SON DAKİKA

#Sosyal Güvenlik

HABER DEĞER - Sosyal Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin alarm veriyor: Nüfus 1949’dan bu yana ilk kez bu kadar hızlı geriledi Haber

Çin alarm veriyor: Nüfus 1949’dan bu yana ilk kez bu kadar hızlı geriledi

Çin’de demografik dengeler köklü biçimde değişiyor. Ulusal İstatistik Bürosu (UİB) verilerine göre, 2025 yılında Çin ana karası nüfusu 1 milyar 404 milyon 890 bine geriledi. Bu rakam, hem üst üste dördüncü yıllık düşüşü hem de modern Çin tarihinde bir dönüm noktasını işaret ediyor. Doğumlar tarihi dipte, ölümler artışta 2025’te dünyaya gelen bebek sayısı 7,92 milyonla bir önceki yıla göre yüzde 16,9 azaldı. Doğum oranı binde 6,77’den binde 5,63’e gerileyerek kayıtların tutulmaya başlandığı 1949’dan bu yana en düşük düzeye indi. Aynı dönemde ölüm sayısı yüzde 3,4 artarak 11,31 milyona yükseldi. Böylece nüfusun doğal artış hızı binde eksi 2,41 oldu. Nüfus 3,39 milyon azaldı Çin nüfusu yalnızca 2025 yılında 3,39 milyon kişi küçüldü. Bu düşüş, 2022’de başlayan ve 1960’ların başındaki kıtlık yıllarından sonra ilk kez görülen azalma eğiliminin devam ettiğini gösteriyor. Erkek nüfusu 716,85 milyon, kadın nüfusu ise 688,04 milyon olarak kaydedildi. Yaşlanan toplum, daralan işgücü Verilere göre 16-59 yaş aralığındaki “çalışma çağındaki” nüfus 851,36 milyonla toplam nüfusun yüzde 60,6’sını oluşturdu. 60 yaş ve üzeri nüfusun payı yüzde 23’e, 65 yaş ve üzerinin payı ise yüzde 15,9’a ulaştı. Uzmanlar, bu tablonun Çin’de hızlanan yaşlanma sürecine ve gelecekte işgücü potansiyelinin daralmasına işaret ettiğini belirtiyor. Kentleşme sürüyor, kırsal nüfus azalıyor 2025’te kentsel nüfus 10,3 milyon artarak 953,8 milyona yükselirken, kırsal nüfus 13,69 milyon azalarak 451,09 milyona düştü. Kentleşme oranı yüzde 67,89’a çıktı. Teşvikler yetmedi Çin yönetimi, 1980’lerden itibaren uygulanan “tek çocuk” politikasını 2016’da iki çocuğa, 2021’de ise üç çocuğa izin verecek şekilde gevşetmişti. Ancak ekonomik büyümenin yavaşlaması, yaşam ve çocuk yetiştirme maliyetlerinin artması, genç kuşakların çocuk sahibi olma konusunda isteksiz davranmasına yol açtı. Uzun vadeli riskler Analistlere göre Çin, önümüzdeki yıllarda nüfusun daha hızlı küçüldüğü, yaşlı nüfusun arttığı ve bu durumun ekonomi ile sosyal güvenlik sistemi üzerinde ciddi baskılar yarattığı bir döneme giriyor. Bu demografik kırılma, yalnızca Çin’i değil küresel ekonomiyi de etkileyecek sonuçlar doğurabilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Işıkhan’dan uzaktan ve yarı zamanlı çalışma mesajı: Yeni modelde sona gelindi Haber

Bakan Işıkhan’dan uzaktan ve yarı zamanlı çalışma mesajı: Yeni modelde sona gelindi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çalışma hayatında hızlanan dönüşüme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Dijitalleşmeyle birlikte değişen iş yapılarının sosyal güvenlik sistemi içinde yeniden ele alındığını vurgulayan Işıkhan, uzaktan ve yarı zamanlı çalışmaya yönelik yeni düzenlemelerin kısa süre içinde Meclis gündemine taşınacağını söyledi. Yeni nesil çalışma modelleri için sosyal güvenlik adımı atılıyor Bakan Işıkhan, platform çalışanları ve kuryeler başta olmak üzere geniş bir kesimi kapsayacak sosyal güvence düzenlemeleri üzerinde çalışıldığını belirtti. Uzaktan çalışmanın önünde yasal bir engel bulunmadığını hatırlatan Işıkhan, yeni düzenlemeyle istihdamın daha esnek ve kapsayıcı hale getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Gençler, kadınlar ve engelli yurttaşlar için yarı zamanlı model Hazırlıkları süren yeni yarı zamanlı çalışma modelinin özellikle gençler, kadınlar ve engelli bireyler için istihdamı artırmayı amaçladığını söyleyen Işıkhan, taslak metinlerde sona gelindiğini ve paydaşların görüşlerinin alındığını açıkladı. Düzenlemenin, geri bildirimlerin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması planlanıyor. Belediyelerin SGK borçlarında taşınmaz takası sürüyor Bakan Işıkhan, belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçlarına ilişkin güncel verileri de paylaştı. SGK borcu bulunan 429 belediyenin toplam 8 bin 122 taşınmazı borç karşılığı sunduğunu ve bunların kabul edildiğini belirten Işıkhan, 4 bin 104 taşınmazın ise teknik nedenlerle geri çevrildiğini söyledi. Ayrıca 161 belediyenin 33,6 milyar liralık borç için tecil talebinde bulunduğunu, bu kapsamda 3,6 milyar liralık peşinat tahsil edildiğini aktardı. Dönüşen çalışma hayatı Meclis’e taşınıyor Bakanlık, dijitalleşen ekonomiyle birlikte ortaya çıkan yeni çalışma biçimlerini sosyal güvenlik şemsiyesi altına almayı hedeflerken, yapılacak düzenlemelerin hem çalışanların haklarını güçlendirmesi hem de istihdamı artırması bekleniyor.

5 milyon genç için tarihi adım: “Ev gençleri” üretime dahil ediliyor Haber

5 milyon genç için tarihi adım: “Ev gençleri” üretime dahil ediliyor

Hükümet, kamuoyunda “ev gençleri” olarak bilinen ve ne eğitimde ne de iş hayatında bulunan gençlere yönelik kapsamlı bir istihdam hamlesi başlatıyor. Üç yıl içinde yaklaşık 3,5 milyon gencin iş gücüne katılması hedeflenirken, sosyal güvenceye erişemeyen gençler için gelir kriterine dayalı yeni bir sistem devreye sokulacak. Bu modelle, düzenli çalışamayan gençlerin de emeklilik hakkına erişmesinin önü açılacak. “Gençlerin Üretim Çağı” projesi açıklanıyor Genç istihdamına yönelik hamle, Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Gençlerin Üretim Çağı (GÜÇ)” adıyla kamuoyuna duyurulacak. Proje kapsamında gençler sosyal güvenlik sistemine dahil edilirken, istihdam piyasasına uyumlarını artıracak çok katmanlı destek mekanizmaları uygulanacak. Gelir kriterli modelle sosyal güvence genişletiliyor Yeni sistemde, sürekli ve düzenli bir işte çalışamayan gençler için gelir kriterine dayalı bir prim modeli oluşturulacak. Böylece bu gruptaki gençler, aktif çalışma hayatı dışında kalsalar dahi sosyal güvenlik kapsamına alınacak ve uzun vadede emeklilik sistemine entegre edilecek. İstihdam planı sahadan veriyle şekillenecek Proje kapsamında iş gücü piyasası her yıl düzenli olarak analiz edilecek, açık iş pozisyonları sahada yapılacak araştırmalarla belirlenecek. Gençler, İŞKUR aracılığıyla iş ve meslek danışmanlığı hizmetlerinden yararlandırılacak. Mesleki eğitim kursları, işbaşı eğitim programları ve girişimcilik destekleri genişletilecek. Geleceğin mesleklerine odaklanılacak Becerileri piyasa ihtiyaçlarıyla örtüşmeyen gençler için kısa süreli ve yoğun eğitim programları uygulanacak. Dijital pazarlama, yazılım geliştirme ve veri analizi gibi alanlar önceliklendirilecek. Girişimci gençler için KOSGEB destekleri artırılacak. İşverene prim desteği, gence kalıcı iş hedefi İstihdam edilen gençlerin sigorta primlerinin bir bölümünün devlet tarafından karşılanması planlanırken, işverenlere ücret destekleri sağlanacak. Sosyal yardım sistemi ile aktif işgücü programları arasındaki bağ güçlendirilerek gençlerin pasif desteklerden üretime yönelmesi hedeflenecek. Esnek çalışma yasası Meclis’e geliyor Gençler ve ev kadınları başta olmak üzere atıl işgücünün ekonomiye kazandırılması amacıyla esnek ve saatlik çalışma modelini içeren yasal düzenleme hazırlandı. Taslağın Meclis’e sunulmasıyla birlikte, evden çıkmayan gençlerin kısmi süreli çalışma yoluyla işgücü piyasasına adım atması ve zamanla kalıcı istihdama geçmesi amaçlanıyor. Yeni program, yalnızca istihdamı artırmayı değil; gençlerin sosyal güvencesini güçlendirmeyi, üretim kapasitesini yükseltmeyi ve uzun vadede ekonomik büyümeye katkı sağlamayı hedefliyor.

2026’da çalışma hayatı resetleniyor: Maaşlar, izinler, emeklilik ve “vatandaşlık maaşı” masada Haber

2026’da çalışma hayatı resetleniyor: Maaşlar, izinler, emeklilik ve “vatandaşlık maaşı” masada

2026’ya girilirken çalışma hayatında ücret, sosyal güvenlik ve sosyal destek politikalarında kapsamlı bir güncelleme süreci başladı. Enflasyon verilerinin açıklanmasıyla emekli ve memur maaşlarının yeniden hesaplanması beklenirken; doğum–babalık izinlerinde uzatma, hizmet borçlanmalarında yeni oranlar, prime esas kazanç tavanının yükselmesi ve “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi”ne dair hazırlıklar da gündemin başlıkları arasında yer alıyor. Dar gelirli hanelere yönelik “Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi” ise “vatandaşlık maaşı” tartışmalarıyla birlikte pilot illerde devreye alınmaya hazırlanıyor. Maaşlar ocak takvimine göre yeniden hesaplanacak Emekli ve memur maaşları için ana belirleyici, açıklanacak enflasyon verileri olacak. Yıllık enflasyonun ardından maaşların yeniden belirleneceği; en düşük emekli aylığı için ise ayrıca yasal düzenleme yapılabileceği ifade ediliyor. En düşük emekli aylığı için yasa ihtimali yeniden gündemde En düşük emekli aylığının mevcut seviyesinin enflasyon artışı kadar yükseltilmesi ya da Meclis’ten geçecek bir düzenlemeyle farklı bir tabana çekilmesi olasılığı konuşuluyor. Bu başlıkta kesin rakamın, yasal süreç ve açıklanacak verilerle netleşmesi bekleniyor. Doğum ve babalık izinlerinde uzatma planı öne çıkıyor Analık izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması; babalık izninin ise statüler arasında eşitlenerek artırılması yönünde beklentiler bulunuyor. Ayrıca koruyucu ailelere ilk kez izin hakkı tanınması da düzenleme paketinin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Hizmet borçlanmalarında oranlar ve prime esas kazanç tavanı değişiyor 1 Ocak itibarıyla bazı borçlanma kalemlerinde oranların yükseldiği, prime esas kazanç tavanında ise üst sınırın artırıldığı belirtiliyor. Bu adımların, prim ödemelerini yükselteceği ve ileride bağlanacak emekli aylıklarını da doğrudan etkileyeceği değerlendiriliyor. “İkinci emeklilik” hazırlıkları hız kazanıyor Politika belgelerinde, Otomatik Katılım Sistemi’nin işveren katkısını da içeren “ikinci basamak emeklilik” yapısına dönüştürülmesi ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin kurulmasına yönelik hedefler yer alıyor. Bu modelle, emeklilikte ek gelir yaratılması amaçlanıyor. Asgari ücretle birlikte sosyal yardımların ve prim hesaplarının çerçevesi değişecek Yeni asgari ücretin yürürlüğe girmesiyle birlikte işsizlik ödeneği, rapor parası, isteğe bağlı primler ve bazı sosyal yardım kriterlerinin yeniden hesaplanması bekleniyor. Böylece birçok kalemde alt ve üst sınırlar güncellenecek. “Vatandaşlık maaşı” tartışmalarının merkezinde gelir tamamlama modeli var Dar gelirli haneler için tasarlanan Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi’nin pilot illerde başlatılması planlanıyor. Hane gelirinin belirlenen eşiklerin altında kalması halinde, aradaki farkın devlet desteğiyle tamamlanması öngörülüyor. Uygulamanın sahadaki etkilerinin analizinde dijital sistemler ve veri temelli yöntemlerden yararlanılması hedefleniyor. 2026 yılı; yurttaşın cebini doğrudan ilgilendiren maaş zamlarından aile yaşamını etkileyen izin düzenlemelerine, sosyal güvenlikte maliyetleri değiştirecek prim ve borçlanma adımlarından “ikinci emeklilik” ve “gelir tamamlama” modellerine kadar çok başlıklı bir dönüşüm sürecine işaret ediyor. Ancak birçok düzenlemenin nihai çerçevesi; açıklanacak enflasyon verileri, çıkarılacak mevzuat ve pilot uygulamalardan elde edilecek sonuçlarla netleşecek.

"Savaştan daha büyük tehdit": Çin, o uygulamayı rafa kaldırdı Haber

"Savaştan daha büyük tehdit": Çin, o uygulamayı rafa kaldırdı

Doğum krizi Pekin’i harekete geçirdi Dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olan Çin, uzun süredir devam eden demografik gerilemeye karşı dikkat çeken bir adım attı. Hükümet, prezervatif, doğum kontrol hapı ve spiral gibi ürünlere yüzde 13 oranında katma değer vergisi uygulanacağını açıkladı. Düzenlemenin 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi planlanıyor. 32 yıllık vergi muafiyeti sona erdi Alınan kararla birlikte 1993 yılından bu yana uygulanan ve doğum kontrol ürünlerini vergiden muaf tutan düzenleme kaldırılmış oldu. Çinli yetkililer, bu adımın arkasında düşen doğurganlık oranları, hızla yaşlanan nüfus yapısı ve daralan iş gücüne dair artan kaygıların bulunduğunu vurguluyor. Doğum sayısında yüzde 35’lik gerileme Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre Çin’de 2024 yılında 9,5 milyon bebek dünyaya geldi. Bu rakam, 2019’da kaydedilen 14,7 milyon doğuma kıyasla yaklaşık yüzde 35’lik bir düşüşe işaret ediyor. Ejderha Yılı etkisiyle dönemsel bir artış yaşansa da genel eğilimin aşağı yönlü olduğu belirtiliyor. Doğumların ölümlerin gerisinde kalmasıyla Çin, 2023’te dünyanın en kalabalık ülkesi unvanını Hindistan’a kaptırdı. Tek çocuk politikasından ters yöne dönüş Çin, 1980’lerden 2015’e kadar uyguladığı tek çocuk politikasıyla doğumları sıkı biçimde sınırlandırmış, 2015’te iki çocuk, 2021’de ise üç çocuk iznine geçmişti. Bu süreçte doğum kontrol yöntemleri devlet tarafından teşvik edilmiş, bazı hizmetler ücretsiz sunulmuştu. Yeni vergi kararı ise geçmişte izlenen bu politikalarla çeliştiği gerekçesiyle kamuoyunda tartışma yarattı. Devlet destekleri genişletiliyor Vergi düzenlemesine paralel olarak Çin yönetimi, doğurganlığı artırmaya yönelik sosyal destekleri de devreye almaya hazırlanıyor. Buna göre annelik izninin 128 günden 158 güne çıkarılması, babalık izninin 30 güne uzatılması ve 1 Ocak 2025’ten sonra doğan çocuklar için yıllık 500 dolarlık devlet desteği sağlanması planlanıyor. Türkiye’de de benzer kaygılar dile getiriliyor Doğum oranlarındaki düşüş, yalnızca Çin’in değil birçok ülkenin gündeminde yer alıyor. Türkiye’de de konuya dikkat çeken isimlerden biri olan Recep Tayyip Erdoğan, son açıklamalarından birinde toplam doğurganlık hızının 1,48’e gerilediğini belirterek, bunun “savaştan bile daha büyük bir tehdit” olduğunu ifade etmişti. Demografi yeni küresel kriz başlığı Uzmanlar, Çin’in attığı bu adımın yalnızca ekonomik değil, toplumsal ve siyasal sonuçlar da doğurabileceğine işaret ediyor. Nüfusun yenilenme hızının düşmesi, üretimden sosyal güvenlik sistemlerine kadar birçok alanda Çin toplumunu uzun vadeli bir dönüşümle karşı karşıya bırakıyor.

Erdoğan’dan işverenlere asgari ücret mesajı! Haber

Erdoğan’dan işverenlere asgari ücret mesajı!

Asgari ücret görüşmeleri başlamadan önce net mesaj Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen TİSK 29. Olağan Genel Kurulu’nda işverenlere seslenerek yaklaşan asgari ücret görüşmeleri öncesinde “ellerini taşın altına koyma” çağrısında bulundu. “Asgari Ücret Tespit Komisyonu yarın ilk toplantısını yapacak. TİSK heyetinden güçlü bir duruş bekliyorum” diyen Erdoğan, işverenlere yönelik mesajını “Kefenin cebi yok. İşçi için yapılan her iyilik kazanç olarak geri döner” sözleriyle pekiştirdi. “İşçi–işveren ilişkisi adil olmalı” Erdoğan, konuşmasının önemli bölümünde çalışma hayatındaki adalet vurgusuna yer verdi. “İşçi ve işveren arasındaki ilişkileri hak ve adalet ekseninde görüyoruz. Bu ilişki sağlıklı zemine oturmazsa sömürü ve adaletsizliğe giden yol açılır” dedi. Cumhurbaşkanı, kimsenin mağdur olmadığı bir sistemin “herkesin ortak önceliği” olduğunu belirtti. “TİSK krizlerde devletinin yanında oldu” TİSK’in son üç dönemde yaşanan sınamalarda “yerli ve milli bir duruş sergilediğini” söyleyen Erdoğan, bazı çevrelerin “dışarıdan aldıkları talimatlarla siyaset mühendisliğine soyunduğunu” ancak TİSK’in bu çizginin dışında durduğunu ifade etti. “İş kazalarına karşı daha fazla hassasiyet bekliyorum” Konuşmasında iş güvenliği vurgusu yapan Erdoğan, “İnsan hayatını ilgilendiren böyle bir konuda işi asla şansa bırakmayın. Tüm işverenlerden iş kazalarının önlenmesi için özel dikkat ve hassasiyet bekliyorum” dedi. Teşvikler ve yeni müjde: Program 2026’ya uzatılıyor Erdoğan, iş dünyasına yönelik destek ve teşviklere dair bilgiler de paylaştı: 2025 yılı için her bir çalışan için 1000 TL asgari ücret desteği, Ocak–Kasım 2025 döneminde 53 milyar liralık istihdam koruma desteği, Kadınlar, gençler ve mesleki yeterlilik belgesi olanlar için 24–54 ay arası sosyal güvenlik teşvikleri. Cumhurbaşkanı, bu teşvik programının 2026 yılı sonuna kadar uzatılacağı müjdesini de Genel Kurul’da duyurdu. “Türkiye küresel ölçekte etkili bir ülke hâline geldi” Erdoğan, konuşmasının sonunda Türkiye’nin son 23 yıldaki siyasi, ekonomik ve dış politika kazanımlarına değinerek, “Küresel ölçekte sözü ve tavrı takip edilen bir Türkiye’yi sabırla hep birlikte inşa ettik” dedi.

Avukatlardan ekonomik şiddete karşı isyan! Haber

Avukatlardan ekonomik şiddete karşı isyan!

Ekonomik şiddetin pençesindeki savunma İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, ülkenin içinde bulunduğu ağır ekonomik tablonun en çok avukatlık mesleğini yıprattığına dikkat çekti. Yılmaz, avukatların sadece fiziksel veya sözlü değil, aynı zamanda ağır bir hukuki ve ekonomik şiddet sarmalında olduğunu vurguladı. Başlatılan bu kampanya ile amaçlarının sadece imza toplamak değil, savunma mesleğinin kanayan yarası haline gelen bu sorunu görünür kılmak ve çözüm üretilmesi için ilgili makamları göreve çağırmak olduğu belirtildi. Meslek onuru ayaklar altına alınıyor Basın açıklamasını okuyan avukat Ezgi Yağmur Tokatlı ise işçi avukatların karşı karşıya kaldığı vahim tabloyu gözler önüne serdi. Tokatlı, birçok avukatın İş Kanunu ve meslek kurallarına aykırı koşullarda çalışmaya zorlandığını ifade etti. İşveren meslektaşları tarafından mesleğin itibarıyla bağdaşmayan düşük ücretlere mahkum edilen avukatların, sosyal güvenlik primlerinin eksik yatırıldığı ve özlük haklarının gasp edildiği dile getirildi. Bu bir geçim değil adalet sorunudur Yaşanan krizin yalnızca bireysel bir gelir kaybı olarak görülmemesi gerektiğinin altı çizildi. Avukatlığın toplumsal adaletin tesisinde kritik rol oynayan kamusal bir görev olduğunu hatırlatan hukukçular, işçi avukatların yaşadığı ücret ve güvence sorununun aslında bir adalet ve savunma sorunu olduğuna işaret etti. Mevcut yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığı savunularak, barolara denetim yetkisi verilmesi ve disiplin mekanizmalarının genişletilmesi talep edildi. Baro yönetimi, toplanan imzalarla birlikte sorunun çözümü için Adalet Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde girişimlerde bulunulacağını bildirdi.

Cüzdanlardaki tutar sil baştan değişiyor! Haber

Cüzdanlardaki tutar sil baştan değişiyor!

Enflasyon verisi maaşları belirledi Türkiye toplumu yıl sonu enflasyon verilerine kilitlenmişken, beklenen maaş artışlarına dair en somut veriler nihayet masaya yatırıldı. Uzmanların yaptığı teknik analizlere göre, yılın son iki ayında fiyat artışlarının yüzde bir seviyesinde seyretmesi durumunda yıllık enflasyonun yüzde otuz bir bandına oturması bekleniyor. Bu veriler ışığında hükümetin yıl sonu hedeflerinin büyük oranda tutturulacağı öngörülürken, yurttaşların alım gücünde yaşanacak değişim ve yeni yılda ceplerine girecek net tutarlar da netleşmeye başladı. Emekli yurttaşların zam oranı belli oldu Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un paylaştığı verilere göre, SSK ve Bağkur emeklisi yurttaşlar için enflasyon farkından kaynaklı olarak yüzde on iki ile on üç arasında bir artış öngörülüyor. Yıllık bazda bakıldığında bu kesim için toplam artışın yüzde otuz biri bulacağı belirtilirken, memur ve memur emeklileri için durum biraz daha farklı bir seyir izliyor. Memur emeklileri için fark ve bin liralık ek ödemelerle birlikte toplam artışın yüzde kırk seviyelerine yaklaşacağı tahmin ediliyor. Mevcut durumda on altı bin lira seviyesinde olan en düşük emekli maaşının ise olası bir refah payı eklenmesi durumunda yirmi bin lira sınırını aşabileceği konuşuluyor. Asgari ücrette en güçlü ihtimal masada Milyonlarca çalışanın gözü kulağı asgari ücret tespit komisyonundan çıkacak karara çevrilmişken, ekonomik göstergeler şimdiden yüzde yirmi beşlik bir zammı işaret ediyor. Kira, gıda ve giyim gibi temel ihtiyaç kalemlerindeki fiyat artışları göz önüne alındığında, teknik verilerin ötesine geçilerek yapılacak bir düzenlemeyle yeni asgari ücretin yirmi yedi bin ile yirmi sekiz bin lira bandına çıkması en güçlü senaryo olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıllarda yapılan rekor artışlara rağmen alım gücünün erimesi, yapılacak bu zammın yurttaşların refahını ne kadar artıracağı konusunda soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Yüksek enflasyon zamları eritiyor Son beş yılda maaşlarda kağıt üzerinde rekor artışlar yaşanmasına rağmen, hayat pahalılığı karşısında yurttaşların alım gücünün aynı oranda iyileşmediği dikkat çekiyor. Uzmanlar, açıklanan bu oranların teknik olarak yüksek görünse bile, çarşı pazardaki gerçek enflasyon ve yaşam maliyeti karşısında yetersiz kalabileceği uyarısında bulunuyor. Kesin rakamların aralık ayı enflasyon verisinin açıklanmasıyla birlikte resmiyet kazanması ve hesaplara yatacak net tutarların ay sonunda ilan edilmesi bekleniyor.

Asgari ücret için ilk toplantı tamamlandı: Taraflar masada ama uzlaşı uzak Haber

Asgari ücret için ilk toplantı tamamlandı: Taraflar masada ama uzlaşı uzak

İşçi, işveren ve hükümet temsilcileri, yeni yılda belirlenecek asgari ücret öncesinde ilk kez bir araya geldi. Üçlü Danışma Kurulu toplantısında, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı ve işleyişine ilişkin görüş alışverişi yapıldı. Komisyon öncesi hazırlık toplantısı yapıldı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantı, 21 Ekim’de Ankara’da düzenlendi. Toplantının ana gündemini, Aralık ayında başlayacak asgari ücret pazarlıkları öncesi komisyonun temsil yapısı, karar süreçleri ve işleyiş biçimi oluşturdu. Bakanlık, 9 Ekim’de “Sendikal Örgütlenmenin Yaygınlaştırılması” başlığıyla topladığı kurulun bu kez asgari ücret temasıyla yeniden bir araya geldiğini açıkladı. İşçi temsilcileri komisyon yapısına tepkili İşçi sendikaları, yıllardır süren temsil eşitsizliğine dikkat çekti. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, geçtiğimiz Aralık ayında yaptığı açıklamada, “Adil olmayan bir komisyonda 50 yıl oturduk. Bu sistem değişmezse TÜRK-İŞ bir daha o masaya oturmayacak,” ifadelerini kullanmıştı. Benzer şekilde, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da komisyonun yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, “TÜRK-İŞ katılmayacak, biz de aynı noktadayız. Yapı değişmeden masaya oturmak anlamsız,” dedi. Komisyonun mevcut yapısı nasıl işliyor? Yasaya göre, Asgari Ücret Tespit Komisyonu 15 üyeden oluşuyor: 5 işçi temsilcisi, 5 işveren temsilcisi, 5 hükümet temsilcisi. Komisyona, Bakanlık temsilcisi başkanlık ediyor. Toplantılar en az 10 üyenin katılımıyla yapılıyor; kararlar oy çokluğuyla alınıyor. Eşitlik durumunda ise başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılıyor. Mevcut asgari ücret ve işverene maliyeti 2025 yılı itibarıyla asgari ücret: Brüt: 26 bin 5 lira 50 kuruş, Net: 22 bin 104 lira 67 kuruş. Bir işçinin işverene toplam maliyeti ise 30 bin 621 lira 48 kuruş. Bu tutarın 4 bin 95 lirası sosyal güvenlik primi, 520 lirası işsizlik sigorta fonuna gidiyor. Yeni dönem için beklenti ve tartışmalar Aralık ayında başlayacak pazarlıklarda, ekonomik göstergeler kadar komisyonun yapısına dair değişim talepleri de gündemde olacak. Sendikalar, asgari ücretin tek taraflı belirlenmesine yol açan yapının değiştirilmesini, işverenler ise enflasyon ve istihdam baskısı altında dengeli bir artış talep ediyor. Hükümet cephesi, “asgari ücrette sürdürülebilirlik” vurgusuyla süreci yönetmeyi hedefliyor. Ancak sendikaların “katılmama” resti, bu yılki görüşmeleri geçmiş yıllara kıyasla daha gergin bir zemine taşıyacak gibi görünüyor. İlk toplantı, yeni ücretin rakamsal boyutundan çok yöntem tartışmalarıyla tamamlandı. Taraflar masada kalmayı sürdürse de, adil temsil ve sosyal uzlaşma beklentilerinin karşılanıp karşılanamayacağı henüz belirsiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.