SON DAKİKA

#Sdg

HABER DEĞER - Sdg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sdg haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz" Haber

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz"

Avrupa Parlamentosu'nun taraflı tutumuna tepki Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararlara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, üçüncü tarafların Kıbrıs konusunda tarihî gerçekleri dikkate alarak adil ve tarafsız bir yaklaşım sergilemesi gerektiği vurgulanırken, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik mesnetsiz iddiaların kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Tepkinin odak noktasında, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde anıt projesine kaynak ayrılmasını tavsiye etmesi yer aldı. Açıklamada, "Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunca, GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneğidir." denildi. "Kıbrıs Türk halkını hedef alana karşılığı verme kararlılığımız tamdır" AB ve bağlı kurumlarının 1963-1974 döneminde Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün eylemlerini göz ardı ederek Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı söylemlerini esas almasının Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamadığına dikkat çekildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın yegane güvencesi olduğunun altı çizilirken, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan hasmane tutumlara karşı her türlü mukabelede bulunulacağı net bir dille ifade edildi. Açıklamada, "Avrupa Birliği ve kurumlarının, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün insanlık dışı eylemlerini görmezden gelerek GKRY’nin tek taraflı iddia ve söylemlerini esas alması, Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamaktan uzaktır. Üçüncü tarafları, tarihî gerçekler ışığında adil ve tarafsız bir tutum sergilemeye davet ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri, 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme kararlılığımız tamdır." denildi. Suriye'de 'tek devlet, tek ordu' vurgusu MSB açıklamasında ayrıca Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) fesih ve entegrasyon sürecine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen sürecin yakından takip edildiği belirtilerek şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesi, entegrasyonun ve 'tek ordu' ilkesinin doğal gereğidir. İç savaş döneminde eski rejim unsurlarından kalan ya da terörizmle mücadele gerekçesiyle uluslararası aktörler tarafından sağlanan silah ve askerî araçların Suriye ordusuna devredilmesi, sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesine katkı sağlayacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suriye'de Kürtçe okullarda seçmeli ders olacak Haber

Suriye'de Kürtçe okullarda seçmeli ders olacak

Eğitim düzenlemesi ve uygulama esasları Suriye'deki siyasi ve askeri bütünleşme adımlarının ardından eğitim alanında da köklü değişiklikler hayata geçiriliyor. Eğitim ve Öğretim Bakanlığı tarafından ilan edilen yeni talimatnameler doğrultusunda Kürtçe dili resmi eğitim mekanizmasına dahil edildi. Alınan kararla beraber Kürtçe, 2026-2027 eğitim ve öğretim yılından itibaren ülke genelindeki okullarda ilk defa seçmeli ders olarak öğrencilerin karşısına çıkacak. Bakanlık tarafından hazırlanan yönergeye göre, söz konusu ders tüm sınıf kademelerinde haftada 2 saat süreyle işlenebilecek. Öğrencilerin bu dersten elde edecekleri notlar not ortalamasına dahil edilecek; fakat bu puanlar doğrudan sınıf geçme veya sınıfta kalma durumunu etkilemeyecek. Yıl başından bu yana kapsamlı bir hazırlık yürüten Suriye Ulusal Eğitim Müfredatı Geliştirme Merkezi, farklı bölgelerden gelen uzmanların katkısıyla ders materyallerinin basımını bitirdi. Ayrıca Eğitim Bakanlığı, 17 Ağustos tarihinde yaptığı açıklamada, gerekli sınav ve pedagojik formasyon aşamalarını başarıyla geçen çok sayıda kadrolu ve sözleşmeli Kürtçe öğretmeninin göreve başlatılacağını bildirdi. Tarihsel arka plan Eğitim ve Öğretim Bakanı Muhammed Abdurrahman Türko, eğitime dair yaptığı açıklamada okulların ayrıştırıcı değil, aksine toplumsal aidiyetin pekiştiği merkezler olması gerektiğine dikkat çekti. Bu reformun yasal dayanağını ise Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın 16 Ocak tarihinde onayladığı 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi oluşturuyor. İlgili kararnamede, Kürt kökenli vatandaşların Suriye toplumunun asli unsuru olduğu vurgulanarak Kürtçe resmi olarak "ulusal dil" statüsüne kavuşturuldu. Bu sayede, özellikle Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu doğu bölgeleri başta olmak üzere pek çok yerde devlet ve özel okul bünyesinde derslerin önü açılmış oldu. Suriye'deki Kürt topluluğunun dil ve kimlik hakları, 1962 yılındaki Haseke nüfus sayımı ve Baas Partisi'nin 1963'te iktidarı ele geçirmesiyle birlikte uzun yıllar boyunca baskılara ve yasaklamalara maruz kalmıştı. 2011'de başlayan iç savaş sonrasındaki gelişmeler ve son dönemde SDG'nin Suriye ordusu ile devlet bünyesine tamamen entegre olmasını sağlayan 10 Mart 2025 ile 29 Ocak 2026 tarihli uzlaşmalar, bu yeni dönüşüm sürecinin temelini oluşturdu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Başkanı'ndan 'Terörsüz Türkiye' vurgusu: "İsrail, Türkiye'nin oluşturacağı kardeşlik ikliminden çekiniyor" Haber

TBMM Başkanı'ndan 'Terörsüz Türkiye' vurgusu: "İsrail, Türkiye'nin oluşturacağı kardeşlik ikliminden çekiniyor"

Tarihsel birlik ve Cumhuriyetin ilk asrının bilançosu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Afyonkarahisar'da düzenlenen sivil toplum buluşmasında gerçekleştirdiği konuşmada, Türk tarihinin bir bütün olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, tarih birliğine ve zaferlerin ortak ruhuna dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu milletin tarihini dönemlere ayırarak Selçuklu'yu, Osmanlı'yı ve Cumhuriyetimizi birbirinden ayırarak sanki bunlar her birisi başka milletin varlıklarıymış gibi değerlendiriyor ve hatta üzülerek ifade ediyorum ki zaman zamanda maksadını aşan yorumlarla tarihi birbirine karşı yarıştırıyor hatta çatıştırıyoruz. Selçuklu da bizimdir, Osmanlı da bizimdir, Cumhuriyet de bizimdir. Bunların birbirinden ayrılması mümkün değildir. İspatı da 26 Ağustos'tur. Eğer 26 Ağustos 1071'i 26 Ağustos 1922'den ayırabiliyorsanız, geçmişi bugünden ayırabilirsiniz. Bu mümkün değildir. Bu milletin tarihi bir bütündür ve her sayfası bizim için iftihar edeceğimiz büyük bir tarihtir." Cumhuriyetin ilk asrının en ağır bilançosunun terör olduğunu belirten Kurtulmuş, bu maliyeti ve emperyalist oyunları şu sözlerle aktardı: "Cumhuriyetimizin ilk asrının en ağır bilançosu, Türkiye'ye emperyalistler tarafından ödetilmiş olan terör ve terörün getirmiş olduğu yıkım ve maliyettir. Burada da bir kısım temsilcileri olan aziz şehitlerimizin kahramanca mücadelesiyle teröre karşı çok büyük bir başarı elde edilmiş ve Allah'a çok şükür bugüne gelinmiştir. Ancak Cumhuriyetin yaklaşık 50 yılı terörle ve mücadeleyle geçti. 40 binin üzerinde insan öldü. Binlerce şehidimiz oldu... Bu 50 yıllık terörle geçen sürenin ağır maliyeti aynı zamanda Türkiye'ye ekonomik olarak da çok büyük ağır bir maliyet yüklemiştir. Üniversite üyesi arkadaşlarımızla 2013 yılında hesaplamaları yapmıştık. O zamanki rakamlarla alternatif maliyetleri ile 1,3 trilyon dolardı. Bugün en mütevazi rakamlarla 2,3 trilyon dolarlık bir maliyete katlandık." "Terörsüz Türkiye" ve üç sigortalı yasal Süreç Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefiyle emperyalistlerin oyunlarını bozduğunu ifade eden Kurtulmuş, çıkarılan yasanın güvencelerini şu sözlerle anlattı: "Çıkarılan yasa ile ilgili de birkaç hususu paylaşmak istiyorum. Gelen sorular arasında 'Efendim ya terör örgütü silah bırakmazsa' var. Öyle ya… Ya bırakmazsa? Bu yasanın üç tane sigortası vardır. Bırakmazsa kendileri bilir. Bırakmazsa, Türkiye bundan evvel olduğu gibi terörle mücadele etmeyi gayet iyi bilir. Üç tane sigorta vardır yasanın içerisinde. Ben yasayı onlarca kere hazırlık safhasında da okumuş birisi olarak şunu söyleyeyim. Hiçbir şehit ailesinin, hiçbir gazimizin hakkını, hukukunu rencide edecek herhangi bir söz, bırakın cümleyi bir kelime bile yoktur... Birincisi yasanın birinci maddesinde yer alan 'kritik eşik' diyerek raporumuzda da tanımladığımız, örgütün bütün şubeleriyle birlikte silahlarını bıraktığı ve örgütsel faaliyetlerini sonlandırdığının devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyidi üzerine Milli Güvenlik Kurulunca alınacak bir kararla, örgütün kendisini feshettiği ortaya konulacaktır." İsrail vurgusu Suriye ve bölgedeki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, İsrail'in Türkiye'den duyduğu rahatsızlığı şu ifadelerle dile getirdi: "Dün Suriye'de SDG başkanının yaptığı 'Suriye'deki entegrasyon olumlu bir şekilde nihayete ermiş ve SDG bir örgüt olarak varlığını yok etmiş, kendisini feshettmiştir' açıklaması bizim için önemlidir, tarihidir ve değerli bir açıklamadır... İsrail'in bölgenin sadece teorik bir tehdidi olmaktan çok öteye geçtiğini, son dönemlerde, saldırmadığı neredeyse hiçbir bölge ülkesinin kalmadığını hatırlatarak, 'Böylesine yayılmacı bir hesap içerisinde olan bir ülke. Bu ülke, sadece Türkiye'den çekiniyor ve Türkiye'nin bölgesinde oluşturacağı barış ve kardeşlik ikliminden çekiniyor, biz de bunu ortaya koymak zorundayız. Şimdi Suriye'de tam manasıyla bir barışın ortaya çıkması, inşallah Irak hükümetiyle olan yakın ilişkilerimizle de Irak'taki ilişkilerin fevkalade daha güçlü bir noktaya gitmesi, bölge halklarının da yan yana gelmesini sağlayacaktır." Konuşmasını toplumun tüm kesimlerine birlik çağrısı yaparak tamamlayan Kurtulmuş, zihniyet değişiminin önemini şu sözlerle özetledi: "Önce dillerimizi tashih etmek, her türlü ayrımcı dili terk etmek, her türlü ayrılıkçı ve ötekileştirilmiş dili de bir kenara bırakmak zorundayız. Bu topraklarda yaşayan herkes bu ülkenin eşit ve özgür yurttaşlarıdır. Bu topraklarda yaşayan herkes aynı bayrağın altında yaşayan, aynı vatanın evlatları, aynı medeniyetin insanlarıdır. Dolayısıyla önce bu dilden ötekileştirici, farklılaştırıcı, ayrımcılık dilini bir kenara bırakmak ve etrafımızdakilerin de bu dili bırakmalarını tavsiye etmemiz lazım." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MSB'den Yunanistan'a : "Patriot sistemlerinin Girit'e taşınması olumlu bir adım" Haber

MSB'den Yunanistan'a : "Patriot sistemlerinin Girit'e taşınması olumlu bir adım"

MSB'den Suriye ve SDG değerlendirmesi Milli Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen haftalık bilgilendirme toplantısında, bölgedeki sıcak gelişmeler ve dış politika başlıkları ele alındı. Toplantıda, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) silah bırakma kararı “önemli gelişme” olarak değerlendirilirken, ülkenin geleceği açısından “tek ordu” yapısının altı çizildi. Açıklamada, gayriaskerî statüdeki adaların hukuki durumunun 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile net bir şekilde hükme bağlandığı hatırlatıldı. Yunanistan'ın bu statüdeki adaları antlaşmalara aykırı biçimde silahlandırmasının hukuka aykırı olduğu yinelenirken, bu tür uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı. Bununla birlikte, Patriot Hava Savunma Sistemleri'nin Kerpe Adası'ndan Girit'e nakledilmesi kararı, mevcut yanlış uygulamalardan geri dönülmesi yönünde olumlu bir adım olarak karşılandı. Türkiye'nin bölgedeki barış ile istikrarı pekiştirecek, uluslararası hukuka ve uluslararası antlaşmalardan doğan taahhütlere uyumlu her türlü yapıcı adımı desteklemeye devam edeceği bildirildi. Rodos'ta İHA üssü iddialarına sert uyarı Bakanlık açıklamasında ayrıca Rodos Adası'nın statüsüne ve olası askeri girişimlere de dikkat çekildi. Rodos'un gayriaskerî statüsünün uluslararası antlaşmalarla bağlayıcı şekilde belirlendiğine işaret edilerek şu ifadelere yer verildi: "Rodos Adası’nın gayriaskerî statüsü, uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlenmiştir. Bu statüyü ihlal edecek her türlü girişim, Yunanistan’ın uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleriyle bağdaşmamaktadır. Bu çerçevede, Rodos’ta İHA üssü kurulmasına yönelik muhtemel bir adımın, Adanın gayriaskerî statüsünün ihlali anlamına geleceği gibi Ege’de barış ve istikrara, ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği açıktır. Türkiye, uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edecektir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Suriye'deki gelişmelere dair açıklama: "Önemli bir eşik geçildi" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Suriye'deki gelişmelere dair açıklama: "Önemli bir eşik geçildi"

"Sayın Cumhurbaşkanımızın soylu mücadelesine tarih şahittir" Suriye politikasında yaşanan tarihi dönüşümler ve bölgesel dinamikler, iktidar kanadından gelen üst düzey açıklamalarla şekillenmeye devam ediyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla Suriye'nin geleceğine dair Ankara'nın stratejik bakış açısını kamuoyuyla paylaştı. Açıklamasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın krizin ilk günlerinden beri izlediği politikaları hatırlatarak başlayan Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımız kardeş Suriye’nin üzerine karanlığın çöktüğü en zor günlerde, Suriyeli kardeşlerimizin tamamını terörden ve emperyalist saldırılardan korumak için büyük bir mücadele verdi. Bu soylu mücadeleye yıllar ve tarih şahittir" ifadelerine yer verdi. Türkiye'nin, Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü her zaman kararlılıkla desteklediğini vurgulayan Sözcü, komşu ülkenin geleceğe tek bir parça halinde bütün olarak ilerlemesi gerektiğinin altını çizdi. "SDG'nin feshi ve Şara Yönetimi önemli birer eşik" Suriye sahasındaki askeri ve idari tasfiyelere değinen Ömer Çelik, SDG'nin feshedilmesini ülkenin iç bütünlüğünün güçlendirilmesi yolunda çok önemli bir milat olarak yorumladı. Bölgedeki yeni idari yapılanmaya da dikkat çeken Çelik, "Şara yönetiminin kapsayıcı yönetim adımları, Suriye’nin geçmişin karanlıklarından kurtulması ve sağlam bir geleceğe ilerlemesi yönünde çok önemli mesafeler katetmesini sağlıyor" diyerek sahadaki yeni diplomatik iklimi desteklediklerini işaret etti. Sayın Cumhurbaşkanımız kardeş Suriye’nin üzerine karanlığın çöktüğü en zor günlerde, Suriyeli kardeşlerimizin tamamını terörden ve emperyalist saldırılardan korumak için büyük bir mücadele verdi. Bu soylu mücadeleye yıllar ve tarih şahittir. Suriye’nin egemenliğinin ve toprak… — Ömer Çelik (@omerrcelik) August 26, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan Suriye ve SDG açıklaması: "Kürt meselesini TBMM'nin çatısı altında çözmek zorundayız" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan Suriye ve SDG açıklaması: "Kürt meselesini TBMM'nin çatısı altında çözmek zorundayız"

Suriye'deki gelişmeler ve SDG'nin entegrasyonu Suriye sahasında yaşanan hareketlilik ve diplomatik temaslar iç siyasette geniş yankı uyandırmaya devam ederken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya platformu X üzerinden kapsamlı bir açıklama yaptı. Suriye'de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşıladığını belirten Kılıçdaroğlu, SDG'nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmelerin yalnızca Suriye'nin geleceği açısından değil, bölgenin huzur ve güvenliği bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, tüm etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye'nin hem Türkiye'nin hem de bölge halklarının çıkarına olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, bu durumun Türkiye için de önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. "Kürt meselesini TBMM çatısı altında çözmek zorundayız" Açıklamasında iç barış ve Kürt meselesine dair değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kaydetti: Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, bütün etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye hem Türkiye'nin hem de bölge halklarının çıkarınadır. Bu gelişmeler Türkiye açısından da önemli bir fırsat sunmaktadır. Kürt meselesini silahın ve çatışmanın gölgesinden tamamen çıkararak demokratik siyasetin, hukukun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında çözmek zorundayız. Türkiye'de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi, demokrasimizin güçlenmesi ve Türklerle Kürtler arasındaki tarihsel kardeşliğin daha da sağlamlaşmasıyla sonuçlanmasını yürekten diliyorum." OBİT hatırlatması ve bölgesel barış vurgusu Türkiye'nin iç barışını güçlendirmesinin Orta Doğu'nun istikrarı için de kritik bir güvence olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, yıllar önce bu anlayışla Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulmasını önerdiğini hatırlattı. Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin öncülüğünde zamanla diğer bölge ülkelerini de kapsayacak bir işbirliği yapılanmasının tarihi bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Orta Doğu'nun kaderinin başka ülkelerin çıkar hesaplarıyla değil, coğrafyadaki halkların ortak iradesiyle belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Kılıçdaroğlu, "Çünkü Orta Doğu'nun kaderini başka ülkelerin çıkar hesapları değil, bu coğrafyada yaşayan halkların ortak iradesi belirlemelidir. Türkiye kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirdiği ölçüde bölgesinde de barışın öncüsü olabilir. Suriye'de kalıcı istikrarın sağlanması, Filistin'de kanın ve gözyaşının dinmesi, İran'a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgemizin yeni savaşların değil, diplomasinin, işbirliğinin ve ortak refahın coğrafyası haline gelmesi mümkündür. Bunun yolu daha fazla çatışmadan değil, daha fazla diyalogdan, diplomasiden ve bölgesel işbirliğinden geçmektedir." dedi. Türkiye'nin bölgede savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, açıklamasını "Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır. Yaşasın halkların kardeşliği" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Terörsüz Türkiye" sürecinde MİT sahaya iniyor Haber

"Terörsüz Türkiye" sürecinde MİT sahaya iniyor

Türkiye'nin uzun yıllardır gündeminde yer alan terör meselesinde tarihin en kritik eşiklerinden biri geçiliyor. Çerçeve yasanın TBMM'den geçmesiyle birlikte gözler, terör örgütü PKK'nın tasfiye edilmesine ve silah bırakma süreçlerine çevrildi. Güvenlik kaynaklarından yansıyan bilgilere göre, sürecin operasyonel ve diplomatik adımları büyük bir titizlikle planlandı. Öcalan'ın çağrısı bekleniyordu Süreçteki ilk ve en kritik hamlenin terör örgütü lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılması bekleniyor. Öcalan'ın yapacağı çağrının ardından, Türkiye-Irak sınır hattından çekilerek Kandil kamplarına yerleşen örgüt mensuplarının gruplar halinde silah bırakması öngörülüyor. Güvenlik bürokrasisinden aktarılan detaylara göre, mağaraların boşaltılması, mühimmatın teslimi ve lojistik unsurların arındırılması için 1,5 ila 2 aylık sıkı bir takvim işletilecek. 18 kampta 3 Bin 800 mensup Kandil Dağı’nın eteğindeki Bînarê Qendil ile bölgenin batısındaki Kortek, Zergele, Lewce ve Bole gibi barınma alanlarında bulunan 18 farklı kamptaki yaklaşık 3 bin 800 PKK mensubunun, Meclis'in yeni yasama yılına açılacağı 1 Ekim tarihine kadar kademeli olarak silah bırakması hedefleniyor. Süreç tamamen başıboş bırakılmayacak; silah bırakma ve teslim alma işlemleri Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) gözetiminde, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi yetkililerinin de yer alacağı karma bir heyet tarafından yakından izlenecek. Teslim edilecek silahların tek tek envantere kaydedileceği, bu silahlar arasında ise ağırlıklı olarak ABD’nin IŞİD'le mücadele adı altında SDG’ye temin ettiği AT-4 tanksavar füzeleri ile M-4 tipi piyade tüfeklerinin bulunduğu ifade ediliyor. Eylül sonuna kadar tamamlanması öngörülen silah bırakma işlemlerinin ardından MGK'nın yapacağı tespitle birlikte, çerçeve yasanın Ekim ayı itibarıyla bütünüyle hayata geçirilmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.