SON DAKİKA

#Sessizlik

HABER DEĞER - Sessizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sessizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aydoğan Doğan : 100 yıllık emperyalist parantez kapanıyor! Haber

Aydoğan Doğan : 100 yıllık emperyalist parantez kapanıyor!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ortadoğu’daki son gelişmeleri yalnızca güncel bir kriz olarak değil, tarihsel bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Doğan’ın özellikle anti-emperyalist vurgular içeren açıklamaları, bölgedeki gelişmelere farklı bir perspektiften bakılması gerektiği yönünde tartışmaları yeniden alevlendirdi. Doğan’dan dikkat çeken paylaşım Doğan paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “1918’de emperyalizm zulmü karşısında halklar susturulmuştu. 2026’da İran o sessizliği parçaladı! Evet 100 yıllık reklam arası bitti. Şimdi hesaplaşma zamanı!!! Teşekkürler İran ” Bu sözler, özellikle tarihsel göndermeleri ve güçlü siyasi dili nedeniyle kısa sürede geniş bir etkileşim aldı. 1918’de emperyalizm zulmü karşısında halklar susturulmuştu. 2026’da İran o sessizliği parçaladı! Evet 100 yıllık reklam arası bitti. Şimdi hesaplaşma zamanı!!! Teşekkürler İran — Aydoğan Doğan (@Aydogan0658) April 8, 2026 “1918: Emperyalist düzenin kuruluş momenti” Doğan’a göre 1918 yılı, yalnızca Birinci Dünya Savaşı’nın sonu değil, aynı zamanda yeni bir küresel düzenin başlangıcıydı. Bu dönemde Ortadoğu’nun yeniden şekillendirildiğini vurgulayan Doğan, Osmanlı coğrafyasının parçalanmasıyla birlikte bölgenin Batılı güçlerin nüfuz alanlarına ayrıldığını ifade etti. Ona göre bu süreçte yerel halkların iradesi büyük ölçüde bastırıldı ve bölge dış müdahalelere açık hale getirildi. “100 yıllık parantez: Bağımlılık ve sessizlik” Aydoğan Doğan, 1918 sonrasında oluşan düzenin yalnızca askeri değil, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla da sürdürüldüğünü belirtti. Ekonomik bağımlılık ilişkileri, siyasal vesayet mekanizmaları ve kültürel hegemonya üzerinden bölgenin uzun süre kontrol altında tutulduğunu savunan Doğan, bu süreci “100 yıllık bir suskunluk ve bağımlılık dönemi” olarak tanımladı. “2026: Sessizliğin bozulduğu an” Doğan, günümüzde yaşanan gelişmeleri ise bu uzun döneme karşı bir kırılma olarak yorumladı. İran’ın son dönemdeki tutumunu daha geniş bir tarihsel bağlamda ele alan Doğan’a göre, bölgesel aktörler artık daha bağımsız hareket ediyor ve tek kutuplu dünya düzeni sorgulanıyor. Bu çerçevede 2026 yılını, “sessizliğin bozulduğu moment” olarak nitelendirdi. Anti-emperyalist perspektif: “Hesaplaşma zamanı” Doğan’ın açıklamalarında anti-emperyalist yaklaşım belirgin bir şekilde öne çıkıyor. Ona göre mevcut süreçte halklar yeniden tarih sahnesine çıkarken, bölgesel güçler de daha bağımsız bir çizgi izliyor. Bu gelişmeleri “hesaplaşma zamanı” olarak tanımlayan Doğan, bunun yalnızca askeri değil, aynı zamanda ideolojik ve ekonomik bir mücadele olduğuna dikkat çekti. Tartışmalar sürüyor Aydoğan Doğan’ın açıklamaları kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu. Bir kesim bu değerlendirmeleri güçlü bir anti-emperyalist duruş olarak desteklerken, bazı çevreler ise bölgedeki gelişmelerin çok daha karmaşık dinamikler içerdiğini ve farklı jeopolitik riskler barındırdığını savunuyor. Doğan’ın çıkışı, Ortadoğu’daki gelişmelerin yalnızca güncel bir kriz değil, aynı zamanda tarihsel bir dönüşüm olarak ele alınabileceği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşımış durumda. Önümüzdeki süreçte bu değerlendirmelerin ne ölçüde karşılık bulacağı ise bölgedeki gelişmelerle birlikte daha net ortaya çıkacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuzey Kore rotayı mı değiştiriyor? İran sessizliği dikkat çekti Haber

Kuzey Kore rotayı mı değiştiriyor? İran sessizliği dikkat çekti

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim sürerken, Kuzey Kore’nin dikkat çeken sessizliği uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Güney Kore kaynaklı iddialara göre Pyongyang yönetimi, İran’a herhangi bir silah ya da malzeme desteği sağlamadı ve İran’daki liderlik değişimine dair diplomatik mesaj göndermedi. Bu tablo, Kuzey Kore’nin dış politikada yeni bir yön arayışında olabileceği yorumlarına yol açtı. İran’a destek gelmedi iddiası Güney Koreli siyasetçiler ve istihbarat kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Kuzey Kore, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Tahran yönetimine askeri ya da lojistik destek sağlamadı. Haberde, özellikle savaş sürecinde Pyongyang’dan herhangi bir silah sevkiyatı yapılmadığı bilgisi öne çıkarıldı. Diplomatik sessizlik dikkat çekti Kuzey Kore’nin yalnızca askeri değil diplomatik düzeyde de mesafeli bir tutum sergilediği iddia edildi. İran dini lideri Ali Hamaney’in ölümü sonrası Pyongyang yönetiminin taziye mesajı yayımlamaması ve yeni lider için tebrik mesajı göndermemesi, bu mesafenin en dikkat çekici göstergeleri arasında yer aldı. ABD ile yeni bir sayfa mı açılıyor? Uzmanlara göre bu tutum, Kuzey Kore’nin ABD ile yeniden diplomatik temas kurmak için alan açma çabası olarak değerlendiriliyor. Güney Kore Başbakanı Kim Min-seok’un açıklamaları da bu ihtimali güçlendirdi. Kim, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un diyaloga açık olup olmadığını merak ettiğini ve olası bir görüşmeyi “iyi bir gelişme” olarak değerlendirdiğini aktardı. Trump–Kim görüşmeleri yeniden gündemde ABD ile Kuzey Kore arasındaki ilişkiler, geçmişte liderler düzeyinde gerçekleşen görüşmelerle dünya gündemine gelmişti. Donald Trump ile Kim Jong-un, 2018’de Singapur’da, 2019’da Hanoi’de ve aynı yıl Kore sınırındaki Panmunjom’da bir araya gelmişti. Ancak bu temaslara rağmen nükleer müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamamıştı. Yeni denge arayışı mı, taktiksel hamle mi? Kuzey Kore’nin İran konusunda sergilediği bu mesafeli tutumun kalıcı bir politika değişimi mi yoksa geçici bir diplomatik manevra mı olduğu henüz netlik kazanmış değil. Ancak mevcut gelişmeler, Pyongyang’ın uluslararası dengeleri yeniden gözeterek daha esnek bir dış politika arayışında olabileceğine işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Prof. Dr. Hüseyin Çelik: Dünya ahlaki çöküş yaşıyor Haber

Prof. Dr. Hüseyin Çelik: Dünya ahlaki çöküş yaşıyor

Prof. Dr. Hüseyin Çelik’in kaleme aldığı ve uluslararası kamuoyunda tartışma yaratan analiz yazısı, ABD, İsrail ve İran arasında süren çatışmaların sadece askeri değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir kriz olduğunu ortaya koydu. Çelik, yaşananları “savaş” olarak tanımlamanın dahi doğru olmadığını savunarak, süreci “uluslararası hukukun ve insanlığın çöküşü” olarak değerlendirdi. “Bu bir savaş değil, devlet terörü” Çelik, mevcut çatışmanın klasik anlamda bir savaş olmadığını vurgulayarak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını uluslararası hukuka aykırı buldu. Güçlü devletlerin kendilerini haklı görerek zayıf gördükleri ülkelere müdahale ettiğini belirten Çelik, bu durumu “devlet korsanlığı ve devlet terörü” olarak nitelendirdi. Geçmişten bugüne müdahaleler zinciri Yazıda, ABD’nin Irak işgali başta olmak üzere birçok ülkede yürüttüğü askeri müdahaleler hatırlatıldı. Bu müdahalelerin ardından demokrasi ve istikrar yerine yıkım, yoksulluk ve toplumsal travmaların kaldığı ifade edildi. Çelik, bu süreçlerin küresel ölçekte güven kaybına yol açtığını vurguladı. “İran’a saldırı hiçbir şekilde meşru değil” Çelik, İran yönetiminin eleştirilebilecek yönleri olduğunu kabul etmekle birlikte, bunun askeri saldırıyı haklı kılmayacağını belirtti. İran’a yönelik müdahalenin gerekçelerinin inandırıcı olmadığını savunan Çelik, özellikle nükleer silah iddialarının geçmişte Irak örneğinde olduğu gibi tartışmalı olduğunu dile getirdi. “Mazlumdan yana olmak gerekir” Yazının en dikkat çekici bölümlerinden birinde Çelik, hem insani hem de etik açıdan taraf olmanın önemine dikkat çekti. Çelik, fiili bir savaşa girilmemesi gerektiğini belirtirken, duruş olarak “haklı olan zayıfın” yanında yer alınması gerektiğini ifade etti. Ortadoğu’ya sert eleştiri: “Sessizlik kabul edilemez” Bölge ülkelerinin tutumunu da eleştiren Çelik, bazı ülkelerin ABD’ye karşı sessiz kalmasını “ahlaki bir çelişki” olarak değerlendirdi. Özellikle sivil kayıplar karşısında yeterli tepki verilmemesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Türkiye için kritik uyarılar Çelik, Türkiye’nin bu süreçte dengeli ve temkinli bir politika izlemesi gerektiğini ifade ederken, ülkedeki yabancı askeri üslerin de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde bağımsız duruşunu korumasının önemine dikkat çekti. “En tehlikeli durum: Kaybedecek hiçbir şeyi kalmayanlar” Yazının sonunda Çelik, savaşların en büyük riskinin toplumsal yıkım olduğunu belirterek, kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan toplumların daha büyük krizlere yol açabileceği uyarısında bulundu. Çelik’in değerlendirmeleri, küresel siyasette artan gerilimlerin sadece askeri değil, aynı zamanda etik ve insani boyutlarıyla da tartışılması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Oscar gecesinde Epstein göndermesi: Conan O’Brien’ın esprisi tartışma yarattı Haber

Oscar gecesinde Epstein göndermesi: Conan O’Brien’ın esprisi tartışma yarattı

Hollywood’un en prestijli ödül törenlerinden biri olan 98. Akademi Ödülleri bu yıl yalnızca kazananlarla değil, sahnede yapılan esprilerle de gündeme geldi. Törenin sunuculuğunu üstlenen Conan O’Brien, açılış monoloğunda yaptığı sert ve politik göndermelerle dikkat çekti. Özellikle İngiliz oyuncuların başrol kategorilerinde aday olmamasını Jeffrey Epstein skandalıyla ilişkilendiren esprisi salonda soğuk bir hava estirdi. O’Brien’dan Epstein göndermesi Conan O’Brien konuşmasında, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Kadın Oyuncu kategorilerinde bu yıl İngiliz aday bulunmamasını esprili bir dille ele aldı. Ünlü komedyen, “Bu yıl başrol kategorilerinde hiç İngiliz aday olmamasının sebebi ne biliyor musunuz? En azından pedofilleri tutuklamaya başladılar” ifadelerini kullandı. Salonda kısa süreli bir sessizlik oluşurken, bu sözler törenin en çok konuşulan anlarından biri haline geldi. Jeffrey Epstein skandalına dolaylı gönderme O’Brien’ın esprisinin, yıllardır dünya gündeminden düşmeyen Jeffrey Epstein skandalına gönderme yaptığı değerlendirildi. Epstein davası, ABD başta olmak üzere birçok ülkede siyaset, iş dünyası ve elit çevrelerle bağlantıları nedeniyle uzun süre tartışma yaratmıştı. Skandalın özellikle İngiliz kraliyet ailesine kadar uzanan bağlantıları, bu esprinin hedefi olarak yorumlandı. Oscar gecesinde politik mizah Conan O’Brien’ın açılış konuşması boyunca yalnızca sinema dünyasına değil, uluslararası siyasete ve popüler kültüre dair göndermeler yaptığı da dikkat çekti. Oscar törenleri geçmişte de politik espriler ve eleştirilerle gündeme gelmişti. Ancak Epstein skandalına yapılan bu sert gönderme, gecenin en tartışmalı anlarından biri olarak sosyal medyada geniş yankı buldu. Sosyal medyada gündem oldu O’Brien’ın sözleri kısa sürede sosyal medyada viral olurken, bazı kullanıcılar bu espriyi cesur bir eleştiri olarak değerlendirdi. Öte yandan bazı izleyiciler ise Oscar gibi bir törende bu kadar ağır bir konunun mizah unsuru yapılmasını eleştirdi. Törenin en çok konuşulan anlarından biri haline gelen bu çıkış, Oscar gecesinin sinema ödüllerinden çok sahnedeki politik mizahla hatırlanmasına neden oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsveç’ten dikkat çeken kampanya dünyada gündem oldu Haber

İsveç’ten dikkat çeken kampanya dünyada gündem oldu

Seçilecek 5 kişiye bir yıl boyunca özel ada tahsis edilecek İsveç, sürdürülebilir yaşam ve doğayla iç içe deneyimi teşvik etmeyi amaçlayan sıra dışı bir proje başlattı. Kampanya kapsamında belirlenecek 5 kişi, kendilerine tahsis edilecek özel adada bir yıl boyunca izole bir yaşam deneyimi yaşayacak. Projeyle gerçek lüksün maddi zenginlikten ziyade huzur, sessizlik ve doğa olduğu mesajı verilmek isteniyor. Başvuru için tek şart milyarder olmamak Kampanyanın en dikkat çeken yönü, başvuru sahiplerinin milyarder olmaması şartı oldu. Yetkililer, bu kriterin deneyimin parayla satın alınamayacak bir yaşam felsefesine dayandığını vurgulamak amacıyla belirlendiğini ifade etti. Başvuruda adaylardan yalnızca bir dakikalık video çekmeleri isteniyor. Katılımcılar modern hayata bir yıl ara verecek Seçilecek kişiler, bir yıl boyunca dijital dünyadan uzak, doğayla iç içe ve izole bir yaşam sürecek. Katılımcıların doğaya saygılı olmaları ve sürdürülebilir yaşam ilkelerine uygun hareket etmeleri bekleniyor. Proje sürdürülebilir turizm mesajı taşıyor Yetkililer, girişimin aynı zamanda sürdürülebilir turizme ve bilinçli yaşam anlayışına dikkat çekmeyi amaçladığını belirtiyor. Projenin İsveç’in doğal güzelliklerini tanıtmasının yanı sıra modern yaşamın hızına alternatif bir yaşam modeli tartışmasını da gündeme getirmesi hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Olimpiyatlarda korkutan kaza! Lindsey Vonn pistten helikopterle alındı Haber

Olimpiyatlarda korkutan kaza! Lindsey Vonn pistten helikopterle alındı

Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nda mücadele eden ABD’li alp disiplini kayakçı Lindsey Vonn, kadınlar downhill (iniş) yarışında ağır bir kaza geçirdi. Kopuk ön çapraz bağ sakatlığına rağmen yarışa çıkan 41 yaşındaki sporcu, starttan yaklaşık 13 saniye sonra düşerek pist dışına savruldu ve helikopterle hastaneye kaldırıldı. Sedyeyle alındı, helikopterle hastaneye götürüldü Reuters’a konuşan bir kaynak, Vonn’un İtalya’nın Treviso kentindeki hastaneye sevk edildiğini aktardı. Sağlık ekiplerinin sporcuyu pistte sedyeye sabitleyerek hava kurtarma ekibine teslim ettiği belirtildi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi ise müdahalenin hızlı ve etkili şekilde yapıldığını açıkladı. Vonn’un sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı resmi açıklama henüz paylaşılmadı. Yüksek hızla pist dışına savruldu Sol dizinde destek aparatıyla yarışan Vonn’un, dördüncü kapıya omzuyla temas ettikten sonra dengesini kaybettiği ve havalanarak pist dışına çıktığı bildirildi. Televizyon yayınında sporcunun acı içinde bağırdığı duyulurken, finiş alanında kısa süreli sessizlik oluştu. “Gurur ve acının birlikte yaşandığı bir gün” Yarışı en iyi dereceyle tamamlayarak altın madalyaya uzanan ABD’li Breezy Johnson, kazayı gördüğü anda gözlerini kapattığını söyledi. Johnson, takım için aynı gün hem büyük bir başarı hem de derin bir üzüntü yaşandığını ifade etti. Risk aldığı yorumları yapıldı Eurosport yorumcusu ve çifte olimpiyat şampiyonu Tina Maze, Vonn’un inişinde fazla risk aldığını belirterek sağlıklı olunmadığında sonuçların daha ağır olabileceğini dile getirdi. Ancak bu kararın tamamen sporcunun tercihine bağlı olduğunu da sözlerine ekledi. Kayak tarihinin en büyük isimlerinden biri 2010 Olimpiyat şampiyonu olan Lindsey Vonn, 84 Dünya Kupası zaferiyle tarihin en başarılı kadın kayakçıları arasında gösteriliyor. Organizasyonun en yüksek profilli sporcularından biri olan Vonn’un kazası, oyunlarda geniş yankı uyandırdı. Yaşanan olay, üst düzey sporcuların sakatlıklarına rağmen yarışma kararlarının risklerini yeniden gündeme taşırken, spor dünyası şimdi deneyimli kayakçıdan gelecek sağlık haberlerine odaklanmış durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Dünya beşten büyüktür” demenin tam zamanı: Venezuela üzerinden küresel ikiyüzlülük teşhiri Haber

“Dünya beşten büyüktür” demenin tam zamanı: Venezuela üzerinden küresel ikiyüzlülük teşhiri

ABD ve müttefiklerinin Venezuela’ya yönelik askeri, siyasi ve ekonomik baskıları sürerken; Türkiye’de bu müdahalelere dair yükselen eleştiriler de sertleşiyor. Gazeteci-yazar Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı art arda paylaşımlarla, “demokrasi” söylemi altında yürütülen müdahaleleri açık bir egemenlik ihlali olarak tanımladı. Doğan’a göre Karakas’ta patlayan her bomba, yalnızca Venezuela’yı değil, dünyanın tüm mazlum halklarını hedef alıyor. “Bu saldırılar demokrasi değil, açık bir sömürge girişimidir” Aydoğan Doğan, ABD ve müttefiklerinin Venezuela’ya yönelik hamlelerini “demokrasi ambalajlı küresel zorbalık” olarak nitelendirdi. Doğan, saldırıların esas amacının bir ülkenin halk iradesini, yeraltı kaynaklarını ve onurunu teslim almak olduğunu savundu. “Bugün Karakas sokaklarında patlayan her bomba, dünyanın tüm mazlum halklarının geleceğine atılmaktadır” ifadeleriyle, yaşananların bölgesel değil küresel bir tehdit olduğunun altını çizdi. “Dünya beşten büyüktür” sözü bugün samimiyet testinden geçiyor Doğan, yıllardır uluslararası platformlarda dile getirilen “Dünya beşten büyüktür” ifadesinin artık bir slogan olmaktan çıkıp somut bir duruşa dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Bu sözün, sömürgeci güçlerin keyfi kararlarına, işgallerine ve ambargolarına karşı yükseltilmiş bir isyan olduğunu belirten Doğan, “Eğer dünya gerçekten beşten büyükse, o beşten birinin bir halkı açlıkla terbiye etmesine en gür sesle karşı çıkılmalıdır” dedi. Türkiye’deki sağ ve muhafazakâr kesimlere sert çağrı Aydoğan Doğan, özellikle Türkiye’de kendisini sağcı, muhafazakâr ya da İslamcı olarak tanımlayan çevrelerin Venezuela konusunda sergilediği sessizliği sert sözlerle eleştirdi. “Vicdan coğrafyaya hapsedilemez” diyen Doğan, bir müdahalenin yalnızca Ortadoğu’da yaşandığında suç sayılmasının ahlaki bir çelişki olduğunu ifade etti. Latin Amerika’daki bir halkın çığlığının da aynı duyarlılıkla görülmesi gerektiğini vurguladı. “Bu bir siyasi tercih değil, insanlık onurudur” Doğan’a göre Venezuela’da yaşananlar bir ideolojik tartışma değil, temel bir insanlık meselesi. Sömürüye karşı durmanın yalnızca ideolojiyle değil, tutarlılıkla mümkün olduğunu belirten Doğan, insan haklarının güçlülerin çizdiği sınırlar içinde savunulamayacağını dile getirdi. Venezuela’yı, dünya sistemindeki çarpıklığı gösteren bir ayna olarak tanımlayan Doğan, bu aynaya bakan herkesin kendi samimiyetini sorgulamak zorunda olduğunu söyledi. “Sessiz kalanlar tarihe not düşüyor” Aydoğan Doğan, sözlerini sert bir uyarıyla tamamladı. “Dünya beşten büyüktür” ilkesini savunduğunu söyleyen herkesin bugün Venezuela halkının yanında saf tutması gerektiğini ifade eden Doğan, aksi halde bu sözün boş bir slogana dönüşeceğini belirtti. Zulmün nerede olursa olsun karşısında durmanın insanlığın tek pusulası olduğunu vurgulayan Doğan’a göre, sessizlik de tarihe kaydedilen bir tutum.

ABD'den Venezuela'ya hava saldırıları: Devlet Başkanı Maduro OHAL ilan etti Haber

ABD'den Venezuela'ya hava saldırıları: Devlet Başkanı Maduro OHAL ilan etti

Caracas’ta patlamalar, duman ve elektrik kesintileri Caracas’ın birçok bölgesinde patlama sesleri duyulurken, kentin farklı noktalarından yoğun dumanların yükseldiği ve geniş çaplı elektrik kesintilerinin yaşandığı bildirildi. Görgü tanıkları, patlamaların kenti titrettiğini ve seslerin vadi yapısı nedeniyle her yere yayıldığını aktardı. ABD saldırıyı doğruladı ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla Venezuela’daki bazı hedeflere hava saldırıları düzenlendiği, Amerikalı yetkililer tarafından doğrulandı. Saldırıların askeri tesisleri de kapsadığı belirtildi. Venezuela hükümetinden sert tepki Venezuela hükümeti, ABD’nin saldırılarını “son derece ciddi bir askeri müdahale” olarak nitelendirerek uluslararası toplum nezdinde kınadı. Yapılan açıklamada, ülke genelindeki tüm güçlere “emperyalist saldırıya karşı birlik” çağrısı yapıldı. Maduro: ‘Stratejik kaynaklar hedef alınıyor’ Devlet Başkanı Maduro, saldırıları ABD’nin Venezuela’nın petrol ve maden kaynaklarını ele geçirme girişimi olarak değerlendirdi. Maduro, ülkenin siyasi bağımsızlığının hedef alındığını savunarak seferberlik ilan edildiğini açıkladı. Kentte sessizlik ve tedirginlik Caracas’ta patlamaların ardından sokaklarda sessizliğin hâkim olduğu, yurttaşların ise birbirleriyle iletişim kurarak durum kontrolü yaptığı bildirildi. Yerel gazeteciler, patlamaların “nokta atışı” şeklinde gerçekleşmiş olabileceğine dikkat çekti. Gerilim tırmanıyor Saldırılar, son haftalarda ABD ile Venezuela arasında artan gerilimin yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Washington yönetimi, Maduro hükümetini uyuşturucu kaçakçılığı ve göç baskısı iddialarıyla suçlarken; Caracas yönetimi bu iddiaları reddediyor. Gelişmeler yakından izlenirken, uluslararası toplumdan krizin tırmanmaması için diplomatik çağrıların artması bekleniyor.

Smart Solar’da direniş 58. gününde: Grev kırıcılığına izin vermeyeceğiz Haber

Smart Solar’da direniş 58. gününde: Grev kırıcılığına izin vermeyeceğiz

Kocaeli’de faaliyet gösteren Smart Solar fabrikasında çalışan işçilerin, insanca yaşam koşulları ve güvenceli çalışma talebiyle başlattığı grev 58 gündür devam ediyor. Grev sürecinde yaşanan gelişmeler, sendikanın İstanbul Beykoz’daki şirket merkezi önünde yaptığı açıklamayla yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Sendika, şirket merkezinin önünde grev kırıcılığına karşı uyardı. Birleşik Metal-İş Sendikası yöneticileri ve grevdeki işçiler, Smart Solar’ın Beykoz’daki genel merkezi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Smart Solar işçisi kazanacak” pankartı açılırken, sık sık grev ve direniş sloganları atıldı. “Grev anayasal bir haktır, kararlılıkla sürüyor.” Basın açıklamasını yapan Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Ali Çeltek, Smart Solar işçilerinin grevinin 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde işverenin uzlaşmaz tutumu nedeniyle başladığını söyledi. Çeltek, işçilerin anayasal hakları olan grev hakkını kullanarak mücadeleyi ilk günkü kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Üretimin başka yollarla sürdürülmesi iddiası gündemde. Çeltek, grev sürecinin başlamasıyla birlikte işverenin grevin etkisini kırmaya yönelik uygulamalara yöneldiğini belirterek, üretimin başka işyerlerine kaydırıldığı ya da fason yöntemlerle devam ettirildiğine dair ciddi bulgular olduğunu ifade etti. Bu durumun grev hakkını fiilen ortadan kaldırmaya yönelik açık bir grev kırıcılığı olduğunu söyledi. Sendikalar Kanunu hatırlatıldı, hukuksuzluğa dikkat çekildi. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na işaret eden Çeltek, yasal bir grev süresince işverenin grevdeki işçilerin yerine başka işçileri çalıştıramayacağını ve üretimi doğrudan ya da dolaylı biçimde sürdüremeyeceğini hatırlattı. Grevin doğasında üretimin durmasının bulunduğunu belirten Çeltek, aksi halde grev hakkının işlevsiz hale geleceğini dile getirdi. “Bu mücadele yalnızca bir işyerinin değil.” Birleşik Metal-İş, Smart Solar yönetiminin hukuksuz girişimlere rağmen işçilerden sessizlik beklemesinin büyük bir yanılgı olduğunu vurguladı. Çeltek, sendikanın Smart Solar işçilerinin haklı ve meşru mücadelesinin sonuna kadar arkasında olduğunu belirterek, bu direnişin yalnızca Smart Solar işçilerinin değil, Türkiye toplumunda işçi sınıfının grev hakkı ve sendikal özgürlükleri için verilen tarihsel bir mücadele olduğunu söyledi. Smart Solar’daki grev, emeğin karşılığı, adil ücret ve güvenceli çalışma talebi etrafında şekillenirken, gözler hem işverenin atacağı adımlara hem de toplu sözleşme sürecinin nasıl sonuçlanacağına çevrilmiş durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.