SON DAKİKA

#Taciz

HABER DEĞER - Taciz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taciz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis! Haber

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis!

Muğla’nın Milas ilçesinde, kendisini taciz ettiğini iddia ettiği manav Halil İbrahim Mercan’ı (56) sokak ortasında uyuduğu sandalyede bıçaklayarak öldüren 17 yaşındaki Beyza Ö. hakkındaki yargılama tamamlandı. Mahkeme, genç kızın "taciz ve tehdit" iddialarını doğrulayacak herhangi bir somut delil bulunmadığına hükmederek sanığı 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. İndirimlerle 20 yıla düştü Milas Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında heyet, sanığın eylemini "Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirdi. Önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme, sanığın suç tarihinde 17 yaşında olması nedeniyle cezayı 24 yıla indirdi. Ardından uygulanan takdiri indirimle birlikte nihai ceza 20 yıl hapis olarak belirlendi. Mahkeme: "Taciz kanıtlanamadı, akıl sağlığı yerinde" Davanın seyrini değiştiren en önemli detay, mahkemenin savunmaya yaklaşımı oldu. Beyza Ö., cinayeti maktulün kendisini taciz ve tehdit etmesi nedeniyle işlediğini öne sürmüştü. Ancak mahkeme gerekçeli kararında şu tespitlere yer verdi: Sanığın "taciz ve tehdit" iddiasını doğrulayacak herhangi bir kanıt veya şahit bulunamadı. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden alınan rapora göre sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu belirlendi. Suç aleti bıçak üzerindeki incelemede sanığın DNA'sı ile tam uyum sağlandı. Uyurken 7-8 bıçak darbesi Korkunç olay 2 Şubat 2025 tarihinde sabaha karşı yaşanmıştı. İddianameye göre Halil İbrahim Mercan sokaktaki bir sandalyede uyuduğu sırada, elinde bıçakla gelen Beyza Ö., maktulün omuz, kafa ve göğüs bölgesine 7-8 kez vurduktan sonra kaçmıştı. Güvenlik kameralarına da yansıyan kaçış anları ve babası tarafından teslim edilen suç aleti, cinayeti aydınlatan temel deliller oldu. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vererek sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Tarafların karara 2 hafta içinde itiraz etme hakkı bulunuyor.

Nur Köşker'den Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması: Uzun süreli bir taciz ve tehdit döngüsü yaşadım Haber

Nur Köşker'den Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması: Uzun süreli bir taciz ve tehdit döngüsü yaşadım

Eski Habertürk spikeri Köşker, suskunluğunu tutuklama kararının ardından bozdu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturmasında eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanmasının ardından dikkat çeken yeni bir iddia ortaya çıktı. Habertürk’ten ayrılan eski spiker Nur Köşker, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ersoy tarafından uzun süre taciz edildiğini, mobbing ve işten çıkarma tehdidiyle baskılandığını söyledi. Köşker, “Kendimi güvende hissetmediğim için sustum. Çok karanlık bir adamdı” dedi. “Uzun süreli bir taciz vardı, boyun eğmezsem ekrandan almakla tehdit etti” Köşker paylaşımında, tacizin Ersoy’un genel yayın yönetmenliği döneminden önce başladığını belirterek şunları söyledi: “Uzun süredir devam eden bir taciz süreci vardı. Genel yayın yönetmeni olur olmaz ‘eğer boyun eğmezsen seni ekrandan alırım’ diye tehdit etmeye başladı. ‘Ya bu iş böyle olur ya da masada haber yazarsın’ dedi. O gün o odaya telefonumun ses kaydını açarak girmediğime pişmanım.” Köşker, baskı sonrası istifa etmek zorunda kaldığını ifade etti: “İstifa ettim, kanaldan ayrıldım. Herkese ‘editörlük teklif edildi, istemedim’ diyordum. Çünkü anlatacak güvenli bir ortam yoktu.” “Sabahın 5’inde etek giydiğim için led’in önüne geçmemi istiyordu” Köşker’in açıklamasındaki en çarpıcı bölüm, Ersoy’un attığı mesajlara ilişkin sözler oldu: “Sabah 5’te mesaj atıp ‘Endamını masanın arkasına saklamışlar, yönetmene söyle LED’in önüne geç’ diyordu. Ben bunu yazarken bile utanıyorum, kendisi hiç utanmıyordu. Üstümde etek vardı ve bunu biliyordu.” Köşker, Ersoy’un yıllarca başına bir şey gelmediği için güçlendiğini düşündüğünü söyleyerek, “Böyle birinin karşısında güvende hissetmek mümkün değildi” dedi. Köşker: “Bir yıl işsiz kaldım, ülkeyi terk etmek zorunda kaldım” Taciz ve tehdidin iş yaşamını tamamen altüst ettiğini belirten Köşker, yaşadığı baskılar yüzünden hem kariyerinin hem özel hayatının büyük darbe aldığını ifade etti: “Bir yıl işsiz kaldım. Sonrasında da bu ortamdan, bu baskıdan uzaklaşmak için ülkeyi terk etmek zorunda kaldım.” Ersoy hakkındaki soruşturma genişliyor Mehmet Akif Ersoy, uyuşturucu soruşturması kapsamında “uyuşturucu kullanma”, “kullanılmasına yer ve imkân sağlama” ve “cinsel ilişkiden menfaat sağlama” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Savcılık sevk yazısında, Ersoy’un kadınları uyuşturucu ortamlarına çekerek çevresine ve kendisine menfaat sağladığı iddia edilmişti. Köşker’in açıklamaları sonrası Ersoy’a yönelik iddiaların kapsamının genişlemesi bekleniyor. Köşker'in sosyal medya paylaşımı:

Cizre’de onlarca öğrenciyi tacizle suçlanan Burak Ercan beraat etti! Haber

Cizre’de onlarca öğrenciyi tacizle suçlanan Burak Ercan beraat etti!

Cizre’de yıllardır süren ve onlarca öğrencinin ifadelerine dayanan cinsel taciz davasında beklenen karar çıktı. Cizre Anadolu Meslek Lisesi’nin eski müdür yardımcısı Burak Ercan, yeniden yargılandığı dosyada tüm suçlamalardan beraat etti. “Delil yetersizliği” gerekçesiyle verilen karar, hem adliye önünde hem de duruşma salonunda büyük öfkeye neden oldu. Adliye çevresi bariyerlerle kapatıldı Duruşma öncesi Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu sokakta yüzlerce polis geniş güvenlik önlemleri aldı. Sokağa giriş yapan herkes üst aramasından geçirilirken, açıklama için getirilen pankarta polisler el koydu; ses sistemi ise “tehlikeli olduğu” gerekçesiyle uzaklaştırıldı. Tepkiler üzerine pankart daha sonra geri verildi. Savcı beraat istedi, Ercan avukatlara hakaret etti Sanık Burak Ercan duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Savcı, esas hakkındaki mütalaasında “delil yetersizliği” gerekçesiyle beraat talep etti. Söz alan Ercan, mütalaaya katıldığını belirterek beraatini istedi. Mağdur avukatları ise mütalaaya tepki gösterdi. Avukat Rojhat Dilsiz, “2019’dan beri bu dosyayı takip ediyorum, sanık bir gün bile gözaltına alınmadı. 38 öğrenciyi taciz eden bir kişinin bugün hâlâ çocuklara ulaşabiliyor olması korkunç” dedi. Ercan, söz alan avukatlara hakaret ederek “yalancılık” suçlamasında bulundu; mahkeme başkanının ise Ercan’ı savunur tutum sergilemesi dikkat çekti. Mahkeme beraat verdi, salonda “İnsanlık katledildi” tepkisi yükseldi Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Ercan’ın tüm suçlamalardan beraatine hükmetti. Karar açıklanır açıklanmaz salondaki yurttaşlar tepki göstererek, “İnsanlık katledildi” diye bağırdı. Dosyanın geçmişi ağır ihlallerle dolu 2019’da Merkez Anadolu Lisesi’nde müdür yardımcısı olan Ercan’ın 43 öğrenciye tacizde bulunduğu açığa çıkmış, hakkında “cinsel taciz”, “cinsel saldırı” ve “cinsel istismar” suçlamalarıyla iki ayrı dava açılmıştı. Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi 3 yıl 9 ay hapis cezası vermişti. Ancak Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, 2025 Şubat’ında kararı bozarak yeniden yargılamanın yolunu açmıştı. Mağdur avukatlarının itiraz başvurusu ise “mağdurların şikayetçi olmaması” gerekçesiyle reddedilmişti.

Sığınmacı kadınları istismar ettiği iddia edilen Sadettin Karagöz tutuklandı Haber

Sığınmacı kadınları istismar ettiği iddia edilen Sadettin Karagöz tutuklandı

Cinsel istismar soruşturması başlatıldı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, BBC Türkçe’nin ortaya çıkardığı haber sonrası Karagöz hakkında resmî soruşturma başlattı. Savcılık, mağazada çalışan eski personellerin ve mağdurların ifadelerini aldı. Soruşturma kapsamında, Karagöz’ün iki farklı kadına yardım vaadiyle cinsel istismarda bulunduğu belirlendi. Karagöz, gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza mahkemesi tarafından tutuklandı. Mağazada yıllardır süren taciz iddiaları Altındağ’da faaliyet gösteren “Umut Hayır Mağazası”, 2014 yılından bu yana sığınmacılara kıyafet, gıda ve eşya yardımı sağladığını iddia ediyordu. Ancak mağazanın eski çalışanları, yıllardır süregelen cinsel taciz ve istismar vakalarına tanık olduklarını öne sürdü. Bir eski çalışan, BBC’ye yaptığı açıklamada şu ifadeyi kullandı: “Artık şaşırmıyorduk. Tacizlerine alışmıştık. Herkes biliyordu ama kimse konuşamıyordu.” BBC Türkçe’nin araştırması yankı uyandırmıştı BBC Türkçe’nin Ekim ayında yayımladığı haberde, üç Suriyeli kadının yardım almak için gittikleri mağazada Karagöz tarafından cinsel saldırıya maruz kaldıkları anlatılmıştı. Ayrıca, aralarında mağaza çalışanlarının da bulunduğu yedi tanık, Karagöz’ün 2016–2024 yılları arasında kadınları istismar ettiğini söyledi. Haberde, mağdurlardan biri şu ifadeyi kullanmıştı: “Yardım için gitmiştim, bana yardım değil, kabus verdi.” İddiaları reddetmişti Sadettin Karagöz ise BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, hakkındaki tüm iddiaları reddetmiş, “yıllardır yardım yapan bir insan olarak iftiraya uğradığını” savunmuştu. Ancak savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında toplanan ifadeler ve delillerin ardından Karagöz hakkında tutuklama kararı verildi.

Erzincan’da rafting rehberi hakkında taciz iddiaları büyüyor: Onlarca kadın mağdur olduğunu söyledi Haber

Erzincan’da rafting rehberi hakkında taciz iddiaları büyüyor: Onlarca kadın mağdur olduğunu söyledi

Olayın başlangıcı 27 Temmuz’da Erzincan’da rafting turuna katılan D.S.B., tur sırasında rehber M.A. tarafından iki kez fiziksel tacize uğradığını öne sürdü. Mağdur, delil olarak ses kaydı ve tanık ifadelerini sundu. Mahkeme ilk aşamada tutuklama kararı verse de şüpheli iki gün sonra serbest bırakıldı. Tehdit iddiaları Yaşadıklarını sosyal medyada anlatan D.S.B., şüphelinin yakınları tarafından tehdit mesajları aldığını açıkladı. Mesajlarda “Kısasta hayat vardır” ve “Yaşamak için ihanet ettin desem bir gün zaten öleceksin” gibi ifadelerin yer aldığı belirtildi. Valilikten tartışmalı yazı Mahkemeye gönderilen yazıda Erzincan Valiliği, “İlimiz sınırları içerisinde ilan edilmiş rafting parkuru bulunmamaktadır” ifadesini kullandı. Ancak Valiliğin daha önce rafting turizmini öven paylaşımlar yaptığı ortaya çıktı. Onlarca kadından benzer şikâyet D.S.B.’nin paylaşımının ardından 20’den fazla kadın aynı şahsın sözlü ve fiziksel tacizine uğradığını iddia etti. Gelen mesajlarda, şahsın farklı illerde düzenlenen turlarda lise ve üniversite öğrencilerini de taciz ettiği öne sürüldü. Mağdurun açıklaması Cumhuriyet’e konuşan D.S.B., “Kendisini ilk kez turda gördüm. Bu olayı hiç yaşamamış olmayı dilerdim. Sosyal medyada paylaşınca geç kaldığımı anladım. 21 kadından daha iddia geldi. İftira atmak için bir sebebim yok, tek isteğim adalet” dedi. Şüphelinin yanıtı Hakkında çok sayıda suçlama bulunan M.A., gazeteye yöneltilen soruları cevapsız bıraktı. Bu haber sosyal medyada “Türkiye’de turizm güvenliği ve kadınların korunması konusunda büyük bir sınav” olarak tartışılıyor.

Edebiyat dünyasında taciz ifşaları: 178 edebiyatçıdan ortak bildiri Haber

Edebiyat dünyasında taciz ifşaları: 178 edebiyatçıdan ortak bildiri

Kaan Sezyum hakkında iddia ve özür Bir kadın, yazar-komedyen Kaan Sezyum’un evinde tacize uğradığını öne sürdü. İddiasına göre Sezyum, “Beni koltuğa itip üzerime atladı. Öpmeye yaklaşırken ittim. ‘Niye geldin o zaman’ dedi” ifadelerini kullandı. Kaan Sezyum, sosyal medyadan yaptığı açıklamada iddiayı kabul ederek özür diledi: “Pişmanım ve çok üzgünüm. Olayın ardından psikolojik destek almaya başladım. Karşı taraf itiraz edince hemen durdum. Herhangi fiziksel bir zorlamada bulunmadım. Ortamı yanlış okudum. Hareketlerimin sorumluluğu bana aittir.” Taciz ifşası sonrası BirGün gazetesi, Sezyum’la yollarını ayırdığını duyurdu. Ahmet Ergenç hakkında iddialar Eleştirmen ve çevirmen Ahmet Ergenç hakkında da çok sayıda kadından taciz ve tecavüz girişimi iddiaları geldi. İddialara göre Ergenç, geçmişte ders verdiği üniversitedeki öğrencilerine de tacizde bulundu ve bu nedenle görevine son verildi. Çevirmen Banu Karakaş, yaşadığı bir olayı şöyle paylaştı: “Geçen yıl Türkiye seyahatimde bir programın resepsiyonuna geldi. Sarhoştu, beni sürekli evine davet etti. Günlerce mesaj attı, hâlâ duruyor. Gitmedim ama genç yaşta olsaydım gidebilirdim.” AICA devrede Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği’nin (AICA) Türkiye şubesi, Ergenç’in derneğin etik komisyonuna sevk edildiğini açıkladı. 178 edebiyatçıdan ortak bildiri Sanat dünyasında art arda gelen ifşaların ardından 178 edebiyatçı, taciz ve güç istismarına karşı ortak bildiri yayımladı. Bildiride şu ifadeler yer aldı: “Taciz faillerini unutmayacağız, unutturmayacağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.