SON DAKİKA

#Şüpheli Ölüm

HABER DEĞER - Şüpheli Ölüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şüpheli Ölüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi Haber

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi

Güvenlik Kameralarına Yansıyan 4 Dakikalık Sır Perdesi Türk istihbarat tarihinin en karanlık ve gizemli olaylarından biri olarak kayıtlara geçen, eski MİT Orta Asya Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen şüpheli ölüm soruşturmasında dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli olarak dinlenen emekli Albay Hasan Atilla Uğur'a, Kozinoğlu'nun yaşamını yitirdiği son dakikalar ve cezaevi kamera kayıtları üzerinden ardı ardına kritik sorular yöneltildi. Soruşturma tutanaklarına giren diyaloglarda, Uğur'un daha önceki beyanları ile somut kamera görüntüleri arasındaki belirgin çelişkiler ve yöneltilen sorulara verdiği "hatırlamıyorum" yanıtları ön plana çıktı. Savcılık sorgusunun en can alıcı noktalarından birini cezaevi koridorlarını gösteren kamera kayıtları oluşturdu. Başsavcılık, Uğur'un olay günü saat 18.40 sıralarında Kaşif Kozinoğlu'nun odasına girdiğini, yaklaşık 4 dakika boyunca içeride kaldıktan sonra elleri arkasında dışarı adım attığını ve sağ elinde net bir şekilde bir cisim taşıdığının görüldüğünü belirterek bu nesnenin mahiyetini sordu. Karşısındaki net görüntülere rağmen Uğur, elinde ne olduğunu anımsamadığını ve ortada herhangi bir cisim bulunduğunu dahi zannetmediğini iddia etti. Bunun hemen ardından, oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın elinde bir bardakla odadan dışarı çıkarak o bardağı kendisine göstermesinin sebebinin ne olduğu sorulduğunda ise Uğur, bu duruma dair de hiçbir şey hatırlamadığı yanıtını verdi. Dil Altı İlacı ve Tansiyon Aletinin Kaynağı Aydınlatılamadı Kozinoğlu'nun fenalaşarak yere yığıldığı anlara değinen Hasan Atilla Uğur, merhum istihbaratçının kendisine seslenerek odada bulunan dil altı hapını getirmesini istediğini öne sürdü. Kozinoğlu'na bu hapı verdiğini kabul eden Uğur, hayati önem taşıyan bu ilacı ve olay sırasında kullanılan tansiyon ölçme cihazını nereden temin ettikleri sorulduğunda ise yine hafızasının yerinde olmadığını ve nereden bulduklarını hatırlamadığını savundu. Öte yandan, geçmişte mahkeme huzurunda verdiği ve altında kendi imzası bulunan "Hiçbir kamu görevlisi görevini savsaklamamıştır" şeklindeki beyanı hatırlatıldığında Uğur, söz konusu ifadelerin kendisine ait olmadığını öne sürerek kendi imzasını reddetti. Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı anı ilk defa ne zaman ve hangi makama bildirdiğine ilişkin eski ifadeleri ile bugünkü anlatımları arasındaki uyumsuzluklar da tutanağa geçirildi. Ayrıca savcılık sorgusunda, Kozinoğlu ile diğer oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın havalandırma yürüyüşünde oldukları esnada, yaklaşık 14 dakikalık kısa bir zaman dilimi içinde yemek hazırlayıp birlikte tüketmiş olmaları da gündeme getirildi. Uğur, bu durumun arkasında herhangi bir kasıt veya özel bir neden bulunmadığını, olayın tamamen gündüz saatlerinde gerçekleştiğini ifade etti. Suçlamaları Reddeden Uğur'dan "FETÖ Suikastı" İddiası Hakkındaki iddiaların tamamını reddeden Hasan Atilla Uğur, sorgusunun sonunda Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün arkasında kasten işlenmiş bir suç olup olmadığının titizlikle araştırılmasını talep etti. Kozinoğlu'nun o dönem Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından açıkça hedef tahtasına oturtulduğunu dile getiren Uğur, bu şüpheli ölümün arkasında örgütsel bir suikast ve sabotaj bağlantısının bulunma ihtimaline dikkat çekti. Uğur'un avukatları ise müvekkillerinin olayda hiçbir kusurunun, ihmalinin veya kastının olmadığını savunarak, Kozinoğlu fenalaştığı anlarda mutfaktan aldıkları sert cisimlerle demir kapılara vurarak yardım istediklerini ancak cezaevi görevlilerinin kasıtlı olarak müdahalede geciktiğini öne sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi Haber

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi

Fethi kabir ve şüpheli ölüm soruşturması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma derinleşiyor. Eylül 2016'da vefat eden Denizolgun'un ölümünün ve otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna yönelik iddialar üzerine Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri gereğince fethi kabir kararı alınmıştı. Karar doğrultusunda 19 Ağustos'ta mezar açılmış, Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından alınan örneklerin incelenmesinin ardından örnekler 20 Ağustos'ta yeniden defnedilmişti. Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, otopsi işlemlerinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti. Mezardan çıkarılan örnekler raporlama için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilirken, adli süreç çok yönlü olarak devam ediyor. Doktoru Nurettin Demirkol gözaltına alındı Yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren ve Denizolgun’un doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli Demirkol, savcılık talimatıyla adliyeye sevk edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açıldı Haber

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açıldı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi. Karacaahmet Mezarlığı'nda sabah saatlerinde başlayan ve geniş güvenlik önlemleri altında yürütülen çalışmalar yaklaşık 3 saat sürdü. Karar kapsamında Denizolgun’un kabri açılarak ölüm nedeninin kesin tespiti için adli inceleme süreci başlatıldı. Soruşturmada öne çıkan şüpheli unsurlar Denizolgun'un vefatına dair dosyada yer alan ve uzun süredir kamuoyunda tartışılan şüpheli unsurlar arasında; ölüm olayının resmi makamlara bildirilmesindeki şüpheli gecikme, ceset üzerinde bulunduğu ileri sürülen dikkat çekici bulgular ve dönemin Adli Tıp incelemelerinin eksik veya hatalı yapıldığına yönelik iddialar yer alıyor. Süreci, faili meçhul ve şüpheli ölüm dosyalarının yeniden incelenmesinde başsavcılıklarla koordinasyon görevi yürüten Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı da yakından takip ediyor. Kısa süre önce Denizolgun ailesinin de söz konusu daire başkanlığına resmi başvuruda bulunduğu belirtildi. Feth-i kabir işlemi sonrasında elde edilen bulgular, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesi ve yıllardır süregelen şüphelerin tamamen aydınlatılması için Adli Tıp Kurumu tarafından titizlikle incelenecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fatma Nur Çelik ve kızı ölü bulundu: “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti Haber

Fatma Nur Çelik ve kızı ölü bulundu: “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti

İstanbul Zeytinburnu sahilinde dün akşam saatlerinde bir anne ve kızının cansız bedenleri bulundu. Hayatını kaybedenlerin, kamuoyunda bir süredir kızına yönelik istismar davası nedeniyle gündemde olan Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra olduğu açıklandı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Çelik, çocuğunun öz babası olduğu belirtilen Ayhan Şengüler hakkında açılan istismar davası sürecinde adalet nöbeti tutuyor ve kamuoyundan destek istiyordu. Şengüler’in Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi olduğu belirtilmişti. Davanın karar duruşmasının 5 Mayıs’ta görüleceği, sanığın ise tutuksuz yargılandığı öğrenildi. Fatma Nur Çelik’in daha önce yaptığı açıklamalarda, güvenliğinden endişe ettiğini dile getirdiği ve “5 Mayıs’a kadar yaşayabilir miyim bilmiyorum. Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. Çelik’in, hem kendisinin hem de kızının tehdit edildiğini iddia ettiği, bazı haberlerde vakıf isminin açıkça geçmesinin ardından erişim engeli kararları alındığını söylediği belirtildi. "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti. Bugün kızıyla beraber ölü bulundular. Çocuk yaşta istismarına uğradığı Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler ile evlendirilen ve kızı da istismara uğrayınca adalet mücadelesine başlayan Fatmanur Çelik’in sesi duyulmadı. pic.twitter.com/yU6MX6PMHq — Hilal Köylü (@hilalkoylu) March 3, 2026 Olayın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi kararıyla sağlık ve danışmanlık tedbiri uygulandığı, tedavi sürecinde annenin yönlendirmelere olumlu yanıt vermediği iddia edildi. Bakanlık, çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 2 Mart’ta acil koruma kararı çıkarıldığını ve adrese gidildiğini ancak kimseye ulaşılamadığını duyurdu. Akşam saatlerinde anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisinin alındığı aktarıldı. Bakanlık, bazı medya organlarının ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıttığını savunarak, kamuoyunu “hassas ve titiz davranmaya” davet etti. Öte yandan, dosyayı takip eden Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği temsilcileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, yargılama sürecinde çocuğun üstün yararı ilkesinin ihlal edildiğini, beyanlarının defalarca tekrar ettirildiğini ve travma sonrası stres bozukluğu tanısıyla tedavi gördüğünü belirtmişti. Dernek, annenin yaşadığı ihmalleri dile getirmeye çalıştığı her durumda “örtük biçimde çocuğunun elinden alınacağı tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını” savunmuştu. Çelik’in ve kızının ölümü kamuoyunda “şüpheli ölüm” tartışmalarını gündeme taşırken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve ihmallerin olup olmadığının ortaya çıkarılması çağrıları yapılıyor. Soruşturma sürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kiralık teknede gizemli ölüm! 35 yaşındaki Bahar ölü bulundu Haber

Kiralık teknede gizemli ölüm! 35 yaşındaki Bahar ölü bulundu

Aydın’ın Efeler ilçesinde yaşadığı öğrenilen 35 yaşındaki Bahar Taş, arkadaşlarıyla birlikte gittiği Muğla’nın Milas ilçesinde kiralanan teknede ölü bulundu. Sabah saatlerinde hareketsiz halde fark edilen Taş için yapılan ihbar üzerine bölgeye jandarma ve Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Geceyi teknede geçirdiler, sabah acı tabloyla karşılaştılar İddiaya göre arkadaş grubu gezmek amacıyla Milas’a giderek tekne kiraladı ve geceyi teknede geçirdi. Sabah uyandıklarında Taş’ın tepki vermediğini fark eden arkadaşları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, genç kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Ölüm nedeni otopsiyle netleşecek Taş’ın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Muğla Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. İlk incelemelerin ardından adli sürecin başlatıldığı öğrenildi. Arkadaşlarının ifadeleri alınıyor Jandarma ekipleri olayın nasıl gerçekleştiğini aydınlatmak için teknede bulunan kişilerin ifadelerine başvurdu. Şüpheli ölüm ihtimali üzerinde durulurken, soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdürüldüğü bildirildi. Yaşanan olay, tatil ve gezi amaçlı kiralanan teknelerde güvenlik koşulları ve denetimlere ilişkin soruları yeniden gündeme getirirken, yetkililerin hazırlayacağı raporun olayın perde arkasını ortaya koyması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein Adası’nda karanlık perde aralandı: Gizli arşiv ilk kez açıldı Haber

Epstein Adası’nda karanlık perde aralandı: Gizli arşiv ilk kez açıldı

Gizlenen görüntüler ilk kez paylaşıldı ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi içindeki Demokrat Parti üyeleri, Epstein’ın özel mülkü olan Little Saint James Adası’na ait arşivleri yayımladı. Komitenin sosyal medya hesabından paylaşılan görsellerde, adadaki yaşam alanlarına ait ayrıntılar ve iç mekân kayıtları yer aldı. Kamuoyuna sunulan görüntüler, yıllardır “örtbas” iddialarıyla anılan dosyanın görünmeyen yüzünü gün yüzüne çıkardı. “Tüyler ürpertici bir tablo ile karşı karşıyayız” Demokrat Parti milletvekili Robert Garcia, yayımlanan içeriklere ilişkin yaptığı açıklamada “Bu görüntüler, Epstein’ın kamuoyundan gizlenen dünyasına ışık tutuyor. Hayatta kalanlar için adalet sağlanana kadar susmayacağız” dedi. Açıklamada soruşturmanın genişletilmesi, tüm belgelerin kamuoyuna açılması ve sorumluların ortaya çıkarılması çağrısı yapıldı. Odalar, etiketler ve “muayene sandalyesi” ayrıntısı Yayımlanan fotoğraflarda yatak odası ve banyolara ait kesitler ile bir diş kliniğinde bulunması beklenen muayene sandalyesinin adadaki bir yapıda yer aldığı görüldü. Başka bir karede ise bir telefona iliştirilmiş “NY Office”, “Rich Office”, “Mike Cell” ve “Patrick Cell” gibi notlar dikkat çekti. Görseller, adadaki yapılanmanın rastgele değil, sistematik olduğuna yönelik tartışmaları güçlendirdi. Ünlü isimler listesi yeniden gündemde Epstein’ın adasında yıllar içinde çok sayıda tanınmış ismi ağırladığı iddiaları bir kez daha tartışmaya açıldı. Daha önce dava dosyalarına yansıyan ziyaretçi listelerinde yer alan siyasetçi, iş insanı ve sanatçılara ilişkin iddialar, yeni görüntülerle birlikte yeniden konuşulmaya başlandı. Kamuoyunda, eski ABD başkanları, kraliyet mensupları ve farklı ülkelerden üst düzey isimlere dair iddiaların bağımsız biçimde soruşturulması çağrıları yükseldi. Dosyaların açılması için geri sayım Kongre’de kabul edilen yasa uyarınca Epstein dosyalarının açıklanması için süreç işletiliyor. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, dosyaların belirlenen takvim içinde kamuoyuna sunulacağını duyurmuştu. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump da belgelerin tamamının açıklanmasını öngören düzenlemeyi imzalamıştı. Şüpheli ölüm, bitmeyen sorular Epstein, New York’ta Manhattan Metropolitan Correctional Center’da tutuklu bulunduğu sırada 10 Ağustos 2019’da hücresinde ölü bulundu. Federal Soruşturma Bürosu, intihar sonucuna varıldığını açıklasa da, kamuoyunda “müşteri listesi” ve olası örtbas iddiaları tartışılmaya devam ediyor. “Özgürlük ve adalet soyut gerekçelerle ertelenemez” Sivil toplum örgütleri ve insan hakları savunucuları, görüntülerin yayımlanmasının ardından yeniden adalet çağrısı yaptı. Sürecin şeffaf yürütülmesi, hayatta kalanların korunması ve suç ağlarının bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, demokratik toplumun asgari gereği olarak vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.