SON DAKİKA

#Suçlamalar

HABER DEĞER - Suçlamalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suçlamalar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan tartışmalı açıklamalar Haber

Trump’tan tartışmalı açıklamalar

Donald Trump, bir televizyon programında kendisine yöneltilen iddialar karşısında savunmaya geçti. CBS’e verdiği röportajda, kendisi hakkında dile getirilen suçlamaları reddeden Trump, “Ben tecavüzcü değilim, kimseye tecavüz etmedim, ben bir pedofili değilim” ifadelerini kullandı. Program sırasında sunucunun, saldırı zanlısı Allen tarafından yazıldığı öne sürülen notlarda yer alan “tecavüzcü” ve “pedofili” gibi ifadeleri okuması üzerine Trump’ın tepkisi sert oldu. Bu ifadeleri “hasta bir insanın saçmalıkları” olarak nitelendiren Trump, sunucuya da “utanması gerektiğini” söyleyerek doğrudan hedef aldı. Medyayla gerilim yeniden tırmandı Röportajın ilerleyen bölümünde Trump, yalnızca iddiaları reddetmekle kalmadı, aynı zamanda medya kuruluşlarını da suçladı. Sunucuya yönelik “Bunu okuyacağınızı biliyordum, çünkü siz korkunç insanlarsınız” sözleri, ABD’de siyaset-medya geriliminin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Trump, söz konusu suçlamaların kendisiyle hiçbir ilgisi olmadığını savunarak, geçmişte bu konulardan “aklandığını” ileri sürdü. Ayrıca Epstein dosyası gibi tartışmalı başlıklara atıfta bulunarak, bu tür ilişkilerin “karşı tarafta” olduğunu iddia etti. Tartışma büyüyor ABD siyasetinde sık sık sert çıkışlarıyla gündeme gelen Trump’ın bu açıklamaları, kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Eleştirmenler, Trump’ın iddiaları yalnızca reddetmekle kalmayıp, konuyu medya ve siyasi rakiplerine yönlendirmesini “klasik dikkat dağıtma stratejisi” olarak yorumluyor. Özellikle ağır suçlamalar karşısında kullanılan bu dilin, toplumsal hassasiyetleri gözetmekten uzak olduğu yönündeki eleştiriler dikkat çekiyor. Trump cephesinin ise bu iddiaları “siyasi saldırı” olarak çerçevelemeye devam ettiği görülüyor. ABD’de seçim atmosferi yaklaşırken, Trump’ın açıklamalarının siyasi etkilerinin önümüzdeki süreçte daha da belirginleşmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mansur Yavaş: Gelsinler bakalım, korktuğumuz bir durum yok Haber

Mansur Yavaş: Gelsinler bakalım, korktuğumuz bir durum yok

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde 2023 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde belediye imkânlarının kampanya faaliyetlerinde kullanıldığı iddiasıyla başlatılan süreçte, İçişleri Bakanlığı tarafından Mansur Yavaş ve 8 belediye çalışanı hakkında soruşturma izni verildi. Soruşturma izninin, mülkiye müfettişlerinin hazırladığı rapor sonrası, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla 24 Şubat 2026 tarihinde verildiği belirtildi. “Ortada bir ilgimiz olmadığını söylüyorlar ama yine de deniyorlar” Soruşturma kararının ardından konuşan Mansur Yavaş, kendisine yönelik suçlamaların somut bir temele dayanmadığını savundu. Danıştay’a başvuracaklarını belirten Yavaş, “Bir ilgisi bulunmamış diyorlar ama ‘olsun, bir deneyelim’ anlayışı var. Danıştay’a başvuruyoruz. Perşembe günü tüm detayları, İçişleri Bakanı’nın kimlere ne dediğini belgeleriyle anlatacağım” ifadelerini kullandı. “Müfettişler geliyor, tekrar tekrar inceleme yapılıyor” Son dönemde belediyeye yönelik denetimlerin arttığını söyleyen Mansur Yavaş, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Son zamanlarda müfettişler geliyor, inceliyor, bir olumsuzluk bulamayınca ‘bir kez daha inceleyin’ diyorlar. Gelsinler bakalım. Allah’ın izniyle kendimizden korktuğumuz bir durum yok.” Yavaş ayrıca, belediyeye yönelik uygulamaların “çifte standart” içerdiğini savunarak, “Herkes bu çifte standardı görüyor. Devlette böyle olmamalı” dedi. ABB: “Ortada somut delil yok, hukuk zorlanıyor” Kararın ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, soruşturma izninin somut delile dayanmadığı belirtildi. Açıklamada, karar metninde Yavaş’ın doğrudan emir ya da talimat verdiğine dair herhangi bir bulgu bulunmadığının açıkça yazıldığı vurgulandı. Belediye açıklamasında, “Ortada somut bir delil bulunmaksızın soruşturma izni verilmesi hukukun zorlanmasıdır” denildi. Ayrıca seçim döneminde belediye kaynaklarının kullanılmaması konusunda hassas davranıldığı, Mansur Yavaş’ın kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almadığı ifade edildi. Soruşturmanın merkezinde Karabük ve Çankırı’daki mitingler var İddialara göre soruşturmanın temelini, 2023 seçim sürecinde Karabük ve Çankırı’da düzenlenen mitinglerde belediyeye ait araçlar, ses sistemleri ve personelin kullanıldığı yönündeki suçlamalar oluşturuyor. Dosyada, belediyeye ait altı aracın mitinglerde kullanıldığı ve bazı organizasyonların ABB personeli tarafından yürütüldüğü öne sürülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB davasında yeni gün: Yüzlerce sanıklı dosyada duruşma başladı Haber

İBB davasında yeni gün: Yüzlerce sanıklı dosyada duruşma başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik açılan ve yüzlerce sanığın yargılandığı davada 8. duruşma 23 Mart 2026 tarihinde başladı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, aralarında tutuklu sanıkların da bulunduğu çok sayıda kişi duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra bazı belediye başkanları, eski milletvekilleri ve belediye yöneticileri de katıldı. Tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra taraf avukatları ve sınırlı sayıda izleyici de salonda yer aldı. Savunmalar alınmaya başlandı Mahkeme sürecinde, iştirak şirketlerinden bir yöneticinin savunmasının alınmasıyla duruşmanın devam ettiği bildirildi. Yargılama sürecinin, çok sayıda sanık ve dosya kapsamı nedeniyle geniş bir çerçevede sürdüğü ifade edildi. Yüzlerce sanık yargılanıyor İddianamede toplam 407 sanığın yer aldığı, bunlardan 107’sinin tutuklu olduğu bilgisi paylaşıldı. Dosyada ayrıca firari ve müşteki sanık statüsünde yer alan kişilerin de bulunduğu aktarıldı. İddianamede, farklı kamu kurumlarının “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer aldığı ve çok sayıda eyleme ilişkin değerlendirmelerin bulunduğu belirtildi. Ağır suçlamalar yer alıyor Dosyada yer alan suçlamalar arasında “örgüt kurma”, “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “kamu zararına neden olma” gibi çeşitli iddiaların bulunduğu ifade edildi. Sanıklar hakkında farklı oranlarda hapis cezaları talep edildiği bildirildi. Davanın ilerleyen duruşmalarında yeni savunmaların alınması ve sürecin detaylandırılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette sert polemik: Özgür Özel’den Bakan Gürlek’e ağır suçlamalar Haber

Siyasette sert polemik: Özgür Özel’den Bakan Gürlek’e ağır suçlamalar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Adalet Bakanı Akın Gürlek arasında “mal varlığı” üzerinden başlayan tartışma, karşılıklı açıklamalarla sertleşti. Özel, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Gürlek’in paylaştığı bilgilerin gerçeği yansıtmadığını savundu ve dikkat çeken suçlamalarda bulundu. “452 milyon liralık mülk” iddiası Özgür Özel, daha önce yaptığı açıklamalarda Gürlek’in toplam değeri yüz milyonlarca lirayı bulan taşınmazlara sahip olduğunu öne sürmüştü. Özel, yalnızca mevcut mülklerin değil, geçmişte elden çıkarılan taşınmazların da hesaba katılması gerektiğini belirtti. Gürlek’in bu iddialara yanıt olarak e-Devlet üzerinden aldığı tapu kayıtlarını paylaşması ise tartışmayı daha da alevlendirdi. “Eksik bilgi veriliyor” eleştirisi Özel, Bakan Gürlek’in yalnızca mevcut taşınmazlarını açıklamasını eleştirerek, geçmişte satılan mülklerin gizlendiğini iddia etti. “Aktif-pasif kayıtlar yerine sadece mevcut mülklerin gösterilmesi gerçeği yansıtmıyor” diyen Özel, kamuoyunun eksik bilgilendirildiğini savundu. “İftiracı ol baskısı” iddiası Tartışmanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek üzerinden yürüyen suçlamalar oldu. Özel, Gürlek’in Böcek’e yönelik “iftiracı olması için baskı ve şantaj uygulandığını” iddia etti. Bu ifadeler, siyasi tartışmanın dozunu daha da yükseltti. Karşılıklı suçlamalar büyüyor Adalet Bakanı Gürlek’in de Özel hakkında çeşitli iddialarda bulunduğu süreçte, iki taraf arasındaki polemik giderek sertleşti. Özel, kendisine yöneltilen suçlamalara daha önce yanıt verdiğini belirterek, konunun kendi açısından kapanmış olduğunu ifade etti. Siyasi gerilim tırmanıyor Yaşanan gelişmeler, yalnızca iki isim arasındaki tartışmanın ötesine geçerek yargı, siyaset ve şeffaflık başlıklarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, karşılıklı suçlamaların önümüzdeki günlerde de devam edebileceğini ve konunun daha geniş bir siyasi tartışmaya dönüşebileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Netanyahu’nun eşi hakkında “hırsızlık” iddiası: Eski güvenlik şefinden çok konuşulacak açıklamalar Haber

Netanyahu’nun eşi hakkında “hırsızlık” iddiası: Eski güvenlik şefinden çok konuşulacak açıklamalar

İsrail siyasetinde tartışma yaratacak yeni bir iddia gündeme geldi. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun uzun yıllar koruma ekibinin başında yer alan eski güvenlik yetkilisi Ami Dror, Sara Netanyahu hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İsrail basınına konuşan Dror’un iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Eski güvenlik şefinden dikkat çeken suçlamalar Ami Dror, yaptığı açıklamada Sara Netanyahu’nun resmi ziyaretler sırasında konakladıkları otellerden çeşitli eşyaları aldığını iddia etti. Dror, bu durumun ekip içinde bilinen bir konu olduğunu öne sürerek, olayların defalarca tekrarlandığını ifade etti. Dror’un açıklamaları, özellikle kamu kaynaklarının kullanımı ve devlet protokolü açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. “Restoranlarda ödeme yapmayan biri” iddiası Dror, yalnızca otel eşyalarıyla sınırlı kalmayarak Netanyahu ailesine yönelik başka eleştiriler de dile getirdi. Binyamin Netanyahu için “restoranlarda yemek yiyip parasını ödemeyen, masrafları başkalarına yükleyen biri” ifadesini kullandı. Bu iddialar, İsrail’de siyaset ve etik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. “Kleptomani hastası” ifadesi tartışma yarattı Sara Netanyahu hakkında en dikkat çekici ifadelerden biri ise Dror’un “kleptomani hastası” nitelemesi oldu. Dror, “Hediyelerin kaybolduğunu, otellerden havluların alındığını bizzat gördüm” diyerek iddialarını güçlendirmeye çalıştı. Kleptomani, kişinin ihtiyacı olmayan nesneleri çalma dürtüsüyle hareket ettiği psikolojik bir rahatsızlık olarak tanımlanıyor. Bu ifade ise hem etik hem de hukuki açıdan ayrı bir tartışma başlattı. İddialar siyasi krize dönüşebilir Ortaya atılan iddialar henüz resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil. Ancak İsrail kamuoyunda geniş yankı bulan açıklamaların, Netanyahu hükümeti üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür iddiaların yalnızca kişisel değil, aynı zamanda devlet yönetimi ve kamu güveni açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı Haber

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı

Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 401 sanığın yargılandığı İBB davasının ilk duruşması İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada zaman zaman gergin anlar yaşanırken mahkeme başkanı, yaşanan tartışmaların ardından salonun boşaltılması yönünde karar verdi. Dava kapsamında 107’si tutuklu toplam 401 sanık yargılanıyor. İmamoğlu ile hakim arasında tartışma Duruşma sırasında salonda bulunan bazı avukatların “Adil yargılama istiyoruz” sloganı atmasının ardından mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında sözlü tartışma yaşandı. Söz almak isteyen İmamoğlu’na mahkeme başkanı izin vermedi. Mahkeme başkanının “Hayır, söz vermiyorum. Bu şekilde devam edemezsiniz” demesi üzerine İmamoğlu’nun buna itiraz ettiği aktarıldı. Hakim, tartışma sırasında İmamoğlu’na “Bir daha izin almadan konuşursanız salondan çıkarılırsınız” uyarısında bulundu. Duruşma haftada dört gün yapılacak Mahkeme başkanı duruşmanın planlanan takvimine ilişkin de bilgi verdi. Buna göre ilk etapta tutuklu sanıkların savunmaları alınacak ve yargılamalar haftada dört gün yapılacak. Mahkeme heyeti, yargılamanın yaklaşık bir buçuk ay sürmesinin planlandığını, ikinci aşamada ise tutuksuz sanıkların dinleneceğini açıkladı. Siyasi isimler de duruşmayı takip etti Silivri’de görülen duruşmayı takip etmek üzere çok sayıda siyasetçi ve milletvekili de mahkeme salonunda yer aldı. Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP milletvekilleri, TİP milletvekili Ahmet Şık ve çeşitli siyasi parti temsilcileri katıldı. Duruşma öncesinde konuşan Dilek İmamoğlu, davanın canlı yayınlanması talebinin sürdüğünü belirtti. Savcılık 2 bin 430 yıla kadar hapis istiyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan yaklaşık 3 bin 800 sayfalık iddianame, 25 Kasım 2025’te mahkeme tarafından kabul edilmişti. Savcılık, İmamoğlu’nun “suç örgütü lideri” olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep ediyor. Sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde paylaşma gibi suçlamalar yöneltiliyor. Dava kapsamında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrolle serbest, 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 kişi yargılanıyor. Mahkeme heyeti, davanın nisan sonuna kadar haftada dört gün devam edeceğini açıkladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suriye ordusundan Halep’te “hedef listesi” kararı: Şeyh Maksud sakinlerine tahliye çağrısı Haber

Suriye ordusundan Halep’te “hedef listesi” kararı: Şeyh Maksud sakinlerine tahliye çağrısı

Suriye’de merkezi yönetim ile Özerk Yönetim güçleri arasındaki gerilim Halep’te yeni bir aşamaya taşındı. Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, Şeyh Maksud mahallesinde planlanan askeri operasyon kapsamında hedef alınacak noktaların kamuoyuna önceden açıklanacağını bildirdi. Açıklama, sivillerin bölgeden ayrılması çağrısıyla birlikte yapıldı. Hedefler televizyon ve sosyal medya üzerinden duyurulacak Resmî haber ajansı SANA’da yayımlanan bildiride, operasyonun “şeffaflığı” ve sivil kayıpların önlenmesi gerekçesiyle hedef alınacak bina ve koordinatların devlet televizyonu Suriye el-İhbariye ile sosyal medya platformlarından ilan edileceği belirtildi. Ordu, yayımlanacak listelerde yer alan noktalardan yurttaşların “derhal uzaklaşması” çağrısında bulundu. Şeyh Maksud’da gerilim tırmanıyor Açıklama, Halep’in kuzeyinde son günlerde artan çatışmaların ardından geldi. Suriye ordusu ile Özerk Yönetime bağlı İç Güvenlik Güçleri arasındaki karşılıklı suçlamalar sürerken, sahadan gelen sivil kayıp bilgileri ise çelişkili. İnsani kriz derinleşiyor, yerinden edilenlerin sayısı artıyor Bölgede Salı gününden bu yana süren çatışmalar nedeniyle yaklaşık 140 bin yurttaşın evlerini terk ettiği bildiriliyor. Buna karşın mahallelerde hâlâ on binlerce sivilin mahsur kaldığı, su, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimin ciddi biçimde kısıtlandığı ifade ediliyor. Uluslararası tepkiler ve çağrılar sürüyor Halep’teki gelişmelere ilişkin uluslararası aktörlerden itidal ve ateşkes çağrıları gelirken, sahadaki askeri hareketlilik insani tabloyu daha da ağırlaştırma riski taşıyor. Bölgedeki yurttaşlar için güvenli tahliye koridorlarının açılıp açılmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

Venezuela saldırısı Washington’u karıştırdı Haber

Venezuela saldırısı Washington’u karıştırdı

ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği saldırı, yalnızca uluslararası alanda değil, ABD iç siyasetinde de derin bir krize yol açtı. Donald Trump yönetiminin askeri harekâtı Kongre onayı olmadan başlattığı yönündeki iddialar, özellikle Demokrat kanatta sert tepkilere neden oldu. Temsilciler Meclisi üyeleri, operasyonun hem anayasal yetki aşımı hem de kamu iradesine aykırı olduğunu savundu. Demokratlardan Trump yönetimine açık isyan geldi Temsilciler Meclisi’nin Demokrat üyelerinden Jim McGovern, Trump yönetimini Kongre’yi yok saymakla suçladı. McGovern, ABD halkının büyük bölümünün Venezuela’ya yönelik askeri müdahaleye karşı olduğunu belirterek, buna rağmen yönetimin tek taraflı bir saldırı başlattığını ifade etti. “Haksız ve yasa dışı bir saldırı” vurgusu yapıldı McGovern, Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri harekâtını “haksız ve yasa dışı” olarak nitelendirdi. Kongre’den herhangi bir yetki alınmadığını vurgulayan Demokrat vekil, bu adımın ABD Anayasası’nda yer alan savaş yetkilerinin açık ihlali anlamına geldiğini söyledi. “Sağlığa para yok, savaşa sınırsız kaynak mı var?” Sosyal medya hesabından da açıklama yapan McGovern, Trump yönetiminin önceliklerini sert sözlerle eleştirdi. Sağlık hizmetleri ve sosyal politikalar için kaynak bulunamadığının sık sık dile getirildiğini hatırlatan McGovern, savaş söz konusu olduğunda “sınırsız bütçe” ayrılmasını kamu vicdanına aykırı bulduğunu ifade etti. Caracas’taki patlamalar sonrası operasyon itirafı geldi Venezuela’nın başkenti Caracas’ta gece saatlerinde patlama ve savaş uçağı seslerinin duyulmasının ardından Venezuela yönetimi saldırılardan ABD’yi sorumlu tuttu. Kısa süre sonra Trump, Nicolás Maduro’ya karşı büyük çaplı bir operasyon düzenlendiğini ve Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını açıkladı. ABD’den Maduro’ya ağır suçlamalar yöneltildi Operasyonun ardından Pam Bondi, Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu duyurdu. Maduro’ya uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı ağır silah bulundurma gibi suçlamalar yöneltildi. ABD iç siyasetinde anayasa ve savaş yetkileri tartışması büyüyor Demokratların sert çıkışı, Trump’ın Venezuela hamlesinin yalnızca dış politika değil, ABD iç siyasetinde de ciddi bir kırılma yarattığını ortaya koydu. Kongre’nin devre dışı bırakıldığı iddiaları, ABD Anayasası’nda yer alan savaş yetkileri tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Tartışmaların önümüzdeki günlerde hem Kongre’de hem de kamuoyunda daha da sertleşmesi bekleniyor.

ABD’den Maduro hamlesi: Washington, Venezuela lideri ve eşini hedef aldı Haber

ABD’den Maduro hamlesi: Washington, Venezuela lideri ve eşini hedef aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, 3 Ocak 2026’da yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında New York Güney Bölgesi’nde iddianame hazırlandığını duyurdu. Bondi, suçlamaların uyuşturucu terörizmi ve ağır silah bulundurma gibi başlıkları kapsadığını belirterek sürecin ABD yargısı önünde ilerleyeceğini ifade etti. Suçlamalar ağır başlıklar içeriyor Bondi’nin açıklamasına göre Maduro’ya uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı makineli tüfek ile yıkıcı cihazlara sahip olma suçlamaları yöneltildi. ABD Adalet Bakanı, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, söz konusu dosyanın Amerikan yargı makamlarınca ele alındığını vurguladı. “Amerikan adaletiyle karşı karşıya kalacaklar” mesajı verildi Bondi, açıklamasında Maduro ve eşinin Amerikan mahkemelerinde yargılanacağını belirterek, “Yakında Amerikan topraklarında, Amerikan adaletinin tüm hiddetiyle karşı karşıya kalacaklar” ifadelerini kullandı. Bondi ayrıca, operasyon sürecinde destek veren kişi ve kurumlara teşekkür etti. Washington’dan operasyon vurgusu geldi ABD Başkanı Donald Trump da Venezuela’da geniş çaplı saldırıların düzenlendiğini, Maduro ve eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını açıkladı. Trump’ın açıklamaları, Washington’un Caracas yönetimine yönelik baskıyı askeri ve hukuki boyutlarıyla artırdığı şeklinde yorumlandı. Caracas’ta patlamalar, olağanüstü durum ilanı Venezuela’nın başkenti Caracas’ta patlama seslerinin duyulmasının ardından Venezuela hükümeti, saldırılardan ABD’yi sorumlu tuttu. Hükümet açıklamasında, Devlet Başkanı Maduro’nun ülke genelinde “dış müdahaleden kaynaklanan olağanüstü durum” ilan eden kararnameyi imzaladığı bildirildi. Kriz derinleşirken uluslararası gerilim tırmanıyor ABD’nin suç duyurusu ve operasyon açıklamaları, Venezuela ile Washington arasındaki gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. Yaşanan gelişmelerin, bölgesel istikrar ve uluslararası hukuk açısından nasıl sonuçlar doğuracağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.