SON DAKİKA

#Soykırım

HABER DEĞER - Soykırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soykırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İletişim Başkanlığı'ndan İsrail yönetimine tepki: “Ucuz siyasetin parçası” Haber

İletişim Başkanlığı'ndan İsrail yönetimine tepki: “Ucuz siyasetin parçası”

İletişim Başkanlığı, İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Başkanlıktan yapılan açıklamada, İsrail tarafının ifadelerinin "tarihi gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanlar" olduğu belirtilerek, bunların savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla ilgili hesap vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acizliği ifade ettiği kaydedildi. “Ucuz Siyasetin Parçası” Açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetiminin Türkiye'yi yeni bir tehdit figürü olarak inşa etmeye çalıştığı savunularak, bunun iç siyasi rekabet ve seçim kampanyası kapsamında yürütülen "ucuz siyasetin" bir parçası olduğu belirtildi. İletişim Başkanlığı, söz konusu yaklaşımın yalnızca İsrail açısından değil, bölgesel ve küresel barış ile istikrar bakımından da ciddi risk taşıdığını kaydetti. Açıklamada ayrıca, Netanyahu yönetiminin "soykırım suçlamasıyla uluslararası adalet mekanizmalarının önünde hesap vermeyi beklediği" ifade edilerek, Türkiye'nin bölgede barış, adalet ve istikrarı savunmayı sürdüreceği vurgulandı. Başkanlık açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: "Türkiye, dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya, bedeli ne olursa olsun bölgemizde barışı, adaleti ve istikrarı kararlılıkla savunmaya devam edecektir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye, Netanyahu için kırmızı bülten çıkartacak mı? Haber

Türkiye, Netanyahu için kırmızı bülten çıkartacak mı?

Türkiye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında uluslararası düzeyde aranmalarını sağlamak üzere kırmızı bülten talebinde bulundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Filistin halkının ve insanlık vicdanının yanında durmaya devam edeceklerini vurgulayarak, insanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için kararlı adımların atılacağını ifade etti. Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda düzenlenen saldırıya ilişkin yargı sürecinin sürdüğünü bildirdi. “Soykırım suçundan yakalama emirleri verildi” Bakan Gürlek, sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch'in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütülmektedir. Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında 'Soykırım' suçundan 14 Temmuz tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir." Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch; Gazze'ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında "İnsanlığa Karşı Suç", "Soykırım", "Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma", "Kasten Yaralama", "Eziyet", "Mala Zarar Verme", "Nitelikli Yağma" ve "Ulaşım Araçlarının Kaçırılması" suçlarından yargılanıyor. Gazze'de yürütülen politikalara ve yaşananlara tepki gösteren Gürlek, "Gazze'de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze'de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkanlarını kararlılıkla kullanacağız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail ve Türkiye arasında ipler geriliyor: AK Parti Sözcüsü'nden Netanyahu'ya tepki Haber

İsrail ve Türkiye arasında ipler geriliyor: AK Parti Sözcüsü'nden Netanyahu'ya tepki

"Sıkıştıkça Cumhurbaşkanımıza saldırıyorlar" Orta Doğu'da tırmanan bölgesel gerilime ve İsrail'in askeri operasyonlarına Ankara'dan sert bir tepki gösteren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Netanyahu'nun "soykırım şebekesinin" tüm bölge için kaos ve katliam anlamına geldiğini vurguladı. Çelik, "Bu insanlık düşmanı şebeke, İsrail'in iç siyasetinde sıkıştıkça Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Bunun sebebi, Sayın Cumhurbaşkanımızın bu katliam şebekesine karşı 'insanlık ittifakı'nın en kararlı duruşuna sahip olmasındandır" ifadelerini kullandı. "Batı Şeria'yı Gazzeleştirme peşindeler" Netanyahu şebekesinin hukuk önünde hesap vereceği günlerin gelmesinin insani değerler adına elzem olduğunu belirten Çelik, saldırıların tek bir fanatizm ajandasının parçası olduğuna dikkat çekti. Çelik konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Netanyahu şebekesinin Gazze'deki soykırımı, Batı Şeria'yı Gazzeleştirme eylemleri, İran halkına saldırısı, Lübnan'ın belli bölümlerini işgal etmesi ve Suriye'ye yönelik tacizleri aynı fanatizm ajandasının parçalarıdır." "Şara Hükümeti Adım Attıkça İsrail Hedef Alıyor" İsrail'in son olarak Suriye'yi hedef almasının, bölge halklarının barış ve huzurunun önündeki en büyük engelin İsrail politikaları olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade eden Çelik, şu çağrıda bulundu: "Şara hükümeti, Suriye'nin iç bütünlüğünü sağlama adına ne zaman basiretli adımlar atsa, İsrail hemen Suriye halkının iç barışına saldırmaktadır. Buna karşı tüm uluslararası toplum beraber tepki vermelidir. Netanyahu şebekesine karşı durmak, tüm insanlığın haysiyetini savunmaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılı: 10 kurban daha uğurlanıyor Haber

Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılı: 10 kurban daha uğurlanıyor

Katledilen binlerce kurbandan kimlik tespiti yapılan 10’u daha, bugün Potoçari Anıt Mezarlığı’nda gerçekleştirilen cenaze töreniyle toprağa veriliyor. 31 yıldır dinmeyen acı 11 Temmuz 1995 tarihinde, Ratko Mladiç komutasındaki Sırp birlikleri tarafından gerçekleştirilen soykırımın acısı, aradan geçen 31 yıla rağmen tazeliğini koruyor. Potoçari Anıt Merkezi'nde düzenlenen anma törenine; Türkiye başta olmak üzere pek çok ülkeden devlet yetkilileri, büyükelçiler, soykırım kurbanlarının aileleri ve binlerce katılımcı akın etti. 10 yeni defin ile toplam sayı 6 Bin 782 oldu Kimlik tespiti tamamlanan ve ailelerinin onayı alınan 10 kurbanın defniyle birlikte Potoçari Anıt Mezarlığı'ndaki defin sayısı 6 bin 782’ye yükseldi. Hâlâ 1000'den fazla kurbanın cenazesine ise ulaşılamadığı belirtiliyor. Bugün toprağa verilen kurbanlar arasında en genç isim 20 yaşındaki Senad Jusic, en yaşlı isim ise 56 yaşındaki Ramo Dautovic oldu. Bugün defnedilen diğer isimler ise şöyle: Muriz Barakovic, Hamed Music, Ramo Alic, Muhidin Osmanovic, Huso Cerimovic, Nuko Nukic, Ahmet Guster ve Asım Kunic. 11 Temmuz 1995: Srebrenitsa'da ne olmuştu? Tarihe kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa katliamı, bir dizi sistematik insan hakları ihlali ve uluslararası koruma zafiyetiyle gerçekleşmişti. 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa, Sırp güçlerinin eline geçmiş, Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapan Hollandalı barış gücü askerlerine sığınan sivil Boşnaklar, güvenli bölge vaadine rağmen Sırp askerlerine teslim edilmişti. Kadın ve çocukların ayrılmasının ardından, yaşları 12 ile 77 arasında değişen en az 8 bin 372 Boşnak erkek; ormanlık alanlarda, fabrikalarda ve depolarda sistematik bir şekilde katledildi. Failler, izlerini gizlemek amacıyla kurbanları toplu mezarlara gömdü. Savaş sonrasında başlatılan arama çalışmalarıyla, bu mezarların parçalanıp farklı yerlere taşındığı tespit edildi. Bugün gerçekleştirilen tören, bu acının unutulmaması ve adaletin tecellisi için küresel çapta verilen bir mesaj olma niteliğini taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazze’de 1000 Gün Haber

Gazze’de 1000 Gün

"İran'ın vekillerini vurma" gerekçesiyle başlayan süreç, bölgedeki devletlerin altyapılarının yok edildiği ve on binlerce insanın hayatını kaybettiği tarihi bir felakete evrildi. Etnik temizlik(!) ve yıkım Ekim 2023’ten bu yana geçen 1000 günde Gazze’de tarihin gördüğü en büyük insan yapımı felaketlerden biri yaşandı. 21 bin 500’den fazlası çocuk ve 12 bin 500’den fazlası kadın olmak üzere toplam 73 bin 66 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’ndeki yapıların en az yüzde 90’ı yerle bir edildi. Yaklaşık 2 milyon 400 bin Filistinli, defalarca zorla yerinden edilerek etnik temizliğe maruz bırakıldı. İsrail’in Gazze’deki soykırım operasyonlarının yarattığı yıkımın bilançosu en az 80 milyar dolara ulaştı. Bölgesel yayılma sürüyor: Lübnan, Yemen ve Suriye İsrail ordusu, Gazze dışındaki hedeflere yönelik saldırılarını sistematik bir şekilde genişletti: 2 Mart 2026’da yoğunlaşan saldırılarla Lübnan’ın güneyinde yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanı "tampon bölge" bahanesiyle işgal etti. Husileri hedef alan hava saldırıları, 28 Ağustos 2025’te Başbakan Ahmet Galib er-Rehavi ve bazı bakanların ölümüyle sonuçlanan bir krize dönüştü. 8 Aralık 2024’te Baas rejiminin devrilmesinin ardından İsrail, "gelecek tehdit" bahanesiyle yüzlerce hava saldırısı düzenledi ve güneydeki tampon bölgeyi işgal etti. Doğrudan hesaplaşma İsrail ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı suikastlar ve küçük çaplı saldırıların ardından 13 Haziran 2025’te "doğrudan savaşa" evrildi. 12 gün süren bu ilk safhada nükleer tesisler ve askeri altyapı hedef alındı. 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in başlattığı ortak "ikinci raunt" saldırıları ise Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına ve Körfez’deki ABD üslerinin vurulmasına kadar uzanan, tüm dünyayı ekonomik krize sürükleyen küresel bir boyuta ulaştı. Bu çatışmalarda İran kaynaklarına göre 3 bin 500, uluslararası kaynaklara göre ise 6 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Uzun süren savaş, 17 Haziran 2026’da devlet başkanlarının imzaladığı Mutabakat Zaptı ile resmi olarak sona erdirilmeye çalışılırken, bölgedeki derin siyasi ve ekonomik hasarın etkileri hala hissediliyor. Diplomasi ve hukuk süreç yetersiz kaldı İsrail yönetimi, bu süreçte ağır uluslararası baskıyla karşı karşıya kaldı: Uluslararası Ceza Mahkemesi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkardı. İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla yargılandı. 9 Eylül 2025’te Katar’da müzakere heyetine yönelik düzenlenen saldırı, uluslararası toplumda "kırılma anı" olarak kabul edildi ve İsrail’i Ekim 2025’teki ateşkese razı eden dış baskının fitilini ateşledi. Bugün 1000. gününe giren süreçte İsrail, Batı Şeria’daki işgalini de 1967’den bu yana görülen en yüksek seviyeye taşıyarak "vaadedilmiş topraklar" iddiasıyla bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İletişim Başkanı Duran: "Soykırım suçuyla yargılananların Türkiye’ye tarih dersi vermeye hakkı yok" Haber

İletişim Başkanı Duran: "Soykırım suçuyla yargılananların Türkiye’ye tarih dersi vermeye hakkı yok"

Duran, İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü saldırıları meşrulaştırmak ve uluslararası kamuoyunu manipüle etmek amacıyla tarihi bir konuyu siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret ettiğini belirterek, bu tutumu "tek kelimeyle ikiyüzlülük" olarak tanımladı. "Bebek, kadın, yaşlı demeden katlediyorlar" İsrail yönetiminin güncel eylemleri ile tarihi çarpıtma çabaları arasındaki çelişkiye dikkat çeken Duran, "Bebek, kadın, yaşlı demeden on binlerce masum sivili gözlerini kırpmadan katlederek 21. yüzyılın en vahşi katliamına imza atan İsrail yönetiminin, tarihi olayları siyasi bir silah olarak kullanmaya cüret etmesi tek kelimeyle ikiyüzlülüktür" dedi. "İnsanlık suçlarını örtbas etme çabası" Duran, İsrail'in bu hamlesinin gerçek nedeninin Filistin'de işledikleri suçları unutturmak olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı: "İsrail’in 1915 olaylarını sözde ‘soykırım’ olarak tanıması, ellerine bulaşan Filistinli masumların kanını, Orta Doğu’da yürüttükleri devlet terörünü ve fütursuzca işledikleri insanlık suçlarını örtbas etme çabasının beyhude bir dışavurumudur." "Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yapı" İsrail'in hastaneler, okullar ve ibadethaneler gibi sivil alanlara yönelik saldırılarını anımsatan İletişim Başkanı, İsrail'in ahlaki bir söylemde bulunmasının tutarsızlığına vurgu yaptı: "Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yapının ahlaki ve tarihi yükümlülüklerden bahsetmesi insanlık tarihinin gördüğü en büyük ironidir." Açıklamasını, İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’ndaki (UAD) durumuna dikkat çekerek tamamlayan Duran, sert bir uyarıda bulundu: "Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçuyla yargılananların Türkiye’ye tarih dersi vermeye veya vicdan bekçiliğine soyunmaya zerre kadar hakkı yoktur." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.