SON DAKİKA

#Silivri

HABER DEĞER - Silivri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silivri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Silivri’de kritik hafta: Aziz İhsan Aktaş davasında gizli tanıklar dinlenecek Haber

Silivri’de kritik hafta: Aziz İhsan Aktaş davasında gizli tanıklar dinlenecek

İstanbul’da Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda görülen davada tansiyon yüksek. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamada, ikinci haftada kritik gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Tutukluluk devam ediyor Davada, aralarında Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Utku Caner Çaykara’nın da bulunduğu 11 kişinin tutukluluğu sürüyor. Geçmiş celselerde bazı isimler hakkında tahliye kararları verilmiş olsa da dosyanın merkezindeki isimler için mahkemenin tutumu değişmiş değil. Daha önce yapılan tutukluluk değerlendirmelerinde, Zeydan Karalar dahil bazı isimler serbest bırakılmış, yine belediye iştiraklerinde çalışan kişiler hakkında da tahliyeler gündeme gelmişti. Ancak dava dosyasının genişliği ve iddiaların kapsamı, yargılamanın sert bir şekilde ilerlediğini gösteriyor. Tahliyeler ve çelişkili tablo Son ara kararda Kadir Aydar ile birlikte bazı belediye yöneticileri ve çalışanları hakkında tahliye kararı verilmişti. Buna rağmen Aydar’ın hâlâ Silivri’de bulunması, dosyadaki süreçlerin karmaşıklığını ve yargılamaya dair tartışmaları artırdı. Gözler gizli tanıklarda Davanın bu haftaki en kritik başlığı ise “Yaprak” ve “XYZ49QP” kod adlı gizli tanıkların dinlenecek olması. Bu ifadelerin dosyanın seyrini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Gizli tanık beyanlarının, Türkiye’de son yıllarda birçok davada belirleyici rol oynaması ise bu süreçte hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Siyasi gölgesi büyüyor Davada adı geçen isimlerin önemli bir kısmının belediye başkanlarından oluşması, yargı sürecinin siyasi boyutuna dair tartışmaları da derinleştiriyor. Muhalefet cephesi davayı “siyasi baskı” olarak yorumlarken, iktidar kanadı ise sürecin tamamen hukuki zeminde yürütüldüğünü savunuyor. Silivri’de süren bu dava, yalnızca bir yargılama olmanın ötesine geçerek Türkiye’de siyaset-yargı ilişkilerinin en tartışmalı başlıklarından biri haline gelmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul merkezli fuhuş operasyonu: 4 ilde 14 gözaltı, 52 kadın kurtarıldı Haber

İstanbul merkezli fuhuş operasyonu: 4 ilde 14 gözaltı, 52 kadın kurtarıldı

İstanbul merkezli olarak 4 ilde düzenlenen geniş çaplı operasyonda, organize şekilde fuhuş yaptırdığı belirlenen bir çeteye darbe vuruldu. Emniyet birimlerinin uzun süredir yürüttüğü çalışma sonucunda 14 şüpheli gözaltına alındı. 4 aylık takip sonucu operasyon İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, mobil uygulamalar üzerinden kadınların ev ve otellere yönlendirildiği ihbarı üzerine harekete geçti. Yaklaşık 4 ay süren teknik ve fiziki takip sonucunda şüphelilerin kimlikleri ve çalışma yöntemi deşifre edildi. 52 kadın kurtarıldı Operasyon kapsamında fuhuş yaptırıldığı belirlenen 52 kadın emniyet ekiplerince kurtarıldı. Kadınların ifadeleri alınmak üzere ilgili birimlere götürüldüğü öğrenildi. 15 milyon liralık para trafiği Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, çete üyelerinin elde ettikleri gelirleri farklı banka hesapları üzerinden dolaştırarak izlerini gizlemeye çalıştıkları tespit edildi. Şüphelilerin son 1 yıl içerisinde yaklaşık 15 milyon liralık işlem hacmine ulaştığı belirlendi. 4 ilde eş zamanlı baskın Operasyon, İstanbul’un Büyükçekmece, Silivri, Beylikdüzü ve Küçükçekmece ilçeleri ile birlikte Ankara, Samsun ve Diyarbakır’da toplam 14 adrese eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Çok sayıda delil ele geçirildi Adreslerde yapılan aramalarda: 16 cep telefonu14 SIM kart1 tablet980 dolar ve 105 euro43 gram altınUyuşturucu maddeler ve ekipmanlar ele geçirildi. Ayrıca kadınlara ait bilgilerin bulunduğu ajandalar da soruşturma dosyasına dahil edildi. 7 tutuklama, 7 adli kontrol Gözaltına alınan 14 şüpheliden 7’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, diğer 7 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Yabancı uyruklu kadınların ise işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere ilgili birimlere teslim edildiği bildirildi. Soruşturma sürüyor Yetkililer, organizasyonun bağlantılarına yönelik soruşturmanın genişletilerek sürdürüldüğünü açıkladı. Uzmanlara göre bu tür operasyonlar, organize suç ağlarının çözülmesinde kritik rol oynarken, insan ticareti ve zorla çalıştırma gibi suçların da ortaya çıkarılmasını sağlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil Haber

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil

Gazeteci Fatih Altaylı, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından yayımladığı değerlendirmede, yaşananların uzun yıllardır biriken toplumsal sorunların sonucu olduğunu ifade etti. Altaylı, “Tüm suçu tek bir bakanın üzerine yıkarak bu meseleden kurtulamayız. Bakan elbette suçlu ama tek suçlu değil” dedi. Altaylı, okul saldırısının sürpriz olmadığını belirterek, okullarda şiddetin ve akran zorbalığının uzun süredir arttığına dikkat çekti. Çocukların “suça sürüklenen çocuklar” olarak tanımlanarak sorunun küçümsendiğini söyleyen Altaylı, bugün çeteleşme, şiddet ve okul içi saldırıların bu ihmallerin sonucu olduğunu savundu. “Okullardaki şiddetin işaretleri yıllardır vardı” Altaylı, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarının giderek daha görünür hale geldiğini belirterek, öğretmenlere ve okul yöneticilerine yönelik saldırıları örnek gösterdi. Bir okul müdürünün burnunu kıran veli olayını ve genç yaşta çetelere karışan çocukları hatırlatan Altaylı, “Bugün Silivri’de yüzlercesi birlikte yargılanan 14-15 yaşındaki çocuklar bu okulların öğrencileri değil miydi?” diye sordu. Kahramanmaraş’taki saldırının yalnızca tek bir olay olmadığını savunan Altaylı, iki gün önce Siverek’te yaşanan ve büyümeden önlenen başka bir okul saldırısını da hatırlattı. Altaylı’ya göre mesele yalnızca eğitim sistemine değil, daha geniş bir toplumsal çöküşe işaret ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na eleştiri: “Asıl sorunlar görmezden gelindi” Altaylı, Milli Eğitim Bakanı’nı da sert sözlerle eleştirdi. Eğitim sisteminin temel sorunları yerine ideolojik tartışmalarla uğraşıldığını savunan Altaylı, “Eğitimin asıl sorunları bunlarken, aydın bir nesil değil kindar bir nesil yetiştirmek istedikleri için suçlular” ifadelerini kullandı. Öğretmenin giderek değersizleştirildiğini, okul yönetimlerinin ciddiye alınmadığını ve ülkedeki genel hukuksuzluk ikliminin şiddeti beslediğini söyleyen Altaylı, bütün bu unsurların bir araya gelerek bugünkü tabloyu yarattığını öne sürdü. “Kurtlar Vadisi kuşağı” eleştirisi Altaylı değerlendirmesinde, şiddetin toplumsallaşmasında popüler kültürün de önemli rol oynadığını savundu. Özellikle 2000’li yıllarda yayımlanan Kurtlar Vadisi dizisinin Türkiye’de şiddeti, mafyalaşmayı ve hukuku kendi eliyle sağlamayı meşrulaştırdığını ileri sürdü. Altaylı, “Tarihte hiçbir dizi, hiçbir senaryo bir topluma bu dizi kadar büyük zarar vermedi” diyerek, dizinin kendi hukukunu yaratmayı, çeteleşmeyi ve şiddeti normalleştirdiğini söyledi. Gazeteci, yıllar önce bu dizinin yaratacağı toplumsal sonuçlar konusunda uyarılarda bulunduğunu, ancak kimsenin bu eleştirileri dikkate almadığını ifade etti. Altaylı’ya göre, “Kurtlar Vadisi” ile başlayan süreç, sonraki yıllarda farklı diziler, televizyon programları ve sosyal medya içerikleriyle devam etti. “Şiddet ve hukuksuzluk vadisine dönüştük” Altaylı, bugün Türkiye’de şiddetin sıradanlaştığını, gençlerin hukuku değil gücü esas alan bir anlayışla yetiştirildiğini savundu. Kahramanmaraş’taki saldırganın evinde çok sayıda silah bulunmasını ve ailesinin çocuğun davranışlarını fark etmemesini de bu tablonun bir parçası olarak değerlendirdi. Altaylı, saldırganın sosyal medya profilinde daha önce bir okul saldırganının fotoğrafını kullandığının ortaya çıktığını hatırlatarak, “Bu çocuğun durumunu anlayamamış olmak ortak bir sorumsuzluktur” dedi. Değerlendirmesini, “Bu, Kurtlar Vadisi diye başlamış, sabah programlarıyla sürmüş bir şiddet ve hukuksuzluk vadisidir. Bu vadilere düşmek kolaydır. Çıkmak ise hayli zor” sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı Haber

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı

Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 401 sanığın yargılandığı İBB davasının ilk duruşması İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada zaman zaman gergin anlar yaşanırken mahkeme başkanı, yaşanan tartışmaların ardından salonun boşaltılması yönünde karar verdi. Dava kapsamında 107’si tutuklu toplam 401 sanık yargılanıyor. İmamoğlu ile hakim arasında tartışma Duruşma sırasında salonda bulunan bazı avukatların “Adil yargılama istiyoruz” sloganı atmasının ardından mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında sözlü tartışma yaşandı. Söz almak isteyen İmamoğlu’na mahkeme başkanı izin vermedi. Mahkeme başkanının “Hayır, söz vermiyorum. Bu şekilde devam edemezsiniz” demesi üzerine İmamoğlu’nun buna itiraz ettiği aktarıldı. Hakim, tartışma sırasında İmamoğlu’na “Bir daha izin almadan konuşursanız salondan çıkarılırsınız” uyarısında bulundu. Duruşma haftada dört gün yapılacak Mahkeme başkanı duruşmanın planlanan takvimine ilişkin de bilgi verdi. Buna göre ilk etapta tutuklu sanıkların savunmaları alınacak ve yargılamalar haftada dört gün yapılacak. Mahkeme heyeti, yargılamanın yaklaşık bir buçuk ay sürmesinin planlandığını, ikinci aşamada ise tutuksuz sanıkların dinleneceğini açıkladı. Siyasi isimler de duruşmayı takip etti Silivri’de görülen duruşmayı takip etmek üzere çok sayıda siyasetçi ve milletvekili de mahkeme salonunda yer aldı. Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP milletvekilleri, TİP milletvekili Ahmet Şık ve çeşitli siyasi parti temsilcileri katıldı. Duruşma öncesinde konuşan Dilek İmamoğlu, davanın canlı yayınlanması talebinin sürdüğünü belirtti. Savcılık 2 bin 430 yıla kadar hapis istiyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan yaklaşık 3 bin 800 sayfalık iddianame, 25 Kasım 2025’te mahkeme tarafından kabul edilmişti. Savcılık, İmamoğlu’nun “suç örgütü lideri” olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep ediyor. Sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde paylaşma gibi suçlamalar yöneltiliyor. Dava kapsamında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrolle serbest, 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 kişi yargılanıyor. Mahkeme heyeti, davanın nisan sonuna kadar haftada dört gün devam edeceğini açıkladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmamoğlu davası düştü: Siyasi yasak talebi içeren dosya kapandı Haber

İmamoğlu davası düştü: Siyasi yasak talebi içeren dosya kapandı

Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu hakkında kamuoyunda “çirkin davası” olarak bilinen ve siyasi yasak talebini de içeren dosya, ilk duruşma yapılmadan kapandı. Mahkemenin belirlediği ön ödeme tutarının yatırılması üzerine dava düşürüldü. Hakaret suçlamasıyla açılmıştı Dava, Beykoz Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Serkan Şahin’in açıklamalarına verilen yanıt sonrası açılmıştı. İmamoğlu’nun kullandığı ifadeler nedeniyle “hakaret” suçlaması yöneltilmiş, 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ile birlikte siyasi yasak uygulanması talep edilmişti. Ön ödeme kararıyla dosya kapandı Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi planlanan davanın ilk duruşması öncesinde sanık tarafından ön ödeme yapılmasıyla dosya esasa girilmeden düşürüldü. Böylece siyasi yasak ihtimali de bu dosya açısından gündemden çıktı. Benzer dosya da aynı şekilde kapanmıştı İmamoğlu hakkında daha önce açılan bir başka hakaret davası da ön ödeme hükümleri kapsamında sonuçlanmıştı. Adliyede görevli savcılara hakaret iddiasıyla açılan dosya, ödeme yapılması sonrası düşürülmüştü. İBB davasında süreç devam ediyor Öte yandan İmamoğlu hakkında yolsuzluk suçlamaları kapsamında yürütülen ve kamuoyunda “İBB davası” olarak anılan ana dosyada yargı süreci sürüyor. Binlerce sayfalık iddianamede çok sayıda suç isnadı yer alırken, ilk duruşmanın mart ayında yapılması planlanıyor. Diploma soruşturması ve siyasi tartışma sürüyor İmamoğlu hakkında yürütülen bir diğer süreç ise üniversite diplomasına ilişkin soruşturma oldu. Diploma iptali kararına karşı açılan davada yargılama devam ederken, muhalefet partileri ve bazı hukukçular sürecin siyasi nitelik taşıdığı görüşünü dile getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmamoğlu, Özel'e sert çıktı! Haber

İmamoğlu, Özel'e sert çıktı!

CHP’deki görüşmenin perde arkası kulisleri hareketlendirdi. Parti içindeki son temasın ardından dikkat çeken sözlerin sarf edildiği iddia edildi. Abdulkadir Selvi, köşe yazısında CHP kulislerine ilişkin çarpıcı iddialara yer verdi. Selvi’nin aktardığına göre, Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel arasında son dönemde artan görüş ayrılıkları dikkat çekiyor. Özellikle Silivri ziyaretleri sonrasında parti içinde gerilimin yükseldiği öne sürüldü. Silivri ziyaretlerinin parti içinde tartışma yarattığı iddia edildi. Selvi’nin yazısına göre, son dönemlerde gerçekleştirilen Silivri ziyaretlerinin ardından parti içindeki dengelerin değiştiği ve bu ziyaretlerin Özel açısından “kâbusa dönmeye başladığı” ifade edildi. İddialara göre, İmamoğlu’nun bu süreçte Özel’in performansından memnun olmadığı ve eleştirilerini son günlerde artırdığı konuşuluyor. Son görüşmede sert ifadelerin kullanıldığı öne sürüldü. Kulis bilgilerine dayandırılan iddiaya göre, iki isim arasındaki son görüşmede İmamoğlu’nun, “Ne diyorsam tersini yapıyorsun” ifadelerini kullandığı ileri sürüldü. Söz konusu çıkışın parti yönetiminde yeni bir tartışma başlatabileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Taraflardan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, iddiaların CHP içindeki güç dengeleri açısından nasıl bir karşılık bulacağı merak konusu oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Abdulkadir Selvi’den dikkat çeken kulis: Meclis’te kavganın fitilini ateşleyen talimat Silivri’den geliyor Haber

Abdulkadir Selvi’den dikkat çeken kulis: Meclis’te kavganın fitilini ateşleyen talimat Silivri’den geliyor

“Talimat Silivri görüşmesinden sonra geldi” iddiası Gazeteci Abdulkadir Selvi, Meclis’te yeni bakanların yemin töreni sırasında yaşanan kavganın perde arkasına ilişkin çarpıcı bir kulis aktardı. Selvi’nin yazısına göre, CHP Grup Başkanvekilleri Murat Emir ve Ali Mahir Başarır, AK Parti’den gelen teklifin ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ulaşmaya çalıştı. Selvi’nin iddiasına göre Özel’e o sırada ulaşılamadı çünkü CHP lideri Silivri Cezaevi’nde Ekrem İmamoğlu ile görüşme halindeydi. Görüşme sonrasında irtibat sağlandı ve AK Parti’den gelen teklif kendisine aktarıldı. “Kavgaysa kavga, dövüşse dövüş” sözleri Selvi, görüşmenin ardından Özgür Özel’in bir gece öncesine kıyasla daha sert bir tutum benimsediğini öne sürdü. Yazıya göre Özel, “Bugün ona (Akın Gürlek) yemin ettirmeyeceksiniz. Kavgaysa kavga, dövüşse dövüş” ifadelerini kullandı. Selvi, Meclis’te yaşanan fiziki gerilimin ve yumruklu kavganın bu sözlerin ardından patlak verdiğini savundu. Meclis’te ne olmuştu? TBMM Genel Kurulu’nda yeni bakanların yemin töreni sırasında iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında sert tartışmalar yaşanmış, gerilim fiziki kavgaya dönüşmüştü. Olay kamuoyunda geniş yankı uyandırmış ve siyasi partiler karşılıklı açıklamalar yapmıştı. Selvi’nin aktardığı kulis bilgisi, söz konusu kavganın spontane değil, siyasi bir stratejinin sonucu olduğu iddiasını gündeme taşıdı. İddialara ilişkin CHP kanadından henüz resmi bir yanıt gelmezken, Meclis’te yaşanan olayların siyasi yansımalarının sürmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fırtına ve kar yağışı uyarısı! Haber

Fırtına ve kar yağışı uyarısı!

İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi geneli Orta Akdeniz üzerinden gelen alçak basınç sistemi ile Balkanlar üzerinden gelen serin havanın etkisi altına giriyor. Geçtiğimiz hafta boyunca 14–18 derece aralığında seyreden bahar sıcaklıkları, hava sistemindeki değişimle birlikte an itibarıyla 7 derece seviyelerine geriledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri Dairesi AKOM’un değerlendirmelerine göre, rüzgârın kuzeyli yönlerden (poyraz) kuvvetlenerek aralıklarla fırtına şeklinde (40–75 km/s) eseceği; gece saatlerine kadar ise yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişlerinin yaşanmasının beklendiği belirtildi. Gece saatlerinde etkisini azaltması öngörülen yağışların, 2 Şubat Pazartesi sabah saat 07.00'den itibaren yeniden etkili olmaya başlaması ve gün boyunca il genelinde kuvvetli sağanak geçişlerinin görülmesi bekleniyor. SOĞUK HAVA VE KAR UYARISI Pazartesi sabah saatlerinden itibaren bölgemize giriş yapması tahmin edilen soğuk hava dalgası ile birlikte sıcaklıkların 2–4°C daha azalarak kar değerlerine gerileyeceği; Silivri, Çatalca, Arnavutköy, Büyükçekmece ve Başakşehir başta olmak üzere batı bölgelerinde yağışların karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görülebileceği öngörülüyor. Soğuk ve yağışlı havanın 3 Şubat Salı günü sabah saatlerine kadar etkisini sürdürmesi, hafta ortasından (çarşamba) itibaren ise sıcaklıkların yeniden artarak 15°C seviyelerine ulaşması bekleniyor. OLASI RİSKLERE KARŞI UYARI Yetkililer, pazar ve pazartesi günleri beklenen kuvvetli sağanak yağışlar ile pazartesi ve salı sabahına kadar etkili olması beklenen kış koşulları nedeniyle yaşanabilecek su baskını, göllenme, kar yağışı, buzlanma, don ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini belirtti.

Şok iddia: En büyük tehlike Özgür Özel yönetimindeki CHP Haber

Şok iddia: En büyük tehlike Özgür Özel yönetimindeki CHP

Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü (BAAE) Başkanı ve Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Yardımcıoğlu, Yeni Akit gazetesinde Muhammet Kutlu’ya verdiği röportajda, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi ve parti yönetimi hakkında dikkat çekici iddialarda bulundu. Yardımcıoğlu, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası CHP içinde örgütlendiğini savunarak, partinin mevcut yönetiminin Türkiye için ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu ileri sürdü. “15 Temmuz’dan sonra CHP içinde örgütlendiler” iddiası Röportajda konuşan Prof. Dr. Yardımcıoğlu, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından FETÖ yapılanmasının yön değiştirdiğini öne sürdü. Bu süreçte örgüt üyelerinin CHP çatısı altında toparlandığını iddia eden Yardımcıoğlu, ana muhalefet partisinin bu yapılanma tarafından ele geçirildiğini savundu. Yardımcıoğlu’na göre, söz konusu yapılanma CHP üzerinden yeniden devlet ve hükümet üzerinde etkili olmaya çalışıyor. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu hedefte Yardımcıoğlu, iddialarını daha da ileri taşıyarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı **Ekrem İmamoğlu**nu doğrudan hedef aldı. FETÖ’nün bu iki isim üzerinden siyasi bir yapılanma kurduğunu iddia eden Yardımcıoğlu, Özgür Özel’in parti içindeki konumunun “örgütsel bir planın parçası” olduğunu öne sürdü. “Kılıçdaroğlu hançerlenerek saf dışı bırakıldı” savı CHP’nin önceki Genel Başkanı **Kemal Kılıçdaroğlu**na ilişkin de iddialarda bulunan Yardımcıoğlu, kurultay sürecinde şaibe yaşandığını savundu. Kılıçdaroğlu’nun “arkasından hançerlenerek” parti yönetiminden uzaklaştırıldığını öne süren Yardımcıoğlu, kongrede rüşvet dağıtıldığı ve bu süreçte CHP’nin FETÖ bağlantılı yapılara teslim edildiğini iddia etti. “Kayyum atansın, kongre iptal edilsin” çağrısı Yardımcıoğlu, CHP’ye yönelik eleştirilerini kurumsal düzeye taşıyarak radikal bir müdahale çağrısında bulundu. Parti kongresinin “mutlak butlan” kararıyla iptal edilmesi gerektiğini savunan Yardımcıoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye kayyum olarak atanmasını önerdi. Bu adımın, partinin mevcut yönetimden kurtarılması için zorunlu olduğunu ileri sürdü. “CHP dış güçlerin aparatı haline geldi” iddiası Röportajın ilerleyen bölümünde CHP yönetiminin dış bağlantılarla hareket ettiğini öne süren Yardımcıoğlu, Özgür Özel’in Avrupa’daki temaslarını da bu çerçevede değerlendirdi. Özel’in Avrupa’daki sosyal demokrat çevrelerle kurduğu ilişkilerin arkasında FETÖ etkisi olduğunu iddia eden Yardımcıoğlu, CHP’nin “küreselci yapılar tarafından yönlendirilen bir aparat” haline getirildiğini savundu. “Silivri” çıkışıyla gerilim tırmandı Yardımcıoğlu’nun en sert açıklamaları ise röportajın son bölümünde geldi. CHP’yi “devlet ve millet için en büyük beka meselesi” olarak tanımlayan Yardımcıoğlu, Özgür Özel ve parti yönetimine yönelik tutuklama çağrısında bulundu. Dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini savunan Yardımcıoğlu, CHP yönetiminin yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Siyasi tartışmalar yeniden alevlenebilir Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu’nun bu açıklamaları, ana muhalefet partisi CHP ve özellikle Özgür Özel liderliğindeki yönetimi doğrudan hedef alması nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya aday. İddiaların siyasi arenada yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.