SON DAKİKA

#Şeffaflık

HABER DEĞER - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üsküdar Belediyesi’ne ruhsat operasyonu: 20 gözaltı, belediye binası kapatıldı Haber

Üsküdar Belediyesi’ne ruhsat operasyonu: 20 gözaltı, belediye binası kapatıldı

Üsküdar Belediyesi’ne yönelik sabah saatlerinde düzenlenen operasyon, belediyedeki ruhsat ve iskan süreçlerine ilişkin ciddi iddiaları yeniden gündeme taşıdı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmasına göre, belediye iştiraki Kent A.Ş.’nin yapı ruhsatı süreçlerinde “paravan” olarak kullanıldığı, müteahhitlerden gayri yasal gelir elde edildiği ve başvuruların resmi mevzuata göre değil, kurulan kapalı bir sistem üzerinden yönlendirildiği öne sürüldü. Soruşturma kapsamında 20 şüpheli gözaltına alınırken, belediye binasına giriş ve çıkışlar da geçici olarak kapatıldı. Operasyon İstanbul ve Yalova’da eş zamanlı yapıldı Başsavcılık soruşturmasına göre operasyon, Üsküdar Belediyesi’nde yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesi süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine başlatıldı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 7 Nisan 2026 sabahı İstanbul’da 19, Yalova’da 1 olmak üzere toplam 30 adreste eş zamanlı arama, el koyma ve gözaltı işlemi gerçekleştirdi. Operasyonda 20 kişi yakalanırken, çok sayıda dijital materyale de el konulduğu bildirildi. Sinem Dedetaş’ın gözaltında olmadığı açıklandı Operasyona ilişkin ilk bilgilerde kamuoyunda en çok merak edilen başlıklardan biri Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın durumuydu. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre Dedetaş gözaltına alınmadı. Ancak belediye binasına giriş ve çıkışların geçici olarak kapatılması, soruşturmanın kurumsal işleyiş düzeyinde de geniş yankı yarattığını gösterdi. Soruşturmanın merkezinde Kent A.Ş. iddiası var Başsavcılığın açıklamasında, belediye iştiraki olan Kent A.Ş.’nin yapı ruhsatı sürecinde yetkisi olmadığı halde etkili biçimde devreye sokulduğu öne sürüldü. Açıklamaya göre Kent A.Ş. Genel Müdürü’ne belediye binasında, ruhsat ve iskan süreçlerinden sorumlu müdürlüklerin arasında bir oda tahsis edildi; ayrıca bu kişinin çeşitli organizasyonlarda “başkan yardımcısı” unvanıyla tanıtıldığı iddia edildi. Savcılık, şirketin gerçekte sunulmayan bir hizmet karşılığında ruhsat süreçlerinde müteahhitlerden gayri yasal gelir elde edilmesinde kullanıldığını ileri sürdü. Ruhsat sürecinde kapalı devre iletişim ve renkli excel tablosu iddiası Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri ise yapı ruhsatı başvurularının nasıl ilerletildiğine ilişkin iddialar oldu. Başsavcılığa göre, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne yapılmış başvuruların hangilerinin ilerletileceği ya da askıya alınacağı, kapalı devre bir iletişim ağı ve ada-parsel bazlı renklendirmeler içeren bir excel tablosu üzerinden takip edildi. İddiaya göre mavi renk “anlaşma sağlandı, işlem ilerletilsin”, kırmızı “anlaşma sağlanmadı, işlem yürütülmesin”, yeşil “görüşme yapılmadı”, turuncu ise “görüşme yapıldı ama süreç resmileşmedi” anlamına geliyordu. Savcılık, bu sistem nedeniyle işlemlerin mimari projeye ya da mevzuata göre değil, talep edilen tutarın yatırılıp yatırılmamasına göre yürütüldüğünü öne sürdü. İskan ruhsatları için toplantılarda menfaat miktarının belirlendiği öne sürüldü Dosyada yer alan bir başka ağır iddia ise iskan ruhsatı süreçlerine ilişkin. Başsavcılığın açıklamasına göre, yapı kullanım izin belgesi verilmesinden sorumlu birim Yapı Kontrol Müdürlüğü olmasına rağmen, müteahhitlerden hangi menfaatin ne şekilde talep edileceğine Kent A.Ş. Genel Müdürü başkanlığında yapılan toplantılarda karar verildi. Bu toplantılara, iskan ruhsatını onaylayan belediye başkan yardımcısının da katıldığı belirtildi. Denetimlerde tespit edilen mevzuata aykırılıkların, bina görselleriyle birlikte değerlendirme toplantılarına taşındığı ve her inşaat için ayrı “menfaat” hesabı yapıldığı iddia edildi. Gözaltı listesinde belediye yöneticileri, mimarlar ve müteahhitler var Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcısı Filiz Deveci, Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu, şirket bünyesinde çalışan mimarlar, iş takipçileri ve çok sayıda müteahhit yer aldı. Bu tablo, soruşturmanın yalnızca idari kadroyla sınırlı olmadığını; belediye, iştirak şirketi ve özel sektör arasında kurulduğu öne sürülen ilişkinin bütünlüklü biçimde incelendiğini ortaya koydu. Başsavcılık: Soruşturmalar kararlılıkla sürecek İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, açıklamasının sonunda kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişine karşı suçlarla mücadelenin titizlik ve kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında gözaltındaki şüphelilerin ifadeleri, el konulan dijital materyaller ve ruhsat-iskan dosyalarının incelemesi belirleyici olacak. Operasyon, yerel yönetimlerde şeffaflık, denetim ve kamu kaynaklarının kullanımı tartışmalarını da yeniden büyütecek gibi görünüyor. haberdeger.com — Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Önce Siyaset Değişmeli” konferansı Ankara’da başladı Haber

“Önce Siyaset Değişmeli” konferansı Ankara’da başladı

Ankara’da The Green Park Hotel Ankara’da düzenlenen Demokrasi Platformu’nun “Önce Siyaset Değişmeli” başlıklı Bahar Konferansları-1 etkinliği bugün saat 14.00’te başladı. Türkiye siyasetinin mevcut sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışmayı amaçlayan konferans, akademisyenler, siyasetçiler ve gazetecileri bir araya getirdi. Siyasetin dönüşümü masaya yatırılıyor Konferansın ana teması, Türkiye’de siyasal sistemin yapısal sorunları ve demokratik hukuk devleti çerçevesinde yeniden inşa ihtiyacı olarak öne çıktı. Etkinlikte konuşmacılar, siyaset kurumunun işleyişinden kuvvetler ayrılığı ilkesine, siyasal etik sorunlarından reform önerilerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunuyor. Alanında tanınmış isimler konuşmacı olarak yer aldı Konferansta eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve gazeteci-yazar Taha Akyol gibi isimler yer alırken; gazeteci Bekir Ağırdır, Prof. Dr. Doğu Ergil ve Prof. Dr. Hüseyin Çelik de farklı başlıklarda sunumlar gerçekleştiriyor. Katılımcılar, Türkiye’de siyaset kültürünün dönüşümü ve kamusal tartışma ortamının güçlendirilmesine yönelik görüşlerini paylaşıyor. Demokratik hukuk devleti vurgusu Etkinliğin açılışında yapılan değerlendirmelerde, demokratik hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve siyasal sistemde şeffaflık ile hesap verebilirliğin artırılması gerektiği vurgulandı. Konferansın, farklı görüşlerin bir araya gelerek tartışabildiği bir zemin oluşturmayı hedeflediği belirtildi. Siyasal ahlâk vurgusu öne çıktı Konferansta söz alan siyaset bilimci Prof. Dr. Doğu Ergil, siyasal etik tartışmasına dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ergil, siyasal ahlâkın yalnızca teorik bir kavram olmadığını, doğrudan yönetim anlayışını belirleyen somut bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Ergil, “Siyasal ahlâk, soyut bir erdem değil, somut bir sorumluluktur. Devlet kutsal değildir ama malı herkesin olduğu için korunması gereken bir yapıdır. Yetki mutlak değil, bir emanettir ve alınan her karar hesap vermek içindir” ifadelerini kullandı. Yönetenlerin bu ilkelerden uzaklaşmasının toplumsal güveni zedeleyeceğini belirten Ergil, güven duygusunun zayıflaması halinde yalnızca siyasal sistemin değil, ekonomik ve hukuki yapının da ciddi biçimde zarar göreceğine dikkat çekti. Kamusal tartışma kültürüne katkı hedefi Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen etkinliğin, Türkiye’de kamusal tartışma kültürünü geliştirmeyi ve siyaset alanında yeni perspektifler sunmayı amaçladığı ifade edildi. Konferansın gün boyunca devam etmesi ve farklı oturumlarla zenginleşmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şiyar Kaymaz: Diyarbakır Devlet Bahçeli’yi bekliyor Haber

Şiyar Kaymaz: Diyarbakır Devlet Bahçeli’yi bekliyor

“Diyarbakır’da Bahçeli’ye karşı ciddi bir karşılık oluştu” Şiyar Kaymaz, son dönemde yapılan açıklamaların bölgede dikkatle takip edildiğini belirterek Diyarbakır’da farklı bir atmosfer oluştuğunu ifade etti. Kaymaz, “Bugün Diyarbakır’da Bahçeli’nin gelmesi halinde toplum tarafından olumlu karşılanabilecek bir zemin var” diyerek, geçmişe kıyasla önemli bir kırılmaya işaret etti. “Toplum artık doğrudan temas istiyor” Kaymaz’a göre süreç yalnızca siyasi söylemlerle ilerleyemez. Diyarbakır’daki yurttaşların beklentisinin doğrudan temas ve diyalog olduğunu vurguladı. “İnsanlar artık uzaktan yapılan açıklamalarla yetinmiyor. Siyasetçilerin sahaya inmesini, doğrudan temas kurmasını istiyor” dedi. “Tabanda gerçek bir yakınlaşma henüz yok” Siyasi düzeyde başlayan temasların henüz toplumsal düzeye tam yansımadığını belirten Kaymaz, tabanda hâlâ mesafe olduğunu ifade etti. “Liderler konuşuyor ama halklar arasında gerçek bir yakınlaşma henüz oluşmuş değil. Bu eksiklik giderilmeden süreç tamamlanamaz” değerlendirmesinde bulundu. Barış beklentisi yüksek, temkinli iyimserlik sürüyor Nevroz meydanlarındaki atmosferi değerlendiren Kaymaz, toplumun barış sürecine güçlü bir destek verdiğini ancak sürecin nasıl ilerleyeceğine dair soru işaretlerinin sürdüğünü söyledi. Kaymaz, “Yurttaşlar barış istiyor ama sürecin nasıl işleyeceğini de bilmek istiyor. Şeffaflık talebi çok yüksek” ifadelerini kullandı. “Süreç sahada kazanılır” Kaymaz, sürecin başarıya ulaşması için sahada kurulacak diyalogun belirleyici olacağını vurguladı. “Bu süreç Ankara’da değil, Diyarbakır’da, sokakta kazanılır. Temas olmadan güven oluşmaz” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Belediyeye operasyon iddiası gündemde: Erdal Beşikçioğlu’ndan dikkat çeken çıkış Haber

Belediyeye operasyon iddiası gündemde: Erdal Beşikçioğlu’ndan dikkat çeken çıkış

Ankara’da bir belediyeye yönelik operasyon iddiası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, gözaltılarla ilgili ilk açıklama geldi. Sürecin nasıl başladığı ve iddiaların arka planı merak konusu oldu. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Etimesgut Belediyesi ve iştiraki Etimkent A.Ş.’de tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle 4 kişi gözaltına alındı. Zimmet suçlamasıyla başlatılan soruşturmada, belediye bünyesinde ve şirkette görevli isimlerin ev ve iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Gözaltılar zimmet iddiasıyla gerçekleşti Soruşturmanın, Sayıştay denetimlerinde ortaya çıkan bulgular üzerine başlatıldığı belirtildi. Açıklamaya göre, belediyenin aşevi, yemek alımı ve dağıtım süreçleri ile Etimkent A.Ş.’nin hesaplarında usulsüzlük tespit edildi. Bu kapsamda şirket genel müdürü, belediye yöneticileri ve ilgili personelin de aralarında bulunduğu dört kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın tüm yönleriyle sürdüğü ve ilerleyen süreçte yeni bilgilerin paylaşılacağı ifade edildi. Beşikçioğlu “Operasyon değil, bizim başlattığımız süreç” dedi Erdal Beşikçioğlu ise kamuoyunda oluşan “belediyeye operasyon yapıldı” algısına karşı çıkarak sürecin bizzat belediyenin şikayetiyle başladığını vurguladı. Beşikçioğlu, belediye teftiş birimleri tarafından tespit edilen usulsüzlüklerin savcılığa bildirildiğini ve adli sürecin bu doğrultuda ilerlediğini açıkladı. Beşikçioğlu ayrıca, adı geçen personellerden birinin daha önce görevden uzaklaştırıldığını ve belediyenin süreci müşteki sıfatıyla takip ettiğini belirtti. Açıklamada, olayın siyasi bir operasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanırken, gelişmelerin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi. Soruşturma çok yönlü sürüyor Savcılık tarafından yürütülen soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği değerlendirilirken, belediye yönetimi de süreci yakından izlediğini açıkladı. Türkiye toplumunda kamu kaynaklarının kullanımı ve yerel yönetimlerde şeffaflık tartışmaları yeniden gündeme gelirken, dosyanın ilerleyen aşamalarında yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Akademide yapay zeka krizi Haber

Akademide yapay zeka krizi

Akademik çalışmalarda kullanılan yapay zeka araçları, veri güvenliği ve mahremiyet tartışmalarının merkezine yerleşti. 24 Mart 2026 tarihinde gündeme gelen bir olayda, yayımlanmamış bir çalışmanın dolaylı şekilde başka bir makalede kullanıldığı iddiası, akademi dünyasında ciddi bir tartışma başlattı. Süreç, bir akademisyenin hakemlik yaptığı makalede kendi adına yapılan atıfları fark etmesiyle ortaya çıktı. İnceleme sırasında kaynakçada yer alan bir çalışmanın gerçekte var olmadığı, ancak içeriğinin henüz yayımlanmamış bir araştırmayla büyük ölçüde örtüştüğü tespit edildi. “Hayalet kaynak” tartışması büyüyor Uzmanlara göre bu durum, yapay zeka sistemlerinin yalnızca açık kaynakları değil, kullanıcıların sisteme sunduğu içerikleri de işleyebildiği yönündeki endişeleri güçlendiriyor. Gerçekte var olmayan ancak akademik görünüme sahip referansların üretilmesi, “hayalet kaynak” olarak adlandırılırken, bu durumun bilimsel güvenilirliği zedeleyebileceği ifade ediliyor. Veri güvenliği endişesi öne çıktı Olayda dikkat çeken bir diğer unsur ise ilgili akademisyenin daha önce çalışması için yapay zekadan destek almış olması oldu. Bu durum, yüklenen verilerin nasıl işlendiği ve saklandığına ilişkin soru işaretlerini artırdı. Uzmanlar, akademik metinlerin yayımlanmadan önce dolaylı yollarla ifşa edilme riskine karşı daha sıkı önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Yayınevlerinden şeffaflık vurgusu Uluslararası yayınevleri, yapay zekanın akademik çalışmalarda kullanımına belirli kurallar çerçevesinde izin veriyor. Bu kurallar arasında kullanılan araçların açıkça belirtilmesi ve şeffaflık ilkesi öne çıkıyor. Ancak yaşanan son gelişme, konunun yalnızca etik değil, aynı zamanda ciddi bir veri güvenliği meselesi olduğunu ortaya koydu. Akademi dünyasında tartışmalar sürerken, yapay zeka kullanımına yönelik yeni düzenlemelerin gündeme gelmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette sert polemik: Özgür Özel’den Bakan Gürlek’e ağır suçlamalar Haber

Siyasette sert polemik: Özgür Özel’den Bakan Gürlek’e ağır suçlamalar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Adalet Bakanı Akın Gürlek arasında “mal varlığı” üzerinden başlayan tartışma, karşılıklı açıklamalarla sertleşti. Özel, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Gürlek’in paylaştığı bilgilerin gerçeği yansıtmadığını savundu ve dikkat çeken suçlamalarda bulundu. “452 milyon liralık mülk” iddiası Özgür Özel, daha önce yaptığı açıklamalarda Gürlek’in toplam değeri yüz milyonlarca lirayı bulan taşınmazlara sahip olduğunu öne sürmüştü. Özel, yalnızca mevcut mülklerin değil, geçmişte elden çıkarılan taşınmazların da hesaba katılması gerektiğini belirtti. Gürlek’in bu iddialara yanıt olarak e-Devlet üzerinden aldığı tapu kayıtlarını paylaşması ise tartışmayı daha da alevlendirdi. “Eksik bilgi veriliyor” eleştirisi Özel, Bakan Gürlek’in yalnızca mevcut taşınmazlarını açıklamasını eleştirerek, geçmişte satılan mülklerin gizlendiğini iddia etti. “Aktif-pasif kayıtlar yerine sadece mevcut mülklerin gösterilmesi gerçeği yansıtmıyor” diyen Özel, kamuoyunun eksik bilgilendirildiğini savundu. “İftiracı ol baskısı” iddiası Tartışmanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek üzerinden yürüyen suçlamalar oldu. Özel, Gürlek’in Böcek’e yönelik “iftiracı olması için baskı ve şantaj uygulandığını” iddia etti. Bu ifadeler, siyasi tartışmanın dozunu daha da yükseltti. Karşılıklı suçlamalar büyüyor Adalet Bakanı Gürlek’in de Özel hakkında çeşitli iddialarda bulunduğu süreçte, iki taraf arasındaki polemik giderek sertleşti. Özel, kendisine yöneltilen suçlamalara daha önce yanıt verdiğini belirterek, konunun kendi açısından kapanmış olduğunu ifade etti. Siyasi gerilim tırmanıyor Yaşanan gelişmeler, yalnızca iki isim arasındaki tartışmanın ötesine geçerek yargı, siyaset ve şeffaflık başlıklarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, karşılıklı suçlamaların önümüzdeki günlerde de devam edebileceğini ve konunun daha geniş bir siyasi tartışmaya dönüşebileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kraliyetin kara kutusu açıldı: Epstein belgeleri Prens Andrew ve Sarah Ferguson’u yeniden gündeme taşıdı Haber

Kraliyetin kara kutusu açıldı: Epstein belgeleri Prens Andrew ve Sarah Ferguson’u yeniden gündeme taşıdı

ABD hükümeti tarafından kamuoyuna açıklanan milyonlarca sayfalık belge, İngiliz Kraliyet Ailesi ile hüküm giymiş finansör Jeffrey Epstein arasındaki bağlantılara ilişkin yeni detaylar ortaya koydu. Belgelerde, Prince Andrew, Duke of York ve eski eşi Sarah Ferguson ile Epstein arasındaki temaslar ve yazışmalar yer aldı. Yayımlanan yazışmalar tartışma yarattı Belgelere göre Ferguson’un Epstein ile duygusal ve mali destek içerikli mesajlaşmalar yürüttüğü, bazı ifadelerin kamuoyunda tepki çektiği aktarıldı. Yazışmalardan birinde Ferguson’un “Emrinizdeyim. Benimle evlenmeniz yeterli” ifadesini kullandığı öne sürüldü. Uzmanlar, bu belgelerin kraliyet çevresinde uzun süredir devam eden tartışmaları yeniden alevlendirdiğini belirtiyor. Tahliye sonrası ziyaret iddiası Dosyalarda, Ferguson’un 2009 yılında Epstein’ı tahliyesinden kısa süre sonra ABD’de ziyaret ettiği iddiası da yer aldı. Ziyaret sırasında kızlarının da yanında olduğu belirtilirken, bu durum çiftin kamuoyundaki konumunu zayıflatan unsurlar arasında gösterildi. Prens Andrew hakkında soruşturma baskısı arttı Belgelerin açıklanmasının ardından Andrew’un Epstein ile ilişkilerine dair yeni soru işaretleri gündeme geldi. Daha önce resmi görevlerinden çekilen ve unvanları sınırlandırılan Andrew’un, kamuoyu önünde yeniden savunma yapmak zorunda kalabileceği değerlendiriliyor. Kraliyet kaynakları, Andrew’un Epstein ile kurduğu dostluktan pişmanlık duyduğunu dile getirdiğini aktarıyor. Kraliyet içi mesafe büyüyor Epstein iddialarının ardından Andrew’un kraliyet içindeki rolü ciddi biçimde daraltılmıştı. Süreçte Charles III’ün kardeşinin bazı ayrıcalıklarını geri aldığı ve kamu görünürlüğünün azaltılması yönünde adımlar attığı bildirilmişti. Uzmanlara göre yayımlanan yeni belgeler, Andrew ve Ferguson’un yeniden itibar kazanmasını zorlaştırabilir. Düşük profil önerisi Kraliyet danışmanları, çiftin kamuoyu önünde daha düşük profil izlemesi gerektiğini vurguluyor. Yardım kuruluşlarının bir kısmının Ferguson ile ilişkilerini kesmesi, Epstein bağlantılarının kurumsal alanda da sonuç doğurduğunu gösteriyor. Geçmişteki skandallar yeniden hatırlandı Ferguson’un geçmişte medya gündemine yansıyan tartışmaları ve Epstein ile bağlarına dair açıklamaları da belgelerin ardından yeniden gündeme geldi. Analistler, yeni belge setinin yalnızca bireysel ilişkileri değil, kraliyet kurumunun şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını da derinleştirdiğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mansur Yavaş: Adalet bir gün herkese lazım olacak Haber

Mansur Yavaş: Adalet bir gün herkese lazım olacak

“Hiçbir baskı bizi yolumuzdan alıkoyamaz” çıkışı gündem oldu. Mansur Yavaş, son günlerde hakkında ortaya atılan iddialar ve yürüyen adli süreçler üzerinden yapılan tartışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Yavaş, belli çevreler tarafından bilinçli bir kampanya yürütüldüğünü savunarak, bunun bir “algı operasyonu” olduğunu ifade etti. “Mesele şahsım değil, siyasi hesaplar” mesajı verdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım’ın, “Yarın soruşturma açılınca Mansur Yavaş da ayak altından çekilecek” sözleri sonrası gözler Yavaş’a çevrilmişti. Yavaş, açıklamasında kendisinin siyasi operasyonların figüranı olmayacağını belirterek, yetkiyi milletten aldığını ve görevini şeffaf biçimde sürdürdüğünü vurguladı. “Saklayacak hiçbir şeyim yok” dedi. Hakkında 2019’dan bu yana 100’ün üzerinde şikâyet yapıldığını ifade eden Yavaş, dosyaların büyük bölümünde ifadesinin dahi alınmadığını söyledi. Danıştay’da iki dosyasının bulunduğunu belirten Yavaş, kendi döneminde ortaya çıkan iddialarda iç teftiş başlattığını ve dosyaları savcılığa ilettiğini aktardı. “Adalet bir gün herkese lazım olur” vurgusu yaptı. Şeffaflık ve mali disiplin politikalarıyla hareket ettiklerini dile getiren Yavaş, kamu kaynaklarını koruduklarını ve uluslararası düzeyde ödüller aldıklarını belirtti. Açıklamasını “Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz” sözleriyle tamamlayan Yavaş, adalet vurgusu yaptı. Açıklama, Ankara kulislerinde süren tartışmaların daha da alevlenmesine neden oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bebek mamalarında toksin alarmı! Ünlü marka acil toplatma kararı aldı Haber

Bebek mamalarında toksin alarmı! Ünlü marka acil toplatma kararı aldı

Danone’ye ait Aptamil First Infant Formula ürünlerinin belirli bir serisinde cereulide toksini tespit edilmesi üzerine, ürünler acil olarak piyasadan toplatılmaya başlandı. Geri çağırma kararının, Nestlé’nin SMA markalı bazı bebek mamalarının da benzer bir şüpheyle 50’den fazla ülkede geri çekilmesinden kısa süre sonra gelmesi, ailelerde kaygıyı artırdı. Son bir ayda ikinci geri çağırma Bebek beslenmesinde yaygın kullanılan ürünlere yönelik peş peşe alınan geri çağırma kararları dikkat çekti. Uzmanlar, cereulide toksininin gıda zehirlenmesine neden olabileceğine işaret ederken, riskli ürünlerin hızla piyasadan çekilmesi için uluslararası uyarı sistemlerinin devreye alındığı belirtildi. Bakanlıktan net uyarı: Tüketmeyin, iade edin Tarım ve Orman Bakanlığı, toplatılmasına karar verilen ürünlerin kesinlikle tüketilmemesi ve satın alındığı noktalara iade edilmesi gerektiğini açıkladı. Bakanlık, Uluslararası Gıda Güvenliği Otoriteleri Ağı (INFOSAN) ve Gıda ve Yemler için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) bildirimlerinin yakından takip edildiğini, bu kapsamda bebek ve devam formüllerinin ithalatında tedbirlerin artırıldığını duyurdu. Açıklamada ayrıca üreticilerden tüm partilere ait akredite laboratuvar analiz raporlarının zorunlu hale getirildiği, bu koşullar sağlanmadan ürünlerin ülkeye girişine izin verilmediği vurgulandı. İthalatçı firmalar tarafından piyasaya sunulan ürünler için de geri çağırma süreçlerinin başlatıldığı bildirildi. Tüketici örgütlerinden şeffaflık çağrısı Tüketici Birliği Federasyonu, gönüllü geri çağırmaların ardından yetkililerden daha ayrıntılı bilgi talep etti. Federasyon Yürütme Kurulu Üyesi Ömer Keser, geri çağrılan ve imha edilen ürün miktarlarının yanı sıra olası sağlık etkilerinin kamuoyuyla paylaşılmasının önemine dikkat çekti. Riskli parti numaraları yayımlandı Sorun tespit edilen ürünlere ait parti numaralarının markaların resmi internet sitelerinde paylaşıldığı belirtilirken, ailelerin satın aldıkları mamaların seri bilgilerini kontrol etmeleri istendi. Yetkililer, bebek sağlığını ilgilendiren bu tür durumlarda hızlı hareket edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Gelişme, gıda güvenliği ve denetim mekanizmalarının Türkiye toplumu açısından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gündeme taşırken, uzmanlar özellikle bebek ürünlerinde şüpheli durumların gecikmeden ilgili kurumlara bildirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.