SON DAKİKA

#Şeffaflık

HABER DEĞER - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Halk TV'ye kayyum atanması sonrası Cafer Mahiroğlu'ndan 10 soru Haber

Halk TV'ye kayyum atanması sonrası Cafer Mahiroğlu'ndan 10 soru

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şirketlerine el konulan ve TMSF bünyesindeki kayyum heyeti tarafından yönetimi devralınarak yayını kesilen Halk TV'de sular durulmuyor. Kanalın eski Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, sosyal medya mecraları üzerinden yaptığı açıklamada operasyonun arkasındaki mali iddialar hakkıdan konuştu. Mahiroğlu açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: "Halk TV, halkın kanalıdır; sahibi halktır. Bugüne kadar gücümüzü halktan alarak gazetecilik yaptık. Çok bedel ödedik ama asla diz çökmedik! Halkın doğru bilgilendirilmesi adına buradan tüm gazetecilere ve basının bütün paydaşlarına sesleniyorum. Mesele Cafer Mahiroğlu değil; diz çöktürülemeyen bir yayın organının patronuna yapılan operasyondur." Kayyum heyetine yöneltilen 10 sorusu Mahiroğlu yönetime şu soruları iletti: Halk TV belediyelere toplam kaç liralık fatura kesmiştir? Aynı dönemde Halk TV’nin aylık toplam fatura tutarları ve her bir yılın toplam cirosu ne kadardır? Bu faturalar hangi şirketlere, hangi tutarlarda kesilmiştir? Cafer Mahiroğlu’nun şahsi şirketlerinden Halk TV’ye veya Halk TV’den bu şirketlere herhangi bir fatura kesilmiş midir? Kesilmişse hangi hizmet karşılığında ve ne tutarda kesilmiştir? Halk TV’nin aylık toplam gideri ne kadardır? Belediyelerden elde edilen gelirlerin bu giderleri karşılama oranı nedir? “Halk TV belediyeler sayesinde ayakta kaldı” iddiasını destekleyen mali veriler var mıdır? Cafer Mahiroğlu, Halk TV’ye toplam ne kadar sermaye koymuştur? Cafer Mahiroğlu’nun şahsi hesapları ile şirketler arasında ne tutarda ve hangi amaçlarla para transferi yapılmıştır? Halk TV’nin ayakta kalması için diğer şirketlerden düzenli veya aralıklı olarak toplam ne kadar finansal destek sağlanmıştır? Bustech adlı firmadan Halk TV’ye herhangi bir para akışı olmuş mudur? Olmuşsa hangi tarihlerde, hangi tutarlarda ve ne amaçla gerçekleşmiştir? Bu konudaki MASAK raporunu kamuoyuna açıklar mısınız? Halk TV’nin banka hesaplarındaki toplam nakit tutarı ve alacak listesinde yer alan, tahsil edilmeyi bekleyen toplam tutar ne kadardır? Sorularının şeffaf bir şekilde cevaplanmasını talep eden Mahiroğlu, bağımsız haberciliği hedef alan idari ve adli müdahalelere karşı hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRIMDIR Halk TV, halkın kanalıdır; sahibi halktır. Bugüne kadar gücümüzü halktan alarak gazetecilik yaptık. Çok bedel ödedik ama asla diz çökmedik! Halkın doğru bilgilendirilmesi adına buradan tüm gazetecilere ve basının bütün paydaşlarına sesleniyorum. Mesele Cafer Mahiroğlu değil; diz çöktürülemeyen bir yayın organının patronuna yapılan operasyondur. Bu nedenle, kamuoyunu aydınlatmak adına kayyum heyetine şu soruları sorar mısınız? 1. Halk TV belediyelere toplam kaç liralık fatura kesmiştir? 2. Aynı dönemde Halk TV’nin aylık toplam fatura tutarları ve her bir yılın toplam cirosu ne kadardır? 3. Bu faturalar hangi şirketlere, hangi tutarlarda kesilmiştir? 4. Cafer Mahiroğlu’nun şahsi şirketlerinden Halk TV’ye veya Halk TV’den bu şirketlere herhangi bir fatura kesilmiş midir? Kesilmişse hangi hizmet karşılığında ve ne tutarda kesilmiştir? 5. Halk TV’nin aylık toplam gideri ne kadardır? Belediyelerden elde edilen gelirlerin bu giderleri karşılama oranı nedir? “Halk TV belediyeler sayesinde ayakta kaldı” iddiasını destekleyen mali veriler var mıdır? 6. Cafer Mahiroğlu, Halk TV’ye toplam ne kadar sermaye koymuştur? 7. Cafer Mahiroğlu’nun şahsi hesapları ile şirketler arasında ne tutarda ve hangi amaçlarla para transferi yapılmıştır? 8. Halk TV’nin ayakta kalması için diğer şirketlerden düzenli veya aralıklı olarak toplam ne kadar finansal destek sağlanmıştır? 9. Bustech adlı firmadan Halk TV’ye herhangi bir para akışı olmuş mudur? Olmuşsa hangi tarihlerde, hangi tutarlarda ve ne amaçla gerçekleşmiştir? Bu konudaki MASAK raporunu kamuoyuna açıklar mısınız? 10. Halk TV’nin banka hesaplarındaki toplam nakit tutarı ve alacak listesinde yer alan, tahsil edilmeyi bekleyen toplam tutar ne kadardır? Bu soruların cevaplarını belgeleriyle birlikte kamuoyuna açıklayın. — Cafer Mahiroglu (@cafermahiroglu) October 18, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD diplomasisinde damat krizi: Trump'ın damadı Jared Kushner hakkında dava açıldı Haber

ABD diplomasisinde damat krizi: Trump'ın damadı Jared Kushner hakkında dava açıldı

Başkent Washington'da kamu etiği ve hesap verebilirlik alanında faaliyet gösteren bağımsız bir denetim kuruluşu, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın diplomatik müzakerelerdeki rolüne ilişkin yargıya başvurdu. Dava dilekçesinde, Kushner’ın resmi ve hukuki bir dayanağı olmaksızın ABD heyetlerini temsilen kritik diplomatik temaslarda yer aldığı ileri sürüldü. Menfaat çatışması iddiası Açılan davada; İran, Ukrayna ve Gazze başta olmak üzere yürütülen kritik müzakerelerde ABD heyetini temsilen Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'a eşlik eden Kushner'ın görevden el çektirilmesi istendi. Dava dilekçesinde, yabancı varlıkları yöneten bir yatırım şirketinin sahibi olan Kushner'ın "özel temsilci" sıfatıyla bu süreçlere katılımının ciddi boyutta menfaat çatışmasına yol açabileceği iddia edildi. Ayrıca Kushner’ın, üstlendiği iddia edilen hükümet görevi için gerekli güvenlik ve kamu incelemelerinden usulüne uygun şekilde geçirilmediği, böylelikle hükümetin şeffaflık yükümlülüklerinden kaçınıldığı öne sürüldü. Kushner’ın ticari ilişkileri ve diplomatik faaliyetleri ABD Kongresi'nin de gündeminde yer alıyor. ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi'nin Demokrat üyeleri, Kushner'ın şirketinin askeri tedarikçilere yatırım yapan İsrailli bir grubun en büyük hissedarı olduğu iddialarının ardından, şahsın Orta Doğu'daki finansal yatırımlarına ilişkin kapsamlı bir inceleme başlatmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul siyasetinde AK Parti göçü: 7 farklı partiden 136 isim partiye katıldı Haber

İstanbul siyasetinde AK Parti göçü: 7 farklı partiden 136 isim partiye katıldı

Yerel yönetimler ve kent siyasetindeki dengeleri doğrudan etkileyecek katılım töreni İstanbul'da gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir ile AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'in katılımıyla düzenlenen toplantıda, muhalefet partilerinin çeşitli kademelerinde görev üstlenmiş isimlere rozetleri takıldı. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre; milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda teşkilat mensubunun hazır bulunduğu programda geniş bir siyasi yelpazeden katılım sağlandı. CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi, Anahtar Parti ve DEM Parti saflarında daha önce aktif görev almış olan 136 siyasetçi ve teşkilat mensubu resmi olarak AK Parti kadrolarına dahil oldu. Siyasetimizin merkezinde milletle birlikte olmak var" Törende yeni üyelere hitap eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, yerel yönetim anlayışlarının odağına insanı aldıklarını belirtti. Şeffaflık ve katılımcılık vurgusu yapan Demir, saha çalışmalarının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Milletle bütünleşmek, vatandaşın gündelik hayatına dokunmakla olur. Yılın her günü mahalle aralarında, okul önlerinde, cami avlularında vatandaşla birlikte olabilmektir bizim işimiz." "İstanbul'da AK Partili belediye sayısı hızla artıyor" AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise konuşmasında, 1994 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB Başkanlığı ile temelleri atılan belediyecilik vizyonunun partiyi iktidara taşıyan ana unsur olduğunu hatırlattı. Göreve geldiklerinde İstanbul'da 13 AK Partili belediye bulunduğunu belirten Özdemir, yeni katılımlar ve belediye meclislerindeki başkan vekilliği seçimleriyle bu sayının hızla tırmandığına dikkat çekti. Muhalefet belediyelerinin yönetim anlayışını da eleştiren Özdemir, Adalar Belediyesi'ndeki duruma değinerek ilçedeki 13 hizmet aracından 12'sinin arızalı olduğunu öne sürdü. Özdemir, bölgedeki temizlik ve lojistik aksaklıkların ancak AK Partili belediyelerin desteğiyle aşılabildiğini savundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

VAR odası çelişkisi: TFF 'İnceleme yapıldı' demişti, Başsavcılık 'Yapılmadı' dedi Haber

VAR odası çelişkisi: TFF 'İnceleme yapıldı' demişti, Başsavcılık 'Yapılmadı' dedi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Merkez Hakem Kurulu (MHK) başkanı ve bazı şüpheliler hakkında yürütülen kritik soruşturma kapsamında yeni bir resmi açıklamada bulundu. Başsavcılık, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Riva’daki tesislerinde bulunan VAR odası ile kritik VAR kayıtlarında herhangi bir adli inceleme gerçekleştirilmediğini duyurdu. TFF "şeffaf inceleme" demişti MHK üyelerinin gözaltına alınmasıyla sarsılan sürecin ilk günlerinde TFF cephesinden hareketliliğe ilişkin resmi bir açıklama yapılmıştı. Federasyon, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’ndeki VAR odasına İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin geldiğini ve inceleme yapıldığını belirtmişti. TFF, bu sürecin kendi bilgileri ve katılımlarıyla tamamen şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü savunmuştu. Silinen veriler ve hukuki tartışma Saha dışındaki bu operasyon hareketliliği spor kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, bazı medya organları ve sosyal medya hesaplarında Hakem İşleri Departmanı’ndaki bazı dijital materyallerin silindiği öne sürülmüştü. İddialara göre, emniyetin teknik personeli silinen bu materyalleri geri getirmişti. TFF ise bu iddiaları kesin bir dille yalanlayarak gerçeği yansıtmadığını, kurumlarını ve çalışanlarını hedef alan bu tür paylaşımların kabul edilemez olduğunu duyurmuştu. Adli makamlarla tam bir iş birliği içinde olduklarını belirten federasyon, asılsız iddialarda bulunanlar hakkında yasal süreç başlatacağını ve suç duyurusunda bulunacağını açıklamıştı. Başsavcılığın "inceleme yapılmadı" çıkışı ise TFF'nin bu iddialar ve şeffaflık beyanları üzerindeki soru işaretlerini doruğa çıkardı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Köprü ve otoyol özelleştirmelerinde ÖİB'den açıklama: "İşletme hakkı devri inceleniyor" Haber

Köprü ve otoyol özelleştirmelerinde ÖİB'den açıklama: "İşletme hakkı devri inceleniyor"

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'ndan bilgilendirme Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki bazı otoyollar, bağlantı yolları ve hizmet tesislerinin özelleştirme kapsamına alınmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı'nın ardından Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) resmi internet sitesi üzerinden yazılı bir açıklama yayımladı. Gelen eleştiriler ve "kamu zararı" iddiaları üzerine yapılan açıklamada, yürütülen teknik, hukuki ve mali hazırlık süreçlerinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğü ifade edildi. Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'nın doğrudan bir özelleştirme ihalesine çıkılmasını ifade etmediği, yapılacak işlemler konusunda ÖİB'yi yetkilendirdiği vurgulanan açıklamada, sürecin şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde yürütüleceği belirtildi. "600 milyon dolar kar değil gelirdir" Bahse konu rutin hazırlık çalışmalarının "kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyetin devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine" yönelik olduğu belirtilen açıklamada şu hususların altı çizildi: "Bu modelde öncelik gelir elde etmek değil, otoyollarda hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırımları hızlandırmak ve işletme verimliliğini artırmaktır. Diğer yandan, kamuoyunda otoyolların yıllık 600 milyon dolar kar ettiği ve 30 yıllık toplam karın 18 milyar dolara ulaştığı yönünde eksik ve yanıltıcı değerlendirmeler yapılmaktadır. Oysa 600 milyon dolar kar değil, gelirdir. Bu tutarın yaklaşık 300 milyon doları bakım ve onarım giderlerine ayrılmaktadır. Ayrıca önemli tutarda yatırım ve yenileme harcamaları ile personel ve işletme giderleri bulunmaktadır. Tüm bu maliyetler göz ardı edilerek yapılan hesaplamalar, otoyolların gerçek ekonomik değerini yansıtmamakta ve kamuoyunu yanıltmaktadır." Açıklamada, "Bu nedenle 600 milyon doların doğrudan 30 yıl ile çarpılarak '30 yıllık kar' veya 'kamu zararı' hesabı yapılması teknik ve mali açıdan geçerli değildir. Altyapı değerlemelerinde trafik projeksiyonları, bakım ve yenileme yatırımları, işletme ve personel giderleri, finansman maliyetleri ve riskler birlikte dikkate alınır" ifadelerine yer verildi. Yürütülen çalışmaların temel amacının hizmet kalitesini artırmak ve sürdürülebilir bir altyapı yönetimi oluşturmak olduğu ifade edilen açıklamada, ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi, geçiş ücretlerine ilişkin ilave bir artış kararı ve çalışanların mevcut haklarını kaybetmesine yol açacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığı vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABB'den Ankara salgını açıklaması: "Olumsuzluk yok" Haber

ABB'den Ankara salgını açıklaması: "Olumsuzluk yok"

Sağlık Bakanlığı ve ASKİ analiz raporlarına dikkat çeken belediye, içme suyunun tamamen sağlıklı olduğunu ve halk sağlığına yönelik hiçbir risk barındırmadığını duyurdu. Salgın iddialarına kurum raporlarıyla yanıt Bazı basın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan, başkentteki mide bulantısı ve ishal şikayetlerinin musluk suyundan kaynaklandığına dair söylentiler üzerine Ankara Büyükşehir Belediyesi yazılı bir bilgilendirme yaptı. Yapılan açıklamada, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ile ASKİ Genel Müdürlüğü ortaklığında 7 gün 24 saat esasına göre denetim ve numune testlerinin gerçekleştirildiği, şebeke suyunun sürekli gözetim altında tutulduğu ifade edildi. "Güncel analiz sonuçlarımız tamamen temiz çıktı" ABB tarafından kamuoyuyla paylaşılan raporda, ölçüm sonuçlarının suyun yüksek kalitesini tescillediği vurgulanarak resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ankara'da vatandaşlarımıza ulaştırılan içme suyu, Sağlık Bakanlığı Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen düzenli denetim ve numune alma çalışmaları kapsamında sürekli olarak kontrol edilmektedir. Bunun yanı sıra ASKİ Genel Müdürlüğü laboratuvarlarında da şebekeye verilen su 7 gün 24 saat esasına göre analiz edilmekte ve anlık olarak izlenmektedir." Ayrıca, "Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen denetimler ile ASKİ laboratuvarlarında yapılan analizlerin sonuçları, Ankara genelinde şebekeye verilen içme suyunda halk sağlığını tehdit edecek herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığını ortaya koymaktadır. Bugün gelen yeni analiz sonuçlarında da içme suyunun tüm kalite parametrelerini karşıladığı teyit edilmiştir." ifadeleri de yer aldı. "Şeffaflık ilkesiyle sonuçlar her ay paylaşılıyor" Açıklamada, "İçme suyu kalitesine dair denetim raporlarının düzenli olarak şeffaf bir şekilde paylaşıldığı hatırlatılan açıklama, şu sözlerle sona erdi:"ASKİ Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde içme suyu kalitesini kesintisiz olarak izlemeye ve analiz sonuçlarını sosyal medya hesaplarından ve internet web sitemizden her ay düzenli olarak paylaşmaktadır." denildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet onaylı "yasadışı"  "Trump" parası üretilecek Haber

Devlet onaylı "yasadışı" "Trump" parası üretilecek

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda, "Amerika bağımsızlığının 250. yılını kutlarken, özgürlüğün kalıcı mirasını onurlandırmak için bu yeni 1 dolarlık altın parayı basmaya başlayacağız. Başkan Trump'ı içeren bu para, Amerikan değerlerinin gücünü ve herkes için özgürlüğü korumaya adanmış bir ulusun vaadini kutluyor" ifadelerini kullandı. Gerçek altın içermeyen ancak altın görünümüne sahip olacak paraların, 2026 sonbaharında piyasaya sürülmesi planlanıyor. Komite üyeleri tasarımdan habersiz Hazine Bakanlığı, 2020 tarihli "Dolaşımdaki Koleksiyonluk Madeni Para Yeniden Tasarım Yasası" kapsamında bu basımın yasal olduğunu savunsa da, tasarım sürecindeki şeffaflık tartışma konusu oldu. Yasaya göre madeni para tasarımlarının, 11 üyeli Vatandaş Madeni Para Danışma Komitesi (CCAC) tarafından incelenmesi gerekiyor. Ancak komite üyeleri, tasarımı hiç görmediklerini ve inceleme süreçlerinin devre dışı bırakıldığını öne sürdü. Uzun yıllardır komitede yer alan nümismat Donald Scarinci, "Donald Trump'ın portresinin yer aldığı herhangi bir tasarımı daha önce hiç görmedik" diyerek, sürecin şaibeli olduğunu vurguladı. Komite üyeleri Kellen Hoard ve Donald Scarinci, Darphane yönetiminin komiteyi kasıtlı olarak bilgilendirmediğini ve hukuki denetim süreçlerini atlayarak hareket ettiğini belirtti. "Yasa dışı bir hamle" iddiası Darphane Baş Hukuk Müşaviri Vekili Greg Weinman, "Darphane, CCAC'den portföyü incelemesini talep etmek için önemli bir çaba sarf etti; ancak incelememe yönünde bilinçli bir karar vardı" savunmasını yapsa da, komite üyeleri bu iddiaları reddetti. Nümismat Scarinci ise sert bir eleştiride bulunarak, "Hazine Bakanı'nın kendi parasını basabileceği fikri yasa dışıdır. Kongre bu paraları müsadere etme ve tedavülden kaldırma yetkisine sahiptir" değerlendirmesinde bulundu. ABD tarihinde yaşayan bir başkanın madeni para üzerinde yer aldığı tek örnek, yaklaşık yüz yıl önce Başkan Calvin Coolidge dönemiydi. Ancak Trump yönetimi, sadece madeni para ile sınırlı kalmayarak Başkan'ın imzasını kağıt paralara da taşımaya hazırlanıyor. Bakan Bessent, Trump'ın imzasını taşıyan yeni banknotların da yine sonbaharda piyasaya sürüleceğini açıkladı. Ayrıca kaynaklar, Trump yönetiminin özel bir 250 dolarlık hatıra banknotu basımı için de çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.