SON DAKİKA

#Tahliye

HABER DEĞER - Tahliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahliye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fatih Altaylı’dan Silivri sonrası ilk video Haber

Fatih Altaylı’dan Silivri sonrası ilk video

YouTube kanalında yaptığı bir konuşma nedeniyle 22 Haziran’da tutuklanan, daha sonra tahliye edilen gazeteci Fatih Altaylı, Silivri Cezaevi sonrası ilk videosunu yayımladı. Altaylı, videoda gözaltına alındığı günden itibaren yaşadıklarını kamuoyuyla paylaştı. Cezaevi koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altaylı, tutuklu gazeteci Enver Aysever ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında gündeme gelen “el sıkışma” iddialarına da değindi. Cezaevinde böyle bir durumun fiilen mümkün olmadığını savunan Altaylı, “Ben orada yaklaşık yedi ay kaldım. Kimsenin elini sıkmadım. Çünkü kimsenin elini sıkacak bir ortam oluşmuyor. En fazla koridorda, geçerken yan yana geliyorsunuz. Onu bile mümkün olduğunca engelliyorlar. Koridorda aranızda 45 metreden daha yakın bir mesafe olması mümkün değil,” ifadelerini kullandı. Avukat görüş kabinlerine de değinen Altaylı, burada da iddia edildiği gibi bir temas yaşanmasının mümkün olmadığını belirterek, “Elini uzattı, sıkmadı; elimi verdim, almadı gibi anlatılan şeyler gerçekçi değil. Ben böyle bir şeye bizzat tanık olmadım,” dedi. Gözaltı ve tutukluluk sürecinde kötü muamele görmediğini vurgulayan Altaylı, herkesin genel olarak saygı sınırları içinde davrandığını ifade etti. “Kötü muamele gördüğünü söyleyebileceğim bir iki kişi vardır ama bunlar cezaeviyle ilgili değil,” diye konuştu. Cezaevindeki görüş günlerini ise “en zor günler” olarak tanımlayan Altaylı, özgürlükten yoksun olmanın etkisini şu sözlerle anlattı: “Özgür bir insanın özgürlüğünden yoksun olması gerçekten çok vahim. Görüş günleri en kötü günlerdi. Sevdiğini görünce mutlu oluyorsun ama ardından bir hafta boyunca neyden yoksun olduğunu çok daha derinden hissediyorsun.” Altaylı’nın açıklamaları, tutukluluk sürecine dair kamuoyunda süren tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir Haber

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir

Yargıtay’da “rüşvete aracılık etme” suçlamasıyla yargılanan avukat Rezan Epözdemir, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Tahliye kararının ardından Epözdemir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dinlenen mağdur ve tanık beyanları ile dosyaya giren HTS ve baz kayıtlarının hakkındaki suçlamaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu savundu. “İsnatlar iftira çıktı” açıklaması yaptı Rezan Epözdemir, tahliye sonrası yaptığı paylaşımda, suçlamaların hukuka aykırı ve iftira niteliğinde olduğunu belirterek, destek mesajları için ailesine, sevdiklerine ve dostlarına teşekkür etti. Epözdemir, çok sayıda mesaj aldığı için herkese tek tek dönüş yapamadığını ifade etti. Ali Çağatay: Tahliye dosyanın seyrini değiştirir Gazeteci Ali Çağatay, Seyir Hali programında tahliye kararını değerlendirdi. Çağatay, Türkiye’de bazı avukatların yargı mensuplarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden müvekkillerini koruyabildiğini öne sürerek, Rezan Epözdemir’in de bu çerçevede anılan bir isim olduğunu iddia etti. “Bu iddialarla ömür boyu hapis ihtimali vardı” Çağatay, dosyada yer alan iddiaların son derece ağır olduğuna dikkat çekerek, yargı mensuplarıyla kurulduğu öne sürülen rüşvet ilişkilerinin, Epözdemir açısından çok uzun süreli bir hapis ihtimali doğurabileceğini söyledi. Tahliye kararının bu nedenle sıradan bir adli işlem olmadığını vurgulayan Çağatay, “Bu tahliye, soruşturmanın bambaşka bir boyuta evrilmesine yol açacaktır” ifadelerini kullandı. Soruşturma yeni bir aşamaya mı giriyor? Rezan Epözdemir hakkında verilen tahliye kararı, yargı–siyaset–hukuk ilişkileri bağlamında Türkiye toplumunda yargı süreçlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Dosyanın bundan sonraki aşamasında hangi iddiaların derinleştirileceği ve soruşturmanın nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

Halep’te gerilim tırmanıyor: SDG, kendilerini tahliye edecek otobüslere ateş açtı Haber

Halep’te gerilim tırmanıyor: SDG, kendilerini tahliye edecek otobüslere ateş açtı

Suriye’de Halep merkezli çatışmalarda tansiyon yeniden yükseldi. Suriye yönetiminin, Kürtlerin öncülüğündeki SDG’ye Halep’i terk etmesi için verdiği süre sona ererken, çekilme ve tahliye süreci sahada krize dönüştü. Yerel kaynaklara göre, bazı SDG unsurları kendilerini Fırat’ın doğusuna taşıyacak otobüslere ateş açtı. Tahliye uzlaşısı sonrası silahlar konuştu Suriye ordusuyla yaşanan çatışmaların ardından Halep’ten çıkmayı kabul eden SDG’ye bağlı bazı grupların, Şeyh Maksud Mahallesi çevresinde güvenlik güçlerine ateş açtığı bildirildi. Tahliye için bekletilen otobüslerin hedef alınması, sahadaki ateşkes ve uzlaşı sürecini fiilen askıya aldı. “Çekilmeyi reddediyorlar” açıklaması geldi Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan askeri bir kaynak, SDG’ye bağlı bazı unsurların Şeyh Maksud Mahallesi’nden çekilmeyi reddettiğini ve saldırılarını sürdürmekte ısrar ettiğini söyledi. Aynı kaynak, bu tutumun sivil güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye attığını vurguladı. Halep’te operasyon ihtimali güçleniyor Suriye yönetimi, verilen sürenin dolmasına rağmen çekilmenin tamamlanmaması halinde, Halep’te nokta operasyonlarının sürebileceği mesajını veriyor. Güvenlik kaynakları, özellikle Şeyh Maksud ve çevresinde askeri hareketliliğin arttığını belirtiyor. Diplomasi hattı da devrede Yaşanan gelişmeler üzerine Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Görüşmede Halep’teki son durumun ve sahadaki çatışmaların ele alındığı bildirildi. Otobüsler beklemede, belirsizlik sürüyor Suriye ordusunun operasyonları sonrasında Şeyh Maksud Mahallesi’nde sıkışan SDG unsurlarının Fırat’ın doğusuna gönderilmesi amacıyla tahliye için hazırlanan otobüslerin bölgede bekletildiği ifade ediliyor. Ancak yaşanan silahlı saldırılar, tahliye sürecinin geleceğini belirsizliğe sürüklüyor. Halep’te yeni bir çatışma dalgası mı? Sahadaki gelişmeler, Halep’te ilan edilen ateşkesin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyarken, gözler Suriye yönetiminin atacağı bir sonraki adıma çevrilmiş durumda. Türkiye ve uluslararası aktörlerin diplomatik temasları sürerken, bölgede yeni bir askeri tırmanış ihtimali giderek güçleniyor.

Tek taraflı ateşkes ilanı: Şam, SDG’ye Halep’ten çekilmesi için 6 saat süre verdi Haber

Tek taraflı ateşkes ilanı: Şam, SDG’ye Halep’ten çekilmesi için 6 saat süre verdi

Suriye’de merkezi yönetim ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında günlerdir süren çatışmaların ardından Şam yönetimi, Halep’in bazı mahallelerinde geçici ateşkes duyurdu. Savunma Bakanlığı, ateşkesin sivillerin korunması ve yeni bir askeri tırmanışın önlenmesi amacıyla ilan edildiğini açıkladı. Ateşkes 03.00’te başladı, çekilme için 09.00 sınırı kondu Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd çevresinde yerel saatle 03.00’ten itibaren geçerli olmak üzere ateşkes uygulandığı belirtildi. Açıklamada, SDG unsurlarının sabah 09.00’a kadar bu mahalleleri terk etmesi gerektiği vurgulandı. Çatışmalar can kaybı ve yerinden edilmeyi artırdı Halep’te son günlerde yoğunlaşan çatışmalarda en az 21 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Şam yönetiminin siviller için tahliye çağrısı yapmasının ardından çatışmaların şiddetlendiği, çok sayıda yurttaşın evlerini terk etmek zorunda kaldığı ifade ediliyor. Taraflar sivilleri ve altyapıyı hedef almakla suçlaşıyor Şam yönetimi ile SDG, ambulans ekipleri ve hastaneler dahil olmak üzere sivil mahallelerin ve altyapının kasıtlı olarak hedef alındığı iddiaları üzerinden karşılıklı suçlamalarda bulunuyor. SDG’ye bağlı iç güvenlik birimleri ise Şam güçlerine ait iki zırhlı aracın imha edildiğini ve karşı tarafa kayıplar verdirildiğini öne sürdü. Valilikten “saf değiştirme” açıklaması geldi Halep Valisi Azzam el-Garib, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, çok sayıda SDG mensubunun saf değiştirdiğini ya da bölgeden kaçtığını, güvenlik güçlerinin mahallelere konuşlanmaya hazırlandığını söyledi. Siyasi süreçte tıkanma çatışmaları derinleştirdi Çatışmalar, Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen siyasi müzakerelerin tıkandığı bir dönemde yaşanıyor. Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yönetim, mart ayında SDG ile 2025 sonuna kadar Suriye ordusuna entegrasyon konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak entegrasyonun yöntemi ve komuta yapısı başlıklarında uzlaşı sağlanamaması, sahadaki gerilimi yeniden tırmandırdı. Türkiye faktörü ve bölgesel arka plan Türkiye, SDG çatısı altındaki YPG’yi PKK’nın Suriye kolu olarak tanımlıyor ve bu yapıyı ulusal güvenliğine tehdit olarak görüyor. Ankara, geçmiş yıllarda Suriye’nin kuzeyinde YPG/SDG hedeflerine yönelik askeri operasyonlar yürütmüştü. PKK, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa Birliği ve ABD dahil birçok ülke tarafından terör örgütü kabul ediliyor.

Bu karar kiracı-ev sahibi dengesini kökten değiştirecek! Haber

Bu karar kiracı-ev sahibi dengesini kökten değiştirecek!

Yılın ilk zammı kadar, yüksek yargıdan gelen bu adım da dikkat çekti. Enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte 2026 yılı ocak ayı için kira artış oranı netleşirken, kiracıları ve ev sahiplerini yakından ilgilendiren bir başka başlık da gündeme geldi. Kira artış oranlarının tartışıldığı bu dönemde, depozito uygulamasına ilişkin Yargıtay’dan emsal niteliğinde bir karar çıktı. Ocak ayı kira artış oranı yüzde 34,88 olarak belirlendi Aralık ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından, konut ve iş yerleri için uygulanacak kira artış oranı yüzde 34,88 oldu. Böylece yeni yılda kira bedelleri bu oran üzerinden güncellenecek. Kira zamları, özellikle büyükşehirlerde yaşayan yurttaşlar açısından yine önemli bir gündem maddesi haline geldi. Depozito anlaşmazlıkları yargıya taşındı Kira artışları ve tahliyeler nedeniyle uzun süredir karşı karşıya gelen kiracılar ile ev sahipleri, bu kez depozito bedeli konusunda uyuşmazlık yaşadı. Açılan davalar sonucu Yargıtay, depozitonun iadesine ilişkin kritik bir içtihat oluşturacak karar verdi. Yargıtay: Depozito güncel kira bedeli üzerinden iade edilmeli Yüksek mahkeme kararına göre, kiracının eve girerken ödediği depozito tutarı değil, tahliye tarihindeki güncel kira bedeli esas alınacak. Buna göre kiracı, evden ayrılırken depozitosunu mevcut kira tutarı üzerinden geri alma hakkına sahip olacak. Emsal dava yıllar öncesine dayanıyor Karara konu olan olayda, 1993 yılında kiraya çıkan bir yurttaşın 15 lira depozito ödediği, 2014 yılında ise güncel kira bedeli üzerinden depozitosunu talep ederek yargıya başvurduğu belirtildi. Yargıtay, bu talebi haklı bularak depozitonun güncel kira bedeline göre ödenmesine hükmetti. Tahliye tarihindeki bedel esas alınacak Hukukçular, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin bu kararının, benzer uyuşmazlıklar için bağlayıcı olacağını ifade ediyor. Buna göre, sözleşmede aksi bir hüküm bulunmadığı sürece depozito iadesinde tahliye tarihindeki kira bedeli esas alınacak. Uygulama tartışmaları sürüyor Kararda ayrıca, depozitonun mevzuata göre kiracı ve ev sahibinin birlikte açacağı bir banka hesabında tutulması gerektiği hatırlatıldı. Ancak bu uygulamanın sahada yaygın olmadığına dikkat çekilirken, alınan kararın kiracı-ev sahibi ilişkilerinde yeni tartışmaları da beraberinde getirmesi bekleniyor.

İnfaz düzenlemesinde kritik eşik: Tahliyeler için takvim netleşiyor Haber

İnfaz düzenlemesinde kritik eşik: Tahliyeler için takvim netleşiyor

TBMM’de oluşturulan süreç komisyonunun çalışmaları hız kazanırken, Feti Yıldız infaz hukukuna ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bünyesinde yürütülen çalışmalara işaret eden Yıldız, ortak raporun ay sonuna kadar tamamlanacağını söyledi. “Yamalı bohça” eleştirisi: Yeni bir kanun hedefi Mevcut infaz sisteminin çok sayıda ek ve geçici düzenlemeyle karmaşık bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Yıldız, hedeflerinin bütüncül ve kalıcı bir infaz kanunu olduğunu dile getirdi. Yıldız, Anayasa’nın eşitlik ilkesine uygun, sade ve anlaşılır bir düzenleme için siyasi partiler arasında uzlaşma arayışının sürdüğünü belirtti. Tahliyelerde sayı artıyor Son dönemde kabul edilen Covid düzenlemesini hatırlatan Yıldız, bu düzenlemeyle yaklaşık 50 bin kişinin tahliye edildiğini anımsattı. Yeni infaz düzenlemesi kapsamında ise önümüzdeki 6 ay içinde yaklaşık 60 bin kişinin daha cezaevlerinden çıkmasının öngörüldüğünü açıkladı. Bu tahliyelerin, infazda eşitlik ilkesine dayalı yeni bir yaklaşımın sonucu olacağı ifade edildi. Ortak rapor ay sonuna kadar Komisyon çalışmalarının Numan Kurtulmuş başkanlığında sürdüğünü belirten Yıldız, raporun hazırlanması için başlıkların belirleneceğini ve yazım sürecinin kısa sürede başlayacağını söyledi. Raporun tamamlanmasının ardından infaz kanununa ilişkin yasal sürecin hız kazanması bekleniyor. Oranlar tartışma konusu olacak İnfazın yarı oranında uygulanmasına ilişkin sorulara ise temkinli yaklaşan Yıldız, bu konuda henüz net bir karar olmadığını, asıl tartışmanın infaz oranları üzerinde yoğunlaşacağını ifade etti. Meclis kulislerinde, düzenlemenin kapsamı ve etkilerinin önümüzdeki günlerde daha da netleşeceği konuşuluyor.

Mehmet Akif Ersoy etkin pişmanlık talebinde bulundu Haber

Mehmet Akif Ersoy etkin pişmanlık talebinde bulundu

Edinilen bilgilere göre, cezaevinden Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen Ersoy’un savcılık makamı önünde ifade işlemlerine başlandı. Verilecek ifadenin içeriğinin, soruşturmanın seyri açısından değerlendirmeye alınacağı belirtildi. Etkin pişmanlık kapsamında ifade verecek Soruşturmaya yakın kaynaklar, Ersoy’un Türk Ceza Kanunu’ndaki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini savcılığa ilettiğini aktardı. Savcılık tarafından ifadenin yeterli bulunması halinde, Ersoy’un hukuki durumunun yeniden değerlendirilebileceği ifade edildi. Soruşturmanın geçmişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 9 Aralık’ta aralarında Mehmet Akif Ersoy’un da bulunduğu 8 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 4’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Ersoy’un da aralarında bulunduğu 4 kişi 11 Aralık’ta tutuklanmıştı. Tutuklama gerekçesinde, şüphelilerin “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu belirtilmişti. Sevk yazısında, bazı adreslerde uyuşturucu kullanımına yer ve imkân sağlandığı ile maddi ve sektörel menfaat elde edildiği iddialarına yer verilmişti. İfadesi süreci etkileyecek Savcılık kaynakları, Ersoy’un etkin pişmanlık kapsamında vereceği ifadenin dosyadaki delil durumu ve beyanlarla birlikte değerlendirileceğini, bu sürecin tutukluluk halinin devamı ya da tahliye yönünde etkili olabileceğini belirtiyor. İfade işlemlerinin tamamlanmasının ardından savcılığın nasıl bir karar vereceği merakla bekleniyor.

Tecavüzden tutuklanan torpilli yeğen 2025’te kadroya alındı Haber

Tecavüzden tutuklanan torpilli yeğen 2025’te kadroya alındı

Kamuoyunda tartışmalı “ek ders karşılığı” istihdam uygulaması, 2025’te sessiz sedasız yapılan kadro geçişleriyle yeniden gündeme geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yaklaşık 300 kişinin sözleşmeli ve ardından güvenceli statüye geçirildiği süreçte, Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu’nun yeğeninin de bu kapsamda kadroya alındığı belirlendi. KPSS’siz kadro ve “tesadüf” savunması İddialara göre Fetullah P., Cumhurbaşkanlığı Kararı’ndan kısa süre önce Bursa Nilüfer Sosyal Hizmet Merkezi’nde “ek ders karşılığı” görevlendirildi. 27 Şubat 2025’te kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte sözleşmeli ve ardından kadrolu statüye geçirildi. Aynı dönemde on binlerce aday objektif alım ilanı beklerken, bu geçişler “torpil” eleştirilerini beraberinde getirdi. Cinsel saldırı iddiası ve tutuklama B.G. adlı bir kadın, 11 Aralık 2025’te Fetullah P.’nin kendisine cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla şikâyetçi oldu. Savcılık sürecinin ardından Fetullah P., 13 Aralık 2025’te “nitelikli cinsel istismar” suçlamasıyla tutuklandı. Olay sonrası bakanlık tarafından idari inceleme başlatıldı. Şikâyetten vazgeçme ve tahliye B.G.’nin şikâyetinden vazgeçmesi üzerine Fetullah P. tahliye edildi. Tahliyenin ardından görev yaptığı birime dönmek istediği, ancak kendisine şimdilik gelmemesinin bildirildiği öğrenildi. Bakan Yardımcısı’ndan açıklama Bakan Yardımcısı Tarıkdaroğlu, BirGün’den Timur Soykan’a yaptığı açıklamada, yeğeninin ek dersli başvurusundan sonradan haberdar olduğunu savundu. Kadroya geçiş kararının “tesadüf” olduğunu öne süren Tarıkdaroğlu, süreçte etkisi bulunmadığını ve sözleşmenin uzatılmamasını isteyeceğini söyledi. KPSS’siz kadro geçişleri, torpil iddiaları ve ağır bir suçlamayla gündeme gelen bu dosya; kamuda istihdam, şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Olayla ilgili adli ve idari süreçlerin nasıl sonuçlanacağı yakından izleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.