SON DAKİKA

#Soykırım

HABER DEĞER - Soykırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soykırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz

Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu 2026’nun resmi açılış töreninde konuştu. Erdoğan, uluslararası sistemin yalnızca güç dengelerindeki değişim nedeniyle değil, aynı zamanda “ahlaki ve varoluşsal” bir kriz nedeniyle sarsıldığını söyledi. “Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor.” Kahramanmaraş’taki okul saldırısına değindi Konuşmasının başında Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısına da değinen Erdoğan, saldırının ardından kendisine ulaşanlara teşekkür etti. “Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.” “Gazze’de yaşananlar sistemin kimi koruduğunu gösterdi” Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası sistemin en büyük sınavını Gazze’de verdiğini savundu. Gazze’de yaşananların yalnızca insani bir trajedi olmadığını belirten Erdoğan, bunun mevcut dünya düzeninin neye izin verdiğini ortaya koyduğunu söyledi. “Gazze’de yaşanan soykırım, mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net biçimde göstermiştir.” “Müzakerenin yerini kanlı mücadele almamalı” Erdoğan, İsrail ile Lübnan arasında ilan edilen ateşkesin kalıcı barış için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Anlaşmazlıkların çözümünde silah yerine diplomasinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, İsrail’in müzakere sürecini bozabilecek adımlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. “Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir.” Hürmüz Boğazı mesajı: “Ticari gemilere açık tutulmalı” Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde gerilimin merkezlerinden biri haline gelen Hürmüz Boğazı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Hürmüz’ün bir tarafında İran’ın, diğer tarafında ise Umman’ın bulunduğunu hatırlatarak, Körfez ülkelerinin denize erişim hakkının engellenmemesi gerektiğini söyledi. “Esas olan Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.” NATO zirvesi ve COP31 Antalya’da yapılacak Konuşmasında Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacağını da açıklayan Erdoğan, 7-8 Temmuz’da NATO Liderler Zirvesi’nin Ankara’da gerçekleştirileceğini söyledi. Ayrıca Kasım ayında COP31’in de Antalya’da düzenleneceğini duyurdu. Erdoğan, COP31 sürecinde özellikle “Sıfır Atık” politikalarının öne çıkarılacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Burhanettin Duran’dan Benjamin Netanyahu’ya tepki gösterdi: Hesap verecektir! Haber

Burhanettin Duran’dan Benjamin Netanyahu’ya tepki gösterdi: Hesap verecektir!

Türkiye ile İsrail arasında artan sözlü gerilimde yeni bir açıklama geldi. Burhanettin Duran, Benjamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarına sert sözlerle karşılık verdi. “Açıklamalar çaresizlik göstergesi” Duran, Netanyahu’nun açıklamalarını “çaresizlik” olarak nitelendirerek, İsrail Başbakanı’nın bölgedeki politikalarını eleştirdi. Açıklamada, Netanyahu’nun uluslararası hukuk önünde sorumluluk taşıdığı vurgulandı. “İnsanlığa karşı suçlardan hesap verecek” Duran, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Gazze’de soykırım gerçekleştiren ve bölgede yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlik içinde Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaktadır. İnsanlığa karşı işlediği suçlardan er ya da geç hesap verecektir.” Türkiye’den “adalet” vurgusu Açıklamada Türkiye’nin uluslararası alanda daha adil ve güvenli bir dünya hedefi doğrultusunda hareket ettiği belirtilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bu mücadelenin süreceği ifade edildi. Gerilim tırmanıyor Netanyahu’nun açıklamalarıyla başlayan ve karşılıklı sert ifadelerle devam eden süreç, Türkiye-İsrail hattında diplomatik gerilimin yükseldiğine işaret ediyor. Gazze’de soykırım gerçekleştiren ve bölgede yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlik içinde Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya cüret etmektedir. Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur. Siyasi varlığını sürdürme stratejisi olarak bölgeyi… — Burhanettin Duran (@burhanduran) April 11, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

LGBTİ+ derneklerinden ortak çağrı: Bombalar özgürlük getirmez Haber

LGBTİ+ derneklerinden ortak çağrı: Bombalar özgürlük getirmez

Türkiye’de faaliyet gösteren çeşitli LGBTİ+ dernekleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada “Bombalar özgürlük getirmez, ABD ve İsrail’in emperyalist savaşına hayır” denilerek çatışmalara karşı barış çağrısı yapıldı. Dernekler, LGBTİ+ hareketinin özgürlük mücadelesinin barış mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, yakın tarihte LGBTİ+’ların birçok farklı coğrafyada ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı. Nazi Almanyası döneminde LGBTİ+’lara yönelik soykırım politikaları, IŞİD’in saldırıları, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı, İran’daki rejimin LGBTİ+’lara yönelik idam uygulamaları ve farklı ülkelerde yürütülen baskıcı politikaların bu sürecin örnekleri arasında gösterildi. “Savaşın yarattığı yıkıma sessiz kalmayacağız” Dernekler açıklamalarında, savaşların toplumun en kırılgan kesimlerini hedef aldığına dikkat çekti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mücadelesini verdiğimiz dünya bu değil ve biz LGBTİ+ örgütleri olarak ne bu savaşa ne de bu savaşın sebep olduğu yıkıma sessiz kalmayacağız.” Açıklamada ayrıca savaşların yalnızca askeri hedefleri değil, sivilleri de doğrudan etkilediği vurgulandı. Bombardımanların mahalleleri, okulları ve evleri hedef alabildiği; savaşın sağlık, barınma ve su gibi temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırdığı ifade edildi. “Savaş ortamı baskıyı artırıyor” LGBTİ+ dernekleri, savaş ortamının LGBTİ+ bireyler üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti. Militarist söylemin güçlenmesiyle birlikte heteronormatif ve otoriter politikaların da güç kazandığı belirtilerek, farklı kimliklerin daha fazla hedef haline geldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca zorunlu askerlik, militarizasyon ve paramiliter yapıların LGBTİ+ bireyler için doğrudan tehdit oluşturabildiği, savaşın tetiklediği göç ve sığınma süreçlerinde LGBTİ+’ların ayrımcılığa maruz kalabildiği vurgulandı. “Tarafımız barış” Dernekler açıklamanın sonunda uluslararası topluma çağrıda bulunarak, çatışmaların durdurulması ve diplomatik çözüm yollarının devreye sokulması gerektiğini belirtti. Açıklamada şu çağrı yapıldı: “Savaşa karşı tarafımız barıştır. Acilen çatışmasızlık ilan edilmeli, siviller korunmalı ve askeri operasyonlar durdurularak diplomatik yollar devreye sokulmalıdır.” Dernekler ayrıca uluslararası kurumların çifte standart uygulamadan uluslararası hukuku işletmesi ve halkların kendi kaderini tayin hakkının korunması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Netanyahu’dan “Türkiye” tehdidi: F-35 satışı söz konusu olursa tutumumuz daha da sertleşir Haber

Netanyahu’dan “Türkiye” tehdidi: F-35 satışı söz konusu olursa tutumumuz daha da sertleşir

Netanyahu ABD’den F-35 güvencesi aldığını öne sürdü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Abu Ali Express adlı Telegram kanalına verdiği röportajda, ABD’nin Suudi Arabistan’a F-35 satışı konusunda Tel Aviv’in “niteliksel askeri üstünlüğünün korunacağı” yönünde teminat verdiğini iddia etti. Netanyahu, “Muhammed Bin Selman istediği her şeyi alamadı” diyerek, anlaşmanın İsrail’in kırmızı çizgileri gözetilerek yürütüldüğünü savundu. ABD Başkanı Donald Trump, 19 Kasım’da Suudi Arabistan’a ileride teslim edilmek üzere F-35 savaş uçakları ve 300 tankın satışını içeren anlaşmayı onaylamıştı. “Türkiye’ye F-35 transferi çok uzak ihtimal, olursa da sert karşı çıkarız” Netanyahu, ABD’nin Türkiye’ye F-35 vermeyeceğini iddia ederek: “Bunun gerçekleşeceğine inanmıyorum. Mevcut olsa bile çok uzak bir ihtimal. Ancak konu Türkiye olursa F-35 satışına ilişkin tutumumuz Suudi Arabistan’a kıyasla çok daha sert olur.” ifadelerini kullandı. Netanyahu, Suudi Arabistan’ın İsrail’le çatışma halinde olmadığını, Türkiye’nin ise bölgesel dengelerde farklı bir konumda olduğunu savundu. “Filistin devletine izin vermeyeceğiz” Suudi Arabistan’la normalleşme sürecine “temkinli iyimserlik” taşıdığını belirten Netanyahu, Riyad’ın ön şartı olarak bilinen Filistin devleti kurulmasına karşı olduklarını yineledi. UCM tutuklama kararına meydan okudu: “New York’a yine de giderim” ABD’de New York Belediye Başkanı seçilen Zohran Mamdani’nin, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu hakkındaki tutuklama emrini uygulayacağını söylemesi üzerine İsrail Başbakanı şu yanıtı verdi: “Mamdani beni tutuklamakla tehdit etse bile New York’a yine de geleceğim.” Mamdani, Gazze’de yürütülen operasyonları “soykırım” olarak nitelendiriyor ve Netanyahu’nun ABD’ye girişinde tutuklanması gerektiğini savunuyordu.

Bakan Tunç: Gazze’deki soykırım durmalı, ateşkes kalıcı hale gelmeli! Haber

Bakan Tunç: Gazze’deki soykırım durmalı, ateşkes kalıcı hale gelmeli!

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi” açılışında yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini vurguladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi Açılış Töreni”nde yaptığı konuşmada Gazze’de yaşananlar hakkında önemli mesajlar verdi. "Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın üstün yararını gözetiyor; onları korumak, güçlendirmek ve geleceğe güvenle hazırlamak için çalışıyoruz" diyen Bakan Tunç, umudu onaran, hatayı düzelten, insan onurunu merkeze alan bir yaklaşımı hakim kılma hedefiyle çalışmaları sürdüreceklerini söyledi. Bakan Tunç, İsrail’in Gazze’de çocuklara, kadınlara ve masum sivillere yönelik saldırılarının tüm insanlığın vicdanını yaraladığını belirterek, “Gazze’de insan hakları yok sayılıyor. İşgalci İsrail’in soykırım yapması hepimizin yüreğini yakıyor” dedi. https://twitter.com/yilmaztunc/status/1990793225167126622 “Ateşkes kalıcı hale gelmeli” Bakan Tunç, bölgede sağlanan ateşkesin mutlaka kalıcı olması gerektiğini ifade ederek, “Gazze’de soykırım bir an önce durmalıdır” çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin her platformda mazlumların haklarını savunduğunu dile getiren Bakan Tunç, Türkiye olarak çocukların, kadınların, tüm mazlumların hakkını savunduk, bundan sonra da savunmaya devam edeceklerini kaydetti.

Sudan’daki katliama karşı Türkiye ve Mısır devrede Haber

Sudan’daki katliama karşı Türkiye ve Mısır devrede

BAE destekli RSF’nin El-Faşir saldırıları sonrası “acil destek” talebi geldi Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana süren iç savaşın en kanlı aşamalarından biri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) desteklediği Hızlı Destek Güçleri’nin (RSF) El-Faşir’de sivillere yönelik saldırılarıyla yaşandı. Uydu görüntüleri ve sahadan gelen videolar, toplu infazları ve yakılan köyleri dünya gündemine taşıdı. Sudan ordusu, saldırıların ardından Mısır ve Türkiye ile doğrudan temas kurarak mühimmat ve hava savunma desteği talep etti. “Sudan, Mısır ve Türkiye’den silah bekliyor” iddiası Sudanlı analist Kholood Khair, MEE’ye yaptığı açıklamada, “SAF, El-Faşir’in düşmesinden sonra Mısır ve Türkiye’nin kendisine silah sağlamasını bekliyor. Özellikle Mısır, güney sınırını güvence altına alma konusunda çıkar sahibi.” dedi. Mısır Genelkurmay Başkanı’nın önce Suudi Arabistan'a ardından Port Sudan’a yaptığı ziyaret, krizin askeri boyuta taşındığı yorumlarını güçlendirdi. Türkiye’den İHA ve füze desteği iddiası: “El-Faşir soykırımı kararlılığımızı artırdı” MEE’ye konuşan Türk kaynaklar, Sudan’a yönelik askeri desteğin zaten sürdüğünü ve artırılacağını belirtti: “Zaten daha fazla sistem göndermeyi planlıyorduk ancak El-Faşir’deki soykırım kararlılığımızı daha da artırdı.” Sudan Hava Kuvvetleri’ne geçtiğimiz yıldan bu yana askeri İHA’lar, havadan karaya füzeler ve komuta sistemleri sağlandığı, Türk İHA’larının sahada aktif olduğu iddia edildi. Ankara’nın Sudan politikası: “Temkinli ama istikrarlı destek” 2019 sonrası Sudan politikasında hem SAF hem RSF ile diplomatik temas yürüten Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arabuluculuk önerileriyle çatışmaların barışçıl çözümü için rol üstlenmişti. Ancak son katliamlar, bu diplomatik çizginin yerini daha açık askeri desteğe bırakabileceği yorumlarına yol açtı. Erdoğan: “Sudan halkını yalnız bırakamayız” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, “Bir kalbi olan hiç kimse El-Faşir’deki katliamlara sessiz kalamaz. Sudan’ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumalı, Sudan halkını desteklemeliyiz.” diyerek Müslüman ülkeleri harekete geçmeye çağırmıştı.

Uygur hareketine 2025 Demokrasi Ödülü: Susturulan milyonların sesi olmaya devam edeceğiz! Haber

Uygur hareketine 2025 Demokrasi Ödülü: Susturulan milyonların sesi olmaya devam edeceğiz!

ÇKP baskısı altındaki topluluklara adanan ödül Washington’da düzenlenen törenle sahiplerine verildi ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenen törenle verilen 2025 Demokrasi Ödülü, bu yıl Uygur hareketine takdim edildi. Senatör Mel Martinez’in sunduğu ödülü, Uygur hareketi adına İcra Direktörü Ruşen Abbas teslim aldı. Törende, Çin’deki insan hakları ihlallerine karşı yürütülen uluslararası farkındalık kampanyaları vurgulandı. Ruşen Abbas: “Bu ödül, sesleri susturulan milyonlar adına kabul edildi” Törende konuşan Abbas, ödülü sadece kendi organizasyonları için değil, “toplu gözaltılar, zorla çalıştırma ve inancın suç sayılmasıyla karşı karşıya bırakılan milyonlarca Uygur ve Türki halk” adına aldığını belirtti. Abbas, yedi yıldır kayıp olan kız kardeşi Dr. Gulshan Abbas’ın durumunu hatırlatarak, “ÇKP baskısı sadece ülkede değil, sınır ötesinde de hissediliyor” ifadelerini kullandı. Diğer ödüller de Çin’deki baskı düzenine dikkat çekti Uygur hareketine verilen ödülün yanı sıra, Çin’de dijital sansürü belgeleyen Xiao Qiang ve China Digital Times da aynı törende onurlandırıldı. “Demokrasi Hizmet Madalyası” ise Pastör Wang Yi ve 11. Panchen Lama Gedhun Choekyi Nyima’ya verildi. Tören, Çin’in insan hakları ihlallerinin küresel ölçekte belgelenmesi ve sorumluluk çağrısının güçlendirilmesi amacıyla organize edildi. Ulusal Demokrasi Vakfı: “Bu ödül, direnişin susturulamayacağını gösteriyor” Ulusal Demokrasi Vakfı Başkanı Damon Wilson, ödülün “soykırım ve devlet şiddeti altında yaşamaya zorlanan topluluklara verilen bir dayanışma mesajı” olduğunu söyledi. Vakıf, Uygur hareketinin demokrasi, inanç özgürlüğü ve insan onuru mücadelesindeki rolünü “küresel bir direnç hattı” olarak tanımladı.

“Dünya seyrediyor” uyarısı: Sudan, Darfur’da yeni soykırımın başladığını duyurdu Haber

“Dünya seyrediyor” uyarısı: Sudan, Darfur’da yeni soykırımın başladığını duyurdu

İki yılı aşkın süredir iç savaşla sarsılan Sudan’da, Darfur bölgesinden gelen yeni katliam haberleri “soykırım” tartışmasını yeniden dünyaya taşıdı. Kuzey Darfur’un başkenti El-Faşir’in paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) düşmesinin ardından Sudan’ın İngiltere Büyükelçisi Babikir Elamin, Londra’da yaptığı açıklamada uluslararası topluma sert çıkıştı: “Dünya ya çaresiz ya da hiç ilgilenmiyor. Bu katliamı durdurmak zorundayız.” Darfur’dan gelen raporlar: toplu infazlar, tecavüzler, fidye için kaçırılan siviller Bölgede binlerce sivilin öldürüldüğü, kadınların sistematik biçimde cinsel saldırıya uğradığı, ailelerin fidye için kaçırıldığı belirtiliyor. Yerel kaynaklara göre sadece son haftalarda yüzlerce kişi öldürüldü, bölgede temel gıda tükendi, insanlar hayvan yemi ve deri kaynatıp yemek zorunda bırakıldı. Sudan’daki iç savaşta can kaybının 150 binin üzerine çıktığı tahmin ediliyor. “Birleşik Arap Emirlikleri soykırımın finansörü” iddiası Sudan Büyükelçisi, RSF’ye silah sağladığı iddiasıyla Birleşik Arap Emirlikleri’ni açıkça “soykırımın aktörü” olmakla suçladı. “BAE, RSF’yi silahlandırarak bu savaşın uzamasını sağlıyor” diyen Elamin, İngiltere’den baskı uygulamasını istedi: “Birleşik Krallık, BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu suçu durdurmak için BAE’ye baskı kurmalı.” BAE ise iddiaları “kesin bir dille reddetti” ve her iki tarafı da desteklemediğini savundu. İngiltere: “21. yüzyılın en büyük insani felaketi olabilir” Londra hükümeti, RSF’nin kuşattığı El-Faşir’de yaşananları “dehşet verici” olarak tanımladı ve önümüzdeki haftalarda felaketin daha da büyüyebileceği uyarısında bulundu. Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı, “Darfur’da yaşananlar, uluslararası toplum gerekli adımı atmazsa 21. yüzyılın en büyük insani krizine dönüşecek” açıklaması yaptı. “RSF, IŞİD gibi muamele görmeli” çağrısı Sudan Büyükelçisi, RSF’nin bir terör örgütü olarak tanınması gerektiğini belirtti: “RSF’nin yaptığı, 20 yıl önceki Janjaweed katliamının devamıdır. Onlarla IŞİD’le nasıl mücadele ettiysek öyle mücadele etmeliyiz.” 2003’te Darfur’da aynı yapının önceki versiyonu olan Cancavid milisleri tarafından 300 bin kişinin öldürüldüğü Birleşmiş Milletler raporlarında yer almıştı. Kriz neden dünyada gündem olmuyor? Sudan’daki savaş, Ukrayna ve Gazze gündemlerinin gölgesinde küresel medyada sınırlı yer buluyor. BM uzmanlarına göre uluslararası ilginin yokluğu, RSF’nin ilerleyişini hızlandırıyor: “Dünya bakmadığı sürece soykırım daha rahat yapılıyor.”

Malezya’dan El‑Faşir uyarısı Haber

Malezya’dan El‑Faşir uyarısı

Anwar Ibrahim, Malezya Başbakanı olarak Sudan’daki Darfur bölgesinde, özellikle El-Faşir kentinde yaşanan toplu şiddet olaylarına dair “soykırım boyutuna varabilir” uyarısında bulunarak, uluslararası toplumu “insani yardımı yeniden güvence altına almaya” ve çatışmaları “derhal durdurmaya” çağırdı. El-Faşir’de rapor edilen katliamlar ve yaygın yerinden edilmeler, Malezya’yı alarm durumuna geçirdi. Malezya Başbakanı Anwar, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, El-Faşir bölgesinde yaşananları “insani felaket” olarak nitelendirdi. Toplu katliamlar, açlık ve milyonlarca yurttaşın yerinden edilmesine dikkat çekti. Açıklamasında, “İnsanlığa karşı suç, hatta soykırıma varabilecek vahşet raporları kabul edilemez” diyerek uluslararası insancıl hukukun eksiksiz uygulanmasını savundu. Uluslararası müdahale çağrısı net: “Daha fazla acıyı önlemek için kararlı adımlar atılmalı.” Anwar, şiddetin durdurulması, insani yardımların erişiminin sağlanması ve sorumluların hesap vermesi için küresel toplumu “kararlı hareket etmeye” çağırdı. Malezya’nın Sudan halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirterek, olayların takipçisi olduğunu vurguladı. Çatışmanın arka planında Rapid Support Forces (RSF) güçlerinin El-Faşir’i kontrolü ele geçirmesi ve sivillere yönelik ağır ihlaller bulunuyor. Nisan 2023’ten bu yana sürdürülen Sudan ordusu ile RSF arasındaki çatışma, Darfur’da on binlerce ölümü ve milyonlarca yurttaşın yerinden edilmesini beraberinde getirdi. Ekim sonunda El-Faşir’de kontrolün RSF’ye geçmesiyle sivil ihlallerine dair çok sayıda rapor ortaya çıktı; bu süreçte RSF liderleri bazı ihlalleri kabul etti. Malezya’nın erken uyarısı bölgedeki durumun küresel barış ve güvenlik açısından taşıdığı öneme işaret ediyor. Anwar’ın açıklaması, Sudan’daki krizinin yalnızca bölgesel değil uluslararası boyut taşıdığını gösteriyor. Bu tür durumlarda uluslararası insani hukuk, suç tanımları (soykırım, insanlığa karşı suç) ve uluslararası müdahale kaderi belirleyici olabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.