SON DAKİKA

#Singapur

HABER DEĞER - Singapur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Singapur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Doğrudan Yabancı Yatırımlar 2025 Raporu açıklandı: Lider ABD Haber

Küresel Doğrudan Yabancı Yatırımlar 2025 Raporu açıklandı: Lider ABD

Rapora göre, küresel doğrudan yabancı yatırımlar 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 6 oranında artarak 1,6 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Böylece, son iki yıldır süregelen yatırım düşüşü yerini yeniden toparlanma eğilimine bırakmış oldu. Ancak bu büyüme, küresel ölçekte homojen bir dağılım göstermediği için ülkeler arasındaki kalkınma eşitsizliği tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Yatırımlar eşitsiz dağıldı Yatırım akışlarındaki iyileşme, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler arasında farklı oranlarda hissedildi. Gelişmiş ülkelere yönelik doğrudan yabancı yatırım akışı yüzde 11 gibi güçlü bir artışla 723 milyar dolara yükselirken, gelişmekte olan ülkeler bu pastadan yalnızca yüzde 2'lik bir artışla pay alabildi ve toplamda 901 milyar dolarlık yatırım çekebildi. Gelişmekte olan ekonomiler için hayati bir dış finansman kaynağı olan doğrudan yatırımların bu şekilde dengesiz büyümesi, bölgeler arası kalkınma uçurumunu derinleştirme riski taşıyor. Dünya genelindeki yatırımların yüzde 80’inin yalnızca 20 ülke tarafından çekilmesi de bu yoğunlaşmanın somut bir göstergesi olarak raporlara yansıyor. ABD Liderliğini Korudu Geçtiğimiz yıl en fazla doğrudan yabancı yatırım çeken ülkeler sıralamasında ABD, 277 milyar dolarlık hacimle açık ara liderliğini korudu. Amerika'yı sırasıyla 151 milyar dolarla Singapur, 116 milyar dolarla Hong Kong, 105 milyar dolarla Çin ve 77 milyar dolarla Brezilya takip etti. İngiltere, Almanya ve Kanada gibi ülkelerin de yer aldığı ilk 20 listesi, küresel sermayenin belirli merkezlerde kümelenmeye devam ettiğini doğruluyor. Teknoloji sektörü öne çıktı Sektörel bazda yapılan incelemeler, yatırım trendlerinin teknolojik zorunluluklar doğrultusunda kökten değiştiğini kanıtlıyor. Yapay zeka altyapısı, yarı iletken üretimi ve enerji dönüşümü teknolojileri, 2020 yılında toplam yatırımların sadece yüzde 16’sını oluştururken, 2025 yılında bu oran yüzde 44’e fırladı. Özellikle veri merkezleri, 235 milyar dolarlık devasa yatırım hacmiyle sektörel dağılımda ilk sırada yer aldı. Buna karşılık, petrol ve gaz sektörü 38 milyar dolar, yarı iletkenler sektörü ise 13 milyar dolarlık yatırımla listenin gerisinde kaldı. Belirsizlikler devam ediyor UNCTAD, tüm bu olumlu verilere rağmen 2026 yılı için temkinli bir iyimserlikten öte zorlu bir görünüm çiziyor. Ticaret politikalarındaki belirsizliklerin yanı sıra tırmanan jeopolitik gerilimler, küresel çaptaki ekonomik parçalanma ve artan finansman maliyetleri, yatırımcıların karar alma süreçlerini doğrudan etkiliyor. Önümüzdeki dönemde doğrudan yabancı yatırımların seyrini, bu ekonomik ve siyasi risklerin ne ölçüde yönetilebileceği belirleyecek gibi görünüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuzey Kore rotayı mı değiştiriyor? İran sessizliği dikkat çekti Haber

Kuzey Kore rotayı mı değiştiriyor? İran sessizliği dikkat çekti

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim sürerken, Kuzey Kore’nin dikkat çeken sessizliği uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Güney Kore kaynaklı iddialara göre Pyongyang yönetimi, İran’a herhangi bir silah ya da malzeme desteği sağlamadı ve İran’daki liderlik değişimine dair diplomatik mesaj göndermedi. Bu tablo, Kuzey Kore’nin dış politikada yeni bir yön arayışında olabileceği yorumlarına yol açtı. İran’a destek gelmedi iddiası Güney Koreli siyasetçiler ve istihbarat kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Kuzey Kore, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Tahran yönetimine askeri ya da lojistik destek sağlamadı. Haberde, özellikle savaş sürecinde Pyongyang’dan herhangi bir silah sevkiyatı yapılmadığı bilgisi öne çıkarıldı. Diplomatik sessizlik dikkat çekti Kuzey Kore’nin yalnızca askeri değil diplomatik düzeyde de mesafeli bir tutum sergilediği iddia edildi. İran dini lideri Ali Hamaney’in ölümü sonrası Pyongyang yönetiminin taziye mesajı yayımlamaması ve yeni lider için tebrik mesajı göndermemesi, bu mesafenin en dikkat çekici göstergeleri arasında yer aldı. ABD ile yeni bir sayfa mı açılıyor? Uzmanlara göre bu tutum, Kuzey Kore’nin ABD ile yeniden diplomatik temas kurmak için alan açma çabası olarak değerlendiriliyor. Güney Kore Başbakanı Kim Min-seok’un açıklamaları da bu ihtimali güçlendirdi. Kim, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un diyaloga açık olup olmadığını merak ettiğini ve olası bir görüşmeyi “iyi bir gelişme” olarak değerlendirdiğini aktardı. Trump–Kim görüşmeleri yeniden gündemde ABD ile Kuzey Kore arasındaki ilişkiler, geçmişte liderler düzeyinde gerçekleşen görüşmelerle dünya gündemine gelmişti. Donald Trump ile Kim Jong-un, 2018’de Singapur’da, 2019’da Hanoi’de ve aynı yıl Kore sınırındaki Panmunjom’da bir araya gelmişti. Ancak bu temaslara rağmen nükleer müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamamıştı. Yeni denge arayışı mı, taktiksel hamle mi? Kuzey Kore’nin İran konusunda sergilediği bu mesafeli tutumun kalıcı bir politika değişimi mi yoksa geçici bir diplomatik manevra mı olduğu henüz netlik kazanmış değil. Ancak mevcut gelişmeler, Pyongyang’ın uluslararası dengeleri yeniden gözeterek daha esnek bir dış politika arayışında olabileceğine işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nipah alarmı büyüyor: Ölümcül virüs sınırları aşıyor mu? Haber

Nipah alarmı büyüyor: Ölümcül virüs sınırları aşıyor mu?

Hindistan’da doğrulanan vakalar bölgesel endişe yarattı Hindistan hükümeti, Bangladeş, Butan ve Nepal’e komşu Batı Bengal eyaletinde iki Nipah virüsü vakasının doğrulandığını açıkladı. Enfekte olan iki kişinin de sağlık çalışanı olduğu ve yoğun bakımda tedavi altına alındığı bildirildi. Yetkililer, temaslı 196 kişinin tamamının semptomsuz olduğunu ve yapılan testlerin negatif çıktığını duyurdu. Yetkililer kamuoyu için acil bir risk görmüyor Sağlık otoriteleri, mevcut verilerin bireyler ve aileler açısından acil bir tehlikeye işaret etmediğini belirtiyor. Buna karşın Nipah virüsünün yüksek ölüm oranı ve spesifik bir tedavi ya da aşısının bulunmaması nedeniyle her vakanın yakından izlendiği vurgulanıyor. Nipah virüsü ciddi bir salgın potansiyeli taşıyor Nipah virüsü, hayvanlardan insanlara, kontamine gıdalar yoluyla ya da enfekte kişilerle temas sonucu bulaşabilen zoonotik bir hastalık olarak biliniyor. Virüs özellikle Hint Okyanusu çevresi, Güney ve Güneydoğu Asya ile Okyanusya’daki yarasa popülasyonlarında görülüyor. Evcil hayvanlar aracılığıyla bulaşabilmesi ve insandan insana geçişlerin mümkün olması, küresel salgın riskini artıran unsurlar arasında yer alıyor. Hastalık tablosu ağır ve ölümcül olabiliyor Enfekte kişilerde hastalık, hiçbir belirti göstermeden seyredebildiği gibi akut solunum yolu hastalığına ve ölümcül ensefalite kadar ilerleyebiliyor. Uzmanlara göre Nipah virüsünde ölüm oranı, virüsün türüne bağlı olarak yüzde 40 ile yüzde 75 arasında değişebiliyor. Komşu ülkeler sınır ve havalimanlarında önlem aldı Hindistan’daki gelişmelerin ardından Tayland, Batı Bengal’den gelen yolcular için havalimanlarında termal tarama uygulamasını başlattı. Nepal ise kara sınırlarında ve havalimanlarında gözetimi artırdı. Şu ana kadar Hindistan dışında doğrulanmış bir vaka bildirilmedi. Nipah salgınları bölgede yeni değil Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Nipah virüsü salgınları 1998’den bu yana Bangladeş, Hindistan, Malezya, Filipinler ve Singapur’da görüldü. Hindistan’da özellikle Kerala eyaleti, 2018’den bu yana tekrarlayan vakalarla dikkat çekiyor. Bangladeş’te ise hastalık endemik kabul ediliyor. Uluslararası yayılma riski düşük ama izleme sürüyor DSÖ, mevcut salgınlar için uluslararası yayılma riskini düşük olarak değerlendiriyor. Ancak kuruluş, Nipah virüsüne karşı henüz onaylanmış bir ilaç ya da aşı bulunmadığını hatırlatarak, risk faktörlerine karşı farkındalığın artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünyanın servet haritası çıktı: Milyarderlerin adresi bu şehirler oldu Haber

Dünyanın servet haritası çıktı: Milyarderlerin adresi bu şehirler oldu

Hurun Global Rich List 2025 yayımlandı, küresel servetin hangi kentlerde yoğunlaştığı netleşti. Listede ABD ve Asya şehirleri öne çıkarken, Türkiye’den yalnızca İstanbul yer aldı. Hurun Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Hurun Global Rich List 2025, dünyadaki milyarderlerin şehir bazlı dağılımını ortaya koydu. Küresel finans merkezleri, teknoloji üsleri ve sermaye yoğun bölgelerin başı çektiği listede, milyarder sayısının belirli metropollerde toplandığı görüldü. Araştırma, ekonomik güç merkezlerinin coğrafi olarak nerelerde yoğunlaştığını da gözler önüne serdi. New York Zirvede, ABD ve Asya Ağırlığı Artıyor Listeye göre dünyanın en fazla milyarder barındıran şehri New York oldu. ABD’nin finans başkenti, 129 milyarderle ilk sıraya yerleşti. Onu 97 milyarderle Londra, 92 milyarderle Şanghay ve 91 milyarderle Pekin takip etti. Mumbai, Şıncın, Hong Kong ve Singapur gibi Asya şehirlerinin üst sıralarda yer alması, küresel servetin doğuya kayışını bir kez daha ortaya koydu. Teknoloji ve Finans Kentleri Yarışta Önde Listenin ilk 20 sırasında yer alan şehirlerin büyük bölümünü finans, teknoloji ve sanayi merkezleri oluşturdu. San Francisco, Los Angeles ve Paris gibi kentler; teknoloji girişimleri, küresel şirket merkezleri ve sermaye akışları sayesinde milyarder yoğunluğunu artıran şehirler arasında yer aldı. Uzmanlar, bu tabloyu dijital ekonomi ve küresel yatırım ağlarının sonucu olarak değerlendiriyor. Türkiye’den Listede Sadece İstanbul Var Hurun Global Rich List 2025’te Türkiye’den yalnızca İstanbul yer aldı. İstanbul, 28 milyarderle dünya genelinde 22. sıraya yerleşti. Türkiye’nin en büyük ekonomik ve finansal merkezi olan İstanbul’un listede yer alması dikkat çekerken, milyarder sayısının küresel ölçekte sınırlı kalması da tartışma konusu oldu. Ekonomistler, İstanbul’un bölgesel bir finans merkezi olmasına rağmen, sermaye birikimi ve küresel yatırım çekme kapasitesinin henüz üst sıralardaki kentlerle yarışacak düzeyde olmadığını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran duyurdu: Marshall Adaları bayraklı petrol tankerine el konuldu Haber

İran duyurdu: Marshall Adaları bayraklı petrol tankerine el konuldu

İran, Marshall Adaları bayrağı taşıyan bir petrol tankerine Umman Körfezi açıklarında operasyon düzenlediğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, tankerin “izinsiz yük taşıdığı” gerekçesiyle el konularak İran’daki bir limana yönlendirildiğini açıkladı. Yargı kararıyla operasyon yapıldı Devrim Muhafızları Ordusu’nun açıklamasına göre, İran yargısının tankerdeki yükün incelenmesi yönünde verdiği karar doğrultusunda “Talara” adlı petrol tankerine dün yerel saatle 07.30'da müdahale edildi. Yetkililer, operasyonun Umman Körfezi kıyısındaki Makran sahilinin güneyinde gerçekleştirildiğini kaydetti. 30 bin ton petrokimya ürünü taşıyordu Singapur’a doğru seyir hâlinde olan tanker, müdahalenin ardından İran’daki bir limana çekildi. İlk incelemelerde, geminin 30 bin ton petrokimya ürünü taşıdığı ve söz konusu yükün “izinsiz” olduğunun belirlendiği ifade edildi. İran makamları, yükün kaynak ve sevkiyat izinlerine ilişkin detaylı soruşturmanın sürdüğünü bildirdi. AP: ABD’li yetkiliden doğrulama gelmişti Amerikan Associated Press (AP) ajansı da dün, ismi açıklanmayan bir ABD’li askeri yetkiliye dayandırdığı haberinde İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen Marshall Adaları bayraklı bir tankere el koyduğunu aktarmıştı. Haberde, tankerin İran karasularına yönlendirildiği belirtilmişti.

Li Qiang: Üst düzey açılım kararlılıkla teşvik edilecek Haber

Li Qiang: Üst düzey açılım kararlılıkla teşvik edilecek

Çin Başbakanı Li Qiang, ülkesinin ekonomik vizyonuna ilişkin yaptığı açıklamada, “Çin üst düzey açılımı kararlılıkla teşvik edecek, pazara erişimi kolaylaştıracak ve iş ortamını sürekli olarak iyileştirecek” dedi. “Açılım politikamız kararlılıkla sürecek” Li Qiang, resmi ziyareti kapsamında katıldığı Çin-Singapur İş Dünyası Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, Çin’in dışa açılım politikasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda “küresel barış ve refahın sürdürülebilirliği için bir zorunluluk” olduğunu belirtti. “Çin üst düzey açılımı kararlılıkla destekleyecek, pazar girişini daha da kolaylaştıracak ve yabancı yatırımcılar için adil, şeffaf bir iş ortamı oluşturacaktır. Ülkemiz, işletmelerin makul endişelerini aktif biçimde ele alacaktır.” Çin Başbakanı, açıklamasında “piyasa güveninin güçlendirilmesi” ve “uluslararası iş birliğinin derinleştirilmesi” vurgularını öne çıkardı. “İş ortamı sürekli olarak iyileştirilecek” Li Qiang, Asya ekonomilerinin birbirine bağlılığının her zamankinden daha güçlü hale geldiğini belirterek, Çin’in yatırımcı dostu politikalarını sürdürme kararlılığında olduğunu dile getirdi: “Çin ekonomisi küresel tedarik zincirinin ayrılmaz bir parçasıdır. Biz, reformları derinleştirerek, şeffaflığı artırarak ve uluslararası standartlara uyum sağlayarak iş ortamını daha da iyileştireceğiz.” Li, ayrıca Çin’de faaliyet gösteren yabancı firmalara yönelik yasal korumaların güçlendirileceğini, “adil rekabet” ilkesinin ekonomi politikalarının merkezinde yer alacağını ifade etti. “Singapur’la ekonomik bağlarımız örnek nitelikte” Sempozyuma Singapur Başbakan Yardımcısı Gan Kim Yong ile birlikte katılan Li Qiang, iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın “bölgesel istikrarın modeli” olduğunu söyledi. “Çin ve Singapur arasındaki karşılıklı güven, Güneydoğu Asya’nın ekonomik kalkınması için önemli bir dayanak oluşturmaktadır. Ortak projelerimiz dijital dönüşüm, yeşil enerji ve finansal entegrasyon alanlarında genişliyor.” Li Qiang, Singapur’un Asya-Pasifik bölgesinde Çin yatırımları açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, bu ortaklığın APEC çerçevesinde daha da güçlendirileceğini açıkladı. “Açılım Çin’in kalkınma modelinin temelidir” Ekonomik gözlemciler, Li Qiang’ın açıklamalarını, Çin yönetiminin küresel belirsizliklere rağmen reform ve dışa açıklık politikasında geri adım atmayacağı mesajı olarak değerlendirdi. Çin yönetimi, son dönemde hem APEC ülkeleriyle hem de Avrupa ve Güneydoğu Asya ekonomileriyle yeni yatırım anlaşmaları üzerinde çalışıyor. Li’nin sözleri, Pekin’in “korumacılığa karşı serbest ticareti savunan” tutumunu bir kez daha teyit etti. “Açılım, Çin’in kalkınma modelinin temelidir. Dünyaya kapalı bir Çin değil, dünya ile birlikte büyüyen bir Çin istiyoruz.” Başbakan Li Qiang’ın açıklamaları, Çin’in küresel ekonomiyle entegrasyonunu sürdürme ve uluslararası sermayeye güven verme yönündeki iradesini yeniden ortaya koydu. Çin yönetimi, reform ve açıklık politikasını “sürdürülebilir büyüme ve istikrarın garantisi” olarak görüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.