SON DAKİKA

#Sendika

HABER DEĞER - Sendika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sendika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu! Haber

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu!

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası 2026 yılı 1. Grup Büyük Temsilci Buluşması kapsamında düzenlenen eğitim seminerine katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Arslan, HAK-İŞ’in Filistin dayanışmasına değinerek, Global SUMUD filosunun Gazze’ye umut taşıdığını ifade etti. Programa, Genel Başkan HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, Genel Başkan Yardımcıları İdris Ersoy ve Celal Yıldız, Şube Başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, işyeri sendika temsilcileri, komite başkanları ve yardımcıları ile uzmanlar katıldı. Filistin’e yönelik dayanışmanın sadece sözle değil, fiili desteklerle de sürdürüldüğünü belirten Arslan, uluslararası girişimlerle Gazze’ye ulaşmaya çalışan yardım filolarına da değindi. Bu kapsamda, Özgürlük Filosu girişimiyle Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud (Direniş) gemisinin önemine dikkat çeken Arslan, farklı ülkelerden gönüllülerin bu gemide yer alarak büyük bir risk üstlendiğini ifade etti. Arslan, “Gazze’ye ulaşmak için yola çıkan bu gemiler, sadece yardım taşımıyor; aynı zamanda insanlığın vicdanını temsil ediyor. Bu yolculuk, fedakârlık ve adanmışlık gerektiren bir mücadeledir” dedi. Sumud gemisine katılan gönüllülere de değinen Arslan, bu kişilerin canlarını ortaya koyarak Filistin halkının yanında yer aldığını belirterek, bu dayanışmanın tüm dünyaya örnek olması gerektiğini ifade etti. “Ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır” Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in yerli ve milli bir duruşa sahip olduğunu ifade eden Genel Başkanımız Mahmut Arslan, aynı zamanda uluslararası sendikal hareketin önemli ve etkin bir parçası olduklarını ifade etti. Arslan, HAK-İŞ/Hizmet-İş’in sendikal mücadelesinin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını belirterek, Filistin, Sudan, Suriye, Irak ve Afrika’daki birçok ülkede yaşanan zulümlere dikkat çekti. “Bizim anlayışımıza göre; sadece Türkiye’deki değil, ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır. Bizim de bu mazlumlara karşı bir borcumuz vardır” diyen Arslan, bu anlayışın sendikamızın temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı. Mazlumun yanında duruyoruz” HAK-İŞ’in bu yaklaşımı sözde bırakmadığını ifade eden Arslan, uluslararası platformlarda mazlum coğrafyaların sesi olduklarını, farklı ülkelerden sendikalarla dayanışma içinde hareket ettiklerini ve küresel sendikal yapılarda aktif görevler üstlendiklerini söyledi. Arslan, HAK-İŞ’in yüzlerce ülkede milyonlarca işçiyi temsil eden uluslararası sendikal platformlarda Türkiye’yi temsil ettiğini belirterek, “Biz hem kendi ülkemizde emeğin hakkını savunuyoruz hem de dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun yanında duruyoruz” dedi. Arslan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sürdüğünü, bölgede ağır bir yıkım yaşandığını ve temel insani ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar bulunduğunu ifade etti. Yardım girişlerinin büyük ölçüde engellendiğini belirten Arslan, Türkiye başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun farklı yollarla Gazze’ye destek ulaştırmaya çalıştığını söyledi. Gazze düşerse bu sadece oranın meselesi olmaz” Gazze’de yaşananların sadece bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Arslan, bu sürecin tüm bölgeyi etkilediğini ifade etti. “Gazze düşerse sadece orası değil, tüm bölge etkilenir. Bu mücadele sadece Filistin’in değil, insanlığın mücadelesidir” diyen Arslan, Türkiye’nin bu konuda daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini dile getirdi. “HAK-İŞ bu davanın yanında olmaya devam edecek” HAK-İŞ’in yıllardır Filistin meselesinde aktif bir duruş sergilediğini belirten Arslan hem ulusal hem de uluslararası platformlarda Filistin halkının yanında yer almaya devam edeceğimizi söyledi. Arslan, “Bu mücadele bir vicdan meselesidir. Filistin davasına sahip çıkmaya, mazlumların yanında durmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. “Kadın üyelerimizin temsiline önem veriyoruz” Kadınların sendikal hayattaki yerine de değinen Mahmut Arslan, kadınların sendikamız içinde yalnızca sayısal bir unsur olarak değil, karar alma süreçlerinin aktif bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Kadınların sendikal mücadelede daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini de vurgulayan Arslan, kadın üyelerimizin teşkilat içinde görev almaktan çekinmemesi, sorumluluk üstlenmesi ve hak ettiği yerlere gelmesi için mücadele etmeleri gerektiğini söyledi. “Üyelerimizin işlerine dönmeleri için mücadelemiz sürüyor” Hizmet-İş Sendikamızın temel ilkesinin hak ve adalet olduğunu vurgulayan Mahmut Arslan, siyasi ayrım gözetmeksizin haksızlığa uğrayan tüm emekçilerin yanında olduğumuzu ifade etti. Arslan, Diyarbakır, Van, Altındağ, Bolu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok bölgede yürüttüğümüz eylemlere dikkat çekerek, sendikamızın sahada aktif ve kararlı bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Van, Diyarbakır ve Altındağ’daki yaptığımız eylemlerde de sendikamızın kararlı duruş sergilediğini ifade eden Arslan, işten çıkarılan üyelerimizin haklarını alana kadar mücadelemizi sürdüğümüzü söyledi. Demokrasiye sahip çıktık, bedeller ödedik” Genel Başkan Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde her zaman net ve kararlı bir duruş sergilediğini belirterek, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinde darbelere karşı açık şekilde tavır alındığını ifade etti. Arslan, bu dönemlerde HAK-İŞ’in diğer bazı yapılar gibi darbecilerle birlikte hareket etmediğini, aksine millet iradesinin ve demokrasinin yanında durduğunu vurgulayarak, HAK-İŞ’in ve Hizmet-İş’in bu duruşu nedeniyle kapatılma, baskı ve çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. “Biz her zaman demokrasiden yana olduk” diyen Arslan, HAK-İŞ’in zor dönemlerde gösterdiği bu kararlı tavrın bugün de aynı şekilde devam ettiğini belirterek, “Biz her zaman millet iradesinin yanında olduk ve bunun bedelini ödedik. Ama hiçbir zaman geri adım atmadık” ifadelerini kullanarak, HAK-İŞ’in geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğini vurguladı. “Ekonomik ve sosyal haklar için mücadelemiz sürüyor” Arslan, belediye şirket işçilerinin 52 günlük ilave tediye hakkı için yürütülen çalışmalara değinerek, bu sorunun çözümü için girişimlerin sürdüğünü belirtti. KİT’lerde çalışan işçilerin kadro sorununa da dikkat çeken Arslan, bu sorunun çözülmesi için sendika olarak yoğun çaba sarf ettiklerini ifade etti. “Vergi ve emeklilik sisteminin değişmesi gerekli” Vergi sistemi ve emeklilik konularına da değinen Arslan, mevcut sistemin adaletsiz olduğunu belirterek, HAK-İŞ olarak vergi mitingleri düzenledik ve sistemin değişmesi için mücadele ettiğimizi söyledi. Emeklilik sistemindeki sorunların çözümü için hazırlanan raporların ilgili kurumlarla paylaşıldığını belirten Arslan, çalışanların ve emeklilerin haklarının korunması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti."

Uçuşlarda alarm Yurt genelinde havalimanlarında iş bırakma kararı Haber

Uçuşlarda alarm Yurt genelinde havalimanlarında iş bırakma kararı

Türkiye genelinde hava ulaşımını etkilemesi beklenen bir iş bırakma kararı alındı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nde görev yapan emekçiler, havacılık tazminatı ve performans primi ödemelerindeki adaletsizliklerin giderilmesi talebiyle 18 Şubat’ta iş bırakacaklarını duyurdu. Kararın, uçuşlarda ve yer hizmetlerinde aksamalara yol açabileceği belirtiliyor. Sendika adaletsizlik iddiasını gündeme taşıdı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası tarafından yapılan açıklamada, havayolu firmalarının hava sahasını kullanmaları karşılığında ödedikleri ücretlerin çalışanlara dağıtımında adil olmayan bir sistem uygulandığı öne sürüldü. Sendika yönetimi, Ankara’daki genel merkezde düzenlediği basın toplantısıyla iş bırakma kararını kamuoyuna duyurdu. Tazminat dağıtımında objektif kriter yok iddiası BTS Genel Başkanı Tonguç Özkan, Devlet Hava Meydanları İşletmesi bünyesinde uygulanan havacılık tazminatı ve performans primi sisteminin unvan gruplandırmalarına dayandığını, bu yöntemin ciddi ücret farklılıklarına yol açtığını savundu. Özkan, aynı görev ve sorumluluğu üstlenen çalışanlar arasında büyük farklar oluştuğunu belirterek bu durumun çalışma barışını zedelediğini ifade etti. Eurocontrol gelirleri tartışma konusu oldu Sendika, Türkiye’nin 1989’dan bu yana üyesi olduğu Eurocontrol kapsamında elde edilen gelirlerin dağıtımında da şeffaflık sorunu yaşandığını ileri sürdü. Açıklamada, Eurocontrol’den sağlanan payın hava trafik hizmetlerinin geliştirilmesi ve çalışanlara adil biçimde dağıtılması gerektiği ancak mevcut uygulamanın bu ilkelere dayanmadığı iddia edildi. 20 yıldır somut adım atılmadığı öne sürüldü BTS yönetimi, konunun yaklaşık 20 yıldır gündemde olduğunu ve diyalog yoluyla çözüm arayışlarının sonuçsuz kaldığını belirtti. Sendika, tüm girişimlere rağmen kalıcı bir düzenleme yapılmadığını savunarak bir günlük iş bırakma eylemi kararı alındığını açıkladı. Uçuşlarda aksama ihtimali gündemde 18 Şubat’ta gerçekleştirilecek iş bırakma eyleminin hava trafiği ve yer hizmetlerinde gecikmelere yol açabileceği değerlendiriliyor. Sendika, adil ve kapsayıcı bir tazminat sistemi kuruluncaya kadar mücadelenin süreceğini vurgularken, yetkililerden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Smart Solar’da direniş 58. gününde: Grev kırıcılığına izin vermeyeceğiz Haber

Smart Solar’da direniş 58. gününde: Grev kırıcılığına izin vermeyeceğiz

Kocaeli’de faaliyet gösteren Smart Solar fabrikasında çalışan işçilerin, insanca yaşam koşulları ve güvenceli çalışma talebiyle başlattığı grev 58 gündür devam ediyor. Grev sürecinde yaşanan gelişmeler, sendikanın İstanbul Beykoz’daki şirket merkezi önünde yaptığı açıklamayla yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Sendika, şirket merkezinin önünde grev kırıcılığına karşı uyardı. Birleşik Metal-İş Sendikası yöneticileri ve grevdeki işçiler, Smart Solar’ın Beykoz’daki genel merkezi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Smart Solar işçisi kazanacak” pankartı açılırken, sık sık grev ve direniş sloganları atıldı. “Grev anayasal bir haktır, kararlılıkla sürüyor.” Basın açıklamasını yapan Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Ali Çeltek, Smart Solar işçilerinin grevinin 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde işverenin uzlaşmaz tutumu nedeniyle başladığını söyledi. Çeltek, işçilerin anayasal hakları olan grev hakkını kullanarak mücadeleyi ilk günkü kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Üretimin başka yollarla sürdürülmesi iddiası gündemde. Çeltek, grev sürecinin başlamasıyla birlikte işverenin grevin etkisini kırmaya yönelik uygulamalara yöneldiğini belirterek, üretimin başka işyerlerine kaydırıldığı ya da fason yöntemlerle devam ettirildiğine dair ciddi bulgular olduğunu ifade etti. Bu durumun grev hakkını fiilen ortadan kaldırmaya yönelik açık bir grev kırıcılığı olduğunu söyledi. Sendikalar Kanunu hatırlatıldı, hukuksuzluğa dikkat çekildi. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na işaret eden Çeltek, yasal bir grev süresince işverenin grevdeki işçilerin yerine başka işçileri çalıştıramayacağını ve üretimi doğrudan ya da dolaylı biçimde sürdüremeyeceğini hatırlattı. Grevin doğasında üretimin durmasının bulunduğunu belirten Çeltek, aksi halde grev hakkının işlevsiz hale geleceğini dile getirdi. “Bu mücadele yalnızca bir işyerinin değil.” Birleşik Metal-İş, Smart Solar yönetiminin hukuksuz girişimlere rağmen işçilerden sessizlik beklemesinin büyük bir yanılgı olduğunu vurguladı. Çeltek, sendikanın Smart Solar işçilerinin haklı ve meşru mücadelesinin sonuna kadar arkasında olduğunu belirterek, bu direnişin yalnızca Smart Solar işçilerinin değil, Türkiye toplumunda işçi sınıfının grev hakkı ve sendikal özgürlükleri için verilen tarihsel bir mücadele olduğunu söyledi. Smart Solar’daki grev, emeğin karşılığı, adil ücret ve güvenceli çalışma talebi etrafında şekillenirken, gözler hem işverenin atacağı adımlara hem de toplu sözleşme sürecinin nasıl sonuçlanacağına çevrilmiş durumda.

DİSK’ten Ankara’ya yürüyüş çağrısı: Asgari değil, insanca yaşanacak ücret Haber

DİSK’ten Ankara’ya yürüyüş çağrısı: Asgari değil, insanca yaşanacak ücret

Asgari ücret pazarlıklarının kritik bir aşamaya geldiği süreçte Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), milyonlarca emekçinin yaşam koşullarına dikkat çekmek amacıyla İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş kararı aldı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, yürüyüşün “insanca yaşanacak bir ücret” talebiyle yapılacağını açıkladı. “Gelirde ve vergide adalet için yürüyoruz” DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü önünde yaptığı açıklamada, “21 Aralık Pazar günü saat 12.00’de İstanbul’dan Ankara’ya bir yürüyüş başlatıyoruz. İnsanca yaşayacak ücret için, gelirde adalet için, vergide adalet için yürüyoruz” dedi. DİSK yönetimi ve işçiler alandaydı Basın açıklamasına DİSK yönetimi, sendika temsilcileri ve çok sayıda işçi katıldı. “Asgari Değil, İnsanca Yaşanacak Ücret” yazılı pankart önünde konuşan Çerkezoğlu, asgari ücret tespit sürecinin demokratik olmadığını vurguladı. “Asgari ücret tüm toplumu etkiliyor” Asgari ücretin yalnızca asgari ücretle çalışanları değil, emeğiyle geçinen tüm toplumu etkilediğini belirten Çerkezoğlu, “15 kişinin bir masanın etrafında oturup milyonların hayatı hakkında karar verdiği bir sistem kabul edilemez. Bu süreç gerçek bir toplu pazarlık mekanizmasına dönüşmelidir” ifadelerini kullandı. Enflasyon tartışmasına tepki Enflasyon gerekçesiyle ücret taleplerinin bastırılmasına karşı çıkan Çerkezoğlu, “Türkiye’de enflasyonun nedeni ücretler değil; sermayenin aşırı kâr hırsı, yanlış kur ve vergi politikalarıdır” dedi. “Ücretleri baskılamak işsizliği çözmez” Asgari ücret artışlarının işsizliği artıracağı yönündeki iddiaları da eleştiren Çerkezoğlu, kalıcı ve güvenceli istihdam için üretime dayalı bir ekonomi politikasının şart olduğunu vurguladı. Kartal’dan Ankara’ya uzun yürüyüş Yürüyüşün detaylarını paylaşan Çerkezoğlu, 21 Aralık Pazar günü Kartal Meydanı’ndan yola çıkacaklarını, yürüyüşün Gebze, Kocaeli, Bursa ve Eskişehir güzergâhını izleyerek Ankara’ya ulaşacağını söyledi. “Tüm emekçileri mücadeleye çağırıyoruz” Çerkezoğlu, işçilere, emekçilere ve emeklilere seslenerek, “İnsanca ücret, vergide adalet ve ülkede adalet için bu mücadeleyi birlikte büyütelim” çağrısında bulundu.

Memurdan zam ayrımcılığına tepki büyüyor: 6,5 milyona adalet istiyoruz Haber

Memurdan zam ayrımcılığına tepki büyüyor: 6,5 milyona adalet istiyoruz

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklifinin görüşmeleri sırasında gergin anlara sahne oldu. Üst düzey kamu yöneticilerine 30 bin TL’ye kadar seyyanen zam öngören düzenlemeye tepki gösteren Birleşik Kamu-İş üyeleri, Meclis önünde toplanarak uygulamayı “ayrımcılık” olarak nitelendirdi. Sendika üyeleri, “Yalnızca Küçük Bir Azınlığa Değil, 6.5 Milyona Adalet” yazılı pankartlarla bütçe teklifini protesto etti. Sendika: “Gerçeklerle bağdaşmayan, açlığa mahkûm eden bir tablo var” Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, bütçede kamu emekçilerinin yok sayıldığını belirterek sert açıklamalarda bulundu. Yıldırım, “Gözümüzün içine baka baka gerçekle bağdaşmayan, halkı açlığa mahkûm eden bir uygulama ile karşı karşıyayız. Sorun çok basit: Adil paylaşım yapılıyor mu, yapılmıyor mu?” dedi. Hükümetin kamu çalışanlarını ayrıştırdığını ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu: “Toplu sözleşme masasında oldubitti mekanizması işletildi. Hükümet noteri gibi çalışan heyetin belirlediği utanç verici zam oranı bunun ispatıdır. Kendi lükslerini ‘devletin itibarı’ diyerek meşrulaştırmaya çalışanlar, asıl itibarın bu devleti ayakta tutan emekçilerde olduğunu idrak etmeli. Hakkımızı istiyoruz.” Tartışmalı zam TBMM’de oylanacak Üst düzey kamu yöneticilerine 30 bin TL’ye varan seyyanen zam yapılmasını içeren düzenlemenin, ilerleyen günlerde TBMM Genel Kurulu'na gelmesi bekleniyor. Kamuoyu ise bütçe görüşmeleri sürerken hükümetin maaş politikalarına ilişkin tartışmaları yakından takip ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.