SON DAKİKA

#Silivri

HABER DEĞER - Silivri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silivri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şok iddia: En büyük tehlike Özgür Özel yönetimindeki CHP Haber

Şok iddia: En büyük tehlike Özgür Özel yönetimindeki CHP

Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü (BAAE) Başkanı ve Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Yardımcıoğlu, Yeni Akit gazetesinde Muhammet Kutlu’ya verdiği röportajda, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi ve parti yönetimi hakkında dikkat çekici iddialarda bulundu. Yardımcıoğlu, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası CHP içinde örgütlendiğini savunarak, partinin mevcut yönetiminin Türkiye için ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu ileri sürdü. “15 Temmuz’dan sonra CHP içinde örgütlendiler” iddiası Röportajda konuşan Prof. Dr. Yardımcıoğlu, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından FETÖ yapılanmasının yön değiştirdiğini öne sürdü. Bu süreçte örgüt üyelerinin CHP çatısı altında toparlandığını iddia eden Yardımcıoğlu, ana muhalefet partisinin bu yapılanma tarafından ele geçirildiğini savundu. Yardımcıoğlu’na göre, söz konusu yapılanma CHP üzerinden yeniden devlet ve hükümet üzerinde etkili olmaya çalışıyor. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu hedefte Yardımcıoğlu, iddialarını daha da ileri taşıyarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı **Ekrem İmamoğlu**nu doğrudan hedef aldı. FETÖ’nün bu iki isim üzerinden siyasi bir yapılanma kurduğunu iddia eden Yardımcıoğlu, Özgür Özel’in parti içindeki konumunun “örgütsel bir planın parçası” olduğunu öne sürdü. “Kılıçdaroğlu hançerlenerek saf dışı bırakıldı” savı CHP’nin önceki Genel Başkanı **Kemal Kılıçdaroğlu**na ilişkin de iddialarda bulunan Yardımcıoğlu, kurultay sürecinde şaibe yaşandığını savundu. Kılıçdaroğlu’nun “arkasından hançerlenerek” parti yönetiminden uzaklaştırıldığını öne süren Yardımcıoğlu, kongrede rüşvet dağıtıldığı ve bu süreçte CHP’nin FETÖ bağlantılı yapılara teslim edildiğini iddia etti. “Kayyum atansın, kongre iptal edilsin” çağrısı Yardımcıoğlu, CHP’ye yönelik eleştirilerini kurumsal düzeye taşıyarak radikal bir müdahale çağrısında bulundu. Parti kongresinin “mutlak butlan” kararıyla iptal edilmesi gerektiğini savunan Yardımcıoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye kayyum olarak atanmasını önerdi. Bu adımın, partinin mevcut yönetimden kurtarılması için zorunlu olduğunu ileri sürdü. “CHP dış güçlerin aparatı haline geldi” iddiası Röportajın ilerleyen bölümünde CHP yönetiminin dış bağlantılarla hareket ettiğini öne süren Yardımcıoğlu, Özgür Özel’in Avrupa’daki temaslarını da bu çerçevede değerlendirdi. Özel’in Avrupa’daki sosyal demokrat çevrelerle kurduğu ilişkilerin arkasında FETÖ etkisi olduğunu iddia eden Yardımcıoğlu, CHP’nin “küreselci yapılar tarafından yönlendirilen bir aparat” haline getirildiğini savundu. “Silivri” çıkışıyla gerilim tırmandı Yardımcıoğlu’nun en sert açıklamaları ise röportajın son bölümünde geldi. CHP’yi “devlet ve millet için en büyük beka meselesi” olarak tanımlayan Yardımcıoğlu, Özgür Özel ve parti yönetimine yönelik tutuklama çağrısında bulundu. Dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini savunan Yardımcıoğlu, CHP yönetiminin yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Siyasi tartışmalar yeniden alevlenebilir Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu’nun bu açıklamaları, ana muhalefet partisi CHP ve özellikle Özgür Özel liderliğindeki yönetimi doğrudan hedef alması nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya aday. İddiaların siyasi arenada yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.

Cumhuriyet şehidi Asteğmen Kubilay memleketi Kozan’da anıldı Haber

Cumhuriyet şehidi Asteğmen Kubilay memleketi Kozan’da anıldı

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Kozanlı Şehit Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay için, Cumhuriyet düşmanlarınca şehit edilişinin yıldönümünde, Atatürkçü Düşünce Derneği Kozan Şube Başkanlığı’nca Kozan Kubilay Meydanı’ndaki anıt önünde düzenlenen anma törenine katıldı Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer; Şehit Kubilay’ın akrabaları, ilçe başkanları, meclis üyeleri, muhtarlar ve Kozanlıların katıldığı törende katılımcılara hitap etti. Başkan Zeydan Karalar’ın, Kozan’daki parka ve meydana “Kozan Kubilay Meydanı ve Parkı” ismini verdirebilmek için belediye meclisinde uzun süre çaba harcadığını hatırlatan Güngör Geçer, parkın bugünkü ismiyle Kozan’a kazandırılmasında çok önemli emeği olduğunu söyledi. Şehit Asteğmen Kubilay’ın Adanalı, Kozanlı olduğunu da ülkeye Başkan Zeydan Karalar’ın hatırlattığını, ilan ettiğini belirten Güngör Geçer, Silivri’de tutulan Zeydan Karalar’a selam gönderdi. CUMHURİYET DEĞERLERİNİ KORUMAK İÇİN BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ Güngör Geçer konuşmasını şöyle sürdürdü: “Devrim Şehidimiz Kubilay, geçmişten günümüze Cumhuriyet için verilmiş mücadeleler içinde, canını siper etmiş büyük bir değerimizdir. Bizler Kubilay’a ve şehitlerimize, şehit ailelerimize sahip çıkacağız. Dolayısıyla hem Cumhuriyetimize hem memleketimize sahip çıkacağız. Bunun da tek yolu var. Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte milletimiz nasıl tek vücut olup cepheye koştuysa, canı pahasına mücadeleye katıldıysa ve Cumhuriyet bu sayede kurulabildiyse, bugün de biz birlikte olacağız ve Cumhuriyeti koruyacağız. Bunun için Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmamız gerek. Ben başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bütün devrim şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.”

Silivri’de "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları yankılandı! Haber

Silivri’de "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları yankılandı!

"Alkışlayamazsınız, yasak!" "Resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapsi ve siyasi yasağı istenen Ekrem İmamoğlu, duruşma salonuna alkışlar eşliğinde girdi. Salonda bulunan izleyicilerin "Ekrem Başkan" ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları atması üzerine duruşma hâkimi araya girdi. Hâkim, salonu "Hayır alkışlayamazsınız, yasak" diyerek uyardı ve sükunetin sağlanmasını istedi. Uluslararası takip ve yoğun katılım Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi kampüsünde görülen kritik duruşmaya katılım yoğun oldu. İmamoğlu’nun annesi Havva, babası Hasan, eşi Dilek Kaya ve oğlu Selim İmamoğlu’nun yanı sıra; CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda partili salonda hazır bulundu. Duruşmayı ayrıca ABD, Almanya, Çekya, Hollanda, Fransa ve İsviçre başkonsolosluklarından temsilciler de yerinde takip etti. Davaya bakan hâkim kararnameyle sürüldü iddiası Davanın seyriyle ilgili en dikkat çekici detaylardan biri ise mahkeme heyetindeki değişiklik oldu. Dosyaya bakan İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Ali Doğan’ın, HSK kararnamesiyle Kahramanmaraş’a atandığı ortaya çıktı. Doğan’ın, atanmadan hemen önce kendisine yönelik medyada çıkan haberler hakkında "hedef gösterildiği ve yetkisinin elinden alınmak istendiği" gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. Buna rağmen Doğan’ın tayininin çıktığı ve karara itiraz ettiği belirtildi. Önceki duruşmalarda kriz yaşanmıştı Davanın önceki celselerinde de tansiyon düşmemişti. İlk duruşmada İmamoğlu, "Bu iddianameyi beni seçimde yeneceğini bilen bir kişi yazdırdı" savunmasını yapmış, tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan ise duruşmaya SEGBİS ile bağlanarak fiziki katılım olmadığı için savunma yapmayı reddetmişti. İkinci duruşmada ise "küçük salon krizi" yaşanmış, avukatlar ve jandarma arasındaki gerginlik nedeniyle İmamoğlu avukatlarının yokluğunda savunma yapmamıştı.

56 gün sustu, YouTube’a döndü Haber

56 gün sustu, YouTube’a döndü

AKP’li Cumhurbaşkanı’nı tehdit ettiği iddiasıyla yargılanan gazeteci Fatih Altaylı’ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Kararın ardından YouTube yayınlarına ara veren Altaylı, 56 gün sonra yeniden kamera karşısına geçti. Yayınında hem kararın gerekçesine hem de dava salonunda elindeki evrakları yere fırlatmasına ilişkin tartışmalara açıklık getirdi. Mahkemede yere atılan kâğıtların gerekçesini ilk kez bu kadar net anlattı Altaylı, savunma metni ve içtihatların yere atılmasını “öfke patlaması” olarak değil, “hukuka tepki” olarak nitelendirdi. “Adaleti yere ben fırlatmadım; adalet yere düşürüldüğü için ben de savunmamı yere fırlattım” diyerek, verilen cezanın kendisine göre “ağır bir hukuksuzluk” olduğunu ifade etti ve kararı doğru bulan kimse görmediğini söyledi. “Yargıya kırgınım, siyasete değilim” dedi Sözlerinin odağını yargıya yönelten Altaylı, siyasete ne kızgın ne de kırgın olduğunu, esas hayal kırıklığının yargı kararında olduğunu dile getirdi. “Bunu vicdanen doğru bularak imzaladılarsa hakkım helal olsun; vicdanlarına sığmayan bir imzayla attılarsa umarım bir gün sevdiklerine hasret kalmanın ne olduğunu anlarlar” sözleriyle sert bir kişisel mesaj verdi. “Karar önceden verilmişti, indirim de Yargıtay yolunu kapatmak içindi” iddiası Altaylı, hükmün daha duruşma bitmeden şekillendiğini savunarak “en ağır cezanın verildiğini” söyledi. Altıda birlik indirimin iyi niyetten değil, dosyanın Yargıtay’a gitmesini engelleme amacı taşıdığını öne sürdü. Kararın henüz yazılmadığını belirten Altaylı, cezaevinde ne kadar kalacağını bilmediğini de ekledi. “Kaçacakmışım… Hem ayıp hem komik” diyerek tutukluluk gerekçesine itiraz etti Tutukluluğun “kaçma şüphesi” gerekçesiyle sürdürülmesine özellikle tepki gösteren Altaylı, “Beni bu ülkeden sürgüne yollasalar bir yolunu bulur geri dönerim. Ne kaçması?” sözleriyle bu değerlendirmeyi incitici bulduğunu ifade etti. Sağlık durumunu ayrıntılarıyla anlattı Yayınında sağlık geçmişine de yer veren Altaylı, kalbinde dört stent bulunduğunu ve aort genişlemesi nedeniyle düzenli kontrole girdiğini aktardı. Beyin zarında iyi huylu bir tümörün takip edildiğini, Silivri’de MR ve kardiyak tetkiklerin yapıldığını ve şimdilik aort genişlemesinin ilerlemediğini söyledi. Cezaevi sağlık ekibi ve Silivri Devlet Hastanesi hekimlerine teşekkür etti. Cezaevinde yaşadığı talihsiz kazayı da paylaştı Açık havada tek başına top oynarken düştüğünü, bileğini burktuğunu, elini çatlattığını ve başını kale direğine çarptığını anlatan Altaylı, elinin alçıya alındığını ancak günlük ihtiyaçlarını karşılamayı zorlaştırdığı için birkaç gün sonra alçıyı çıkarttırdığını ve durumunun iyiye gittiğini belirtti. Sözlerinde son vurgu Altaylı, “Umut az ama mücadele sürecek” diyerek üst mahkemelere başvuracağını duyurdu; izleyicilerine de “adaleti savunma” çağrısını yineledi.

Mahmut Arıkan: Türkiye’nin sorunları İmralı’dan da Silivri’den de büyüktür Haber

Mahmut Arıkan: Türkiye’nin sorunları İmralı’dan da Silivri’den de büyüktür

DEVA, Gelecek ve Saadet partilerinin birleşmesiyle kurulan Yeni Yol Partisi’nin ilk TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, iktidarın gündemini İmralı’ya, ana muhalefetin gündemini Silivri’ye kilitlemesini eleştirerek, “Meseleyi kişilere indirgemek gündem saptırmaktır” dedi. Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, güncel siyasi tartışmalara sert çıktı. Arıkan konuşmasında özetle şu mesajları verdi: “Bugün iktidarın tek gündemi İmralı, ana muhalefetin tek gündemi Silivri’dir. Türkiye’nin sorunları da umutları da İmralı’dan da Silivri’den de büyüktür. Kimin gideceği, kimin geleceği, kimlerle gidip kimlerle döneceği, neyle gidip neyle geleceği, hangi yolu kullanacağı tartışması gündemi meşgul etme çabasıdır. Bu yaklaşım, meseleyi kişilere indirgemek, sulandırmak ve magazinleştirmekten başka bir şey değildir.” https://twitter.com/mahmutarikansp/status/1991127355297821111 “komisyon mu İmralı’ya gitsin, İmralı mı Komisyon’a gelsin?” İktidara, ortaklarına ve kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na seslenen Mahmut Arıkan, "Bütün bu ‘Komisyon mu İmralı’ya gitsin, İmralı mı Komisyon’a gelsin’ tartışmaları oyalamacadır. Toplumsal barış için tek bir adım değil, hak ve adalet ekseninde gerekli tüm adımlar bir an evvel atılmalıdır. Hak ve özgürlükler üzerindeki tüm kısıtlamalar derhal kaldırılmalıdır”diye konuştu.

Ayşe Barım Silivri’den seslendi Haber

Ayşe Barım Silivri’den seslendi

“Linç kültürüyle yalnız bırakıldım” Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan oyuncu Ayşe Barım, T24 yazarı Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda dikkat çeken ifadeler kullandı. Sosyal medyada yaşadığı linç dalgasını hatırlatan Barım, “Sektör bana sahip çıkmadı. Ömrüm boyunca bunu unutmayacağım. Oyuncular yanımda olmaya çalıştıkça trol hesapların hedefi oldular. Sonra da beni yalnız bırakmakla suçlandılar” sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığını dile getirdi. “30 kilo verdim, kaslarım tükendi” Cezaevinde geçirdiği 7 ayda ciddi sağlık sorunları yaşadığını aktaran Barım, “Şimdiye kadar 30 kilo verdim ve kilo kaybım hâlâ devam ediyor. Kas kaybım çok fazla. Kollarımda ve bacaklarımda neredeyse hiç kas kalmadı” dedi. Günlük beslenmesinin peynir, yoğurt, yulaf ezmesi, salatalık, domates ve meyveyle sınırlı olduğunu belirten Barım, “Avluda yürümeye çalışıyorum ama nefes darlığı nedeniyle fazla efor sarf edemiyorum” ifadelerini kullandı. “Ani kriz ihtimaliyle yaşıyorum” Yaşadığı sağlık sorunlarının kalp ve beyin açısından kritik seviyeye ulaştığını belirten Barım, her an hayati risk altında olduğunu söyledi: “Her an ani bir krizle karşılaşma ve geri dönememe ihtimalim var. Bu korku ile yaşamak başlı başına ağır bir yük oluşturuyor. Üzüntü, korku ve kaygı içerisinde ayakta kalmaya ve bir yaşam mücadelesi vermeye çalışıyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.