SON DAKİKA

#Şeffaflık

HABER DEĞER - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Köprü ve otoyol özelleştirmelerinde ÖİB'den açıklama: "İşletme hakkı devri inceleniyor" Haber

Köprü ve otoyol özelleştirmelerinde ÖİB'den açıklama: "İşletme hakkı devri inceleniyor"

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'ndan bilgilendirme Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki bazı otoyollar, bağlantı yolları ve hizmet tesislerinin özelleştirme kapsamına alınmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı'nın ardından Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) resmi internet sitesi üzerinden yazılı bir açıklama yayımladı. Gelen eleştiriler ve "kamu zararı" iddiaları üzerine yapılan açıklamada, yürütülen teknik, hukuki ve mali hazırlık süreçlerinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğü ifade edildi. Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'nın doğrudan bir özelleştirme ihalesine çıkılmasını ifade etmediği, yapılacak işlemler konusunda ÖİB'yi yetkilendirdiği vurgulanan açıklamada, sürecin şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde yürütüleceği belirtildi. "600 milyon dolar kar değil gelirdir" Bahse konu rutin hazırlık çalışmalarının "kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyetin devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine" yönelik olduğu belirtilen açıklamada şu hususların altı çizildi: "Bu modelde öncelik gelir elde etmek değil, otoyollarda hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırımları hızlandırmak ve işletme verimliliğini artırmaktır. Diğer yandan, kamuoyunda otoyolların yıllık 600 milyon dolar kar ettiği ve 30 yıllık toplam karın 18 milyar dolara ulaştığı yönünde eksik ve yanıltıcı değerlendirmeler yapılmaktadır. Oysa 600 milyon dolar kar değil, gelirdir. Bu tutarın yaklaşık 300 milyon doları bakım ve onarım giderlerine ayrılmaktadır. Ayrıca önemli tutarda yatırım ve yenileme harcamaları ile personel ve işletme giderleri bulunmaktadır. Tüm bu maliyetler göz ardı edilerek yapılan hesaplamalar, otoyolların gerçek ekonomik değerini yansıtmamakta ve kamuoyunu yanıltmaktadır." Açıklamada, "Bu nedenle 600 milyon doların doğrudan 30 yıl ile çarpılarak '30 yıllık kar' veya 'kamu zararı' hesabı yapılması teknik ve mali açıdan geçerli değildir. Altyapı değerlemelerinde trafik projeksiyonları, bakım ve yenileme yatırımları, işletme ve personel giderleri, finansman maliyetleri ve riskler birlikte dikkate alınır" ifadelerine yer verildi. Yürütülen çalışmaların temel amacının hizmet kalitesini artırmak ve sürdürülebilir bir altyapı yönetimi oluşturmak olduğu ifade edilen açıklamada, ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi, geçiş ücretlerine ilişkin ilave bir artış kararı ve çalışanların mevcut haklarını kaybetmesine yol açacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığı vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABB'den Ankara salgını açıklaması: "Olumsuzluk yok" Haber

ABB'den Ankara salgını açıklaması: "Olumsuzluk yok"

Sağlık Bakanlığı ve ASKİ analiz raporlarına dikkat çeken belediye, içme suyunun tamamen sağlıklı olduğunu ve halk sağlığına yönelik hiçbir risk barındırmadığını duyurdu. Salgın iddialarına kurum raporlarıyla yanıt Bazı basın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan, başkentteki mide bulantısı ve ishal şikayetlerinin musluk suyundan kaynaklandığına dair söylentiler üzerine Ankara Büyükşehir Belediyesi yazılı bir bilgilendirme yaptı. Yapılan açıklamada, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ile ASKİ Genel Müdürlüğü ortaklığında 7 gün 24 saat esasına göre denetim ve numune testlerinin gerçekleştirildiği, şebeke suyunun sürekli gözetim altında tutulduğu ifade edildi. "Güncel analiz sonuçlarımız tamamen temiz çıktı" ABB tarafından kamuoyuyla paylaşılan raporda, ölçüm sonuçlarının suyun yüksek kalitesini tescillediği vurgulanarak resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ankara'da vatandaşlarımıza ulaştırılan içme suyu, Sağlık Bakanlığı Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen düzenli denetim ve numune alma çalışmaları kapsamında sürekli olarak kontrol edilmektedir. Bunun yanı sıra ASKİ Genel Müdürlüğü laboratuvarlarında da şebekeye verilen su 7 gün 24 saat esasına göre analiz edilmekte ve anlık olarak izlenmektedir." Ayrıca, "Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen denetimler ile ASKİ laboratuvarlarında yapılan analizlerin sonuçları, Ankara genelinde şebekeye verilen içme suyunda halk sağlığını tehdit edecek herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığını ortaya koymaktadır. Bugün gelen yeni analiz sonuçlarında da içme suyunun tüm kalite parametrelerini karşıladığı teyit edilmiştir." ifadeleri de yer aldı. "Şeffaflık ilkesiyle sonuçlar her ay paylaşılıyor" Açıklamada, "İçme suyu kalitesine dair denetim raporlarının düzenli olarak şeffaf bir şekilde paylaşıldığı hatırlatılan açıklama, şu sözlerle sona erdi:"ASKİ Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde içme suyu kalitesini kesintisiz olarak izlemeye ve analiz sonuçlarını sosyal medya hesaplarından ve internet web sitemizden her ay düzenli olarak paylaşmaktadır." denildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet onaylı "yasadışı"  "Trump" parası üretilecek Haber

Devlet onaylı "yasadışı" "Trump" parası üretilecek

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda, "Amerika bağımsızlığının 250. yılını kutlarken, özgürlüğün kalıcı mirasını onurlandırmak için bu yeni 1 dolarlık altın parayı basmaya başlayacağız. Başkan Trump'ı içeren bu para, Amerikan değerlerinin gücünü ve herkes için özgürlüğü korumaya adanmış bir ulusun vaadini kutluyor" ifadelerini kullandı. Gerçek altın içermeyen ancak altın görünümüne sahip olacak paraların, 2026 sonbaharında piyasaya sürülmesi planlanıyor. Komite üyeleri tasarımdan habersiz Hazine Bakanlığı, 2020 tarihli "Dolaşımdaki Koleksiyonluk Madeni Para Yeniden Tasarım Yasası" kapsamında bu basımın yasal olduğunu savunsa da, tasarım sürecindeki şeffaflık tartışma konusu oldu. Yasaya göre madeni para tasarımlarının, 11 üyeli Vatandaş Madeni Para Danışma Komitesi (CCAC) tarafından incelenmesi gerekiyor. Ancak komite üyeleri, tasarımı hiç görmediklerini ve inceleme süreçlerinin devre dışı bırakıldığını öne sürdü. Uzun yıllardır komitede yer alan nümismat Donald Scarinci, "Donald Trump'ın portresinin yer aldığı herhangi bir tasarımı daha önce hiç görmedik" diyerek, sürecin şaibeli olduğunu vurguladı. Komite üyeleri Kellen Hoard ve Donald Scarinci, Darphane yönetiminin komiteyi kasıtlı olarak bilgilendirmediğini ve hukuki denetim süreçlerini atlayarak hareket ettiğini belirtti. "Yasa dışı bir hamle" iddiası Darphane Baş Hukuk Müşaviri Vekili Greg Weinman, "Darphane, CCAC'den portföyü incelemesini talep etmek için önemli bir çaba sarf etti; ancak incelememe yönünde bilinçli bir karar vardı" savunmasını yapsa da, komite üyeleri bu iddiaları reddetti. Nümismat Scarinci ise sert bir eleştiride bulunarak, "Hazine Bakanı'nın kendi parasını basabileceği fikri yasa dışıdır. Kongre bu paraları müsadere etme ve tedavülden kaldırma yetkisine sahiptir" değerlendirmesinde bulundu. ABD tarihinde yaşayan bir başkanın madeni para üzerinde yer aldığı tek örnek, yaklaşık yüz yıl önce Başkan Calvin Coolidge dönemiydi. Ancak Trump yönetimi, sadece madeni para ile sınırlı kalmayarak Başkan'ın imzasını kağıt paralara da taşımaya hazırlanıyor. Bakan Bessent, Trump'ın imzasını taşıyan yeni banknotların da yine sonbaharda piyasaya sürüleceğini açıkladı. Ayrıca kaynaklar, Trump yönetiminin özel bir 250 dolarlık hatıra banknotu basımı için de çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek Ahbap soruşturması hakkında konuştu: "Yardımlaşma duygusu istismar edilemez" Haber

Bakan Gürlek Ahbap soruşturması hakkında konuştu: "Yardımlaşma duygusu istismar edilemez"

Sivil toplum kuruluşlarında şeffaflık vurgusu yapan Bakan Gürlek, "Yardımlaşma duygusu istismar edilemez; toplanan her kuruşun hesabı verilmelidir" diyerek yargının süreci tüm yönleriyle aydınlatacağının altını çizdi. "Yargı, algı operasyonlarına değil delillere göre hareket eder" Bakan Gürlek, Ahbap Derneği soruşturmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, yargı süreçlerini ideolojik bir zemine çekme çabalarına karşı sert bir tutum sergiledi. "Türk yargısı sosyal medyada oluşturulan suni gündemlere, etiket kampanyalarına veya algı operasyonlarına göre değil, somut delillere ve kanunlara göre hareket etmektedir" ifadelerini kullanan Gürlek, bağımsız yargının baskı altına alınmaya çalışılmasının beyhude bir girişim olduğunu vurguladı. Hiç kimsenin yasaların üzerinde olmadığını belirten Bakan, "Milletimizin iyi niyetle, dişinden tırnağından artırarak yaptığı hiçbir bağışın şahsi menfaatler uğruna kullanılmasına göz yumulmayacaktır" dedi. Sivil toplumda "şeffaflık" zorunluluğu Sivil toplum kuruluşlarının (STK) milletin zenginliği olduğunu belirten ancak denetimden muaf olmadıklarını hatırlatan Gürlek, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Sivil toplum, hukuki denetimden kaçmanın, keyfiliğin veya milletin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Şeffaflık bir tercih değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur." Bakan Gürlek, toplanan fonların kullanımına ilişkin koordinasyonun ve mali disiplinin devlet nezdinde takip edildiğini, sürecin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde titizlikle yürütüldüğünü açıkladı. 12. Yargı Paketi ile yeni dönem Toplantıda yargı sistemine dair kapsamlı açıklamalarda da bulunan Bakan Gürlek, "12. Yargı Paketi" ile yargılamaların hızlandırılacağını duyurdu. Gürlek, "Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda zorunlu hâller dışında iki duruşma arasındaki sürenin üç ayı aşmamasını öngörüyoruz. Noterlik evraklarının doğrudan mahkemelere veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilmesini sağlayarak inşallah bürokrasiyi azaltacağız. Bilirkişilik kurumunun amacı dışında kullanılmasının önüne geçecek, hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda gereksiz bilirkişi incelemesi nedeniyle yargılamanın uzamasını engelleyeceğiz." dedi. Bürokrasiyi azaltmayı hedefleyen pakette, noterlik evraklarının doğrudan mahkemelere iletilmesi, zorunlu haller dışında duruşmalar arası sürenin üç ayı aşmaması ve bilirkişilik kurumunun amacı dışında kullanılmasının engellenmesi gibi önemli başlıklar yer alıyor. Ayrıca, "IBAN kiralama" yöntemiyle banka hesaplarını suç örgütlerine kullandıranlar için daha caydırıcı yaptırımların geleceği mesajı verildi. "Sokaklarımızı suç örgütlerine bırakmayacağız" Sokak çeteleri, uyuşturucu ticareti ve FETÖ ile mücadelede kararlılık mesajı veren Bakan Gürlek, "Sokaklarımızı suç örgütlerine bırakmayacağız" dedi. Uyuşturucu ile mücadelede yalnızca sokaktaki satıcıya değil, finansman sağlayan ve suç gelirlerini aklayan organizasyonlara odaklandıklarını belirten Gürlek, faili meçhul dosyalar konusunda da "zamanın karanlığına terk edilmeyecek" bir irade ortaya koyduklarını ifade etti. Bakan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, kurumlar arası tam koordinasyonla kamu düzenini korumaya kararlı olduklarını yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şile Belediyesi soruşturmasında 17 şüpheli adliyede Haber

Şile Belediyesi soruşturmasında 17 şüpheli adliyede

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda sürdürülen soruşturmada, gözaltına alınan 17 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Operasyonun arka planı ve yeni deliller Yöneticiliğini Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik operasyonlar, ilk iki dalganın ardından elde edilen veriler ışığında genişletildi. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, soruşturmanın bu aşamasında; daha önce alınan etkin pişmanlık ifadeleri, şüphelilerin dijital materyalleri, HTS kayıtları ve hesap hareketleri titizlikle incelendi. Yapılan bu detaylı çalışmalar sonucunda, belediye bünyesindeki 6 farklı eyleme ilişkin yeni somut delillere ulaşıldığı belirtildi. İstanbul ve İzmir’de eş zamanlı baskın Soruşturma kapsamında haklarında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamalarıyla gözaltı kararı verilen 18 şüpheli için İstanbul ve İzmir’de eş zamanlı operasyon başlatıldı. 21 farklı adrese düzenlenen baskınlar neticesinde 17 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Firari durumda bulunan 1 şüphelinin yakalanması için ise çalışmaların devam ettiği kaydedildi. Süreç nasıl ilerliyor? Şile Belediyesi'nde yaşanan bu gelişmeler, yerel yönetimlerde şeffaflık ve denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha gündeme getirdi. Soruşturma dosyasındaki kanıtların belediye bünyesindeki ihale süreçlerini ve imar faaliyetlerini kapsadığı değerlendiriliyor. Adliyeye sevk edilen 17 şüphelinin savcılık sorgularının ardından hakim karşısına çıkarılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trafik sigortasında 1 Temmuz dönemi: Vatandaşı neler bekliyor? Haber

Trafik sigortasında 1 Temmuz dönemi: Vatandaşı neler bekliyor?

Hasar süreçlerinden tazminat hesaplamalarına kadar pek çok alanda bürokrasiyi azaltmayı ve şeffaflığı artırmayı hedefleyen yeni düzenleme, trafik sigortası ekosisteminde köklü bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Değer kaybında bürokrasisiz dönem Yeni dönemde değer kaybı tazminatı süreçlerindeki bürokrasi tamamen ortadan kalkıyor. Mevcut uygulamada araç sahiplerinin ayrıca başvuruda bulunması gerekirken, artık araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacak. Hasar tespiti sırasında eksper, aracın marka, model, yaş ve kaza geçmişini dikkate alarak değer kaybını da hesaplayacak ve bu tutarı hazırlayacağı rapora bağımsız bir kalem olarak ekleyecek. Sigorta şirketleri, hesaplanan bu değer kaybı tutarını raporun kendilerine ulaşmasının ardından hak sahibine SMS veya e-Devlet üzerinden anında bildirmekle yükümlü olacak. Eksper zorunluluğunda 40 bin TL sınırı Hasar tespitlerinde standart bir disiplin oluşturmak adına eksper zorunluluğu da yeniden düzenlendi. Trafik sigortasının 400 bin TL olan maddi teminatının 10’da 1’ini, yani 40 bin TL'yi aşan tüm hasarlarda eksper atanması zorunlu hale getirildi. Bu tutarın altındaki hasarlar için sigorta şirketi ile vatandaş kendi arasında anlaşmaya devam edebilecek. Eksperler ise herhangi bir dış müdahaleye imkan tanınmaması için merkezi bir sistem üzerinden otomatik olarak görevlendirilecek. Parça değişiminde yeni standartlar Onarım süreçlerinde kaliteyi korumak adına parça değişimine ilişkin standartlar da güncellendi. Hasar gören parçanın onarımı mümkün değilse öncelik orijinal parça kullanımına verilecek. Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça kullanımı ise yalnızca hak sahibinin yazılı onayı ile mümkün olacak ve bu konudaki ispat yükümlülüğü tamamen sigorta şirketinde kalacak. Ayrıca, eksper raporuyla ağır hasarlı olduğu tespit edilen araçlar için "trafikten çekilmiştir" ibareli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödemesi gerçekleştirilmeyecek. Dijitalleşme ve şeffaflık zorunluluğu Sürecin şeffaflaşması adına dijital verilerin kullanımı da zorunlu hale getirildi. Sigorta şirketine hasar başvurusunda bulunanlar veya poliçe yaptıranlar, e-Devlet sisteminde kayıtlı cep telefonu numaralarını bildirmek zorunda olacaklar. Böylece değer kaybı tazminatı ve hasar süreçlerine dair tüm kritik bilgiler, kalıcı veri saklayıcıları üzerinden hak sahiplerine doğrudan ulaştırılacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dava, yalnızca bir roman değil, otorite ve adalet üzerine zamansız bir sorgulama Haber

Dava, yalnızca bir roman değil, otorite ve adalet üzerine zamansız bir sorgulama

Franz Kafka'nın ölümünden sonra 1925 yılında yayımlanan Dava, dünya edebiyatının en önemli klasiklerinden biri olarak kabul ediliyor. Roman, banka memuru Josef K.'nın bir sabah nedenini bilmediği bir suçlamayla karşı karşıya kalmasıyla başlıyor. Suçunun ne olduğunu öğrenemeyen Josef K., giderek karmaşıklaşan bir yargı sürecinin içinde kendisini savunmaya çalışırken, okur da onunla birlikte belirsizlik ve sorgulama dolu bir yolculuğa çıkıyor. Romanın merkezinde yalnızca bir dava değil, insanın anlam arayışı ve sistem karşısındaki konumu yer alıyor.Kafka, kurduğu atmosferle okura kesin cevaplar vermek yerine düşünme alanı bırakıyor. Bu nedenle Dava, her dönemde farklı bakış açılarıyla yeniden yorumlanan eserler arasında gösteriliyor. Eser, adalet, bürokrasi ve sorumluluk kavramlarını sade ama etkileyici bir anlatımla ele alıyor. Josef K.'nın yaşadığı belirsizlik, yalnızca hukuk sistemiyle ilgili bir hikâye olarak değil, hayatın farklı alanlarında karşılaşılan karmaşık süreçlerin de sembolü olarak değerlendiriliyor. Romanın yıllardır ilgi görmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu çok katmanlı yapısı. Aradan geçen yaklaşık yüz yıla rağmen Dava, günümüz dünyasında da okurlarına farklı pencereler açmayı sürdürüyor. Dijitalleşmenin arttığı, kurumlarla birey arasındaki ilişkilerin daha karmaşık hâle geldiği bir dönemde eser; şeffaflık, iletişim ve adalet duygusunun önemini yeniden hatırlatıyor. Bu yönüyle yalnızca edebiyat meraklılarının değil, hukuk, siyaset bilimi ve sosyoloji alanına ilgi duyan okurların da başvurduğu temel eserlerden biri olmayı sürdürüyor. Kafka'nın en büyük başarısı ise mesajlarını doğrudan vermek yerine okuru düşünmeye yöneltmesi. Kimin haklı ya da haksız olduğundan çok, bireyin karşılaştığı belirsizliklerin insan psikolojisi üzerindeki etkisini anlatan roman, her okunuşta farklı anlamlar kazanıyor. Franz Kafka kimdir? Franz Kafka, 1883 yılında Prag'da doğdu. Hukuk eğitimi aldıktan sonra uzun yıllar sigorta alanında görev yaptı. Yaşamı boyunca az sayıda eseri yayımlanan Kafka, 1924 yılında hayatını kaybetti. Ölümünün ardından yakın dostu Max Brod'un yayımladığı Dava, Şato ve Amerika gibi eserleriyle dünya edebiyatının en etkili yazarları arasında yer aldı. Yabancılaşma, bürokrasi, insan psikolojisi ve bireyin yaşam karşısındaki yalnızlığını işleyen Kafka'nın eserleri, bugün de dünyanın birçok ülkesinde okunmaya ve akademik çalışmalara konu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.