SON DAKİKA

#Savunma

HABER DEĞER - Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tofaş deplasman potasında mağlup oldu Haber

Tofaş deplasman potasında mağlup oldu

TOFAŞ Basketbol Takımı, ligin 16. haftasında deplasmanda Fenerbahçe Beko’ya 90-82 mağlup oldu. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde ikinci devrenin açılış haftası olan 16. hafta mücadelesinde TOFAŞ, Fenerbahçe Beko’ya konuk oldu. Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda oynanan maça Alex Perez, Hugo Besson, Tolga Geçim, Yiğitcan Saybir, Marek Blazevic beşiyle başlayan Mavi Yeşilliler, ilk basketini Marek Blazevic ile buldu. Rakip sayılarına Hugo Besson, Yiğitcan Saybir ve Marek Blazevic ile karşılık vererek 6. dakikada televizyon molasına 9-14 önde giren Bursa ekibi, mola dönüşü Maxwell Lewis’in üçlüğü sonrası Jordan Floyd ve Lynn Kidd ile sayılar bularak ilk periyodu 19-23 önde kapattı. İkinci çeyreğe de Jordan Floyd’un basketiyle başlayan TOFAŞ Basketbol Takımı, rakip sayılarına engel olamayınca 11.30’da ev sahibi takım 26-25 öne geçti. Fenerbahçe Beko 12.30’da farkı 5’e (30-25) çıkartırken, Bursa ekibi rakibin 9-0’lık serisien Tolga Geçim’in üçlüğüyle son verdi. Alex Perez ve Yiğitcan Saybir’in elinden bulduğu sayılarla 16. dakikada farkı 1’e (36-35) indiren Mavi Yeşilliler, kaptan Tolga’nın üçlüğüyle skoru 38-38 eşitlese de soyunma odasına 45-38 geride girdi. Üçüncü periyoda iyi savunma yaparak başlayan TOFAŞ, Marek Blazevic ve Alex Perez’in basketleriyle 23. dakikada farkı 3’e indirdi: 45-42. Rakip sayılarına Alex Perez, Yiğitcan Saybir ve Lynn Kidd ile karşılık veren Bursa ekibi, rakip üçlüklerine engel olamayınca 27. dakika sonunda fark çift hanelere çıktı: 61-51. Çeyrek sonunda rakip sayılarına Furkan Korkmaz ve Jordan Floyd ile karşılık veren TOFAŞ Basketbol Takımı son çeyreğe 68-59 geride girdi. Dördüncü periyoda Jordan Floyd ve Furkan Korkmaz’ın basketleriyle karşılık veren Bursa temsilcisi, 32. dakikada skoru 74-66 yapsa da Fenerbahçe Beko bitime 6.36 kala 14 sayılık fark yakaladı: 82-68. Kalan bölümde Özgür Cengiz, Maxwell Lewis ve Yiğitcan Saybir ile sayılar bulan TOFAŞ, arayı kapatmaya çalışsa da parkeden 90-82 mağlup ayrıldı. Fenerbahçe Beko deplasmanında TOFAŞ’ta Jordan Floyd 14 sayı; Yiğitcan Saybir 11 sayıyla çift hanelere çıkarken; Hugo Besson ve Furkan Korkmaz’dan 9 sayılık katkı geldi. TOFAŞ Basketbol Takımı, ligde sıradaki maçını 24 Ocak Cumartesi günü saat 20.30’da evinde Galatasaray MCT Technic ile yapacak. Bursa ekibi, Basketbol Şampiyonlar Ligi son 16 turu J Grubu ilk hafta mücadelesinde ise 20 Ocak Salı günü saat 20.00’de evinde Alman temsilcisi Alba Berlin ile kozlarını paylaşacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydın Karay iş cinayetinde yanıt bekleyen sorular: İşverenin “kusurumuz yok” savunması tepki çekti Haber

Aydın Karay iş cinayetinde yanıt bekleyen sorular: İşverenin “kusurumuz yok” savunması tepki çekti

İstanbul Beylikdüzü’nde 1 Eylül 2023’te BİM mağazasında çalışan 28 yaşındaki Aydın Karay, işyeri içinde alkollü olduğu belirtilen bir müşterinin bıçaklı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti. Görevi başındayken yaşamını yitiren Karay’ın ölümü, olayın yalnızca bireysel bir suç değil, çalışan güvenliği bağlamında bir “iş cinayeti” olarak ele alınmasına neden oldu. Ceza davası sonuçlandı, tazminat davası sürüyor Saldırıyı gerçekleştiren Ceyhun Türkgenç, Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ceza davasında müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Karay ailesinin işverene karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davası devam ediyor. Bu süreçte işveren tarafının mahkemeye sunduğu savunma, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. “İlliyet bağı kesildi” savunması tartışma yarattı İşveren vekilleri, saldırının “üçüncü kişinin kasti eylemi” olduğunu belirterek işverenin sorumluluğunun bulunmadığını, olayla işyeri arasında illiyet bağının kesildiğini savundu. Hukuk çevreleri ise bu yaklaşımın Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla çeliştiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre işverenler, yalnızca teknik ve fiziksel risklerden değil; müşteri kaynaklı şiddet dahil olmak üzere öngörülebilir tüm risklerden sorumlu. Özge Demir’in kaleme aldığı yazı tartışmayı derinleştirdi Gazeteci Özge Demir, olayla ilgili kaleme aldığı yazısında, market gibi halka açık işyerlerinde şiddet riskinin öngörülebilir olduğuna vurgu yaptı. Demir, yazısında işverenlerin güvenlik kamerası, özel güvenlik görevlisi, acil durum protokolleri ve çalışanlara şiddet anında müdahale eğitimi gibi önlemleri almakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, “Sadece üçüncü kişi vardı demek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz” değerlendirmesinde bulundu. Yazıda, tazminat hukukunun temel amacının zarar göreni korumak ve sosyal riskleri dağıtmak olduğu vurgulandı. Hukukçular: Marketler riskli işyerleri arasında İş hukuku uzmanları, marketler ve AVM’lerin yoğun insan sirkülasyonu nedeniyle yüksek riskli çalışma alanları olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre saldırganın tekrar girişini engelleyici önlemler, personelin korunmasına yönelik somut uygulamalar ve kriz anı planlarının bulunup bulunmadığı, işverenin sorumluluğunun tespitinde belirleyici olacak. Gerekli önlemler alınmamışsa, kusur oranı düşük olsa dahi tazminat sorumluluğu doğabiliyor. Ailenin mücadelesi emsal niteliği taşıyor Aydın Karay’ın ailesi, davayı yalnızca kendi adalet arayışları için değil, benzer koşullarda çalışan binlerce emekçi adına sürdürdüklerini ifade ediyor. Aile, işyerlerinde çalışan güvenliğinin güçlendirilmesi için bu davanın emsal oluşturmasını talep ediyor. Kamuoyunun BİM’e yönelttiği sorular Olayın ardından kamuoyu, işverene şu soruların açık ve şeffaf biçimde yanıtlanmasını istiyor: Saldırıyı gerçekleştiren kişi hakkında kurum adına resmî bir şikâyette bulunuldu mu? Bu süreçte Aydın Karay’ın ailesine hangi maddi ve manevi destekler sağlandı? Benzer olayların tekrar yaşanmaması için hangi güvenlik ve çalışan koruma adımları atıldı? Toplumsal bir sınav Hukukçular ve emek savunucuları, Aydın Karay dosyasının yalnızca bireysel bir dava olmadığını; işverenlerin gözetme borcunun sınırlarını belirleyecek toplumsal bir sınav niteliği taşıdığını vurguluyor. Mahkemenin tazminat davasında vereceği karar, Türkiye toplumunda halka açık işyerlerinde çalışanların güvenliği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Görevi başındayken yaşamını yitiren Aydın Karay için işverenin attığı adımların kamuoyuyla net biçimde paylaşılması çağrısı güçlenerek devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Petro: ABD’nin Kolombiya’ya yönelik operasyon ihtimali artık gerçek bir tehdit Haber

Petro: ABD’nin Kolombiya’ya yönelik operasyon ihtimali artık gerçek bir tehdit

Petro’nun açıklamalarının detayları Petro, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kolombiya’ya yönelik askeri operasyon ihtimaline dair sözlerini ciddiye aldığını belirtti ve bu tür açıklamaların artık “somut bir tehdit” algısı yarattığını söyledi. BBC röportajında Petro, ABD’nin Latin Amerika’daki politikalarını eleştirerek Washington’un bölgeyi kendi “imparatorluğunun parçası” gibi gördüğünü savundu. Petro’nun ifadesine göre bu tehdidin ortadan kalkması, Trump yönetimiyle yürütülen diplomasi ve görüşmelere bağlı. Ayrıca Petro ve Trump’ın yaklaşık bir saat süren telefon görüşmesinde uyuşturucu kaçakçılığı, Venezuela ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı. Arka plan: Diplomasiden gerilime Bu açıklamalar, Trump’ın Latin Amerika’daki askeri hamleler ve politik söylemleri bağlamında değerlendiriliyor. Örneğin Trump, Venezuela’daki askeri operasyonun ardından Kolombiya’ya da benzer müdahale olasılığını gündeme getirmişti. Bu durum, bölgesel güvenlik ve egemenlik tartışmalarını derinleştirdi. Petro’nun savunma yaklaşımı Bir saldırı ihtimali söz konusu olduğunda hükümetin diyalog yolunu tercih ettiğini söyleyen Petro, Kolombiya’nın zorlu coğrafi koşullarına ve halk desteğine vurgu yaptı. Kısaca: Kolombiya lideri Petro, ABD’nin askeri müdahale söylemlerini artık “gerçek bir tehdit” olarak gördüğünü açıkladı ve bu tehdidin sadece diplomatik süreçlerle bertaraf edilebileceğini belirtti.

Çin: Nükleer silahı ilk kullanan taraf olmama ilkesine bağlıyız Haber

Çin: Nükleer silahı ilk kullanan taraf olmama ilkesine bağlıyız

in Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Beijing’de düzenlenen basın toplantısında, ABD kaynaklı bir raporda yer alan iddialara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Lin, Çin’in nükleer silahları ilk kullanan taraf olmama politikasına kararlılıkla bağlı kaldığını vurguladı. “ABD söylemleri stratejik istikrarı zedeliyor” Lin Jian, söz konusu ABD raporuna dair bilgi sahibi olmadığını belirterek, Washington’un bu tür söylemleri kendi nükleer modernizasyonunu hızlandırmak ve küresel stratejik istikrarı baltalamak için kullandığını savundu. Uluslararası toplumun bu durumu açık biçimde görmesi gerektiğini ifade etti. Silahsızlanma çağrısı Dünyanın en büyük nükleer cephanesine sahip ülkesinin Amerika Birleşik Devletleri olduğunu hatırlatan Lin, ABD’nin nükleer stoklarını önemli ölçüde azaltarak silahsızlanma konusunda birincil sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Bu adımın, diğer nükleer güçlerin de sürece katılmasının önünü açacağını kaydetti. Beyaz Kitap vurgusu Lin, Çin’in kısa süre önce yayımladığı “Yeni Çağda Çin'in Silah Kontrolü, Silahsızlanması ve Silahların Yayılmasını Önlemesi” başlıklı Beyaz Kitap’ta bu tutumun ayrıntılı biçimde ortaya konulduğunu hatırlattı. Çin’in savunma amaçlı bir nükleer strateji izlediğini, nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli asgari düzeyde tuttuğunu ve hiçbir ülkeyle silahlanma yarışına girmediğini belirtti. Uluslararası süreçlere aktif katılım Sözcü Lin Jian, Çin’in Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki inceleme süreçlerine ve nükleer silaha sahip beş devletin (P5) toplantılarına aktif şekilde katılmaya devam ettiğini de sözlerine ekledi.

Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddetti Haber

Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddetti

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül’de meydana gelen olayda, “Güllü” olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, yaşadığı apartmanın penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. İfadelerde çelişki ve yurt dışına çıkma girişimi iddiası Soruşturma kapsamında yapılan teknik ve fiziki takipte, şüphelilerin daha önce verdikleri ifadelerde çelişkiler tespit edildi. Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun, bavullarla yurt dışına çıkmak isterken İstanbul’da yakalanmaları da dosyaya girdi. Gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edilirken, Sultan Nur Ulu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, Tuğyan Ülkem Gülter ise “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Tuğyan: “Nasıl düştüğünü bilmiyorum” Savcılık ifadesinde olay gününü ayrıntılı şekilde anlatan Tuğyan Ülkem Gülter, annesiyle ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’yla evde alkol aldıklarını, müzik dinleyip dans ettiklerini söyledi. Bir anda “güm” diye bir ses duyduğunu belirten Gülter, cam tarafına baktığında annesini göremediğini, bunun üzerine panikle aşağıya koştuğunu ifade etti. Gülter, “Annemin nasıl düştüğünü bilmiyorum, o anı hatırlamıyorum” diyerek suçlamaları reddetti. Arkadaşının ifadesi dosyayı değiştirdi Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun savcılıktaki ifadesi ise soruşturmanın seyrini etkiledi. Ulu, Gülter’in annesine sarılarak ittiğini ve bu nedenle dengesini kaybedip düştüğünü iddia etti. Bu beyana karşı çıkan Gülter, annesinin kendisinden daha ağır olduğunu, böyle bir itme gücüne sahip olmadığını savundu. Ulu’nun uyuşturucu kullanımı nedeniyle tedirgin olduğunu ve bu yüzden aleyhine ifade verdiğini öne sürdü. “Öldürmek istiyorum” mesajlarına savunma Dosyada yer alan ve Gülter’in annesiyle ilgili “öldürmek istiyorum” ifadelerini içeren mesajlar da sorguda gündeme geldi. Gülter, bu mesajların annesiyle tartıştığı, eve gitmediği sinirli bir dönemde yazıldığını, sonrasında barıştıklarını belirterek mesajların bağlamından koparıldığını söyledi. Avukatlar dosyadan çekildi Soruşturmanın kritik bir aşamaya gelmesinin ardından, Güllü’nün hayattayken vekilliğini yapan avukatlar, dosyada şüphe oluştuğunu belirterek davadan çekildiklerini açıkladı. Avukatlar, bu kararın Gülter’in suçlu ya da masum olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma gizlilik kararıyla sürdürülürken, kesin ölüm nedeni ve olayın nasıl gerçekleştiği yapılacak ek bilirkişi raporları ve yargılama süreci sonunda netlik kazanacak.

Üvey anne’ ifşası sonu oldu Haber

Üvey anne’ ifşası sonu oldu

Magazin gündemine bomba gibi düşen "Bez Bebek" kavgasında fatura kesildi. Dizideki rol arkadaşı Asena Keskinci’nin, "Sette bana kötü davranırdı, annemle babamın ayrılmasına sebep oldu, o benim üvey annem" şeklindeki şoke edici ifşalarının ardından sunucu ve oyuncu Evrim Akın, Kanal D ekranlarındaki işinden oldu. Sessiz sedasız yollar ayrıldı Kanal D yönetimi, yıllardır ‘Ev Gezmesi’ programını sunan Evrim Akın ile ilgili kararını verdi. Akın, hakkındaki iddiaları kesin bir dille yalanlayıp "Algı operasyonu yapılıyor" dese de programdan sessiz sedasız çıkarıldı. Kanalın, Akın’ın yerine ünlülerin evlerini gezmesi için deneyimli magazin muhabiri Asiye Acar’ı getirdiği öğrenildi. Ne olmuştu? "Bu kadın benim üvey annem" 2007-2010 yılları arasında yayınlanan "Bez Bebek" dizisinin çocuk yıldızı Asena Keskinci, geçtiğimiz günlerde eski defterleri açarak ortalığı karıştırmıştı. Keskinci, Evrim Akın’ın sette kendisine mobbing uyguladığını iddia etmiş ve daha da ileri giderek özel hayatıyla ilgili şu çarpıcı açıklamayı yapmıştı: "Annemle babamın boşanmasında payı var. Bu kadın, benim üvey annem oluyor. Hâlâ beraberler, babamla aynı evde yaşıyorlar." "Ağlamaktan bitap düştüm" demişti İddiaların odağındaki Evrim Akın ise avukatı aracılığıyla suçlamaları reddetmişti. Psikolojik olarak zor günler geçirdiğini belirten Akın, "Bu algı operasyonu sinirimizi bozdu. İnanın oturduğum koltuktan kalkamıyorum. Ağlamaktan bitap oldum" diyerek kendini savunmuştu. Ancak bu savunma, ekran macerasının sona ermesine engel olamadı.

İran’dan İsrail’e gözdağı: Saldırının başladığı günden çok daha güçlüyüz! Haber

İran’dan İsrail’e gözdağı: Saldırının başladığı günden çok daha güçlüyüz!

"Füze ve İHA gücümüzü artırdık" Devrim Muhafızları’nın düzenlediği havacılık ve uzay sergisinde konuşan Şikarçi, 12 gün süren çatışmaların kendileri için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Savaş sahasında füze, İHA ve hava savunma sistemlerinin hayati önemini bir kez daha anladıklarını belirten İranlı general, Tahran yönetiminin vakit kaybetmeden bu alanlardaki kapasitesini artırma yoluna gittiğini dile getirdi. "Tel Aviv çatışmayı durdurmak için mektup gönderdi" Şikarçi, İsrail’in ABD’nin açık desteğine rağmen sahada istediğini alamadığını ve mağlubiyete uğradığını savundu. Tuğgeneral, İsrail yönetiminin zor duruma düştüğü için çatışmayı sonlandırmak adına İran’a mektup gönderdiğini iddia ederek, "Silahlı kuvvetlerimiz bu süreçten ders çıkararak gücüne güç katmıştır" ifadelerini kullandı. Haziran ayında neler yaşanmıştı? İran ile İsrail ve ABD arasında geçtiğimiz haziran ayında yaşanan gerilim, bölgeyi topyekûn savaşın eşiğine getirmişti: 13 Haziran: İsrail, İran’daki nükleer tesislere ve ordunun üst komuta kademesine geniş çaplı saldırılar düzenledi. Saldırılarda İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve 9 nükleer bilim insanı hayatını kaybetti. 22 Haziran: ABD, İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki 3 nükleer tesisini vurdu. 23 Haziran: İran, misilleme olarak ABD’nin Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’ne saldırdı. 24 Haziran: ABD Başkanı Donald Trump, taraflar arasında ateşkes sağlandığını duyurdu.

Silivri’de "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları yankılandı! Haber

Silivri’de "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları yankılandı!

"Alkışlayamazsınız, yasak!" "Resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapsi ve siyasi yasağı istenen Ekrem İmamoğlu, duruşma salonuna alkışlar eşliğinde girdi. Salonda bulunan izleyicilerin "Ekrem Başkan" ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları atması üzerine duruşma hâkimi araya girdi. Hâkim, salonu "Hayır alkışlayamazsınız, yasak" diyerek uyardı ve sükunetin sağlanmasını istedi. Uluslararası takip ve yoğun katılım Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi kampüsünde görülen kritik duruşmaya katılım yoğun oldu. İmamoğlu’nun annesi Havva, babası Hasan, eşi Dilek Kaya ve oğlu Selim İmamoğlu’nun yanı sıra; CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda partili salonda hazır bulundu. Duruşmayı ayrıca ABD, Almanya, Çekya, Hollanda, Fransa ve İsviçre başkonsolosluklarından temsilciler de yerinde takip etti. Davaya bakan hâkim kararnameyle sürüldü iddiası Davanın seyriyle ilgili en dikkat çekici detaylardan biri ise mahkeme heyetindeki değişiklik oldu. Dosyaya bakan İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Ali Doğan’ın, HSK kararnamesiyle Kahramanmaraş’a atandığı ortaya çıktı. Doğan’ın, atanmadan hemen önce kendisine yönelik medyada çıkan haberler hakkında "hedef gösterildiği ve yetkisinin elinden alınmak istendiği" gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. Buna rağmen Doğan’ın tayininin çıktığı ve karara itiraz ettiği belirtildi. Önceki duruşmalarda kriz yaşanmıştı Davanın önceki celselerinde de tansiyon düşmemişti. İlk duruşmada İmamoğlu, "Bu iddianameyi beni seçimde yeneceğini bilen bir kişi yazdırdı" savunmasını yapmış, tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan ise duruşmaya SEGBİS ile bağlanarak fiziki katılım olmadığı için savunma yapmayı reddetmişti. İkinci duruşmada ise "küçük salon krizi" yaşanmış, avukatlar ve jandarma arasındaki gerginlik nedeniyle İmamoğlu avukatlarının yokluğunda savunma yapmamıştı.

“Ege’yi füzelerle kapatacağız” çıkışına Ankara’dan yanıt Haber

“Ege’yi füzelerle kapatacağız” çıkışına Ankara’dan yanıt

MSB: Türkiye toplumuna yönelen her tehdit bertaraf edilir Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın “Ege’yi seyyar füzelerle kapatacağız” sözlerine Ankara’dan net mesaj geldi. Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye toplumuna yönelebilecek her türlü tehdidin “güç ve kararlılıkla” bertaraf edileceğini açıkladı. Gerilimi tırmandıran sözlere resmî yanıt geldi MSB Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, Yunanistanlı yetkililerin uluslararası anlaşmalara aykırı ve gerilim artırıcı beyanlarının iki ülke ilişkilerine zarar verdiğini vurguladı. Aktürk, “Ege Denizi’nin barış ve istikrar bölgesi olması Türkiye’nin temel önceliğidir” diyerek Ankara’nın yapıcı duruşunu yineledi. “Ege denizi karadan kapatılamaz” vurgusu öne çıktı Dendias’ın “Ege’yi yüzlerce adaya dağıtılmış seyyar füzelerle kapatacağız” ifadesine dolaylı göndermede bulunan Aktürk, gerçeklerden kopuk ve hayalci açıklamaların sahadaki dengeleri değiştirmeyeceğinin altını çizdi. Aktürk, Türkiye’nin kimseye tehdit olmadığını ancak ülkeye yönelen her kalkışmaya karşı hazır olduğunun altını çizdi. Türkiye, diyaloğa açık ama savunmada kararlı Açıklamalarda, Türkiye’nin komşuluk ilişkilerinde diyaloğu öncelediği, gerilimi tırmandırmak yerine kalıcı istikrarı savunduğu vurgulandı. Ancak Ankara’nın, Ege’de ya da başka bir bölgede güvenliği tehdit eden her adımı da yakından izlediği ve gerektiğinde karşılık verecek kapasiteye sahip olduğu ifade edildi. “Hedef alan girişimler sonuçsuz kalır” mesajı verildi MSB Sözcüsü, Türkiye’yi hedef alan her türlü girişimin geçmişte olduğu gibi bugün de sonuçsuz kalacağını belirterek, caydırıcılık mesajını açık biçimde dile getirdi. Açıklama, Ege’de tansiyonun yükseltilmesinin değil, ortak güvenliğin güçlendirilmesinin bölge halklarının yararına olduğu vurgusuyla tamamlandı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.