SON DAKİKA

#Silah

HABER DEĞER - Silah haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silah haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil Haber

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil

Gazeteci Fatih Altaylı, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından yayımladığı değerlendirmede, yaşananların uzun yıllardır biriken toplumsal sorunların sonucu olduğunu ifade etti. Altaylı, “Tüm suçu tek bir bakanın üzerine yıkarak bu meseleden kurtulamayız. Bakan elbette suçlu ama tek suçlu değil” dedi. Altaylı, okul saldırısının sürpriz olmadığını belirterek, okullarda şiddetin ve akran zorbalığının uzun süredir arttığına dikkat çekti. Çocukların “suça sürüklenen çocuklar” olarak tanımlanarak sorunun küçümsendiğini söyleyen Altaylı, bugün çeteleşme, şiddet ve okul içi saldırıların bu ihmallerin sonucu olduğunu savundu. “Okullardaki şiddetin işaretleri yıllardır vardı” Altaylı, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarının giderek daha görünür hale geldiğini belirterek, öğretmenlere ve okul yöneticilerine yönelik saldırıları örnek gösterdi. Bir okul müdürünün burnunu kıran veli olayını ve genç yaşta çetelere karışan çocukları hatırlatan Altaylı, “Bugün Silivri’de yüzlercesi birlikte yargılanan 14-15 yaşındaki çocuklar bu okulların öğrencileri değil miydi?” diye sordu. Kahramanmaraş’taki saldırının yalnızca tek bir olay olmadığını savunan Altaylı, iki gün önce Siverek’te yaşanan ve büyümeden önlenen başka bir okul saldırısını da hatırlattı. Altaylı’ya göre mesele yalnızca eğitim sistemine değil, daha geniş bir toplumsal çöküşe işaret ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na eleştiri: “Asıl sorunlar görmezden gelindi” Altaylı, Milli Eğitim Bakanı’nı da sert sözlerle eleştirdi. Eğitim sisteminin temel sorunları yerine ideolojik tartışmalarla uğraşıldığını savunan Altaylı, “Eğitimin asıl sorunları bunlarken, aydın bir nesil değil kindar bir nesil yetiştirmek istedikleri için suçlular” ifadelerini kullandı. Öğretmenin giderek değersizleştirildiğini, okul yönetimlerinin ciddiye alınmadığını ve ülkedeki genel hukuksuzluk ikliminin şiddeti beslediğini söyleyen Altaylı, bütün bu unsurların bir araya gelerek bugünkü tabloyu yarattığını öne sürdü. “Kurtlar Vadisi kuşağı” eleştirisi Altaylı değerlendirmesinde, şiddetin toplumsallaşmasında popüler kültürün de önemli rol oynadığını savundu. Özellikle 2000’li yıllarda yayımlanan Kurtlar Vadisi dizisinin Türkiye’de şiddeti, mafyalaşmayı ve hukuku kendi eliyle sağlamayı meşrulaştırdığını ileri sürdü. Altaylı, “Tarihte hiçbir dizi, hiçbir senaryo bir topluma bu dizi kadar büyük zarar vermedi” diyerek, dizinin kendi hukukunu yaratmayı, çeteleşmeyi ve şiddeti normalleştirdiğini söyledi. Gazeteci, yıllar önce bu dizinin yaratacağı toplumsal sonuçlar konusunda uyarılarda bulunduğunu, ancak kimsenin bu eleştirileri dikkate almadığını ifade etti. Altaylı’ya göre, “Kurtlar Vadisi” ile başlayan süreç, sonraki yıllarda farklı diziler, televizyon programları ve sosyal medya içerikleriyle devam etti. “Şiddet ve hukuksuzluk vadisine dönüştük” Altaylı, bugün Türkiye’de şiddetin sıradanlaştığını, gençlerin hukuku değil gücü esas alan bir anlayışla yetiştirildiğini savundu. Kahramanmaraş’taki saldırganın evinde çok sayıda silah bulunmasını ve ailesinin çocuğun davranışlarını fark etmemesini de bu tablonun bir parçası olarak değerlendirdi. Altaylı, saldırganın sosyal medya profilinde daha önce bir okul saldırganının fotoğrafını kullandığının ortaya çıktığını hatırlatarak, “Bu çocuğun durumunu anlayamamış olmak ortak bir sorumsuzluktur” dedi. Değerlendirmesini, “Bu, Kurtlar Vadisi diye başlamış, sabah programlarıyla sürmüş bir şiddet ve hukuksuzluk vadisidir. Bu vadilere düşmek kolaydır. Çıkmak ise hayli zor” sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Baba gözaltında: Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yeni gelişme Haber

Baba gözaltında: Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yeni gelişme

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin soruşturma genişletildi. Saldırıyı gerçekleştiren 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin babası olan eski emniyet mensubu Uğur Mersinli, silahların kaynağına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. “Silahları babasından aldığı tahmin ediliyor” Mükerrem Ünlüer, olay sonrası yaptığı açıklamada saldırgan öğrencinin okulun 8. sınıf öğrencisi olduğunu belirterek, silahları eski emniyetçi olan babasından almış olabileceğini söyledi. Ünlüer, öğrencinin okula 5 silah ve 7 şarjörle geldiğini, iki ayrı sınıfa girerek ateş açtığını ifade etti. 4 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı Saldırıda 3 öğrenci ile 1 öğretmen yaşamını yitirdi. Yaralanan 20 kişiden 4’ünün durumunun ağır olduğu ve ameliyata alındığı bildirildi. Saldırgan öğrencinin de olay sırasında yaşamını yitirdiği, kendisine ateş etmiş olabileceği değerlendiriliyor. Soruşturma çok yönlü sürdürülüyor Akın Gürlek, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığını duyurdu. Soruşturma kapsamında 3 başsavcı vekili ve 6 savcı görevlendirilirken, İçişleri Bakanlığı tarafından da 4 mülkiye ve 4 polis başmüfettişi görevlendirildi. Olayla ilgili yayın yasağı kararı da alındı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kahramanmaraş'ta bir okula silahlı saldırı düzenlendi Haber

Kahramanmaraş'ta bir okula silahlı saldırı düzenlendi

Kahramanmaraş’ta dün Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırısının ardından yeni bir silahlı saldırı meydana geldi. Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’ndan öğle saatlerinde silah sesleri yükseldi. Yurttaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. İlk belirlemelere göre saldırı sırasında okul içerisinde büyük panik yaşandı. Öğrenciler sınıflardan çıkarılırken, öğretmenler ve okul yönetimi çocukları güvenli alanlara yönlendirmeye çalıştı. Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri yaralılara okul bahçesinde ve çevrede ilk müdahaleyi yaptı. Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırıda öğrenciler okul camlarından atlayarak hayatta kalmaya çalıştılar.#Kahramanmaraş pic.twitter.com/qT4xyIrGuW — Haber Değer (@haber_deger) April 15, 2026 Silah seslerinin ardından veliler okula koştu Saldırı haberinin kısa sürede yayılması üzerine çok sayıda veli okulun önüne akın etti. Okul çevresinde yoğunluk oluşurken, polis ekipleri güvenlik çemberi kurarak velileri okul bahçesinden uzaklaştırdı. Görgü tanıkları okuldan peş peşe silah sesleri geldiğini, ardından öğrencilerin ve öğretmenlerin panik halinde dışarı çıktığını anlattı. Kamuoyuna yansıyan ilk görüntülerde yaralıların sedyelerle ambulanslara taşındığı, okul bahçesinde büyük bir karmaşa yaşandığı görüldü. Vali açıkladı: 4 kişi yaşamını yitirdi Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer yaptığı açıklamada saldırıda biri öğretmen olmak üzere 4 kişinin yaşamını yitirdiğini, 20 kişinin de yaralandığını duyurdu. Vali Ünlüer, yaralıların kentteki farklı hastanelere sevk edildiğini, bazılarının durumunun ağır olduğunu belirtti. Hastanelerde ek sağlık personeli görevlendirilirken, yakınlarını bekleyen aileler acil servislerin önünde toplandı. Saldırganın sekizinci sınıf öğrencisi olduğu açıklandı Yetkililer, saldırıyı gerçekleştiren kişinin okulda öğrenim gören sekizinci sınıf öğrencisi olduğunu bildirdi. Açıklamaya göre saldırgan okula 5 silah ve 7 şarjörle geldi. Saldırının nasıl planlandığı, silahların nasıl temin edildiği ve okul içerisine nasıl sokulduğu soruları soruşturmanın merkezinde yer alıyor. Güvenlik güçleri, saldırganın ailesi ve yakın çevresiyle ilgili inceleme başlatırken, okulun güvenlik kamerası kayıtları da incelenmeye alındı. Yetkililer saldırganın olay sırasında yaşamını yitirdiğini açıkladı. Üç bakan Kahramanmaraş’a gidiyor Saldırının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Kahramanmaraş’a gitmek üzere yola çıktığı bildirildi. Bakanların bölgede incelemelerde bulunacağı, hastaneleri ziyaret edeceği ve kriz merkezinde yetkililerle toplantı yapacağı öğrenildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın olayın ardından okulda ve kent genelinde psikososyal destek çalışması başlatması bekleniyor. Adalet Bakanı: 7 savcı görevlendirildi Adalet Bakanı Akın Gürlek de saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Gürlek, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derhal soruşturma başlatıldığını ve 3 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile 4 Cumhuriyet Savcısının görevlendirildiğini duyurdu. Bakan Gürlek açıklamasında, başsavcı ve görevlendirilen savcıların olay yerinde incelemelerini sürdürdüğünü belirterek soruşturmanın gizliliği açısından yayın yasağı kararı alındığını ifade etti. Yetkililer, saldırının nedeni ve ihmallerin bulunup bulunmadığına ilişkin tüm ayrıntıların yürütülen soruşturmanın ardından netleşeceğini vurguladı. Dün de Şanlıurfa’da benzer bir saldırı yaşanmıştı Kahramanmaraş’taki saldırı, bir gün önce Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan okul saldırısının hemen ardından meydana geldi. Şanlıurfa’da bir liseye av tüfeğiyle giren saldırgan 16 kişiyi yaralamış, daha sonra yaşamına son vermişti. İki gün üst üste yaşanan saldırılar, okul güvenliği ve bireysel silahlanma tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Eğitim sendikaları ve çok sayıda yurttaş, okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması ve silahlara erişimin sıkı biçimde denetlenmesi çağrısında bulundu. Detaylar geliyor... haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çakarlı araçlı infazda düğüm çözüldü! Genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın cinayeti aydınlandı Haber

Çakarlı araçlı infazda düğüm çözüldü! Genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın cinayeti aydınlandı

İstanbul Ümraniye’de 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın yaşamını yitirdiği saldırı Türkiye gündemindeki yerini korurken, olayın faillerine yönelik yürütülen soruşturmada önemli bir aşamaya geçildi. Polis ekipleri, saldırının ardından kaçan şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. Katil zanlısı dahil 8 kişi gözaltında Yapılan operasyon kapsamında, silahı kullandığı öne sürülen Alaattin Kadayıfçıoğlu ile birlikte toplam 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan diğer isimlerin de olayla bağlantılarının araştırıldığı öğrenildi. Cinayet silahı ele geçirildi Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen aramalarda cinayette kullanıldığı değerlendirilen silah da ele geçirildi. Yapılan incelemelerde, Kundakçı’nın park halindeki araçta bulunduğu sırada olay yerine gelen iki araçtan inen şüphelilerin ateş açtığı tespit edildi. Olayın perde arkası: Arabuluculuk girişimi Edinilen bilgilere göre olay, rapçi Vahap Canbay ile şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu arasındaki ilişki nedeniyle yaşanan gerilim sırasında meydana geldi. Kundakçı’nın iki isim arasında arabuluculuk yapmak üzere olay yerine gittiği, saldırının bu süreçte gerçekleştiği iddia edildi. Kalaycıoğlu hakkında ek gözaltı süresi talebi Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ek gözaltı süresi talep edildiği öğrenildi. Emniyetteki işlemleri süren Kalaycıoğlu’nun olayla bağlantısının olup olmadığı araştırılıyor. Türkiye’yi sarsan cinayette soruşturma derinleşiyor Genç yaşta hayatını kaybeden Kundakçı’nın ölümü büyük yankı uyandırırken, emniyet birimleri olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmalarını sürdürüyor. Yeni gözaltılar ve elde edilen delillerle birlikte dosyanın daha da genişleyebileceği belirtiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar! Haber

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, silah ve mühimmatın “transit geçiş” kapsamında ülke topraklarından geçirilmesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Doğan, bu uygulamanın bir yönetmelik meselesi değil, savaşın lojistik zincirine dolaylı katılım anlamına geldiğini ifade etti. “‘Transit’ diyerek sorumluluktan kaçılmaz” Doğan, paylaşımında “Topraklarından geçen silah, mühimmat ve patlayıcıların denetimini gevşetip bunu ‘transit’ diyerek sorumluluktan kaçmanın bir yolu haline getiren bir irade…” sözleriyle mevcut yaklaşımı eleştirdi. Bu ifadelere göre, “transit” kavramı, etik ve hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran bir kalkan olarak kullanılıyor. “Bu bir tercih: Tarafsızlık değil, konum alış” Paylaşımda en dikkat çeken vurgulardan biri de sürecin “teknik” değil “politik” olduğuna dair değerlendirme oldu. Doğan, “Bu bir teknik düzenleme değildir. Bu, açıkça taraf olmaktır” sözleriyle, bu tür uygulamaların tarafsızlık iddiasıyla bağdaşmadığını ifade etti. “Savaşın lojistiğine açılan her kapı, yıkıma çıkar” Doğan, silah taşımacılığının yalnızca bir nakliye süreci olmadığını, doğrudan insani sonuçlar doğurduğunu belirtti. “Savaşın, kanın ve yıkımın lojistiğine göz yummaktır” ifadesiyle bu zincirin görünmeyen ama belirleyici halkasına işaret etti. “Vebal yalnızca ateş edende değil” Paylaşımın en güçlü bölümlerinden birinde Doğan, sorumluluğun sınırlarını genişleterek “O kanın vebali, sadece tetiği çekenin değil; o yolu açanın da omuzlarındadır” dedi. Bu ifade, savaşın dolaylı aktörlerine yönelik etik sorumluluk tartışmasını öne çıkarıyor. “Bir ülke, savaş tüccarlarının geçiş hattı olmamalı” Doğan, açıklamasının sonunda doğrudan bir çağrıda bulunarak, “Bu ülkeyi savaş tüccarlarının koridoruna çevirmeyin. İnsanlığın değil, çıkarın ve silahın yanında durmayın” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Türkiye’nin jeopolitik konumu üzerinden yürütülen silah ticareti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. “Bugün geçiş dediğiniz, yarın yıkım olur” Doğan’ın “Bugün ‘transit geçiş’ dediğiniz şey, yarın bir halkın yıkımı olur” sözleri ise paylaşımın en çarpıcı uyarılarından biri olarak öne çıktı. Bu ifade, savaşın yalnızca cephede değil, karar ve izin mekanizmalarında da şekillendiğini hatırlatıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mardin'deki aile katliamında sır perdesi aralanıyor Haber

Mardin'deki aile katliamında sır perdesi aralanıyor

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 24 Kasım gecesi Mehmet Kaya, Berna Kaya ve 5 yaşındaki kızları Samyeli’nin evlerinde başlarından vurulmuş halde bulunmasıyla başlayan süreç, ilk saatlerde “aile içi intihar” olarak kamuoyuna yansıdı. Ancak olay yerindeki boşluklar, çelişkili tanık ifadeleri ve kayıp deliller, anlatının değişmesine yol açtı. Dosya, cinayet şüphesiyle ele alındı. İlk anlatı çöktü, soruşturma yön değiştirdi Olayın ardından “baba eşini ve çocuğunu öldürdükten sonra intihar etti” iddiası dolaşıma sokuldu. Fakat evde kullanılan silahın bulunamaması, muhtar ve bazı aile bireylerinin güvenlik ekipleri gelmeden içeri girmesi ve sahadaki düzensizlikler, iddianın zayıflamasına neden oldu. Savcılık, delil zincirindeki kopukluklar nedeniyle dosyayı cinayet kapsamında ele alarak geniş çaplı inceleme başlattı. Komşu ifadesi dosyayı kilitledi İlk ifadesinde “ses duymadım” diyen komşu M.C.’nin anlatımlarındaki çelişkiler dikkat çekti. Yeniden gözaltına alınan M.C., savcılık aşamasında olayla ilgili farklı beyanlarda bulundu ve cinayet anında evde olduğunu ileri sürdü. İfadesinde, kullanılan silahı temin ettiğini ve daha sonra kanalizasyona attığını söyledi; gösterdiği noktada yapılan aramada silah ele geçirildi. Tutuklamalar geldi, suçlamalar ağırlaştı Soruşturmanın ikinci dalgasında M.C. “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Delil karartmaya yardım ettikleri iddiasıyla V.E. ve B.K. de cezaevi yolunu tuttu. M.C.’nin kadın arkadaşı B.S. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Savcılık, telefon kayıtları ve kamera görüntülerini de kapsayan teknik incelemeyi genişletti. “Bu bir vahşet; magazin dili adaleti gölgeliyor” Dosya avukatları, olayın başından itibaren “intihar” etiketiyle servis edilmesinin hem soruşturmayı hem de toplumun doğru bilgilenme hakkını olumsuz etkilediğini vurguladı. Avukat Nurullah Öner, delillerin cinayete işaret ettiğini belirterek, “Magazinsel dil gerçeği saklıyor; bu bir vahşet, intihar değil” sözleriyle medyaya sorumluluk çağrısı yaptı. Toplumsal etki uyarısı yapıldı Olay yerinden görüntülerin kontrolsüz paylaşılmasının özellikle çocuklar üzerinde travmatik etki yarattığına dikkat çeken savunma tarafı, şiddeti olağanlaştıran içeriklerin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Avukatlar, Türkiye toplumunun barış ve huzuru besleyen bir yayın diline ihtiyacı olduğunu vurguladı. Gözler yargı sürecinde Soruşturma derinleştirilirken, kamuoyu hem delillerin eksiksiz toplanmasını hem de hızlı ve şeffaf bir yargılamayı bekliyor. Üç canın hesabının adalet önünde sorulması, bu trajedinin karanlıkta kalmaması için tek yol olarak görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.