SON DAKİKA

#Sevgi

HABER DEĞER - Sevgi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sevgi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Scorpions 33 yıl sonra aynı statta sahne alacak Haber

Scorpions 33 yıl sonra aynı statta sahne alacak

Rock müziğin dünyaca ünlü grubu Scorpions, 24 Haziran'da Beşiktaş Tüpraş Stadyumu'nda vereceği konser öncesinde İstanbul'a dair heyecanını paylaştı. Grubun solisti Klaus Meine ve gitaristi Matthias Jabs, konser öncesinde yaptıkları açıklamalarda hem yeni projelerine hem de Türkiye ile kurdukları özel bağa değindi. Scorpions'ın müziğinde her zaman sevgi, barış ve rock'n roll'un ön planda olduğunu belirten Klaus Meine, "İnsanların birbirlerine ateş etmesini değil, birlikte şarkı söylemesini istiyoruz" diyerek müziğin birleştirici gücüne vurgu yaptı. "Wind of Change" şarkısının yaratıcısı olan Meine, dünyadaki tüm çatışmalara rağmen daha iyi bir gelecek umudunu koruduklarını söyledi. Yaklaşık 50 yıldır grubun gitaristi olan Matthias Jabs ise emeklilik planlarının olmadığını belirterek, "Öldüğümüz gün müziği bırakacağız. O güne kadar emeklilik yok" ifadelerini kullandı. Jabs ayrıca grubun yeni şarkılar üzerinde çalıştığını ve yakın dönemde yeni müziklerin dinleyiciyle buluşabileceğini açıkladı. İstanbul konseri için özel hazırlık yaptıklarını söyleyen Jabs, hayranları için sürprizler planladıklarını belirterek, "Geçmiş konserlerde çalmadığımız bazı şarkıları seslendireceğiz. Bu konser diğer İstanbul konserlerimizden çok farklı olacak" dedi. 1993 yılında İnönü Stadyumu'nda verdikleri konseri unutamadığını anlatan Jabs, 33 yıl sonra aynı noktada yeniden sahne alacak olmanın kendileri için çok özel bir anlam taşıdığını ifade etti. İstanbul'u dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak tanımlayan deneyimli müzisyen, Türk hayranlarının enerjisinin ve tutkusunun her zaman kendilerini etkilediğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Imposter Sendromu: Başarının içinde kendini misafir hissetmek Haber

Imposter Sendromu: Başarının içinde kendini misafir hissetmek

Bu sendrom, kişinin elde ettiği başarılara rağmen kendini o başarının gerçek sahibi gibi hissedememesiyle tanımlanıyor. Dışarıdan bakıldığında her şey yerli yerinde görünür: sorumluluklar artmıştır, takdir geliyordur, yol açılmıştır. İçerideyse sessiz ama inatçı bir ses dolaşır: “Aslında sandıkları kadar iyi değilim.” Bu ses bağırmaz. Tam tersine, ara ara kendini hatırlatır ve kişiyi sürekli tetikte tutar. Bir gün “gerçeğin” ortaya çıkacağı endişesiyle… Çalışkanlığın ardına gizlenen şüphe Imposter Sendromu çoğu zaman çok çalışkan bir maskeyle dolaşır. Bu kişiler kendilerine gerçekçi olmayan hedefler koyar, hatalara karşı aşırı hassastır. Başarı nadiren tatmin edicidir. Bir işi tamamladıklarında emeklerini görmek yerine kusurlarına odaklanırlar. Aldıkları övgüyü hızla geçiştirir, başarıyı şansla ya da “doğru zamanda doğru yerde olmakla” açıklarlar. Böylece başarı içselleşmeden geçip gider; geriye yalnızca “bir dahaki sefere daha iyisini yapmalıyım” baskısı kalır. Bu hâlin tek bir nedeni yok. Çocuklukta hataya alan tanınmayan ortamlar, sevgi ve takdirin performansa bağlandığı deneyimler, “hep daha fazlasını yapmalıyım” inancı… Hepsi bu sendromu besleyebilir. Yeni bir rol, artan görünürlük ya da daha büyük bir sorumluluk geldiğinde zihin eski reflekslerine hızla döner. Başarı, kimliğin bir parçası olamaz; geçici bir tesadüf gibi algılanır. Üretkenlik artar, bedel ağırlaşır Kısa vadede bu durum üretkenliği artırabilir. Daha çok çalışır, daha az dururuz. Ancak bedeli ağırdır. Kendimizi yeterince iyi hissetmediğimiz için bazı fırsatları erteler, emeğimizi küçümseriz. Dışarıdan “başarılı” görünürken içeride hep eksik ve hazırlıksız hissederiz. Bu his yalnızca zihinde kalmaz; bedende de taşınır. Sürekli tetikte olma hâli, kaslara, nefese ve sinir sistemine yük bindirir. Bugünkü güvensizliğin çoğu zaman geçmişten tanıdık bir duygunun yankısı olduğunu fark etmek, kişiyle kendisi arasında daha dürüst ve şefkatli bir ilişki kurmanın kapısını aralar. Yük hafiflediğinde yürüyüş değişir Uzun yürüyüşlerde öğrenilen basit bir gerçek vardır: Yanımıza aldığımız her fazla eşya, yol uzadıkça yüke dönüşür. Başta fark edilmeyen ağırlıklar saatler sonra adımı yavaşlatır, nefesi daraltır. Bazı şeyleri geride bıraktığımızda yürüyüş hafifler. Bu bir vazgeçiş değil, yolun gerektirdiği bir ayarlamadır. Hayata buradan bakınca şu soru belirir: Sürekli taşıdığımız sorumlulukların, kendimizi kanıtlama ihtiyacının ve her şeye yetişme hâlinin ne kadarı gerçekten bize ait? Kendine söylenen en şefkatli cümle Imposter Sendromu çoğu zaman yetersizlikten değil; fazlasıyla ve çoğu zaman beklentisiz şekilde sorumluluk almaktan doğar. Uzun süre taşındığında insanı yorar, kendine yabancılaştırır. Belki de kendimize söylememiz gereken en şefkatli cümle şudur: “Buradayım, çünkü bunu hak edecek kadar emek verdim.” Mesele bir sabah uyanıp “artık yeterliyim” demek değildir. Her şüphe geldiğinde bu cümleyi içselleştirene kadar kendimize tekrar edebilmektir. Peki ya siz… Okurken içinizde tanıdık bir his uyandı mı? Haber: Azra Yılmaz haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İpek Filiz Yazıcı ve Ufuk Beydemir yollarını ayırdı Haber

İpek Filiz Yazıcı ve Ufuk Beydemir yollarını ayırdı

Oyuncu İpek Filiz Yazıcı ile müzisyen Ufuk Beydemir, 2022 yılında İtalya’nın Roma kentinde sade bir nikâh töreniyle dünyaevine girmişti. Aralarındaki 10 yaş farkı evlilik döneminde çok konuşulan çiftin, bir süredir ayrı oldukları iddia ediliyordu. “Evet, haberler doğru” Güzel oyuncu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla iddiaları doğruladı: “Bir süredir gelen sorular ve haberler üzerine bu açıklamayı yapmak istedik. Evet, haberler doğru; geçen hafta resmi olarak yollarımızı ayırdık. Hayatlarımızı güzellikle birleştirdiğimiz gibi, aynı güzellikle ayrılabilmenin değerini savunuyoruz.” Yazıcı, dört yılı aşkın ilişkilerini saygı çerçevesinde bitirdiklerini belirterek, “Birbirimize ve ailelerimize olan sevgi ve saygımız gereği bu konuda hassas davranmayı tercih ediyoruz. Yapacağınız yorumlarda aynı hassasiyeti göstermenizi rica ediyoruz” dedi. Sosyal medya yorumu dikkat çekti Boşanma öncesinde, sosyal medyada “Yeniden doğacak, yeniden sevileceksin. Tecrübeydi, ders çıkarıldı, bitti” şeklindeki bir paylaşımı beğenen Yazıcı’nın bu hareketi, ayrılık söylentilerini güçlendirmişti. Oyuncunun o paylaşımı beğenmesi, “Evlilikte kriz var” yorumlarına neden olmuştu. Kısa süren evlilik, sessiz bir veda Ünlü çift, evliliklerinin ikinci yılında resmen boşandı. Yazıcı’nın açıklaması sonrası hayranlarından “Saygılı bir ayrılık olmuş, çok olgun bir tavır” yorumları geldi. Ufuk Beydemir’in ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmadığı öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.