SON DAKİKA

#Suç Örgütü

HABER DEĞER - Suç Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suç Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı Haber

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı

Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 401 sanığın yargılandığı İBB davasının ilk duruşması İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada zaman zaman gergin anlar yaşanırken mahkeme başkanı, yaşanan tartışmaların ardından salonun boşaltılması yönünde karar verdi. Dava kapsamında 107’si tutuklu toplam 401 sanık yargılanıyor. İmamoğlu ile hakim arasında tartışma Duruşma sırasında salonda bulunan bazı avukatların “Adil yargılama istiyoruz” sloganı atmasının ardından mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında sözlü tartışma yaşandı. Söz almak isteyen İmamoğlu’na mahkeme başkanı izin vermedi. Mahkeme başkanının “Hayır, söz vermiyorum. Bu şekilde devam edemezsiniz” demesi üzerine İmamoğlu’nun buna itiraz ettiği aktarıldı. Hakim, tartışma sırasında İmamoğlu’na “Bir daha izin almadan konuşursanız salondan çıkarılırsınız” uyarısında bulundu. Duruşma haftada dört gün yapılacak Mahkeme başkanı duruşmanın planlanan takvimine ilişkin de bilgi verdi. Buna göre ilk etapta tutuklu sanıkların savunmaları alınacak ve yargılamalar haftada dört gün yapılacak. Mahkeme heyeti, yargılamanın yaklaşık bir buçuk ay sürmesinin planlandığını, ikinci aşamada ise tutuksuz sanıkların dinleneceğini açıkladı. Siyasi isimler de duruşmayı takip etti Silivri’de görülen duruşmayı takip etmek üzere çok sayıda siyasetçi ve milletvekili de mahkeme salonunda yer aldı. Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP milletvekilleri, TİP milletvekili Ahmet Şık ve çeşitli siyasi parti temsilcileri katıldı. Duruşma öncesinde konuşan Dilek İmamoğlu, davanın canlı yayınlanması talebinin sürdüğünü belirtti. Savcılık 2 bin 430 yıla kadar hapis istiyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan yaklaşık 3 bin 800 sayfalık iddianame, 25 Kasım 2025’te mahkeme tarafından kabul edilmişti. Savcılık, İmamoğlu’nun “suç örgütü lideri” olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep ediyor. Sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde paylaşma gibi suçlamalar yöneltiliyor. Dava kapsamında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrolle serbest, 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 kişi yargılanıyor. Mahkeme heyeti, davanın nisan sonuna kadar haftada dört gün devam edeceğini açıkladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Paris’ten Uzan kararına ret: TMSF’nin alacak takibi için kritik eşik aşıldı Haber

Paris’ten Uzan kararına ret: TMSF’nin alacak takibi için kritik eşik aşıldı

Fransa’da görülen Uzan davasında önemli bir karar çıktı. Paris İstinaf Mahkemesi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) Uzan Grubu’na yönelik alacak takibi kapsamında açtığı davada Cem Uzan’ın itirazını reddetti. Kararla birlikte TMSF lehine hükmedilen milyonlarca dolarlık alacağın Fransa’da icra sürecinin önü açıldı. Türk mahkemesi kararı Fransa’da tanındı TMSF’nin açıklamasına göre, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Cem Uzan ve Murat Hakan Uzan aleyhine verdiği kararın Fransa’da tanınması ve icrası talep edildi. Paris Adli Mahkemesi (Tribunal Judiciaire de Paris) söz konusu kararın tenfizine hükmetti. Uzanlar bu kararı Paris İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı ancak 3 Şubat 2026 tarihli kararla itiraz reddedildi. Mahkeme kararında, TMSF’nin alacak talebinde bulunma hakkına sahip olduğu, uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin yetkili olduğu ve Türk yargılamasında adil yargılanma ilkelerinin yerine getirildiği vurgulandı. Yaklaşık 19 milyon dolarlık alacak için icra yolu açıldı Karar doğrultusunda 4 milyon 22 bin 791,96 dolar, 1 milyon 667 bin 948,70 avro, 7 bin 7,84 sterlin ve 14 bin İsviçre frangı tutarındaki alacakların tahsil süreci başlayabilecek. Uzanlar’ın Fransız Yüksek Mahkemesi Cour de Cassation’a başvuru hakkı bulunsa da bu başvurunun, faizleriyle birlikte yaklaşık 19 milyon dolara ulaşan alacağın icrasını durduramayacağı belirtildi. Kamu zararı 17,4 milyar dolara ulaştı TMSF açıklamasında, Uzan ailesinin yönetimindeki İmar Bankası’nda ikili kayıt tutulması nedeniyle yaklaşık 6,5 milyar dolarlık kamu zararı oluştuğu, bu tutarın kamu kaynaklarıyla karşılandığı hatırlatıldı. Devlet İç Borçlanma Senetleri’ne endekslenmesi halinde zararın bugünkü değerinin yaklaşık 17,4 milyar dolara ulaştığı ifade edildi. Kesinleşmiş hapis cezaları bulunuyor Açıklamada, Cem Uzan hakkında kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak, nitelikli zimmet ve suç örgütü kurmak gibi suçlardan kesinleşmiş 47 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası bulunduğu da kaydedildi. TMSF’nin yurt içi ve yurt dışında kamu zararının tahsiline yönelik hukuki süreçleri sürdürdüğü belirtildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

26 şirkete “mali müşavir” operasyonu: 43 gözaltı kararı Haber

26 şirkete “mali müşavir” operasyonu: 43 gözaltı kararı

İstanbul merkezli 5 ilde, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama iddialarıyla 26 şirkete yönelik geniş kapsamlı bir operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında aralarında Demir Holding, Cavitech Denizcilik A.Ş. ve Ses Yapı’nın da bulunduğu şirketler ile çok sayıda mali müşavir hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon 5 ilde eş zamanlı yapıldı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah saatlerinde harekete geçti. İstanbul merkezli olarak 5 ilde gerçekleştirilen baskınlarda, 26 şirkete ve bu şirketlerle bağlantılı mali müşavirlere yönelik arama ve el koyma işlemleri başlatıldı. Suçlamalar: Vergi kaçakçılığı ve kara para aklama Soruşturma dosyasına göre şüphelilerin, 2020–2021 yıllarında gerçekte var olmayan ticari işlemler üzerinden yaklaşık 6,9 milyar TL’lik sahte fatura düzenlediği tespit edildi. Bu faturaların yasal defterlere gider olarak kaydedildiği, haksız KDV iadesi alındığı ve bu yolla kamunun yaklaşık 69,5 milyon TL zarara uğratıldığı belirtildi. 43 şüpheli hakkında işlem “Suç örgütü kurma, vergi kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla yürütülen operasyonda, aralarında 1 yeminli mali müşavir, 25 mali müşavir, 6 örgüt yöneticisi ile şirketlerin yönetici ve ortaklarının da bulunduğu 43 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bu kişilerden 35’inin gözaltına alındığı öğrenildi. Şirketlerde aramalar sürüyor Savcılık açıklamasında, suçtan elde edilen gelirlerin sahte faturalar aracılığıyla ticari faaliyet süsü verilerek ekonomik sisteme sokulmaya çalışıldığına dikkat çekildi. Şirket merkezlerindeki aramaların ve malvarlığına el koyma işlemlerinin devam ettiği bildirildi.

Ersoy'un "Siyasi operasyon" savunması AKP'li ismi küplere bindirdi Haber

Ersoy'un "Siyasi operasyon" savunması AKP'li ismi küplere bindirdi

Uyuşturucu ve suç örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un hakimlikteki "Bu bana yapılan siyasi bir operasyondur" savunması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ersoy'un bu çıkışına en sert tepki, eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar'dan geldi. Tayyar, "Uçarak zirveye konarken sorgulamayan aklın, fuhuş ve uyuşturucu operasyonuna kulp takması tuhaf" diyerek zehir zemberek ifadeler kullandı. Ersoy: "Gizli tanıkla yapılan siyasi operasyon" "Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamalarıyla cezaevine gönderilen Ersoy, hakimlik sorgusunda hakkındaki iddiaları reddetti. Yolsuzluğu olmadığını ve kendisine iftira atıldığını savunan Ersoy, "Bu çok net bir şekilde siyasi operasyondur. Elde hiçbir delil olmadan gizli tanık beyanı ile arkadaşlarım dahil edildi" ifadelerini kullandı. Tayyar'dan çok sert yanıt: "Önemli bir figür değilsin" Ersoy'un bu savunması üzerine sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Şamil Tayyar, Ersoy'un "siyasi operasyon" tezini sert bir dille çürüttü. Tayyar, Ersoy'un siyasi bir operasyona hedef olacak kadar önemli bir figür olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı: "Uçarak zirveye konarken siyasi sorgulama yapmayan bir aklın, fuhuş ve uyuşturucu operasyonuna 'siyasi kulp' takması çok tuhaf geldi. TMSF bünyesindeki bir yöneticiyi bir saniyede görevden alarak tasfiye etmek mümkünken, neden böyle bir operasyon yapılsın? Cirmi ne ki ne kadarlık alanı yakabilsin? Kendine fazlaca bir anlam yüklemiş." "Hatırlı dostlarına güvendi, şimdi şokta" Tayyar, Ersoy'un "dokunulmazlık" hissiyatına kapıldığını öne sürerek, yaşanan düşüşün nedenini "hatırlı dostlara" güvenmeye bağladı. Eski vekil, "Sanırım, hatırlı dostları sayesinde dokunulmaz olduğunu sanıyordu. Hoyratça tepindiği ilişkilerin tepesinden bu kadar sert düşeceğine ihtimal vermiyordu, şimdi şokta. Umarım yaşadıklarından ders çıkarır" değerlendirmesinde bulundu.

Aref’in illüzyonu bu kez tutmadı! Haber

Aref’in illüzyonu bu kez tutmadı!

Sermaye Piyasası Kurulu raporları doğrultusunda harekete geçen savcılık, hisse senetlerinde yapay fiyat hareketleri oluşturarak haksız kazanç sağladıkları öne sürülen kişilere yönelik beş ilde eş zamanlı operasyon düğmesine bastı. Soruşturma dosyasında illüzyonist Aref Ghafouri ile futbolcular Gökhan Gönül ve Emrullah Şalk’ın da yer aldığı 10 yurttaşın yakalandığı bildirildi. Suç örgütü kurarak piyasayı dolandırdıkları iddia ediliyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülen soruşturmada, şüphelilerin örgütlü bir biçimde hareket ederek borsa işlemlerinde usulsüzlük yaptıkları belirlendi. İddiaya göre bu kişiler, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı" suçlamalarıyla karşı karşıya kalırken, bazı hisse senetlerinde spekülasyon yaparak yapay fiyat artışlarına neden oldukları ve bu yolla haksız kazanç elde ettikleri saptandı. Beş ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi Savcılığın verdiği talimatla harekete geçen Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Antalya, Samsun ve Kahramanmaraş’ta belirlenen adreslere sabah saatlerinde baskın yaptı. Türkiye halkının yakından tanıdığı isimlerin de aralarında bulunduğu toplam 10 şüpheli, emniyet güçleri tarafından gözaltına alınarak sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Listede spor ve sanat dünyasından tanıdık yüzler var Operasyonun en dikkat çekici yanı ise gözaltı listesindeki popüler isimler oldu. Basına yansıyan bilgilere göre, illüzyonist Aref Ghafouri’nin yanı sıra eski futbolcular Gökhan Gönül ve Emrullah Şalk da şüpheliler arasında yer alıyor. Soruşturma dosyasında adı geçen diğer yurttaşlar arasında ise Bedri Erdoğan, Cemal Çetinkaya, Furkan Koçak, Alper Atalay, İlker İlhan, Muhammet Erdoğan, Murat Ağcabağ, Murat Güler ve Akif Koç bulunuyor. Aref hakkında daha önce de işlem yasağı uygulanmıştı Gözaltına alınan isimlerden Aref Ghafouri, borsa işlemleriyle ilgili olarak daha önce de gündeme gelmişti. Sermaye Piyasası Kurulu, geçtiğimiz kasım ayında Avrupa Yatırım Holding hisselerindeki şüpheli işlemler nedeniyle Ghafouri’nin de dahil olduğu 16 kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Kurul ayrıca, piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle bu kişilere borsalarda iki yıl süreyle işlem yasağı getirmişti.

Kripto para uygulamasıyla uyuşturucu sevkiyatı: 5 örgüt deşifre edildi, 4 şirkete kayyum atandı Haber

Kripto para uygulamasıyla uyuşturucu sevkiyatı: 5 örgüt deşifre edildi, 4 şirkete kayyum atandı

Soruşturma kapsamında 5 ayrı suç örgütü deşifre edilirken, 120 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Yurt dışında bulunan 56 kişi için kırmızı bülten talep edildi. Uyuşturucu gelirlerinin aklandığı tespit edilen Diamond Group Emlak ve 3 şirkete kayyum atandı. Şifreli mesajlaşmayla uluslararası uyuşturucu trafiği Savcılığın açıklamasına göre, kriptolu haberleşme programları üzerinden yapılan yazışmaların çözülmesiyle, örgütlerin çeşitli ülkelerden temin ettikleri uyuşturucuları Türkiye’ye veya Avrupa ülkelerine sevk ettikleri ortaya çıkarıldı. Yüksek miktarda yasa dışı kazanç elde eden örgütlerin, gelirleri hawala sistemi, döviz büroları ve kuyumcular aracılığıyla akladıkları tespit edildi. Soruşturmanın, uluslararası iş birliğiyle yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda başlatıldığı belirtildi. Şüphelilerin şifreli mesajlaşma uygulamaları, gizli kamera ve GPS özellikli cihazlar kullandığı da ortaya çıktı. Beş ayrı suç örgütü tespit edildi Savcılığın açıklamasında, beş farklı suç örgütünün uyuşturucu ticareti ağı içinde yer aldığı vurgulandı: Fehmi Karci ve Ünal Özeller liderliğindeki örgüt: 30 sevkiyatla 7 tonun üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildi. Üyelerden 8’i yurt dışında, 12’si cezaevinde, 35’i Türkiye’de yakalandı. Veysi Gündoğan liderliğindeki örgüt: 22 sevkiyat, 5 tonun üzerinde uyuşturucu ile bağlantılı. Orhan Turgut liderliğindeki örgüt: 4 sevkiyat, 600 kilogramdan fazla uyuşturucu. Ahmet Metin Güverte liderliğindeki örgüt: 20 sevkiyat, 11 tonun üzerinde uyuşturucu. Diğer iki örgütün de Balkanlar, İran ve Doğu illeri üzerinden Avrupa ve Rusya’ya sevkiyatlar yaptığı tespit edildi. Dev operasyon: 120 gözaltı, 56 kırmızı bülten Operasyon kapsamında 120 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Savcılık, yurt dışına kaçan 56 kişi için Interpol’den kırmızı bülten çıkarılmasını talep etti. Ayrıca suçtan elde edilen gelirlerle bağlantılı olarak: 636 taşınmaz, 168 araç, 1 lüks yat ve 97 şirkete ait ortaklık paylarına el konuldu. Diamond Group Emlak ve 3 şirkete kayyum atandı Uyuşturucu gelirlerinin aklandığı tespit edilen 4 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyum atandı. Bu şirketler arasında Diamond Group Emlak da bulunuyor. Savcılık açıklamasında, “Şirketlerin tüm faaliyetleri kayyum gözetiminde yürütülecek; soruşturma genişletilerek yeni bağlantılar incelenecektir” denildi. Soruşturma genişliyor Başsavcılık, operasyonların uluslararası koordinasyonla sürdüğünü, yeni tespit edilen dijital yazışmaların çözümüne göre ek gözaltıların gündeme gelebileceğini açıkladı. Uyuşturucu gelirlerinin kripto para üzerinden aklanması nedeniyle MASAK, Emniyet Narkotik Dairesi ve Interpol’ün ortak çalıştığı belirtildi. Yetkililer, soruşturmanın hem uyuşturucu ticareti hem de kripto para üzerinden kara para aklama boyutuyla Türkiye’de bugüne kadar yapılan en kapsamlı operasyonlardan biri olduğunu vurguladı.

CHP bilgi işlem sorumlusu hakkında çarpıcı gelişme! Haber

CHP bilgi işlem sorumlusu hakkında çarpıcı gelişme!

CHP’li isim hakkında gözaltı kararı nasıl alındı? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “İBB Hanem” ve “İstanbul Senin” uygulamalarındaki kişisel veri sızıntısı iddiaları üzerine yürüttüğü soruşturmayı genişletti. Soruşturmada, CHP Genel Merkez Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan (O.G.E.) gözaltına alındı. Şüpheli, bugün “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak” ile “suç örgütüne yardım etmek” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. Savcılık dosyasında, 4,7 milyon kullanıcının uygulama verileri, 11 milyon 360 bin seçmenin sandık bilgileri ve çok sayıda kişisel veri setinin, iki farklı ülkeye aktarıldığı ve ardından darkweb’de satışa çıkarıldığı iddiası yer alıyor. Savcılık: Veriler CHP üzerinden örgüte aktarıldı Başsavcılık, CHP’nin YSK’dan aldığı seçim verilerini usulsüz biçimde üçüncü kişilere aktardığını öne sürerek şu ifadeyi kullandı: “Kişisel veriler ile konum bilgilerinin eşleştirilip yasa dışı şekilde dışarı çıkarıldığı, örgüt üyelerine veri aktarımı yapıldığı tespit edilmiştir.” Bu kapsamda ilk operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınmış, 6’sı tutuklanmıştı. Takip eden süreçte 5 şüpheli daha yakalanmış, bunlardan 4’ü tutuklanmıştı. Soruşturma “İmamoğlu örgütü” iddiası üzerinden yürütülüyor Soruşturma dosyası, resmi açıklamalarda “Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” başlığıyla yürütülüyor. “İBB Hanem” uygulamasında tutulan verilerin, İBB iştiraki şirketlerde görevli bazı kişilerin de dahil olduğu bir yapı üzerinden işlendiği ve yurt dışına aktarıldığı iddia ediliyor. Ne olacak? Orhan Gazi Erdoğan’ın tutuklanıp tutuklanmayacağı hakimlik sorgusu sonrası belli olacak. Soruşturmanın “çok yönlü ve derinleştirilerek sürdüğü” savcılık tarafından tekrar vurgulandı. Yeni gözaltı kararlarının gelebileceği, dijital incelemelerin sürdüğü belirtildi.

100 milyon liralık vurgun yapan ‘Ölüler Çetesi’ çökertildi Haber

100 milyon liralık vurgun yapan ‘Ölüler Çetesi’ çökertildi

Ankara’da mirasçısı olmayan kişilerin üzerine kayıtlı taşınmazları sahte belgelerle kendi adlarına geçirip satan ve toplamda 100 milyon liralık vurgun yaptığı tespit edilen ‘Ölüler Çetesi’ düzenlenen operasyonla yakalandı. Çete, Osmanlı döneminden kalan ya da yakınları olmayan ölü yurttaşlara ait arsa ve binaları hedef alarak tapu devri yapıyor, daha sonra bu taşınmazları üçüncü kişilere satıyordu. Tapu memurunun şüphesiyle başlayan soruşturma organize dolandırıcılığı ortaya çıkardı. Çubuk Tapu Müdürlüğü’nde görevli memur Ş.B., e-devlet üzerinden gönderilen bir tapu devir dosyasındaki imzaların ve belgelerin tutarsız olduğunu fark etti. Evrakların sahte olduğunun anlaşılması üzerine savcılığa suç duyurusu yapıldı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar birimi kapsamlı bir takip başlattı. Çete, miras bırakmayan ölülerin tapularını tespit edip sahte evrakla kendi üzerine geçiriyordu. Soruşturma sonucunda, çete üyelerinin mirasçısı olmayan kimsesiz kişilerin taşınmazlarını, sahte mühür, sahte imza ve düzenlenmiş kimlik belgeleriyle kendi üzerlerine geçirip sattığı belirlendi. TAPU arşivlerinden elde edilen bilgilerin önce içerden alındığı, ardından sahtecilik yoluyla resmî işlemlere dönüştürüldüğü ortaya çıktı. Çete üyeleri tapu müdürlüğünde işlem yaparken suçüstü yakalandı. Müteahhit Y.O., tapuda memur olan H.N.S., emlakçılar H.Y., M.B. ve T.T., esnaf M.K., arsa alım satımı yapan H.G. ve üniversite öğrencisi Y.İ.O. gözaltına alındı. Bazı şüphelilerin sahte dosyalarla tapu işlemi gerçekleştirdiği anlar kamera kayıtlarına da yansıdı. 8 kişi tutuklandı, MASAK para trafiğini tespit etti: Vurgun 100 milyon TL. Çubuk Sulh Ceza Hakimliği, 8 şüpheliyi “resmî belgede sahtecilik, dolandırıcılık, suç örgütü kurma ve rüşvet” suçlarından tutukladı. MASAK raporlarına göre çete, taşınmaz satışlarından elde ettiği paraları farklı hesaplara dağıtarak izini kaybettirmeye çalıştı. Çete, Osmanlı arşivinden kalan eski tapuları bile hedef almış. Soruşturma dosyasına göre, tapu memuru H.N.S. arşiv kayıtlarından Osmanlı dönemine ait, mirasçısı olmayan ya da yurt dışında yaşayan kişilerin tapularını listeleyip müteahhit Y.O.’ya iletiyordu. Ardından sahte imza ve mühür üreten ekip bu tapuları değerli arsa ve gayrimenkul olarak piyasaya sürüyordu. Çetenin ifşa olmasıyla birlikte benzer tapu dolandırıcılıklarına yönelik yeni soruşturmalar başlatıldı. Yetkililer, özellikle “sahipsiz miras” taşınmazlarının sistem üzerinden daha sıkı takip edileceğini, tapu işlemlerinde kimlik doğrulamalarının güçlendirileceğini açıkladı.

Gürcistan istihbaratından uranyum operasyonu: 3 Çin vatandaşı gözaltına alındı Haber

Gürcistan istihbaratından uranyum operasyonu: 3 Çin vatandaşı gözaltına alındı

Gürcistan Devlet Güvenlik Servisi (SSG) başkent Tiflis’te gerçekleştirilen bir özel operasyonla, nükleer madde kaçakçılığı girişimini engelledi. Servis yetkilileri, üç Çin vatandaşının 2 kilogram uranyumu yasa dışı yollarla temin etmeye çalışırken yakalandığını duyurdu. Radyoaktif madde için 400 bin dolarlık pazarlık yapıldı SSG Başkan Yardımcısı Lasha Maghradze, düzenlediği basın toplantısında operasyonun detaylarını paylaştı. Maghradze, gözaltına alınan kişilerin organize bir suç şebekesine üye olduklarını belirterek şu bilgileri verdi: “Şüpheliler, 400 bin dolar karşılığında uranyumu yasa dışı şekilde temin etmeye çalışıyordu. Maddeyi Tiflis’te satın aldıktan sonra Rusya üzerinden Çin’e kaçırmayı planlamışlardı.” Yetkili, operasyonun Karşı İstihbarat ve Özel Operasyonlar Daireleri tarafından ortak yürütüldüğünü, şüphelilerin suçüstü yakalandığını ve delil olarak nükleer maddeye el konulduğunu bildirdi. Çin’deki suç örgütüyle bağlantı tespit edildi Yapılan incelemelerde, gözaltına alınan zanlıların Gürcistan’da yasa dışı şekilde bulundukları ve Çin’deki başka suç örgütü üyeleriyle doğrudan temas hâlinde oldukları tespit edildi. Maghradze, “Faaliyetleri Çin’deki diğer örgüt üyeleri tarafından koordine edilmiş. Şüpheliler Gürcistan’da nükleer madde arayışı içindeydi. Bunlardan biri, uranyum satın almak için ülkede uzman kişilerle bağlantı kurmaya çalışmış” dedi. Yetkililer, şüphelilerin kimliklerinin iletişim kayıtları ve yapılan görüşmeler üzerinden tespit edildiğini açıkladı. Tiflis ve Batum’da aramalar yapıldı Operasyon kapsamında zanlıların Tiflis ve Batum’daki geçici ikamet yerlerinde aramalar yapıldı. Güvenlik güçlerinin, nükleer maddeye ilişkin izlerin başka bölgelere uzanma ihtimaline karşı soruşturmayı genişlettiği belirtildi. 10 yıla kadar hapis cezası gündemde Gürcistan Ceza Kanunu’nun 230. maddesi uyarınca yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler 10 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya. Yetkililer, soruşturmanın uluslararası iş birliği çerçevesinde sürdüğünü vurgularken, operasyonun “nükleer kaçakçılığa karşı yürütülen en kritik müdahalelerden biri” olduğu değerlendirildi. Tiflis, bölgesel nükleer güvenlikte kilit rol üstleniyor Son yıllarda Gürcistan, nükleer madde kaçakçılığıyla mücadelede stratejik bir hat üzerinde bulunuyor. Tiflis yönetimi, özellikle Kafkasya üzerinden geçen yasa dışı nükleer madde ticaretine karşı uluslararası güvenlik kurumlarıyla yakın iş birliği içinde çalışıyor. Bu son operasyon, hem bölgesel güvenlik açısından hem de uluslararası nükleer denetim politikaları bakımından büyük önem taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.