SON DAKİKA

#Senaryo

HABER DEĞER - Senaryo haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Senaryo haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor

Türk siyasi ve istihbarat tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçen ve yıllardır kuşkularını koruyan Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada somut bir aşama geride kaldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesabından duyurduğu, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında gizlilik kararı sürdürülürken, soruşturmayı derinleştiren özel ekip çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fethi kabir işleminin ardından örnekler iade ediliyor Başsavcılığın talebi üzerine 12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemiyle Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açılmış ve Adli Tıp Kurumu'na incelenmek üzere örnekler alınmıştı. Adli Tıp'taki kapsamlı laboratuvar incelemelerinin tamamlandığı bildirilirken, alınan örneklerin usulüne uygun şekilde yeniden kabrine konulması için resmi işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması hedeflenen soruşturmada elde edilen bulguların başsavcılık tarafından titizlikle değerlendirildiği ifade edildi. Geniş çaplı operasyonlar ve tutuklamalar Soruşturmanın ilk dalgasında, olayın meydana geldiği dönemde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerden birinin FETÖ kapsamında yurt dışında firari olduğu belirlendiği tespit edilmişti. Adliyeye sevk edilen zanlılardan biri tutuklanırken, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın boyutları ilerleyen günlerde medya çalışanlarına, sağlık personeline ve dönemin adli bürokrasisine uzandı. Yürütülen operasyonlarda bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Hakimlik, aralarında muhabirin de bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, kameramanın da yer aldığı 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uyguladı. Yargı ve infaz kurumundaki sorumluluk zincirine yönelik adımlarda ise olayın yaşandığı tarihte görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı; dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrolle serbest bırakıldı. Ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifadesinin ardından serbest kaldı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısının 9'a yükseldiği bildirildi. Medya bağlantıları ve siyasi figürler dosyada Dosya kapsamındaki iddialar ve bağlantılar, soruşturmanın magazin ve medya ayağına da sıçradı. Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, yapım hakkında da inceleme başlatıldı. Dizide "Ömer Baba" karakterini oynayan Emin Olcay ile "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran Sedat Savtak "tanık" sıfatıyla dinlendi. Senaryo sürecine dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Ayrıca Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, FETÖ davası hükümlüsü Enver Altaylı da soruşturma çerçevesinde tutuklanan isimler arasında kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sedat Savtak Kozinoğlu Soruşturmasında ifade verdi: "Böyle bir karakter bilmiyordum" Haber

Sedat Savtak Kozinoğlu Soruşturmasında ifade verdi: "Böyle bir karakter bilmiyordum"

Silivri Adliyesi'nde yaklaşık 2 saat kaldı Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne yönelik yeniden başlatılan soruşturma sürdürülüyor. Bu kapsamda, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kozinoğlu’ndan esinlenildiği öne sürülen "Kazım Kaşifoğlu" karakterine hayat veren oyuncu Sedat Savtak, Silivri Adliyesi’ne gelerek ifade verdi. Savcılıkta yaklaşık 2 saat kaldığı öğrenilen Savtak, işlemlerinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Dizi sürecinde oyuncu olarak ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını belirten Savtak, projeye tüm yürekleriyle yaklaştıklarını ifade ederek şunları söyledi: "Öncelikle oyuncu olarak bir oyuncunun herhangi bir rolde, sinema, dizi ya da tiyatroda da olsa, elbette dürüst yaklaştığı yüreğiyle ben de bu diziye, Kurtlar Vadisi’ne tüm gücüm ve yüreğimle, bütün yaşamışlığımla, öğrendiklerimle diğer oynayan yüzlerce, binlerce oyuncu arkadaşlarımla, birçoğu da arkadaşım, büyüklerim, küçüklerim, onlar da aynı düşüncelerle bu karakterleri canlandırdık. Elimizden gelen en iyi oyunculuğumuzu hepimiz verdik." Savcının kendisine yönelttiği sorulara yanıt verdiğini belirten oyuncu, "Sayın savcım gereken soruları elbette yöneltti, ben de gereken cevapları verdim. Onunla yaptığım görüşmem, onunla kalacaktır muhakkak" ifadelerini kullandı. "Bilgilerim senaryoda yazandan ibaretti" Canlandırdığı karakterin gerçek bir kişiden esinlenilip esinlenilmediğini o dönemde bilmediğini vurgulayan Savtak, başlangıç aşamasında rolün içeriği veya gelişimi hakkında detay almadıklarını belirtti. Savtak, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Bilmiyordum. Böyle bir karakter, öncelikle zaten bizim başlangıç aşamasında sözleşme yaptığımız aşamada, rolün içeriği ya da gelişimi hakkında bilgiler almayız. Bunlar tamamen senaryoyla beraber gelişecek ve halkın izleyişiyle yazılacak konulardır. Bizim en başta öncelikle zaten bir hüküm vermemiz söz konusu değil, bir sözleşmemizi alıyoruz ve bu sözleşmenin gerektirdiklerini yapmak zorundayız." Dizinin çekildiği dönemde senaryo, senaristler ya da yapımcılara dair herhangi bir şüphesi veya gözlemi olup olmadığı sorulan Savtak, "Hayır, öyle bir gözlemim yok. Benim bilgilerim, bana verilen senaryoda ne yazıyorsa nasıl gelecek ve nasıl aktarmam gerekiyorsa sette, nasıl sunulduysa ben de oyunculuğumla değerlendirdim" yanıtını verdi. Oyunculara karakterlerin kaynağına ilişkin ek bilgi verilmediğini belirten Savtak, "Öyle bilgiler de bize verilmez. Bir hayal gücünden midir, neredendir. İyidir, bunu halkımız gayet iyi değerlendirmiştir" diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi senaristlerinin ifadeleri ortaya çıktı: "Benzerlik tamamen tesadüf" Haber

Kurtlar Vadisi senaristlerinin ifadeleri ortaya çıktı: "Benzerlik tamamen tesadüf"

"Herhangi bir dayatma söz konusu değil" Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye çağrılan 'Kurtlar Vadisi' dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın savcılıktaki ifadelerinin detayları ortaya çıktı. Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni ve gazeteci Sinan Burhan tarafından aktarılan bilgilere göre, bilgi sahibi sıfatıyla savcı karşısına çıkan senarist ekibine dizideki sahneler ve senaryonun kaynağı soruldu. Senaristlere yöneltilen "Kozinoğlu ile ilgili senaryo nasıl yazıldı? Herhangi bir kişi veya kurumdan etkilendiniz mi, size bir senaryo dayatması yapıldı mı?" şeklindeki sorulara karşılık ekibin, "Hayır, bize herhangi bir kişi ve kurumdan bir dayatma söz konusu değil. Bizim metnimiz doğal akışında ilerleyen bir metindir. Tesadüfen denk gelmiştir. Herhangi bir kasıt yoktur" yanıtını verdiği öğrenildi. Zamanlama ve sahne detayları dosyada yer alıyor Yıllardır tartışma konusu olan ve dizide Sedat Savtak’ın canlandırdığı "Kazım Kaşifoğlu" karakteri ile gerçek hayattaki Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü arasındaki dikkat çekici kronoloji soruşturma dosyasında yer almaya devam ediyor. Dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde Kaşifoğlu karakterinin hücrede tutulması ve bu yayından yalnızca iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Kozinoğlu’nun cezaevinde yaşamını yitirmesi süreçteki en önemli soru işaretlerini oluşturuyor. Öte yandan, Kozinoğlu’nun ölümünden kısa süre sonra, 8 Aralık 2011’de yayımlanan 139. bölümde Kaşifoğlu karakterinin spor yaptıktan sonra duş alması ve "Kara" karakteri tarafından koluna şırıngayla hava enjekte edilerek öldürülmesi sahneleri de mercek altına alınan unsurlar arasında bulunuyor. Senaristlerin verdiği ifadelerin ardından savcılığın dosya üzerindeki incelemelerini sürdürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi Senaristleri, Kozinoğlu soruşturmasında 2,5 saatlik ifade verdi Haber

Kurtlar Vadisi Senaristleri, Kozinoğlu soruşturmasında 2,5 saatlik ifade verdi

Senaristler savcılıkta ifade verdi Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne yönelik yeniden açılan soruşturma kapsamında adliyeye çağrılan 'Kurtlar Vadisi' dizisinin senaristleri savcıya ifade verdi. Senaryodaki sembolik mesaj iddiaları ve gerçek hayattaki olaylarla örtüşen kronolojik detayların araştırıldığı dosyada, senaristlerin savcılıktaki ifade ve sorgulama işlemleri yaklaşık 2,5 saat sürdü. İşlemlerin ardından adliyeden ayrılan senaristlerden Raci Şaşmaz, basın mensuplarının "Kazım Kaşifoğlu karakteri sadece bir isim benzerliği mi?" sorusunu sessizlikle karşılayarak yanıtlamadı. Alınan ifadelerin soruşturmanın seyrine yön vermesi beklenirken, savcılığın dosya üzerindeki incelemelerini sürdürdüğü bildirildi. Dizi sahneleri ile ölüm arasındaki zamanlama mercek altında Soruşturmanın odağında, dizideki bazı sahneler ile Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm tarihi arasındaki dikkat çekici zamanlama yer alıyor. Dosyadaki tespitlere göre, dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde "Kazım Kaşifoğlu" adlı karakterin hücrede tutulduğu, darp ve tehdit edildiği sahneler yer almış; bu bölümden yalnızca iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Kaşif Kozinoğlu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmişti. İnceleme kapsamındaki bir diğer detay ise ölüm sahnelerine ilişkin oldu. Dizinin 8 Aralık 2011’de yayımlanan 139. bölümünde, Kaşifoğlu karakterinin spor yaptıktan sonra duş aldığı ve "Kara" karakteri tarafından koluna şırıngayla hava enjekte edilerek öldürüldüğü sahneler ekrana getirilmişti. Kozinoğlu'nun ölümünün hemen ardından yayımlanan bu sahneler, senaryo ile gerçek ölüm arasında bir bağlantı olup olmadığının araştırılmasına gerekçe oluşturdu. Öte yandan, soruşturma dosyasına dizinin ilerleyen dönemlerine ait bazı dikkat çekici sahnelerin de girdiği belirtildi. 17 Mayıs 2012’de yayımlanan 159. bölümde "ERDOĞAN" yazılı mezar taşının gösterilmesi ve 4 Şubat 2010 tarihli 79. bölümde yer alan ve "FG" kısaltması nedeniyle Fetullah Gülen'e atıf olduğu öne sürülen "34 FG 7061" plakalı araç detayının da dosyada yer aldığı kaydedildi. Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın verdiği ifadelerin ardından soruşturmanın derinleştirileceği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

14. Boğaziçi Film Festivali başvuruları başladı Haber

14. Boğaziçi Film Festivali başvuruları başladı

İstanbul ev sahipliğinde sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanan festival, Türkiye ve dünya sinemasının nitelikli yapımlarını izleyiciyle buluşturmanın ötesinde, sektör profesyonellerini bir araya getiren ustalık sınıfları ve söyleşi programlarına da ev sahipliği yapacak. Organizasyonun rekabetçi bölümleri ise bu yıl dört ana kategori üzerinden şekillenecek. Dört farklı kategoride ödül rekabeti Festival komitesi tarafından yapılan açıklamaya göre başvurular Ulusal Uzun Metraj Film, Uluslararası Uzun Metraj Film, Kısa Film ve Ulusal Belgesel Film olmak üzere toplam dört ayrı dalda kabul edilecek. Ulusal Uzun Metraj Film kategorisinde yarışmak isteyen yapımların 1 Ocak 2025 tarihinden sonra tamamlanmış olması şartı aranıyor. Bu dalda yarışacak filmler prestijli "Altın Yunus En İyi Film Ödülü" için rekabet ederken; en iyi yönetmen, senaryo, kadın oyuncu, erkek oyuncu, görüntü yönetmeni ve kurgu dallarında da ödüller sahiplerini bulacak. Herhangi bir süre kısıtlamasına tabi tutulmaksızın başvuru yapabilen Türkiye yapımı belgeseller, Ulusal Belgesel Film Yarışması çatısı altında "En İyi Ulusal Belgesel Film" ve "Jüri Özel Ödülü" için jüri karşısına çıkacak. Kısa Film Yarışması kapsamında ise "En İyi Ulusal Kısa Kurmaca Film" ile "En İyi Uluslararası Kısa Kurmaca Film" ödülleri dağıtılacak. Bu kategoride yarışmaya seçilen bütün yapımlar aynı zamanda "Ahmet Uluçay Büyük Ödülü" için değerlendirmeye alınırken, eserlerden biri İstanbul Medya Akademisi tarafından takdim edilecek "Genç Yetenek Ödülü"ne layık görülecek. Festivalin tüm yarışma kategorileri için son başvuru tarihi 15 Eylül olarak belirlendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

30 ülke sineması İstanbul'da buluşuyor Haber

30 ülke sineması İstanbul'da buluşuyor

İstanbul’un ev sahipliği yapacağı etkinlik; film gösterimleri, ustalık sınıfları (masterclass), paneller ve özel söyleşilerle küresel sinema endüstrisini bir araya getirecek. İstanbul küresel buluşma noktası olacak ABD'den Çin'e, Fransa'dan İran'a kadar dünyanın farklı noktalarından 30 ülkeden 60'a yakın yönetmen, yapımcı ve sinema profesyonelini ağırlayacak olan organizasyon, sektörün gelişimine önemli bir katkı sunmayı hedefliyor. TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı, etkinliğin zengin içeriğine vurgu yaparak, "15 Temmuz Destanı'nın 10. yılına özel yaptırdığımız kısa filmlerin gösterimleri ve Filistin Sineması özel bölümünün de yer aldığı dopdolu bir 12 Punto haftası sinemaseverleri bekliyor" açıklamasında bulundu. Filistin Sineması özel bölümü 12 Punto, bu yıl üçüncü kez düzenlenecek "Filistin Sineması Özel Bölümü" ile bölgedeki insanlık dramına karşı farkındalık yaratmayı sürdürüyor. Program kapsamında 2026 yılı Oscar adayı "Hind Rajab'ın Sesi" filminin yapımcısı Nadim Cheikhrouha İstanbul'a gelecek. Oscar'da "En İyi Uluslararası Film" kategorisinde kısa listeye giren TRT ortak yapımı "Filistin 36", 16 Temmuz'da Feriye'de izleyiciyle buluşacak. Gösterime filmin yapımcısı Ossama Bawardi ve başrol oyuncusu Karim Daoud Anaya da katılım sağlayacak. 15 Temmuz'un 10. yılına özel filmler izlenecek Etkinlik, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı anısına düzenlenen "15 Temmuz Kısa Film Proje Yarışması" kategorisine de ev sahipliği yapıyor. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nde ilk kez gösterilecek olan; "Dünyanın Bütün Şafakları", "On Kere Daha" ve "Otuz İki Dakika" isimli yapımlar, izleyicinin beğenisine sunulacak. 12 finalist büyük ödül için yarışıyor Toplam 113 uzun metrajlı film başvurusunun yapıldığı 12 Punto'da, elemeler sonucunda belirlenen 90 senaryo arasından seçilen 12 finalist proje, büyük ödül için ter dökecek. Yüksel Aksu, Fadik Sevin Atasoy ve Ümit Köreken gibi isimlerin yer aldığı jüri değerlendirmesinin ardından; üç projeye "TRT Ortak Yapım Ödülü", üç projeye "TRT Ön Alım Ödülü", altı projeye "TRT Proje Geliştirme Ödülü" verilecek. Ödüller, 19 Temmuz akşamı TRT 2 ekranlarından canlı yayınlanacak törenle sahiplerini bulacak. Ayrıca hafta boyunca finale kalan projelerin sahipleri ve sektörün önde gelen isimleriyle yapılacak röportajlar, her akşam TRT 2'de yayınlanan "12 Punto Özel" programında izleyiciyle buluşacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın için kritik 15 gün! İslam Memiş’ten yatırımcıya net uyarı Haber

Altın için kritik 15 gün! İslam Memiş’ten yatırımcıya net uyarı

Küresel piyasalarda ateşkes etkisi hissedilmeye başlarken, altın fiyatlarında da hareketlilik dikkat çekiyor. Petrol fiyatlarının gerilemesi ve piyasalardaki iyimser hava sonrası yatırımcılar “Altın alınır mı?” sorusuna yanıt ararken, ekonomist İslam Memiş’ten kritik değerlendirmeler geldi. “Temkinli olun” uyarısı İslam Memiş, ateşkes haberinin piyasalara ilk etapta olumlu yansıdığını ancak sürecin henüz netleşmediğini belirtti. 15 günlük sürecin kritik olduğunu vurgulayan Memiş, yatırımcıların acele karar vermemesi gerektiğini söyledi. Ons altında kritik eşik: 5 bin dolar Altında temkinli bir yükseliş yaşandığını belirten Memiş, piyasanın ateşkese inanması için ons altının 4.900 dolar üzerinde kalıcı olması gerektiğini ifade etti. Bu seviyenin aşılması halinde 5.100 doların gündeme gelebileceğini söyledi. Gram altında 7–8 bin lira senaryosu Memiş’e göre kalıcı bir barış ortamı oluşması halinde gram altın fiyatı 7 ila 8 bin lira bandına yükselebilir. Ancak piyasaların manipüle edilmesi durumunda dalgalanmaların devam edebileceği uyarısında bulundu. İki senaryo masada Uzman isim, önümüzdeki süreç için iki farklı senaryoya dikkat çekti: Kalıcı barış durumunda altın fiyatlarında güçlü yükseliş, haber akışıyla oluşabilecek manipülasyon durumunda ise sert dalgalanmalar. Petrolde düşüş beklentisi Ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda petrol fiyatlarında düşüş yaşanabileceğini belirten Memiş, Brent petrolün 80 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini ifade etti. “Biraz bekleme zamanı” Memiş, yatırımcılara kısa vadede temkinli hareket etmeleri çağrısında bulundu. Özellikle küçük yatırımcıların ani kararlar yerine uzun vadeli stratejiye odaklanması gerektiğini vurguladı. Uzun vadede hedef: 10 bin TL Altında uzun vadeli beklentilerini de paylaşan Memiş, gram altın için hedefin 10 bin lira seviyeleri olduğunu belirtti. Ancak bu seviyeye ulaşana kadar piyasada sert dalgalanmaların sürebileceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

39 gündür süren savaşta kritik eşik: ABD sahaya ağır güç indiriyor Haber

39 gündür süren savaşta kritik eşik: ABD sahaya ağır güç indiriyor

Orta Doğu’da haftalardır süren çatışmalar yeni bir eşiğe taşınıyor. ABD-İsrail-İran hattında gerilim artarken, Washington’dan gelen askeri sevkiyat kararı dikkat çekti. ABD’nin 142. Saha Topçu Tugayı’nı bölgeye göndermesi, olası yeni senaryoları yeniden gündeme taşıdı. ABD’den dikkat çeken askeri sevkiyat ABD’nin Arkansas eyaletine bağlı 142. Saha Topçu Tugayı personelinin Orta Doğu’ya konuşlandırıldığı açıklandı. Açıklama, Cumhuriyetçi Senatör Tom Cotton tarafından yapıldı. Bu hamle, ABD’nin sahadaki askeri varlığını güçlendirme kararı olarak değerlendiriliyor. Üç kritik senaryo masada Uzmanlar, ABD’nin olası bir kara harekâtı için üç ana senaryo üzerinde duruyor: Hürmüz Boğazı ve çevresindeki adaların ele geçirilmesi, İran’ın güney kıyı hattından ilerleme ve batıdan giriş. Ancak her senaryonun ciddi askeri ve siyasi riskler barındırdığı ifade ediliyor. Enerji hattı ve küresel risk Hürmüz Boğazı’nın olası kapanma ihtimali, yalnızca bölgeyi değil küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilir. İran’ın günlük yaklaşık 1,5 milyon varillik petrol ihracatının sekteye uğraması, dünya genelinde enerji krizine yol açabilecek bir gelişme olarak görülüyor. 142. Tugay neden önemli? ABD ordusunun kritik birliklerinden biri olan 142. Saha Topçu Tugayı, HIMARS ve M270A1 çok namlulu roket sistemleriyle donatılmış durumda. Yüksek hareket kabiliyeti ve hassas vuruş gücü sayesinde modern savaşlarda stratejik rol oynayan birlik, geçmişte birçok büyük operasyonda görev aldı. Trump’tan sert mesaj ABD Başkanı Donald Trump da İran’a yönelik sert açıklamalarda bulundu. Trump, belirlenen süre içinde anlaşma sağlanmaması halinde İran için ağır sonuçlar doğabileceğini belirterek, “Bütün ülke tek bir gecede yok edilebilir” ifadelerini kullandı. Bölge yeni bir aşamaya mı geçiyor? Askeri sevkiyat ve sert açıklamalar, çatışmanın yeni bir boyuta evrilebileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı. Uzmanlar, önümüzdeki günlerin hem diplomatik hem de askeri açıdan kritik olacağını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dizide dikkat çeken gönderme: Gündem olan sahneye atıf yapıldı Haber

Dizide dikkat çeken gönderme: Gündem olan sahneye atıf yapıldı

Televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşan yapımlar arasındaki göndermeler, bu kez dikkat çeken bir sahneyle yeniden gündeme geldi. Bir dizinin yeni bölümünde yer alan diyalog, daha önce tartışma yaratan başka bir yapımı hatırlattı. Kızılcık Şerbeti’nin son bölümünde yer alan bir sahne, Aynı Yağmur Altında dizisinde daha önce tartışmalara neden olan yemek sahnesine gönderme olarak yorumlandı. Gündem olan sahneye dolaylı atıf ATV’de yayınlanan ve kısa sürede final yapan dizide, yemek davetinde domuz eti ikram edilmesi sahnesi izleyiciler arasında tartışma yaratmıştı. Bu sahnenin ardından senaryo değişiklikleri yapılmış ancak dizi düşük reytingler nedeniyle ekranlara veda etmişti. Yeni bölümde dikkat çeken replik Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümünde yer alan bir diyalogda, “Bu topraklarda inançlı ya da inançsız hiç kimse evinde domuz eti pişirip ikram etmez” ifadesi kullanıldı. Bu sözler, izleyiciler tarafından söz konusu tartışmalı sahneye bir gönderme olarak değerlendirildi. Diziler arası gönderme tartışma yarattı Sosyal medyada kısa sürede yayılan sahne, televizyon yapımları arasındaki bu tür göndermelerin etkisini yeniden gündeme taşıdı. İzleyiciler arasında farklı yorumlara neden olan sahne, kültürel hassasiyetler ve temsil biçimleri üzerinden de tartışıldı. Türkiye toplumunda geniş bir izleyici kitlesine ulaşan dizilerdeki bu tür içeriklerin, kamuoyunda farklı tepkiler doğurmaya devam ettiği görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.