SON DAKİKA

#Sürgünler

HABER DEĞER - Sürgünler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürgünler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

12 Eylül’ün TRT'ye yansıması: "101’ler" Olayı Haber

12 Eylül’ün TRT'ye yansıması: "101’ler" Olayı

Basın ve yayın dünyasında "101’ler" olarak anılan süreç, 12 Eylül rejiminin düşünceyi, üretimi ve nitelikli kadroları nasıl hedef aldığının en çarpıcı örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Gerekçesiz Sürgünler ve Meslek Dışı Atamalar 10 Kasım 1981 günü, TRT bünyesinde görev yapan ve her biri alanında uzmanlaşmış 101 yayıncı, prodüktör, spiker, kameraman ve muhabir; hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden görevlerinden alındı. 1402 sayılı Sıkıyönetim Yasası uyarınca kamuda başlatılan kıyım dalgasının bir parçası olan bu atamalarda, çalışanların meslekleriyle uzaktan yakından ilgisi bulunmayan bakanlık ve müdürlüklere gönderilmesi dikkat çekti. Dönemin TRT Genel Müdürü emekli general Macit Akman, bu toplu sürgünün "tepeden gelen bir emir"le yapıldığını belirterek uygulamayı, "Vallahi, hiçbirini tanımam ben. Emir veren Başbakan Bülend Ulusu’dur. Biz de uyguladık" sözleriyle özetlemişti. Gazeteci-yazar Adnan Gerger’in "12 Eylül Sürgünleri" adlı kitabında detaylandırdığı süreç, Türkiye tarihinde benzeri görülmemiş bir kadro kıyımıydı. 101 çalışanın karşı karşıya kaldığı atamalar, trajikomik olduğu kadar yıkıcı bir tablo ortaya koydu: Halil Eroğlu (Prodüktör) Kütahya Veteriner Müdürlüğü, Sina Akyol (Dış Yayınlar Prodüktürü), Yozgat Teknik Ziraat Müdürlüğü, Melek Dener (Spiker), Bayındırlık Bakanlığı Dosya Evrak Memurluğu, Ümit Demirağ (Seslendirme Yönetmeni) Afet İşleri, Erdal Özkan (Prodüktör), Türkiye Kömür İşletmeleri, Mustafa Şahin (Kameraman)Trabzon Su Ürünleri Bölge Müdürlüğü Gözaltılar ve DAL Grubu Sürgün edilen TRT personelinden radyo prodüktörü Ahmet Mortaş’ın yaşadıkları, dönemin güvenlik bürokrasisinin ve sıkıyönetim koşullarının bireyler üzerinde yarattığı fiziksel ve psikolojik tahribatın acı bir özetiydi. 11 Kasım'da kurum içinden gözaltına alınan Mortaş, Ankara Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şubesi bünyesindeki "Derin Araştırma Laboratuvarı" (DAL Grubu) olarak bilinen birimde günlerce sorgulandı. Sorgularda; geçmişte hazırladığı programlar, Halk Ozanı Mahzuni Şerif ve diğer aydınlarla ilişkileri, mezhebi ve dini bilgileri soruşturma konusu yapıldı. Emniyetteki gözaltı süresinin ardından serbest bırakılmayı beklerken Mamak Askeri Cezaevi’ne gönderilen Mortaş, burada yaşadığı şiddetli fiziksel ve psikolojik işkenceleri şu sözlerle aktarmıştı: "Mamak’a gittik. Kademe kademe, aşama aşama esas koğuşa alınıncaya kadar hayatımın en büyük işkencelerini gördüm... Avuçlarımıza ve bacaklarımıza iniyordu coplar. Sağa bakma, sola bakma, arkaya dönme, bağırmalar… Kafese alınınca burnumuz duvara, ayaklarınız süpürgeliğe değecek şekilde esas duruşta beklememiz isteniyordu." Mamak'ta geçirdiği 25 günün ardından 4. Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanan ve yasal bir sendika/dernek olan TRT-DER üyeliği dışında suç unsuru bulunamayarak beraat eden Mortaş, tahliye sonrasında gittiği hastanede kafasında çatlar/kırıkler olduğunu ve beyin kanamasından kıl payı kurtulduğunu, doktorların bunun "büyük bir mucize" olduğunu belirttiğini öğrenmişti. Hafızalarda Kalan Bir Direniş "101’ler" olayı; üniversitelerden uzaklaştırılan "1402’likler" ve Devlet İstatistik Enstitüsü'nden sürülen "70’ler" ile birlikte, 12 Eylül rejiminin toplumu ve bürokrasiyi tek tipçi bir zihniyetle nasıl biçimlendirdiğinin simgesi oldu. Yıllar süren hukuk mücadeleleri, mesleklerinden koparılan aydınların yaşadığı travmalar ve Adnan Gerger’in kaleme aldığı “12 Eylül Sürgünleri” kitabı, bu dönemin toplumsal hafızada kapanmayan yaraları olarak kayda geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.