SON DAKİKA

#Siber Güvenlik

HABER DEĞER - Siber Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siber Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Göktaş takvimi açıkladı: Sosyal medyada 15 yaş sınırı 6 ay içinde geliyor Haber

Bakan Göktaş takvimi açıkladı: Sosyal medyada 15 yaş sınırı 6 ay içinde geliyor

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların dijital dünyadaki güvenliğini sağlamaya yönelik hazırlanan yeni yasal mevzuatın detaylarını paylaştı. Çalışma grubu kuruldu, dünyadaki örnekler inceleniyor Sanal medya kullanımına yönelik kriterlerin belirlenmesi amacıyla bakanlık bünyesinde özel bir çalışma grubu kurulduğunu belirten Bakan Göktaş, sürecin tüm paydaş kurum ve kuruluşlarla tam bir koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade etti. Düzenleme aşamasında küresel çapıştaki uygulamaların da masaya yatırıldığını vurgulayan Göktaş, "Düzenleme için dünyadaki örnekleri de yakından inceliyoruz. Özellikle Avustralya'nın bu alanda hazırladığı raporları ve uygulamaları değerlendirerek Türkiye'ye özgü bir model üzerinde çalışıyoruz. Yeni düzenlemeyle 15 yaş altı çocuklarımız için güvenli dijital alanlar oluşturulmasını, kontrollü sosyal medya kullanımının teşvik edilmesini ve evlatlarımızın yaşlarına uygun olmayan zararlı içeriklerden korunmasını amaçlıyoruz. İlgili yönetmeliği de 6 ay içerisinde hayata geçireceğiz." dedi. Yaş doğrulama sistemi e-Devlet ile entegre olacak Bakan Göktaş'ın açıklamalarına göre, getirilecek 15 yaş sınırı sadece yasal bir metinden ibaret kalmayacak, sert teknik yaptırımlarla da desteklenecek. Bu kapsamda Türkiye'de hizmet veren sanal ağ sağlayıcılarına ve sosyal medya platformlarına ciddi teknik yükümlülükler getirilecek. Kullanıcıların gerçek yaşlarının tespit edilmesi amacıyla kurulacak olan yaş doğrulama sistemi, başta e-Devlet kapısı olmak üzere farklı güvenli doğrulama yöntemleriyle entegre edilecek. Bakan Göktaş, bu teknik altyapının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile Siber Güvenlik Başkanlığı koordinasyonunda sorunsuz bir şekilde oluşturulacağını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türk Devletleri Teşkilatı liderleri Türkistan'da bir araya geldi Haber

Türk Devletleri Teşkilatı liderleri Türkistan'da bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ev sahipliğindeki zirveye katılmak üzere geldiği Türkistan’da, mevkidaşlarıyla tarihi ve kültürel alanları ziyaret etti. Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) liderlerinin eşlik ettiği programda, ortak mirasın korunması ve dijital dönüşüm konuları ön plana çıktı. Erdoğan’dan "Dijital Vizyonda Birlik" önerisi Zirvedeki hitabında teknolojideki eş güdümün stratejik önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsmail Gaspıralı’nın tarihi sözlerine atıfta bulunarak yeni bir hedef sundu. Erdoğan, "Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' şiarına 115 yıl sonra şimdi bizlerin, 'Dijital vizyonda birlik' ifadesini eklememizin zamanı gelmiştir" dedi. Dijital alanda geri kalmanın bağımsızlığı tehdit edebileceğini belirten Erdoğan, "Cebir ve algoritmanın babası Harezmi'yi yetiştiren bu topraklardan yeni bilim insanları da çıkartacağız" şeklinde konuştu. Zirvenin gündemi: KKTC ve siber güvenlik Kıbrıs Türk halkının temsil edilmesinin zirveye ayrı bir anlam kattığını ifade eden Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın katılımından memnuniyet duyduğunu dile getirdi. "Türk dünyasının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerini kuvvetlendirerek sürdürmesini temenni ediyorum" diyen Erdoğan, siber güvenlik alanındaki tehditlere karşı da birlik mesajı verdi. Siber güvenliğin tıpkı sınır güvenliği kadar hayati olduğunu vurgulayan Erdoğan, teşkilat bünyesindeki siber iş birliğini daha ileriye taşımayı hedeflediklerini belirtti. Savunma sanayii ve ortak alfabe süreci Bölgesel krizlerin dayanışma ihtiyacını artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayiinde edindiği tecrübeyi üye ülkelerle paylaşmaya hazır olduğunu bildirdi. Kültürel alandaki gelişmelerin Türk bütünleşmesinin temel direklerinden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ortak Türk alfabesinin eğitimden kültüre, akademik iş birliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda kullanılmasının önemli olduğunu" kaydetti. Zirve sonunda Erdoğan, bir sonraki toplantı için liderleri Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mehmet Uçum’dan FETÖ analizi: "Emperyalist bir konsorsiyumun parçası" Haber

Mehmet Uçum’dan FETÖ analizi: "Emperyalist bir konsorsiyumun parçası"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, kaleme aldığı analizde FETÖ ile mücadelede gelinen noktayı ve örgütün güncel stratejilerini değerlendirdi. Uçum, yapının Türkiye’deki açık operasyonel kabiliyetinin çökertildiğini ancak hücresel ve uluslararası düzeyde tehdit unsuru olmaya devam ettiğini vurguladı. "İbadet ve ticaret dönemi kapandı, ihanet sürüyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "tabanı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet" tanımlamasını hatırlatan Uçum, örgütün dini duyguları istismar ederek devlet kurumlarına sızdığı dönemin geride kaldığını belirtti. Uçum’a göre, yapının ibadet ve ticaret ayakları büyük ölçüde tasfiye edilmiş olsa da, üst kademedeki "ihanet" odaklı casusluk ve terör faaliyetleri daha gizli yöntemlerle sürdürülüyor. Dış bağlantılar ve emperyalizm vurgusu Yazısında örgütün küresel güçlerle olan ilişkisine geniş yer ayıran Mehmet Uçum, FETÖ’nün emperyalist odakların oluşturduğu bir konsorsiyumun parçası haline geldiğini öne sürdü. Özellikle ABD ve Avrupa merkezli ağlar üzerinden Türkiye’ye yönelik faaliyetlerin koordine edildiğini savunan Uçum, yapının bağımsız bir hareket değil, dış destekli bir etki ajanı olarak hareket ettiğini ifade etti. Sosyal medya ve dezenformasyon uyarısı FETÖ’nün dijital mecralardaki etkinliğine dikkat çeken Uçum, yurt dışı kaynaklı medya organları ve sosyal medya platformları üzerinden Türkiye aleyhine sistematik bir dezenformasyon yürütüldüğünü belirtti. Siber güvenlik ve bilgi kirliliğiyle mücadelenin, terörle mücadelenin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini kaydeden Uçum, algı operasyonlarına karşı toplumsal direncin önemine değindi. "Af ve KHK tartışmaları tavizsiz yürütülmeli" KHK’lılara yönelik af veya infaz düzenlemesi tartışmalarına da değinen Uçum, bu tür taleplerin örgüt tarafından "duygu sömürüsü" aracı olarak kullanıldığını savundu. Devletin mücadele kararlılığından ödün vermemesi gerektiğini belirten Başdanışman, yargı süreçlerine yönelik eleştirilerin mücadelede bir zaafiyete yol açmaması gerektiğini ve tasfiye süreci tamamlanana kadar hukuki mekanizmaların kararlılıkla işletileceğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB destekli projede CANİKMAN sahnede Haber

AB destekli projede CANİKMAN sahnede

Samsun’un Canik ilçesinde gerçekleştirilen “Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik” projesi kapsamında dikkat çeken etkinliklere imza atıldı. Avrupa Birliği destekli projede, Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, gençlere teknoloji ve eğitim çalışmaları hakkında bilgi verdi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde düzenlenen programda, yapay zeka, dijital girişimcilik ve siber güvenlik gibi alanlarda uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. Türkiye’nin 12 farklı ilinden gelen gençler, kampüste yürütülen atölye çalışmalarına katıldı. “Bilim ve teknoloji seferberliği sürüyor” Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, projeyle gençlerin teknoloji alanında donanımlı bireyler olarak yetişmesini hedeflediklerini belirtti. Sandıkçı, “Teknolojiye yön veren, hayal eden ve üreten bir gençlik için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Proje kapsamında gençlerin 4 gün boyunca alanında uzman isimlerle bir araya geldiğini ifade eden Sandıkçı, uygulamalı eğitimlerle dijital yetkinliklerin artırılmasının amaçlandığını vurguladı. CANİKMAN ve Akıncı TİHA ilgi odağı oldu Program süresince gençler, kampüs içerisindeki atölye ve keşif alanlarını inceleme fırsatı buldu. Etkinlikte yer alan insansız hava aracı Bayraktar Akıncı ve CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisini gördü. Gençler, etkinlik sonunda hem teknolojik araçlarla hem de insansı robot CANİKMAN ile hatıra fotoğrafı çektirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aile Akademi Platformu’ndan 67 bin 754 kişi yararlandı Haber

Aile Akademi Platformu’ndan 67 bin 754 kişi yararlandı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile eğitimi, evlilik, sağlık, çocuk ve genç gelişimi ile mahremiyet bilinci gibi başlıklarda eğitimlerin yer aldığı Aile Akademi Platformu’ndan bugüne kadar 67 bin 754 kişinin yararlandığını bildirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, Aile Akademi Platformu ile sağlıklı aile yapısını güçlendirmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, ebeveynlere rehberlik etmeyi ve toplumsal dayanışmayı pekiştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla hizmetleri yaygınlaştırdıklarını kaydeden Göktaş, eğitim, ekonomi, kültür, sanat, sağlık ve ulaşım başta olmak üzere her alanda ailelerin yanında olmaya gayret ettiklerini vurguladı. Göktaş, “Aile Dostu Ekosistem” anlayışıyla; aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. "Aileleri tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz" Son yıllarda sosyal medyanın etkileri ve dijital risklerin aileler için önemli bir endişe kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Göktaş, "Bu sorunları aşmanın yolu ancak bilinçli kullanım ve dijital farkındalıkla mümkündür. Bu kapsamda Bakanlık olarak toplumu, aileleri, özellikle de çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz." ifadelerini kullandı. Aile Akademi Platformu'nun, aile yapısını koruma, destekleme ve geleceğe taşıma yolunda önemli katkılar sunduğunu belirten Göktaş, platform kapsamında hem vatandaşlara hem de Bakanlık personeline yönelik çeşitli eğitim içeriklerinin sunulduğunu aktardı. Ailelerin birlik ve beraberliğini güçlendiren projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti: "Aile yapısının güçlendirilmesi, sosyal hizmetlerin etkinliğinin artırılması, toplumsal farkındalığın yükseltilmesi ve Bakanlık personelinin bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla geçen yıl Aile Akademi Platformu'nu hayata geçirdik. Aile Eğitim Programı, Bilgi Güvenliği Farkındalık Eğitimi, Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı, Veri Güvenliği ve Kötüye Kullanım Senaryoları, ANKA Çocuk Destek Programı modülleri ile Siber Güvenlik Farkındalık Eğitimleri başta olmak üzere geniş bir yelpazede eğitim içerikleri sunuyoruz. Platform sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi, Bakanlığın sunduğu içerik ve eğitimlere erişti." "Kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor" Söz konusu eğitimlerle bireylerin ve Bakanlık çalışanlarının bilgi, farkındalık ve yetkinliklerinin artırılmasının hedeflendiğini belirten Göktaş, "Vatandaşlara yönelik eğitimlerde; aile eğitimi ve iletişimi, evlilik ve sağlık, çocukların ve gençlerin gelişimi, mahremiyet bilinci ile sosyal hizmetlere erişim gibi konular yer alıyor. Bakanlık personeline yönelik eğitimlerde ise mesleki becerilerin geliştirilmesi, yasal düzenlemeler, kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu. Aile Akademi Platformu’nun e-Devlet ile entegre şekilde tasarlandığını ve eğitimlere katılım ile başarı belgelerinin doğrulanabildiğini aktaran Göktaş, bu entegrasyon sayesinde katılımcıların kendilerine uygun zamanlarda eğitimlere erişebildiğini belirtti. Göktaş ayrıca, eğitimlerin çevrim içi sunulmasının hedef kitleyi genişlettiğini, geleneksel yöntemlere kıyasla zaman ve maliyet tasarrufu sağlayarak bütçeye katkı sunduğunu ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yapay zekâ güvenliği dönüştürüyor: Siber güvenlik hisseleri baskı altında Haber

Yapay zekâ güvenliği dönüştürüyor: Siber güvenlik hisseleri baskı altında

Yapay zekâ tabanlı güvenlik araçlarının yazılım açıklarını otomatik biçimde tespit edip çözüm önermeye başlaması, siber güvenlik alanında yeni bir dönemin kapısını araladı. “Claude Code Security” adıyla duyurulan özellik, kod tabanlarını analiz ederek güvenlik açıklarını saptıyor ve hedefli yazılım yamaları öneriyor. Bu gelişme, sektörün iş modellerine ilişkin tartışmaları hızlandırırken piyasalarda da dalgalanmaya yol açtı. Claude Code Security insan araştırmacı gibi çalışıyor Yeni özellik, klasik kural tabanlı güvenlik tarayıcılarından farklı olarak yazılım bileşenleri arasındaki ilişkileri analiz ediyor, verinin uygulama içindeki akışını izliyor ve karmaşık güvenlik açıklarını bağlamsal biçimde tespit edebiliyor. Sistem, bulgularını yeniden değerlendirerek yanlış pozitifleri azaltıyor ve güvenlik risklerini önem derecesine göre sıralayabiliyor. Böylece ekiplerin gözden kaçırabileceği sorunların erken aşamada giderilmesi hedefleniyor. Kurumsal müşterilere sınırlı ön izleme sunuldu Claude Code Security’nin ilk aşamada Enterprise ve Team paketlerini kullanan kurumsal müşterilere yönelik sınırlı bir ön izleme olarak sunulduğu bildirildi. Yapay zekânın doğrudan yazılım güvenliği süreçlerine entegre edilmesi, güvenlik ekiplerinin rolünün dönüşeceğine dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Piyasalarda siber güvenlik hisseleri geriledi Duyurunun ardından siber güvenlik sektöründe faaliyet gösteren büyük şirketlerin hisselerinde sert düşüşler görüldü. Analistler, yapay zekâ destekli otomasyonun güvenlik açıklarını bulma süreçlerini hızlandırmasının, geleneksel hizmet modelleri üzerinde baskı yaratabileceğine dikkat çekiyor. Buna karşın bazı uzmanlar, yapay zekânın sektörü ortadan kaldırmak yerine iş yapış biçimlerini yeniden şekillendireceğini savunuyor. Sektörde dönüşüm tartışması büyüyor Uzmanlara göre yapay zekâ araçları güvenlik araştırmacılarının yerini tamamen almak yerine onların üretkenliğini artıran bir katman oluşturabilir. Ancak otomasyonun yaygınlaşması, güvenlik açıklarını bulmaya dayalı bazı iş modellerinin değerini azaltabilir. Bu durum, siber güvenlik şirketlerinin ürün stratejilerini ve gelir yapılarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Yapay zekâ çağında güvenlik yeniden tanımlanıyor Yazılım geliştirme süreçlerine doğrudan entegre edilen güvenlik araçları, “shift-left security” yaklaşımını güçlendirerek hataların daha erken aşamada tespit edilmesini mümkün kılıyor. Bu dönüşümün, hem şirketlerin risk yönetimi stratejilerini hem de teknoloji piyasalarındaki rekabet dengelerini uzun vadede etkilemesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İzocam 2025’i yüzde 55’lik ciro artışıyla kapattı Haber

İzocam 2025’i yüzde 55’lik ciro artışıyla kapattı

İzocam, 2025 yılını geçtiğimiz yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Şirket, gü çlü satış performansı, ihracat ivmesi ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla sektördeki liderliğini pekiştirdi. Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 60. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2025 yılını satış hacmi ve üretimde elde ettiği başarıların sonucu olarak, bir önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Son aylarda elde ettikleri güçlü performansın, yıl boyunca sürdürdükleri stratejik çalışmaların sonuçlarını net biçimde ortaya koyduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Firmamız açısından satış hacmi ve üretim açısından oldukça verimli ve başarılı bir dönem olarak tamamladığımız 2025 yılını, önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla kapattık. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarımızda tonaj bazında rekor seviyelere ulaşmış bulunmaktayız. Tekiz sandviç panel ürün grubumuz, yılın ilk yarısında sana yi sektöründeki dalgalanmaların etkisiyle yıla zayıf başlamış olsa da ikinci yarıda önemli proje kazanımlarıyla kapasitesini doldurmuş ve yılsonu hedeflerimize ulaşmıştır. Özellikle taşyünü panel grubunda pazar liderliğimizi sürdürmekte, birçok büyük projede tercih edilmekteyiz. Mekanik izolasyon tarafında ise kauçuk izolasyon malzemeleri, camyünü ve taşyünü boru ürünlerinde pazar payımızı artırırken; XPS ve EPS ürün gruplarımızda da projelerdeki varlığımızı geçtiğimiz yıla göre yüzde 20’nin üzerinde artırmış bulunmaktayız. 2025 yılı aynı zamanda şantiye ve projelere daha fazla odaklandığımız bir yıl olmuştur. Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarıyla birlikte, sanayi ve bina inşaat projelerini yakından takip etmekteyiz” diye konuştu. İzocam olarak 2025 yılında iç pazardaki güçlü performanslarına paralel olarak, ihracat pazarlarında da önemli bir ivme yakaladıklarını aç ıklayan Murat Savcı, “2024 yılına göre dolar bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir ihracat artışı sağlamış bulunmaktayız. Bu artışta özellikle camyünü ve sandviç panel ürün gruplarımız öne çıkmaktadır. Ortadoğu ve Ukrayna’daki jeopolitik gelişmeler bazı bölgelerde satışlarımızı etkilese de Avrupa’da yeni pazarlara girişlerimiz ihracattaki başarımızı olumlu şekilde desteklemiştir” dedi. 2026’DA KAPASİTE ARTIŞI, DİJİTALLEŞME VE İHRACATTA GÜÇLÜ HEDEFLER 2026 yılına yönelik hedeflerinin; kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladıkları güçlü ivmeyi devam ettirmek olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Hem ülkemizin enerji verimliliği hedeflerine hem de yeşil dönüşüm politikalarına katkı sunmayı, çevreye duyarlı üretim yaklaşımımızı güçlendirmeyi ve sektörümüzdeki liderliğimizi daha da ileri taşım aya kararlıyız. Enerji verimliliği yüksek binaların Türkiye’nin geleceğinde kritik rol oynayacağına olan inancımızla; ülkemizin sürdürülebilir yarınları için değer üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kayseri’de kurulu bulunan yeni üretim tesislerinin tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte üretim maliyetlerinin azalmasını, kârlılığın artmasını ve ihracatın güçlenmesini beklediklerini vurgulayan Murat Savcı, “Kayseri tesisimizden İzocam ürün portföyünün tamamını sevk ederek lojistik verimliliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz. Tarsus camyünü tesisimizde ise ürün portföyümüzü iyileştirme ve yeni ürün geliştirme çalışmalarımız sürdürülmektedir. XPS ürün grubunda yapılacak geliştirmelerle de perakende pazarında ve proje bazlı kullanımlarda rekabet gücümüzü daha da yükseltmeyi amaçlamaktayız. Aynı zamanda 2026 yılında ‘Kazandıran İzocam’ sadakat programımızı daha da yaygınla? ?tırmayı, tali bayilerimize yönelik yeni yazılım altyapımızı devreye almayı ve dağıtım kanalı etkinliğimizi artırmayı planlamaktayız” şeklinde konuştu. İKİZ DÖNÜŞÜM STRATEJİSİ: DİJİTALLEŞME VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR ARADA Sürdürülebilir gelecek için inovasyon ve çevre odaklı yatırımlarının da kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Murat Savcı, “Yapay zekâ uygulamalarımız iş süreçlerimizi hızlandırarak verimliliğimizi artırmakta; sıfır atık projelerimiz sürdürülebilir kalkınmanın güçlü halkalarından biri hâline gelmektedir. Dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak kapsayan ’ikiz dönüşüm’ vizyonumuz ile hem sektörümüzün rekabetçiliğini artıran hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan bütünsel bir yaklaşım sergilemekteyiz” dedi. Dijitalleşmenin, tüm sektörlerde olduğu gibi yalıtım sektöründe de hızl? ? bir dönüşüme etki ettiğini belirten Murat Savcı, “İzocam olarak, bu kapsamda 2020 yılında en modern ERP (kurumsal kaynak planlama) sistemine geçerek altyapımızı yeniledik, iş süreçlerimizi daha verimli ve entegre bir yapıya taşıdık. 2021’de devreye aldığımız veri analitiği çözümleriyle karar süreçlerimizi güçlendirdik ve aynı dönemde başlattığımız RPA (robotik süreç otomasyonu) projeleriyle birçok süreci otomatize ederek verimliliğimizi artırdık. 2022’de hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı satış ve maliyet tahminleri ile fiyat önerileri sunan projemiz ise sektörde öncü bir adım olmuştur. 2023’te müşteri ilişkileri yönetimimizi daha güçlü bir zemine taşırken, 2024’te başlattığımız projelerle üretim ve enerji verilerinin anlık takibini sağlamaya başladık. Dijitalleşme yatırımlarımızın önemli bir parçası olarak, 2024 yılından bu yana tüm İzocam tesislerinde kullanılan ‘Endüstriyel e -Tools App’ ile manuel kontrol süreçlerini tamamen dijital ortama taşıdık. Arıza analizi, iş güvenliği gözlemleri, geliştirme projeleri ve risk analizleri gibi kritik bilgiler artık anlık olarak mobil cihazlardan sisteme aktarılabilmektedir. Bu sayede hem kâğıt tüketimi azalmış hem de sahadan bilgi akışı hızlanarak ortak veri depolama süreçleri daha etkin hale gelmiştir” diye konuştu. Bu çerçevede 2025 yılında da teknoloji yatırımlarını artırarak, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini dijital dönüşümle birleştirdiklerini belirten Murat Savcı, “Tarsus camyünü üretim tesisimizde devreye aldığımız Metriks Üretim Yönetim Sistemi ile üretim hattındaki tüm kritik proses parametrelerini (sıcaklık, basınç, enerji tüketimi, devir vb.) otomatik olarak toplayıp analiz etmeye başladık. Operatörlere anlık yönlendirme sağlayan bu dijital platform, kalite ve verimliliği artıran önemli bir adım olmuş ; Tarsus’taki başarılı uygulamanın önümüzdeki dönemde tüm tesislere yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Gebkim tesisimizde hayata geçirilen XPS Tartım Otomasyonu ise hammadde verimliliğinde önemli bir adım olmuştur. Dijital tartım sistemi sayesinde ürünlerimiz paketleme öncesi online ölçülmekte ve reçetesinde yer alan oranlarda hammadde kullanılarak ürünlerin istenilen standartta üretimi sağlanmaktadır” dedi. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izi konularında elde ettikleri tüm bu kazanımların, attıkları dijitalleşme adımlarının olumlu sonuçlarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Murat Savcı, orta vadede, yapay zeka uygulamalarını tüm iş süreçlerine entegre etmeyi, fabrikalarında dijitalleşmeyi artırmayı ve siber güvenlik altyapılarını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI ÜRETİM VE GELECEĞE YATIRIM Yapay zeka projeleriy le iş süreçlerini dönüştürürken, çevreye duyarlı yaklaşımlarıyla da sektöre örnek olduklarını dile getiren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “İzocam ürünlerimiz en az yüzde 30 oranında geri dönüştürülmüş malzeme içerirken, camyünü ürünlerinde bu oran yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. Döngüsel ekonomi vizyonunu üretim süreçlerimize entegre ederek her bir ürünümüzde çevre dostu ve sağlıklı çözümler sunmayı, karbon ayak izimizi azaltmayı hedeflemekteyiz. Bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri, 2023 yılı sonunda hayata geçirdiğimiz ‘Zero Waste to Landfill’ (Düzenli Depolamaya Sıfır Atık) projesi olmuştur. Türkiye’de yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen başlattığımız bu proje ile proses hurdalarının enerji üretiminde kullanılmasına, geri dönüştürülebilir atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına ve geri dön? ?ştürülemeyen atıkların alternatif sektörlerde enerji kaynağı olarak değerlendirilmesine odaklanmaktayız. Ayrıca 2022’den bu yana uyguladığımız WCM (World Class Manufacturing) vizyonu ile tesislerimizde çevresel etkiyi en aza indiren, enerji tüketimini azaltan ve CO₂ salımını düşüren projeler hayata geçirmekteyiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz tesis yatırımlarımızla da güçlenmektedir. Tarsus tesisimizde elyaf makinelerinde kompresör verimliliği ve hurda geri kazanım projeleri devam etmektedir. 2024’te başlattığımız ürün tipi ve proses bazlı enerji tüketim hesaplamaları ile de enerji tüketimimizi daha etkin yöneterek; her aşamada izlenebilir ve sürdürülebilir bir enerji yönetimi sağlamaktayız. Ayrıca hatlarımızda yaptığımız modernizasyonlar ile kapasite artışları sağlanmış; dijital operasyon izleme ve yönetim sistemi devreye alınmıştır. Bu dijital operasyon izleme ve yönetim sisteminin önümüzde ki dönemde diğer tesislere de aktarılması planlanmaktadır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.