıklarda soruları yanıtsız bırakabiliyor ya da sınırlı içerik sunuyor. Çalışma Çinli ve küresel modelleri karşılaştırdı PNAS Nexus dergisinde yayımlanan araştırma, Çin’in önde gelen yapay zekâ sohbet botlarının 100’den fazla politik soruya verdiği yanıtları Çin dışında geliştirilen modellerle karşılaştırdı. Araştırmacılar, sorunun reddedilmesi, konunun geçiştirilmesi veya hatalı bilgi verilmesini olası sansür göstergesi olarak değerlendirdi. Sonuçlara göre Tayvan, demokrasi yanlısı aktivistler ve etnik azınlıklar gibi başlıklarda Çinli modellerin daha sık yanıt vermekten kaçındığı tespit edildi. Yanıtlar daha kısa ve eksik olabiliyor Araştırma, Çinli modeller yanıt verdiğinde ise çoğu zaman sorunun çerçevesini tartıştığını, kritik bilgileri dışarıda bıraktığını ve daha kısa yanıtlar ürettiğini ortaya koydu. Hata oranlarının bazı modellerde Çin dışındaki sistemlere kıyasla daha yüksek olduğu belirtilirken, özellikle bazı sohbet botlarında bu oranın dikkat çekici biçimde arttığı aktarıldı. Düzenlemeler yapay zekâ çıktısını etkileyebilir Uzmanlar, Çin’de yürürlüğe giren yapay zekâ düzenlemelerinin şirketlere “temel sosyalist değerleri” gözetme yükümlülüğü getirdiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede yapay zekâ sistemlerinin ulusal egemenliği zayıflatacak veya devlet sistemini eleştirecek içerik üretmesinin sınırlandırıldığı ifade ediliyor. Araştırmacılara göre bu düzenlemeler, Çin merkezli büyük dil modellerinin verdiği yanıtları doğrudan etkileyebilecek bir çerçeve oluşturuyor. Sansürün etkisi görünmez olabilir Çalışma, sohbet botlarının çoğu zaman doğrudan reddetmek yerine özür dileyerek ya da genel ifadeler kullanarak yanıt vermesinin, kullanıcıların sansürün farkına varmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Bu durumun bilgiye erişimi, algıları ve karar alma süreçlerini “sessiz biçimde şekillendirebileceği” uyarısı yapıldı. Bununla birlikte araştırmacılar, tüm farklılıkların yalnızca devlet baskısıyla açıklanamayacağını; veri seti, kültürel bağlam ve dil farklılıklarının da sonuçları etkileyebileceğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü Haber

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü

Amerikan basınına yansıyan haberlere göre ABD, Orta Doğu’daki askeri varlığını son yılların en büyük hava gücü sevkiyatıyla güçlendirdi. ABD’li yetkililer ve eski askerî kaynaklara dayandırılan değerlendirmelerde, söz konusu konuşlandırmanın İran’a karşı olası bir saldırı ihtimaline hazırlık niteliği taşıdığı öne sürüldü. Bölgede hava ve deniz unsurları genişletildi Haberlere göre ABD, Ürdün ve Suudi Arabistan’daki üsler başta olmak üzere bölgeye F-35, F-15 ve F-16 savaş uçakları ile erken uyarı ve iletişim uçakları konuşlandırdı. Aynı süreçte Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da ABD donanmasına ait çok sayıda geminin görev yaptığı, ikinci bir uçak gemisinin de bölgeye doğru ilerlediği belirtildi. Bu askeri yığınakla Washington yönetiminin, İran’a yönelik kısa süreli bir saldırıdan ziyade haftalar sürebilecek yoğun bir hava harekâtı seçeneğini değerlendirdiği ifade ediliyor. Askeri seçenekler nükleer ve füze tesislerini hedef alabilir Yetkililere sunulan brifinglerde, olası operasyon planlarının İran’ın nükleer programı, balistik füze altyapısı ve bölgesel askeri ağlarını hedef almayı amaçladığı aktarıldı. Bazı seçenekler arasında İranlı siyasi ve askeri liderliğe yönelik hedefli saldırıların da yer aldığı iddia edildi. Buna karşılık İran’ın en önemli caydırıcı gücünün füze kapasitesi olduğu ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimalinin de senaryolar arasında değerlendirildiği belirtiliyor. Diplomasi ile askeri hazırlık aynı anda yürütülüyor ABD yönetimi, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda diplomatik çözümün öncelik olduğunu vurgularken askeri hazırlıkların sürdüğünü dile getirdi. Washington’un, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıracak kapsamlı bir anlaşma istediği, Tahran’ın ise özellikle balistik füze programına yönelik taleplere mesafeli yaklaştığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre tarafların müzakere sürecini sürdürmesi olası bir askeri krizi geciktirebilir ancak gerilimin tamamen ortadan kalktığına dair güçlü bir işaret bulunmuyor. Operasyonun kapsamı ve sonuçları belirsiz Analistler, bölgede geniş hava gücü konuşlandırılmasına rağmen 1991 ve 2003’teki harekâtlardan farklı olarak kara kuvveti desteğinin sınırlı olabileceğine dikkat çekiyor. Bazı müttefik ülkelerin hava sahası konusunda temkinli davranmasının da operasyonun kapsamını etkileyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle birçok eski askeri yetkili, belirsizlikler göz önüne alındığında diplomatik bir anlaşmanın askeri seçenekten daha olası ve tercih edilebilir olduğunu değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.