SON DAKİKA

#Savunma

HABER DEĞER - Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "Taciz ve ihlal iddiaları gerçek dışıdır" Haber

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "Taciz ve ihlal iddiaları gerçek dışıdır"

"Uçuşlar tedbir amaçlı gerçekleştirildi" DMM tarafından yapılan açıklamada, bazı basın organlarında yer alan "Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği" iddiasının tamamen asılsız olduğu belirtildi. Söz konusu olayla ilgili gerçekleri paylaşan merkez, 7 Haziran 2026 tarihinde Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) rotasındaki 6 hava trafiğinden 4'ünün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hava sahasını ihlal ettiğini bildirdi. Bu durum üzerine KKTC’de nöbet tutan 2 Türk F-16 uçağının "derhal tedbir amaçlı" havalandığı ifade edildi. "Yunan hava sahası ihlal edilmedi" Uçuşların bölgedeki detaylarına dikkat çeken açıklamada, "Uçaklar, KKTC hava sahası üzerinde görev yapmış olup GKRY hava sahasını ihlal etmemiş, bahsi geçen trafiklere taciz yapılmamıştır" denildi. Ayrıca, 6 Haziran 2026 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci Kuruluş Yıldönümü kapsamında gerçekleştirilen festival uçuşlarının da sadece "2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı uçuş bölgesinde icra edildiği" ve Yunan hava sahasının ihlal edilmediği vurgulandı. DMM, bu tür iddiaların "uluslararası kamuoyunu manipüle etmek ve provokasyon oluşturmak amacıyla" ortaya atıldığını belirterek, halkın bu yalan haberlere itibar etmemesi gerektiğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Jose Mourinho Türkiye’yi AİHM'e şikayet etti  Haber

Jose Mourinho Türkiye’yi AİHM'e şikayet etti 

Portekizli çalıştırıcının, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından verilen cezaların hukuki süreçlerine itiraz ettiği ve AİHM’in dosyayı işleme alarak Türkiye’den resmi savunma talep ettiği öne sürüldü. İfade özgürlüğü ve bağımsızlık vurgusu Mourinho’nun başvurusunda, görev yaptığı süre boyunca TFF bünyesindeki yargı kurullarının bağımsız hareket etmediği iddia edildi. İfade özgürlüğünün kısıtlandığını ve adil yargılanma hakkının zedelendiğini savunan deneyimli teknik adam, cezaların tebliğ sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Mourinho, özellikle Kasım 2024’te oynanan Trabzonspor karşılaşmasının ardından kendisine verilen soyunma odası men ve ağır para cezalarının "hukuki gerekçeden yoksun" olduğunu ileri sürdü. Türkiye'nin 6 aylık savunma süreci başladı AİHM’in başvuruyu kabul ederek Türkiye’ye bildirmesinin ardından, hukuki süreç de başlamış oldu. İddialara göre Türkiye’nin, söz konusu cezaların hukukiliği ve yargı süreçlerinin işleyişi hakkında görüşlerini sunmak üzere altı aylık bir süresi bulunuyor. Bu sürenin sonunda mahkeme, Mourinho’nun iddialarını inceleyerek nihai kararını verecek. Geçmişteki ceza süreci tartışmaları Mourinho'nun Fenerbahçe döneminde yaşadığı bu gerilim, özellikle Trabzonspor maçı sonrasında Tahkim Kurulu’nun disiplin cezalarını onamasıyla tırmanmıştı. Söz konusu dönemde, teknik adamın eleştirileri ve saha kenarındaki tutumu, Türkiye’deki spor hukuku ve disiplin kurulu uygulamalarının tarafsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran-ABD geriliminde sıcak saatler: Hamaney'den "yeni cepheler" tehdidi Haber

İran-ABD geriliminde sıcak saatler: Hamaney'den "yeni cepheler" tehdidi

Orta Doğu, Washington ile Tahran hattında karşılıklı diplomatik ve askeri hamlelerle küresel bir savaşın eşiğine geldi. Barışçıl bir çözüm arayışı sürerken, İran kanadından gelen peş peşe açıklamalar ve ABD'nin askeri hazırlıkları bölgedeki alarm durumunu en üst seviyeye çıkardı. Hamaney: "Düşmanın tecrübe sahibi olmadığı cepheler açılacak" İran lideri Mücteba Hamaney’in resmi sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan mesaj, olası bir topyekûm savaş durumunda Tahran'ın stratejisini gözler önüne serdi. Paylaşımda düşmana açıkça gözdağı verilerek şu ifadelere yer verildi: "Düşmanın savunmasız kalacağı ve tecrübe sahibi olmadığı cephelerin açılması hususunda tüm çalışmalar gerçekleştirildi. Savaş durumunun tırmanması ve devamı halinde, ulusal çıkarlarımız gözetilerek söz konusu bu yeni cepheler tek tek devreye sokulacaktır." Söz konusu askeri restleşmeye dair İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da bir açıklama yaptı. Washington ile yürütülen arka plan diplomasisine değinen Pezeşkiyan, "Diyalog kuruyor olmamız, teslim olacağımız anlamına gelmez. İran yönetimi olarak halkımızın yasal haklarından ve çıkarlarından zerre geri adım atmayacağız. Tüm gücümüzle ülkemizin haklarını korumaya devam edeceğiz" dedi. Trump operasyon talimatını son anda durdurdu Okyanusun diğer tarafında ise ABD Başkanı Donald Trump, askeri operasyon takvimine ilişkin kritik bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı. Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüğünü belirten Trump, Körfez liderlerinin ara buluculuk taleplerini dikkate aldığını ifade etti. Bölge liderlerinin "İran'ın nükleer silahlardan arındırılacağı kapsayıcı bir anlaşmanın hâlâ mümkün olduğu" fikrini iletmesi üzerine Trump, bugün icra edilmesi planlanan hava harekatını ertelediğini duyurdu. "Uzlaşma olmazsa geniş çaplı harekat için hazırlanın" Trump, operasyonun askıya alınması kararını Savunma Bakanı Pete Hegseth ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Daniel Caine’e resmen ilettiğini açıkladı. Ancak İran’a yönelik baskıyı elden bırakmayan ABD Başkanı, diplomasi masasından kabul edilebilir ve somut bir anlaşma çıkmaması durumunda, Amerikan ordusuna İran geneline yönelik çok daha kapsamlı ve yıkıcı bir askeri harekat için tüm hazırlıkların eksiksiz tamamlanması talimatını verdiğini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail’in Güney Kıbrıs’taki askeri varlığı Doğu Akdeniz’de gerilimi tırmandırıyor Haber

İsrail’in Güney Kıbrıs’taki askeri varlığı Doğu Akdeniz’de gerilimi tırmandırıyor

İsrail’in GKRY üzerinden Ada’daki diplomatik, ekonomik ve askeri etkisini her geçen gün artırması, bölgedeki stratejik dengeleri yerinden oynattı. İsrail vatandaşlarının Rum kesiminde yoğun arazi alımları yapması ve iki yönetimin askeri iş birliklerini derinleştirmesi, güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bir boyuta ulaştı. "Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı" Kıbrıs’taki güncel gelişmeleri masaya yatıran Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, geçmişte Batılı ülkelerin Rum kesimini Avrupa Birliği’ne üye yaparak Kıbrıs sorununu “Avrupalılaştırdığını” hatırlattı. Gelinen noktada İsrail’in de bu denkleme dahil olduğuna dikkat çeken Hasgüler, durumu şu sözlerle özetledi: “Bir anlamda Avrupalılaşan Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı.” Hasgüler, İsrail’in “Acil Müdahale Gücü” adı altında Ada’ya 2 bin 500 asker konuşlandırdığını ve bu hamlenin mevcut statüyü aşındırdığını ifade etti. Ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in son yıllarda savunma ve istihbarat alanlarında yakın iş birliği yürüttüğünü, bu ittifak denkleminde Yunanistan’ın da yer aldığını sözlerine ekledi. "Türkiye karşıtı askeri bir ileri karakol" Müstafi Amiral Cihat Yaycı ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail ile geliştirdiği askeri bağların doğrudan Türkiye’nin milli güvenliğini hedef aldığını belirtti. Atılan adımların niteliğine dikkat çeken Yaycı, “Kıbrıs fiilen Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı askerî bir ileri karakola dönüştürülüyor.” dedi. Türkiye’nin garantör devlet sorumluluğuyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğini koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Yaycı, İsrail ve GKRY’nin tek taraflı askeri adımlarının Ada’daki gerilimi körüklediğini ve Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarından taviz vermeyeceğini vurguladı. Yoğun toprak alımları ve yerleşim alanları Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, askeri hareketliliğin yanı sıra İsrail vatandaşlarının Güney Kıbrıs’ta yoğun şekilde arazi satın aldığı aktarıldı. Ada'nın bazı bölgelerinde yalnızca İsraillilerin ikamet ettiği kapalı yerleşim alanlarının oluştuğu kaydedilirken, uzmanlar bu nüfus ve mülkiyet hareketliliğinin ilerleyen dönemde çok daha büyük sorunlara yol açabileceği uyarısını yapıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yaşar İpek İsrail paylaşımları nedeniyle 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı Haber

Yaşar İpek İsrail paylaşımları nedeniyle 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Türkiye Hahambaşılığı Vakfı’nın şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, İpek’in paylaşımlarındaki bazı ifadelerin suç teşkil ettiği iddia edildi. Davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti, suçun basın ve yayın yoluyla işlendiği kanaatine vararak cezayı artırım maddeleriyle birlikte 3 yıla çıkardı. Savunmasında İsrail destekçilerini hedef aldığını belirtti Duruşma sırasında savunma yapan Yaşar İpek’in avukatı, müvekkilinin paylaşımlarında Türkiye’de yaşayan Yahudi toplumunu değil, İsrail’in saldırılarını ve bu politikaları destekleyen kişileri eleştirdiğini ifade etti. İpek’in avukatı, kararın hatalı olduğunu savunarak istinaf mahkemesine başvuracaklarını dile getirdi. İpek: "Hedefim Siyonist İsrail devleti ve askerleridir" Mahkeme kararının ardından sosyal medya hesabından avukatıyla birlikte bir açıklama yayınlayan Yaşar İpek, paylaşımlarının arkasında olduğunu söyledi. İnsani duygularla hareket ettiğini belirten İpek, şu ifadeleri kullandı: "Katil Siyonist İsrail’in soykırımından dolayı birtakım paylaşımlar yaptım. Bu hapis cezası benim insanlığımdan hiçbir şey götürmeyecek. Benim karşı duruşum, Siyonist İsrail devleti ve askerlerine karşıdır. Bu paylaşımları yapmaya devam edeceğim." "Cezanın yatarı neyse yatarım" Kararın kendisini yıldırmayacağını vurgulayan İpek, İsrail’in politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüreceğini kaydederek, "Cezamın yatarı neyse yatarım" diyerek karara tepki gösterdi. İpek’in avukatı ise üst mahkemeden bu kararın döneceğine inandıklarını belirterek hukuki sürecin devam edeceğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB davasında duruşma ertelendi Haber

İBB davasında duruşma ertelendi

Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen “yolsuzluk” soruşturması kapsamında açılan davada, aralarında tutuklu sanıkların da bulunduğu toplam 414 kişinin yargılanmasına devam edildi. Duruşmanın onuncu haftasında mahkeme heyeti, yargılamanın 18 Mayıs’ta süreceğini açıkladı. İddianamede, görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında çok sayıda suçlama yöneltilirken, toplamda 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edildiği belirtildi. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Murat Kapki, hakkındaki suçlamaları reddetti. Kapki, reklam şirketini Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kurduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, “Bunun gerçekle hiçbir alakası yok” dedi. Kapki ayrıca belediyeden para alan değil, belediyeye ödeme yapan taraf olduklarını öne sürerek, “Katılmadığım bir ihaleye nasıl fesat karıştırabiliyorum?” ifadelerini kullandı. Savunmasında etkin pişmanlık sürecine ilişkin de konuşan Kapki, savcılık sürecinde baskı hissettiğini iddia etti. Kapki, “Ben ne itirafçıyım, ne etkinim, ne de pişmanım” dedi. Duruşma sırasında kısa süreli gerginlik de yaşandı. Mahkeme başkanı, sesini yükselten Ekrem İmamoğlu’na, “Burası sizin miting alanınız değil” sözleriyle tepki gösterdi. Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının devam etmesi için duruşmayı 18 Mayıs Pazartesi gününe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Antalya yolsuzluk davasında Gökhan Böcek konuştu: "Tahliyemi talep ediyorum" Haber

Antalya yolsuzluk davasında Gökhan Böcek konuştu: "Tahliyemi talep ediyorum"

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki ihalelerde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet çarkı kurulduğu iddialarıyla başlatılan soruşturmanın duruşmaları dördüncü gününde devam ediyor. Soruşturmanın odak noktasındaki isimlerden olan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, bugün hakim karşısına çıktı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in "itirafçı oldu" açıklamalarının ardından gözlerin çevrildiği Böcek, duruşmada kısa bir beyanda bulunarak detaylı savunma yetkisini avukatına verdi. "Belediyede resmi görevi yok" Duruşmada Gökhan Böcek’in avukatı Anıl Parlak, müvekkilinin belediye hiyerarşisinde herhangi bir resmi görevi bulunmadığını, dolayısıyla kamu nüfuzunu kullanarak ihalelere müdahale etmesinin hukuken mümkün olmadığını savundu. İddianamede yer alan "seçim çalışması için alınan 8.5 milyon TL"lik tutarın rüşvet değil, gerçek bir ticari faaliyet olan araç giydirme işi karşılığı olduğunu öne süren Parlak, ortada bir kamu baskısının bulunmadığını iddia etti. İmamoğlu ailesine yardım iddiasına yalanlama Davanın en dikkat çeken başlıklarından biri olan "Ekrem İmamoğlu ailesine verilmek üzere 300 bin TL para alındığı" yönündeki iddialar da savunma tarafından reddedildi. Avukat Parlak, bu yardım iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, dosyadaki para trafiğinin tamamen arkadaşlık ilişkilerine dayanan borç alıp verme süreçlerinden ibaret olduğunu savundu. Ayrıca, Muhittin Böcek’in söz konusu para trafiğinden hiçbir şekilde haberi olmadığını ileri sürdü. 10 aylık tutukluluk için tahliye talebi Savunma tarafı, itirafçı olduğu iddia edilen sanıkların cezaevine girdikten sonra "baskı altında" beyan değiştirdiğini savunarak, dosyadaki delillerin karartılma ihtimalinin kalmadığını belirtti. Müvekkili Gökhan Böcek’in yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Avukat Anıl Parlak, dosyanın geldiği aşama itibarıyla derhal tahliye kararı verilmesini talep etti. Mahkeme heyetinin ara kararını gün içinde açıklaması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eylem Tok cezaevinden mektup yazdı: “O aile ile anlaştık” Haber

Eylem Tok cezaevinden mektup yazdı: “O aile ile anlaştık”

İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde 1 Mart 2024 gecesi meydana gelen kazada, Timur Cihantimur’un kullandığı otomobilin çarptığı Oğuz Murat Aci yaşamını yitirmişti. Olayın ardından Cihantimur ve annesi Eylem Tok ABD’ye gitmiş, haklarında çıkarılan kırmızı bülten sonrası 14 Haziran 2024’te Boston’da yakalanarak tutuklanmışlardı. "Eğer hata varsa sorumluluk bize ait" Tok, mektubunda geçmişe dönük değerlendirmeler yaparak, yaşananların ardından kendisini sorguladığını belirtti. Oğlunu çok koruduklarını ifade eden Tok, bazı anlarda gerekli sınırları koyamamış olabileceklerini dile getirerek, olası hataların sorumluluğunu ebeveynler olarak üstlendiklerini vurguladı. Kaza gecesine ilişkin ifadelerinde Tok, olay anında sağlıklı düşünemediğini ve içgüdüleriyle hareket ettiğini söyledi. Oğlunun henüz 16 yaşında olduğunu hatırlatan Tok, o an tek düşüncesinin korku yaşayan çocuğunu korumak olduğunu belirtti. “Varisler sulh anlaşması yapıp helalleşti" O gece yaşadıklarının kendisi için zor olduğunu ifade eden Tok, bir süre uzaklaşmasını kaçış olarak değil, panik ve çaresizlik içinde yön bulma çabası olarak tanımladı. Hayatını kaybeden kişinin ailesinin acısını anladığını dile getiren Tok, yasal varislerle anlaşarak helalleştiklerini açıkladı. “Kimseye bilerek zarar vermedik" Tok, sürecin hem hukuki hem de insani açıdan zorlayıcı olduğunu belirterek, kimseye bilerek zarar vermediklerini ifade etti. Hakkında yapılan yorumların zaman zaman kendisini yorduğunu dile getiren Tok, kırdığı ya da üzdüğü kişilerden af diledi ve mektubunun bir savunma değil, bir annenin duyguları olarak görülmesini istedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Duma’dan sert uyarı: Finlandiya nükleer adımıyla “hedef olur” Haber

Duma’dan sert uyarı: Finlandiya nükleer adımıyla “hedef olur”

Rusya’da alt kanat parlamento olan Devlet Duması’ndan Finlandiya’ya yönelik dikkat çeken bir uyarı geldi. Savunma Komitesi Başkanı Andrey Kartapolov, Helsinki yönetiminin nükleer silahlara kapı aralayacak planını sert sözlerle eleştirdi. “Kendi tercihleri ama sonuçlarına katlanırlar” Andrey Kartapolov, Finlandiya’nın bu yönde adım atması halinde askeri hedef haline gelebileceğini belirterek, “Rus ordusunun stratejik taarruz silahları için hedef olmak istiyorsa, bu onların seçimi” ifadelerini kullandı. Finlandiya’dan nükleer düzenleme hamlesi Finlandiya Savunma Bakanlığı daha önce hükümetin parlamentoya sunduğu teklifte, savunma gerekçesiyle ülkeye nükleer silahların sokulması, taşınması ve depolanmasına izin verilmesini öngören bir düzenleme hazırlandığını açıklamıştı. Bu adım, NATO genişlemesi sonrası bölgede artan güvenlik tartışmalarının yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor. Kremlin: “Doğrudan çatışma sinyali” Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Finlandiya’nın bu girişimini “doğrudan bir konfrontasyon” olarak nitelendirdi. Peskov, Finlandiya topraklarında nükleer silah konuşlandırılmasının Rusya için açık bir tehdit oluşturacağını ve Moskova’nın buna karşılık vereceğini vurguladı. “Avrupa daha da nükleerleşiyor” Dmitriy Peskov, Avrupa’da artan militarizasyon ve nükleerleşme eğiliminin kıta güvenliğini artırmak yerine daha da kırılgan hale getirdiğini savundu. NATO ve Batı’ya gönderme Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko ise NATO’nun büyüyen nükleer kapasitesine dikkat çekti. Gruşko, özellikle İngiltere ve Fransa’nın nükleer planlarının Rusya’nın caydırıcılık stratejisinde dikkate alınacağını belirtti. Avrupa’da yeni gerilim hattı Uzmanlara göre Finlandiya’nın bu adımı, Rusya ile NATO arasındaki gerilimi daha da tırmandırabilir. Baltık ve Kuzey Avrupa hattında artan askeri hareketlilik, kıta genelinde güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiğine işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.