SON DAKİKA

#Soykırım

HABER DEĞER - Soykırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soykırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılı: 10 kurban daha uğurlanıyor Haber

Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılı: 10 kurban daha uğurlanıyor

Katledilen binlerce kurbandan kimlik tespiti yapılan 10’u daha, bugün Potoçari Anıt Mezarlığı’nda gerçekleştirilen cenaze töreniyle toprağa veriliyor. 31 yıldır dinmeyen acı 11 Temmuz 1995 tarihinde, Ratko Mladiç komutasındaki Sırp birlikleri tarafından gerçekleştirilen soykırımın acısı, aradan geçen 31 yıla rağmen tazeliğini koruyor. Potoçari Anıt Merkezi'nde düzenlenen anma törenine; Türkiye başta olmak üzere pek çok ülkeden devlet yetkilileri, büyükelçiler, soykırım kurbanlarının aileleri ve binlerce katılımcı akın etti. 10 yeni defin ile toplam sayı 6 Bin 782 oldu Kimlik tespiti tamamlanan ve ailelerinin onayı alınan 10 kurbanın defniyle birlikte Potoçari Anıt Mezarlığı'ndaki defin sayısı 6 bin 782’ye yükseldi. Hâlâ 1000'den fazla kurbanın cenazesine ise ulaşılamadığı belirtiliyor. Bugün toprağa verilen kurbanlar arasında en genç isim 20 yaşındaki Senad Jusic, en yaşlı isim ise 56 yaşındaki Ramo Dautovic oldu. Bugün defnedilen diğer isimler ise şöyle: Muriz Barakovic, Hamed Music, Ramo Alic, Muhidin Osmanovic, Huso Cerimovic, Nuko Nukic, Ahmet Guster ve Asım Kunic. 11 Temmuz 1995: Srebrenitsa'da ne olmuştu? Tarihe kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa katliamı, bir dizi sistematik insan hakları ihlali ve uluslararası koruma zafiyetiyle gerçekleşmişti. 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa, Sırp güçlerinin eline geçmiş, Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapan Hollandalı barış gücü askerlerine sığınan sivil Boşnaklar, güvenli bölge vaadine rağmen Sırp askerlerine teslim edilmişti. Kadın ve çocukların ayrılmasının ardından, yaşları 12 ile 77 arasında değişen en az 8 bin 372 Boşnak erkek; ormanlık alanlarda, fabrikalarda ve depolarda sistematik bir şekilde katledildi. Failler, izlerini gizlemek amacıyla kurbanları toplu mezarlara gömdü. Savaş sonrasında başlatılan arama çalışmalarıyla, bu mezarların parçalanıp farklı yerlere taşındığı tespit edildi. Bugün gerçekleştirilen tören, bu acının unutulmaması ve adaletin tecellisi için küresel çapta verilen bir mesaj olma niteliğini taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazze’de 1000 Gün Haber

Gazze’de 1000 Gün

"İran'ın vekillerini vurma" gerekçesiyle başlayan süreç, bölgedeki devletlerin altyapılarının yok edildiği ve on binlerce insanın hayatını kaybettiği tarihi bir felakete evrildi. Etnik temizlik(!) ve yıkım Ekim 2023’ten bu yana geçen 1000 günde Gazze’de tarihin gördüğü en büyük insan yapımı felaketlerden biri yaşandı. 21 bin 500’den fazlası çocuk ve 12 bin 500’den fazlası kadın olmak üzere toplam 73 bin 66 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’ndeki yapıların en az yüzde 90’ı yerle bir edildi. Yaklaşık 2 milyon 400 bin Filistinli, defalarca zorla yerinden edilerek etnik temizliğe maruz bırakıldı. İsrail’in Gazze’deki soykırım operasyonlarının yarattığı yıkımın bilançosu en az 80 milyar dolara ulaştı. Bölgesel yayılma sürüyor: Lübnan, Yemen ve Suriye İsrail ordusu, Gazze dışındaki hedeflere yönelik saldırılarını sistematik bir şekilde genişletti: 2 Mart 2026’da yoğunlaşan saldırılarla Lübnan’ın güneyinde yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanı "tampon bölge" bahanesiyle işgal etti. Husileri hedef alan hava saldırıları, 28 Ağustos 2025’te Başbakan Ahmet Galib er-Rehavi ve bazı bakanların ölümüyle sonuçlanan bir krize dönüştü. 8 Aralık 2024’te Baas rejiminin devrilmesinin ardından İsrail, "gelecek tehdit" bahanesiyle yüzlerce hava saldırısı düzenledi ve güneydeki tampon bölgeyi işgal etti. Doğrudan hesaplaşma İsrail ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı suikastlar ve küçük çaplı saldırıların ardından 13 Haziran 2025’te "doğrudan savaşa" evrildi. 12 gün süren bu ilk safhada nükleer tesisler ve askeri altyapı hedef alındı. 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in başlattığı ortak "ikinci raunt" saldırıları ise Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına ve Körfez’deki ABD üslerinin vurulmasına kadar uzanan, tüm dünyayı ekonomik krize sürükleyen küresel bir boyuta ulaştı. Bu çatışmalarda İran kaynaklarına göre 3 bin 500, uluslararası kaynaklara göre ise 6 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Uzun süren savaş, 17 Haziran 2026’da devlet başkanlarının imzaladığı Mutabakat Zaptı ile resmi olarak sona erdirilmeye çalışılırken, bölgedeki derin siyasi ve ekonomik hasarın etkileri hala hissediliyor. Diplomasi ve hukuk süreç yetersiz kaldı İsrail yönetimi, bu süreçte ağır uluslararası baskıyla karşı karşıya kaldı: Uluslararası Ceza Mahkemesi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkardı. İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla yargılandı. 9 Eylül 2025’te Katar’da müzakere heyetine yönelik düzenlenen saldırı, uluslararası toplumda "kırılma anı" olarak kabul edildi ve İsrail’i Ekim 2025’teki ateşkese razı eden dış baskının fitilini ateşledi. Bugün 1000. gününe giren süreçte İsrail, Batı Şeria’daki işgalini de 1967’den bu yana görülen en yüksek seviyeye taşıyarak "vaadedilmiş topraklar" iddiasıyla bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İletişim Başkanı Duran: "Soykırım suçuyla yargılananların Türkiye’ye tarih dersi vermeye hakkı yok" Haber

İletişim Başkanı Duran: "Soykırım suçuyla yargılananların Türkiye’ye tarih dersi vermeye hakkı yok"

Duran, İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü saldırıları meşrulaştırmak ve uluslararası kamuoyunu manipüle etmek amacıyla tarihi bir konuyu siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret ettiğini belirterek, bu tutumu "tek kelimeyle ikiyüzlülük" olarak tanımladı. "Bebek, kadın, yaşlı demeden katlediyorlar" İsrail yönetiminin güncel eylemleri ile tarihi çarpıtma çabaları arasındaki çelişkiye dikkat çeken Duran, "Bebek, kadın, yaşlı demeden on binlerce masum sivili gözlerini kırpmadan katlederek 21. yüzyılın en vahşi katliamına imza atan İsrail yönetiminin, tarihi olayları siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret etmesi tek kelimeyle ikiyüzlülüktür" dedi. "İnsanlık suçlarını örtbas etme çabası" Duran, İsrail'in bu hamlesinin gerçek nedeninin Filistin'de işledikleri suçları unutturmak olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı: "İsrail’in 1915 olaylarını sözde ‘soykırım’ olarak tanıması, ellerine bulaşan Filistinli masumların kanını, Orta Doğu’da yürüttükleri devlet terörünü ve fütursuzca işledikleri insanlık suçlarını örtbas etme çabasının beyhude bir dışavurumudur." "Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yapı" İsrail'in hastaneler, okullar ve ibadethaneler gibi sivil alanlara yönelik saldırılarını anımsatan İletişim Başkanı, İsrail'in ahlaki bir söylemde bulunmasının tutarsızlığına vurgu yaptı: "Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yapının ahlaki ve tarihi yükümlülüklerden bahsetmesi insanlık tarihinin gördüğü en büyük ironidir." Açıklamasını, İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’ndaki (UAD) durumuna dikkat çekerek tamamlayan Duran, sert bir uyarıda bulundu: "Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçuyla yargılananların Türkiye’ye tarih dersi vermeye veya vicdan bekçiliğine soyunmaya zerre kadar hakkı yoktur." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan NATO Zirvesi'nde çağrı: "Yeni dünya sistemi kurulmalı" Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan NATO Zirvesi'nde çağrı: "Yeni dünya sistemi kurulmalı"

Dünyanın tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirten Kurtulmuş, mevcut sistemin tıkandığına işaret ederek, "Yeni dünya sistemi kurulmalı; bu hiçbirimizin kaçamayacağı ortak sorumluluk" çağrısında bulundu. Orta Doğu’da barış vurgusu Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere geniş yer ayıran Kurtulmuş, Filistin meselesinin çözümünün küresel huzur için anahtar olduğunu belirtti. İsrail'in saldırganlığını "soykırım boyutunda" olarak nitelendiren Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı: "Mesele sadece Filistinlilerin yaşadığı insanlık dramları değil, mesele sadece 100 bine yaklaşan sivil kayıplar değil, şehirlerin yakılmış olması, Gazze'nin haritadan silinmiş olması değil; mesele aynı zamanda insanlığın gelecek umutlarına bomba atılması, insanların, insanlığın gelecek umutlarının ortadan kaldırılmasıdır. Başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, gerçekten bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kuruluşu mümkün olsun. İki devletli çözümden başka bir yolun bulunmadığı bütün dünya tarafından anlaşılsın, bu uygulansın. Orta Doğu'da barış olmadan dünyada barış olmaz. Filistinliler özgür olmadan da Orta Doğu'da barış asla sağlanamaz." Ayrıca ABD ile İran arasında İsviçre'de başlayan müzakere sürecine destek veren Kurtulmuş, "Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında kalıcı, adil bir barışın, sadece ateşkesin değil, barışın sağlanmasını temenni ediyoruz. Bu, bulunduğumuz bölge için hayati önemde olduğu gibi dünya barışının temin edilmesi için de fevkalade önemlidir" dedi. Savunma sanayii ve ambargo eleştirisi Türkiye’nin savunma sanayiinde kaydettiği gelişmelere dikkat çeken Kurtulmuş, NATO üyesi ülkeler arasındaki savunma iş birliğinin kritik olduğunu ifade etti. Lahey'de üzerinde mutabık kalınan "yüzde 5 savunma harcaması" hedefine vurgu yapan Kurtulmuş, Türkiye'nin bu konuda gösterdiği kararlılığın tüm ittifak tarafından benimsenmesini istedi. Öte yandan, bazı NATO üyelerinin Türkiye'ye uyguladığı savunma sanayii kısıtlamalarına sert tepki gösteren Kurtulmuş, "Bu üyenin, bu ittifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin özellikle savunma sanayii ürünleri konusundaki uygulamaya devam ettikleri ambargoların son derece tek taraflı, anlamsız ve ittifakın ruhuna uygun olmadığı aşikardır. Biz Türkiye olarak bütün üye ülkelerle savunma sanayiinde iş birliğine hazırken, aynı davranışın bütün ülkeler tarafından da Türkiye'ye karşı sergilenmesini ümit ederiz" açıklamasında bulundu. "Tarihi dönemeçteyiz" Zirve kapsamındaki konuşmasını, parlamentoların sadece güvenlik ve savunma odaklı değil, daha vizyoner kararlar alan platformlar olması gerektiği düşüncesiyle tamamlayan Kurtulmuş, "NATO tarihi bir dönemeçtedir, dünya tarihi bir dönemeçtedir. Artık birlikte çalışmak, birlikte hem risklerimizi elimine etmek hem de üye ülkelerimizin güvenliğini sağlamanın yanında dünya barışına da katkıda bulunmak gibi bir sorumluluğumuzun olduğunun altını çizmek isterim" diyerek sözlerini noktaladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur" ifadelerine sert tepki gösteren Çelik, Gazze’de yaşananların dünyanın en büyük suçu olduğunu vurguladı. "Netanyahu'nun sözleri dünyanın en büyük yalanıdır" İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarını ve İsrail ordusuna yönelik "dünyanın en ahlaklı ordusu" nitelemesini değerlendiren Çelik, bu iddiaları "dünyanın en büyük yalanı" olarak nitelendirdi. Çelik, şunları kaydetti: "Yeryüzünde, Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Gazze'de gerçekleştirilen soykırım, İran'a yapılan saldırı, Lübnan'da gerçekleştirilen katliamlar, dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemlerdir. Netanyahu'nun açıklamasının değersizliği ve niteliksizliği, her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net bir şekilde görülüyor." "İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Kudüs’e dair ifadeleri üzerinden Türkiye’ye yöneltilen "işgalcilik" suçlamalarına da yanıt veren Ömer Çelik, gerçek işgalcinin İsrail yönetimi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "İşgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikmek, Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Gazze'yi işgal ediyor, Batı Şeria'da yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor. Litani nehrine kadar Lübnan'ı işgal etti. Şimdi bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. Türkiye’nin Filistin konusundaki görüşü açık ve nettir; Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletini savunuyoruz." ABD'nin İsrail politikasına ilişkin değerlendirme ABD'den İsrail'in politikalarına karşı gelen tepkilerin bir "politika değişikliği" olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı sorusuna Çelik şu yanıtı verdi: "Tam bir politika değişikliğinden bahsedemeyiz ama doğru sesler yükseliyor. Ancak bu henüz bir politika değişikliğine tekabül etmiyor. Burada esas olan, İsrail'in bu eylemlerinin mutlak surette, kesin bir şekilde durdurulmasına dönük adım atılmasıdır. Ancak o zaman politika değişikliğinden söz edebiliriz." Basın mensuplarına yönelik şiddete tepki CHP miting ve toplantılarında basın mensuplarına yönelik gerçekleşen fiziki saldırılara da değinen Çelik, gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu belirtirken, "Bu öncelikle ahlaki bir sorundur. Basın mensuplarına saldırıların sadece CHP'nin mitinglerinde meydana gelmesi düşündürücüdür. Parti hukuku gereği gereğinin yapılması icap ederdi; yapılmaması bu şiddetin teşvik edildiği anlamına geliyor. Buna karşı daha güçlü bir duruş sergileyeceğimizden hiç kuşkunuz olmasın." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Netanyahu'ya: "Döktükleri kanın hesabını verecekler." Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Netanyahu'ya: "Döktükleri kanın hesabını verecekler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu'yu hedef alarak şu ifadeleri kullandı: "Netanyahu soykırım şebekesinin başıdır. Hitler'in yolundan gidenin akıbeti de aynı olacak. Döktükleri kanın hesabını da eninde sonunda verecekler." "Fitne üretim fabrikasına dönüştüler" İsrail yönetiminin mevcut politikalarını sert bir dille eleştiren Erdoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Dünkü grup konuşmamda ifade ettiğim gibi İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar, eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek. Mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır." "Akıbetleri diğer zalimler gibi olacaktır" Türkiye'nin mazlumların yanında durmaya devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bugün Hitler'in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır. Türkiye, bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edecektir." Kızılay'ın insani yardım seferberliği Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayı'nın küresel yardımlarına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu: "Netanyahu'nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de Kızılay'ımız, bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim'den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevî şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Netanyahu’nun Türkiye’ye ifadeleri tepki çekiyor Haber

Netanyahu’nun Türkiye’ye ifadeleri tepki çekiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Erdoğan'ın bölgesel politikalara dair eleştirilerine yönelik ifadeler kullanırken, Ankara’dan bu sözlere peş peşe sert tepkiler geldi. Erdoğan’dan Bölgesel Uyarılara Karşı Kararlı Mesajlar AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda bölgedeki gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz'de Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin haklarına yönelik girişimlere müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. Bölgede bir "fitne ateşi" yakılmak istendiğine işaret eden Erdoğan, "İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler" ifadesini kullandı. Türkiye'nin kararlılığını vurgulayan Erdoğan, "Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur" uyarısında bulundu. Netanyahu’dan Karşı Açıklama Erdoğan'ın sözlerine sosyal medya üzerinden yanıt veren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Erdoğan'ı "Kendi halkını ezen" bir lider olarak tanımladı. Erdoğan'ın Hamas'a yönelik desteğini eleştiren Netanyahu, "Dünyanın en ahlaklı ordusu olan İsrail Devleti ve IDF, Orta Doğu’yu ve tüm dünyayı tehdit eden İran ve vekilleri aleyhine güçlü eylemlerini sürdürecektir" ifadelerine yer verdi. İletişim Başkanı Duran: "Tarihin En Büyük Tutarsızlığı" Netanyahu'nun açıklamalarına ilk yanıt İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan geldi. Gazze'deki saldırıları nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçuyla yargılanan İsrail yönetiminin Türkiye'ye yönelik değerlendirmelerini eleştiren Duran, "Soykırım suçlamasıyla yargılananların, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alması tarihin en büyük tutarsızlıklarından biridir" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Gürlek: "Sözleri Yok Hükmündedir" Adalet Bakanı Akın Gürlek de Netanyahu'nun ifadelerini reddederek, İsrail Başbakanı'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında sanık konumunda olduğunu hatırlattı. Gürlek şu ifadeleri kullandı: "Gazze’de çocukların, kadınların, masum sivillerin üzerine bombalar yağdıran; insanlığın ortak vicdanında mahkûm olmuş Binyamin Netanyahu’nun, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan ifadeleri yok hükmündedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında şüpheli, kabul edilen iddianamede ise sanık konumunda bulunan Netanyahu’nun; insanlık onurunu savunan Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya kalkışması tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır. Netanyahu ve beraberindeki cinayet şebekesi, işledikleri insanlık suçlarının hesabını er ya da geç bağımsız yargı önünde verecektir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İspanya Başbakanı Sanchez'den Eurovision kararı: İsrail varsa biz yokuz Haber

İspanya Başbakanı Sanchez'den Eurovision kararı: İsrail varsa biz yokuz

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Eurovision Şarkı Yarışması’na yönelik aldığı boykot kararıyla dünya gündemine oturdu. İsrail’in yarışmadan çıkarılması gerektiğini savunan Sanchez, Batı dünyasının savaşlar karşısındaki tutumunu eleştirdi. "Rusya’ya uygulanan prensipler İsrail’e de uygulanmalı" Sanchez yaptığı açıklamada, Ukrayna işgali sonrası Rusya’nın yarışmadan men edildiğini hatırlatarak mevcut durumu şu sözlerle eleştirdi: "Rusya, Ukrayna'yı işgal ettiğinde yarışmadan çıkarıldı. Aynı prensipler İsrail'e de uygulanmalı, çifte standart olamaz. Yasadışı savaş ve soykırım karşısında sessizlik bir seçenek değildir." "Gazze ve Lübnan’a kayıtsız kalamayız" Gazze ve Lübnan’da yaşanan insani dramın bir sorumluluk meselesi olduğunu vurgulayan İspanya Başbakanı, tarafsız kalmanın mümkün olmadığını belirtti. Sanchez, "Gazze ve Lübnan'da olup bitenlere karşı kayıtsız kalamayız. Bu bir sorumluluk ve insanlık meselesidir" ifadelerini kullandı. Uluslararası kamuoyunda tartışma başladı İspanya’nın bu radikal kararı, Eurovision ve benzeri kültürel organizasyonların siyasi tarafsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Sanchez’in çıkışı, özellikle Avrupa’da İsrail’e yönelik yaptırım taleplerini destekleyen kesimler tarafından geniş yankı bulurken, yarışma organizatörlerinin bu tepkiye nasıl bir yanıt vereceği merak konusu oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz

Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu 2026’nun resmi açılış töreninde konuştu. Erdoğan, uluslararası sistemin yalnızca güç dengelerindeki değişim nedeniyle değil, aynı zamanda “ahlaki ve varoluşsal” bir kriz nedeniyle sarsıldığını söyledi. “Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor.” Kahramanmaraş’taki okul saldırısına değindi Konuşmasının başında Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısına da değinen Erdoğan, saldırının ardından kendisine ulaşanlara teşekkür etti. “Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.” “Gazze’de yaşananlar sistemin kimi koruduğunu gösterdi” Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası sistemin en büyük sınavını Gazze’de verdiğini savundu. Gazze’de yaşananların yalnızca insani bir trajedi olmadığını belirten Erdoğan, bunun mevcut dünya düzeninin neye izin verdiğini ortaya koyduğunu söyledi. “Gazze’de yaşanan soykırım, mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net biçimde göstermiştir.” “Müzakerenin yerini kanlı mücadele almamalı” Erdoğan, İsrail ile Lübnan arasında ilan edilen ateşkesin kalıcı barış için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Anlaşmazlıkların çözümünde silah yerine diplomasinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, İsrail’in müzakere sürecini bozabilecek adımlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. “Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir.” Hürmüz Boğazı mesajı: “Ticari gemilere açık tutulmalı” Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde gerilimin merkezlerinden biri haline gelen Hürmüz Boğazı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Hürmüz’ün bir tarafında İran’ın, diğer tarafında ise Umman’ın bulunduğunu hatırlatarak, Körfez ülkelerinin denize erişim hakkının engellenmemesi gerektiğini söyledi. “Esas olan Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.” NATO zirvesi ve COP31 Antalya’da yapılacak Konuşmasında Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacağını da açıklayan Erdoğan, 7-8 Temmuz’da NATO Liderler Zirvesi’nin Ankara’da gerçekleştirileceğini söyledi. Ayrıca Kasım ayında COP31’in de Antalya’da düzenleneceğini duyurdu. Erdoğan, COP31 sürecinde özellikle “Sıfır Atık” politikalarının öne çıkarılacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.