SON DAKİKA

#Silivri

HABER DEĞER - Silivri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silivri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB Yöneticisi Erhan Karaal'ın kaçırılmasında "ihale baskısı" şüphesi Haber

İBB Yöneticisi Erhan Karaal'ın kaçırılmasında "ihale baskısı" şüphesi

Silivri'de davası bulunan Erhan Karaal'ın kaçırıldığı günün akşamında eşi ve kızıyla sahile yürüyüşe gitmeye hazırlandığı öğrenildi. Evinin önüne inen ve eşinin hazırlanmasını bekleyen Karaal, bu esnada şüpheliler tarafından kaçırıldı. Şantajla para istendi Şüpheliler, Karaal'ı kaçırdıktan sonra yurt dışı numarası üzerinden eşini arayarak, "Sizde para olduğunu biliyoruz. Bize para göndereceksiniz" ifadeleriyle şantajda bulundu. Emniyet birimleri, şüphelilerin olay yerine iki otomobille geldiklerini, kaçırma anından sonra Karaal'ı diğer otomobile aktardıklarını, ara sokakları takip ederek D-100 karayoluna çıktıklarını ve mağduru 4 farklı adreste sakladıklarını belirledi. İhaleler için baskı yapıldı Soruşturmada, Erhan Karaal'ın işten çıkardığı eski bir çalışanı ile bu çalışanın yakın ilişkide olduğu iki müteahhitle husumeti olduğu saptandı. Özellikle Yerebatan Sarnıcı'nın Kültür Bakanlığı'na devredilmesinin ardından ihale alamayan bu iki müteahhidin, Karaal üzerinde yeni ihaleler verilmesi için baskı kurduğu belirlendi. Söz konusu iki müteahhit ve eski çalışan da gözaltına alınanlar arasında yer alıyor. Depoya düzenlenen operasyon İstanbul, Kocaeli ve Yalova'da 19 ayrı adrese düzenlenen baskınlarda sonuç alınamaması üzerine, Erhan Karaal'ın Tuzla'da boş bir depoda tutulduğu tespit edildi. Başında silahlı bir kişinin beklediği depoya düzenlenen operasyonda, Karaal elleri ve ayakları bağlı bir şekilde kurtarıldı. Operasyon sırasında yakalanan 1999 doğumlu İ.A.'nın; yağma ve kasten yaralama dahil olmak üzere 22 suç kaydının olduğu öğrenildi. Sağlık durumu iyiye gidiyor Kurtarıldıktan sonra kendisini kurtaran polislere "Beni zorla kaçırdılar. Kurtulduğuma inanamıyorum" dediği belirtilen Erhan Karaal'ın, kaçırıldığı süre boyunca darbedildiği ve susuz kaldığı tespit edildi. Hastanede tedavisi süren Karaal'ın hayati tehlikesi bulunmuyor; sağlık durumu elverdiğinde ifadesine başvurulacak. Soruşturma kapsamında 8 şüpheli gözaltına alınırken, olayla bağlantılı 8 kişinin daha yakalanması için çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. haberdeger.com Gündem • Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmamoğlu'na açılan casusluk davası bugün başlıyor Haber

İmamoğlu'na açılan casusluk davası bugün başlıyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, eski seçim kampanya direktörü Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ'ın "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Silivri'de başlıyor. Sanıklar hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep edilen 160 sayfalık iddianame, siyaset ve medya dünyasının bir numaralı gündem maddesi haline geldi. İddianamenin merkezindeki itirafçı iş insanı Davanın belkemiğini, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak isteyen iş insanı Mehmet Gün'e ait dijital materyaller, yazışmalar ve itiraflar oluşturuyor. Savcılığın hazırladığı iddianamede; Gün'ün İngiliz, ABD ve İsrail gizli servislerinin üst düzey isimleriyle doğrudan temas kurduğu, vatandaşların kişisel verileri gibi İBB'ye ait hassas bilgileri bir veri tabanına aktararak dış istihbarat servislerine sunduğu öne sürülüyor. Ayrıca Gün'ün, İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan ile irtibatlı olduğu ve yabancı servislerden elde edilen analizleri Özkan'a ileterek 2019 yerel seçimlerini manipüle ettiği iddia ediliyor. MASAK raporunda ise hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan Hüseyin Gün'ün hesaplarından çekilen 85 milyon TL'lik şüpheli para trafiği dosyada önemli bir delil olarak yer alıyor. Sanıklardan peş peşe yalanlamalar geldi Ağır suçlamaların hedefindeki sanıklar ise iddiaları kesin bir dille reddediyor. Soruşturma kapsamında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, itirafçı Mehmet Gün'ü tanımadığını belirterek, bir arada görüldükleri fotoğrafın sıradan bir tebrik karesinden ibaret olduğunu savundu. İmamoğlu ayrıca, Gün ile Necati Özkan arasındaki temasın sadece 15 günle sınırlı kaldığını ve bu kısa sürenin koca bir seçimi yönlendirmek için yeterli olamayacağını vurguladı. Necati Özkan ise Gün'ün kendisine attığı bir geçmiş olsun mesajındaki "Sizinle çok tanışamasak da" ifadesini delil göstererek, herhangi bir hukukçunun sadece bu mesaja bakarak bile ortada bir ilişki olmadığını anlayabileceğini savundu. Medya ayağında Yanardağ suçlanıyor Davanın basın ayağını oluşturmakla suçlanan gazeteci Merdan Yanardağ da iddiaların hedefindeki bir diğer kritik isim oldu. Savcılık, Yanardağ'ın söz konusu casusluk faaliyetleri kapsamında "İmamoğlu lehine kamuoyunda algı çalışması yürütmek" amacıyla basını yönlendirdiğini öne sürdü. Hakim karşısına çıkacak olan Yanardağ da hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Silivri’de kritik hafta: Aziz İhsan Aktaş davasında gizli tanıklar dinlenecek Haber

Silivri’de kritik hafta: Aziz İhsan Aktaş davasında gizli tanıklar dinlenecek

İstanbul’da Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda görülen davada tansiyon yüksek. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamada, ikinci haftada kritik gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Tutukluluk devam ediyor Davada, aralarında Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Utku Caner Çaykara’nın da bulunduğu 11 kişinin tutukluluğu sürüyor. Geçmiş celselerde bazı isimler hakkında tahliye kararları verilmiş olsa da dosyanın merkezindeki isimler için mahkemenin tutumu değişmiş değil. Daha önce yapılan tutukluluk değerlendirmelerinde, Zeydan Karalar dahil bazı isimler serbest bırakılmış, yine belediye iştiraklerinde çalışan kişiler hakkında da tahliyeler gündeme gelmişti. Ancak dava dosyasının genişliği ve iddiaların kapsamı, yargılamanın sert bir şekilde ilerlediğini gösteriyor. Tahliyeler ve çelişkili tablo Son ara kararda Kadir Aydar ile birlikte bazı belediye yöneticileri ve çalışanları hakkında tahliye kararı verilmişti. Buna rağmen Aydar’ın hâlâ Silivri’de bulunması, dosyadaki süreçlerin karmaşıklığını ve yargılamaya dair tartışmaları artırdı. Gözler gizli tanıklarda Davanın bu haftaki en kritik başlığı ise “Yaprak” ve “XYZ49QP” kod adlı gizli tanıkların dinlenecek olması. Bu ifadelerin dosyanın seyrini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Gizli tanık beyanlarının, Türkiye’de son yıllarda birçok davada belirleyici rol oynaması ise bu süreçte hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Siyasi gölgesi büyüyor Davada adı geçen isimlerin önemli bir kısmının belediye başkanlarından oluşması, yargı sürecinin siyasi boyutuna dair tartışmaları da derinleştiriyor. Muhalefet cephesi davayı “siyasi baskı” olarak yorumlarken, iktidar kanadı ise sürecin tamamen hukuki zeminde yürütüldüğünü savunuyor. Silivri’de süren bu dava, yalnızca bir yargılama olmanın ötesine geçerek Türkiye’de siyaset-yargı ilişkilerinin en tartışmalı başlıklarından biri haline gelmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul merkezli fuhuş operasyonu: 4 ilde 14 gözaltı, 52 kadın kurtarıldı Haber

İstanbul merkezli fuhuş operasyonu: 4 ilde 14 gözaltı, 52 kadın kurtarıldı

İstanbul merkezli olarak 4 ilde düzenlenen geniş çaplı operasyonda, organize şekilde fuhuş yaptırdığı belirlenen bir çeteye darbe vuruldu. Emniyet birimlerinin uzun süredir yürüttüğü çalışma sonucunda 14 şüpheli gözaltına alındı. 4 aylık takip sonucu operasyon İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, mobil uygulamalar üzerinden kadınların ev ve otellere yönlendirildiği ihbarı üzerine harekete geçti. Yaklaşık 4 ay süren teknik ve fiziki takip sonucunda şüphelilerin kimlikleri ve çalışma yöntemi deşifre edildi. 52 kadın kurtarıldı Operasyon kapsamında fuhuş yaptırıldığı belirlenen 52 kadın emniyet ekiplerince kurtarıldı. Kadınların ifadeleri alınmak üzere ilgili birimlere götürüldüğü öğrenildi. 15 milyon liralık para trafiği Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, çete üyelerinin elde ettikleri gelirleri farklı banka hesapları üzerinden dolaştırarak izlerini gizlemeye çalıştıkları tespit edildi. Şüphelilerin son 1 yıl içerisinde yaklaşık 15 milyon liralık işlem hacmine ulaştığı belirlendi. 4 ilde eş zamanlı baskın Operasyon, İstanbul’un Büyükçekmece, Silivri, Beylikdüzü ve Küçükçekmece ilçeleri ile birlikte Ankara, Samsun ve Diyarbakır’da toplam 14 adrese eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Çok sayıda delil ele geçirildi Adreslerde yapılan aramalarda: 16 cep telefonu14 SIM kart1 tablet980 dolar ve 105 euro43 gram altınUyuşturucu maddeler ve ekipmanlar ele geçirildi. Ayrıca kadınlara ait bilgilerin bulunduğu ajandalar da soruşturma dosyasına dahil edildi. 7 tutuklama, 7 adli kontrol Gözaltına alınan 14 şüpheliden 7’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, diğer 7 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Yabancı uyruklu kadınların ise işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere ilgili birimlere teslim edildiği bildirildi. Soruşturma sürüyor Yetkililer, organizasyonun bağlantılarına yönelik soruşturmanın genişletilerek sürdürüldüğünü açıkladı. Uzmanlara göre bu tür operasyonlar, organize suç ağlarının çözülmesinde kritik rol oynarken, insan ticareti ve zorla çalıştırma gibi suçların da ortaya çıkarılmasını sağlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil Haber

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil

Gazeteci Fatih Altaylı, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından yayımladığı değerlendirmede, yaşananların uzun yıllardır biriken toplumsal sorunların sonucu olduğunu ifade etti. Altaylı, “Tüm suçu tek bir bakanın üzerine yıkarak bu meseleden kurtulamayız. Bakan elbette suçlu ama tek suçlu değil” dedi. Altaylı, okul saldırısının sürpriz olmadığını belirterek, okullarda şiddetin ve akran zorbalığının uzun süredir arttığına dikkat çekti. Çocukların “suça sürüklenen çocuklar” olarak tanımlanarak sorunun küçümsendiğini söyleyen Altaylı, bugün çeteleşme, şiddet ve okul içi saldırıların bu ihmallerin sonucu olduğunu savundu. “Okullardaki şiddetin işaretleri yıllardır vardı” Altaylı, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarının giderek daha görünür hale geldiğini belirterek, öğretmenlere ve okul yöneticilerine yönelik saldırıları örnek gösterdi. Bir okul müdürünün burnunu kıran veli olayını ve genç yaşta çetelere karışan çocukları hatırlatan Altaylı, “Bugün Silivri’de yüzlercesi birlikte yargılanan 14-15 yaşındaki çocuklar bu okulların öğrencileri değil miydi?” diye sordu. Kahramanmaraş’taki saldırının yalnızca tek bir olay olmadığını savunan Altaylı, iki gün önce Siverek’te yaşanan ve büyümeden önlenen başka bir okul saldırısını da hatırlattı. Altaylı’ya göre mesele yalnızca eğitim sistemine değil, daha geniş bir toplumsal çöküşe işaret ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na eleştiri: “Asıl sorunlar görmezden gelindi” Altaylı, Milli Eğitim Bakanı’nı da sert sözlerle eleştirdi. Eğitim sisteminin temel sorunları yerine ideolojik tartışmalarla uğraşıldığını savunan Altaylı, “Eğitimin asıl sorunları bunlarken, aydın bir nesil değil kindar bir nesil yetiştirmek istedikleri için suçlular” ifadelerini kullandı. Öğretmenin giderek değersizleştirildiğini, okul yönetimlerinin ciddiye alınmadığını ve ülkedeki genel hukuksuzluk ikliminin şiddeti beslediğini söyleyen Altaylı, bütün bu unsurların bir araya gelerek bugünkü tabloyu yarattığını öne sürdü. “Kurtlar Vadisi kuşağı” eleştirisi Altaylı değerlendirmesinde, şiddetin toplumsallaşmasında popüler kültürün de önemli rol oynadığını savundu. Özellikle 2000’li yıllarda yayımlanan Kurtlar Vadisi dizisinin Türkiye’de şiddeti, mafyalaşmayı ve hukuku kendi eliyle sağlamayı meşrulaştırdığını ileri sürdü. Altaylı, “Tarihte hiçbir dizi, hiçbir senaryo bir topluma bu dizi kadar büyük zarar vermedi” diyerek, dizinin kendi hukukunu yaratmayı, çeteleşmeyi ve şiddeti normalleştirdiğini söyledi. Gazeteci, yıllar önce bu dizinin yaratacağı toplumsal sonuçlar konusunda uyarılarda bulunduğunu, ancak kimsenin bu eleştirileri dikkate almadığını ifade etti. Altaylı’ya göre, “Kurtlar Vadisi” ile başlayan süreç, sonraki yıllarda farklı diziler, televizyon programları ve sosyal medya içerikleriyle devam etti. “Şiddet ve hukuksuzluk vadisine dönüştük” Altaylı, bugün Türkiye’de şiddetin sıradanlaştığını, gençlerin hukuku değil gücü esas alan bir anlayışla yetiştirildiğini savundu. Kahramanmaraş’taki saldırganın evinde çok sayıda silah bulunmasını ve ailesinin çocuğun davranışlarını fark etmemesini de bu tablonun bir parçası olarak değerlendirdi. Altaylı, saldırganın sosyal medya profilinde daha önce bir okul saldırganının fotoğrafını kullandığının ortaya çıktığını hatırlatarak, “Bu çocuğun durumunu anlayamamış olmak ortak bir sorumsuzluktur” dedi. Değerlendirmesini, “Bu, Kurtlar Vadisi diye başlamış, sabah programlarıyla sürmüş bir şiddet ve hukuksuzluk vadisidir. Bu vadilere düşmek kolaydır. Çıkmak ise hayli zor” sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.