SON DAKİKA

#Savunma

HABER DEĞER - Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nasuh Mahruki davasında ilk duruşma tarihi belli oldu Haber

Nasuh Mahruki davasında ilk duruşma tarihi belli oldu

İlk Duruşma 16 Eylül'de Temmuz ayından bu yana cezaevinde tutuklu bulunan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkındaki yargı sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı bir paylaşım nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında 17 Temmuz'da evinde gözaltına alınarak tutuklanan Mahruki'nin ilk duruşma tarihi netleşti. Hazırlanan iddianamenin ardından mahkeme heyeti takvimi belirlerken, dava dosyası kapsamında Mahruki'nin 16 Eylül tarihinde Bakırköy Adliyesi'nde hakim huzuruna çıkacağı açıklandı. 4 Yıl 6 Aya Kadar Hapis İstemi Yargılama sürecinin tetikleyicisi olan olay, 15 Temmuz tarihinde sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarla başladı. Mahruki'nin, 15 Temmuz darbe girişiminin aslında önceden fark edildiğini ancak rejim değişikliğinin önünü açmak maksadıyla kasten engellenmediğini öne süren açıklamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Paylaşımın hemen ardından harekete geçen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış, gözaltı kararının ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Mahruki cezaevine gönderilmişti. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın ifadelerinin ve paylaşımlarının toplumsal huzuru hedef aldığı savunuldu. İddianamede Mahruki hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. 16 Eylül'de Bakırköy Adliyesi'nde gerçekleştirilecek ilk duruşmada sanık avukatlarının savunma yapması ve mahkemenin tahliye taleplerini değerlendirmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mücahit Birinci Hakim karşısında: "Kurban oldum" Haber

Mücahit Birinci Hakim karşısında: "Kurban oldum"

Siyaseti sarsan rüşvet iddiasında ilk duruşma Ağustos 2025'te YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in kamuoyuna duyurduğu skandal iddia yargıya taşındı. Özel, avukat Mücahit Birinci'nin cezaevine giderek İBB Davası kapsamında tutuklu bulunan iş insanı Murat Kapki'den tahliye vaadiyle 2 milyon dolar talep ettiğini ve yalan ifadeye zorladığını açıklamıştı. Yaşanan bu gelişmelerin ardından AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından disipline sevk edilen Birinci, partisinden istifa etmek zorunda kalmıştı. Adalet Bakanlığı'nın soruşturma izni vermesinin sonrasında hakkında "görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ve avukatlık ruhsatının iptali istemiyle dava açılan Mücahit Birinci, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim huzuruna çıktı. "Hiçbir beyan gerçek değil, bu işin kurbanı oldum" Hakkındaki adli kontrol tedbirleriyle birlikte duruşmada hazır bulunan Mücahit Birinci, savunmasında yöneltilen tüm suçlamaları reddetti ve meslek sınırlarının dışına çıkmadığını savundu. Murat Kapki'nin ısrarı üzerine cezaevinde 20-25 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Birinci, "Hiçbir beyan gerçek değil. Tek taraflı ve soyut beyanlar. Kapki’nin ısrarı üzerine cezaevinde 20-25 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdik ve sadece vekaletname çıkartmasını istedim. Kesinlikle para karşılığı tahliye taahhüdünde bulunmadım" diyerek savunma yaptı. İş insanı Murat Kapki'nin daha önce üç kez etkin pişmanlıktan yararlandığını hatırlatan Birinci, kendisinin bir komploya hedef alındığını öne sürerek, "Şahsi kanaatim, içeride bulunduğu soruşturma dosyasını siyasi olarak boşa çıkarma niyeti vardı. Kendisi bunu benim üzerimden sağlarken, bu işin kurbanı olduğumu düşünüyorum. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Cezaevi görüntüleri istendi, duruşma ertelendi Duruşmaya katılmayan şikayetçi Murat Kapki'nin avukatı Erdem Nacak ise mahkemeye sunduğu talepte, müvekkili ile Mücahit Birinci arasında cezaevinde gerçekleştirilen görüşmenin kamera kayıtlarının cezaevi yönetiminden talep edilmesini istedi. Mahkeme başkanı, söz konusu görüntülerin istenmesinin yasal olup olmadığı hususunda gerekli mercilerle görüşülüp değerlendirme yapılacağını belirtti. Ayrıca avukat Nacak, müvekkilinin hafta içi pazartesiden perşembeye kadar İBB Davası duruşmalarında olduğunu belirterek sonraki celsenin cuma gününe bırakılmasını talep etti. Talebi kabul eden mahkeme heyeti, duruşmayı 23 Ekim Cuma günü saat 11.00'e erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi" Haber

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi"

"Uyuşturucu kullanmadım, iddialar çelişkili" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan ve hakkında 25 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası talep edilen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, ilk duruşmada hakim karşısına çıkarak savunma yaptı. Soruşturma sürecinde Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ve yapılan incelemelerde uyuşturucu kullanmadığının tesbit edildiğini belirten Ateş, ilk aşamada serbest bırakıldıktan 11 gün sonra evinde gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlattı. Tutuklanma gerekçesinin "uyuşturucu madde kullanımı için yer temin etmek" olduğunu belirten Ateş, hakkındaki suçlamaları şu sözlerle yalanladı: "9 aydır bu çelişkiyi anlamaya çalışıyorum. Bana Mehmet Akif'in evine gidip gitmediğim soruldu. Bahsedilen ev benim değil. Benim olmayan bir evde, kullanmadığım bir maddeyi başkasına neden temin edeyim? Neden bayram şekeri gibi ikram edeyim? Yıllarca uyuşturucu madde kullanımından kaynaklanan haberleri yayınlamış ve bunun suç olduğunu bilen birisi olarak böyle bir eylemi işlemem mümkün değildir." "Mehmet Akif cezaevinde helallik istedi" Savunmasında aleyhinde ifade veren tanıklara geniş yer veren Ateş, tutuklanmasından önce kendisinden bahsetmeyen Mehmet Akif Ersoy'un, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ek ifadede kendisini hedef aldığını öne sürdü. Ersoy ile Silivri Cezaevi'ndeki avukat görüş alanında karşılaştıklarını iddia eden Ateş, aralarında geçtiğini öne sürdüğü diyaloğu şu şekilde aktardı: "Silivri'de avukat görüşü esnasında karşılaştığımızda bana, 'Abi çok özür dilerim, bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et, bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk el değiştirme davasına katacaklardı, orada başıma neler gelecekti bilmiyorum' dedi. Buna avukatım da tanıktır. Mehmet Akif hakkımdaki bu ifadeleri başka bir nedenle söylemek zorunda olduğunu açıkça beyan etmiştir. Aleyhime tanıklık eden kişilerin pek çoğunun Mehmet Akif'in etkisi altında kaldığını düşünüyorum." Dosyada adı geçen diğer tanıkların beyanlarında da çelişkiler bulunduğunu savunan Ateş; Dilara Yıldız'ın ifadesindeki tarih tutarsızlıklarına, Serap Şeylan'ın Çengelköy'deki hiç var olmayan bir evi adres göstermesine ve Ebru Güran'ın çelişkili arama kayıtlarına dikkat çekti. Adli tıp raporu: Testler negatif çıktı Duruşmada, soruşturma aşamasında Veyis Ateş'ten alınan kan ve idrar örneklerinin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiği hatırlatıldı. Yapılan analizler sonucunda Ateş'in kan ve idrarında herhangi bir uyuşturucu, uyarıcı veya yasaklı ilaç etken maddesine rastlanmadığı, saçı kısa olduğu için ise kıl analizi yapılamadığı belirtildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanması ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanlardan ilk ifade: "Tuğberk İmamoğlu üzerimize çarptı" Haber

Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanlardan ilk ifade: "Tuğberk İmamoğlu üzerimize çarptı"

Kaptanlar duçlamaları kabul etmedi Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ALSU tankerinin 1’inci kaptanı Ahmet Erarslan ile 3’üncü kaptanı Murat Evciman çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Olay anında istirahatte olduğunu belirten 1’inci kaptan Ahmet Erarslan, çarpışma sesini duymasıyla köprü üstüne çıktığını söyledi. Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisini sancak kıç omuzluğunda gördüğünü aktaran Erarslan, şunları kaydetti: "Biz Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bizim gemimize çarpmıştır. Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bize ‘İskeleye al’ uyarısı yaptıktan sonra bizim gemimiz iskeleye aldığı halde, Tuğberk İmamoğlu gemisinin kendisini iskeleye alması yerine sancağa alması nedeniyle gemimize çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini düşünüyorum. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Şayet bizim gemimiz şiddetli biçimde Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmış olsaydı, bulunduğumuz gemide daha büyük hasar meydana gelirdi. Bizim bulunduğumuz gemi kazayı yaslama olarak hissetmiştir. Bizim gemimizdeki AIS cihazı aktif bir şekilde çalışmaktaydı. Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazı ise kapalı konumdaydı. Çünkü biz Tuğberk İmamoğlu gemisini AIS’den görememiştik. Biz Tuğberk İmamoğlu gemisini yalnızca radardan takip edebilmiştik. Kaza, Tuğberk İmamoğlu’nun bizim gemimize vurması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm." 3'üncü Kaptan Evciman: "Telsizden seslendim" Kazanın yaşandığı sırada geminin sevk ve idaresinden sorumlu olan 3’üncü kaptan Murat Evciman ise yedi aylık tecrübesi bulunduğunu belirterek olay anını anlattı. Karşı gemiden gelen uyarı üzerine manevra yaptığını savunan Evciman, ifadelerini şu sözlerle aktardı: "Aramızdaki mesafe 500 metreye kadar kalınca Tuğberk İmamoğlu gemisi birden sancağını alıp rotasını benim üzerime doğru çevirdi. Ben bu sırada karşıdaki geminin manevra yapacağını düşündüm ve telsizden ‘Tuğberk İmamoğlu, üstüme doğru geliyorsun, gelme’ şeklinde seslendim. Seslendikten sonra aramızdaki mesafe azaldığı için ben bulunduğum geminin rotasını iskeleye doğru çevirdim. Bu sırada Tuğberk İmamoğlu gemisi sancak yapmaya devam etti ve üzerime doğru gelmeye devam etti. Ben Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye sancak almaya başladığı andan itibaren ışıklarını görüyordum. Tuğberk İmamoğlu gemisi, iskele baş omuzundan benim bulunduğum geminin sancak baş omuz kısmına çarptı. Çarpışma olduğu anda hemen köprü üst katından birkaç basamak inerek ‘Çarpışma oldu’ diye bağırdım. Sonra hemen köprü üstüne geldim. Köprü üstüne geldiğimde Tuğberk İmamoğlu gemisinin ışıklarını gördüm. Kazadan yaklaşık 20 saniye sonra köprü üstüne 2’nci kaptan Barış Hazar geldi ve gemiyi tam sağa doğru çevirip Tuğberk İmamoğlu gemisinden uzaklaştırdı. Çarpışmadan yaklaşık 10-15 dakika sonra Sektör Marmara’ya bilgi verildi. Kaza, diğer geminin rotasını üzerimize doğru çevirmesinden kaynaklanmıştır. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Çatışmadan önce Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS’i görünmediği için Sektör Marmara da bana bir uyarıda bulunmamıştı. Kaza, Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye çarpması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm." Batan geminin yeri tespit edildi Diğer yandan, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Marmara Denizi Silivri açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin yerinin belirlendiğini duyurdu. Açıklamada, "Marmara Denizi Silivri açıklarında, 2 Eylül 2026 tarihinde iki ticari geminin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi ve personeli arama çalışmaları devam ediyor. İlk günden itibaren kaza bölgesinde çalışmalarını sürdüren Deniz Kuvvetlerimizin TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi, batan geminin yerini tespit etti. Çalışmalar koordineli şekilde devam ediyor." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB davasında kritik gün: Ertan Yıldız kürsüde, İmamoğlu’ndan peş peşe sorular Haber

İBB davasında kritik gün: Ertan Yıldız kürsüde, İmamoğlu’ndan peş peşe sorular

Yıldız, iddianamede 6 örgüt yöneticisinden biri olarak 27 eylemle suçlandığını belirterek hakkındaki iddialara karşı ilk kez kapsamlı savunma yaptı. Örgüt yöneticisi olmadığını söyleyen Yıldız, bu suçlamanın düşmesi halinde yaklaşık 20 eylem yönünden durumunun değişeceğini savundu. Yıldız, Ekrem İmamoğlu ile geçmişte birlikte çalıştıklarını ancak yakın arkadaş olmadıklarını söyledi. İmamoğlu’nun dışarıdan finans kaynakları oluşturduğunu fark ettiğini öne süren Yıldız, kendisinin de bu yapıya dahil edilmek istendiğini ancak bunu reddettiğini iddia etti. Mahkeme başkanının, ifadelerinde geçen “sistem” sözcüğünden ne kastettiğini sorması üzerine Yıldız, bunun “kaynak yaratmak için kullanılan bir yapı” olduğunu öne sürdü. Kaynağın siyasi amaçlar ve kişisel zenginleşme için kullanıldığını iddia etti. Bununla birlikte Yıldız, ihalelerden sisteme yüzde 10 para aktarıldığı yönündeki iddiasına ilişkin doğrudan görgüsünün bulunmadığını, bunu Ali Sukas’ın konuşmalarından öğrendiğini söyledi. Yıldız, Cebeci Maden Sahası konusunda da dikkat çeken iddialarda bulundu. Beş yılda 185 milyon ton hafriyat döküldüğünü ve bunun ekonomik değerinin 30-35 milyar TL olduğunu ileri sürdü. İSTAÇ’ın bu işlemler nedeniyle yaklaşık 400 milyon dolarlık gelirden mahrum kaldığını savundu. Yıldız ayrıca eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun bir şirketten 1,2 milyon dolar rüşvet aldığı ve parayı Fatih Keleş’e teslim ettiği yönündeki önceki iddiasının arkasında olduğunu söyledi. Savunmanın ardından Ekrem İmamoğlu, Yıldız’a peş peşe sorular yöneltti. İmamoğlu’nun bir şirketin gerçekte kendisine ait olduğuna ilişkin geçmişte kendisine bilgi verip vermediği sorusuna Yıldız, “Cevap vermek istemiyorum”karşılığını verdi. İmamoğlu ayrıca Yıldız’ın 2024 seçimlerinden sonra İBB ile ilişkisini kestiği yönündeki açıklamasını sorguladı. Yıldız, tutuklandığında İstanbul Yönetim AŞ Başkanı olduğunu belirtince İmamoğlu, “Yani siz İBB ile ilişkinizi hiç kesmediniz” dedi. Yıldız’ın İmamoğlu’na soru yöneltmek istemesi üzerine İmamoğlu, “Sen bana soru soramazsın. Savunmama gelip orada sorarsınız” ifadelerini kullandı. Cebeci’deki kaçak döküm iddiaları konusunda tartışma daha da sertleşti. İmamoğlu, CİMER şikâyetinin ardından teftiş sürecini kendisinin başlattığını belirterek Yıldız’ı doğruyu söylememekle suçladı. Yıldız ise mahkeme başkanına dönerek İmamoğlu’nun kendisine sürekli “yalancı” dediğini ve söylemini düzeltmesini istediğini ifade etti. Duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu da kürsüye çıktı. Hakkındaki mali suçlamaları reddeden İmamoğlu, 60 yıllık ticaret hayatında kirli para kazanmadığını söyledi ve ailesinin ticari faaliyetlerinin suçlama konusu yapılmasına tepki gösterdi. Savcı ise Hasan İmamoğlu hakkında, dosyadaki bir eylem kapsamında “aklama” suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB davasında ikinci celse: Savunmalarda dikkat çeken ifadeler Haber

İBB davasında ikinci celse: Savunmalarda dikkat çeken ifadeler

Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci celsesi Silivri’de sürüyor. Duruşmaların ilk dört gününde rüşvet suçlamalarına verilen yanıtlar ve etkin pişmanlıktan yararlanan sanıkların ifadeleri öne çıktı. “Rüşvet” suçlamalarını reddettiler Sanık Erdoğan Göğen, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’ya bir çöp tesisi devri sırasında 1 milyon 250 bin dolar rüşvet sağladığı iddiasını reddetti. Göğen, şirketi 1 milyon 350 bin euroya satın aldığını belirterek iddia edilen rüşvet miktarının ticari açıdan mantıklı olmadığını savundu. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy ise suçlamaya konu tarihte, 2023 depremleri nedeniyle Hatay’da bulunduğunu ve İstanbul’da olmadığını söyledi. Çalık: “İddia edilen tarihte cezaevindeydim” Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “rüşvet pazarlığı” yaptığı öne sürülen tarihte cezaevinde bulunduğunu belirterek suçlamayı reddetti. Çalık’ın Nahit Kiler’e “Ben maddi menfaatim için sizden para istedim mi?” sorusuna Kiler, “Benden hiç para istemediniz” yanıtını verdi. Etkin pişmanlıktan yararlanan Muzaffer Beyaz, bazı iddiaları doğrudan bilmediğini ve ağabeyinden duyduğunu söyledi. Savcının çelişkili beyanları gerekçe göstererek Beyaz’ın tutuklanmasını istemesi üzerine mahkeme talebi oy çokluğuyla reddetti. Eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Veysel Erçevik ise ifadesini okumadan imzaladığını söyledi. Furkan Hamzaoğlu da ifadesinin babasınınkiyle aynı olmasına ilişkin, anlattıklarını babasından ve Oktay Hamzaoğlu’ndan duyduğunu belirtti. “Birisi bir kuyuya taş attı” İstanbul Senin uygulamasına ilişkin suçlamalar kapsamında yargılanan Kobil şirketi yöneticisi İsmet Koyun, hazırlanan raporlarda bilgi sızıntısı bulgusuna rastlanmadığını savundu. Casusluk yazılımı iddiasını reddeden Koyun, “Birisi bir kuyuya taş attı, çıkartmaya çalışıyoruz. Bu iş casusluğa kadar vardı” dedi. “Bir tek Ekrem Bey’i tanıyordum” Müzisyen Ercan Saatçi de gözaltına alınma sürecini anlattı. Emniyete götürülürken bir polisin kendisine “Vardığımızda hangi örgüte üye olduğunu anlarsın” dediğini aktaran Saatçi, içeride yüzlerce kişiyle karşılaştığını söyledi. Saatçi, “Bir tek Ekrem Bey’i tanıyordum, onu da zaten tüm Türkiye tanıyor” ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı, tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularının eylül ayı sonuna kadar tamamlanmasının planlandığını açıkladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmamoğlu’ndan Mahkeme Başkanına: “Feragat kelimesini kabul etmiyorum” Haber

İmamoğlu’ndan Mahkeme Başkanına: “Feragat kelimesini kabul etmiyorum”

İBB Davası’nda 66’ncı oturum Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 66’ncı celsesi, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda sürdürülüyor. Duruşmada savunma yapan tutuksuz iş insanı Seyfi Beyaz, daha önce detaylı ifadeler verdiğini belirterek hakkındaki yurtdışı yasağının kaldırılmasını talep etti ve ekleyecek bir hususu olmadığını kaydetti. Beyaz'ın ardından tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, sanığa soru sormak üzere söz aldı. Seyfi Beyaz’ın farklı tarihlerde 6 ayrı ifade verdiğini hatırlatan Çalık, ifadelerdeki tarih ve iskan çelişkilerine dikkat çekerek şunları söyledi: "2022’de para verip iskan aldığınızı söylemişsiniz fakat iskanı 3 yıl önce almışsınız. Muhasebecisi üzerinden Adem Soytekin’e teslim edildiğini ve parayı teslim edildikten 2 gün sonra da iskanınızın alındığını ifade etmişsiniz. İddianamede de iskanın alındığı tarihin 12 Kasım 2019 tarihinde iskanımızın onaylandığını söylemişsiniz. Bu ifadenizden 2 gün sonra da tahliye olmuşsunuz Bir tanesinde diyorsunuz ki ‘kabul etmedim’, öbüründe diyorsunuz ‘kabul ettik’. Şimdi 40 yıllık inşaatçıdan bunları duymak insanı üzüyor. 40 yıldır inşaat yapıyorsunuz. İskan ve ruhsatın ne manaya geldiğini ben size burada anlatmayayım. 18 aydır bugünü bekliyorum çünkü ben Beylikdüzü ile ilgili ifademi verdim... Ben şimdi arkadaşlara nezaketimi bozmadan sorularımı sormak istiyorum çünkü onların beyanlarıyla içeride tutulduğumu düşünüyorum artık." Seyfi Beyaz ise bu çelişkilere karşılık, "10 senelik bir mevzu. Şu an teyit edemem" yanıtını verdi. İmamoğlu: "Savunma hakkımı kullanmadım demedim" İkinci duruşmanın ikinci oturumunda ilk kez söz alan Ekrem İmamoğlu ise mahkeme başkanının önceki celsedeki ifadelerine sert tepki gösterdi. İmamoğlu, duruşmadaki çıkışını şu sözlerle dile getirdi: "Mahkeme heyeti adına mahkeme başkanının dün benim için ‘Susma hakkından feragat etmiş kabul ediyorum’ diye bir cümlesi oldu. Bunu şiddetle reddediyorum çünkü ben susma hakkımı kullanmadım. ‘Susma hakkını kullandı’ kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Ben de ona karşılık feragat etmediğimi belirttim. Savunma hakkımı kullanmadım. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum." Seyfi Beyaz: "Pazarlık yapmadınız, şikayet etmediniz" İmamoğlu'nun tepkisinin ardından Seyfi Beyaz'a yönelttiği sorular ve aldığı yanıtlar ise şu şekilde gerçekleşti: İmamoğlu, iş insanı Beyaz'a yönelttiği sorulardan ilkinde kendisiyle hiç ticari bir pazarlık yapıp yapmadığını sordu. Beyaz bu soruya "Yapmadınız" yanıtını verdi. İmamoğlu'nun, yaşadığı sorunlarla ilgili olarak kendisini herhangi bir merciye şikayet edip etmediğini sorması üzerine ise Seyfi Beyaz "Hayır" karşılığını verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Lyon’dan Fenerbahçe’ye gözdağı Haber

Lyon’dan Fenerbahçe’ye gözdağı

UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk maçında Fenerbahçe ile karşılaşacak Olimpik Lyon’da teknik direktör Paulo Fonseca, müsabaka öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuştu. Takımının karşılaşmaya hazır olduğunu belirten Fonseca, Şampiyonlar Ligi’ne katılmanın Lyon açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Fransız ekibinin geçmiş yıllardaki gücünden farklı bir dönemde bulunduğunu ifade eden deneyimli teknik adam, buna rağmen önlerindeki iki karşılaşmayı önemli bir fırsat olarak gördüklerini vurguladı. İlk maçtan avantajlı bir sonuçla ayrılmak istediklerini belirten Fonseca, rövanş öncesinde İstanbul’daki karşılaşmanın belirleyici olacağını söyledi. Fenerbahçe karşısında yalnızca savunmayı düşünmeyeceklerini vurgulayan Fonseca, “Savunma yapmaya gelmedik, kendi oyunumuzu oynayacağız. Büyük bir takıma karşı mücadele edeceğimizi biliyoruz. Fenerbahçe'nin sahasında zorlu olacak ama cesaretimiz var” ifadelerini kullandı. Sarı-lacivertlilerin özellikle hücum hattına dikkat çeken Portekizli çalıştırıcı, Fenerbahçe’nin bireysel kalitesi yüksek oyunculara sahip olduğunu belirtti. Lyon’un iyi bir sonuç alabilmesi için savunmada dikkatli olması gerektiğini ifade eden Fonseca, takımının motivasyonunun yüksek olduğunu ve mücadeleye hazır olduklarını kaydetti. Fonseca, iki kulübün yaptığı yatırımları da karşılaştırarak dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Şampiyonlar Ligi bileti için iki takımın da baskı altında olduğunu belirten Fonseca, “İki ekibin yatırımlarına bakarsak Fenerbahçe'nin üzerindeki baskı biraz daha fazla olabilir” dedi. Fenerbahçe ile Olimpik Lyon, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk maçında İstanbul’da karşı karşıya gelecek.

Yeni Parti Genel Başkanı Özel: "Korktukları tek şey etkili savunma" Haber

Yeni Parti Genel Başkanı Özel: "Korktukları tek şey etkili savunma"

"Savunma hakkı bahşedildi" İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davanın 65’inci celsesi, Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi Yeni Duruşma Salonu'nda devam etti. Mahkeme heyetinin duruşma sürecine ve savunma hakkına ilişkin tavrına tepki gösteren Özgür Özel, İmamoğlu'na sınırlı bir süre tanınması ve ardından gelen kararlara yönelik şu ifadeleri kullandı: "Bugüne geldik. Bugün Sayın İmamoğlu'нун avukatları yapılan yanlışı ve işin doğrusunu hukuki bir dille anlattı. O gün çok iddialıydı. ‘Hayır, bir daha savunma hakkı vermem.’ Biz de burada söyledik. Doğrudan bozma sebebi. Bu mahkemeyi bozdurmaya mı çalışıyor? Demek ki iddiaları dile getirip Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımızın yüzüne cevaplarını almaya cesaretleri yok. Geçen zamandan sonra bugün de gördüğünüz gibi, oyalaya oyalaya en son şimdi kararını verdi. Diyor ki ‘Savunma hakkını kullandıracağım ama belirsiz bir gün, benim bildiğim bir gün.’ Avukatlar ısrar edince, ‘Onu size önceden söyleyeceğim.’ Bir de söylemeseydin. Savunma yapacağı günü bilmeyecek. ‘Bir arada’ diyor, ‘uygun yerde, makul zamanda.’ Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. ‘Bu haktan yararlandıracağım’ deyip bahşetti beyzade." "Mekansızlık yaratarak yüz yüze yargılamayı engelliyorlar" Özel, duruşma salonunun fiziki koşullarını da eleştirerek, mahkemenin sanıklar, avukatlar ve izleyiciler arasında aşırı mesafe yarattığını belirtti. Seyircilerin duruşmayı dürbünle izlemek zorunda kaldığını ifade eden Özel, bu durumun yargılamanın "yüz yüze" yapılması esasını ortadan kaldırdığını savundu. Duruşma salonundaki fiziki yapıyı ve göz teması eksikliğini şu sözlerle eleştirdi: "Yargılamanın güya yüz yüze yapılıyormuş gibi olduğu ama Ekrem İmamoğlu veya herhangi bir arkadaşımız cezaevinde kamera karşısında olsa, ailesi evden televizyonla izlese, avukatı bürodan katılsa, hakim bey o çok isteyip de koşa koşa gittiği tatilinden dönmemiş olsa yine bir yargılama teknik imkanlarla buradaki kadar yapılır. Bir mekanda olunmuş falan değil burada. Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış. Yüz yüze yargılamanı imkanı ortadan kaldırılmış durumda." "Korktukları tek şey etkili savunma" Mahkemenin aldığı kararların arkasındaki temel motivasyonun etkili savunmalardan duyulan korku olduğunu belirten Özel, konuya ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: "Korktukları bir tek şey var. Etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi Ekrem İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, bu savunmanın gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar. Yapılan budur. Artık buradan sonra elbette aileler de avukatlar da bizler de tarih önünde sorumluluğumuz gereğince bu yargılamanın bir parçası olmaya ister istemez devam edeceğiz." "Tarih önünde teessüf ediyorum" Açıklamasının sonunda mahkeme heyetine ve yargı pratiklerine yönelik sert ifadelerini sürdüren Özel, tarihe not düşerek şu çağrıda bulundu: "Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum. Başka kimseye değil. Çünkü tuz koktuktan sonra, ben şimdi buradaki hakimi HSK’ya mı şikayet edeyim? Başında Akın Gürlek var, zaten bu zulmü başlatan, kurgulayan, sürdüren kişi. Adalet Bakanı olduğu gün, AK Parti İl Başkanları toplantısına gidip ‘Dün olduğu gibi bugün de partimiz için mücadeleye devam edeceğiz’ diyor. ‘Dün’ dediği gün başsavcıydı adam burada. O yüzden kimi, kime şikayet edeyim? Sayın Erdoğan’a mı edeyim atadıklarını? Kimi, kime şikayet edeyim? O yüzden hepimizin hakkını, hukukunu ve varsa bir gün hakkımızı almamızla ilgili umudu milletimize emanet ediyoruz. Ettiklerini bulsunlar. Zulümleri artsın ki sonları tez gelsin. Bu dünyada adaleti bulursak buluruz, bulmazsak öbür dünyada bütün bu masumların iki elleri yakalarındadır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.