SON DAKİKA

#Sürgün

HABER DEĞER - Sürgün haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürgün haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgürlük ve Adalet Mücadelesinin Sembol İsmi: Zehra Nurulhak Kaya Kimdir? Haber

Özgürlük ve Adalet Mücadelesinin Sembol İsmi: Zehra Nurulhak Kaya Kimdir?

Annesi Hüda Kaya ve kız kardeşleriyle birlikte henüz lise yıllarında haksız ve ağır yargılamalara maruz kalan Nurulhak, genç yaşını cezaevi koridorlarında ve zindan hücrelerinde göğüslediği ağır bedellerle geçirdi. Özgürlük, insan hakları ve inanç özgürlüğü mücadelesinden bir an olsun taviz vermeyen Nurulhak, yaşamı boyunca vicdanın, onurun ve haysiyetli bir direnişin simgesi oldu. Sınıftan Zindanlara Uzanan Hukuksuzluk Süreci Türkiye'de 28 Şubat sürecinin en sert etkilerinin hissedildiği dönemde, Malatya İnönü Üniversitesi'nde ve liselerde başlatılan başörtüsü yasağına karşı halkın yürüttüğü haklı direnişe katılan Nurulhak, bir basın temsilcisi olarak da eylemleri yakından takip ediyor, yaşanan hak ihvallerini duyuruyordu. Nisan ayında başlayıp Mayıs ayına kadar aralıksız devam eden eylemlerde aktif rol alan Nurulhak ve ailesi hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkartıldı. 18 Mayıs 1999 tarihinde, Malatya İmam Hatip Lisesi'nde son sınıf öğrencisiyken ders sırasında okula gelen terörle mücadele ekipleri tarafından kelepçelenerek sınıflarından alındılar. Ertesi gün, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının yapıldığı günlerde, özgürce yaşamak ve inançlarını savunmak isteyen üç kız kardeş polis eşliğinde emniyet ve adliye koridorlarında dolandırıldı, ağır ve psikolojik baskı içeren sorgulardan geçirildi. Çıkarıldıkları Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM), "Anayasal düzeni zorla değiştirip yerine şeriat devleti kurmaya kalkışmak" gibi akıl almaz suçlamalarla, anneleri Hüda Kaya ile birlikte idam talebiyle yargılandılar. Malatya Cezaevi'ne gönderilen Nurulhak ve ailesi, ilerleyen yıllarda Ağrı, Konya, Bandırma ve Bayrampaşa gibi farklı cezaevlerine sürgün edilerek mücadele hayatlarında ilk defa zindanlarda birbirlerinden ayrı düşürüldü. Cezaevi Yılları Yaşıtları üniversite sınavlarına hazırlanırken, genç yaşını cezaevlerinin soğuk ve kasvetli duvarları arasında geçiren Nurulhak; gitar çalan, gazeteci olmak isteyen, kitap okuyan ve yalnızca kendisi için değil bütün insanlık için adalet ve özgürlük talep eden aydınlık bir zihne sahipti. Çeşitli suçlularla aynı koğuşları paylaşmak zorunda bırakıldığı zorlu cezaevi koşullarında dahi inancından, estetik duyarlılığından ve mücadele azminden vazgeçmedi. Zindan günlerinde cezaevinde yolu kesişen çocukların bakımını üstlenecek kadar merhametli, hücredeyken bile yoldaşlarının en büyük desteği olacak kadar iradeliydi. Yargılamalar sonucunda verilen hapis cezalarının ardından, 24 Nisan 2004 tarihinde Bandırma Cezaevi'nden tahliye oldu. Cezaevinden çıktıktan sonra dahi hakikatten ve mazlumların yanında durmaktan geri adım atmadı. Bıraktığı Miras Cezaevinden çıktıktan kısa bir süre sonra, 6 Ağustos 2005 tarihinde Bandırma'da cezaevinde yattığı sahil ilçesinde, yoldan çıkan bir aracın devrilerek çarpması sonucu henüz 26 yaşında Hak'ın rahmetine kavuştu. Kaza anında yanında kardeşi İntisar, arkadaşı Gülay Tekeli ve İLK-DER Genel Başkanı Özden Sönmez bulunuyordu. Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Eyüp Sultan Mezarlığı'nda toprağa verilen Zehra Nurulhak'ın tabutuna, uğruna hapis yattığı başörtüsü ve hiç giyemediği gelinliğinin duvağı örtüldü. Genç yaşını zindanlarda tüketen, bir şairin dizelerinde olduğu gibi "sen ölmekten değil yaşayamamaktan kork dostum" bilinciyle yaşayan Nurulhak'ın el yazısıyla not defterinin ilk sayfasında yer alan satırlar, onun dünyaya bakışını özetliyordu: "Ve Azrail elma derse çık git ayaktan. Ardına hiç bakmadan." Ölüm yıl dönümünde; 28 Şubat zihniyetinin ve haksız hukuk sistemlerinin genç bir ömürden koparıp aldığı Zehra Nurulhak Kaya'yı; insan hakları, özgürlük ve adalet yolunda ödediği ağır bedellerle, bıraktığı inanç mirası ve tertemiz hatırasıyla saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Persepolis”in yazarı ​​​​​​​ Marjane Satrapi hayatını kaybetti Haber

Persepolis”in yazarı ​​​​​​​ Marjane Satrapi hayatını kaybetti

Devrim gölgesinde bir yaşam: Reşt’ten Paris’e 1969 yılında İran'ın Reşt kentinde, Batılı değerlere sahip, siyasi olarak aktif ve entelektüel bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Satrapi, çocukluğunu Tahran’da geçirdi. Ailesi, 1979 İslam Devrimi sonrası ülkedeki baskıcı rejimin özgürlükleri kısıtlaması nedeniyle, o henüz 14 yaşındayken kendisini Avrupa’ya; Viyana’ya gönderdi. Gençlik yıllarında Avrupa’da yabancılaşma, evsizlik ve zorlu yaşam koşullarıyla mücadele eden Satrapi, sanat eğitimini tamamladıktan sonra Fransa'ya yerleşti. 2006 yılında Fransız vatandaşlığına geçen sanatçı, hayatı boyunca İranlı kökleri ile Batılı yaşam biçimi arasındaki "görünmez sınırların" sesi olmayı başardı. "Persepolis" ile hafızalara kazınan bir miras Satrapi’yi dünya çapında bir fenomene dönüştüren "Persepolis", onun sadece otobiyografik bir hikâyesi değil; İran'ın yakın tarihine, savaşın yıkıcılığına ve sürgün hayatının travmalarına ayna tutan bir başyapıttı. Çocukluktan yetişkinliğe uzanan bu yolculuğu, kendi çizgileri ve anlatımıyla bir grafik romana dönüştüren sanatçı, eserinde İran'daki devrim sürecini, kadınların üzerindeki baskıları ve modern bir birey olarak kimlik arayışını anlattı. Eserin 2007 yılındaki animasyon uyarlaması, Oscar adaylığı dahil olmak üzere sayısız uluslararası ödül kazanarak dünya çizgi roman tarihine geçti. Yas ve derin üzüntü Sanatçının ölüm nedeni hakkında ailesi tarafından detaylı bir açıklama yapılmazken, Satrapi'nin geçtiğimiz yıl eşi ve aynı zamanda meslektaşı olan Mattias Ripa'nın vefatı sonrasında büyük bir üzüntü içerisinde olduğu ve bu kaybın ardından derin bir yas süreci yaşadığı belirtildi. Yaşamı boyunca çizgi roman, sinema ve resim gibi farklı disiplinlerde eserler veren, "Chicken with Plums" (Tavuklu Erik) gibi yapıtlarıyla da hayranlık kazanan Satrapi; sadece İran diasporasının değil, dünya edebiyatının da en özgün ve cesur kalemlerinden biri olarak hatırlanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı Haber

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı

Cenaze Almanya’dan Şırnak’a getirildi Eski DEP 19. dönem milletvekili ve eski Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak’ın cenazesi, Almanya’dan havayoluyla Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’na getirildi. Buradan İdil ilçe merkezi girişine taşınan cenaze, yoğun güvenlik önlemleri altında karşılandı. Sadak’ın naaşı, ailesinin evine götürülerek helallik alındı. Yağmura rağmen binlerce yurttaş törene katıldı Yağışlı havaya rağmen Diyarbakır, Batman, Mardin ve Siirt başta olmak üzere çevre illerden yaklaşık bine yakın yurttaş cenaze törenine katıldı. Tören, Kürt siyasetinin önemli isimlerini bir araya getirdi. Siyaset dünyasından geniş katılım oldu Törene Tuncer Bakırhan, Pervin Buldan, Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık ile birlikte Ahmet Türk, Leyla Zana, Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak katıldı. Bakırhan: “Sürgünde ölüm bir cinayettir” Sadak’ın mezarı başında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, büyük bir öfke ve üzüntü içinde olduklarını belirterek, sürgünde yaşanan ölümlerin bir kader değil, siyasal bir sonuç olduğunu söyledi. Bakırhan, Kürt yurttaşların yıllardır sürgün, mahpus ve cezaevi gerçeğiyle karşı karşıya bırakıldığını vurguladı ve “Faili devlettir, utancı devlete aittir” ifadelerini kullandı. “Kürt meselesi demokratik yollarla çözülecek” Bakırhan, Selim Sadak’a söz verdiklerini belirterek sürgünlerin sona ereceğini, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözüleceğini ve Kürt yurttaşların eşit yurttaşlık hakkına kavuşacağını dile getirdi. Konuşmasında, daha fazla Selim Sadak, Orhan Doğan ve Mehmet Sincar kaybetmek istemediklerini söyledi. Aile adına konuşan Resul Sadak: “Barış elçisiydi” Sadak’ın kardeşi Resul Sadak, yaptığı Kürtçe konuşmada, Selim Sadak’ın hayatı boyunca barış için mücadele ettiğini ve temel amacının Kürtler arasında birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu ifade etti. Sadak, ağabeyinin mücadelesinin sahiplenileceğini söyledi. Tanrıkulu: “Mesele ölmek değil, sürgünde ölmektir” CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise Selim Sadak’ı 35 yılı aşkın süredir tanıdığını belirterek, asıl trajedinin sürgünde yaşamını yitirmek olduğunu vurguladı. Sadak’ın milletvekilliği döneminde dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından cezaevinde kaldığını ve son yıllarını iradesi dışında Almanya’da geçirmek zorunda bırakıldığını hatırlattı. Taziyeler üç gün sürecek Sadak ailesi, ilçe merkezinde üç gün boyunca taziyeleri kabul edecek. Tören, Selim Sadak’ın siyasi mücadelesi ve sürgün gerçeği etrafında güçlü mesajların verildiği bir veda olarak kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.