SON DAKİKA

#Soykırım

HABER DEĞER - Soykırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soykırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur" ifadelerine sert tepki gösteren Çelik, Gazze’de yaşananların dünyanın en büyük suçu olduğunu vurguladı. "Netanyahu'nun sözleri dünyanın en büyük yalanıdır" İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarını ve İsrail ordusuna yönelik "dünyanın en ahlaklı ordusu" nitelemesini değerlendiren Çelik, bu iddiaları "dünyanın en büyük yalanı" olarak nitelendirdi. Çelik, şunları kaydetti: "Yeryüzünde, Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Gazze'de gerçekleştirilen soykırım, İran'a yapılan saldırı, Lübnan'da gerçekleştirilen katliamlar, dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemlerdir. Netanyahu'nun açıklamasının değersizliği ve niteliksizliği, her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net bir şekilde görülüyor." "İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Kudüs’e dair ifadeleri üzerinden Türkiye’ye yöneltilen "işgalcilik" suçlamalarına da yanıt veren Ömer Çelik, gerçek işgalcinin İsrail yönetimi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "İşgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikmek, Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Gazze'yi işgal ediyor, Batı Şeria'da yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor. Litani nehrine kadar Lübnan'ı işgal etti. Şimdi bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. Türkiye’nin Filistin konusundaki görüşü açık ve nettir; Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletini savunuyoruz." ABD'nin İsrail politikasına ilişkin değerlendirme ABD'den İsrail'in politikalarına karşı gelen tepkilerin bir "politika değişikliği" olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı sorusuna Çelik şu yanıtı verdi: "Tam bir politika değişikliğinden bahsedemeyiz ama doğru sesler yükseliyor. Ancak bu henüz bir politika değişikliğine tekabül etmiyor. Burada esas olan, İsrail'in bu eylemlerinin mutlak surette, kesin bir şekilde durdurulmasına dönük adım atılmasıdır. Ancak o zaman politika değişikliğinden söz edebiliriz." Basın mensuplarına yönelik şiddete tepki CHP miting ve toplantılarında basın mensuplarına yönelik gerçekleşen fiziki saldırılara da değinen Çelik, gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu belirtirken, "Bu öncelikle ahlaki bir sorundur. Basın mensuplarına saldırıların sadece CHP'nin mitinglerinde meydana gelmesi düşündürücüdür. Parti hukuku gereği gereğinin yapılması icap ederdi; yapılmaması bu şiddetin teşvik edildiği anlamına geliyor. Buna karşı daha güçlü bir duruş sergileyeceğimizden hiç kuşkunuz olmasın." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Netanyahu'ya: "Döktükleri kanın hesabını verecekler." Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Netanyahu'ya: "Döktükleri kanın hesabını verecekler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu'yu hedef alarak şu ifadeleri kullandı: "Netanyahu soykırım şebekesinin başıdır. Hitler'in yolundan gidenin akıbeti de aynı olacak. Döktükleri kanın hesabını da eninde sonunda verecekler." "Fitne üretim fabrikasına dönüştüler" İsrail yönetiminin mevcut politikalarını sert bir dille eleştiren Erdoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Dünkü grup konuşmamda ifade ettiğim gibi İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar, eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek. Mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır." "Akıbetleri diğer zalimler gibi olacaktır" Türkiye'nin mazlumların yanında durmaya devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bugün Hitler'in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır. Türkiye, bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edecektir." Kızılay'ın insani yardım seferberliği Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayı'nın küresel yardımlarına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu: "Netanyahu'nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de Kızılay'ımız, bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim'den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevî şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Netanyahu’nun Türkiye’ye ifadeleri tepki çekiyor Haber

Netanyahu’nun Türkiye’ye ifadeleri tepki çekiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Erdoğan'ın bölgesel politikalara dair eleştirilerine yönelik ifadeler kullanırken, Ankara’dan bu sözlere peş peşe sert tepkiler geldi. Erdoğan’dan Bölgesel Uyarılara Karşı Kararlı Mesajlar AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda bölgedeki gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz'de Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin haklarına yönelik girişimlere müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. Bölgede bir "fitne ateşi" yakılmak istendiğine işaret eden Erdoğan, "İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler" ifadesini kullandı. Türkiye'nin kararlılığını vurgulayan Erdoğan, "Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur" uyarısında bulundu. Netanyahu’dan Karşı Açıklama Erdoğan'ın sözlerine sosyal medya üzerinden yanıt veren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Erdoğan'ı "Kendi halkını ezen" bir lider olarak tanımladı. Erdoğan'ın Hamas'a yönelik desteğini eleştiren Netanyahu, "Dünyanın en ahlaklı ordusu olan İsrail Devleti ve IDF, Orta Doğu’yu ve tüm dünyayı tehdit eden İran ve vekilleri aleyhine güçlü eylemlerini sürdürecektir" ifadelerine yer verdi. İletişim Başkanı Duran: "Tarihin En Büyük Tutarsızlığı" Netanyahu'nun açıklamalarına ilk yanıt İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan geldi. Gazze'deki saldırıları nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçuyla yargılanan İsrail yönetiminin Türkiye'ye yönelik değerlendirmelerini eleştiren Duran, "Soykırım suçlamasıyla yargılananların, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alması tarihin en büyük tutarsızlıklarından biridir" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Gürlek: "Sözleri Yok Hükmündedir" Adalet Bakanı Akın Gürlek de Netanyahu'nun ifadelerini reddederek, İsrail Başbakanı'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında sanık konumunda olduğunu hatırlattı. Gürlek şu ifadeleri kullandı: "Gazze’de çocukların, kadınların, masum sivillerin üzerine bombalar yağdıran; insanlığın ortak vicdanında mahkûm olmuş Binyamin Netanyahu’nun, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan ifadeleri yok hükmündedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında şüpheli, kabul edilen iddianamede ise sanık konumunda bulunan Netanyahu’nun; insanlık onurunu savunan Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya kalkışması tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır. Netanyahu ve beraberindeki cinayet şebekesi, işledikleri insanlık suçlarının hesabını er ya da geç bağımsız yargı önünde verecektir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İspanya Başbakanı Sanchez'den Eurovision kararı: İsrail varsa biz yokuz Haber

İspanya Başbakanı Sanchez'den Eurovision kararı: İsrail varsa biz yokuz

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Eurovision Şarkı Yarışması’na yönelik aldığı boykot kararıyla dünya gündemine oturdu. İsrail’in yarışmadan çıkarılması gerektiğini savunan Sanchez, Batı dünyasının savaşlar karşısındaki tutumunu eleştirdi. "Rusya’ya uygulanan prensipler İsrail’e de uygulanmalı" Sanchez yaptığı açıklamada, Ukrayna işgali sonrası Rusya’nın yarışmadan men edildiğini hatırlatarak mevcut durumu şu sözlerle eleştirdi: "Rusya, Ukrayna'yı işgal ettiğinde yarışmadan çıkarıldı. Aynı prensipler İsrail'e de uygulanmalı, çifte standart olamaz. Yasadışı savaş ve soykırım karşısında sessizlik bir seçenek değildir." "Gazze ve Lübnan’a kayıtsız kalamayız" Gazze ve Lübnan’da yaşanan insani dramın bir sorumluluk meselesi olduğunu vurgulayan İspanya Başbakanı, tarafsız kalmanın mümkün olmadığını belirtti. Sanchez, "Gazze ve Lübnan'da olup bitenlere karşı kayıtsız kalamayız. Bu bir sorumluluk ve insanlık meselesidir" ifadelerini kullandı. Uluslararası kamuoyunda tartışma başladı İspanya’nın bu radikal kararı, Eurovision ve benzeri kültürel organizasyonların siyasi tarafsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Sanchez’in çıkışı, özellikle Avrupa’da İsrail’e yönelik yaptırım taleplerini destekleyen kesimler tarafından geniş yankı bulurken, yarışma organizatörlerinin bu tepkiye nasıl bir yanıt vereceği merak konusu oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz

Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu 2026’nun resmi açılış töreninde konuştu. Erdoğan, uluslararası sistemin yalnızca güç dengelerindeki değişim nedeniyle değil, aynı zamanda “ahlaki ve varoluşsal” bir kriz nedeniyle sarsıldığını söyledi. “Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor.” Kahramanmaraş’taki okul saldırısına değindi Konuşmasının başında Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısına da değinen Erdoğan, saldırının ardından kendisine ulaşanlara teşekkür etti. “Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.” “Gazze’de yaşananlar sistemin kimi koruduğunu gösterdi” Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası sistemin en büyük sınavını Gazze’de verdiğini savundu. Gazze’de yaşananların yalnızca insani bir trajedi olmadığını belirten Erdoğan, bunun mevcut dünya düzeninin neye izin verdiğini ortaya koyduğunu söyledi. “Gazze’de yaşanan soykırım, mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net biçimde göstermiştir.” “Müzakerenin yerini kanlı mücadele almamalı” Erdoğan, İsrail ile Lübnan arasında ilan edilen ateşkesin kalıcı barış için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Anlaşmazlıkların çözümünde silah yerine diplomasinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, İsrail’in müzakere sürecini bozabilecek adımlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. “Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir.” Hürmüz Boğazı mesajı: “Ticari gemilere açık tutulmalı” Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde gerilimin merkezlerinden biri haline gelen Hürmüz Boğazı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Hürmüz’ün bir tarafında İran’ın, diğer tarafında ise Umman’ın bulunduğunu hatırlatarak, Körfez ülkelerinin denize erişim hakkının engellenmemesi gerektiğini söyledi. “Esas olan Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.” NATO zirvesi ve COP31 Antalya’da yapılacak Konuşmasında Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacağını da açıklayan Erdoğan, 7-8 Temmuz’da NATO Liderler Zirvesi’nin Ankara’da gerçekleştirileceğini söyledi. Ayrıca Kasım ayında COP31’in de Antalya’da düzenleneceğini duyurdu. Erdoğan, COP31 sürecinde özellikle “Sıfır Atık” politikalarının öne çıkarılacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Burhanettin Duran’dan Benjamin Netanyahu’ya tepki gösterdi: Hesap verecektir! Haber

Burhanettin Duran’dan Benjamin Netanyahu’ya tepki gösterdi: Hesap verecektir!

Türkiye ile İsrail arasında artan sözlü gerilimde yeni bir açıklama geldi. Burhanettin Duran, Benjamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarına sert sözlerle karşılık verdi. “Açıklamalar çaresizlik göstergesi” Duran, Netanyahu’nun açıklamalarını “çaresizlik” olarak nitelendirerek, İsrail Başbakanı’nın bölgedeki politikalarını eleştirdi. Açıklamada, Netanyahu’nun uluslararası hukuk önünde sorumluluk taşıdığı vurgulandı. “İnsanlığa karşı suçlardan hesap verecek” Duran, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Gazze’de soykırım gerçekleştiren ve bölgede yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlik içinde Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaktadır. İnsanlığa karşı işlediği suçlardan er ya da geç hesap verecektir.” Türkiye’den “adalet” vurgusu Açıklamada Türkiye’nin uluslararası alanda daha adil ve güvenli bir dünya hedefi doğrultusunda hareket ettiği belirtilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bu mücadelenin süreceği ifade edildi. Gerilim tırmanıyor Netanyahu’nun açıklamalarıyla başlayan ve karşılıklı sert ifadelerle devam eden süreç, Türkiye-İsrail hattında diplomatik gerilimin yükseldiğine işaret ediyor. Gazze’de soykırım gerçekleştiren ve bölgede yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlik içinde Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya cüret etmektedir. Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur. Siyasi varlığını sürdürme stratejisi olarak bölgeyi… — Burhanettin Duran (@burhanduran) April 11, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

LGBTİ+ derneklerinden ortak çağrı: Bombalar özgürlük getirmez Haber

LGBTİ+ derneklerinden ortak çağrı: Bombalar özgürlük getirmez

Türkiye’de faaliyet gösteren çeşitli LGBTİ+ dernekleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada “Bombalar özgürlük getirmez, ABD ve İsrail’in emperyalist savaşına hayır” denilerek çatışmalara karşı barış çağrısı yapıldı. Dernekler, LGBTİ+ hareketinin özgürlük mücadelesinin barış mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, yakın tarihte LGBTİ+’ların birçok farklı coğrafyada ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı. Nazi Almanyası döneminde LGBTİ+’lara yönelik soykırım politikaları, IŞİD’in saldırıları, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı, İran’daki rejimin LGBTİ+’lara yönelik idam uygulamaları ve farklı ülkelerde yürütülen baskıcı politikaların bu sürecin örnekleri arasında gösterildi. “Savaşın yarattığı yıkıma sessiz kalmayacağız” Dernekler açıklamalarında, savaşların toplumun en kırılgan kesimlerini hedef aldığına dikkat çekti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mücadelesini verdiğimiz dünya bu değil ve biz LGBTİ+ örgütleri olarak ne bu savaşa ne de bu savaşın sebep olduğu yıkıma sessiz kalmayacağız.” Açıklamada ayrıca savaşların yalnızca askeri hedefleri değil, sivilleri de doğrudan etkilediği vurgulandı. Bombardımanların mahalleleri, okulları ve evleri hedef alabildiği; savaşın sağlık, barınma ve su gibi temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırdığı ifade edildi. “Savaş ortamı baskıyı artırıyor” LGBTİ+ dernekleri, savaş ortamının LGBTİ+ bireyler üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti. Militarist söylemin güçlenmesiyle birlikte heteronormatif ve otoriter politikaların da güç kazandığı belirtilerek, farklı kimliklerin daha fazla hedef haline geldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca zorunlu askerlik, militarizasyon ve paramiliter yapıların LGBTİ+ bireyler için doğrudan tehdit oluşturabildiği, savaşın tetiklediği göç ve sığınma süreçlerinde LGBTİ+’ların ayrımcılığa maruz kalabildiği vurgulandı. “Tarafımız barış” Dernekler açıklamanın sonunda uluslararası topluma çağrıda bulunarak, çatışmaların durdurulması ve diplomatik çözüm yollarının devreye sokulması gerektiğini belirtti. Açıklamada şu çağrı yapıldı: “Savaşa karşı tarafımız barıştır. Acilen çatışmasızlık ilan edilmeli, siviller korunmalı ve askeri operasyonlar durdurularak diplomatik yollar devreye sokulmalıdır.” Dernekler ayrıca uluslararası kurumların çifte standart uygulamadan uluslararası hukuku işletmesi ve halkların kendi kaderini tayin hakkının korunması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Netanyahu’dan “Türkiye” tehdidi: F-35 satışı söz konusu olursa tutumumuz daha da sertleşir Haber

Netanyahu’dan “Türkiye” tehdidi: F-35 satışı söz konusu olursa tutumumuz daha da sertleşir

Netanyahu ABD’den F-35 güvencesi aldığını öne sürdü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Abu Ali Express adlı Telegram kanalına verdiği röportajda, ABD’nin Suudi Arabistan’a F-35 satışı konusunda Tel Aviv’in “niteliksel askeri üstünlüğünün korunacağı” yönünde teminat verdiğini iddia etti. Netanyahu, “Muhammed Bin Selman istediği her şeyi alamadı” diyerek, anlaşmanın İsrail’in kırmızı çizgileri gözetilerek yürütüldüğünü savundu. ABD Başkanı Donald Trump, 19 Kasım’da Suudi Arabistan’a ileride teslim edilmek üzere F-35 savaş uçakları ve 300 tankın satışını içeren anlaşmayı onaylamıştı. “Türkiye’ye F-35 transferi çok uzak ihtimal, olursa da sert karşı çıkarız” Netanyahu, ABD’nin Türkiye’ye F-35 vermeyeceğini iddia ederek: “Bunun gerçekleşeceğine inanmıyorum. Mevcut olsa bile çok uzak bir ihtimal. Ancak konu Türkiye olursa F-35 satışına ilişkin tutumumuz Suudi Arabistan’a kıyasla çok daha sert olur.” ifadelerini kullandı. Netanyahu, Suudi Arabistan’ın İsrail’le çatışma halinde olmadığını, Türkiye’nin ise bölgesel dengelerde farklı bir konumda olduğunu savundu. “Filistin devletine izin vermeyeceğiz” Suudi Arabistan’la normalleşme sürecine “temkinli iyimserlik” taşıdığını belirten Netanyahu, Riyad’ın ön şartı olarak bilinen Filistin devleti kurulmasına karşı olduklarını yineledi. UCM tutuklama kararına meydan okudu: “New York’a yine de giderim” ABD’de New York Belediye Başkanı seçilen Zohran Mamdani’nin, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu hakkındaki tutuklama emrini uygulayacağını söylemesi üzerine İsrail Başbakanı şu yanıtı verdi: “Mamdani beni tutuklamakla tehdit etse bile New York’a yine de geleceğim.” Mamdani, Gazze’de yürütülen operasyonları “soykırım” olarak nitelendiriyor ve Netanyahu’nun ABD’ye girişinde tutuklanması gerektiğini savunuyordu.

Bakan Tunç: Gazze’deki soykırım durmalı, ateşkes kalıcı hale gelmeli! Haber

Bakan Tunç: Gazze’deki soykırım durmalı, ateşkes kalıcı hale gelmeli!

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi” açılışında yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini vurguladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi Açılış Töreni”nde yaptığı konuşmada Gazze’de yaşananlar hakkında önemli mesajlar verdi. "Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın üstün yararını gözetiyor; onları korumak, güçlendirmek ve geleceğe güvenle hazırlamak için çalışıyoruz" diyen Bakan Tunç, umudu onaran, hatayı düzelten, insan onurunu merkeze alan bir yaklaşımı hakim kılma hedefiyle çalışmaları sürdüreceklerini söyledi. Bakan Tunç, İsrail’in Gazze’de çocuklara, kadınlara ve masum sivillere yönelik saldırılarının tüm insanlığın vicdanını yaraladığını belirterek, “Gazze’de insan hakları yok sayılıyor. İşgalci İsrail’in soykırım yapması hepimizin yüreğini yakıyor” dedi. https://twitter.com/yilmaztunc/status/1990793225167126622 “Ateşkes kalıcı hale gelmeli” Bakan Tunç, bölgede sağlanan ateşkesin mutlaka kalıcı olması gerektiğini ifade ederek, “Gazze’de soykırım bir an önce durmalıdır” çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin her platformda mazlumların haklarını savunduğunu dile getiren Bakan Tunç, Türkiye olarak çocukların, kadınların, tüm mazlumların hakkını savunduk, bundan sonra da savunmaya devam edeceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.