SON DAKİKA

#Sokak Hayvanları

HABER DEĞER - Sokak Hayvanları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sokak Hayvanları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakanı Çiftçi'den sokak hayvanları açıklaması: "Hedef yıl sonu" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi'den sokak hayvanları açıklaması: "Hedef yıl sonu"

Bakan Çiftçi, Türkiye genelindeki sahipsiz hayvanların yüzde 92,35'inin artık barınaklarda ve doğal yaşam alanlarında koruma altına alındığını duyurdu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne ait "Patilik Mutlu Sokak Hayvanları Kasabası"nı ziyaret eden Bakan Çiftçi, 2024 yılında yapılan yasal düzenlemenin ardından yürütülen çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini belirtti. Tesisin 180 dönümlük bir alana yayıldığını ve burada 6 bin 500 hayvanın bakıldığını ifade eden Çiftçi, bu süreçte 12 veteriner hekimin görev aldığını kaydetti. "Çalışmalar hız kazandı" Sokak hayvanlarını toplama işlemlerinin ilk olarak 51 ilde başlatıldığını, temmuz ayı itibarıyla ise 30 büyükşehirde de kapsamın genişletildiğini hatırlatan Bakan Çiftçi, gelinen noktada hedeflerin büyük ölçüde yakalandığını vurguladı. Bakan Çiftçi, "Şu anda geldiğimiz nokta itibarıyla tüm Türkiye'de sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 92,35'i artık barınaklarda ve doğal yaşam alanlarında muhafaza ediliyor" dedi. "Sokaklarda sahipsiz hayvan kalmayacak" Çalışmalara hız kazandırdıklarını belirten Bakan Mustafa Çiftçi, hedeflerinin yıl sonuna kadar süreci tamamlamak olduğunu açıkladı. Çiftçi, "Hedefimiz inşallah bu senenin sonuna kadar bütün sokaklardaki hayvanları toplayıp barınaklara almak, doğal yaşam alanlarında onların bakımlarını, sahiplendirmelerini ve yaşamlarını sağlamak" ifadesini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İçişleri Bakanı Çiftçi’den sokak hayvanları için net hedef: "Yılbaşına kadar hepsini toplatacağım" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi’den sokak hayvanları için net hedef: "Yılbaşına kadar hepsini toplatacağım"

Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Savunma Derneği (GÜSODER) heyetiyle bir araya gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sokaklarda sahipsiz hayvan kalmayana dek yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Kontrol altına alma sürecinde kritik eşik Sahipsiz köpeklerin yüzde 89 gibi önemli bir oranının halihazırda toplanarak kontrol altına alındığını ifade eden Bakan Çiftçi, hedeflerinin bu süreci yıl sonuna kadar tamamlamak olduğunu açıkladı. Bakan Çiftçi, konudaki net duruşunu, "Yıl başına kadar sokak köpeklerinin hepsini barınaklara toplatacağım" ifadeleriyle vurgularken, toplum sağlığı, güvenlik ve trafik kazaları gibi risk unsurlarının minimize edilmesi için bu adımların tavizsiz bir şekilde sürdürüleceğini ifade etti. Yerel yönetimlere "Ayak diretiyorlar" Eleştirisi Toplama operasyonları sürecinde bazı belediyelerin takındığı tutumu sert sözlerle eleştiren Bakan, özellikle CHP’li bazı büyükşehir ve il belediyelerinin yasayı uygulama konusunda isteksiz olduğunu belirtti. Çiftçi, söz konusu yerel yönetimlerin işi yokuşa sürdüğünü ve sergiledikleri umursamaz tavrın çözüm sürecini zorlaştırdığını belirterek, bu belediyelerin adeta "ayak direttiğini" ve "umursamaz" bir tavır içinde hareket ettiğini kaydetti. Türkiye genelinde "Erzurum modeli" dönemi Bakan Çiftçi, daha önceki Erzurum Valiliği görevi sırasında başarıyla uyguladığı ve "Erzurum Modeli" olarak adlandırılan stratejinin tüm Türkiye genelinde devreye alınacağını duyurdu. Bu model kapsamında, belediyelerin bütçelerinde sokak hayvanları için ayrılan yasal payların başka kalemlere aktarılmasına kesinlikle müsaade edilmeyecek ve bu kaynakların doğrudan barınak kapasitelerinin artırılması için kullanılması zorunlu hale getirilecek. Bakanlık, merhamet ve güvenlik dengesini gözeterek tek çözüm yolunun barınaklar olduğunu yineliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor Haber

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor

Toplumdaki çürümenin ilk olarak sokak hayvanlarıyla kurduğu ilişki sırasında görünür hale geldiğini anlatan Bürtek, artık Türkiye’de insanların birbirine güvenmediğini, kurumların çözüm üretmediğini ve toplumun ortak bir duygu etrafında buluşamadığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, sosyal çürüme kavramını ilk kez sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmaları sırasında fark ettiğini belirtti. Yaklaşık on yıldır hayvanlarla ilgili gönüllü çalışmalar yürüttüğünü anlatan Bürtek, mahallede, üniversitede ve belediyelerde karşılaştığı insan ilişkilerinin kendisini bu sonuca götürdüğünü söyledi. “Sosyal çürüme sokakta başladı” Bürtek, sokak hayvanları üzerinden toplumun her kesimiyle temas ettiğini belirterek, “Hayvanlarla ilişki kurduğunuzda belediyeyle, üniversiteyle, mahalleyle, esnafla, herkesle muhatap oluyorsunuz. Orada insanların iyilik karşısındaki tuhaf, baskılanmış ve sorunlu haliyle karşılaşıyorsunuz. Ben sosyal çürümeyi ilk kez burada gördüm” dedi. Sokakta yaşananların teorilerle açıklanamayacağını savunan Bürtek, akademide yapılan tartışmaların gündelik hayatın gerçekliğinden uzak olduğunu söyledi. Sosyal çürümenin, bir kuramın ya da ithal edilmiş kavramların değil, doğrudan yaşanan hayatın sonucu olduğunu ifade etti. “Türkiye’deki durumu Batı’nın kavramları açıklamıyor” Doç. Dr. Zeliha Bürtek, Türkiye’de yaşananların sıklıkla “anomi” gibi Batı merkezli kavramlarla açıklanmaya çalışıldığını ancak bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bürtek, “Bizde haklarıyla var olan bir birey de yok, ona karşılık veren bir kamu da yok. Bu yüzden Batı’daki toplumsal çözülme kavramlarını Türkiye’ye getirip yapıştırmak hiçbir şeyi açıklamıyor” diye konuştu. Bürtek’e göre Türkiye’de insanlar haklarıyla değil, yalnızca kimlikleriyle kamusal alanda var olmaya çalışıyor. Kadınların, öğretmenlerin ve farklı toplumsal kesimlerin haklarını almak için mücadele ettiğini belirten Bürtek, bu nedenle yaşanan sorunun yalnızca bir “kuşak çatışması” olarak görülemeyeceğini vurguladı. “Çocuklar asosyal değil, yetişkinlere had bildiriyor” Canlı yayının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Doç. Dr. Zeliha Bürtek’in çocuklar ve gençler üzerine yaptığı değerlendirmeler oldu. Bürtek, çocukların içine kapanık ya da ilgisiz olmadığını, tam tersine yetişkinlerin kurduğu bozuk düzenin farkında olduklarını söyledi. “Çocuklar her şeyi görüyor. Anne ile baba arasındaki gerilimi, evdeki yoksulluğu, iş hayatındaki çıkmazı, televizyondaki şiddeti, siyasetteki dili görüyor. Bu yüzden çocuklar artık asosyal değil; tam tersine, yetişkinlerin yapamadığını yapan bir noktaya geldiler” diyen Bürtek, son dönemde gençlerin ve çocukların öfkesini de bu çerçevede değerlendirdi. Bürtek’e göre çocuklar bugün ailelerine, okula ve topluma “kendinize gelin” mesajı veriyor. Ancak yetişkinlerin suskunluğu nedeniyle bu mesaj giderek daha sert bir biçimde ortaya çıkıyor. “Yetişkin rica ediyor, çocuk bağırıyor” Toplumun suskunluğunun da sosyal çürümeyi derinleştirdiğini söyleyen Bürtek, insanların sansür, baskı ve gelecek kaygısı nedeniyle konuşamadığını belirtti. Bu nedenle yetişkinlerin acısını ve öfkesini “rica eden” bir dilin içine hapsettiğini savundu. “Acıyan bir insan rica etmez, bağırır. Ama bugün yetişkin bağırmıyor; rica ediyor, dolaylı konuşuyor, susuyor. Çocuk ise rica etmiyor. Çocuk bağırıyor, küfrediyor, tepki gösteriyor” ifadelerini kullanan Bürtek, son dönemde öğrencilerin ve gençlerin öne çıktığı protestoların da bu nedenle yaşandığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, gençlerin ideolojik değil, özgürlük ve saygı arayışıyla hareket ettiğini savunarak, “Bu çocuklar kendi giyimlerinin, kimliklerinin, yaşam tarzlarının saygı gördüğü bir toplum istiyor” dedi. “Asıl sorun çocuklar değil, yetişkinlerin kaybettiği dünya” Bürtek, çocukların suçla, şiddetle ya da sosyal medyayla açıklanmasının yanlış olduğunu söyledi. Ona göre asıl problem, çocukların içinde büyüdüğü yetişkin dünyasının çökmesi. Ailelerin ekonomik baskı, işsizlik, güvencesizlik ve bozulmuş ilişkiler içinde yaşamaya çalıştığını belirten Bürtek, “Duygusal olarak çökmüş ebeveynler çocuk yetiştirmeye çalışıyor. Çocuklar da bunu görüyor. Bu yüzden çocukların yaşadığı kriz, yetişkinlerin krizinden bağımsız değil” dedi. Özellikle son dönemde çocuklar için “suça meyilli” gibi kavramların kullanılmasını eleştiren Bürtek, asıl sorulması gereken sorunun çocukların nasıl bu noktaya geldiği olduğunu ifade etti. “Okula polis koymak çözüm değil” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in okullarda yeni güvenlik tedbirleri alınacağı yönündeki açıklamalarının ardından okullara polis ve güvenlik görevlisi yerleştirilmesinin tartışıldığını hatırlatan Bürtek, bunun gerçek çözüm olmadığını söyledi. “Devlet sürekli kontrol aktörlerini artırıyor. Okula polis, jandarma, güvenlik görevlisi koyuyor. Ama çocuğun yetişmesi için gereken öğretmen, aile, güven ve kültür ortamı yok. Sahte bir güven yaratılıyor” diyen Bürtek, eğitimin ve toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. “Toparlanmanın ilk adımı eğitim” Doç. Dr. Zeliha Bürtek’e göre toplumsal toparlanmanın ilk adımı eğitim sisteminin yeniden kurulması. Bürtek, sürekli değiştirilen eğitim sisteminin hem çocukları hem de aileleri büyük bir belirsizliğe sürüklediğini söyledi. “Çocuklar daha anaokulundan itibaren karmaşık bir sistemin içine giriyor. Üniversiteler de bitmiş durumda. Sayıyı artırdılar ama niteliği düşürdüler. Eğer bu toplumun yeniden toparlanması isteniyorsa, önce eğitimden başlanmalı” ifadelerini kullandı. Bürtek, yalnızca eğitimin değil, kültürün de çöktüğünü savunarak, toplumun geçmişle bağını kaybettiğini söyledi. Türkçe’nin, edebiyatın, mahalle kültürünün ve ortak yaşam pratiklerinin yok olduğunu belirten Bürtek, “Bugün insanların birbirine bağı var ama ilişkisi yok. Birbirlerini görüyorlar ama tanımıyorlar” dedi. “Ankara kaygı taşımıyor” Canlı yayının sonunda Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen’in “Devlet kurumlarında ve siyasi partilerde büyük bir yorgunluk görüyorum” sözleri üzerine konuşan Bürtek, asıl sorunun yorgunluk değil, kayıtsızlık olduğunu söyledi. “Kaygılanmayan bir Ankara var. Bu kadar kadın cinayeti, çocukların yaşadığı şiddet, sokak hayvanlarının öldürülmesi karşısında ortak bir dil kurmayan bir devlet var. Eğer gerçekten kaygıları olsaydı, farklı siyasi görüşlerden herkes aynı meselelerde ortak bir ses çıkarırdı” diyen Bürtek, Türkiye’de asıl tartışılması gereken meselenin devletin toplum için nasıl bir gelecek tasarladığı olduğunu söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, “Biz neden sürekli birbirimize soru soruyoruz? Asıl soruyu devlete sormamız gerekiyor. Böyle bir toplumla nasıl bir gelecek kurulmak isteniyor?” diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Valiliği’nden sokak hayvanları için talimat: Toplama faaliyetleri ivedilikle yapılsın Haber

İstanbul Valiliği’nden sokak hayvanları için talimat: Toplama faaliyetleri ivedilikle yapılsın

Okullar açılmadan uyarı İstanbul Valiliği, sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili açıklama yaptı. Vali Davut Gül imzalı yazı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilçe kaymakamlıklarına gönderildi. Yazıda, okulların açılmasına az bir süre kaldığı hatırlatılarak, “Valiliğimize sahipsiz hayvanlarla ilgili şikayetler gelmeye devam etmekte olup, yaz tatilinin bitmesi ve okulların açılmasıyla birlikte özellikle bazı bölgelerde sürü halinde dolaşan köpeklerin vatandaşlarımızın can güvenliğine tehdit oluşturduğu görülmektedir” denildi. “Toplama faaliyetleri ivedilikle yapılmalı” Valilik yazısında, sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik işlemlerin hızla yapılması gerektiği belirtildi. “İlimiz genelinde başta okul çevreleri olmak üzere vatandaşlarımızın yoğun bulunduğu tüm alanlarda, çevre sağlığı, kamu düzeni ve halk güvenliği açısından sahipsiz hayvanlara yönelik toplama faaliyetlerinin meri mevzuat hükümleri çerçevesinde ivedilikle yapılması hususunda bilgilerinizi ve gereğini önemle rica ederim” ifadeleri yer aldı. Yerel yönetimlere görev hatırlatması Valilik, geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren kanunu da hatırlattı. Yazıda, sahipsiz hayvanların yerel yönetimler tarafından toplatılacağı hükmüne dikkat çekilerek, ilgili birimlerin bu çerçevede hızlı hareket etmesi istendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.