SON DAKİKA

#Savcılık

HABER DEĞER - Savcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lütfi Arıboğan hakkında iddianame kabul edildi: "Silahlı terör örgütüne yardım etme" suçundan hapis cezası Haber

Lütfi Arıboğan hakkında iddianame kabul edildi: "Silahlı terör örgütüne yardım etme" suçundan hapis cezası

Kamuoyunda "futbolda şike kumpası" olarak bilinen soruşturma süreci doğrultusunda eski spor yöneticisi Lütfi Arıboğan hakkında adli süreçte yeni bir safhaya geçildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, yürütülen soruşturma sonucunda Lütfi Arıboğan hakkında düzenlenen iddianameyi kabul etti. Hazırlanan iddianamede, Arıboğan'ın "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 2 yıl 6 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Ne olmuştu? Soruşturma kapsamında Lütfi Arıboğan ile İlhan Helvacı’nın 25 Aralık 2025 tarihinde savcılık kanadınca ifadeleri alınmıştı. İfadelerinin ardından "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım" suçlamasıyla sulh ceza hakimliğine sevk edilen her iki isim hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmalarına karar verilmişti. Aynı dosya kapsamında sorgulanan Ahmet Gülüm ve Ebru Köksal ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest kalmıştı. Lütfi Arıboğan'ın geçmişi 1961 yılında Adana'da dünyaya gelen Lütfi Arıboğan, eski milli basketbolcu ve spor yöneticisidir. Oyunculuk döneminde Ankara DSİ, Efes Pilsen, Galatasaray ve Ülkerspor formalarını giyen Arıboğan, basketbolu bıraktıktan sonra Ülkerspor'da genel menajerlik yaptı. Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde genel sekreterlik ve başkan vekilliği sorumluluklarını üstlenen Arıboğan, 2012 yılında Galatasaray Sportif AŞ Genel Müdürlüğü ile Galatasaray Spor Kulübü İcra Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sarıgül soruşturmasında gelişme: Aralarında Ömer Sarıgül ve Murat Ağırel'in de olduğu 15 kişiye tutuklama talebi Haber

Sarıgül soruşturmasında gelişme: Aralarında Ömer Sarıgül ve Murat Ağırel'in de olduğu 15 kişiye tutuklama talebi

Mustafa Sarıgül, Ömer Sarıgül ve Abdurrahman Emir Sarıgül’ün isimlerinin geçtiği, Alman iş insanlarının şikayetleriyle bağlantılı para transferleri ve mali işlemlere yönelik yürütülen kara para aklama soruşturmasında adli süreç hız kazandı. Soruşturma kapsamında 16, 17 ve 18 Ekim tarihlerinde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 17 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Üç günlük operasyon zincirinin ardından şüpheliler, sabah saatlerinde sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. 15 isim için tutuklama talep edildi Savcılıktaki sorgularının ardından dosya kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. Savcılık makamı, adliyeye sevk edilen 17 şüpheliden 15’i hakkında tutuklama kararı verilmesini talep etti. Şüpheliler, tutuklama talebinin değerlendirilmesi amacıyla sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen isimler arasında Ömer Sarıgül ve gazeteci Murat Ağırel’in yanı sıra; Özgür Bölükbaşı, Sadullah Ergün, Selim Daşdemir, Volkan Aslanbaş, Zekai Erdem, Zekeriya Yasemin, Aylin Kotil, Bayram Özata, Caner Baş, Cavidan Tanrah Artuner, Cihan Durak, Cihat Salman ve Mehmet Ali Aslan yer aldı. Öte yandan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Cemil Vasken Barın ve Uğur Kurtulan ise adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk edildi. Soruşturmanın geçmişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Alman iş insanlarının şikayetleriyle bağlantılı olduğu belirtilen para transferleri ve mali işlemlere ilişkin iddialar üzerine kara para aklama soruşturması başlatmıştı. Mustafa Sarıgül, Ömer Sarıgül ve Abdurrahman Emir Sarıgül'ün isimlerinin geçtiği soruşturma kapsamında çeşitli mali hareketler incelemeye alınmış, 16, 17 ve 18 Ekim tarihlerinde operasyonlar düzenlenmişti. Operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alınırken, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 15'i hakkında tutuklama talebinde bulunuldu. tüm bilgileir kulland demiştim haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Fatih Ergin hakkında iddianame hazırlandı: 4,5 yıla kadar hapsi istendi Haber

Gazeteci Fatih Ergin hakkında iddianame hazırlandı: 4,5 yıla kadar hapsi istendi

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski kampüs doktoru Turgay Tamer'in evinde ölü bulunmasına ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımı sonrası gözaltına alınıp 28 Eylül'de tutuklanan gazeteci Fatih Ergin hakkındaki adli süreçte yeni bir safhaya geçildi. Yaklaşık 3 haftadır cezaevinde bulunan Ergin hakkında iddianame düzenlendi. "Gerçeğe aykırı bilgi" ve soruşturma güvenilirliği vurgusu Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Silivri İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün resmi yazısına dayanılarak Turgay Tamer’in görev yaptığı dönemde "adli tıp çalışanı" sıfatı taşımadığı belirtildi. Savcılık makamı, bu teknik ayrıntıdan hareketle gazeteci Fatih Ergin’in yaptığı paylaşımda yer alan ifadenin gerçeğe aykırı bilgi niteliğinde olduğunu savundu. İddianamede ayrıca Ergin’in gazeteci kimliği nedeniyle paylaşımlarının geniş kitlelere ulaşma potansiyeli taşıdığı, söz konusu paylaşımın kamuoyunda endişe yaratabileceği ve yürütülmekte olan Kozinoğlu soruşturmasının güvenilirliğini zedeleyebileceği ileri sürüldü. Sosyal medya paylaşımının ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen Fatih Ergin'in kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabına da mahkeme kararıyla erişim engeli getirilmişti. Hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilmesinin ardından Ergin'in yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bayraklı Belediyesi'ne yolsuzluk operasyonu: Eski Belediye Başkanı da dahil 43 kişi adliyeye sevk edildi Haber

Bayraklı Belediyesi'ne yolsuzluk operasyonu: Eski Belediye Başkanı da dahil 43 kişi adliyeye sevk edildi

İzmir merkezli olarak Ankara, Elazığ ve Muğla illerinde Mali Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği dev operasyonun emniyet sorgu ayağı tamamlandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın topladığı deliller doğrultusunda hakkında yakalama kararı verilen 48 şüpheliden 47'si şafak operasyonlarıyla gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda kritik dijital materyale ve bir ruhsatsız tabancaya el konuldu. Soruşturma kapsamında firari durumda bulunan bir şüpheliyi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi. Adliyeye sevk edilen kilit isimler Emniyetteki işlemleri tamamlanan 4 şüpheli serbest bırakılırken, savcılık sorgusu için İzmir Adalet Sarayı'na sevk edilen 43 kişilik listede yer alan dikkat çekici isimler şu şekilde sıralandı: Serdar Sandal: Önceki Dönem Bayraklı Belediye Başkanı B.U. (Berk Ulusal): Dönemin BAYBEL AŞ Yönetim Kurulu Başkanı D.G. (Didem Gültekin): Bayraklı CHP İlçe Başkanı ve Belediye Çalışanı M.C.S. (Mehmet Cengiz Sarıoğlu): Eski BAYBEL AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeni Parti Bayraklı Belediye Meclis Üyesi A.A. ve O.Ç.Ş.: İzmir Büyükşehir Belediyesi Şube Müdürleri Y.S. (Yağız Sandal): Önceki Dönem Belediye Başkanı Serdar Sandal'ın Oğlu Adliyeye sevk edilen şüphelilerin, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "Rüşvet" ve "İhaleye fesat karıştırmak" suçlamalarıyla savcılığa ifade vermesi bekleniyor. Sayıştay raporları ve MASAK verileri doğrultusunda derinleştirilen soruşturmada, belediye iştirakleri üzerinden oluşturulan usulsüz ihale ve rüşvet trafiğinin tüm yönleriyle açığa çıkarılması amaçlanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir" Haber

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir"

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül, katıldığı egündem adlı youtube kanalında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa kararını, 2023 seçim süreçlerini ve Kaşif Kozinoğlu dosyasını tüm detaylarıyla masaya yatırdı. Programda, Yavaş'ın hamlesinden muhalefetin adaylık krizine ve derin devlet dosyalarına kadar pek çok konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulunuldu. Siyasi Hayatının Sonu mu? Akgönül değerlendirilmesinde "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir." dedi. Nedeni olarak yaptığı açıklamada, "Çünkü Mansur Yavaş bu saatten sonra kendisine "Beni Erdoğan'ın karşısına çıkarmayın" diyebilecek bir siyasal parti veya bir siyasal eğilim arayacak. Onu da herkes Erdoğan'ın karşısına çıkarmak isteyecektir. Zaten Mansur Yavaş gibi adamlar Erdoğan'ın karşısına çıkmazlar. Bu kadar akıllı adamlardı, adamlardılar. 2023 seçimlerini de değerlendiren Akgönül, "Çıksalar zaten 2023'te çıkarlardı. Çıkmadılar. 2023'te çıksalardı da bu oyunların ölçülerini alırlar. 2023 yılıyla ilgili birazdan detaylı bazı bilgiler de verebiliriz. Çünkü fırtına aslında orada başlıyor. Ben Mansur Yavaş'ın siyasal hayatının bittiğini düşünüyorum. Hatta bence Mansur Yavaş'ın belediye başkanlığı hayatı da bundan sonra bitecek. Yani Nisan 2019'da Mansur Yavaş belediye başkan adayı da olmayacaktır" dedi. Mansur Yavaş'ın Siyasi Geçmişi Mansur Yavaş'ın daha önce de siyasi kariyeri hakkında açıklamada bulunan Akgönül, "6-8 ay sonra bir partiye geçerse, söz gelimi yeni parti veya 2 yıl sonra yeniden CHP'ye geçerse —ki biliyorsun o CHP'den ayrılıp yeniden CHP'ye geri dönmüşlüğü de vardı. Aslında Mansur Yavaş'ın CHP ile kurduğu ilişki çok zikzaklıdır. 2014'te CHP'ye giriyor. 2014'teki yerel seçimlerde yine CHP'den aday olarak gösteriliyor. 2014'te %1 farkla... ve orada büyük bir şey vardı, büyük bir infial kopmuştu, elektrikler kesilmişti vesaire. %1 oy farkla Melih Gökçek'e kaybediyor. 2016'da ayrılıyor, CHP'den ayrılıyor. 2018'de yeniden geliyor, bak arada 2 yıl var. 2018'de yeniden geliyor. 2019'da CHP Ankara Belediye Başkan adayı gösteriliyor. %50 küsür oy alıyor. Zaten 2023'te de şey, 2024'te de %60 oy alıyor. Dolayısıyla aslında 2 yıl sonra yeniden CHP'ye dönebilir Mansur Yavaş." ifadelerini kullandı. Akgönül ayrılışın sebebini de değerlendirerek, "Eğer siyasal bir hamle yaptıysa o da yeni partili seçmenlerin kendisine Ankara özelinde bundan sonra muhalefet etmesini engellemek için. Çünkü yeni partililer aslında Mansur Yavaş'a ciddi ciddi bir kimilerine göre karalama kampanyası, kimilerine göre artık gerçeği saklamama ihtiyacı olsun diye Mansur Yavaş'ın aslında Ankara'ya da bir faydasının olmadığını, Ankara'ya da bir hizmet üretmediğini söylemeye başlıyorlardı." dedi. Yavaş ardından ilçe belediylerinin de ardı arkasına istfa etmeleri hakkında Akgönül, "Sadece Mansur Yavaş değil diğer ilçe belediyeleri de istifa etti. Evet. Ama onlar hepsi yedi ilçe belediye başkanı istifa etti. Ben bu istifaların Ankara dışına da taşacağını düşünüyorum. Hepsi sadece bir ya da iki kişi hariç Mansur Yavaş'ın ismini vererek istifa ettiler. Yani "Mansur Başkan'la birlikteyiz" diye. Bu zaten kaçınılmaz. Yani sen Büyükşehirle iş tutan bir ilçe belediye başkanı olmaya çalışacaksın ve dahası zaten seni Mansur Yavaş getirdi. Yani zaten Mansur Yavaş'ın CHP listelerine soktuğu adamlardı bu giden belediye başkanları. Orada bence racona aykırı bir durum yok. Burada esas durum şu: Yani Mansur Yavaş 2028'de Cumhurbaşkanı adayı olmayacak. Bu bir. İki, eğer bağımsız kalırsa Nisan 2029'da da belediye başkanı adayı olmayacak."dedi. "Bağımsız kalırsa Nisan 2029'da belediye başkanı adayı olmayacak" Akgönül Yavaş'In bağımsız kalırsa belediye başkanı adayı olmayacağı tespitinde bulunarak, "Mansur Yavaş'ın kişisel bir karizması yok. Yani kişisel karizması %20'lerdedir. Hatta şunu diyebilirim: MHP'den belediye başkan adayı olduğunda %27 oy almıştı. 2014 yerel seçimlerinden önce değil mi? Evet, %27 oy almıştı. O da hani Mansur Yavaş'ın kişisel karizması belki %15-20'dir. Yani belediyeleri biz sizinle geçen hafta analiz ettik. Ben bu yüzden belediyelerin kapatılması gerektiğini savunmuştum. Belediyelerde partizanlar seçim yaparlar. Sempatizanlar seçim yapmazlar. Yani "ben şu belediye başkanının hizmetini çok iyi buluyorum, onu tercih ediyorum" diyen bir tane aklı başında insan yoktur. Çünkü hiçbir belediye başkanı çok iyi hizmet yapmaz. Belediye başkanları politik bir kariyer inşa etmek için belediye başkanı olurlar. Ve bunu da partiler üzerinden yaparlar. Parti dışı bir belediye başkanı olmaz." dedi. Demirtaş ve Cumhurbaşkanı değerlendirmesi Akgönül Demirtaş tahliyesi hakkında çıkacağını öngördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanının adaylığı hakkında ise, "Cumhurbaşkanlığı mevcut seçim tarihinden, 2028 yılındaki seçim tarihinden bir gün önce bile yapılan seçimde aday olabilir. Erken seçim olacağını düşünüyoruz. Tabii aslında hukuki teknik anlamıyla 2028 Nisan ayında bir seçim yapılacak. Bu erken seçim olmayacak. Hukuki anlamda bu öne alınmış seçim olacak. Öne alınan bir seçimde veya erken seçimde ki ikisinde de meclisin onayı lazım. Meclisin onayını aldığında halihazırda iki dönem cumhurbaşkanlığı yapmış biri yeniden cumhurbaşkanı adayı olabilir." dedi. "Kaşif Kozinoğlu bir kahramandır ve bir şehittir" Son dönemde ölümü ile ilgili soruşturma yürütülen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu dosyası hakkında da kritik açıklamalarda bulundu. Kozinoğlu'nu bir şehit olarak nitelendiren Akgönül, "Fethi kabir yapılmıştı ve bu fethi kabirde Kaşif Kozinoğlu'nun vücut bütünlüğünün büyük oranda bozulmadığı, 15 yıllık yeraltında değil mi, defnedilmesine rağmen bu bizim inancımıza göre şehitlere verilen bir payedir aslında. Bu yüzden ben Kaşif Kozinoğlu'nun kahraman olduğunu ve bir şehit olduğunu düşünüyorum. Niye kahramandır'ı söylüyorum? Burada bir tersine çevirme yapalım. Ekrem Dumanlı vardı bilirsiniz. Zaman Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda bir numaralı FETÖ'cü. Hatta bana göre o mahrem imamların biridir. Ekrem Dumanlı Kaşif Kozinoğlu'nun öldürülmesinden, bana göre öldürülmesinden sonra ya da şüpheli ölümünden sonra diyelim ama ben onun şehit edildiğini düşünüyorum, öldürülmesinden sonra bir yazı yazmıştı: "Kaşifinizden kahraman çıkmaz" demişti. Bu hitabı üzerime alınıyorum. Yani aslında "Kaşifimiz kahramandı"yı Ekrem Dumanlı'nın yazısına bir cevap olarak bence herkesin vermesi gerekir." dedi. Kurtlar Vadisi hakkında değerlendirme Akgönül dizi hakkında yürütülen soruşturmaya da atıfta bulunarak, "Her kim yaptıysa suyu bulandırıyor arkadaşlar. Hatta hatırlayın en son o Ömer Baba karakterini canlandıran Emin Olcay da ifade vermeye gitti. Yani böyle bir şey olabilir mi? Emin Olcay ne bilsin yani Kaşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili ne bilsin? Dün, dün dediğim yani birkaç gün önce Sabah Gazetesi'ne röportaj veriyor. Raci Şaşmaz ve Necati Şaşmaz'ı kötülüyor. Bir diss atıyor kendince. Ertesi gün savcılıktan ifadesine başvurulmak için bile değil, bilgi almak için o sıfatla çağrılıyor. Abi bu adam ne bilsin yani?" dedi. Dizinin tarihinden itibaren değerlendirmelerde bulunan Akgönül, " Kurtlar Vadisi ilk çıktığından beri 2002'den beri zaten MİT içerisindeki kapışmanın, Milli İstihbarat Teşkilatı içerisindeki kapışmanın bir tarafı olarak konuşuyordu. Her zaman konuşuyordu. Bak 2004 yılında çok şaşıracaksın, dönemin MİT başkanı Şenkal Bey'e, Şenkal Atasagun'a Kurtlar Vadisi ile ilgili bir rapor gidiyor. Raporu kim yazıyor? Kaşif Kozinoğlu. Ve raporda ne diyor? "Bu dizinin konsept danışmanı Soner Yalçın ama akıl babası, akıl vereni Hasan Atilla Uğur" diyor. Peki Hasan Atilla Uğur ne oluyor? Bugün Kaşif Kozinoğlu'nun bana göre cinayet şüphelisi ki sağlık problemleri el vermediği için cezaevine konulmadı ama şu anda ev hapsinde. Zaten o da Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde bir payı var Hasan Atilla Uğur'un ve bana göre güçlü bir payı var." diye konuştu. Hasan Atilla Uğur'un savcılık ifadeleri Akgönül soruşturmanın önemli ismi Hasan Atilla Uğur hakkında da açıklamalarda bulundu. Açıklamasında "Rasim Ozan Kütahyalı Kaşif Kozinoğlu cinayeti için "kokteyl cinayet" dedi. Daha doğrusu "kokteyl operasyon". Doğru telaffuz edelim: kokteyl operasyon. Kokteyl operasyon şu demek: Başfail FETÖ'cüdür ama zamanında Ergenekoncu olarak bilinenlerden de destek almıştır. Dolayısıyla bence cinayeti FETÖ işletti ama dönemin Ergenekoncularından da bazılarından —Ergenekon örgütünden değil, Ergenekonculardan bazılarından— da destek aldı. İşte bu destekçilerden zaten ikisi Kaşif Kozinoğlu rahmetlinin koğuş arkadaşıydı. Ve orada dikkat et sen Hasan Atilla Uğur'un savcılıktaki ifadelerini? Ne diyor? Hiçbir şey demiyor. "Hatırlamıyorum" diyor. "Hatırlamıyorum". "Hangi ilacı verdin?", "Hatırlamıyorum". "Çıktığında elinin arkasında bir şey var saklıyorsun, değnek mi iğne mi her neyse artık bir şey var saklıyorsun, ne var?", "Hatırlamıyorum" diyor. Şimdi savcılık bu kadar çok nisyan ile malul olan birine onun hatırlayacağı bir şeyler söylemeli." kaydetti. "Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir" Akgönül Perinçek'in soruşturmada bilgili olduğunu değerlendirerek, "Peki kimdir acaba hatırlayanlar? Kim olabilir? Doğu Perinçek. Bence Doğu Bey, Doğu Perinçek Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir. Yani Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'i çağıracağına, Emin Olcay'ı çağıracağına, Doğu Perinçek'i bilgi verme sıfatıyla... Ama ne sanık ne tanık. Hani burada da Doğu Bey'i biz zan altında bırakmayalım. Çünkü Kaşif Kozinoğlu ölmeden önce Doğu Perinçek'e bir sürü mektup gönderiyor. Bunlar var. "Kaşif Kozinoğlu'nun Mezara Götürmediği Sırlar" diye kitap olarak yayınlanıyor. Kaynak Yayınları'nın genel yayın yönetmeni ve Doğu Perinçek bilgi verme sıfatıyla savcılığa davet edilmelidir." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.