SON DAKİKA

#Suç

HABER DEĞER - Suç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek: Çocukların işlediği ağır suçlarda aileler de sorumlu tutulacak Haber

Bakan Gürlek: Çocukların işlediği ağır suçlarda aileler de sorumlu tutulacak

Akın Gürlek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından suça sürüklenen çocuklara yönelik yeni yasal düzenlemeler üzerinde çalışıldığını duyurdu. Akın Gürlek, çocukların işlediği şiddet suçlarında yalnızca failin değil, ailelerin de sorumlu tutulabileceğini söyledi. Gürlek, özellikle denetim ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyen aileler için yeni yaptırımlar planlandığını belirtti. “Gerekirse ailelerimizi de bu konuda denetim ve bakım yükümlülüğü ihmal etme anlamında çocukların işlediği bazı suçlardan, özellikle de şiddet içeren suçlar ve adam öldürme gibi suçların sorumluluğunu da gündeme getireceğiz.” Okul saldırıları için “nitelikli öldürme” düzenlemesi geliyor Akın Gürlek, okul ve benzeri kamusal alanlarda işlenen cinayetlerin cezasının da ağırlaştırılacağını açıkladı. Buna göre okulda gerçekleştirilen öldürme eylemleri, “nitelikli adam öldürme” kapsamında değerlendirilecek. Bakanlık, böylece okul saldırıları gibi olaylarda daha ağır cezalar uygulanmasının önünü açmayı hedefliyor. Evde silahı erişilebilir bırakana da ceza Yeni düzenlemeler arasında, ruhsatlı silahların evde çocukların erişebileceği şekilde bulundurulmasına ilişkin yaptırımlar da yer alıyor. Akın Gürlek, ruhsatlı olsa bile silahların çocukların ulaşamayacağı şekilde saklanmasının zorunlu hale getirileceğini söyledi. Silahın usule aykırı şekilde muhafaza edilmesi nedeniyle bir suç işlenmesi halinde, silah sahibinin de cezai sorumlulukla karşılaşabileceğini belirtti. Bu kapsamda, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun’da değişiklik yapılması planlanıyor. Sosyal medya ve şiddet içeriklerine yaptırım gündemde Akın Gürlek, televizyonlar, dijital platformlar ve sosyal medyada şiddeti özendiren içeriklere yönelik de yeni düzenlemeler yapılacağını açıkladı. Buna göre silah kullanımını teşvik eden, şiddeti normalleştiren ya da benzer suçları özendirici yayınlara cezai yaptırım uygulanması gündeme gelecek. Bakanlık, özellikle çocukları etkileyen dijital içeriklerin daha sıkı denetlenmesini ve sosyal medya platformlarına yönelik yeni sorumluluklar getirilmesini planlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis Haber

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis

Narin Güran cinayetine ilişkin davada kamuoyunun merakla beklediği ara karar açıklandı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıkan itirafçı Nevzat Bahtiyar, “cinayete yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılandı Mahkeme, daha önce Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 4 yıl 6 aylık “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” cezasının ardından dosyayı yeniden ele aldı. Daha önceki karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu. Yargıtay, Bahtiyar’ın eyleminin yalnızca delilleri gizlemekle sınırlı olmadığını, “nitelikli kasten öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti. “Cesedi götüreceksin dedi” savunmasını yineledi Duruşmada savunma yapan Nevzat Bahtiyar, olay günü amca Salim Güran tarafından çağrıldığını, eve gittiğinde Narin’in cansız bedeniyle karşılaştığını öne sürdü. Bahtiyar, Salim Güran’ın kendisini silahla tehdit ederek “Cesedi götüreceksin” dediğini, oğluyla birlikte öldürülmekle tehdit edildiği için cesedi dereye götürdüğünü söyledi. Bahtiyar savunmasında, “Beni ve annesini birlikte gördü, ben de onu öldürdüm. Cesedi sen götüreceksin dedi. Tehdit edince mecbur kaldım” ifadelerini de tekrar etti. Baba Arif Güran: “Bu adamın ifadeleri çelişkili” Mahkemede söz alan baba Arif Güran ise Nevzat Bahtiyar’ın daha önce altı kez ifade verdiğini ve tüm ifadelerinin birbiriyle çeliştiğini söyledi. Arif Güran, “Benim kızım katledildi. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet o parmağı kessin” diyerek olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılmasını istedi. Anne, ağabey ve amcaya verilen ağırlaştırılmış müebbet kararı korunmuştu Daha önce görülen davada anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Bu karar daha sonra Yargıtay tarafından da onanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hak ettiği değeri görememiş 5 film Haber

Hak ettiği değeri görememiş 5 film

Wristcutters: A Love Story (2006) Goran Dukic’in yönettiği film, Etgar Keret’in kısa öyküsünden uyarlanmış sıra dışı bir kara mizah hikâyesi sunuyor. İntihar edenlerin gittiği kasvetli bir arafta geçen anlatı, kayıp, pişmanlık ve umut kavramlarını tuhaf bir yol filmi üzerinden ele alıyor. Eski sevgilisini bulmak için yola çıkan Zia’nın hikâyesi, absürt mizah ile varoluşsal sorgulamayı aynı anda taşımasıyla akılda kalıyor. Perfetti Sconosciuti (2016) Paolo Genovese’nin yönettiği film, basit bir oyun üzerinden ilişkilerin kırılganlığını açığa çıkarıyor. Bir akşam yemeğinde herkes telefonunu ortaya koymayı kabul ettiğinde, sırlar hızla görünür hale geliyor. Modern ilişkilerde mahremiyet, sadakat ve dijital hayatın etkisini çarpıcı bir gerçekçilikle anlatan film, minimal mekânına rağmen yüksek gerilim kurmayı başarıyor. The Sunset Limited (2011) Tommy Lee Jones ve Samuel L. Jackson’ın iki karakter üzerinden yürüttüğü diyalog, sinemada nadir görülen bir felsefi tartışmaya dönüşüyor. Hayatın anlamı, inanç, umutsuzluk ve varoluş üzerine kurulu film neredeyse tamamen konuşmalardan oluşmasına rağmen güçlü oyunculuklarıyla izleyiciyi içine çekiyor. Minimal anlatımıyla büyük sorular soran bir yapım. The Last Seduction (1994) Neo-noir türünün en güçlü örneklerinden biri sayılan film, manipülasyon ve güç ilişkileri üzerine kurulu karanlık bir gerilim sunuyor. Linda Fiorentino’nun performansı filmi sürüklerken, hikâye klasik suç anlatısını ters yüz ediyor. Karakter merkezli ilerleyen yapı, seyirciyi sürekli etik sınırları sorgulamaya itiyor. In Bruges (2008) Martin McDonagh’ın kara mizah ile suç hikâyesini birleştirdiği film, iki tetikçinin Bruges’te geçirdiği bekleme sürecini anlatıyor. Mizah ile suçluluk duygusu arasında gidip gelen anlatı, affedilme, hata ve insanlık üzerine güçlü bir atmosfer kuruyor. Şehir mekânının karakter gibi kullanılması filmi özel kılan unsurlardan biri. Bu beş film, gişe başarılarından bağımsız olarak sinemanın anlatı gücünü hatırlatan yapımlar arasında yer alıyor. Büyük hikâyeler bazen küçük ölçekli filmlerde saklı olabiliyor. Eğer farklı bir sinema deneyimi arıyorsanız, bu liste yeni favorilerinizi bulmanız için iyi bir başlangıç olabilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bayğaralar’a yeni operasyon: Antalya yapılanması çökertildi Haber

Bayğaralar’a yeni operasyon: Antalya yapılanması çökertildi

Ali Yerlikaya, Antalya’da Bayğaralar Organize Suç Örgütü’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda örgütün kentteki yapılanmasının deşifre edildiği bildirildi. Antalya yapılanmasının yöneticisi yakalandı Bakan Yerlikaya’nın verdiği bilgilere göre, elebaşılığını yurt dışında tutuklu bulunan R.B.’nin yaptığı örgütün Antalya yapılanmasına yönelik operasyonda, yapılanmanın yöneticisi olduğu değerlendirilen H.A. ile birlikte hareket eden çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Ağır suçlar tespit edildi Soruşturma kapsamında şüphelilerin, silahlı suç örgütü faaliyeti çerçevesinde haksız kazanç sağladıkları; adam öldürme, yağma, kasten yaralama ve iş yeri kurşunlama gibi birçok suça karıştıkları tespit edildi. Silahlar ele geçirildi, tutuklamalar geldi Operasyonlarda 1 adet uzun namlulu silah (Akrep) ile 3 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 12’si tutuklanırken, 3 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. “Huzuru bozanlara izin vermeyeceğiz” Açıklamasında kararlılık mesajı veren Yerlikaya, “Bizim mücadelemiz; vatandaşlarımızın huzurunu ve güvenliğini sağlamak içindir. Hiçbir organize suç örgütünün milletimizin huzurunu bozmasına izin vermeyeceğiz” dedi. Yerlikaya ayrıca operasyonda görev alan valilik, Cumhuriyet Başsavcılığı, İl Emniyet Müdürlüğü ve polis ekiplerini tebrik etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Oktay Kaynarca’nın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı! Haber

Oktay Kaynarca’nın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı!

“Fuhuş ve uyuşturucu iddialarını kabul etmiyorum” dedi, adli kontrolle serbest bırakıldı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve organize suç soruşturması kapsamında gözaltına alınan oyuncu Oktay Kaynarca’nın savcılık ifadesine ulaşıldı. Kaynarca, hakkında öne sürülen fuhuş ve uyuşturucu iddialarını reddederken, mahkeme adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Soruşturma kapsamında gözaltılar yapılmıştı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu’nca yürütülen soruşturma kapsamında; Oktay Kaynarca, Emel Müftüoğlu, Neda Şahin, Ali Sert, Rabia Karataş ve Selen Çetinkaya gözaltına alınmıştı. Savcılığın açıklamasında, şüpheliler hakkında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırmak, fuhşa teşvik veya aracılık etmek ve kumar oynanması için yer temin etmek” suçlamalarıyla işlem yapıldığı belirtilmişti. Adli kontrolle serbest bırakıldı, iki kişi tutuklandı Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen şüphelilerden Oktay Kaynarca ve Emel Müftüoğlu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında Ali Sert ve Rabia Karataş tutuklanırken, Neda Şahin ve Selen Çetinkaya hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı. Kaynarca: “Uyuşturucu ve fuhuş iddialarını kabul etmiyorum” Savcılık ifadesinde Oktay Kaynarca’nın, kendisine yöneltilen suçlamaları reddettiği görüldü. Kaynarca ifadesinde şu beyanlara yer verdi: “Üzerime atılı suçlamayı anladım. Baştan belirtmek isterim ki ben her zaman uyuşturucu gibi yasaklanmış maddeler karşısındayım. Günümüzü Konakları’ndaki eve gittim, Murat Gülibrahimoğlu oradaydı. Fotoğraflardaki eğlence grubunu gördüm ancak iddia edildiği gibi fuhuş ya da uyuşturucu faaliyetlerine dahil olmadım.” “Kadın hediye edildiği” iddiasını açıkça reddetti Kaynarca, başka bir şüphelinin ifadesinde yer alan “fuhuş partilerinde birbirlerine kadın hediye edildiği” yönündeki iddiayı da kesin bir dille reddetti: “Murat Gülibrahimoğlu yakın arkadaşımdır ancak fuhuş gibi bir suçta aracılık yapmam söz konusu dahi olamaz. Böyle bir iddiayı kesinlikle kabul etmiyorum.” 100 bin dolar iddiasına da açıklama getirdi Kaynarca, ifadesinde Murat Gülibrahimoğlu’ndan tanıtım filmi için 100 bin dolar aldığını, ancak projenin hayata geçmemesi nedeniyle bu parayı iade ettiğini de belirtti. Soruşturma sürüyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın titizlikle sürdüğünü ve yeni deliller doğrultusunda sürecin genişleyebileceğini bildirdi. Yetkililer, dosyada yer alan iddiaların yargı sürecinde netlik kazanacağını vurguladı.

Şili neden solcu bir hükümetten sağa döndü? Haber

Şili neden solcu bir hükümetten sağa döndü?

Latin Amerika’da uzun yıllar boyunca istikrarın ve güvenliğin sembolü olarak görülen Şili, son seçimlerle birlikte keskin bir siyasi yön değişikliğine gitti. Seçmenler, güvenlik ve göç konularında artan endişeler nedeniyle, sol yönetimi geride bırakarak sağcı aday José Antonio Kast’ı devlet başkanlığına taşıdı. Bu tercih, yalnızca bir iktidar değişimini değil, aynı zamanda toplumsal korkuların siyaseti nasıl şekillendirdiğini de gözler önüne serdi. Güvenlik algısı sandığın kaderini belirledi Şili’de son yıllarda organize suç, uyuşturucu ticareti, araç gaspı ve şiddet olaylarının görünürlüğü arttı. Resmî verilere göre bazı suç türlerinde düşüş yaşansa da, seçmen nezdinde “güvende olma hissi” ciddi biçimde zayıfladı. Bu durum, sert güvenlik politikaları vadeden Kast’ın söylemlerini geniş bir kitle için cazip hale getirdi. Göç meselesi toplumsal kırılma yarattı Şili’de 2018’den bu yana yabancı nüfus yaklaşık yüzde 46 arttı. Özellikle Venezuela’daki krizden kaçan yüz binlerce göçmenin ülkeye gelişi, kamu hizmetleri, iş piyasası ve mahalle yaşamı üzerinde baskı yarattı. Kast, düzensiz göçü suçla ilişkilendiren sert bir dil kullandı ve sınır duvarı, toplu sınır dışı gibi vaatlerle seçmenin korkularına seslendi. Eleştirmenler bu dili “yabancı düşmanlığı” olarak nitelese de, mesaj geniş bir karşılık buldu. Sol iktidara tepki birikti Şili’deki sağa dönüş yalnızca Kast’ın söylemleriyle açıklanmıyor. Sol hükümetin suçla mücadelede yetersiz kaldığı algısı, göç politikalarında kontrolsüzlük eleştirileri ve reform süreçlerinde yaşanan tıkanmalar, seçmen nezdinde ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. Bu tablo, “daha sert bir yönetim” arzusunu güçlendirdi. Pinochet gölgesi neden hâlâ etkili? Kast’ın, Şili’nin eski askeri diktatörü Augusto Pinochet hakkında kullandığı olumlu ifadeler ülkeyi ikiye böldü. Bir kesim için Pinochet dönemi işkence, kayıplar ve baskıyla anılırken, diğer bir kesim o dönemi “düzen ve güvenlik” ile özdeşleştiriyor. Kast’ın seçilmesi, Şili toplumunda geçmişle yüzleşmenin hâlâ tamamlanmadığını gösterdi. Latin Amerika’da sağa dönüş dalgası Şili, Arjantin, Ekvador ve El Salvador gibi ülkelerin ardından soldan sağa yönelen son halka oldu. Kimi ülkelerde bu değişim ekonomik kriz ve enflasyonla, kimilerinde ise suç ve göç korkusuyla şekillendi. Şili örneği, güvenlik söyleminin günümüz Latin Amerika siyasetinde ne kadar güçlü bir mobilizasyon aracı haline geldiğini ortaya koyuyor. Yeni dönemde ne bekleniyor? Kast’ın partisi parlamentoda çoğunluğa sahip değil. Bu durum, sert güvenlik yasaları ve göç politikalarının hayata geçirilmesini zorlaştırabilir. Ancak birçok seçmen için, somut sonuçlardan önce “kontrolün yeniden sağlandığı” hissi önemli. Bu da Şili’de önümüzdeki dönemin, güvenlik–özgürlük dengesinin sert biçimde tartışıldığı bir süreç olacağını gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.