SON DAKİKA

#Servet

HABER DEĞER - Servet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Servet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Epstein dosyası yeniden açıldı: Musk’ın parti mesajı, Gates hakkındaki iddialar ve saraya uzanan yazışmalar Haber

Epstein dosyası yeniden açıldı: Musk’ın parti mesajı, Gates hakkındaki iddialar ve saraya uzanan yazışmalar

ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında açıkladığı milyonlarca sayfalık yeni belge seti, Epstein’ın yalnızca bireysel bir suçlu değil; siyaset, iş dünyası ve elit çevrelerle iç içe geçmiş bir ilişki ağına sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Belgelerde Elon Musk, Bill Gates ve İngiltere Kralı 3. Charles’ın kardeşi Prens Andrew’un Epstein ile temaslarına dair ayrıntılar yer alıyor. Bakanlık, belgelerde geçen iddiaların önemli bir bölümünün henüz yargı kararıyla doğrulanmadığını vurgularken, yeni dosyaların da yayımlanacağını açıkladı. Musk’ın ada planları ve “en çılgın parti” sorusu Tesla ve SpaceX’in CEO’su Elon Musk’a ait olduğu belirtilen 2012–2014 tarihli e-postalar, Epstein’ın Karayipler’deki özel adasına yönelik planları gündeme taşıdı. Kasım 2012’deki yazışmalarda Epstein, adaya helikopterle ulaşım için kaç kişilik yer ayırması gerektiğini sorarken, Musk kendisi ve o dönemki partneri Talulah Riley için iki koltuk istediğini belirtiyor. Aynı yazışmada Musk’ın “Adadaki en çılgın parti hangi gün ya da gece?” sorusu dikkat çekiyor. Aralık 2013 ve Ocak 2014 tarihli mesajlarda Musk’ın Britanya Virjin Adaları ve St Bart’s çevresinde olacağını belirterek “Ziyaret için uygun bir zaman var mı?” diye sorduğu görülüyor. Belgeler, bu ziyaretlerin fiilen gerçekleşip gerçekleşmediğine dair net bir kanıt sunmuyor. Musk, Epstein’ın 2019’daki tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamalarda adaya gitmediğini ve Epstein ile yalnızca kısa süreli bir görüşme yaptığını savunmuştu. Musk hakkında herhangi bir resmi suçlama bulunmuyor. Gates hakkındaki iddialar tartışma yarattı Belgelerde en çok tartışılan bölümlerden biri Microsoft’un kurucusu Bill Gates’e ilişkin iddialar oldu. Epstein’ın 2013’te kendi kendine gönderdiği e-postalarda Gates’in Rus kadınlarla cinsel ilişki yaşadığı, cinsel yolla bulaşan bir hastalık geçirdiği ve bunun için antibiyotik temin edilmesini istediği öne sürülüyor. Bu iddialar yargı mercileri tarafından doğrulanmış değil. Aynı yazışmalarda Gates’in bu durumu eşi Melinda Gates’ten gizlemek için yardım talep ettiği iddiası da yer alıyor. Gates’in sözcüsü, bu belgelerin Epstein’ın öfkesini ve karalama girişimini yansıttığını belirterek iddiaları kesin bir dille reddetti. Gates daha önce Epstein ile temas kurmuş olmaktan pişmanlık duyduğunu söylemiş, ancak herhangi bir uygunsuz davranışı kabul etmemişti. Buna karşın ABD basınında yer alan haberler, Gates’in 2011’den itibaren Epstein ile defalarca görüştüğünü ve özel jetiyle seyahat ettiğini ortaya koymuştu. Prens Andrew ve saraya uzanan yazışmalar Belgeler, Prens Andrew ile Epstein arasındaki ilişkiye dair yeni ayrıntılar da içeriyor. Yazışmalarda Andrew’un Epstein’ı Buckingham Sarayı’nda “mahremiyet içinde” bir yemeğe davet etmeyi planladığı, Epstein’ın ise bu görüşme için “özel zamana” ihtiyaç duyacağını belirttiği görülüyor. Bu buluşmanın gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmiyor. 2010 tarihli başka e-postalarda, Prens Andrew’a atfedilen bir hesabın Epstein’ın ayarlamayı teklif ettiği 26 yaşındaki bir kadın hakkında ayrıntılı sorular sorduğu yer alıyor. Prens Andrew, reşit olmayan bir kızla cinsel ilişkiye zorlandığı iddialarını reddetmişti. Ancak açılan dava 2022’de uzlaşmayla sonuçlanmış, ardından Andrew’un tüm kraliyet görevleri ve unvanları sonlandırılmıştı. Clinton fotoğrafı yeniden gündemde Belgeler arasında yer alan bir fotoğraf, eski ABD Başkanı Bill Clinton ile Epstein’ı 2003 yılında Hong Kong’daki bir Rolling Stones konserinin kulisinde yan yana gösteriyor. Clinton’ın sözcüleri daha önce Epstein’ın özel uçağıyla birkaç kez seyahat ettiğini kabul etmiş, ancak Clinton’ın herhangi bir suça karışmadığını savunmuştu. Yeni belgeler tartışmayı büyütüyor Adalet Bakanlığı, açıklanan belgelerin Epstein dosyasının yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu ve yeni belgelerin de kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. Henüz yargı kararıyla kesinleşmemiş iddialar, dünya genelinde güç, servet ve dokunulmazlık tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda.

Ortaköy’de anne ve iki çocuğun ölümünde korkunç şüphe: Cinayet ihtimali masada Haber

Ortaköy’de anne ve iki çocuğun ölümünde korkunç şüphe: Cinayet ihtimali masada

İstanbul’a tatil için gelen Almanya vatandaşı Böcek ailesinin midye, sucuk, kokoreç ve tavuk tantuni yedikten sonra yaşadığı faciada anne Çiğdem Böcek ile iki çocuğu yaşamını yitirdi, baba ise yoğun bakımda tedavi altına alındı. İlk bulgularda net bir zehirlenme tespiti yapılamaması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayda dış müdahale ihtimalini incelemek üzere kriminal soruşturma talimatı verdi. Ailenin İstanbul seyahati hastane koridorlarında son buldu Olay, 12 Kasım’da Fatih’teki bir otelde meydana geldi. Almanya’dan gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti, çocukları Kadir Muhammet ve Masal ile birlikte İstanbul’da kısa bir tatil planlamıştı. Gece saatlerinde anne Çiğdem Böcek, 3 yaşındaki kızı Masal’ı hareketsiz halde buldu ve otel görevlileri sağlık ekiplerine haber verdi. Hastaneye kaldırılan Masal ve ağabeyi Kadir tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Anne Çiğdem Böcek de ertesi gün hayatını kaybetti. Baba Servet Böcek’in yoğun bakımda tedavisi sürüyor. Ailenin tükettiği tüm yiyecekler saat saat tespit edildi Soruşturma kapsamında Böcek ailesinin Türkiye’ye iniş yaptıkları andan itibaren saat saat nerede ne tükettikleri ortaya çıkarıldı. Aile, 11 Kasım sabahı 10.08’de otelden ayrıldı, 14.20’de Ortaköy’de seyyar bir midyeci tezgâhından midye yedi. 20 dakika sonra başka bir işletmeye giderek çorba, sucuk, kokoreç ve tavuk tantuni tüketti. Ardından 18.30’da bir lokumcudan alışveriş yaptı ve 18.43’te otele döndü. Hastane ziyareti sonrası otele döndüler ve bir daha çıkamadılar Aile ertesi gün, 12 Kasım’da saat 11.42’de, yüksek ateş ve kusma şikâyetiyle hastaneye başvurdu. Anne ve baba Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’nde, çocuklar Çapa’da tedavi edildi. Serum verilerek taburcu edilen aile, aynı gün 15.40’ta tekrar otele giriş yaptı. Bu giriş, aile bireylerinin hayatta görüldüğü son an oldu. Anne gece yarısı yardım istedi, üç kişiyi kurtarmak mümkün olmadı 13 Kasım 02.20’de anne Çiğdem Böcek otelin merdivenlerinde 112’yi arayarak durumlarının kötüleştiğini bildirdi. Ambulans sekiz dakika içinde otele ulaştı. Ancak tüm müdahalelere rağmen iki çocuk kurtarılamadı; anne ise ertesi sabah yaşamını yitirdi. Baba Servet Böcek entübe edilmeden önce polise ifade verdi ve tüm yeme-içme sürecini anlattı. Otopsi sonuçlarında zehirlenmeyi doğrulayan net bir bulgu bulunamadı Anne ve iki çocuğa yapılan ön otopsilerde ölüm nedeni konusunda kesin bir kanaate varılamadı. Mide duvarlarında ülserli alanlar ve yaygın kanamalar tespit edildi ancak zehirlenmeyi doğrulayan kesin bir toksik bulguya rastlanmadı. Mikrobiyolojik ve toksikolojik analizler için alınan örnekler incelenmeye devam ediyor. Savcılık cinayet büroya talimat verdi: Dış müdahale ihtimali araştırılıyor Zehirlenmeye dair net bir bulgunun olmaması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayı “şüpheli ölüm” olarak kayda aldı. Gayrettepe Cinayet Büro Amirliği’ne, olayın cinayet veya intihar olasılıkları dahil tüm yönleriyle araştırılması için talimat gönderildi. Otelin güvenlik kameraları, aileyle temas eden işletmeler ve tüm süreç detaylı olarak inceleniyor. Dört şüpheli gözaltında: Gıda satıcılarının sabıka kayıtları dikkat çekti Ailenin yemek yediği işletmeler ve alışveriş yaptığı noktalar soruşturma kapsamında denetime alındı. Seyyar midyeci Yusuf D., İşletme sahibi Ercan E., Lokumcu Fatih T., Ve bir başka işletmeyle bağlantılı dördüncü şüpheli, “taksirle ölüme sebebiyet” suçlamasıyla gözaltına alındı. Restoran mühürlendi, seyyar tezgâh kaldırıldı. Gözaltına alınan kişilerin daha önce farklı suçlardan çok sayıda kayıtlarının olduğu belirlendi. Aile yakınları hastaneyi suçladı: ‘Tedavi edilselerdi bugün yaşıyorlardı’ Hayatını kaybeden Çiğdem Böcek’in babası Mustafa Çelik, hastanenin gerekli müdahaleleri yapmadığını iddia ederek yetkililere çağrıda bulundu. “Bizim ciğerimiz yandı, başka ailelerin yanmaması için bu sürecin takip edilmesini istiyoruz” dedi. Ablası Tansu Özsoy ise, “Kardeşimi ve yeğenlerimi hiçbir tetkik yapılmadan nasıl eve gönderdiler? Bu sadece zehirlenme değil, tüm vücudu etkileyen bir tabloydu. Zamanında müdahale edilseydi bugün hayatta olabilirlerdi” diyerek gözyaşları içinde konuştu.

Muazzez Abacı’nın serveti gündemde: 1,2 milyar dolarlık miras kime kalacak? Haber

Muazzez Abacı’nın serveti gündemde: 1,2 milyar dolarlık miras kime kalacak?

78 yaşında hayatını kaybeden sanatçının mal varlığının yaklaşık 1,2 milyar dolar olduğu iddia ediliyor. İstanbul’da daireler, Tuzla’da deniz manzaralı villa, yüklü banka mevduatları ve lüks araçların yer aldığı bu servetin, kızı Saba Abacı’ya kalacağı öne sürülüyor. Kalp krizi sonrası kurtarılamadı Türk müziğinin duayen sesi Muazzez Abacı, bir süredir ABD’de kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi altındaydı. Yoğun bakımda günler süren yaşam mücadelesinin ardından, doğum gününde hayata gözlerini yumdu. Sanatçının cenazesinin Türkiye’ye getirileceği ve defin işlemlerinin Bakanlık koordinasyonuyla yapılacağı açıklandı. 1,2 milyar dolarlık servet iddiası Sabah gazetesinde yer alan habere göre Abacı’nın serveti, yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesinde. Yıllar boyunca elde ettiği kazançlarını gayrimenkul, mevduat ve yatırım araçlarına yönlendiren sanatçının; Tuzla’da lüks bir villa, Kuzguncuk ve Şişli’de daireler, yüksek miktarda banka birikimi ve bir otomobil ile bir cip sahibi olduğu belirtiliyor. Abacı’nın finansal danışmanlar eşliğinde mal varlığını yıllar öncesinden düzenlemeye başladığı, çevresine “kazancımı emekle elde ettim, sağlam temellere bıraktım” dediği de iddia ediliyor. Tek mirasçı: Saba Abacı Sanatçının tek yasal mirasçısının kızı Saba Abacı olduğu öğrenildi. Muazzez Abacı’nın başka bir yasal mirasçısının bulunmadığı, ancak resmî bir vasiyetnamenin henüz açıklanmadığı bildirildi. Yakın çevresi, Abacı’nın “her şeyim Saba’ya kalsın” şeklinde sözler söylediğini ancak vasiyetin noter tasdikli olup olmadığının henüz bilinmediğini dile getirdi. Vasiyet tartışmaları sosyal medyada büyüdü Abacı’nın ölüm haberinin ardından sosyal medya platformu X (Twitter) adeta yorum yağmuruna tutuldu. Birçok kullanıcı sanatçının mal varlığına ilişkin detayları paylaşırken, bazı paylaşımlarda “vasiyetin kızı lehine hazırlandığı” iddiaları yer aldı. Ancak sanatçının avukatından veya ailesinden konuya dair resmî bir açıklama yapılmadı. Türk müziğinde bir dönemin sonu 1947 doğumlu Muazzez Abacı, sahneye ilk adımını 1960’larda attı. Güçlü sesi, zarafeti ve sahne disipliniyle Türk Sanat Müziği’nde kendine has bir yer edindi. TRT repertuvarındaki klasik eserlerin unutulmaz yorumcusu olarak, onlarca albüme ve yüzlerce konsere imza attı. Kariyeri boyunca hem sahne duruşu hem müzikal derinliğiyle “klasiklerin yaşayan sesi” olarak anıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.