SON DAKİKA

#Savunma

HABER DEĞER - Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sırbistan'da savaş paniği: Üç komşu ülke bize saldırı hazırlığında Haber

Sırbistan'da savaş paniği: Üç komşu ülke bize saldırı hazırlığında

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş dünya gündeminin merkezindeyken Avrupa’dan da dikkat çeken bir açıklama geldi. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, ülkesinin komşuları Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova’nın Sırbistan’a karşı saldırı hazırlığında olduğunu öne sürdü. Vucic üç komşu ülkenin adını açıkladı Smederevska Palanka bölgesine yaptığı ziyaret sırasında konuşan Vucic, Sırbistan’ın güvenlik açısından ciddi bir tehdit altında olduğunu savundu. Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova’nın kendilerine yönelik askeri hazırlık içinde olduğunu iddia eden Vucic, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. Vucic’e göre söz konusu ülkeler, Rusya ile Avrupa arasında yaşanabilecek olası bir gerilimin tırmanmasını bekliyor ve küresel kaos ortamının kendileri için bir fırsat yaratacağını düşünüyor. Sırbistan’ın hipersonik füzelere sahip olduğunu doğruladı Vucic konuşmasında Sırbistan’ın askeri kapasitesine de değindi. Daha önce gündeme gelen hipersonik balistik füzelere sahip oldukları yönündeki iddiaları doğrulayan Sırp lider, ülkesinin savunma gücünü artırmaya devam ettiğini söyledi. Vucic ayrıca Sırbistan’ın NATO’ya katılma gibi bir planı bulunmadığını da vurguladı. “İsrail ile karşılıklı silah ticareti yapıyoruz” dedi Sırbistan’ın İsrail ile askeri ilişkileri hakkında da konuşan Vucic, iki ülke arasında silah ticaretinin sürdüğünü belirtti. İsrail ile iyi ilişkiler içinde olduklarını söyleyen Vucic, karşılıklı olarak askeri ekipman satışının devam ettiğini ifade etti. Sırp lider, “Onlar bize silah satıyor, biz de onlara silah satıyoruz ve bu böyle devam edecek” dedi. Sırbistan ordusu modernize ediliyor Vucic, Sırbistan ordusunun modernizasyonu için İsrail’den bazı askeri sistemler satın aldıklarını da açıkladı. Bu sistemlerin ilerleyen dönemde kamuoyuna tanıtılacağını belirten Vucic, ülkesinin daha modern ve teknolojik bir ordu kurma hedefi olduğunu söyledi. “Görevim ülkeyi korumak” mesajı verdi Sırbistan’ın kimseye saldırma niyetinde olmadığını belirten Vucic, tüm adımların savunma amaçlı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Vucic, “Benim görevim ülkeyi korumak ve savunmasını güçlendirmek” ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaçış planı iddianamede: Eylem Tok ve Bülent Cihantimur’a 10 yıla kadar hapis istemi Haber

Kaçış planı iddianamede: Eylem Tok ve Bülent Cihantimur’a 10 yıla kadar hapis istemi

İstanbul Eyüpsultan’da 2024 yılında Oğuz Murat Aci’nin yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı. Savcılık, Timur Cihantimur’un kazanın ardından yurt dışına çıkarılmasına ilişkin süreçte rol aldıkları gerekçesiyle anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur dahil beş şüpheli hakkında 10’ar yıla kadar hapis cezası istedi. İddianamede “delil gizleme ve suçluyu kayırma” suçlaması Hazırlanan iddianamede şüphelilerin “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “suçluyu kayırma” suçlarından yargılanması talep edildi. Savcılık, kazanın ardından yürütülen kaçış sürecinin planlı olduğuna ilişkin bulgulara yer vererek aile bireylerinin birlikte hareket ettiğini vurguladı. Savunma kabul edilmedi Bülent Cihantimur’un “kaçış planından haberim yoktu” yönündeki savunması iddianamede yeterli bulunmadı. Savcılık, tarafların aynı ikamette hazırlık yaptığı, birlikte yola çıktığı ve valiz aktarımı gerçekleştirdiğine dair tespitlerin bu savunmayla çeliştiğini belirtti. Eylem Tok hakkında yakalama kararı İddianamede Eylem Tok hakkında tutuklama talebiyle yakalama kararı çıkarıldığı ve kırmızı bültenle arandığı bilgisine yer verildi. Dosyada yer alan diğer şüphelilerle birlikte yargılama sürecinin önümüzdeki dönemde başlaması bekleniyor. Kazanın ardından yurt dışına çıkmışlardı Olay, 1 Mart 2024’te Eyüpsultan’da meydana geldi. O dönem 16 yaşında olan Timur Cihantimur’un kullandığı araç, arıza nedeniyle yol kenarında park halinde bulunan ATV’ye çarptı; kazada 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci yaşamını yitirirken dört kişi yaralandı. Kazanın ardından anne Eylem Tok’un oğlunu önce Mısır’a, ardından ABD’ye götürdüğü ortaya çıkmıştı. ABD’de tutuklanmış, iade kararı verilmişti Tok ve Timur Cihantimur, Haziran 2024’te ABD’de çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı. Türkiye’nin iade talebinin görüşüldüğü süreçte Massachusetts Bölge Mahkemesi Şubat 2025’te ikilinin Türkiye’ye iadesine karar verdi. Dosyada yargı sürecinin hem Türkiye’de hem uluslararası hukuk boyutuyla devam ettiği belirtiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nadir element yarışı: Gramı milyon dolar! Haber

Nadir element yarışı: Gramı milyon dolar!

Küresel ekonomi artık yalnızca petrol, doğalgaz ya da altın üzerinden şekillenmiyor. Yarı iletkenlerden nükleer enerjiye, uzay teknolojilerinden tıbba kadar kritik alanlarda kullanılan nadir elementler, stratejik güç dengelerini değiştiren yeni kaynaklar olarak öne çıkıyor. Bilimsel veriler bazı elementlerin gram fiyatının milyonlarca dolara ulaştığını ortaya koyarken, bu maddeler ülkelerin teknoloji bağımsızlığı tartışmalarının merkezine yerleşiyor. Listenin zirvesinde kaliforniyum var Yapay olarak nükleer reaktörlerde üretilen kaliforniyum, olağanüstü nötron yayma özelliği nedeniyle enerji, savunma ve madencilikte kullanılıyor. Son verilere göre bu elementin gram fiyatı 25 ila 30 milyon dolar arasında değişiyor. Sınırlı üretim kapasitesi ve yüksek teknik gereksinimler kaliforniyumu dünyanın en pahalı maddelerinden biri haline getiriyor. Doğada neredeyse yok: Astatin Astatin ise ticari piyasası dahi oluşamayacak kadar nadir bir element olarak biliniyor. Dünya üzerinde aynı anda toplam miktarının birkaç gramı geçmediği tahmin edilen bu element yalnızca ileri düzey bilimsel araştırmalarda kullanılıyor. Bu nedenle astatin, fiyatı ölçülemeyecek kadar değerli maddeler arasında gösteriliyor. Sanayinin lüks metalleri Kristalize osmiyum ve rodyum gibi metaller de endüstride kritik rol oynuyor. En yoğun elementlerden biri olan osmiyumun gram fiyatı saflığa bağlı olarak 10 bin ila 20 bin dolar seviyesine çıkabiliyor. Rodyum ise otomotiv katalizörleri ve yüksek teknoloji üretiminde kullanılması nedeniyle gram başına yaklaşık 4 bin dolar değerinde işlem görüyor. Paladyum da teknoloji üretiminde vazgeçilmez metaller arasında yer alıyor. Yeni güç dengesi: Nadir elementler Uzmanlara göre nadir element rezervleri yalnızca ekonomik değer değil, aynı zamanda jeopolitik güç anlamına geliyor. Uzay madenciliği projeleri, stratejik rezerv politikaları ve yarı iletken üretim rekabeti bu maddeleri önümüzdeki yılların en kritik kaynakları arasına taşıyor. Bu nedenle ülkelerin teknoloji politikalarında nadir elementler giderek daha merkezi bir rol üstleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tofaş deplasman potasında mağlup oldu Haber

Tofaş deplasman potasında mağlup oldu

TOFAŞ Basketbol Takımı, ligin 16. haftasında deplasmanda Fenerbahçe Beko’ya 90-82 mağlup oldu. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde ikinci devrenin açılış haftası olan 16. hafta mücadelesinde TOFAŞ, Fenerbahçe Beko’ya konuk oldu. Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda oynanan maça Alex Perez, Hugo Besson, Tolga Geçim, Yiğitcan Saybir, Marek Blazevic beşiyle başlayan Mavi Yeşilliler, ilk basketini Marek Blazevic ile buldu. Rakip sayılarına Hugo Besson, Yiğitcan Saybir ve Marek Blazevic ile karşılık vererek 6. dakikada televizyon molasına 9-14 önde giren Bursa ekibi, mola dönüşü Maxwell Lewis’in üçlüğü sonrası Jordan Floyd ve Lynn Kidd ile sayılar bularak ilk periyodu 19-23 önde kapattı. İkinci çeyreğe de Jordan Floyd’un basketiyle başlayan TOFAŞ Basketbol Takımı, rakip sayılarına engel olamayınca 11.30’da ev sahibi takım 26-25 öne geçti. Fenerbahçe Beko 12.30’da farkı 5’e (30-25) çıkartırken, Bursa ekibi rakibin 9-0’lık serisien Tolga Geçim’in üçlüğüyle son verdi. Alex Perez ve Yiğitcan Saybir’in elinden bulduğu sayılarla 16. dakikada farkı 1’e (36-35) indiren Mavi Yeşilliler, kaptan Tolga’nın üçlüğüyle skoru 38-38 eşitlese de soyunma odasına 45-38 geride girdi. Üçüncü periyoda iyi savunma yaparak başlayan TOFAŞ, Marek Blazevic ve Alex Perez’in basketleriyle 23. dakikada farkı 3’e indirdi: 45-42. Rakip sayılarına Alex Perez, Yiğitcan Saybir ve Lynn Kidd ile karşılık veren Bursa ekibi, rakip üçlüklerine engel olamayınca 27. dakika sonunda fark çift hanelere çıktı: 61-51. Çeyrek sonunda rakip sayılarına Furkan Korkmaz ve Jordan Floyd ile karşılık veren TOFAŞ Basketbol Takımı son çeyreğe 68-59 geride girdi. Dördüncü periyoda Jordan Floyd ve Furkan Korkmaz’ın basketleriyle karşılık veren Bursa temsilcisi, 32. dakikada skoru 74-66 yapsa da Fenerbahçe Beko bitime 6.36 kala 14 sayılık fark yakaladı: 82-68. Kalan bölümde Özgür Cengiz, Maxwell Lewis ve Yiğitcan Saybir ile sayılar bulan TOFAŞ, arayı kapatmaya çalışsa da parkeden 90-82 mağlup ayrıldı. Fenerbahçe Beko deplasmanında TOFAŞ’ta Jordan Floyd 14 sayı; Yiğitcan Saybir 11 sayıyla çift hanelere çıkarken; Hugo Besson ve Furkan Korkmaz’dan 9 sayılık katkı geldi. TOFAŞ Basketbol Takımı, ligde sıradaki maçını 24 Ocak Cumartesi günü saat 20.30’da evinde Galatasaray MCT Technic ile yapacak. Bursa ekibi, Basketbol Şampiyonlar Ligi son 16 turu J Grubu ilk hafta mücadelesinde ise 20 Ocak Salı günü saat 20.00’de evinde Alman temsilcisi Alba Berlin ile kozlarını paylaşacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydın Karay iş cinayetinde yanıt bekleyen sorular: İşverenin “kusurumuz yok” savunması tepki çekti Haber

Aydın Karay iş cinayetinde yanıt bekleyen sorular: İşverenin “kusurumuz yok” savunması tepki çekti

İstanbul Beylikdüzü’nde 1 Eylül 2023’te BİM mağazasında çalışan 28 yaşındaki Aydın Karay, işyeri içinde alkollü olduğu belirtilen bir müşterinin bıçaklı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti. Görevi başındayken yaşamını yitiren Karay’ın ölümü, olayın yalnızca bireysel bir suç değil, çalışan güvenliği bağlamında bir “iş cinayeti” olarak ele alınmasına neden oldu. Ceza davası sonuçlandı, tazminat davası sürüyor Saldırıyı gerçekleştiren Ceyhun Türkgenç, Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ceza davasında müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Karay ailesinin işverene karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davası devam ediyor. Bu süreçte işveren tarafının mahkemeye sunduğu savunma, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. “İlliyet bağı kesildi” savunması tartışma yarattı İşveren vekilleri, saldırının “üçüncü kişinin kasti eylemi” olduğunu belirterek işverenin sorumluluğunun bulunmadığını, olayla işyeri arasında illiyet bağının kesildiğini savundu. Hukuk çevreleri ise bu yaklaşımın Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla çeliştiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre işverenler, yalnızca teknik ve fiziksel risklerden değil; müşteri kaynaklı şiddet dahil olmak üzere öngörülebilir tüm risklerden sorumlu. Özge Demir’in kaleme aldığı yazı tartışmayı derinleştirdi Gazeteci Özge Demir, olayla ilgili kaleme aldığı yazısında, market gibi halka açık işyerlerinde şiddet riskinin öngörülebilir olduğuna vurgu yaptı. Demir, yazısında işverenlerin güvenlik kamerası, özel güvenlik görevlisi, acil durum protokolleri ve çalışanlara şiddet anında müdahale eğitimi gibi önlemleri almakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, “Sadece üçüncü kişi vardı demek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz” değerlendirmesinde bulundu. Yazıda, tazminat hukukunun temel amacının zarar göreni korumak ve sosyal riskleri dağıtmak olduğu vurgulandı. Hukukçular: Marketler riskli işyerleri arasında İş hukuku uzmanları, marketler ve AVM’lerin yoğun insan sirkülasyonu nedeniyle yüksek riskli çalışma alanları olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre saldırganın tekrar girişini engelleyici önlemler, personelin korunmasına yönelik somut uygulamalar ve kriz anı planlarının bulunup bulunmadığı, işverenin sorumluluğunun tespitinde belirleyici olacak. Gerekli önlemler alınmamışsa, kusur oranı düşük olsa dahi tazminat sorumluluğu doğabiliyor. Ailenin mücadelesi emsal niteliği taşıyor Aydın Karay’ın ailesi, davayı yalnızca kendi adalet arayışları için değil, benzer koşullarda çalışan binlerce emekçi adına sürdürdüklerini ifade ediyor. Aile, işyerlerinde çalışan güvenliğinin güçlendirilmesi için bu davanın emsal oluşturmasını talep ediyor. Kamuoyunun BİM’e yönelttiği sorular Olayın ardından kamuoyu, işverene şu soruların açık ve şeffaf biçimde yanıtlanmasını istiyor: Saldırıyı gerçekleştiren kişi hakkında kurum adına resmî bir şikâyette bulunuldu mu? Bu süreçte Aydın Karay’ın ailesine hangi maddi ve manevi destekler sağlandı? Benzer olayların tekrar yaşanmaması için hangi güvenlik ve çalışan koruma adımları atıldı? Toplumsal bir sınav Hukukçular ve emek savunucuları, Aydın Karay dosyasının yalnızca bireysel bir dava olmadığını; işverenlerin gözetme borcunun sınırlarını belirleyecek toplumsal bir sınav niteliği taşıdığını vurguluyor. Mahkemenin tazminat davasında vereceği karar, Türkiye toplumunda halka açık işyerlerinde çalışanların güvenliği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Görevi başındayken yaşamını yitiren Aydın Karay için işverenin attığı adımların kamuoyuyla net biçimde paylaşılması çağrısı güçlenerek devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Petro: ABD’nin Kolombiya’ya yönelik operasyon ihtimali artık gerçek bir tehdit Haber

Petro: ABD’nin Kolombiya’ya yönelik operasyon ihtimali artık gerçek bir tehdit

Petro’nun açıklamalarının detayları Petro, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kolombiya’ya yönelik askeri operasyon ihtimaline dair sözlerini ciddiye aldığını belirtti ve bu tür açıklamaların artık “somut bir tehdit” algısı yarattığını söyledi. BBC röportajında Petro, ABD’nin Latin Amerika’daki politikalarını eleştirerek Washington’un bölgeyi kendi “imparatorluğunun parçası” gibi gördüğünü savundu. Petro’nun ifadesine göre bu tehdidin ortadan kalkması, Trump yönetimiyle yürütülen diplomasi ve görüşmelere bağlı. Ayrıca Petro ve Trump’ın yaklaşık bir saat süren telefon görüşmesinde uyuşturucu kaçakçılığı, Venezuela ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı. Arka plan: Diplomasiden gerilime Bu açıklamalar, Trump’ın Latin Amerika’daki askeri hamleler ve politik söylemleri bağlamında değerlendiriliyor. Örneğin Trump, Venezuela’daki askeri operasyonun ardından Kolombiya’ya da benzer müdahale olasılığını gündeme getirmişti. Bu durum, bölgesel güvenlik ve egemenlik tartışmalarını derinleştirdi. Petro’nun savunma yaklaşımı Bir saldırı ihtimali söz konusu olduğunda hükümetin diyalog yolunu tercih ettiğini söyleyen Petro, Kolombiya’nın zorlu coğrafi koşullarına ve halk desteğine vurgu yaptı. Kısaca: Kolombiya lideri Petro, ABD’nin askeri müdahale söylemlerini artık “gerçek bir tehdit” olarak gördüğünü açıkladı ve bu tehdidin sadece diplomatik süreçlerle bertaraf edilebileceğini belirtti.

Çin: Nükleer silahı ilk kullanan taraf olmama ilkesine bağlıyız Haber

Çin: Nükleer silahı ilk kullanan taraf olmama ilkesine bağlıyız

in Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Beijing’de düzenlenen basın toplantısında, ABD kaynaklı bir raporda yer alan iddialara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Lin, Çin’in nükleer silahları ilk kullanan taraf olmama politikasına kararlılıkla bağlı kaldığını vurguladı. “ABD söylemleri stratejik istikrarı zedeliyor” Lin Jian, söz konusu ABD raporuna dair bilgi sahibi olmadığını belirterek, Washington’un bu tür söylemleri kendi nükleer modernizasyonunu hızlandırmak ve küresel stratejik istikrarı baltalamak için kullandığını savundu. Uluslararası toplumun bu durumu açık biçimde görmesi gerektiğini ifade etti. Silahsızlanma çağrısı Dünyanın en büyük nükleer cephanesine sahip ülkesinin Amerika Birleşik Devletleri olduğunu hatırlatan Lin, ABD’nin nükleer stoklarını önemli ölçüde azaltarak silahsızlanma konusunda birincil sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Bu adımın, diğer nükleer güçlerin de sürece katılmasının önünü açacağını kaydetti. Beyaz Kitap vurgusu Lin, Çin’in kısa süre önce yayımladığı “Yeni Çağda Çin'in Silah Kontrolü, Silahsızlanması ve Silahların Yayılmasını Önlemesi” başlıklı Beyaz Kitap’ta bu tutumun ayrıntılı biçimde ortaya konulduğunu hatırlattı. Çin’in savunma amaçlı bir nükleer strateji izlediğini, nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli asgari düzeyde tuttuğunu ve hiçbir ülkeyle silahlanma yarışına girmediğini belirtti. Uluslararası süreçlere aktif katılım Sözcü Lin Jian, Çin’in Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki inceleme süreçlerine ve nükleer silaha sahip beş devletin (P5) toplantılarına aktif şekilde katılmaya devam ettiğini de sözlerine ekledi.

Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddetti Haber

Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddetti

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül’de meydana gelen olayda, “Güllü” olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, yaşadığı apartmanın penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. İfadelerde çelişki ve yurt dışına çıkma girişimi iddiası Soruşturma kapsamında yapılan teknik ve fiziki takipte, şüphelilerin daha önce verdikleri ifadelerde çelişkiler tespit edildi. Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun, bavullarla yurt dışına çıkmak isterken İstanbul’da yakalanmaları da dosyaya girdi. Gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edilirken, Sultan Nur Ulu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, Tuğyan Ülkem Gülter ise “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Tuğyan: “Nasıl düştüğünü bilmiyorum” Savcılık ifadesinde olay gününü ayrıntılı şekilde anlatan Tuğyan Ülkem Gülter, annesiyle ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’yla evde alkol aldıklarını, müzik dinleyip dans ettiklerini söyledi. Bir anda “güm” diye bir ses duyduğunu belirten Gülter, cam tarafına baktığında annesini göremediğini, bunun üzerine panikle aşağıya koştuğunu ifade etti. Gülter, “Annemin nasıl düştüğünü bilmiyorum, o anı hatırlamıyorum” diyerek suçlamaları reddetti. Arkadaşının ifadesi dosyayı değiştirdi Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun savcılıktaki ifadesi ise soruşturmanın seyrini etkiledi. Ulu, Gülter’in annesine sarılarak ittiğini ve bu nedenle dengesini kaybedip düştüğünü iddia etti. Bu beyana karşı çıkan Gülter, annesinin kendisinden daha ağır olduğunu, böyle bir itme gücüne sahip olmadığını savundu. Ulu’nun uyuşturucu kullanımı nedeniyle tedirgin olduğunu ve bu yüzden aleyhine ifade verdiğini öne sürdü. “Öldürmek istiyorum” mesajlarına savunma Dosyada yer alan ve Gülter’in annesiyle ilgili “öldürmek istiyorum” ifadelerini içeren mesajlar da sorguda gündeme geldi. Gülter, bu mesajların annesiyle tartıştığı, eve gitmediği sinirli bir dönemde yazıldığını, sonrasında barıştıklarını belirterek mesajların bağlamından koparıldığını söyledi. Avukatlar dosyadan çekildi Soruşturmanın kritik bir aşamaya gelmesinin ardından, Güllü’nün hayattayken vekilliğini yapan avukatlar, dosyada şüphe oluştuğunu belirterek davadan çekildiklerini açıkladı. Avukatlar, bu kararın Gülter’in suçlu ya da masum olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma gizlilik kararıyla sürdürülürken, kesin ölüm nedeni ve olayın nasıl gerçekleştiği yapılacak ek bilirkişi raporları ve yargılama süreci sonunda netlik kazanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.