SON DAKİKA

#Sosyal Demokrasi

HABER DEĞER - Sosyal Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sarp Kuray :“Öcalan Türkiye devrimci hareketini çok asil biçimde kucaklamıştır” Haber

Sarp Kuray :“Öcalan Türkiye devrimci hareketini çok asil biçimde kucaklamıştır”

"İmamoğlu'na 'Tarihin eli omuzunuzda, acele etmeyin' demiştim" 81 yıllık ömrünün önemli bir kısmını sürgünde ve cezaevinde geçiren, Deniz Harp Okulu mezunu bir devrimci olan Sarp Kuray, güncel siyasetin sıkışmışlığına dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Ekrem İmamoğlu ile geçmişte yaptığı bir diyaloğu paylaşan Kuray, erken hamlelerin risklerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "İmamoğlu'na 'Tarihin eli omuzunuzda, acele etmeyin, CHP'de liderlik kavgasına girmeyin' demiştim, erken atakla hata yaptı." Kuray, CHP içindeki ayrışmalara ve kurultay süreçlerine de değinerek, partinin Avrupa tarzı bir sosyal demokrasi hareketi olmadığını, Atatürk'ün tarihsel ve sınıfsal dinamikleri bir arada topladığı bir yapısı bulunduğunu vurguladı. Kasım 2023 kurultayında Parti Meclisi'ne aday olduğunu ancak yaşanan kavgalara ve "Hançerlendim" çıkışlarına mesafeli durduklarını belirten Kuray, CHP'den ayrılanların Kürt meselesi konusunda henüz net bir tutum ortaya koymadığını şu sözlerle eleştirdi: "CHP’den ayrılanlar henüz Kürt meselesiyle ilgili lafını söylemedi, etrafında dolaşıyorlar. Devlet Bahçeli’nin burada bir inisiyatifi var ve ben bu inisiyatifi takdir ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nde böyle bir şey yok, etrafında dolanıyorlar. Şimdi Kürt vilayetlerini ziyaret etmekle kapanacak bir iş değil bu." "Bekaa'da Öcalan ile ilk kez tanıştım, PKK'nın Türk damarına kıymet veriyor" 12 Eylül öncesinde 12 Mart'ın tamamlanacağı öngörüsüyle DİSK Basın-İş Başkanı Burhan Şahin aracılığıyla Yaser Arafat'a haber gönderdiklerini ve Bekaa Vadisi'ne çekildiklerini anlatan Kuray, PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilk kez orada karşılaştığını belirtti. Öcalan’ın Dev-Genç’e ve özellikle Mahir Çayan’a duyduğu sempatiyi dile getiren Kuray, o döneme dair şu ayrıntıları paylaştı: "Dev-Genç’e olağanüstü bir sempatisi var. Kitaplarında da bunun temelini koyuyor. Siyasal Bilgiler’de okurken 68 hareketinin ruhu onu etkiliyor. 68'in içinde de kendine göre bir ayrım yapıyor, Mahir Çayan’ı öne koyuyor. Mahir Çayan’a büyük sempatisi var. Mahir Çayan'ın hayatının, onun mücadele anlayışının kendisini kökten etkilediğini söylüyor. 68 hareketinden gelen bir insan olduğumuz için bize karşı her zaman saygı ve sevgi dolu oldu. Bir kere çok zeki bir insan. Kendi davasına olağanüstü bir yoğunlaşması var. Tabii biz kendisini tanıdığımızda Suriye’ye çekilmişti, 84 olayları daha yaşanmamıştı. O zaman öyle bir kuvveti yoktu yani." Kuray, PKK'nın Kürt hareketleri içinde Türklerle birlikte olma konusundaki aktif tutumuna dikkat çekerek, "Başlangıçta Kemal Pir var, Haki Karer var. Daha önce Öcalan İstanbul THKO’nun içinden bir grupla birlikte DDKO’da deniyor biliyorsunuz. Denizlerin idamından sonra bir ayrışma oldu. Fakat Kürtlerin Türklerle birlikte direnişi anlamında başka böyle bir deneme yok. Bugün de hâlâ PKK'nın üst yönetiminde Türkler var. Türk damarına bu kadar kıymet veren başka bir Kürt örgüt yoktur" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye üçüncü toplanma konağının sancılarını çekiyor" Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunu "birinci toplanma konağı", Cumhuriyet'in kuruluşunu ise "ikinci toplanma konağı" olarak tanımlayan Kuray, Türkiye'nin bugün üçüncü bir evrenin sancılarını yaşadığını söyledi. Osmanlı'nın kuruluşunda Vefai tarikatı ve Baba İlyas hareketleri gibi halk dinamiklerinin etkili olduğunu belirten Kuray, solun bu dönemi yalnızca "feodalizm" olarak nitelendirerek geçiştirdiğini vurguladı: "Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk kuruluşundaki toprak düzeninin ve devlet düzeninin iyi bilinmesi lazım. Çünkü bunlar bozulduğu anda muazzam isyanlar çıkıyor. Önce Şeyh Bedrettin ayaklanıyor, arkasından Celali ayaklanıyor. Niye ayaklanıyorlar? Çünkü topraktan kendilerine eşitlik hakkı verilmiş, adamlar bunu kaybettikleri anda ayaklanıyorlar. Bin yıllık kardeşliğin temelinde yatan bu olayı bilmiyoruz biz. Sol bu dönem için ‘feodalizm’ deyip geçmiştir. Yani burada bir açılım lazım. Bir tek Doktor Hikmet Kıvılcımlı bu sürecin üzerine ciltlerle kitap yazmıştır." Atatürk'ün 1924'e kadar Kürtlerle birlik ve kardeşlik zemininde yürüdüğünü, Erzurum Kongresi'nden itibaren bu tarihin bilincinde hareket ettiğini belirten Kuray, kopmanın Atatürk'ten kaynaklanmadığını şu sözlerle ifade etti: "Kopma Atatürk’ten gelmiyor, işi bozan Cibranlı Halil Bey; Öcalan da ‘Bir Halkı Savunmak’ kitabında anlatır. Ben de kopmanın Atatürk'ten geldiği kanaatinde değilim. Atatürk’ün bir çabası var, Türkiye’yi toplamak için bir çabası var. Şimdi demek ki biz bugün tekrar Türkiye'nin toplanmasını dert edenler olarak bu iki toplanma konağının karakteristiğini iyi anlamalıyız. ‘Bin yıllık kardeşlik’ söyleminin kökenini iyi bilmeliyiz." "Öcalan oyuna gelmez, prensip adamıdır" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anayasa değişikliği hamleleri ve Kürt seçmeni muhalif bloktan koparma stratejisi hakkında konuşan Kuray, Abdullah Öcalan'ın bu süreçte iktidarla basit bir pazarlık yapmayacağını ifade etti. Öcalan'ın üçüncü toplanma konağına prensipli bir yaklaşımla geldiğini belirten Kuray, düşüncelerini şu sözlerle detaylandırdı: "Öcalan oyuna gelmez, prensip adamı, üçüncü toplanma konağına prensipli şekilde geliyor. Argümanları ortadayken ‘İktidar ile anlaşma yapar’ sonucuna varamayız. ‘Bu mücadele yok olma durumuyla karşı karşıya kalan Kürtlüğün varlığını ispat etme mücadelesidir. Ve burada bir sonuç çıkardık. Kürtlüğün kaybolmak üzere olan varlığını ispat ettik. Şimdi yeni bir aşamaya geldik’ diyor. Tarihi arka planı işin içine oturtarak yapıyor bunu. Ülkenin demokratik bir yapıya kavuşmasını temel argüman olarak koyuyor." Devrimcilik, cezaevi yılları ve Saraçhane ruhu Cezaevinden çıktıktan sonra 2017 yılında Veli Ağbaba'nın davetiyle CHP'ye katıldığını hatırlatan Kuray, devrimcilik çıtasını ülkenin koşulları gereği mecburen indirdiğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Ben hapishanedeyken 98 CHP milletvekili ziyaretime geldi. Veli Ağbaba bunlardan biriydi. Yani cezaevinde bana bir sahiplenmeleri oldu. Sonra 2017’de davet geldiğinde onlara şunu söyledim: ‘Benim Cumhuriyet Halk Partili olmama imkân yok. Ben devrimci bir adamım, hep de öyle kalacağım. Ha bugün devrim olacak diye bir strateji yapmaya imkân yok. Devrimcinin de minimum programları var, maksimum programları var.’ Mecburen çıtayı indirdim. Türkiye'nin zaten temel sorunu demokratik devrimini tamamlayamamış bir ülke olması. Bizim devrimciler olarak yorumumuz şudur; demokratik devrimin tamamlanması için atılacak her adım bizim için onurlu ve arkasından gidilebilecek bir potansiyel taşır." Röportaj sırasında kızı Zeynep Kuray'ın da aralarında bulunduğu gençlerin Saraçhane'deki eylemlerine değinen Kuray, 68 ruhunun ve direniş geleneğinin üniversite kapılarında ve meydanlarda yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Gençlerin üniversitelerden çıkıp o direniş ruhunu alanlara taşıması 68 ruhunun hala devam ettiği fikrini uyandırdı bende. 68 bir feda hareketiydi, bir devrim stratejisi falan değildi. Arkadaşları idam edilmekte olan insanların fedaya yürümeleridir. Bunda da komün dürtüleri vardır. Arkadaşlarını kurtarmak için orada şehit oldular. Şimdi bu Türkiye'ye bir şey kazandırdı; bir devrimin tahayyüllerde olabileceği gerçeğini koyduk. Bizi artık bu toplumun hafızasından söküp atma ihtimalleri artık yok." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.