SON DAKİKA

#Sendikalar

HABER DEĞER - Sendikalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sendikalar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çekmeköy’de okulda bıçaklı saldırı: Öğretmen hayatını kaybetti Haber

Çekmeköy’de okulda bıçaklı saldırı: Öğretmen hayatını kaybetti

İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. İddiaya göre 17 yaşındaki F.S.B., sabah saatlerinde okula gelerek ders programını incelediği öğretmeni hedef aldı. Saat 11.00 sıralarında sınıfa giren şüpheli, Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’i bıçakladı. Saldırı sırasında araya giren 15 yaşındaki öğrenci S.K. ile öğretmen Z.A. da yaralandı. Rehberlik öğretmeninin müdahalesiyle yaralı öğretmen güvenli alana alınmaya çalışıldı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Yaralanan öğrenci ve öğretmenin sağlık durumlarının iyiye gittiği bildirildi. Şüpheli F.S.B. gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Şüphelinin iki gün önce babası tarafından Bakırköy Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden çıkarıldığı öne sürüldü. Ayrıca Çelik’in daha önce disiplin kurulunda şüpheli hakkında “Can güvenliğimiz yok” ifadelerini kullandığı öğrenildi. Fatma Nur Çelik’in gençlik yıllarında üniversiteler arası bir ses yarışmasında bölge birincisi olduğu ve prova kaydını sosyal medyada paylaştığı da ortaya çıktı. Olayın ardından Eğitim-İş, Eğitim-Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Sen bir günlük iş bırakma kararı aldıklarını duyurdu. Sendikalar, eğitim kurumlarında güvenlik önlemlerinin artırılması çağrısında bulundu. Soruşturma çok yönlü olarak sürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Perakende sektöründe sarsıntı: Dev market zinciri mağazalarını elden çıkarıyor Haber

Perakende sektöründe sarsıntı: Dev market zinciri mağazalarını elden çıkarıyor

Belçika merkezli perakende devi Colruyt, 1998 yılından bu yana faaliyet gösterdiği Fransa pazarından çekilme kararı aldığını açıkladı. Şirket, özellikle Fransa’nın kuzeydoğusunda yürüttüğü operasyonlarda artan rekabet ve düşük kârlılık nedeniyle sürdürülebilir bir büyüme sağlayamadığını belirtti. Yapılan açıklamada, önemli yatırımlara rağmen hedeflenen finansal performansa ulaşılamadığı vurgulandı. 100 mağaza 4 rakibe devrediliyor Colruyt, Fransa’daki 105 mağazasının 100’ünü dört farklı perakende zincirine satacak. Buna göre 81 mağaza Intermarché’ye, 14 mağaza Leclerc’e, 3 mağaza Carrefour’a ve 2 mağaza ise Super U’ya devredilecek. Bu satışlarla birlikte 2 bin 80 çalışanın istihdamının korunacağı açıklandı. 705 kişi işsiz kalacak Sendikalar UNSA ve CGT’nin paylaştığı bilgilere göre, çekilme süreci toplamda 705 çalışanın işini kaybetmesine neden olacak. İşten çıkarmaların büyük bölümünün Dole bölgesinde yoğunlaştığı ifade edilirken, sendikalar çalışanların “stratejik ve finansal kararların bedelini ödediğini” savundu. İş sözleşmelerinin mart ayına kadar sona ermesi bekleniyor. Colruyt, Fransa’dan çekilme sürecini geçen yıl haziran ayında başlatmış, mağaza satışları için Les Mousquetaires Group ile görüşmelere girdiğini duyurmuştu. Şirket ayrıca Collect & Go hizmetini Fransa’da 31 Aralık 2025 itibarıyla sonlandırmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

20 bin liralık emekli maaşına tepkiler sürerken AKP’den savunma Haber

20 bin liralık emekli maaşına tepkiler sürerken AKP’den savunma

Tepki çeken teklif Meclis’te AKP Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından TBMM’ye sunulan kanun teklifine göre, 2026 yılı için en düşük emekli maaşı 20 bin lira olarak belirlendi. Ancak bu rakam, 28 bin 75 lira olan asgari ücretin oldukça altında kaldı. Artan hayat pahalılığı, kira ve temel gıda fiyatları karşısında teklif, emekli yurttaşlar tarafından yetersiz bulundu. Muhalefet cephesinde ise tepkiler sert oldu. CHP, emekli maaşlarının yeniden düzenlenmesi talebiyle Meclis’te “terk etmeme eylemi” başlattı. AKP’den savunma: “Popülizm yapmıyoruz” Tepkiler sürerken AKP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, partisinin emekliler için “her zaman en iyisini düşündüğünü” savundu. Büyükgümüş, eleştirileri “popülist siyaset” olarak nitelendirerek, emeklilerin hassasiyetlerinin siyasi malzeme yapılmaması gerektiğini öne sürdü. Büyükgümüş, “Emekli büyüklerimizin duyguları üzerinden bir aldı-kaçtı siyaseti yürütmüyoruz. Hesabımızı kitabımızı yaparak, Türkiye’nin imkânları çerçevesinde en makul çözümü üretmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “Dezenflasyon var” iddiası Ekonomi politikalarına da değinen Büyükgümüş, hükümetin hedeflerine “adım adım ulaştığını” savundu. Güçlü bir dezenflasyon sürecinden söz eden Büyükgümüş, enflasyonun kalıcı biçimde düşeceğini iddia etti. Ancak emekli yurttaşlar açısından tablo farklı. Artan temel ihtiyaç fiyatları karşısında 20 bin liralık maaş, milyonlarca emekliyi yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm ediyor. Geçim gerçeği ile söylem arasındaki uçurum Ekonomistler ve sendikalar, emekli maaşlarının yalnızca “bütçe dengesi” üzerinden değil, yaşam maliyetleri ve insanca yaşam hakkı temelinde ele alınması gerektiğini vurguluyor. Açıklanan rakam ise hükümetin söylemleri ile emekli yurttaşların gündelik yaşamı arasındaki uçurumu bir kez daha görünür kıldı.

İşe alımlarda işverenler artık bu soruyu soramayacak Haber

İşe alımlarda işverenler artık bu soruyu soramayacak

Avrupa Birliği, erkek ve kadın çalışanlar arasındaki ücret farkını azaltmaya yönelik önemli bir adım atıyor. 2023/970 sayılı Ücret Şeffaflığı Direktifi, 2026 yılı itibarıyla tüm üye ülkelerde yürürlüğe girecek. Düzenleme, işe alım süreçlerinde şeffaflığı artırmayı ve ücret ayrımcılığını önlemeyi hedefliyor. Kadınlar hâlâ daha az kazanıyor AB verilerine göre Almanya’da kadınlar, erkeklere kıyasla saat başına ortalama yüzde 16 daha az ücret alıyor. Aynı pozisyon ve benzer nitelikler dikkate alındığında bu fark yüzde 6 seviyesine geriliyor. Uzmanlar, kadınların daha düşük ücretli sektörlerde yoğunlaşması ve yarı zamanlı çalışmanın yaygınlığına dikkat çekiyor. Ücret ayrımcılığı yapanlara yaptırım Yeni düzenlemeyle birlikte iş başvurusunda bulunan adaylar, işe başlamadan önce ilgili pozisyonun maaş aralığını öğrenebilecek. İşverenlerin adaylardan önceki maaş bilgisini talep etmesi yasaklanacak. Büyük ölçekli şirketler, cinsiyete dayalı ücret farklarını düzenli olarak raporlamakla yükümlü olacak. Ayrımcılık tespit edilmesi hâlinde çalışanlar eksik ödenen tutarları talep edebilecek ve ispat yükümlülüğü işverende olacak. Direktif birebir uygulanacak Almanya Eşitlik ve Eğitim Bakanı Karin Prien, direktifin ulusal mevzuata birebir aktarılacağını açıkladı. Sendikalar uygulamayı desteklerken, işveren çevreleri artan bürokrasi ve toplu sözleşme özgürlüğüne müdahale endişelerini dile getiriyor. Uluslararası danışmanlık firması Willis Towers Watson’ın anketine göre, Almanya’daki şirketlerin önemli bir bölümü hâlâ iş görüşmelerinde maaş aralıklarını açıklamıyor. Yaklaşık yarısı da kısa vadede bu yönde bir plan yapmıyor. İşverenler, maaş pazarlıklarının artmasından ve çalışanlar arasında huzursuzluk doğmasından çekiniyor. Ücret Şeffaflığı Direktifi, işe alım süreçlerinde uzun süredir tartışılan ücret gizliliğini sona erdirerek daha adil ve eşitlikçi bir çalışma hayatı oluşturmayı amaçlıyor. 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek düzenleme, hem işverenleri hem de çalışanları yakından etkileyecek.

MESEM protestosunda tutuklanan 16 TİP’li genç tahliye edildi Haber

MESEM protestosunda tutuklanan 16 TİP’li genç tahliye edildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı bir zirvede Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasını ve çocuk ölümlerini protesto ettikleri gerekçesiyle tutuklanan 16 Türkiye İşçi Partisi üyesi genç, haftalar süren tutukluluğun ardından tahliye edildi. Protesto gerekçesiyle tutuklanmışlardı 2 Aralık’ta, “Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi”nin düzenlendiği otelde gerçekleşen protesto sırasında gözaltına alınan gençler hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” ve “basit yaralama” suçlamalarıyla dava açılmıştı. Protestonun odağında MESEM’ler kapsamında yaşanan çocuk işçiliği ve iş cinayetleri yer alıyordu. Mahkemeden adli kontrolle tahliye kararı Mahkeme, tutuklu bulunan 16 genç hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verdi. Dosya kapsamında bir sonraki duruşmanın 26 Haziran tarihinde görülmesine hükmedildi. TİP’ten açıklama: “Sıra bu sistemi tarihe gömmekte” Tahliye kararının ardından Türkiye İşçi Partisi, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, “MESEM’lerde çocukların katledilmesini protesto ettikleri için haftalardır cezaevinde tutulan 16 TİP’li genç yoldaşımız tahliye edildi. Sıra bu ucube sistemi tarihe gömmekte” ifadelerini kullandı. MESEM tartışmaları sürüyor MESEM uygulaması, çocuk işçiliğini yaygınlaştırdığı ve yeterli denetim sağlanmadığı gerekçesiyle uzun süredir sendikalar, meslek örgütleri ve siyasal partiler tarafından eleştiriliyor. Tahliye kararı, MESEM’ler ve çocukların çalışma koşullarına ilişkin toplumsal tartışmayı yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.

“Resmi davet yapıldı”: Bakan Işıkhan’dan asgari ücret mesajı Haber

“Resmi davet yapıldı”: Bakan Işıkhan’dan asgari ücret mesajı

Asgari ücret görüşmelerinde ikinci toplantı öncesi kritik bir açıklama geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 8,8 milyon asgari ücretli yurttaşı ve dolaylı olarak Türkiye toplumunun tamamını ilgilendiren süreçte sendikalarla temasın sürdüğünü belirterek, resmi davetlerin iletildiğini duyurdu. İkinci toplantının tarihi ve saati netleşti Bakan Işıkhan, 12 Aralık’ta gerçekleştirilen ilk toplantının ardından Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci kez 18 Aralık Perşembe günü saat 14.00’te toplanacağını açıkladı. İlk toplantıya işçi ve işveren temsilcilerinin katıldığını hatırlatan Işıkhan, sürecin planlandığı şekilde ilerlediğini ifade etti. “Tüm sendikalarla açık bir iletişim içindeyiz” Kabine toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Işıkhan, TÜRK-İŞ’in toplantılara katılıp katılmayacağına ilişkin soruya da açıklık getirdi. Sendikalara resmi davetin yapıldığını vurgulayan Bakan, TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar’ın da sürece dahil olduğunu hatırlattı. Işıkhan, “Biz tüm sendikalarla açık bir iletişim yapısına sahibiz. Sosyal diyalog gereği her türlü süreci işleteceğiz. Görüşlerini alacak, mutlaka istişarede bulunacağız” dedi. TÜRK-İŞ neden masaya oturmuyor? TÜRK-İŞ, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısının işçilerin karar süreçlerinde etkili olmasına imkân tanımadığını savunarak toplantılara katılmama kararı almıştı. TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, komisyon kararlarının ağırlıklı olarak hükümet ve işveren oylarıyla alındığını ve bu yapının adil olmadığını kamuoyuna açıklamıştı. “Komisyon demokratikleşmeden katılmayacağız” mesajı Ağar, TÜRK-İŞ’in 24 Aralık 2024’te aldığı karar doğrultusunda, komisyonun gerçek anlamda adil ve demokratik bir yapıya kavuşturulana kadar toplantılara katılmayacağını duyurmuştu. Aradan geçen yaklaşık bir yılda komisyonun yapısı ve işleyişine ilişkin herhangi bir iyileştirme yapılmadığını belirten Ağar, bu tutumlarını koruduklarını ifade etmişti. Milyonlarca yurttaş gözünü 18 Aralık’a çevirdi Asgari ücret görüşmelerinde ikinci toplantı yaklaşırken, gözler hükümet, işveren ve sendikalar arasındaki temasların seyrine çevrildi. 2026 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesine yönelik müzakereler, Türkiye toplumunda yakından izlenmeye devam ediyor.

60 yıllık dev üretim üssü kapanıyor: Yüzlerce emekçi belirsizlikte Haber

60 yıllık dev üretim üssü kapanıyor: Yüzlerce emekçi belirsizlikte

Ne oldu, nerede oldu, ne zaman olacak ve kimleri etkileyecek? Kocaeli’nin Dilovası’nda 60 yıldır üretim yapan İzocam, burada yer alan taşyünü tesisinde üretimi 28 Aralık 2025 itibarıyla durdurma kararı aldığını duyurdu. Şirket, operasyonel kapanışın ardından üretimi Kayseri’deki tesislerine taşıyacak. Karar, fabrikada çalışan yüzlerce emekçiyi doğrudan etkilerken, “ne olacak?” sorusu yanıtını bulmuş değil. Şirket kapanma gerekçesini “verimlilik ve sürdürülebilirlik” olarak açıkladı İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, Dilovası tesisinin mevcut teknolojisinin sürdürülebilir bulunmadığını, modernizasyon için gerekli yatırımın ekonomik geri dönüşünün yetersiz kaldığını belirtti. Savcı, kararın şirketin uzun vadeli verimlilik, çevresel sorumluluk ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda alındığını ifade etti. Üretim Kayseri’ye taşınıyor ancak iş güvencesi hakkında takvim yok Şirket, taşyünü üretiminin Kayseri’de kesintisiz süreceğini duyurdu; fakat Dilovası’ndaki emekçilerin yeni tesise hangi koşullarla, kaç kişinin ve ne zaman geçebileceğine ilişkin ayrıntılı bir plan açıklanmadı. Bu durum, bölgedeki aileler için ekonomik belirsizliği derinleştiriyor. “Yasal mevzuata uygun süreç” vurgusu belirsizliği gidermedi Savcı, sürecin çalışan hakları ve yasal mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü, paydaşlarla şeffaf iletişim kurduklarını söyledi. Ancak mevcut açıklamalar, emekçilerin kıdem, tazminat, yer değişikliği, eğitim ve işe yerleştirme başlıklarında hangi güvencelere sahip olacağı sorularını yanıtlamıyor. Yerel ekonomi için kritik eşik Dilovası’ndaki kapanma, yalnızca fabrikayı değil; yan sanayiyi, lojistiği ve bölgedeki küçük işletmeleri de etkileme potansiyeli taşıyor. Bölge esnafı ve sendikalar, kararın istihdam ve yerel gelir üzerindeki yansımalarının ciddiyetine dikkat çekiyor. Karar kamuoyuna nasıl yansıdı? Sürecin ayrıntıları ilk olarak Dünya Gazetesi’ne yansıdı. Haberde, teknik fizibilite ve geri dönüş analizlerinin yönetim kurulunu üretimi sonlandırma yönünde karara götürdüğü aktarılırken, emekçilerin geleceğine ilişkin netlik olmadığı vurgulandı. Şimdi ne olacak? Gözler; şirketten somut takvim ve yazılı taahhüt içeren bir istihdam planına, yerel yönetimlerden ise bölge ekonomisini koruyacak tamamlayıcı adımlara çevrilmiş durumda. Emekçilerin “retorik güvenceler” yerine, somut hak ve tarih beklediği bu süreçte, yapılacak yeni açıklamalar belirleyici olacak.

Dilovası’ndaki fabrika yangınının nedeni belli oldu! Haber

Dilovası’ndaki fabrika yangınının nedeni belli oldu!

Patlama alkol aktarımı sırasında yaşandı 8 Kasım sabahı Dilovası Mimar Sinan Mahallesi’ndeki kozmetik fabrikasında meydana gelen yangın, Türkiye’yi sarsan bir iş cinayetine dönüştü. Soruşturmayı yürüten ekiplerin hazırladığı ön rapora göre, fabrikanın üretim sürecinde etil alkol ve esans karışımı hazırlanırken alkolün kazana aktarımı sırasında statik elektrik boşalması veya elektriksel temas sonucu alevlenme meydana geldi. Patlamayla birlikte tesis alev topuna döndü. Yangında Şengül Yılmaz (55), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17), Cansu Esatoğlu (16), Esma Dikan (65) ve Hanım Gülek (65) yaşamını yitirdi. Yaralanan 7 kişiden biri hâlâ yoğun bakımda tedavi görüyor. Soruşturmada 7 kişi tutuklandı Olayla ilgili yürütülen adli soruşturmada 11 kişi gözaltına alındı. Şirket yetkilileri Kurtuluş Oransal, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör, “olası kastla öldürme” suçlamasıyla, Ali Osman Akat ve Onay Yürüklü ise “suçluyu kayırma” suçlamasıyla tutuklandı. Diğer 4 şüpheli ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Kamu kurumlarında açığa alma dalgası Yangın sonrası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, olayda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen 7 kamu görevlisini açığa aldı. Görevden uzaklaştırılanlar arasında SGK Kocaeli İl Müdürü, İl Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü ile bazı şube yöneticileri bulunuyor. Ayrıca Dilovası Belediyesi, Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, Zabıta Müdürü Nizamettin Balcı ve üç zabıta memurunu da soruşturma süresince görevden uzaklaştırdı. “İhmaller zinciri” iddiaları araştırılıyor Savcılık soruşturması, denetim eksiklikleri, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve fabrikanın faaliyet izniyle ilgili ihmal iddialarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Yetkililer, nihai bilirkişi raporunun ardından olası ihmallerin tüm boyutlarıyla ortaya konacağını açıkladı. Kamuoyu tepkisi: “Bu bir kaza değil, sistem hatası” Fabrika yangını, Türkiye’de iş güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Sendikalar ve iş güvenliği uzmanları, olayın “önlenebilir bir kaza” değil, sistematik bir ihmal zinciri olduğunu belirtti. Uzmanlara göre, yanıcı kimyasalların bulunduğu alanlarda statik elektriğe karşı koruma sistemlerinin yetersizliği, bu tür felaketleri kaçınılmaz hâle getiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.