SON DAKİKA

#Suikast

HABER DEĞER - Suikast haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suikast haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail Savunma Bakanı'ndan açık suikast tehdidi: "Yurt dışındaki Hamas liderleri de hedefimizde" Haber

İsrail Savunma Bakanı'ndan açık suikast tehdidi: "Yurt dışındaki Hamas liderleri de hedefimizde"

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Hamas'ın yurt dışında bulunan üst düzey yöneticilerini doğrudan hedef gösteren açıklamalarda bulundu. Yayımladığı video mesajla Gazze'deki askeri operasyonlara ve dış ülkelere yönelik tehditlerine değinen Katz, 7 Ekim 2023 saldırılarında rol alan isimlerin peşini bırakmayacaklarını vurguladı. Kuzey Gazze Tugayı Komutanı öldürüldü Katz, gece saatlerinde gerçekleştirilen saldırılarda Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın Kuzey Gazze Tugayı Komutanı İzzeddin el-Beyk'in öldürüldüğünü açıkladı. Operasyonların Hamas'ın üst düzey kadrosuna yönelik kararlılıkla süreceğini belirten Katz, İsrail'in hedefindeki isimlerin yalnızca Gazze sınırları içinde bulunmadığını ifade etti. Örgütün farklı ülkelerde yaşayan üst düzey isimlerine yönelik açık tehditlerde bulunan İsrailli Bakan, "Yurt dışındaki Hamas liderleri de hedefimizde. 7 Ekim katliamında merkezi rol oynayan bu kişilerin hiçbirinin huzur içinde ölmesine izin verilemez" dedi. Katar'daki saldırıya atıfta bulundu Açıklamasında geçtiğimiz yıl Katar'ın başkenti Doha'da Hamas'ın üst düzey yönetimine yönelik gerçekleştirilen suikast girişimine atıfta bulunan Katz, şu dikkati çekici ifadeleri kullandı: "Bir keresinde bir aksaklık nedeniyle kurtuldular. Ancak bir dahaki sefer gelecek ve onlar da öldürülecek." İsrail, 9 Eylül 2025'te Doha'da Hamas'ın müzakere heyetinin bulunduğu noktaya hava saldırısı düzenlemiş, hedef alınan üst düzey isimler saldırıdan sağ kurtulmuştu. Katz'ın açıklamalarıyla İsrail yönetimi, yurt dışındaki Hamas yöneticilerinin gelecekte düzenlenebilecek yeni operasyonların doğrudan hedefinde olduğunu ilan etti. İsrail, 7 Ekim 2023'te başlayan savaşın ardından Filistin topraklarının dışında da Hamas'ın siyasi ve askeri kadrosuna yönelik Lübnan, Suriye, İran ve Katar gibi ülkelerde üst düzey isimlerin hedef alındığı çok sayıda suikast gerçekleştirdi. Bu kapsamda, Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih Aruri Ocak 2024'te Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye Temmuz 2024'te İran'ın başkenti Tahran'da ve Hamas'ın Gazze'deki lideri Yahya Sinvar ise Ekim 2024'te Gazze'nin güneyindeki çatışmalarda hayatını kaybetmişti. Katz'ın son açıklamaları, bu dış operasyon stratejisinin önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

 Pezeşkiyan'dan ABD çıkışı: "Mutabakat zaptına bağlıyız" Haber

 Pezeşkiyan'dan ABD çıkışı: "Mutabakat zaptına bağlıyız"

ABD ve İsrail'in politikalarına sert eleştiriler yönelten Pezeşkiyan, Batılı devletlerin çifte standart uyguladığını belirterek, "(ABD ve İsrail’e göre) Okulda eğitim gören çocuklar terörist, dini liderimiz terörist, üniversitede bilimsel çalışmalar yapan bilim insanları terörist. Çok kolay bir şekilde gelip suikast düzenliyorlar, ardından kalkıp gidiyorlar, sonra da dünyaya 'teröristlerle savaşıyoruz' diyorlar" ifadelerini kullandı. Nükleer politikalara vurgu İran lideri Mücteba Hamaney ile yakın zamanda iki kez görüştüğünü ve son görüşmelerinin yedi saati aştığını aktaran Pezeşkiyan, "Tıbbi açıdan tamamen sağlıklı" açıklamasında bulundu. Nükleer silahlara ilişkin net bir duruş sergileyen Pezeşkiyan, "Nükleer silah geliştirmek haramdır" diyerek, ülkede bu yönde talepler olsa dahi dini açıdan kesinlikle izin verilmediğini vurguladı. Geçmişteki toplumsal olaylara da değinen Pezeşkiyan, dış kaynaklı kışkırtmaların darbe girişimi niteliği taşıdığını belirterek, "Trump'ın kışkırtıcıları sokaklara inmeleri için silahlandırdığını itiraf ettiği o konuşmayı duydunuz mu?" sorusunu yöneltti. Pezeşkiyan sözlerini, "Sonra bu kişileri kiraladılar ve bazılarını silahlandırdılar. Hangi gösteride 500 güvenlik görevlisi ve asker öldürülür? Bir darbe girişiminde bulunuyorlardı. O darbe girişimi başarısız olunca 40 günlük savaşı dayattılar" değerlendirmesiyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi Haber

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi

Güvenlik Kameralarına Yansıyan 4 Dakikalık Sır Perdesi Türk istihbarat tarihinin en karanlık ve gizemli olaylarından biri olarak kayıtlara geçen, eski MİT Orta Asya Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen şüpheli ölüm soruşturmasında dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli olarak dinlenen emekli Albay Hasan Atilla Uğur'a, Kozinoğlu'nun yaşamını yitirdiği son dakikalar ve cezaevi kamera kayıtları üzerinden ardı ardına kritik sorular yöneltildi. Soruşturma tutanaklarına giren diyaloglarda, Uğur'un daha önceki beyanları ile somut kamera görüntüleri arasındaki belirgin çelişkiler ve yöneltilen sorulara verdiği "hatırlamıyorum" yanıtları ön plana çıktı. Savcılık sorgusunun en can alıcı noktalarından birini cezaevi koridorlarını gösteren kamera kayıtları oluşturdu. Başsavcılık, Uğur'un olay günü saat 18.40 sıralarında Kaşif Kozinoğlu'nun odasına girdiğini, yaklaşık 4 dakika boyunca içeride kaldıktan sonra elleri arkasında dışarı adım attığını ve sağ elinde net bir şekilde bir cisim taşıdığının görüldüğünü belirterek bu nesnenin mahiyetini sordu. Karşısındaki net görüntülere rağmen Uğur, elinde ne olduğunu anımsamadığını ve ortada herhangi bir cisim bulunduğunu dahi zannetmediğini iddia etti. Bunun hemen ardından, oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın elinde bir bardakla odadan dışarı çıkarak o bardağı kendisine göstermesinin sebebinin ne olduğu sorulduğunda ise Uğur, bu duruma dair de hiçbir şey hatırlamadığı yanıtını verdi. Dil Altı İlacı ve Tansiyon Aletinin Kaynağı Aydınlatılamadı Kozinoğlu'nun fenalaşarak yere yığıldığı anlara değinen Hasan Atilla Uğur, merhum istihbaratçının kendisine seslenerek odada bulunan dil altı hapını getirmesini istediğini öne sürdü. Kozinoğlu'na bu hapı verdiğini kabul eden Uğur, hayati önem taşıyan bu ilacı ve olay sırasında kullanılan tansiyon ölçme cihazını nereden temin ettikleri sorulduğunda ise yine hafızasının yerinde olmadığını ve nereden bulduklarını hatırlamadığını savundu. Öte yandan, geçmişte mahkeme huzurunda verdiği ve altında kendi imzası bulunan "Hiçbir kamu görevlisi görevini savsaklamamıştır" şeklindeki beyanı hatırlatıldığında Uğur, söz konusu ifadelerin kendisine ait olmadığını öne sürerek kendi imzasını reddetti. Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı anı ilk defa ne zaman ve hangi makama bildirdiğine ilişkin eski ifadeleri ile bugünkü anlatımları arasındaki uyumsuzluklar da tutanağa geçirildi. Ayrıca savcılık sorgusunda, Kozinoğlu ile diğer oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın havalandırma yürüyüşünde oldukları esnada, yaklaşık 14 dakikalık kısa bir zaman dilimi içinde yemek hazırlayıp birlikte tüketmiş olmaları da gündeme getirildi. Uğur, bu durumun arkasında herhangi bir kasıt veya özel bir neden bulunmadığını, olayın tamamen gündüz saatlerinde gerçekleştiğini ifade etti. Suçlamaları Reddeden Uğur'dan "FETÖ Suikastı" İddiası Hakkındaki iddiaların tamamını reddeden Hasan Atilla Uğur, sorgusunun sonunda Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün arkasında kasten işlenmiş bir suç olup olmadığının titizlikle araştırılmasını talep etti. Kozinoğlu'nun o dönem Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından açıkça hedef tahtasına oturtulduğunu dile getiren Uğur, bu şüpheli ölümün arkasında örgütsel bir suikast ve sabotaj bağlantısının bulunma ihtimaline dikkat çekti. Uğur'un avukatları ise müvekkillerinin olayda hiçbir kusurunun, ihmalinin veya kastının olmadığını savunarak, Kozinoğlu fenalaştığı anlarda mutfaktan aldıkları sert cisimlerle demir kapılara vurarak yardım istediklerini ancak cezaevi görevlilerinin kasıtlı olarak müdahalede geciktiğini öne sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uğur Mumcu dosyası yeniden gündemde: Ağabeyinden çarpıcı iddialar Haber

Uğur Mumcu dosyası yeniden gündemde: Ağabeyinden çarpıcı iddialar

Mumcu'nun ağabeyi Ceyhan Mumcu ve Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, suikastın arkasındaki dış güç ve istihbarat bağlantılarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. "İsrail Büyükelçisi Uğur'u açıkça tehdit etti" Türkiye Gazetesi'ne konuşan hukukçu Ceyhan Mumcu, kardeşinin ölümünden önce PKK ve İsrail ilişkilerine dair kritik bilgilere ulaştığını ve bu sebeple hedef alındığını belirtti. Kardeşinin İsrail Büyükelçisi ile gerçekleştirdiği görüşmeyi aktaran Ceyhan Mumcu, şu ifadeleri kullandı: "Uğur, bana İsrail Büyükelçisiyle yaptığı görüşmeyi anlattı. İsrail Büyükelçisi açık bir biçimde 'Üzerimize çok geliyorsun, bu durum daha fazla devam edemez. Sana suikast bile yapılabilir' demiş. Görüşme sonrası kâbus gördüğünü, rüyasında ayaklarının koptuğunu anlatmıştı. Zaten çok sürmedi suikast gerçekleşti." Ceyhan Mumcu, suikastın sadece bir canilik olmadığını, aynı zamanda toplumda laik ve Müslüman ayrışması yaratmayı ve Türkiye'nin komşularıyla, özellikle İran ile olan ilişkilerini koparmayı hedefleyen bir süreç olduğunu vurguladı. Dönemin üst düzey bir MİT yetkilisinin de kendisine olaydaki İsrail bağlantısını aktardığını belirten Mumcu, dosyanın yeniden açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve o döneme ait kritik isimlerin ifadeye çağrılması gerektiğini kaydetti. Esenboğa Havalimanı'ndaki hareketliliğe dikkat çekildi Cinayette Mossad parmağına dikkat çeken Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş ise soruşturmada tetikçilerden ziyade azmettirenlere odaklanılması gerektiğini ifade etti. Karakuş, saldırı öncesinde Türkiye'ye gelen Mossad ajanlarının faaliyetlerinin ve olay sonrasında Tel Aviv uçağına binen ekibin Esenboğa Havalimanı'ndaki hareketliliklerinin incelenmesinin kilit rol oynayacağını belirtti. Adalet Bakanlığı'nın attığı bu adımla birlikte, Türkiye'nin yakın siyasi tarihini sarsan karanlık olayların aydınlatılması yönündeki beklentiler kamuoyunda artış gösterdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK

Deniz Kuvvetleri'nin mahrem yapılanmasında "Kurmay Başkanı" sıfatıyla görev alan Harmancık, ihanetin Akıncı Üssü'ndeki merkez karargahında yer alan "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinden biriydi. Darbecilerin atama listesinde iki rütbe birden terfi ettirilerek Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak atanmıştı. Genelkurmay Başkanı Akar'dan darbe bildirisini imzalayarak okumasını isteyen Harmancık'tı. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ifadesinde, Harmancık'ın elinde iki yapraktan oluşan bir metni getirip önce okuduğunu ve ardından kendisine "Siz şunu bir okuyun ve bunu imzalayıp TV'de okursanız her şey çok güzel olacak, herkesi alıyoruz, herkesi getiriyoruz" dediğini söyledi. Akar ayrıca, "Şiddetle ve hiddetle reddettim. 'Kendinizi ne zannediyorsunuz? Siz kimsiniz? Topladığınızı söylediğiniz ikinci başkan, kuvvet komutanları nerede? Bakanlar nerede? Elinizde kim varsa getirin, sizin başınız kıçınız kim?' diye bağırdım." dedi. İhanet Toplantılarının Müdavimi Darbenin sivil yöneticisi Adil Öksüz'ü tanımadığını, herhangi bir evde bir araya gelmediğini iddia etmesine rağmen, İzmir'deki darbe girişimi davasının gizli tanıkları ise bunu yalanladı. Anlatılanlara göre darbe girişiminin "olgunlaşma" sürecinde, firari imam Adil Öksüz’ün başkanlığında Ankara Konutkent’teki villalarda gerçekleştirilen gizli toplantıların değişmez ismiydi. Harmancık'ın Öksüz'ün darbe toplantıları yaptığı villada 6, 7, 8 Temmuz tarihlerinde bulunduğunmuş ve Deniz Kuvvetleri'nin ihanet planındaki sevk ve idaresinden sorumlu ana aktör olmuştu. Kuzgun kod adlı gizli tanık ifadesinde, "Harmancık'ı gördüm. Bana bir darbe planı üzerinde çalışıyoruz, darbe planını bitirdik, ufak tefek ayrıntılar kaldı." dedi. 15 Temmuz veya 22 Temmuz'da darbe planını uygulamaya koyacaklarını, konuyla ilgili bana birkaç konuk soracaklarını, gözaltına alınabilecek amirlerin kimler olabileceğini söyledi." ifadelerini kullanmıştı. "Cumhurbaşkanı'nı öldüremedik, Almanya'ya kaçtığını yayalım" Gizli tanık ayrıca Harmancık'ın evden genelkurmayda sivillere ateş açan darbeci Sinan Sürel ile birlikte ayrıldığını belirtti. Telefonla aradığı Erdek Mayın Filo Komutanlığı'ndan karargahı kontrol altına alıp gemileri kaldırmalarını istedi. İstanbul Atatürk Havalimanı'na gönderilen CASA uçağıyla askerlerin Akıncı Üssü'ne getirilmesini sağladı. Tanık İbrahim Halil Ağaç'ın ifadesine göre, Harmancık telefonda görüştüğü kişiye, "Cumhurbaşkanı'nı öldürmedik, planlarımız boşa gitti. Cumhurbaşkanı'nın Almanya'ya kaçtığı yönünde haberleri yaymamız lazım. Yoksa her şey boşa gidecek" diyerek telefondaki şahsa Fox TV'yi bağlamalarını söyledi. Harmancık, "girişim başarısız oldu, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. Tutuklu sanık eski yüzbaşı Özay Cödel'in ifadesine göre, Ömer Faruk Harmancık yanına gittiğimde görevim bittiğini, girişimin başarısız olduğunu söyledi. "Silahları ve malzemeleri 141. filoya bırakın, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. "Eşeklik Ettim" Savunması Akıncı Üssü'nde yakalandığında, "Üs komutanına haber vermeden İstanbul'a gitmek için buraya geldim" diyerek tarihe geçecek bir yalan söyledi. Hangi filonun nerede olduğunu bile bilmediğini iddia edecek kadar tuhaf bir savunma kurgulayan Harmancık, mahkeme başkanının "Bu yaptığınız askeri mantığa sığar mı?" sorusuna, "Yaptığımın bir yanlış olduğunu, hatta eşeklik olduğunu söyledim" cevabını vererek, suçunu "basit bir hata" gibi göstermeye çalıştı. 141 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet TRT’de darbe bildirisini zorla okutan eski yarbay Ümit Gençer'in telefonunda "Dost" olarak kayıtlı olan kişinin bizzat Ömer Faruk Harmancık olduğu, emniyetin dijital incelemeleriyle tescillendi. WhatsApp üzerinden o ihanet metnini Gençer'e ileten Harmancık, darbe gecesi boyunca "patates hatlar" ve şahsi telefonlarıyla bir trafik yönetti. Erdoğan'a suikast timinde yer alan eski SAT yüzbaşı Özay Cödel ile o gece yaptığı 7 görüşme, onun darbenin "operasyonel sorumlusu" olduğunun kanıtıydı. Mahkemede "Terörist başı olduğunu kabul edersem, kendimi de terörist ilan etmiş olurum" diyerek, hukuki bir kurnazlıkla örgüt bağını reddetti. Ancak sicili ve yaptığı eylemler, onun örgütün en sadık "denizci" tetikçilerinden biri olduğunu kanıtlıyordu. "Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve 139 kişiyi şehit etmek suçlamalarından yargılandığı Genelkurmay çatı davasında mahkeme 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. O gece devletin üniformasını kirleten Harmancık, bugün cezaevinde, tarih sayfalarına kazınan ihanetinin bedelini ödüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan İran’a tehdit: "İran’ı tamamen yok ederiz" Haber

Trump’tan İran’a tehdit: "İran’ı tamamen yok ederiz"

Trump, olası bir suikast durumunda ABD ordusunun İran'ı "daha önce hiç görülmemiş seviyede" bombalamaya ve tamamen imha etmeye hazır olduğunu ilan etti. "Bin füze hazır, binlercesi takip eder" Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada oldukça sert bir dil kullanan ABD Başkanı Trump, İran'ın görevdeki bir ABD Başkanı'na saldırmasının bedelinin çok ağır olacağını belirtti. Trump, ABD ordusunun halihazırda hedef odaklı hareket ettiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "İran İslam Cumhuriyeti’nin görevdeki ABD Başkanı'na, yani bana, suikast düzenlemesi ya da buna teşebbüs etmesi halinde İran’a doğrultulmuş ve ateşlenmeye hazır 1000 füze bulunuyor. Bunları derhal binlercesi takip edecek." Ordudan "tam imha" talimatı Başkan Trump, ABD ordusuna gerekli tüm talimatların ulaştığını ve askeri birimlerin İran’ın tüm bölgelerini "tamamen yok etmeye ve imha etmeye" hazır olduğunu ifade etti. Söz konusu hazırlığın bir yıl süreyle geçerli olduğunu ve gerekmesi durumunda bu sürenin uzatılabileceğini belirten Trump, ordunun bu operasyonu gerçekleştirmek için hem istekli hem de muktedir olduğunu savundu. Tahran'ın "ölüm listesi" İddiası İsrail kaynaklı istihbarat raporlarında yer alan "kendisine yönelik yeni bir suikast planı" iddialarını da değerlendiren Trump, İran'ın bu konuda güncel bir planı olmadığını ancak Tahran yönetimi için uzun süredir bir numaralı hedef olduğunu öne sürdü: "Suikast girişiminde bulunması durumunda İran'ı daha önce hiç görülmemiş seviyede bombalamaları için talimat verdim. İran'ın bu konuda yeni bir planı yok ancak Tahran'ın ölüm listesinde yıllardır ‘ilk sırada’ yer alıyorum." Bu açıklamalar, ABD ile İran arasındaki gerilimin son yıllarda ulaştığı en yüksek seviyelerden biri olarak değerlendiriliyor. Trump’ın bu resti, Washington ve Tahran hattında diplomatik kanalların tamamen tıkandığı ve askeri bir angajmanın her an tetiklenebileceği bir atmosfer yarattı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Charlie Kirk suikastı zanlısı Tyler Robinson kimdir, neler ortaya çıktı? Haber

Charlie Kirk suikastı zanlısı Tyler Robinson kimdir, neler ortaya çıktı?

Genel bilgiler Zanlının adı 22 yaşındaki Tyler Robinson. ABD’li muhafazakar aktivist Charlie Kirk’ün öldürülmesi olayında zanlı olarak gözaltına alındı. Utah Valisi Spencer Cox, Robinson’ın gözaltında olduğunu ve yakında resmen suçlanacağını açıkladı. Vali Cox, Robinson’ın Utah Valley Üniversitesi’nde öğrenci olmadığını, akıl sağlığına dair resmi bir bilginin olmadığını söyledi. Robinson’ın ailesiyle birlikte Washington bölgesinde yaşadığı ve üniversiteye yaklaşık üç saat uzaklıkta bir yerde bulunduğu belirtildi. Soruşturmayla ilgili yeni detaylar Ailesinden bir kişi, Robinson’ın Charlie Kirk’ün Utah Valley Üniversitesi’ne geleceğini söylediğini ve “görüşlerinden hoşlanmadığını” dile getirdiğini aktardı. Güvenlik kameralarına göre zanlı, suç mahalline 10 Eylül’de sabah 08:29’da Dodge Challenger marka bir araçla geldi. Vali Cox, Robinson’ın gözaltına alındığında olay yerindeki kıyafetlerle aynı kıyafetleri giydiğini söyledi. Dijital ve fiziksel kanıtlar Robinson’ın oda arkadaşı ve başka kaynakların “Tyler” adlı bir hesabın mesajlaşmalarında, bir tüfeğin alınması, daha sonra çalılıklara bırakılması, bir havluya sarılması, kıyafet değiştirmesi gibi planlardan bahsedildiği belirtildi. Charlie Kirk kimdi? Charlie Kirk, Turning Point USA adlı muhafazakar gençlik hareketinin kurucularından. Üniversitelerde ve sosyal medya üzerinden muhafazakar fikirleri savunan önemli bir figür. Sosyal medya popüleritesi yüksek; X’te 5,2 milyon, TikTok’ta 7,3 milyon takipçisi olduğu belirtiliyor. Yazdığı “The Maga Doctrine” adlı kitap, 2020’de ABD’de en çok satanlar arasında yer almıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.